Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GESTALT KURAMDA ÖĞRENME Hidayet Tok.  Gestalt kuramcıları : Wertheimer, Koffka ve Köhler  Davranışçı yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkmış,  Bilişsel-alan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GESTALT KURAMDA ÖĞRENME Hidayet Tok.  Gestalt kuramcıları : Wertheimer, Koffka ve Köhler  Davranışçı yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkmış,  Bilişsel-alan."— Sunum transkripti:

1 GESTALT KURAMDA ÖĞRENME Hidayet Tok

2  Gestalt kuramcıları : Wertheimer, Koffka ve Köhler  Davranışçı yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkmış,  Bilişsel-alan kuramcıları

3  Gestalt sözcüğü: örüntü, bütün ve biçim anlamına gelmektedir.  Gestaltçılar, psikolojik olayların bütününe ve örgütüne dikkat çekmişlerdik.

4 Gestaltçıların temel görüşleri:  1. İnsanlar gördüklerini bir bütün olarak algılarlar. Bütünü oluşturan parçaların aralarındaki ilişkiler algılamada önem taşır.  2. Bir nesnenin ya da parçanın algılanışı, onun diğer parçalarla olan ilişkisine bağlıdır.  3. insanlar, nesneleri bazı örgütleyici eğilimlere göre algılarlar. Bir resimde görülen - dikkat edilen- nesne şekil; geride kalanlar ise zemin olarak algılanır. Öğrenme şekil-zemin arasındaki ilişkilerdeki bir değişmedir; bir başka deyişle, daha iyi bir bütün (Gestalt) geliştirmedir.

5  4. insanlar, çevrelerini bir düzen içinde görürler. Eşya ve olaylar tek başlarına değil; organize edilmiş bir bütünlük içinde anlam kazanırlar.  5. Davranış, kişinin karşılaştığı durumu algılamasına ve durumu kendi amaçları açısından yorumlamasına bağlıdır.

6 Tanım  “ Birleşmiş (organize) haldeki bütün ile parçalar toplamı birbirinden farklı şeylerdir ”

7  6. Bazı Geştalt psikologları algısal alan, bilişsel alan gibi terimlerle kişinin çevresini ve dünyayı algılayışını belirtmek eğilimindedirler.  7. Öğrenme, kişinin karşılaştığı bir durumu algılaması ve yorumundaki bir değişmedir. Bir seziş veya kavrama tamamen davranıştan ayrı olabileceği gibi davranışla da birlikte olabilir.  8. Herhangi bir durumun ya da konunun öğeleri birbiriyle ilgilidir ve bunların her biri bütünlük içinde anlam kazanır. Bütün, onu meydana getiren parçalarının toplamından daha farklıdır.

8  Gestalt  Bütüncü  Bütüne ait  Öznel  Doğuştancı  Bilişsel, fenomenolojik  Davranışçı  Atomcu, indirgemeci, elementçi  Moleküler  Nesnel  Çevreci  Davranışsal

9 Algılama  Wertheimer manzarayı anlamlı bir bütün olarak gördüğümüzü ve bu bütünün, yalnızca çok yapay bir analiz süreciyle farklı renk ve gölge parçalarına bölünebileceğini ileri sürmektedir.

10  Phi fenomen Alman psikolojisi içindeki entellektüel hareketin sadece başlangıç noktasıydı.  Bu hareketin vurgusu, bütünün ayrı ayrı parçalarından çıkarsanamayacağı bir türde parçaların birbirleriyle ilişkili olduğu bir bütünsel yapıyı vurguluyordu.

11  Organizmanın kendini oluşturan parçaların örgütlenmiş bir bütündür. Fiziksel ve Kimyasal elementlere indirgenemez

12 . ..

13  "Bütün, parçalarının toplamından fazladır ve farklıdır."  Geştalt Psikoloji "Bireyin öğrenmesini sağlayan şey nedir?" sorusunu sormak yerine, "Birey durumu algılamayı nasıl öğrenmektedir?" sorusunu sorar. Öğrenme temelde yeni izlerin eklenmesi ve eskilerden çıkarılması değil, fakat bir geştaltın başka bir geştalta dönüşmesidir.

14 Algı Yasaları  1. Şekil-Zemin (Figure-ground) ilişkisi  Çevrede (ya da algısal alanda) dikkatimizi çeken obje şekil olarak bilinirken, onu çevreleyen ortam zemin olarak adlandırılır.

15 Şekil-Zemin ilişkisi

16

17 2. Yakınlık (Proximity) Yasası Bu yasaya göre birbirine yakın olan uyarıcılar algısal alanımızda birlikte gruplandırılmaktadır.

18

19 Here we see three columns of red dots. Even though the dots do not touch, because the distance between dots in each column is smaller than the distance within each row, our brains arrange them into columns

20 And even though in this example the elements are not all the same, we still see columns.

21  "Çalış, baban gibi eşek olma" ifadesi ile "Çalış baban gibi, eşek olma" ABC DEF GHİ...,

22 3. Süreklilik (Continuity) Yasası  Süreklilik yasasına göre bir alandaki öğeler ya da elementler aynı yönde giden bir örüntü veya akış, bir şekil olarak algılanırlar.  Süreklilik yasası, ani, birdenbire olan değişikliklerden çok düz giden sürekliliği algılamaya yöneldiğimizi ifade etmek­tedir.

23 Continuation occurs when the eye is compelled to move through one object and continue to another object. Continuation occurs in the example above, because the viewer's eye will naturally follow a line or curve. The smooth flowing crossbar of the "H" leads the eye directly to the maple leaf.

24 Devamlılık yasası

25 4. Tamamlama (Closure) Yasası  Geştalt kurama göre tamamlanmamış maddeler tamammış gibi algılanmakta ve anımsanmaktadır.  Tamamlama yasası ile tamamlanmamış yaşantıları tamamlamaya eğilimimiz olduğu ifade edilmektedir. Bu doğal eğilimin yanı sıra insanlar tamamlanmamış yaşantılarını, tamamlanmış olanlardan daha önce ve daha net bir şekilde anımsama eğilimindedirler.

26  Closure occurs when an object is incomplete or a space is not completely enclosed. If enough of the shape is indicated, people perceive the whole by filling in the missing information

27 5. Benzerlik (Similarity) Yasası  Benzer biçimde veya renkte olan nesneler birlikte gruplandırılarak algılanmaktadır.

28 Similarity occurs when objects look similar to one another. People often perceive them as a group or pattern The example above (containing 11 distinct objects) appears as as single unit because all of the shapes have similarity. Unity occurs because the triangular shapes at the bottom of the eagle symbol look similar to the shapes that form the sunburst.

29 Tamamlama yasası

30

31 6. Basitlik (Simplicity) Yasası  Bu yasaya göre, diğer öğeler eşit olduğu takdirde birey basit, düzenli bir şekilde organize edilmiş figürleri algılama eğilimindedir. Bu yasa da, algılamanın simetrik, düzenli, düzgün olan iyi bir biçime, şekile, bütüne (gestalt) doğru olduğunu göstermektedir.

32 Basitlik yasası

33 Pragnânz Yasası  Geştalt kuramcıları algısal örgütlemeye yardımcı olan yasaların hepsini kapsayan daha genel bir yasa oluşturmuşlar ve buna Pragnânz yasası adını vermişlerdir.  Koffka bunu şu şekilde açıklamaktadır: "Psikolojik örgütlemeler, kontrol eden koşullar izin verdiği ölçüde, olabildiği kadar iyi olacaktır." Her psikolojik olayda anlamlı, tam ve basit olma eğilimi vardır.

34  Bireyin davranışının gerisindeki nedenleri anlayabilmek için coğrafî çevresinden çok davranışsal çevresi bilinmelidir.

35 Algısal Değişmezler  Bir objeyi, koşullar değişmesine rağmen aynı obje olarak görmemize algısal değişmezlik denir. Kapının pozisyonuna bağlı olmaksızın (örneğin kapalıyken ya da açıkken) onu kapı olarak, kişiyi önümüzde durmasına ya da daha uzakta olmasına bağlı olmaksızın aynı kişi olarak algılarız

36  Bir objeyi, koşullar değişmesine rağmen aynı obje olarak görmemize algısal değişmezlik denir.

37 Davranışların belirleyicileri  Coğrafi çevre ve davranışsal çevre Davranışsal çevre fiziksel çevreden çok daha etkindir.

38 İz kuramı  Algılanan şeyler eskilerin yerine geçmez eskilerle birlikte yeni bir bütün oluşturur  Koffka ’ ya göre kazanılmakta olan yaşantı bellek sürecini harekete geçirir ve etkinlik bittiğinde “ iz ” kalır

39 İz kuramı  Bellek, tıpkı algılama ve öğrenme gibi prägnanz yasasının ilkelerine uymaktadır.  Düzensiz olaylar düzenli gibi, orjinalinde tam olmayanlar tam gibi hatırlanır.  İngilizce seslendirme, Türkçe altyazıyla bir film izlediğinizi düşünün!

40 Unutma  Geriye getirmedeki başarısızlık nedeniyle unutma Hatırlama için verilen ipucu orijinal bilgiye ne kadar benziyorsa hatırlama o kadar kolay olur  İz sistemindeki bozulma nedeniyle unutma Öğrenmenin bellekteki eski yapıyı yeniden oluşturduğunu söylemiştik. Bu yapının çok fazla değişmesi belli bir ipucunun bellekteki hiçbir şeyle eşleşememesi sonucunu doğurabilir.

41 İçgörüsel öğrenme ve problem çözme  Birey, fiziksel olarak deneye yanıla değil, zihinsel olarak deneye yanıla çözüm bulur  Bu çözüm ani ve tam olur.

42 içgörüsel Öğrenme  İçgörüye dayalı öğrenmenin özellikleri şunlardır:  1. Çözüm öncesinden çözüme geçiş ani ve tamdır.  2. içgörüyle edinilen, çözüme dayalı performans genellikle pürüzsüz ve hatasızdır.  3. İçgörüyle kazanılan problem çözümü uzun süre anımsanır,  4. içgörüyle kazanılan bir ilke, diğer problemlerin çözümüne kolayca uygulanır Öğrenen kişi bütün durumu, araçlar ve amaçlar arasındaki bağları algılamayı ya di, mantıksal ilişkileri anla­mayı içeren yeni bir şekilde görür

43 Üretici Düşünme  Wertheimer yaşamının son yıllarında Gestalt yasalarının eğitime uygulanması konusuyla ilgilenmiştir. "Üretici Düşünme"  isimli eserinde Wertheimer, problem çözmenin doğasını ve tekniklerini açıklamıştır. Kendisi problem çözme ile ilgili birbirine zıt iki süreçten bahseder:

44  öğrenmede problemin doğasını anlamaya yönelik olan A tipi çözüm  öğrenilen konu kolaylıkla genellenebilir ve uzun süre anımsanabilir.  B tipi çözüm: öğrenci olguları veya kuralları anlamadan ezberler. Böyle bir öğrenme katıdır, çabuk unutulur ve sadece sınırlı durumlara uygulanabilir.

45  Deneklere birden dokuza kadar, aşağıdaki dizide görüldüğü gibi 15 tane rakam verilmiş ve onlardan bu diziye 15 saniye kadar baktıktan sonra, rakamları sırasıyla anımsa­ maları istenmiştir. 

46  Diğer bir gruba ise sayıların bir araya getirilişindeki ilkeyi bulmaları söylen­miştir. Diziyi inceleyen deneklerden bazıları, sayı dizisinin birden dokuza kadar olan sayıların karesi olduğunu bulmuşlar ve bu ilkeyi haftalar, aylar sonra bile anımsamışlardır.

47 Yaşam Alanı  Yaşam alanı, belirli bir bireyin belirli bir zamandaki davranışını etkileyen olguların ya da gerçeklerin toplamı olarak tanımlanabilir.  Kurama göre alan, bütünün örüntüsüdür. Alanda olan bir değişme, domino etkisi gibi, her şeyi etkilemektedir. En yalın biçimde, dünyanın doğusunda çıkan bir rüzgar, tüm dünyayı etkilemektedir.

48 Kışının sınırı Psikolojik çevre Yaşam alanının sınırı Yaşam alanının dış kabuğu Yetenekler Engel

49 Gestalt Kuramın Eğitim Açısından Doğurguları  Gestalt kuramcılara göre insanlar dünyayı bir bütün olarak algılamaktadırlar. Gelen uyarıcılar birbirinden ayrı bir şekilde değil, bir arada anlamlı bütünler halinde örgütlenmiş bir biçimde algılanmaktadır. Algılamada şekil-zemin ilişkisi, yakınlılık, süreklilik, tamamlama, benzerlik, basitlik ilkeleri söz konusudur.  Bundan dolayı, öğretmen dönemin başında dersin genel çerçevesini bir bütün olarak sunmalı, daha sonra ayrıntısına inmelidir. Ünitenin kendi içindeki öğelerle ve diğer ünitelerle ilişkisi bir bütünlük taşımalıdır.

50  Gestaltçılar içgörüye dayalı öğrenme, problem çözme ve üretici düşünmeye önem verdikleri için, öğretmenler problem çözümü için gerekli tüm öğeleri sunmalıdırlar.

51  Öğrencinin problemin özüne inebilmesi, öğeler arasındaki ilişkileri keşfetmesi ve olası çözüm yollarından en uygununu bulabilmesi için yardımcı olunmalıdır. Öğrenci bilişsel anlamda bir dengesizlik içine sokulmalı, merakı uyandırılmalıdır.  Dolayısıyla öğrenci çözüm yolunu bulduğunda dengeyi yeniden kuracak ve kendine güveni de artacaktır.

52  Gestaltçılara göre öğrencinin körü körüne ezberleyerek değil de anlayarak öğrenmesi önemlidir. Bunun için öğrenci yalnızca mantıklı değil çok yönlü ve yaratıcı düşünebilmelidir.

53  Geştalt kuramcılar, öğrenme ile ilgili olarak yapılan tekrarları yararlı görmektedirler. Öğretmenler bu tekrarların, çok sayıda problem durumu sunarak, anlamaya dayalı olmasına özen göstermelidirler. Uygulamalı ödevler de bu amaca hizmet eder.

54


"GESTALT KURAMDA ÖĞRENME Hidayet Tok.  Gestalt kuramcıları : Wertheimer, Koffka ve Köhler  Davranışçı yaklaşıma tepki olarak ortaya çıkmış,  Bilişsel-alan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları