Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Dini Hükümler, Akli Hükümler ve Deliller Prof. Dr. Sönmez KUTLU ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Dini Hükümler, Akli Hükümler ve Deliller Prof. Dr. Sönmez KUTLU ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ."— Sunum transkripti:

1 Dini Hükümler, Akli Hükümler ve Deliller Prof. Dr. Sönmez KUTLU ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

2 Dini Hükümler: İtikadi, Ameli ve ahlakî hükümler Dinî hüküm: İslam’ın akla uygun olarak insanlara getirdiği ilkelerdir (hükümler). Dini hükümlerin akıl ile çelişmemesi gerekir. Dinin iki kayağı var: Akıl ve vahiy Sünnet Hz. Peygamberin akli verilerinden oluşur. Dini hükümler üçe ayrılır: 1. İtikadi Hükümler 2. Ameli Hükümler 3. Ahlakî Hükümler 1. İtikadi Hükümler Doğrudan inanç alanı ile ilgili hükümlerdir. Tek kaynak Kur’an’dır. İnsanların nelere nasıl inanacağı bilgisi Kuar’an’da vardır. Hz. Peygamber Kur’an’daki inanç esaslarını zaman zaman açıklamıştır. Kur’an dışında yeni bir inanç esası getirmemiştir. İtikadi hükümler akla aykırı olamaz. Tevhidi akıl bulmak zorundadır. Maturidiye göre ahiret inancını da bulmak zorundadır. Melekler ve Peygamberler vahiyle bildirirli ve bilinir. Zamana ve mekana göre değişmezler Bütün iman esasları Tevhid inancına bağlı olarak ortaya çıkar.

3 Dini Hükümler: Ameli Hükümler İnsanların işleriyle ilgili hükümler Emirler ve nehiylerden oluşur. Ameli hükümler, insanların Allah’a, kendisine ve diğer insanlara karşı sorumlulukları Ameli Hükümler iki çeşittir: 1. İbadetle ilgili hükümler: Temizlik, Namaz, Oruç, hac ve zekat İbadetlerde esas ihlas ve isteyerek kulluktur. 2. Muamelat ile ilgili hükümler: Nikah, akid, miras, cezalar-hadler, alış-veriş vb

4 Dini Hükümler: Ahlakî Hükümler İnsanın iyi güzel ve doğruyu bulmasını amaçlayan hükümler Mesela: dürüst olun, yalan söylemeyin, insanlarla iyi geçinin, anne- babaya itaat edin, zina etmeyin, hırsızlık yapmayın Hz. Peygamber: Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Kur’an’ın amacı ahlaklı bir toplum oluşturmaktır. İslam, bireysel ve toplumsal barışı ahlakla inşa etmeye çalışır. Ahlak doğru inanç ve doğru eyleme dayanır. Ahlakın kaynağı dindir. Ahlaki hükümler toplumun bireyi, bireyin toplumu ezmesini engeller. Birey ve toplum arasındaki adalet dengesi ahlaki hükümlerle sağlanır.

5 Aklî Hükümler: Vacip, Mümkin ve Mümteni İslam akıllı olanları sorumlu tutar. Kur’anda 275 yerde «düşünmez misiniz», «akletmez misiniz» ve «ibret almaz mısınız»? gibi ifadeler yer alır. Aklı kullanmak Allah’ın bir emridir ve sorumluluktur. Aklı olmayanın dini yoktur. Akıl Allahın varlığını bulmak zorundadır. Akıl, herhangi bir şey hakkında üç çeşit karar verir: 1. Vacib (Gereklilik-Zorunluluk) 2. Mümkin-Caiz (Olabilirlik) 3. Mümteni-Muhal (İmkansızlık)

6 Akli Hükümler: Vacip (Zorunluluk) Vacib: Aklın başka türlü olmasını kabul etmediği zorunluluk ifade eden hükümler Varlığı mahiyetinin gereği olan varlık. Meselâ,Allah'ın varlığı zatının gereğidir; Allah'ın yokluğu düşünülemez. Allah'ın varlığı yokluk fikrini kabul etmez. Bundan dolayı Allah için "Vacib li Zâtihî" denir. Allah,var olmak için başka bir şeye muhtaç değildir. Vacib li-ğayrihi: Başka bir şeyden dolayı vacib olandır. Mesela sıfatlar

7 Akli hükümler: Mümkün (Olabilirlik) Mümkün/Caiz: Aklın varlığına veya yokluğuna hüküm verebildiği şeyler Mümkün: Varlığı da yokluğu da eşit ve varlığı zatının gereği değildir. İnsan mümkin bir varlıktır. Mümkin var olması için başkasına ihtiyaç duyar. Evrendeki bütün olay ve olgular mümkündür. Mümkin varlığı her zaman bir sebebe muhtaçtır. Mümkin ne sebebinden önce ne de sebebiyle birlikte bulunur. Mümkin sebebinden sonra bulunmak zorundadır.

8 Akli deliller: Mümteni (İmkansızlık) Mümteni: Yokluğu zatının gereği olan ve var olması kabil olmayan olay ve olgular Geçici bir zaman için bile olsa var olamaz. Asıl özelliği yok olmaktır.

9 Deliller 1. Dinî Deliller: Kat’i (Kesin) deliller : Kuranın muhkem ayetleri lafız ve mana yönünden kesinlik ifade eder. Naklin sabit olmasına mananın açık olmasına dayanır. Zannî deliller: Kesinlik arzetmeyen deliller. Hadisler bu gruba girer. İtikadda müteşabih ayetler ve hadisler kesin delil değildir. 2. Akli Deliller: Öncülleri akla dayanan deliller Mesela, hudus delili Alem sonradan yaratılmıştır, Her sonradan yaratılanın bir varedicisi vardır, Alemin de bir yaratıcıya ihtiyacı vardır, O da Yüce Allah’tır.

10 Maturidi’ye Göre Akli Hükümler "Aklî hükümler (usûl), mümteni’, vâcip ve bu ikisinin ortası olan mümkin. Alemin bütün işleri bu esaslar üzerinde yürür. Aklî açıdan vâcip, aksine her hangi bir haberin gelemeyeceği bir konumdadır, mümteni’ de aynı durumdadır. Mümkin farklı konumların bulunduğu bir alandır, çünkü o, halden hale, elden ele ve bir mülkiyetten diğer mülkiyete intikal eden şeydir. Mümkinde her hangi bir alternatifin vacip kılınması veya mümteni’ olması akıl açısından söz konusu değildir. Peygamberler her konumda mümkinin tercihe şayan olan alternatifinin açıklamasını getirirler.« (Maturidi, Kitabu’t-Tevhid, s. 184)

11 Ebu Selem es-Semerkandi’ye göre Akli hükümler " Genellikle, inanç ( itikad) üç kısma ayrılır. Aklen vacip, mümkin (caiz) ve mümteni’. Vacip, nimet veren Allah'ı tanıma ve O'na şükretme; mümteni de, nimet veren Allahı tanımama ve O'na nakörlük etme gibi hususlardır. Mümkin ise, namazların ve zekatın ölçüsünü belirlemek gibi dini esasların miktarları ile alakalı hususlardır. Akıl, mümkini, vacip ve mümteni olana yöneltmede yetersiz kalınca; mümkin olan hususları açıklamak, mümkini vacip ve mümteni’e yöneltmek için, eşyanın hakikatlarını insanlara öğretecek bir Peygamber'in varlığına ihtiyaç duyulması zaruridir. Şurası bilinen bir gerçektir ki, peygamberler, aklen vacip olanı pekiştirmek (te'kid), aklen imkansız olanın meydana gelemeyeceğini ortaya koymak ve aklen mümkün olanı açıklamak suretiyle, doğruluklarını ve günahtan korunmuş olduklarını gösteren apaçık deliller ve mucizelerle gelmişlerdir. Çünkü Allah'ın delilleri birbiriyle çelişmez.« ( Ebu Selem es-Semerkandî, Cümelu Usuli’d-Din, s. 34)

12 İlmin Kaynakları 1. Sağlam Akıl: Doğruyu yanlıştan; iyiyi kötüden ayırabilme yeteneğidir. Allahın bir emanetidir. Akıl, akıl yürütme yoluyla doğru bilgiye ulaşır. 2. Sağlam Duyular: Görme, işitme, tatma, koklama ve dokunma Duyular sınırlıdır, aklın ürettiği duyuların kullandığı araçlara güvenilir 3. Doğru Haber: Doğru kişi veya kişileri haberi Mütevatir haber ve Peygamberin haberi

13 Kur’an’da Akıl ve İlim İlk emri «Oku» «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu» «Bilen», «düşünen ve akleden bir toplum» İlim taleb etmek kadın-erkek herkese farzdır. Hayat boyu öğrenme Müslüman, öğrenen, öğreten, ilim dinleyen, ilimle uğraşanları seven sınıflardan en az bir veya hepsi olmalıdır.

14 Kur’an’da Akıl ve İlim 10 - Yunus suresi 100. ayet (Genel: 10 - İniş: 51 - Alfbetik: 109) ( ١٠ - ١٠٠ ) وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذينَ لَا يَعْقِلُونَ Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını kullanmayanlara verir.

15 HRİSTİYANLIK VE BİLİM “Îsâ, ilmi tavsiye etmediği gibi ilmî araştırmayı sağlayan ve bizi ilme götüren fazileti, yani aklın kullanılmasını da tavsiye etmemiştir. … Îsâ, tekrar tekrar inanmayı talep eder. “ iman” ile de hiçbir delile başvurmadan, ihtimalleri nazar-ı dikkate almadan imkansız şeylere inanmayı anlatmak ister.” ( Aydın, Mehmet, Din Felsefesi, s. 280, Richard Robinson’dan naklen)

16 KUR’AN’DA İLİM 1 İlim ve türevleri Kur’anda, 700’ün üzerinde tekrarlanmaktadır. (Bkz. Kutluer, “İlim”, XXII/110) “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu? Bilenler elbette kıymetlidir!” (Zümer, 9) “Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap gönderdik” (7.A’raf, 52) “Hâlbuki onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz, hakikat bakımından hiçbir şey ifade etmez”. (53.Necm, 28) “…eğer doğru iseniz bana ilim ile haber veriniz”. (6.En’am 143) “Onlar, Allah'ı bırakıp, Allah'ın kendisine hiçbir delil indirmediği, kendilerinin dahi hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere tapıyorlar”. (22.Hacc, 71) “Hakikaten biz ilim ehli olanlar için ayetleri tafsil eyledik.”Bkz. 6.En’âm, 97, 105; 7.A’râf, 32; “.. Bilen bir kavim için ayetleri açıklamaktadır.” (10.Yunus, 5. ) “ Korunan bir tolum için ( takvca sahibi) nice ibretler vardır.” (10. Yunus, 6) “Bilmediğin şeyin ardına düşme. Doğrusu, kulak, göz ve kalb, işte bunların hepsi ondan sorguya çekilir”. (17/36) “Biz onu, akıl erdiresiniz/ anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (12/2)

17 KUR’AN’DA BİLGİ VE BİLİM 2 16/11- “Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır”. 16/11 3/190- “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır”. 3/190 3/191- Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. 3/191 30/21- Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. 30/21 13/4- Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. 13/4

18 KUR’AN’DA BİLGİ VE BİLİM 3 2/164- Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır. 2/164 10/24Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. 10/24

19 KUR’AN’IN AKLA VE DÜŞÜNMEYE VERDİĞİ ÖNEM 10/16- De ki: “Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur’an’ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?” 10/16 11/51- “Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana âittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” 11/51 12/109- Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? 12/109

20 HADİSLERDE İLİM 1 “İlmi, Çin’de de olsa, alınız!” “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, çalışınız.” “Yârın ölecekmiş gibi âhirete ve hiç ölmeyecekmiş gibi dünyâ işlerine çalışınız.” “Bilerek yapılan az bir ibâdet, bilmeyerek yapılan çok ibâdetden daha iyidir” Allahü teâlâ bir kimseye iyilik etmek isterse, onu dinde âlim yapar ve ona doğru yolu ihsân eder. Ümmetimin âlimleri İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir. Göklerde ve yerde olanlar, âlim için istiğfâr ederler. Peygamberlik derecesine en yakın olan insanlar din âlimleridir. Çünkü din âlimleri, insanları peygamberlerin gönderildikleri şeye çağırırlar. İlim öğrenmek, erkek ve kadın her mü’mine farzdır.

21 HADİSLERDE İLİM 2 Ümmetimden iki kısım insan iyi olursa, insanlar da din husûsunda iyi olur. Bunlar âlimler ve devlet reisleridir. Âlimin âbid üzerine üstünlüğü, benim sizin en aşağınız üzerine olan üstünlüğüm gibidir. Kıyâmet gününde üç kısım kimse şefâat eder. Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehîdler. Allahü teâlânın Cehennem’den âzâd ettiklerine bakmak isteyen, ilim talebesine baksın! Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemin ederim ki, bir âlimin kapısına giden ilim talebesine her adımı için Allahü teâlâ bir yıllık ibâdet sevâbı yazar ve Allahü teâlânın Cehennem ateşinden âzâd ettiği kullarından olduğuna melekler şâhitlik eder. Ey Ali! Ya âlim ol, ya ilim talebesi ol, yâhut da dinleyici ol. Dördüncü olma, helâk olursun!


"Dini Hükümler, Akli Hükümler ve Deliller Prof. Dr. Sönmez KUTLU ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları