Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KUVVE-İ ADLİYENİN NOKTA-İ İSTİNADI KUVVE-İ İCRAİYEDİR 1 Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Bilakis her şey o kanunları tatbik etmek ve ettirmekten.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KUVVE-İ ADLİYENİN NOKTA-İ İSTİNADI KUVVE-İ İCRAİYEDİR 1 Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Bilakis her şey o kanunları tatbik etmek ve ettirmekten."— Sunum transkripti:

1

2 KUVVE-İ ADLİYENİN NOKTA-İ İSTİNADI KUVVE-İ İCRAİYEDİR 1 Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Bilakis her şey o kanunları tatbik etmek ve ettirmekten ibarettir. Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir.

3 Bu seminer, okul yöneticilerinin gerek amir olarak yetki kullanmak istediklerinde gerekse muhakkik olarak görev aldıklarında çalışmalarını ehliyetle yerine getirmelerine katkı sağlamak amacını taşımaktadır. okul/kurum müdürlerine; İllerdeki inceleme soruşturma işlemlerinin fazlalığı nedeniyle bundan böyle disiplin amiri sıfatıyla aylıktan kesmeye kadar ceza vermeye yasa ile yetkili olan okul/kurum müdürlerine; muhakkik (soruşturmacı)ön incelemecigörev verileceğinden, muhakkik (soruşturmacı) ya da 4483 sayılı Yasaya göre ön incelemeci olarak görev verileceğinden, Okul müdürlerinin gerek disiplin amiri olarak ceza vermede, gerekse muhakkik ve ön incelemeci olarak yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirirken, bu konudaki iş ve işlemleri değerlendirebilecek belli bir donanım kazanmaları zorunluluk haline geldiğini düşünmekteyiz.

4 BİLGİNİN DEĞERİ Bilge bir zata: “Sahip olduğunuz bilgilerin çok azına sahip olmalarına rağmen sizden çok tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?” Diye sordular. Bilge zat cevap verdi: “Ben bilmek için öğrendim, onlar ise bilinmek için.”

5 ANLAYAN İÇİN… -Kadı efendi ağlayacaktınız neden idam kararı verdiniz? İdam edecektiniz neden ağlıyorsunuz? Kadı cevap verir. -Dün kadıydım karar verdim, bugünse babayım ağlıyorum. 4 *** Osmanlı döneminde; Kadıya, oğlunu yargılatırlar,idam kararı vermesi gerekir. İdam kararı verir. Ertesi gün ceza infaz edilirken, Kadı’nın ağladığı görülür. Sorarlar;

6 Muhakkik Muhakkik Memurların görevlerini yürütürken mevzuata uygun olmayan 657 sayılı DMK’nın 125.maddesi ile 1702 ve 4357 sayılı kanunlarda yer alan kusur niteliğindeki eylemlerinin soruşturulması amacıyla yetkili disiplin amirlerince verilen onay üzerine görevlendirilen kimse. 1. Gerçeği araştıran. 2 Soruşturucu, soruşturmacı. (TDK Türkçe Sözlük) Soruşturma raporu, Soruşturma raporu, Konuları itibariyle adlî nitelikte olmayan ve memurların görevlerini yürütürken mevzuata uygun düşmeyen 657 sayılı DMK’ nın 125. maddesi ile 1702 ve 4357 sayılı kanunlarda yer alan kusur niteliğindeki eylemlerinin soruşturulması amacıyla yetkili disiplin amirlerince verilen onay üzerine görevlendirilen muhakkik/soruşturmacı tarafından düzenlenen gerektiğinde disiplin ve idare teklifler içeren raporlardır

7 6 Yetkili Merci (*) Memurların hizmet sırasında görevlerinden kaynaklanan ve TCK ile ceza özlü kanunlarda yer alan bazı suçları işlediklerinin öğrenilmesi üzerine ilgili memur hakkında gerekli inceleme ve soruşturma iznini vermeye yetkili kılınan makamlardır. (*) merci: Başvurulacak yer veya makam (TDK Türkçe Sözlük) Ön inceleme onayı ve görevlendirme Memurların görevlerini yürütürken görevlerinden kaynaklanan ve TCK ile ceza özlü kanunlarda yer alan bazı suçları işlediklerinin öğrenilmesi üzerine ilgili ve yetkili merci tarafından itham edilen memur hakkında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmasını ön gören onaya ön inceleme onayı; iznini vermeye yetkili kılınan makamlardır. Bu onay üzerine işlemlerin kim/kimler eliyle yürütülmesine yönelik yazılı emir de görevlendirme olarak nitelendirilir. Ön incelemeci Yetkili merci tarafından itham edilen memur hakkındaki suçları inceleyip araştırmakla görevlendirilen elemanlardır

8 7 Ön inceleme raporu Görevlendirilen ön incelemeci tarafından düzenlenen ve itham edilen memur hakkında soruşturma izni verilmesi/ verilmemesi şeklindeki teklifi içeren ve yetkili merciin vereceği nihai karara esas teşkil eden rapordur. Ön inceleme raporu, sadece yetkili mercie hitabeden, onun izin vermek veya vermemek yolundaki kararının oluşmasını sağlayan bir belge değil, aynı zamanda itiraz halinde yargı mercilerinin kanaat edinmesi ve oluşturmasında yararlı olacak, karara dayanak teşkil edecek bir metindir” şeklindeki Ocak 2000 tarihli Danıştay 2. Dairesi İlke Kararı ile ön inceleme raporlarının yetkili merciin izin kararına esas olması bakımından son derece önemli bir belge olduğu vurgulanmaktadır

9 8 Müşteki (Şikâyetçi) Herhangi bir eylem ve işlemden fiziksel, mali ya da manevi zarar gördüğü iddiasıyla yetkili makam ve mercilere yazılı olarak şikâyette bulunan kimse. Yakınan, sızlanan, şikâyetçi (TDK Türkçe Sözlük) Muhbir (İhbarcı) Herhangi bir eylem ve işlemden fiziksel, mali, manevi zarar görmediği halde, hata ya da suç niteliğindeki bir eylem ve işlemi resmi makam ve mercilere sözlü veya yazılı olarak ileten kimse. 1. Haber ulaştırıcı, haber veren kimse 2.Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı (TDK Türkçe Sözlük)Bilirkişi Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumlarda oy ve görüşünün alınmasına ihtiyaç duyulan kimse, bir konunun uzmanı.Yemin Tanıkların görüp duyduklarını gizlemeden bildiklerini dosdoğru söylemelerini temin için onlara verilen ant

10 9 Tanık Gerek disiplin soruşturması gerekse ön inceleme çalışmaları sırasında onayda yer alan iddialarla ilgili olarak görüp duyduklarını görevlilere anlatan kimse. 1. Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse,şahit 2. (hukuk) Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit (TDK Türkçe Sözlük)Kusur Memurların işlerini yürütürken mevzuatla belirlenen görevlerini bilerek veya bilmeyerek gereği gibi yapmayarak disiplin hukuku kapsamında haklarında işlem yapılmasını gerektiren hatalı eylemler. 1. Eksiklik, noksan, nakısa. 2. Özür. 3. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. 4. Elverişsiz durum (TDK Türkçe Sözlük)Suç Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevlerini yürütürken TCK ve ceza özlü diğer kanunlarda yer alan hususlara aykırı olarak gerçekleştirdik- leri eylemler. 1. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış. 2. (hukuk) Yasalara aykırı davranış, cürüm

11 10 Fiilin işlendiği tarih Fiilin işlendiği tarih Gerek disiplin gerekse ceza hukukuna aykırı bir eylemin vuku bulduğu, yani gerçekleştirildiği tarih; devam eden kusur ve suçlarda ise eylemin gerçekleştiği son gün. Fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih Fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih Yasalara aykırı bir eylem ve işlemle ilgili soruşturma emri vermeye yetkili disiplin amirliğinin ya da ön inceleme emri ve izni vermeye yetkili merciin genel evrak kaydına girdiği veya basında yer aldığı tarih. Zaman aşımı soruşturmada zaman aşımı ve ceza vermede zaman aşımı Zaman aşımı uygulaması disiplin hukukuna 1982 yılında girmiştir. 657 sayılı yasanın 2670 sayılı yasa ile değişik 127. maddesi ile getirilen uygulamaya göre soruşturmada zaman aşımı ve ceza vermede zaman aşımı söz konusudur

12 “Kimse aldıklarından çok daha kıymetlisini ruhundan kaybetmeden hiçbir şey çalamamıştır…” ANAYASA:  Devletin temel yapısını, yani kuruluşunu,  yönetim biçimini,  Devletin temel organlarını,( yasama, yürütme, yargı)  bu organların birbirleriyle olan ilişkilerini,  kişilerin Devlete karşı olan temel haklarını ve ödevlerini düzenleyen temel kanundur. 11

13 KANUN: Yasama organı tarafından, belli şekil ve şartlara uygun olarak tanzim edilip, yürürlüğe girmesinden itibaren uyulması mecburi olan genel, soyut ve sürekli kuralları bir arada toplayan yazılı hukuksal metindir.  Kanun koyma yetkisi TBMM'nindir. Kanun teklif etmeye kimler yetkilidir? Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidirler. Kanun tasarısı nedir? Bakanlar Kurulunca sunulan tekliflere kanun tasarısı denir. Kanun teklifi nedir? Bir ya da birden fazla milletvekilince imzalanarak sunulan tekliflere ise kanun teklifi denir. Tasarı ve teklifler gerekçeli ve imzalı olarak, TBMM Başkanlığına sunulur. 12

14 Bunun dışındaki kişi ve kurumlar, kanun isteklerini meclise iletebilirler. Cumhurbaşkanı, kanun teklif edemez, çünkü cumhurbaşkanı seçildikten sonra TBMM üyeliğini kaybeder. Cumhurbaşkanı, TBMM’ce kabul edilen kanunları 15 gün içinde yayınlar. Cumhurbaşkanı yayınlanmasını uygun bulmadığı kanunları bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde TBMM’ye geri gönderir. 13

15 Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, TBMM’ce sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir. TBMM, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir. Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır. Kanunlar, Cumhurbaşkanının onayından sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Tarih belirtilmemişse 45 gün içinde bütün yurtta geçerli olur. 14

16 “Bedel ödemekten korkanlar, vebal ödemekten kurtulamazlar.” KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (KHK): Olağan dönemlerde; Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır. Olağanüstü dönemlerde; Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır. KHK çıkarmak için TBMM tarafından Bakanlar Kuruluna yetki kanunu ile izin verilmesi gerekir. Olağanüstü dönemde çıkartılan KHK' de yetki kanuna ihtiyaç yoktur. KHK kişi hakları ve ödevleri ile ilgili haklar ve ödevler düzenlenemez. KHK başka bir tarih belirlenmemişse Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer ve aynı gün TBMM'ye sunulur. TBMM'ye sunulmayan kararnameler bu tarihte yürürlükten kalkar. 15

17 TÜZÜK:(Nizamname): Kanunun uygulanmasını gösterir veya kanunun emrettiği işleri belirtir. Yasalarca belirlenen işlerin nasıl yapılacağını gösterir, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve Danıştay’ın incelemesinden geçirilerek çıkartılan, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak kanunlar gibi (Resmi Gazete’de) yayımlanan düzenleyici işlemlerdir. Bakanlar kurulunca çıkarılır ve cumhurbaşkanının imzasından sonra Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer Danıştay'ın denetimine tabidir. bir kurum ya da kuruluşun amaçlarını, görevlerini ve izleyeceği yol ve yöntemleri belirttikleri maddeler bütünüdür. 16

18 “Cesaret insanı zafere,kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür.”  YÖNETMELİK(Talimatname): Devlet örgütü içerisinde bulunan çeşitli kurum ve kuruluşların kendi iç bünyelerini ilgilendiren çalışma usullerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.  YÖNERGE: Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda, kanun, tüzük ve yönetmeliklerde yer alan düzenlemeler dahilinde, bu düzenlemelerde ayrıntılı olarak düzenlenmemiş hususlarda yapılacak uygulamaları, yürütülecek iş ve işlemleri düzenleyen, açıklayan, kurum veya kuruluşun en üst yetkilisi/organı tarafından onayla/kararla yürürlüğe konulan kurallar bütünüdür. Başka bir ifadeyle, herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara ve kuruluşlara veya üst aşamadakilerden astlara verilen buyruk,talimat,direktiftir. 17

19 “Körler ülkesinde görmek idamlık suçtur.”  GENELGE: Kanun, tüzük, yönetmelik ve yönerge hükümlerinin uygulanmasında düşülen duraksamaları gidermek için veya bu yasal ve idari düzenleyici metinlerde yer alan hususların daha kolay anlaşılabilmesi ve uygulanabilmesi için, yargı kararında yer alan bazı hususlarda yapılacak idari iş ve işlemleri açıklamak için, idarenin açıklanmasını gerekli gördüğü hususları teşkilat birimlerine ve çalışanlarına bildirmek için yayımladığı genel nitelikli yazılı emirler bütünüdür.  EMİR: Kamu görev ve hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimseye, yürütülmekte olan veya yürütülecek olan iş ve işlemlere, görevlere ilişkin konularda, amir konumunda olan üstleri tarafından mevzuata (genelge, yönerge, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine) uygun olarak verilen sözlü ve/veya yazılı irade beyanıdır. 18

20 Normlar Hiyerarşisi: Bir hukuk düzeninde mevcut olan, anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi normlar, dağınık hâlde ve rastgele değil, alt-alta, üst-üste bulunur. Bu normların arasında altlık-üstlük ilişkisi vardır. Buna “normlar hiyerarşisi” veya “hukuk düzeni piramidi” denir (Bu teori Hans Kelsen’in görüşlerine dayanır). Bu hiyerarşi de alt basamakta yer alan norm geçerliliğini üst basamakta yer alan normdan alır ve dolayısıyla ona uygun olmak zorundadır.  Anayasa  Kanun(Kanun Hükmünde Kararname)  Tüzük  Yönetmelik  Yönerge  Genelge  Emir 19

21 “Bir şeyler için vakit şimdidir.Öncesi erken sonrası geçtir.” İÇTİHAT: Hukukun önemli kaynaklarından biridir.  İçtihat, belirli bir hukukî sorun konusunda mahkemelerin ya da hukuk bilginlerinin görüşüdür.  Hukuk kurallarına açıklık getirir.  Gerek bilimsel içtihatlar, gerekse mahkeme içtihatları yeni bir hukuk kuralı koymazlar.  Bunlar yalnızca hukuk kurallarına açıklık getirir, bu kuralları yorumlarlar.  Hukuk alanında bilim adamlarının içtihatlarının (Doktrin) mahkemeleri bağlayıcı niteliği yoktur.  Ancak, mahkemelerin bir araya gelerek verdikleri içtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır. 20

22 İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI,  Bir yargı alanındaki değişik mahkeme kararlarının birleştirilmesi amacıyla o yargı alanındaki en yüksek mahkemenin aldığı karardır.  Mahkemeler, içtihadı birleştirme kararlarına aykırı karar veremezler.  İçtihadı birleştirme kararı, yasaların uygulanmasında ülke düzeyinde birlik ve uyum sağlar.  Mahkemelerin belirli konulardaki kararları arasında çelişkileri önler.  Adlî yargı alanında içtihatları birleştirme kararları alma görevi ve yetkisi Yargıtay’ın, idari yargı alanında ise Danıştay’ındır. 21

23 “Adalet kuvvetli,kuvvetlilerinde adil olması gerekir.”  DOKTRİN: Bilimsel içtihatlardır. Hukuk doktrini, bir sorunla ilgili olarak hukukçuların, bilim adamlarının öngördüğü ilkeler, görüşler, kanılar ve inançlardır. Konusu hukuku açıklamak ve yorumlamak olan, hukuk biliminin kaynaklarından birini oluşturan çalışmaların tümüdür. Hukuku açıklamak ve yorumlamak olan hukuk biliminin kaynaklarından birini oluşturan çalışmaların tümüdür.Hukuk bilimi uzmanlarının ilke görüş ve inançlarıdır.Bilimsel içtihatlardır.  TEAMÜL(Örf-Adet): Yazılı olmayan hukuk veya halk arasındaki yaygın kurallardır. 22

24 “ Harcı adalet olmayan bir cemiyetin binası çürüktür. Ufak bir sarsıntı ile yıkılır.” İDARÎ YARGI KARARLARI:  Devlet yönetimi içinde örgütlenmiş olan idare makamlarının, kamu hukuku alanındaki etkinliklerinden doğan uyuşmazlıkları çözücü kararlardır.  İdari yargının en yüksek mahkemesi Danıştay'dır. Yasama ve Yürütme organları ile İdare, mahkeme kararlarına uymak ve bunları yerine getirmek zorundadır. 23

25 “Adaletsizlik;insanlara büyük acı,yönetimlere mutlak yıkım getirir.”  İDARİ İŞLEM: İdare hukuku alanında yönetimin tek yanlı irade açıklaması ile hukuksal sonuç yaratan başka bir deyişle hukuk düzeninde değişiklik yapan işlemlere idari işlem denir. İlke olarak yönetsel işlemler yürürlüğe girdikleri andan başlayarak etkilerini gösterir. Bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamaları gerekir. Bu yasaların geriye yürümezliği ilkesinin yönetsel idari işlemlere yansımasıdır. Kısaca açıklamak gerekirse borçlandırıcı işlemlerde, disiplin cezalarında geriye yürümezlik kuralı katı bir biçimde uygulanır. Buna karşın affa ilişkin uygulamalar, ilgilinin yararına yapılan işlemler yasal dayanağı bulunmak koşulu ile geriye yürüyebilir. 24

26 “Bir şeyler için vakit şimdidir.Öncesi erken sonrası geçtir.”  SUÇ: Devletin hukuk nizamı içinde kendisine müeyyide olarak ceza konulmuş fiildir. Suçlar; Cürüm ve Kabahat olarak ikiye ayrılır. a)Cürüm: Bireylerin can,mal,namus bakımından güvenliğini bozan,kötü niyetle işlenen,kişinin ve toplumun hukukunu doğrudan ihlal eden ve olumsuz yönde etkileyen fiil ve hareketlerdir. b)Kabahat: Toplumun huzurunu bozan,çoğunlukla kötü niyet bulunmayan ve toplum için muhtemel olan zararları önlemek maksadıyla cezalandırılan fiil ve hareketlerdir. 25

27 SORUŞTURMACININ REDDİ VEYA ÇEKİLMESİ Bir soruşturmacının, görevlendirildiği bir tahkikattan çekilmesi veya reddi C.M.U.K. u hükümlerine göre mümkün değildir. Bununla birlikte, soruşturmacı ile sanık arasında kan bağı olması ya da sihri yönden yakınlığın bulunması halinde durumun; Şikayetçi ya da sanık konumundaki kişilerin çeşitli nedenlerle soruşturmacı­ya karşı güvensizliklerini belli ederek, soruşturmacıyı reddetmeleri mümkün olmamakla birlikte, böyle bir gelişmenin vukuunda keyfiyetin; Soruşturma emrini veren makama iletilerek alınacak emre göre hareket edilmesi uygun olacaktır. 26

28 TEVSİ-İ TAHKİKAT Soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporlarda teklif olunan ceza, kesinleşmiş ceza olmadığından, yetkili makam tarafından her aşamada tahkikatın yenilenmesi, eksiklerinin tamamlanması ve “tevsi-i tahkikat” biçiminde müdahale edilebilir. Bu durumlarda, aynı soruşturmacının yanına yeni bir soruşturmacı veya grup verilebileceği gibi tevsi-i tahkikatın bir başka soruşturma heyeti eliyle yaptırılması da mümkündür. Ancak bu gibi durumlarda Makamdan ‘tevsi-i tahkikat’ onayı alınması gereklidir. Tevsi-i tahkikatta soruşturmanın sonuçları esaslı bir şekilde, yeniden tespit olunur ve ayrı bir rapor düzenlenir. Dosyaya dayalı olarak ilgili “disiplin amiri” veya “disiplin kurulu” tarafından verilip kesinleşmiş bir ceza hakkında, tevsi-i tahkikat söz konusu olamaz. Bu nedenle, kesinleşmiş cezalarla ilgili olarak cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi yönünde alınan inceleme- soruşturma onayları ve tevsi-i tahkikat hukuken geçerlilik arz etmez. Soruşturma onayı veren makam dışında hiçbir merci de tevsi-i tahkikat talebinde bulunamaz. 27


"KUVVE-İ ADLİYENİN NOKTA-İ İSTİNADI KUVVE-İ İCRAİYEDİR 1 Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Bilakis her şey o kanunları tatbik etmek ve ettirmekten." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları