Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

انسان: یک قطرۀ خون است و هزار اندیشه İnsan, bir damla kan, bin türlü endişe Şeyh Sadi Şirazi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "انسان: یک قطرۀ خون است و هزار اندیشه İnsan, bir damla kan, bin türlü endişe Şeyh Sadi Şirazi."— Sunum transkripti:

1

2 انسان: یک قطرۀ خون است و هزار اندیشه İnsan, bir damla kan, bin türlü endişe Şeyh Sadi Şirazi

3  Dünyaya tertemiz bir fıtratla gelir  Ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır  Bilgi vasıtalarına, akıl ve iradeye sahiptir

4  Eşref-i mahlûkattır  Her şey insan için yaratılmıştır  Göklerde ve yerde olanlar onun buyruğuna verilmişti r  Başıboş değildir. Emaneti yüklenmiştir  Allah’ın halifesidir

5 Hayvanlarla ortak özellikler taşıdığı gibi Meleklerle de ortak özellikler taşır Bir yandan ilkel isteklerin (beden), diğer yandan ilahi taleplerin (ruh) etkisi altında daima zıtların mücadelesini verir. Yüceldiğinde melekleri aşacak ( alâ-ı ılliyy în) alçaldığında hayvanlardan aşağı seviyelere düşecek ( esfel-i safilîn ) durumdadır.

6 Allah insanı kendi haline terk etmemiş peygamberlerle ve vahiyle desteklenmiştir İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber [ Adem (as)] olmuştur Yeryüzünde ilk inşa edilen yapı, mabed Kâbe olmuştur (Âl-i İmran 3/96)

7 Allah, Kur’an’dakiler dışında da sayısını bilmediğimiz pek çok peygamber göndermiş ve peygamberler zinciri Hz. Muhammed (sav) ile kemale ermiştir.

8 Hz. Peygamber’in ahlâkı: KUR’AN Yetiştirdiği müslümanın görevi : KULLUK Kulluk görevinin inşa ve ihyasında merkez: CAMİ’ dir

9 Mescid-i Nebevi üç bölümden oluşmaktaydı: 1. İbadet edilen bölüm 2. Hz. Peygamberin ikamet ettiği bölüm (Ezvac-ı Tahirat’ın evlerinin bulunduğu bölüm), 3. Mescid’in arka kısmında eğitim öğretim işlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş olan “Suffe”. Burada eğitim görenlere “Edyâfu’l- İslâm” denilmiştir.

10 Ashab-ı Suffe: “ Edyâfu’l-İslâm ” Bazıları Ebû Hüreyre Abdullah b. Mes’ûd Abdullah b. Ömer Câbir b. Abdullah Ebu Saîd el-Hudrî Muaz b. Cebel Ubâde b. Sâmit Abdullah b. Revaha Übey b. Ka’b Selman-ı Farisî Ammar b. Yasir Bilal-i Habeşî Abdullah b. Ümmü Mektum Ebû Eyyûb el-Ensarî Ebû Ubeyde b. Cerrah Hanzele b. Ebî Amir Utbe b. Gazvan Süheyb-i Rûmî Bera’e b. Malik Habbab b. Eret Osman b. Ma’zun

11 İslam’ın ilk dönemlerinde mescitler ibadet mahalli olmanın dışında şu amaçlarla kullanılmışlardır.  Vaaz ve nasihat  Sosyal dayanışma merkezi  İlim müessesesi (Okul)  Kaza dairesi (Adliye)  Ordu karargahı  Misafirhane  Hastane  Hapishane  Talebe yurdu  Toplantı ve meşveret mahalli  Yabancı elçilerin kabul edildiği yer

12 İslam şehircilik planında cami şehrin merkezindedir Hayat cami merkezli külliyeler ile şekillenir.  Medrese, mektep, kütüphane, kitapçı dükkanları  Dâru’l-Kur’an, Dâru’l-Hadis  Dâru’ş-Şifa, Bîmârhane  İmârethâne, Aşevi  Tabhâne, Meşrûta, Hazîre, Türbe  Han, Hamam, Kervansaray, Çarşı  Şadırvan  Kahvehane, Kıraathane vb.

13 İslam tarihinin parlak dönemlerinde CAMİ GÖREVLİLERİ: İMAM HATİP MÜEZZİN KAYYIM FERRAŞ BEVVAB KENNAS İHLASHAN SALAVAT-I ŞERİFEHAN, YASİNHAN, CÜZHAN, KARİ, HATTAT VAİZ, KUSSAS KÜRSÜ ŞEYHİ, DERSİÂM vb. Bunlar vakıflar tarafından atanıyordu. III. Murad’ın (v. 1595) inşa ettirdiği Manisa Muradiye Camii ve külliyesinde 139 kişi, Süleymaniye Camii külliyesinde 275 kişi görev yapıyordu.

14

15 Din hizmeti, nebevî bir hizmettir. Yeryüzünün ilk din muallimleri ve hizmetlileri peygamberlerdir. Bütün peygamberler, bu şerefli hizmeti yapmışlar ve bunu bir emanet olarak vârislerine bırakmışlardır.

16 Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e ve O’ndan sonra bugüne kadar her zaman ve şartta insanlara dini öğreten kişiler olmuştur. Bu şerefli görev, bugün bize ve size emanettir. İnsanlıkla yaşıt bir görev alanında hizmet vermeye çalışıyoruz.

17 İnsanlıkla yaşıt bir alanda görev yapmak demek ; İnsanlığın bütün tarihsel süreçlerinden de haberdar olmak, üstelik de bunu felsefi boyutta (sorgulamak, yorumlamak, değerlendirmek) ifade etmek, bugüne taşımak ve yarına götürebilmek demektir. Demek oluyor ki; Entellektüel olmadan, insanlık tarihine ilgi duymadan din görevlisi olamayız.

18 DİN GÖREVLİSİ  KENDİNİ  MUHATABINI  YAPTIĞI İŞİN SORUMLULUĞUNU Bilmelidir.

19 DİN GÖREVLİSİ 1. GÜVENİLİR A. UZMAN - Alan Bilgisi - Pedagojik Formasyon - Genel Kültür B. SAMİMİ 2. ZARİF - Giyim-Kuşam-Duruş - Kişisel Bakım - Tevazu ve Vakar - Âdâb-ı Muaşeret - Sosyallik

20 Din hizmetinde temel ilke Muhataba değer vermek, Ona sevgi ve merhametle yaklaşmaktır.

21 لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir, üstünüze titrer, inananlara karşı gayet merhametli ve şefkatlidir. [Tevbe 9/128.]

22 Hz. Ali anlatıyor “Rasulullah, birlikte oturduğu kimselerin seviyelerine göre her birinin hal ve hatırlarını sorarak onlarla yakından ilgilenirdi. Ashabına öylesine candan davranırdı ki, onunla bir arada bulunan kimselerin hepsi de, Hz. Peygamber’in yanında en değerli insanın kendisi olduğunu sanır, onu yakın bir dost olarak görürdü.” [Tirmizî, eş-Şemâil]

23 Din Görevlisi Yaptığı işin değerini bilir

24 ABDULLAH AZMİ HOCA (Eskişehir Reşadiye camii imam-hatibi) yılları arasında Hanımı evde: 53 Kendisi camide: 40 hafız yetiştirmiş (1930 cami basılır)… “Yarın Yevm-i Kıyamette bu siyahlıklar senin için nur olacak ve sana şehâdet edecektir evlat!”

25 HARUN SOYDAŞ ( ) Bursa Ulu Camii- Emir Sultan Camii imam-Hatibi

26 K ö yde hâfızlığımı tamamladıktan sonra babam beni “ hıfzımı daha da ilerletmem i ç in ” İstanbul ’ a g ö t ü rmek istediğinde akrabalarımızdan K ü t ü k çü Cemal olarak bilinen kişi babama: “ Şakir, nereye gidiyorsun? ” diye sordu. Babam: “ Oğlanı İstanbul ’ a hâfız kursuna g ö t ü r ü yorum, ” dedi. Bunun ü zerine K ü t ü k çü Cemal: “ Şakir, senin zeki bir tek oğlun vardı, onu dilenci mi yapmak istiyorsun? ” dedi. Babam: “ Sen bu davadan bir şey anlamazsın. Bir g ü n gelir de senden bir şey isterse, bir şey verme!.. ” dedi. Ben gittim, okudum ve Allah ’ ın izni ile kendimi bu sahada geliştirdim. Ve bir g ü n geldi, K ü t ü k çü Cemal ’ in karısı ö ld ü. Mevlit okumam i ç in beni ç ağırdılar. Ben: “ Gitmem ” dedim. Fakat babam beni zorla g ö nderdi. G ö nderirken de: “ Sana para veya herhangi bir şey vermek isterse, kesinlikle alma …” diye de ısrarla tenbih etti. Mevlidi okudum. Ayrılırken K ü t ü k çü Cemal bana bir zarf vermek istedi. Ben ise almadım. Ben o anda dilenci konumuna d ü şmedim. Ama o benim karşımda ezildi … “Hafız Harun Hoca, ilimde de, ahlakta da örnek bir şahsiyetti. Ömrü Kur’ân’la geçen hocanın, vefat anları da öyle oldu. Son anına kadar, hep talim esnasında yaptığı el işaretlerini yaptı. Vefat ederken, 4 elif miktarını işaret etti parmaklarıyla…” Vefat ettiğinde 60 civarında kız öğrenciye Kur’an okutuyordu.

27 Din Görevlisi İşini severek yapar, samimi ve idealisttir

28 وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا De ki: Ey Rabbim, (girişeceğim her işe) doğruluk ve samimiyetle girmemi; (Bırakacağım her işten de) doğruluk ve samimiyet göstererek çıkmamı sağla. Ve bana katından destekleyici bir güç, bir tutamak bahşet ! [İsra 17/80]

29 Hacıveyiszade Mustafa Efendi (Kurucu) ( ) Gül yetiştiren adam … Bir talebenin yetişmesi için bin münafığın kahrını çekerim! Yar için ağyara minnet ettiğim aybeyleme Bağıban bir gül için bin hare hizmetkar olur Emniyette ifade vermak için beklerken

30 Hasan Şimşek (Hoca Dayı) Boyabat-Sinop 42 yıllık görevinde hiç resmi izin kullanmamış 40 yıl hatimle teravih kıldırmış Camide en geç 15 günde bir mukabele okuyarak hatim yapmış.

31 Din Görevlisi Sosyal ilişkilerde hoşgörülü ve yapıcıdır

32 Mahir İZ ( ) Allah’ın ve Rasulünün istediği müslüman, cami içinde anlaşılmaz... Müslümanın hakiki ölçüsü cami dışındaki, muamelatından meydana çıkar.

33 Hâfız Hasan Akkuş ( ) Bize bir kaside oku hocam….

34 Gönenli Mehmet Efendi ( )  Denizli Hapishanesi  Hacı Bayram Kaftani Camiinde talebe sayısı çıkmış. Nuri Topbaş’ın çocukları  Seksen beş yaşında haftada 30 vaaz

35 Din Görevlisi Tevazu ve nezaket sahibidir

36 Din Görevlisi  İmkansız gibi görüneni, mümkün  Mümkünü, kolay  Kolayı da, zarif ve zevkli yapmaya çalışır.

37 Yumuşak davranamayan kimse bütün hayırlardan mahrum kalır [Müslim, Birr 74-76]

38 Mehmet Rüştü Aşıkkutlu [ ] Kara lastik Ormanda öğrencileriyle

39 Ali Ulvi Kurucu anlatıyor: Yıl Konya alimlerinin bulunduğu bir davete gitmiştik dedemle. Yemekte Konya’nın o zamanlar en meşhur vaizi Aksekili Mehmed Efendi de vardı. Sert bir zat idi. Dedem her zamanki gibi sofradaki ekmek kırıntılarını topladı. Bunun üzerine hoca efendi yüksek bir sesle: “Hacı Veyis Efendi! Bırak canım, herkes döktüğü ekmeği kendi toplasın. Sofranın huzurunu kaçırma” diye çıkıştı. Ertesi gün dedem komşulardan gelmiş bir tas yoğurdu görünce nineme dedi ki: Yahu hanım, şu yoğurdu bir çıkıya bağlasan da, Aksekili Hoca’yı gücendirdik, götürsem de barışsam hoca ile.” Yoğurdu götürdük, hoca efendi kapıyı açtı. Dedem dedi ki: Efendim komşulardan yoğurt gelmiş. Boğazımdan geçmedi, size getirdim” Aksekili hoca coştu, gözyaşları ile: “ Hacı Veyis Efendi, sen beni her yerde geçtin, nedir bu kemâlat ya hu. Nedir bu ahlâk-ı Peygamberi ” diye dedeme sarıldı. Birlikte ağlaştılar. Hacı Veyis Efendi ( )

40 Din Görevlisi Problem üretmez problem çözer

41 Peygamber efendimizin; Camiyi kirleten bedeviye tavrı Ramazanda eşine yaklaşan kişiye tavrı " Sizin yanınızda dar görüşlülük ve anlayışsızlık, Resûlullah (s.a.s)’ın yanında ise hoşgörü ve güzel anlayış buldum.” Zina için izin isteyen gence tavrı Hurmayı taşlayan çocuğa tavrı

42 1950’li yılların başında, astsubay olan Hekimoğlu İsmail, Ömer Nasûhi Bilmen’i makamında ziyaret eder. O tarihte yeni namaza başlamanın heyecanı içindedir. Hocaya şu soruyu sorar: -Hocam, görevim gereği beş vakit namazı tam olarak ve zamanında kılamıyorum. Acaba eğitim sırasında, namazı ima ile kılmam caiz olur mu? Ömer Nasuhi Bilmen, bu soru karşısında çok duygulanır ve gözyaşları içinde: - Kıl evladım, kıl. Allah kabul etsin… Sen o halde bile, namaz derdinde olursun da, Allah senin namazını kabul etmez mi? Hem de senin o namazın benim namazımdan daha sevaplı olur der. Ömer Nasuhi Bilmen ( )

43 Din Görevlisi Serdengeçtidir

44 " Ders tatil edilmez.” “Y a Rab. Sen şahit ol. Ben bırakmadım. Bana bıraktırdılar.” Hüsrev (Aydınlar) Efendi

45 Talebesi merhum Mahmud Bayram Efendi şöyle anlatmaktadır: “Hocam Hüsrev Efendi'nin kızı hastalanmıştı. Kullanacağı ilaç o günün parası ile 60 lira idi. Hoca'nın maddi durumu müsait değildi, alamadı. Çocuk hastalıktan kurtulamadı, vefat etti. Hoca, kızının öldüğü gün derse geldi. Mezarlığa, dersi bitirip gitti. Mezarlıktan döndükten sonra da yine derse geldi. Üzgündü. Gözlerinden yaşların süzüldüğünü görüyorduk. Dersi tatil etsek mi, diye soracak olduk."Yok" dedi. " Ders tatil edilmez.” Bir talebesi anlatıyor: “Vefat ettiği 1953'e kadar ondan ders almaya devam ettik. En son Çengelköy'de oturuyordu. Ölümünden üç gün evveline kadar derse devam etti. En son gittiğimizde kitabı tutacak hali yoktu ve eli titriyordu. Biz dedik ki 'Hocam artık bırakalım. İyi olduktan sonra derse devam ederiz.' Hoca o zaman ağlayarak kitabı bıraktı ve ellerini açtı ve dedi ki 'Y a Rab. Sen şahit ol. Ben bırakmadım. Bana bıraktırdılar. ”

46 Müftüler vukûattan Vaizler tulûattan İmamlar zuhûrattan

47 Din Görevlisi Vakûr ve heybetlidir. Dengelidir.

48 Abdurrahman Gürses

49  “Bu zâtlara bu kadar i'zâz etmezsek ehl-i Kur'an'a himmetlerini ve yardımlarını temin edemeyiz?”  “Biz buraya arz-ı hal etmeye geldik, arz-ı endam etmeye gelmedik”  Teşvikiye’deki evinden Sultan Ahmet’e kadar belediye otobüsüyle gelip; oradan Beyazıt Camii’ne taksiyle gelir…  Hac Yolculuğunda masrafını karşılayan zata karşı tavrı…

50 Din Görevlisi Azimli ve gayretlidir

51 Polis camiyi basar, İbrahim Hoca (Kurucu) yalvarır: -“Lütuf buyurun beyefendi, lütuf buyurun” Yuvasını korumaya çalışan bir kuş gibi çırpınıyordu: -“Beyefendi istirham ederim. Bakınız daha sabah ezanı okunmamışken, ben rahat evimi bırakıp gelmişim. Bu yavrular ilim için, sıcak yataklarından kalkıp, karanlıkta buraya geliyorlar. Bunları kaldıran, giydiren, gönderen anaları düşünün, Onların Kur’an’a olan aşklarını düşünün. Bende evimde oturup rahat ederim. Daha evimde bir kahvaltı etmiş adam değilim. Sadece ismini duyarım, kahvaltı nedir bilmem…”

52 OKUNACAK KİTAPLAR 1.Diyanet, Kur’an-ı Kerim Meali 2. Diyanet, Kur’an Tefsiri (6 cilt) 3. Diyanet, İslam İlmihali (2 cilt) 4. Ahmet Cevdet Paşa, Kısâs-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa 5. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi (2 cilt) 6. M. Yusuf Kandehlevi, Hayatü’s-Sahâbe (Hadislerle Müslümanlık) 7.Diyanet, Riyazü’s-Salihîn (şerhli) (3 cilt) 1.M. Asım Köksal, İslam Tarihi (18 Cilt) 2.Osman Turan, Selçuklular ve İslamiyet 3.Ahmet Cevdet Paşa, Osmanlı Tarihi (2 cilt) 1.Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar (3 cilt) 2.Hüseyin Yorulmaz, Bir Neslin Öncüsü Celal Hoca 3.Mustafa Özdamar, Hacı Veyiszâde 4.Ahmet Muhtar Büyükçınar, Hayatım İbret Aynası 5.İzzet Ay, Gönenli Mehmet Efendi 6.Mahir İz, Yılların İzi

53 Hatırlanmaya değer olan;

54 Başkalarının hayatına kattığımız olumlu farklardır.

55 Başarılar Dilerim …

56 Bir Muallim Olarak Hz. Peygamber; 1. Emin ve güvenilirdi 2. Çok seviyor ve seviliyordu 3. Samimiydi 4. Adildi 5. Hoşgörülü ve bağışlayıcıydı 6. Mütevazıydı

57 7. Muhataplarına değer verirdi 8. Fizik görünüş, giyim kuşam ve temizliğe özen gösterirdi 9. Anlaşılır ve Etkileyici Konuşurdu 10. Coşkuluydu 11. Azimli ve Sabırlıydı 12. Cömertti 13. Sözleriyle davranışları tam bir uyum içindeydi

58 14. Herkesin seviyesine göre davranır, bireysel ayrılıklara önem verirdi 15. Mesajını aklı ve duyguları harekete geçirecek şekilde doğru, açık, net ve anlaşılır bir biçimde sunar, zaman ve ortam faktörünü gözetirdi 16. Öğretimde tedricilik ilkesine uyardı 17. İnsanların zayıf yaratılışından hareketle kolaylık yolunu tercih eder, güçlük çıkarmazdı

59 18. Öfke ve şiddete yer vermezdi 19.Hayat Boyu Eğitime önem verirdi 20. Örneklik ve yaparak-yaşayarak öğretim yöntemine önem verirdi 21.Düşündürerek öğretirdi 22. Kendisine soru sorulmasına daima açıktı, fakat cevabı konusunda tereddüt yaşadığında cevap vermeyip vahyin gelmesini beklerdi. Dinleyenlerin dikkatini çekmek ve ilgilerini artırmak için kendisi de soru sorardı

60 23. Bir konuyu iyice öğretmeden diğerine geçmezdi 24.Konuyu örneklerle ve benzetmelerle, gerekirse jest ve mimikleri de kullanarak, hatta şekil çizerek sunardı 25. Lüzumu halinde tekrardan kaçınmaz, önemli konuları üç kez tekrarlardı 26. Sadece bilmediği değil, bildiği konularda bile uzmanlarla istişare ederdi 27. Eleştirirken şahsiyet yapmaz dolaylı anlatımla mesaj verirdi


"انسان: یک قطرۀ خون است و هزار اندیشه İnsan, bir damla kan, bin türlü endişe Şeyh Sadi Şirazi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları