Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SEKİZİNCİ BÖLÜM: KELÂM SIFATI Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SEKİZİNCİ BÖLÜM: KELÂM SIFATI Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden."— Sunum transkripti:

1 SEKİZİNCİ BÖLÜM: KELÂM SIFATI Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden

2  Kâinatın en büyük sırlarından biri:  Konuşma ve anlama.

3  Sayısız şekillerde karşımıza çıkar.  Etrafımızdaki varlıklar konuşur.  Biz konuşuruz.  Dinler ve anlarız.

4  Bildiğimiz şey:  Konuşmak.  Bilmediğimiz şey:  “Nasıl konuşuyoruz?”

5  Önce düşünceler gelir.  Sonra kelimeler seçilir.  Kelimeler ard arda dizilir.

6  Daha önce hayatımızda hiç kullanmadığımız cümleler kurarız.  Düşüncelerimizi sembollere tercüme ederiz.

7  Sembolleri “egzos gazına” yükleriz.  Vücutta işini bitirmiş ve artık zararlı hale gelmiş bulunan hava, dışarı atılırken “düşüncelerimizi” beraberinde taşır.

8  “Egzos gazı,” ses tellerinden geçerken, dünyada sadece bir kişiye has olan bir güzelliğe bürünür.  Bundan sonrasını dil, dişler, ağız boşluğu ve dudaklar tamamlar.

9  “Egzos gazına” duygu yüklenir.  Yüz kasları ve gözler de konuşmaya katılır.

10  Ağızdan çıkan kelimeleri hava zerreleri kapışır.  Minik kulakların işittiğini minik ağızlar tekrarlar.  Her bir zerre, işittiği kelimelerin milyarlarca kopyasını çıkarır.

11  Kopyalanan sinyaller, her bir insan için özel bir stereofonik stüdyo olarak düzenlenmiş kulaklara ulaşır.

12  Alınan sinyaller değerlendirme merkezine ulaştırılır.  Merkezde, diğer istihbarat birimlerinden gelen bilgiler de dikkate alınır.  Şifreler çözülür, mesaj anlaşılır.

13  Şimdi bir daha Dünyanın başlangıcına dönün.  Hiç yoktan bir konuşma yaratmak ne demektir, tasavvur edin, edebilirseniz.

14  Rahmân,  Kur’ân’ı öğretti.  İnsanı yarattı,  Ona beyanı öğretti.  RAHMÂN SÛRESİ, 55:1-4

15  Yeryüzünde milyonlarca tür canlı yaşar.  Bunun anlamı:  Yeryüzünde milyonlarca dil konuşulur.

16  Kimi bakışlarıyla konuşur.  Kimi yüz ifadesini konuşturur.

17  Kimi antenleriyle konuşur.  Kimi kelimeler yerine kokuyu kullanır.

18  Işık, ses, elektrik, hareket...  Bunlar gibi nice unsurlar, nice canlılar arasında bir haberleşme vasıtası olur.

19  Kur’ân, hayvanların başka türlü konuşmalarından da söz eder.

20  Davud’a vâris olduğunda, Süleyman “Ey insanlar,” dedi. “Bize kuş dili öğretildi ve herşeyden bir nasip verildi. Bu ise apaçık bir lütuftur.”  Derken Süleyman’ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen ordusu toplandı. Hepsi de düzenli bir şekilde sevk ediliyordu.  Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca “Yuvalarınıza girin, karıncalar,” dedi. “Tâ ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi çiğnemesin.”  Bu söze gülümseyen Süleyman “Rabbim,” dedi. “Bana, anne ve babama lütfettiğin nimetlere şükretmeyi ve seni razı edecek güzel işler yapmayı bana ilham et. Ve beni, salih kullarınla birlikte rahmetine al.”  NEML SÛRESİ, 27:16-19

21  Çok geçmeden hüdhüd çıkageldi ve dedi ki: “Ben senin bilmediğin birşeyi öğrendim ve Sebe’ kavminden gerçek bir haber getirdim.  “Orada, onları yöneten bir kadın hükümdar buldum ki, her türlü imkâna sahip; pek büyük bir de tahtı var.  “Onu ve kavmini, Allah’ı bırakmış da güneşe secde ediyor halde buldum. Şeytan bu işi onlara böyle süsleyerek onları yoldan çıkarmış; bir daha da yollarını doğrultamıyorlar.

22  “Göklerde ve yerdeki gizlilikleri meydana çıkaran ve sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilen Allah’a secde etmemeleri için şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş.  “O Allah ki, Ondan başka tanrı yoktur; O, Büyük Arş’ın Rabbidir.”  Süleyman “Göreceğiz,” dedi. “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancının biri misin?  “Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra bir kenara çekil ve ne yapacaklarına bak.”  NEML SÛRESİ, 27:22-28

23  Peygamberimizin mucizeleri arasında da  konuşan kurt ve deve,  ona selâm veren ağaçlar ve taşlar,  tesbih eden eşya,  ağlayan hurma kütüğüne dair sahih haberler vardır.

24  Kur’ân’ın haberlerinden:  Bugün konuşmaktan en uzak görünen şeyler birgün konuşacak ve neler, neler anlatacak...

25  O gün onların ağızlarını mühürleriz de elleri Bize konuşur, ayakları şahitlik eder işledikleri günahlara.  YÂSİN, 36:65

26  Oraya vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, onların işledikleri hakkında kendileri aleyhine şahitlik ederler.  Derilerine “Niçin aleyhimizde şahitlik ettiniz?” derler. Derileri der ki: “Bizi, herşeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk defasında yaratan da O idi; yine Ona dönüyorsunuz.”  Oysa siz daha önce ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin şahitliğinden çekinmiyor, Allah’ı ise yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez sanıyordunuz.  FUSSILET, 41:20-22

27  Kullarına konuşmayı öğreten Allah, onlarla da iki şekilde konuşur:  İlham  Vahiy

28  İlhamlar ekseriyetle vasıtasızdır.  Yüce Allah’ın insanlarla, cinlerle, hayvanlarla, ilhamlar vasıtasıyla konuşmaları vardır.

29  Rabbin balarısına vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan, insanların kurduğu kovanlardan kendine evler edin.  “Sonra her türlü üründen ye de, Rabbinin sana müyesser kıldığı yollara çık.”  NAHL, 16:68-69

30  Bundan başka, duman halindeki göğe yöneldi ve hem ona, hem de yeryüzüne “İsteseniz de, istemeseniz de gelin” buyurdu. İkisi de “İsteyerek geldik” dedi.  Onların hepsini yedi gök olarak iki günde yarattı ve herbir göğe görevlerini bildirdi.  FUSSILET,

31  İşte o gün yeryüzü haberlerini anlatır.  Çünkü Rabbin ona bunu vahyetmiştir.  ZİLZÂL, 99:4-5

32  Vahiy melek vasıtasıyla olur.  Vahiy net, şüpheden uzak ve herkesi bağlayıcıdır.

33  Senden önce de Biz hiçbir resul veya nebî göndermedik ki, onlardan biri birşey dilediğinde, şeytan onun dileğine bir vesvese karıştırmış olmasın. Fakat Allah şeytanın attığı vesveseyi giderir ve âyetlerini sapasağlam yerleştirir. Zira Allah herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.  HAC, 22:52

34  Gaybı bilen Odur; hiç kimseye gaybını açık bir şekilde bildirmez.  Ancak bildirmek istediği peygamberler müstesna. Onun da önüne ve arkasına bekçiler koyar.  Tâ ki, peygamberler, Rableri tarafından gönderilenleri meleklerin tastamam ulaştırdıklarını bilsin. Allah ise onların her halini kuşatmış ve herşeyi tek tek saymıştır.  CİN, 72:26-28

35  Allah’ın bir beşerle konuşması ancak vahiyle veya perde gerisinden olur; yahut ona bir elçi gönderir de, Onun izniyle, Onun dilediği şeyi elçi ona vahyeder. Şüphesiz ki O pek yücedir ve sonsuz hikmet sahibidir.  ŞÛRÂ, 42:51

36  Bundan önce sana kıssalarını anlattığımız peygamberlere ve kıssalarını sana anlatmadığımız peygamberlere de vahyettik. Musa ile de Allah bizzat kelâmıyla konuştu.  NİSÂ, 4:164  İşte bu peygamberlere Biz birbirinden farklı üstünlükler verdik. Onlardan kimiyle Allah bizzat konuştu; bazılarını da derece derece yükseltti.  BAKARA, 2:253

37  Biz senden önce hangi peygamberi gönderdiysek, ona “Benden başka tanrı yoktur; sadece Bana kulluk edin” diye vahyetmişizdir.  ENBİYÂ, 21:25

38  Kudreti herşeye üstün olan ve hikmeti herşeyi kuşatan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyediyor.  ŞÛRÂ, 42:3

39  Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnız Bize ibadet eden kullardı.  ENBİYÂ, 21:73

40  Ceset için ruh ne ise, insanlık âlemi için de vahiy böyledir.  Kur’ân, bu yüzden,  vahiy için “ruh”  vahiy meleği için de “Ruh, Rûhu’l-Emîn, Rûhu’l-Kudüs” tabirlerini kullanır.

41  O, insanları “Benden başka tanrı yoktur; Bana karşı gelmekten sakının” diye uyarmaları için, kullarından dilediğine, meleklerini kendi emrinden olan ruh ile indirir.  NAHL, 16:2

42  Böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Yoksa daha önce sen kitap nedir, iman nedir, bilmezdin. Biz Kur’ân’ı bir nur yaptık ki, onunla kullarımızdan dilediklerimize yol gösteriyoruz. Sen de, hiç şüphesiz, dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun.  ŞÛRÂ, 42:52

43  Hiç şüphesiz, o Âlemlerin Rabbi katından indirilmiştir.  Onu Ruhu’l-Emin indirdi.  ŞUARÂ, 26:

44  And olsun ki, biz Musa’ya kitap verdik; ondan sonra da peş peşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs ile güçlendirdik.  BAKARA, 2:87

45  De ki: Onu, iman edenlere sebat vermek, hakka teslim olanlara da hidayet ve müjde olmak üzere, Rabbinden hak ile Ruhu’l-Kudüs indiriyor.  NAHL, 16:102

46  Kitapta Meryem’i de an. Hani o ailesinden ayrılmış ve doğu tarafında bir yere çekilmişti.  Ve onlarla arasına bir perde germişti. Derken Biz ona Ruhumuzu gönderdik; o da kendisine aynen bir beşer şeklinde göründü.  Meryem “Senden Rahmân’a sığınırım,” dedi. “Allah’tan korkuyorsan bana dokunma.”  Cebrail “Ben Rabbinin elçisiyim,” dedi. “Sana tertemiz bir oğul bağışlamak için geldim.”  MERYEM, 19:16-19

47  İnsanlık âlemine can veren bir ruh olarak gelen vahiy, aynı zamanda, kâinatı da canlandırır.  Cansız ve şuursuz varlıklar canlanır, şuurlanır, Âlemlerin Rabbini sayısız dillerle tesbih etmeye başlar.

48  Yedi gök ve yer ile bunlarda olan kim varsa Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Lâkin siz onların tesbihini anlamıyorsunuz. O ise Halîmdir, Gafûrdur.  İSRÂ, 17:44

49  Gök gürültüsü hamd ile, melekler Allah korkusuyla Onu tesbih eder.  RA’D, 13:44

50  Göklerde ve yerde olanların ve kanat çırpan kuşların Onu tesbih ettiğini görmedin mi? Onların hepsi duasını da bilir, tesbihini de. Allah ise onların yaptıklarını bilir.  NUR, 24:41

51  Arş’ı taşıyan ve onun etrafında bulunan melekler Rablerini hamd ile tesbih eder, Ona iman eder ve mü’minlerin bağışlanmaları için dua ederler.  MÜ’MİN, 40:7

52  Gece, gündüz, Güneş ve Ay da Onun âyetlerindendir. Siz ne Güneşe, ne de Aya secde etmeyin; bütün bunları yaratan Allah’a secde edin— eğer sadece Ona kulluk edecekseniz.  Eğer onlar bunu kibirlerine yediremeyecek olurlarsa, şu bir gerçek ki, Rabbinin katında bulunanlar gece gündüz usanmaksızın Onu tesbih ederler.  FUSSILET, 41:37-38

53  Kur’ân’ın ışığında, bütün varlık âlemi, Yer ve Gökler Rabbini tesbih eden bir lisan olur.

54  Gökler, o lisanın kelimelerinden birer kelime olur.

55  Gökler de bir muhteşem lisan olur.  Galaksiler o lisanın kelimelerinden birer kelime olur.

56  O kelimelerden bir galaksi, bir lisan olur.  Yıldızlar o lisanın kelimelerinden birer kelime olur.

57  Güneş de o sayısız kelimelerden biri iken, kendi çapında bir lisan olur.  Gezegenler o lisanın kelimeleri olur.

58  Dünya, o kelimelerden biri iken, kendisi zengin bir lisan olur.  Kıt’alar, okyanuslar, yer, atmosfer, denizin altı, yerin altı ve üstü o lisanın kelimeleri olur.

59  O kelimelerden her biri yine birer lisan olur.  Onun dağları, denizleri, ovaları, nehirleri, bağları, bahçeleri onun tesbih kelimeleri olur.

60  O kelimelerden bir bahçe, bir lisan olur.  Bahçenin ağaçları, çiçekleri, otları, kuşları, böcekleri o lisanın kelimeleri olur.

61  Bir ağaç bir lisan olur.  Dalları, yaprakları, çiçekleri, meyveleri onun tesbih kelimeleri olur.

62  Her yaprak bir lisan, hücreler onun kelimeleri olur...

63  Eğer yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, arkasından buna yedi deniz daha katılsa, yine de Allah’ın sözleri yazmakla tükenmezdi. Muhakkak ki Allah’ın kudreti herşeye üstündür, her işi de hikmet iledir.  LOKMAN, 31:27

64  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"SEKİZİNCİ BÖLÜM: KELÂM SIFATI Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları