Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Son 10 Yılda Sağlık Ölçütlerindeki Değişiklikler.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Son 10 Yılda Sağlık Ölçütlerindeki Değişiklikler."— Sunum transkripti:

1 Son 10 Yılda Sağlık Ölçütlerindeki Değişiklikler

2 Sağlık ölçütleri toplumu sağlık, hastalık, ölüm, doğurganlık, sağlık hizmetlerinden yararlanma vb. değişik yönleri ile tanımlar.

3 Bir bölgenin ya da ülkenin değişik zaman kesitlerindeki sağlık düzeylerinin ne durumda olduğunun karşılaştırılması Sağlık düzeyinin başka bölge ve ülkelerin sağlık düzeyleri ile karşılaştırılması Sunulan sağlık hizmetlerinin (ilaç,aşı,eğitim) sorunları çözmedeki etkinliklerinin değerlendirilmesi amacıyla bu göstergelerden yararlanılır

4 Sağlık düzeyi ölçütleri açısından daha iyi bir konuma gelinmesinde temel sağlık hizmetlerinin,birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesi ve yaygınlığı önemli.

5 KABA ÖLÜM HIZI Kaba ölüm hızı bir toplumda tüm nedenler- den olan ölümlerin boyutunu gösteren bir hızdır. 1 yıl içinde görülen toplam ölüm sayısıX1000 yıl ortası nüfus

6 (Binde) KABA ÖLÜM HIZI6,56,46,6 Kaba ölüm hızı çok iyi bir sağlık ölçütü değildir.Türkiye’de diğer ülkelere göre düşük olmasının nedeni genç nüfusumuzun fazla olmasıdır.

7 BEBEK ÖLÜM HIZI 1 yaş altı ölüm x 1000 Aynı yıldaki canlı doğum sayısı

8 Bebek ve çocuk ölümlerinin % 90 veya daha fazlası  çevre sağlığının düzeltilmesi  ana çocuk sağlığı hizmetlerinin arttırılması  annelere gerekli eğitimin verilmesi  aşı programlarının aksatılmadan uygulanması  beslenme ihtiyaçlarının yeterli seviyeye çıkarılması ile önlenebilir.

9 Türkiye’de 1960 yılında % olan infantil mortalite oranı, 1996 yılında % 0.41, 2003 yılında % 0.29 civarına gerilemiştir. Bu oran 1996’da İsveç’te % 0.4, Yunanistan’da % 0.8, Afganistan’da % 0.165, Angola’da % 0.170’dir.

10

11

12 Bebek Ölüm Nedenleri Gelişmiş ülkeler Doğum travmaları Konjenital anomaliler Solunum yolu hastalıkları Kazalar Diğer infeksiyonlar Gelişmekte olan ülkeler Doğum travmaları Solunum yolu infeksiyonları Gastroenteritler Konjenital anomaliler Diğer infeksiyonlar

13 Genç yaştaki annelerin çocuklarının, doğum sırası yüksek olan çocukların ve kısa bir doğum aralığından sonra doğan çocukların diğer gruplardaki çocuklara oranla daha yüksek ölüm risklerine sahip oldukları gösterilmektedir. Doğum aralıklarına göre gözlenen farklılaşma, özellikle dikkat çekici niteliktedir; 2 yıldan daha kısa bir doğum aralığından sonra doğan çocuklar için bebek ölüm hızı binde 74’e kadar yükselmektedir.

14 Annenin doğurganlık davranışı ile çocuklarının hayatta kalma olasılıkları arasında güçlü bir ilişki var.

15  Anneleri doğum sırasında çok genç ya da çok yaşlı olan  Kısa bir doğum aralığından sonra doğan  Anneleri çok fazla doğum yapmış olan bebekler ve çocuklar daha yüksek ölüm risklerine maruz kalmaktadır

16

17 Diğer ülkeler ve Türkiye'de 1997 yılında gözlenen nüfus artış hızı, bebek ölüm hızı, 5 yaş altı ölüm hızı, kaba ölüm hızı ve maternal mortalite hızı gibi bazı hızlar incelendiğinde ülkemizde sadece kaba ölüm hızının diğer ülkelerden düşük olduğu ortaya çıkmaktadır

18 ANNE ÖLÜM ORANI Doğumdan sonraki ilk 6 hafta içinde ölen kadın sayısı x Aynı toplumdaki aynı süre içinde canlı doğum sayısı

19 Doğum öncesi dönemde bakım hizmetleri ile doğumların sağlık kuruluşunda gerçekleşmesinin anne ölüm hızı üzerine direk etkisi bulunmaktadır nüfus ve sağlık araştırması verilerine göre doğum öncesi bakım hizmeti almayan annelerin oranı %32, sağlık kuruluşunda gerçekleşen doğumların oranı %73

20 …ama sağlık kuruluşunda gerçekleşmeyen doğumların oranının bazı bölgelerimizde % 56'lara kadar çıkması % 19 oranında doğumun sağlık personeli dışındaki kişiler tarafından yaptırılması

21  Maternal mortalite doğum yaşına profesyonel sağlık hizmeti alınmasına, sosyoekonomik düzeye göre değişmektedir. (yüzbinde) Maternal mortalite

22 Avrupa ülkelerinde 100 bin canlı doğumda 24 olan anne ölüm oranı Türkiye’de 100 bin canlı doğumda 28 Nedeni sürekli artan doğum öncesi ve sonrası bakım

23

24 Unicef destekli anne çocuk eğitim programı

25 5 YAŞ ALTI ÖLÜM ORANI 1990’da binde 52,1 2003’te binde ’te binde ’de ise binde 23’e gerilemiştir.

26 Malnutrisyon, Annenin eğitim oranı, Aşılama, Sağlık hizmetlerine erişilebilmesi gibi faktörlerin etkisi altındadır.

27

28 İnfant,çocuk ve anne ölümü eğitimli kadınlarda daha düşüktür. Hiç eğitimi olmayan ya da ilköğretim birinci kademeyi tamamlamayan annelerin çocukları arasında bebek ölüm hızı binde 51 iken, anneleri ilköğretim ikinci kademe ve üstü eğitime sahip olan çocuklar arasında binde 18’dir.(TNSA 2003)

29 ÇOCUKLARDA BESLENME DURUMU Çocukların beslenme durumunu açıklamak için yaşa göre boy, boya göre ağırlık, yaşa göre ağırlık endekslerine bakılmıştır. Yaşa göre boy lineer büyüme geriliğinin göstergesidir. Yaşa-göre-boy endeksine göre, referans grubun ortanca değerinden eksi iki standart (-2SD) sapma gösteren çocuklar, yaşlarına göre kısa kabul edilmekte ve bu kronik beslenme probleminin bir göstergesi sayılmaktadır. Referans grubun ortanca değerinden eksi üç standart sapma (-3 SD) gösteren çocuklar ise ciddi olarak kısa boylu kabul edilmektedir.

30 Boya-göre-ağırlık endeksi, vücut ağırlığını, vücut uzunluğuna göre değerlendirir.Referans grubu ortanca değerinden eksi iki standart sapma gösteren çocuklar zayıf(düşük kilolu) kabul edilmekte ve akut olarak yetersiz beslenmiş sayılmaktadır. Burada söz konusu olan zayıflık, araştırma tarihinden hemen önceki dönemde yeterli beslenmemeyi ifade etmektedir ve büyük olasılıkla yakın geçmişte geçirilen bir hastalık, özellikle ishal, ya da gıda arzındaki mevsimsel farklılıkların sonucudur. Yaşa-göre-ağırlık endeksi hem akut hem de kronik yetersiz beslenmeyi değerlendirmektedir ve genel olarak beslenme durumunun uzun dönemli değerlendirmesini yapmak için kullanılır.

31 Genelde, yetersiz beslenme küçük çocuklar için önemli bir problem gibi gözükmemektedir. Ancak, kısa boylu olarak sınıflandırılan çocukların oranı ilk yaştan itibaren devamlı bir artış göstermektedir aylık çocukların yaklaşık yüzde 15’i kısa boylu olarak sınıflandırılmıştır. Beş yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 15’i kronik olarak yetersiz beslenmiştir ve yüzde 5’i ciddi şekilde kısa boyludur. Tüm bu göstergeler, yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlıklarını ve/veya tekrarlayan kronik enfeksiyonların varlığını yansıtmaktadır Yetersiz beslenme yüzdesindeki artışın çocuğun doğum sırasındaki artış ile birlikte olduğu gerçeği önemlidir.Doğum sırası 6 ve daha yukarı olan çocukların dörtte birinden fazlası ve doğum sırası dört veya beş olan çocukların beşte biri yaşına göre kısadır. Doğum aralığı da kısa boyluluk prevalansını etkilemektedir. İki yıldan daha kısa aralıklarla doğan çocukların kısa boylu olma olasılığı çok yüksek olup, bu çocukların yüzde 21’i kısa boyludur ve yüzde 8’i ciddi şekilde kronik beslenme yetersizliği göstermektedir.

32 (TNSA-2003)

33 ÇOCUKLARDA BESLENME DURUMU 5YAŞ ALTI ÇOCUKLARDA KISA BOYLULUK (%)Sİ 5YAŞ ALTI ÇOCUKLARDA ZAYIFLIK(%)Sİ TÜRKİYE 19,115,473,5 AMERİKA3,3 BULGARİSTAN 8,81,6 ÇEK CUMHURİYETİ 2,62,1 (WHO )

34 Doğum öncesi bakımda anne yaşı,doğum sayısı,kentte ya da kırsal kesimde yaşama belirleyici ve önemli faktörlerdir. 35 yaş altı gebelerde doğum öncesi bakım %85.6 iken;35 yaş üstü gebelerde bu oran %69,9’a düşmektedir İlk doğumda doğum öncesi bakım %93 iken her yeni gebelikte bu oran azalmakla birlikte 6 ve daha fazla doğum yapanlarda %49.9’a kadar düşmektedir. Kentsel yerleşimlerde doğum öncesi bakım %88.6 iken;kırsal yerleşimlerde %66.8 olmaktadır. DOĞUM ÖNCESİ BAKIM ALMA

35 (TNSA-2003)

36

37 DOĞUM ÖNCESİ BAKIM SAYISI Ülkemizde doğum öncesi bakım almayan oranı %18.6 ; 4 ve üzeri takip alanlar ise %53.9’dur. Gebeliğin ilk 4 ayı içerisinde bakıma gelenler %58 civarındayken; 6.ayından sonra bakım alanlar %7, 8.ayından sonra bakım alanlar %2,3’e kadar düşmektedir.Oysa ki 28.haftaya kadar ayda bir; 28.haftadan sonra 2 haftada bir; 36.haftadan sonra ise her hafta bakıma gelinmelidir. Doğum öncesi bakım alanlarda ilk bakıma gelme ayı ortalama 2,8 kırsal kesimde 3,5 aydır.Bunların ortalama değer olduğunu gözönünde bulundurursak doğum öncesi bakımın bir parçası olan 3’lü test gibi imkanlardan faydalanmada önemli sayıda gebe geç kalmaktadır.

38 DOĞUM ÖNCESİ BAKIM SAYISI (TNSA-2003)

39 DOĞUM ÖNCESİ BAKIM SAYISI EN AZ 4 KERE ANTENATAL TAKİP(%) TÜRKİYE4254 İTALYA68 GÜRCİSTAN75 KAZAKİSTAN 70 MOLDOVA89 ROMANYA76 TÜRKMENİSTAN 83 DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIKLI YENİDOĞAN(% 0 ) TÜRKİYE 16 AMERİKA 8 İTALYA 6 JAPONYA 8 FRANSA 7 (WHO )

40 YATAKLI VE YATAKSIZ SAĞLIK KURUMLARINDA TEDAVİ EDİLENLER (TNSA-2003)

41 tarihleri arasında yatak sayısı %12 artış göstermiştir.aynı sürede yatarak tedavi edilen hasta sayısı %35 artış göstermiştir tarihleri arasında yataksız sağlık kurumu %28 azalırken, ayakta tedavi edilen hasta sayısı %43 artmıştır. Bu oranlar yataklı ve yataksız sağlık kurumlarındaki artışın tedavi almak için başvuran hasta sayısı artışı karşısında çok yetersiz olduğunu ve yataksız(ayakta)tedavi veren sağlık kurumlarında azalma olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda bu değerler 1.basamak sağlık kuruluşlarının gereği gibi kullanılmadığını buna mukabil 2.ve3. Basamak sağlık kuruluşlarının esas işlevi dışına çıktığını göstermektedir. YATAKLI VE YATAKSIZ SAĞLIK KURUMLARINDA TEDAVİ EDİLENLER

42 HASTANELERDE KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YATAK SAYISI TÜRKİYE27 AMERİKA 32 FRANSA 73 ALMANYA 83 YUNANİSTAN 47 İNGİLTERE 39 JAPONYA 141 (WHO )

43 Difteri-boğmaca-tetanoz Aşı 1937 de DB,1968 den beri DBT olarak uygulanmaktadır. GBP uygulanmaya başladığından bu yana aşının primer aşılama ve birinci rapel dozuyla ilgili bir değişiklik 2008 yılına kadar olmamıştır.

44 DBT 2008 de değişiklik olmuş asellüler boğmaca aşısı kullanılmaya başlanmıştır. Bu değişiklikle beraber primer aşı şeması da ve 4. aylardan, aylara alınmıştır

45 Difteri-boğmaca-tetanoz 2006 da ulusal programa alınan Hib,2008 da başlanan IPA aşılaması da göz önünde bulundurularak aşı DaBT-IPA-Hib olarak uygulanmaya başlanmıştır.

46 Difteri-boğmaca-tetanoz Aşının ikinci ve daha sonraki rapellerindeki değişimler şöyle olmuştur; 2000 yılında ilköğretim 1. ve 5. sınıflardaki rapel Td 2003 yılında ise ilkokul 1,5 ve lise birinci sınıflara uygulanan rapel dozlar değiştirilerek ilköğretim 1 ve 8 de Td lise birinci sınıfta yapılan TT dozunun da kaldırılması kararlaştırılmıştır.

47 Tablo III. Aşı ile korunulabilir hastalıkların Dünya’da ve Türkiye’de yıllara göre bildirimi.21

48 Türkiye Dünya Difteri Boğmaca Tetanos 67 (1990) (neonatal) Tetanos (toplam)

49 Gelişmekte olan ülkeler Gelişmiş ülkeler Difteri Boğmaca Tetanos (neonatal) Tetanos (toplam)

50 Difteri-boğmaca-tetanoz Ülkemizde ikinci rapelin okulda yapılması nedeniyle çocuklar ancak 4 doz boğmaca aşısı olmaktadır Gelişmiş ülkelerde beş doz boğmaca aşısından sonra artık adölesan ve erişkinlere de boğmaca aşısı yapılmaktadır. Gelecekte ülkemizde tartışılmaya başlanacaktır!!!!!!

51 ülkeler DBT kenya pakistan fransa almanya yunanistan8988 italya türkiye İngiltere amerika969496

52 Hepatit b aşısı DSÖ 1992 yılında ulusal programlara alınmasını önermiş 1995 yılına kadar taşıyıcılığı %8 ve üzerinde 1997 ye kadar tüm dünya ülkelerinde ulusal aşı programlarına alınmasını öngörmüştür. Aşı 2005 yılından beri tüm dünya ülkelerinin %83 nün ulusal programında yer almaktadır

53 Hepatit b aşısı Aşı ülkemizde ilk defa 1998 yılında ulusal aşı programlarına dahil edilmiş( ) Aşının uygulanma şeması 2003 yılında değiştirilmiştir( )

54 Hepatit b aşısı Aşı uygulaması 2006 dan itibaren aylar olarak değiştirilmiş ve adölesan yakalama aşısı da programa eklenmiştir Yakalama aşı programını bir yıl içinde bitirmek için yakalama aşısı 2007 yılında 3-8.sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde uygulanmış böylece bir yıl içinde program tamamlanabilmiştir.

55 ülkeler HEPATİTB kenya pakistan italya türkiye6988 İngiltere95 96 amerika878992

56 Yaşam süresi Sosyoekonomik düzey Beslenme Medikal alandaki gelişmeler Doğum öncesi/sonrası bakım Endüstrileşme Doğum sayılarında azalma

57 ülkeler Doğumda beklenen sağlıklı yaşam süresi(her iki cinsiyet ort) Doğumda beklenen yaşam süresi(her iki cinsiyet ort) kenya 4453 pakistan fransa almanya yunanistan italya türkiye İngiltere7179 amerika697778

58 SERVİKS KANSERİ Tüm dünyada kadınlarda kansere bağlı ölümler içinde ikinci sırada yer almaktadır.

59 ETYOLOJİ HPV!!!! Erken yaşta koıtus sigara Amerika birleşik devletleri ‘hastalık kontrol merkezi’ verilerine göre dünyada seksüel aktif kadın ve erkeklerin yaşam boyu HPV ile infekte olma olasılığı en az %50 olarak bildirilmiştir

60 SERVİKS CA PAP smear!!!!

61 TARAMA NCI(National Cancer İnstitute) tarafından yılları arasında yapılan bir araştırma,tarama programları sayesinde serviks ca insidansında %43; serviks ca bağlı ölümlerde %46 azalma olduğu tespit edilmiştir.

62 SERVİKS CA 2002 yılında tüm dünyada yeni olgu saptandığı ve hastanın kaybedildiği düşünülmektedir Serviks ca olgularının %83 ü gelişmekte olan ülkelerde olmaktadır

63 SERVİKS CA Türkiye’deki HPV sıklığı net olarak bilinmemektedir(Globokan 2002 verilerine göre Türkiye’de serviks kanseri sıklığı de 4.5 ) En son 8 ilde yapılan bir çalışmaya göre HPV sıklığı de 3.96 olarak bulunmuştur

64 SERVİKS CA Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1996’da…….623 serviks ca saptanmış…7.sırada 2002’de……708 serviks ca…10.sıra 2003’te…….763 serviks ca…9.sıra

65 AMAÇ PAP-smear GÜVENLİ CİNSEL İLİŞKİ Hijyen

66 HAZIRLAYANLAR Hatice Şeyma EREN Reşid YILDIRIM Sina KARDAŞ


"Son 10 Yılda Sağlık Ölçütlerindeki Değişiklikler." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları