Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Giriş Kitab-ı Mukaddes ile ilgili teknik bilgi Kuran’ın, Tevrat’ı ve İncil’i tasdik edişi, övüşü ve Yahudiler’i bazı eylemlerinden dolayı (tahrif, tebdîl,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Giriş Kitab-ı Mukaddes ile ilgili teknik bilgi Kuran’ın, Tevrat’ı ve İncil’i tasdik edişi, övüşü ve Yahudiler’i bazı eylemlerinden dolayı (tahrif, tebdîl,"— Sunum transkripti:

1

2 Giriş Kitab-ı Mukaddes ile ilgili teknik bilgi Kuran’ın, Tevrat’ı ve İncil’i tasdik edişi, övüşü ve Yahudiler’i bazı eylemlerinden dolayı (tahrif, tebdîl, gizleme ve elleriyle yazdıkları kitapları az bir menfaat karşılığında Allah’ın ayetleri diye satma gibi) suçlaması Sonuç Ekler (Kitab-ı Mukaddes’in Kuran’ın anlaşılmasındaki rolü, Kitab-ı Mukaddes’te Hz. Muhammed’in müjdelenmesi, Barnabas İncili,nin mahiyeti, Kuran’dan Kitab-ı Mukaddes’e yapılan referanslar, ondan yapılan alıntılar, aralarındaki benzer ifadeler)

3 ‘Kutsal kitaplara iman’ İslam’ın altı iman esasından biridir. Mevcut haliyle Yahudilerin ve Hıristiyanların elinde bulunan Kitab-ı Mukaddes, Kuran’la beraber iman edilmesi gereken kitaplar sırasına dâhil midir? Eğer dâhil ise Kuran ve hadisler açısından mahiyeti ve konumunun nedir? Hâlihazırda mevcut Kitab-ı Mukaddes bir Müslüman için ne anlam ifade eder ve bir Müslüman ona nasıl yaklaşması gerekir?

4 KİTAB-I MUKADDES (KUTSAL KİTAP) İLE İLGİLİ TEKNİK BİLGİ KİTAB-I MUKADDES Eski Ahit Yeni Ahit

5 1-ESKİ AHİT (İbr. Tanakh) Tevrat (İbr. Torah; Yun. Nomos)/ Pentateuch: Tekvîn (Bereşit), Çıkış (Şemot), Levililer (Vayikra), Sayılar (Bemidbar), Tesniye (Dıvarim). Tevrat’ın Versiyonları: Yahudi versiyonu Samiri versiyonu Peygamberler (Nevi’îm): Yeşu (Yehuşua), Hâkimler (Şoftîm), I. ve II. Samuel (Şmuel), I. ve II. Krallar (Melahîm), Yişaya (Yişa’yahu), Yeremya (Yirmiyahu), Ezekiel (Yezekel), On İki Peygamber (Şnayim Asar): Hoşea, Yo’el, Amos, Ovadya (Obadya), Yunus (Yona), Mikha, Nahum, Habakkuk, Tsefenya, Haggay, Zekarya, Mal’aki. Kitaplar (Ketuvîm): Mezmurlar/ Zebur (Tehilim), Süleyman’ın Meselleri (Mişley), Eyub (İyov), Neşideler Neşidesi (Şir Ha Şirîm), Ruth, Yeremya’nın Mersiyeleri (Ekha), Vaiz (Kohelet), Ester, Daniel, Ezra- Nehemyah, I. ve II. Tarihler (Divrey Ha Yamîm)

6 Eski Ahit ’ in Terc ü meleri Targumlar (Aramca): Targum Onkelos, Targum Yonathan Septuaginta/ Yetmişler (Yunanca) Peshitta (Süryanice) Vulgate (Latince) Eski Ahit ’ in Tefsirleri (Rabbani Kaynaklar) Mişna (Tekrar)-Gemara (Tamamlama)-Talmud (Öğrenme; Çalışma) Midraş (Çalışma; Yorumlama) Zohar (Muhteşem Işık)

7 2- YENİ AHİT/ İNCİL (Yun. Evangelion): İnciller: Matta, Markos, Luka, Yuhanna Elçilerin İşleri Mektuplar: Pavlus’un, Yakup’un, Petrus’un ve Yuhanna’nın Mektupları Vahiy: Yuhanna’nın Vahyi

8 KURAN’IN TEVRAT’I VE İNCİL’İ TASDİK EDİŞİ ÖVÜŞÜ VE YAHUDİLER’İ BAZI EYLEMLERİNDEN DOLAYI (TAHRİF, GİZLEME VE ELLERİYLE YAZDIKLARI KİTAPLARI AZ BİR MENFAAT KARŞILIĞNDA ALLAH’IN AYETLERİ DİYE SATMA) SUÇLAMASI

9 Tasdik ve övgü نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنْزَلَ التَّوْرَاةَ وَالْإِنْجِيلَ “ O (Allah), sana kitâbı (Kuran ’ ı) doğru bir şekilde ve ö nceki kitâbları tasdik edici olarak indirdi, nitekim kendisi daha ö nce Tevrat ’ ı, İncil ’ i ve furkânı da indirmişti. (Alu-İmrân, 3) ” إِنَّا أَنْزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ “ Biz, i ç inde yol g ö sterici ve aydınlatıcı mesajların bulunduğu Tevrat ’ ı indirdik. (Maide, 44) ” وَآتَيْنَاهُ الْإِنْجِيلَ فِيهِ هُدًى وَنُورٌ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ “ Ona (Meryem oğlu İsa ’ ya), kendinden ö nce gelmiş olan Tevrat ’ ı tasdik etmek, sakınanlara yol g ö stermek ve ö ğ ü t vermek amacıyla, i ç inde yol g ö sterici ve aydınlatıcı mesajların bulunduğu İncil ’ i verdik. (Maide, 46) ” قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَا أَتَّبِعْهُ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ “ Onlara ş ö yle s ö yle: ‘ Eğer doğru s ö yl ü yorsanız, Allah katından, bu ikisinden (Tevrat’tan ve Kuran ’ dan) de iyi kılavuzluk yapacak başka bir kitâb getirin de, ben ona tabi olayım. (Kasas, 49) ”

10 Tasdik edilen metin hangi metin? Hâlihazırda mevcut olan metin tasdik ediliyor mu? وَلَمَّا جَاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُوا فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِهِ ۚ “ Yahudiler, daha ö nce, Allah ’ ı tanımayanlara karşı zafer talep ettikleri halde, yanlarında bulunanı (Tevrat ’ ı) tasdik edici ve kendilerinin de tanıdıkları Allah katından bir kitâb (Kuran) onlara geldiği vakit onu kabul etmediler. (Bakara, 89) ” فَإِنْ كُنْتَ فِي شَكٍّ مِمَّا أَنْزَلْنَا إِلَيْكَ فَاسْأَلِ الَّذِينَ يَقْرَءُونَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَ ۚ “ Faraza sana indirdiğimiz ile ilgili bir ş ü phe i ç ine doğarsa şayet, senden ö nce kitâbı (Kitab-ı Mukaddes ’ i) okuyanlara sor. (Yunus, 94) ” كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَنِي إِسْرَائِيلَ إِلَّا مَا حَرَّمَ إِسْرَائِيلُ عَلَىٰ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرَاةُ ۗ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرَاةِ فَاتْلُوهَا إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ “ Tevrat indirilmeden ö nce, İsrail ’ in (Yâkub ’ un) kendisine haram kıldığı hari ç, diğer b ü t ü n yiyecekler İsrailoğullarına helâl idi. De ki: ‘ (Bazı yiyeceklerin sonradan yasaklanmadığı şeklindeki) iddianızda haklı iseniz Tevrat ’ ı getirin de okuyun. ’ (Alu-İmrân, 93) ” -Krş. Tekvin, (32, 32)

11 أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ أُوتُوا نَصِيبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ إِلَىٰ كِتَابِ اللَّهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ “Görmedin mi kitâbdan nasiplenen kimseleri? İçlerinden bir zümre aralarında hüküm verilmesi için Allah'ın kitâbına (Tevrat’a) uymaya davet ediliyor ama onlar hiç buna aldırmadan dönüp gidiyor. (Alu-İmran, 23)” وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرَاةُ فِيهَا حُكْمُ اللَّهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذَٰلِكَ ۚ وَمَا أُولَٰئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ “ Yanlarında Allah'ın h ü km ü n ü ihtiva eden Tevrat bulunduğu halde nasıl oluyor da seni ö nce hakem tayin ediyor ardında da h ü km ü ne razı olmuyorlar? Aslında onlar inanmıyorlar. (Maide, 43) ” -Zina konusunda

12 ‘ Abdullah b. Ö mer ’ in rivayet ettiğine g ö re Yahudiler Allah el ç isine gelerek i ç lerinden bir erkekle bir kadının zina ettiğini anlattılar (ve h ü km ü n ü sordular). Allah el ç isi onlara, ‘ Siz recim cezası ile ilgili olarak Tevrat ’ ta ne buluyorsunuz? ’ diye sordu. Onlar, ‘ Bizde zina edenler teşhir edilirler ayrıca bir değnekle de d ö v ü l ü rler. Abdullah b. Selam ise bunlara, ‘ Yalan s ö yl ü yorsunuz! Tevrat ’ ta recim cezası vardır. ’ dedi. Bunun ü zerine Tevrat ’ ı getirip a ç tılar. Yahudilerden birisi (Abdullah b. Surya) elini recim ayeti ü zerine koyarak ondan ö nceki ve sonraki ayetleri okumaya başladı. Abdullah b Selam ona, ‘ Kaldır elini! ’ dedi. O da elini kaldırınca recim ayeti g ö r ü l ü verdi. Yahudiler, ‘ Muhammed, Abdullah b. Selam doğru s ö ylemiştir. Tevrat ’ ta hakikaten recim ayeti vardır. ’ dediler. ’ Buhâr î, es-Sah î h, el-Hud û d/ 37. Ayrıca bkz. Ez-Zeb î d î, Zeyn ü’ d-d î n Ahmed b. Ahmed b. Abdi ’ l-Lat î f, Sah î h-i Buhâr î Muhtasarı Tecr î d-i Sar î h Tercemesi ve Şerhi (terc ü me ve şerh: Kamil Miras), Diyanet İşleri Başkanlığı Yay., Ankara, 1981, c.9, [1482. Hadis], s.317, 318.

13 يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ “ Ey ehl-i kitâb, ne diye bile bile sahte şeylerle ger ç eklerin ü st ü n ü ö rt ü p gizlersiniz? (Alu İmran, 71) ” -Allah el ç isi devrinde -Allah el ç isi Muhammed Yahudilerin bazı ayetleri gizlediğini g ö r ü nce, artık Tevrat konusunda onlara g ü venmemiş ve Zeyd b. Sabit ’ e İbranca ö ğrenmesini emretmiş. O da kısa bir zamanda ö ğrenmiş.

14 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ آمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ “Ey daha önce kendilerine kitâb verilenler (ehl-i kitâb)! Yanınızdaki kitâbları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitâbı da kabul edin. (Nisa, 47)” قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَيْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا التَّوْرَاةَ وَالْإِنْجِيلَ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ “ Onlara ş ö yle s ö yle: ‘ Ey Ehl-i Kitâb! Siz Tevrat ’ ı, İncil ’ i ve rabbinizden size indirilen Kuran ’ ı tatbik etmedik ç e dinen hi ç bir değer taşımış olmazsınız. ’ (Maide, 68) ” وَلْيَحْكُمْ أَهْلُ الْإِنْجِيلِ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فِيهِ ۚ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “ İncil sahipleri, Allah ’ ın onda indirdiği ile h ü kmetsinler. Allah ’ ın indirdiğiyle h ü kmetmeyenler doğru yoldan ç ıkmış kimselerdir. (Maide, 47) ”

15 - ‘ Ebu ’ d-Derdâ ş ö yle bir rivayette bulundu: Bir g ü n Allah el ç isi ile beraberken kendisi bir anda dehşetle g ö ğe bakakalmış ve sonrasında ise ş ö yle demişti: ‘ İşte insanlardan [Kuran ’ daki] ilmin kapılıp alınacağı anlar! Ö yle ki insanlar bu ilimden hi ç bir yarar elde edemeyecekler. O zaman Ziyad b. Lebid el-Ensari ş ö yle bir sordu sormuştu kendisine: ‘ Sayın Allah el ç isi, Kuran ’ ı okumuş olduğumuz halde i ç indeki ilim bizden nasıl kapıp alınır ki? Allah i ç in bundan sonra da, onu okuyacağız, kadınlarımıza ve ç ocuklarımıza da okutacağız. ’ Bunun ü zerine Allah el ç isi ş ö yle cevap vermişti: ‘... İşte Tevrat ve İncil, Yahudi ve Hıristiyanların yanında bulunuyor. Peki, onlara ne yararı oluyor? (ed-Dârim î, Ebu Muhammed Abdullah b. Abdurrahman, Sunen, el- Mukaddime/ 29) ’

16 - ‘ Abdullah b. Amr, bir defasında r ü yasında bir elinde bal, diğerinde yağ tuttuğunu, bazen bal tutan elini, bazen de yağ tutan elini yaladığını g ö rm ü şt ü. Bu r ü yasını sabahleyin Hz. Muhammed ’ e anlatır. Hz. Muhammed ise Abdullah ’ ın r ü yasını iki kitabı yani bazen Tevrat ’ ı bazen de Kuran ’ ı okumasıyla yorumlar. Daha sonra Abdullah Tevrat ’ ı m ü talaa etmeye başlar. [Bkz. ez-Zeb î d î, Zeyn ü’ d-d î n Ahmed b. Ahmed b. Abdi ’ l- Lat î f, Sah î h-i Buhâr î Muhtasarı Tecr î d-i Sar î h Tercemesi ve Şerhi (terc ü me ve şerh: Kamil Miras), Diyanet İşleri Başkanlığı Yay., Ankara, 1981, c.6, [1482. Hadis], s.439. ’

17 Tahrif Tahrif iki türlü olur: 1-Metin Tahrifi (metinde tahrifat yapma) 2-Yorum Tahrifi (metinde tahrifat yapmadan anlamını çarpıtma)

18 Kuran’daki bazı açık bilgiler Kitab-ı Mukaddes’te tahrifat yapıldığını göstermektedir: Tevrat’ta Tanrı’nın yeri göğü altı günde yarattıktan sonra yedinci gün istirahat ettiği yazılıdır ki Kuran bunu kabul etmemektedir. Tevrat’ta Kral Süleyman’ın hayatının sonlarına doğru yoldan çıktığı, başka tanrıları kabul ettiği ifade edilmesine rağmen Kuran’da onun daima Allah’a yönelmiş bir kul olduğu bildirilmektedir. Tevrat’a göre İsrailoğullarının tapındığı buzağı yapan Harun’dur ama Kuran’a göre Samiriyeli bir kimsedir. Öte yandan Kuran’da, İncillerde anlatılan çarmıh olayı, İsa’nın tanrı oluşu ve daha sonra oluşan teslis (üçleme) inancı kesin bir dille reddedilmiştir. 1-Metin Tahrifi (metinde tahrifat yapma)

19 أَفَتَطْمَعُونَ أَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَرِيقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ “ Şimdi siz, bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın s ö z ü n ü dinleyip kavradıktan sonra bile bile onu ç arpıtırlardı. (Bakara,75) ” يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِهِ ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِهِ “ Onlar (Yahudiler) s ö zleri, asıl bağlamlarından kopararak ç arpıtıyorlar. Onlar, akıllarından ç ıkarmamaları emredilen şeylerin ç oğunu unutmuşlar. (Maide, 13) ” -Hem ge ç mişte Musa zamanında ve hem de Allah el ç isi Muhammed zamanında Tevrat’ın yorumunu çarpıtma. 2-Yorum Tahrifi (metinde tahrifat yapmadan anlamını çarpıtma)

20 Tebdil (değiştirme) فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ “ Ne var ki o yanlış hareket edenler (Yahudiler) kendilerine s ö ylenen s ö z ü başka bir s ö zle değiştirdiler … (Bakara, 59) ” -Allah ’ ın Tevrat dışında verdiği ö zel bir sözlü emri; ‘ hıttah (Rabbimiz, dileğimiz isyanımızın affıdır!) ’ emrini yerine getirmediler.

21 Sözde ayetlerin yazılıp küçük bir çıkar pahasına satılması فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ لِيَشْتَرُوا بِهِ ثَمَنًا قَلِيلًا ۖ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ إِلَّا أَيَّامًا مَعْدُودَةً ۚ قُلْ أَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ عَهْدَهُ ۖ “Kitâbı kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir paraya satabilmek için, ‘Bu, Allah katındandır.’ diyenlerin vay haline! Yazıklar olsun onlara kendi elleriyle yazdıklarından ötürü! Yazıklar olsun onlara o kazandıkları şeylerden ötürü! Onlar, ‘Cehennem ateşi, bize birkaç günden fazla dokunmaz.’ derler. Onlara de ki: ‘Yoksa Allah’tan bir söz mü aldınız? Zira Allah hiçbir zaman sözünden caymaz…(Bakara, 79, 80)” -İkinci ayetteki ifadeler Tevrat metninde değil, Talmud (Roş Ha Şana bölümü)’da geçmektedir. -Krş. “Yaşayan Tanrı’nın sözlerini değiştirdiniz.” Yeremya, (30.26)

22 6) Tasdikin boyutları nelerdir? Kitab-ı Mukaddes’in hangi kısımlarının doğru, hangi kısımlarının yanlış olduğunu nasıl bilinecektir? -Metin tahrifi konusunda verilen örneklerdeki gibi Kuran’ın açıkça reddettiği ve farklı bilgiler verdiği konular tasdikin dışındadır. -Açıkça zikredilmeyen konularda ise Kuran bize bir ölçü vermiştir: وَأَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ ۖ “Sana, daha önceki kitâbları, hem tasdik edici hem de onları denetleyici olarak bu kitâbı, doğru bir şekilde indirdik. (Maide, 48)”

23 Buna göre diğer kutsal kitapların içerikleri Kuran’a uygun düştükleri ölçüde doğrudur. Kuran diğer kutsal kitapların üstünde denetleyici bir otoriteye ve role sahiptir. Bildiğimiz kadarıyla Kitab-ı Mukaddes ve Kuran, birbirlerine uyan ve uymayan yönleriyle mukayeseli ve müstakil olarak baştan sona hiç ele alınmamış ve araştırılmamıştır. Biz aralarında en az %50 ve hatta % 70 oranında bir uyumun olabileceğini düşünüyoruz.

24 Mevcut Kitab-ı Mukaddes, Allah ve elçisi tarafından tasdik edilmiştir ancak bu tasdik şartlı yani şerh koyularak yapılan bir tasdiktir. Dolayısıyla bu konuda mutlak bir tasdik söz konusu değildir. Kitab-ı Mukaddes’in tasdikinin ölçüsü bizzat Kuran ve hadislerdir. Kitab-ı Mukaddes, kısmen metin ve kısmen yorum şeklinde tahrif edilmiştir; onda her iki anlamda tamamen bir tahrif söz konusu olmamıştır. Allah elçisi gelmeden önce Yahudiler, Tevrat ile ilgili hem metin ve hem de yorum tahrifi yapmışlardır. Ancak onun devrinde sadece yorum tahrifinde bulunmuşlar; Allah’ın demediği ve emretmediği hususları dediğini ve emrettiğini iddia etmişlerdir SONUÇ

25 Kuran’da, Yahudilerin yaptığı bir eylem olarak sunulan 'tahrîf’ sözcüğü metin tahrifi değil, ayetlerin anlamının çarpıtılmasıdır. Kuran’da sözü edilen ‘değiştirme (tebdîl)’ eylemi Yahudilerin Allah elçisinin gelişinden önce Allah’ın onlara verdiği bir emri (hıttah) değiştirmelerine, ‘kitabı elleri ile yazıp az bir menfaat karşılığında satmaları (iştirâ’)’ ise onların Tevrat metni dışında (Talmud’da) yaptıkları bir takım asılsız dini ilavelere işaret etmektedir.

26 Bu çerçevede ‘Akademisyenlerin ve halkın Kitab-ı Mukaddes’e yaklaşımı nasıl olmalıdır?’ Bize göre Kitab-ı Mukaddes, ilahiyatçı akademisyenler ve özellikle de tefsirciler için vazgeçilmez bir kaynak mesabesindedir. Ancak akademisyen olmayan Müslüman halk, Kuran’ı, tefsiriyle beraber baştan sona kadar okuduktan sonra mevcut Kitab-ı Mukaddes’i pekâlâ da okuyabilir. Nitekim mevcut Kitab-ı Mukaddes genel algının aksine Allah ve elçisi Muhammed tarafından tamamen gözden çıkarılmamıştır; elçisi Muhammed de okunmasını yasaklamamıştır. Allah elçisi Muhammed sadece, Kuran’ın muallâkta bırakılıp bütün mesainin tamamen Kitab-ı Mukaddes’e hasredilmesini hoş görmemiştir. Bu da tabiidir. Nitekim kendisi, Hz. Ömer'in Tevrat’tan bazı sayfalar okuduğunu gördüğünde ona kızmış ve şöyle demiştir: ‘Allah’a yemin ederim ki, Musa hayatta olsaydı bana tabi olmaktan başka bir şey yapmazdı.’

27 KAYNAKLAR - Adam, Baki, Yahudi Kaynaklarına G ö re Tevrat, Pınar Yay., İstanbul, , “ Kur ’ an ’ ın Anlaşılmasında Kur ’ an Ö ncesi Vahyin Rol ü”, Din Ö ğretiminde Yaklaşımlar, MEB Yay., İstanbul, 2000, s www.biblos.com -ed-Dârim î, Ebu Muhammed Abdullah b. Abdurrahman, Sunen, el-Mukaddime/ 29 -Davud, Abdulahad, Tevrat ve İncil ’ e G ö re Hz. Muhammed, Nil AŞ. Yay., İzmir, Esed, Muhammed, Kur ’ an Mesajı Meal-Tefsir ( ç ev. Ahmet Ert ü rk; Cahit Koytak), İşaret Yay., İstanbul, Karataş, İsa, Ger ç ekleri Saptıranlar, L ü tuf Yay., İstanbul, (Komisyon), Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes Şirketi Yay., İstanbul, Tarak ç ı, Muhammet, “ Tevrat ve İncil ’ in Tahrifi ile İlgili Kur ’ an Ayetlerinin Anlaşılması Sorunu ”, Us û l, 2 (2004/2), ez-Zeb î d î, Zeyn ü’ d-d î n Ahmed b. Ahmed b. Abdi ’ l-Lat î f, Sah î h-i Buhâr î Muhtasarı Tecr î d-i Sar î h Tercemesi ve Şerhi (terc ü me ve şerh: Kamil Miras), Diyanet İşleri Başkanlığı Yay., Ankara, 1981.

28 EKLER I. Kitab-ı Mukaddes’in Kuran’ın anlaşılmasında bir rolü olabilir mi? Kuran’nın anlaşılmasında Kitab-ı Mukaddes’in önemli katkısı olabilir. Mesela Allah’ın insanlar üzerinde hüküm koymadaki maksadı, metodu ve hangi alanlarda kanun ve hükümlerin değişebileceği gibi konular bu sayede daha iyi anlaşılabilir. Miras, kısas ve boşanma… vb konularda. Ayrıca Kuran’daki birçok gerçek hikâyenin (Yunus kıssası gibi) kapalı yönleri daha iyi anlaşılabilir. Kuran’daki bazı kavramların daha iyi anlaşılmasında özellikle Tevrat’ın dili İbranca'dan yararlanılabilir. Öte yandan Kitab-ı Mukaddes’in anlaşılmasında da Kuran’ın mühim katkıları olabilir. Zira her biri aynı kaynaktan gelmiştir. Habiştan necaşinin (kralının) Hıristiyanken kendi huzuruna çıkan Müslüman heyete dediği gibi, ‘Her biri aynı kandilden yayılan birer ışık huzmesi. (Yere çizdiği bir çizgiyi göstererek ) Aramızda ancak şu çizgi kadar fark olabilir.’

29 II. Kitab-ı Mukaddes’te Allah Elçisi Muhammed’in adı ve müjdelenmesi وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ ۖ “ Bir zamanlar Meryem oğlu İsa da ş ö yle demişti: ‘ Ey İsrailoğulları, ben, benden ö nce indirilen Tevrat ’ ı tasdik etmek ve benden sonra gelecek ‘ AHMED ’ isimli bir el ç iyi m ü jdelemek ü zere size g ö nderilen Allah ’ ın el ç isiyim. ’ (Saff, 6) ” الَّذِينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْأُمِّيَّ الَّذِي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَاهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ إِصْرَهُمْ وَالْأَغْلَالَ الَّتِي كَانَتْ عَلَيْهِمْ ۚ “ Onlar yanlarındaki Tevrat ’ ta ve İncil ’ de yazılı buldukları ehl-i kitâbdan olmayan neb î el ç iye tabi olanlardır. O el ç i kendilerine, iyilik yapmalarını emreder; k ö t ü l ü k yapmalarını ise yasaklar; onlara g ü zel şeyleri helal, ç irkin şeyleri haram kılar; sırtlarındaki ağırlıkları, ü zerlerindeki zincirleri kaldırıp atar. (Araf, 157) ”

30 Müslüman olmuş bazı Yahudi ve Hıristiyan bilginlerin (Muhammed Esed, Abdulahad Davud gibi) Kitab-ı Mukaddes’te Allah Elçisi Muhammed’e işaret ettiğini söyledikleri ayetler: 1) וְהִרְעַשְׁתִּי אֶת־כָּל־הַגֹּויִם וּבָאוּ חֶמְדַּת כָּל־הַגֹּויִם וּמִלֵּאתִי אֶת־הַבַּיִת הַזֶּה כָּבֹוד אָמַר יְהוָה צְבָאֹֽות׃ גָּדֹול יִֽהְיֶה כְּבֹוד הַבַּיִת הַזֶּה הָאַֽחֲרֹון מִן־הָרִאשֹׁון אָמַר יְהוָה צְבָאֹות וּבַמָּקֹום הַזֶּה אֶתֵּן שָׁלֹום נְאֻם יְהוָה צְבָאֹֽות׃ “Bütün ulusları titreteceğim. Onların özlediği kişi/ övdüğü kişi (HEMDAT) buraya gelecek –başka bir çeviriye göre, ‘Değerli eşyalarını buraya getirecekler’-. Ben de bu tapınağı görkemle dolduracağım.’ … ‘Yeni tapınağın görkemi, öncekinden daha büyük olacak. Buraya esenlik (ŞALOM) vereceğim.’ Böyle diyor orduların efendisi.” Haggay, (2.7-9)

31 2) מֵאַחֶיךָ כָּמֹנִי יָקִים לְךָ יְהוָה אֱלֹהֶיךָ אֵלָיו תִּשְׁמָעֽוּן׃ מִקִּרְבְּךָ נָבִיא “ Tanrınız Yahuva size aranızdan, kardeşlerinden (ME AHEYHÂ) benim gibi bir peygamber ç ıkaracak. Onu dinleyin. ” Tesniye, (18.15) 3) וַיֹּאמַר יְהוָה מִסִּינַי בָּא וְזָרַח מִשֵּׂעִיר לָמֹו הֹופִיעַ מֵהַר פָּארָן (Musa) Şöyle dedi: “Yahuva Sina Dağı’ndan geld; halkına Seir’den doğdu ve Paran Dağı’ndan parladı.” Tesniye, (33.2)

32 4) אֲשֶׁר יְדַבֵּר הַנָּבִיא בְּשֵׁם יְהוָה וְלֹֽא־יִהְיֶה הַדָּבָר וְלֹא יָבֹוא הוּא הַדָּבָר אֲשֶׁר לֹא־דִבְּרֹו יְהוָה “ Eğer bir peygamber Yahuva adına konuşur, ama konuştuğu s ö z yerine gelmez ya da ger ç ekleşemezse, o s ö z Yahuva ’ dan değildir. …” Tesniye, (18.22)

33 5) κἀγὼ ἐρωτήσω τὸν πατέρα καὶ ἄλλον παράκλητον δώσει ὑμῖν ἵνα μεθ' ὑμῶν εἰς τὸν αἰῶνα ᾖ, τὸ πνεῦμα τῆς ἀληθείας, “ Ben de babadan dileyeceğim. O, sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye başka bir yardımcı/ Tesellici (Parakletos), Ger ç eğin ruhunu verecek. ” Yuhanna, (14.16). Krş. Matta (4,15,16) -Periklytos ( Ö v ü len) olduğu iddia ediliyor.

34 III. Barnabas İncili’nin Mahiyeti 1-Bu İncil’in Kuran’la çelişen yönleri bulunmaktadır: Semanın 9 kat olarak yaratıldığı, Mesih’in Hz. Peygamber olduğu gibi. Oysa Kuran’da semanın 7 kat olarak yaratıldığı, Mesih’in ise Hz. Muhammed olduğu yazılmaktadır. 2-Barnabas İncilindeki bir kısım coğrafi bilgiler yanlıştır: Nasıra’da ve Kudüs’te liman olduğundan ve oraya gemi ile seyahat edildiğinden bahsediyor. Hâlbuki Nasıra en yakın liman kenti Celile’den (Taberiye Gölü’nden) 600m kadar yüksekte ve 25 km uzaklıktadır. Kudüs ise 811 m yükseklikte ve en yakın göl olan Lut Gölü’nden 23 km uzaklıktadır. İki şehre de gemi ile gitmek mümkün değildir.

35 VI. Kitab-ı Mukaddes’e referanslar, ondan yapılan alıntılar, ondaki ve Kuran’daki benzer ifadeler Kuran’ın ifadesine göre (Maide, 45) Tevrat’ta Yahudilere cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş şeklinde kısas emredilmiştir. Bu emir eldeki Tevrat’ta (Çıkış, 21:23-25; Levililer, 24:17-21) da aynen geçmektedir. -Maide suresinde ve Tevrat’ta sözü edilen bu kısas hükmünü Mişna ve Talmud bilgini Rabbiler tamamen diyete çevirmişlerdi. Kuran bunu hoş karşılamamış; sınırları aşma olarak değerlendirmiştir (Bkz. Bakara, 178).

36 Kuran (Fetih, 29), inananların İncil’de gittikçe kuvvetlenen bir filize benzetildiklerini haber veriyor. Bu benzetme mevcut İnciller’de (Matta, 13:1-29; Markos, 4:1-20; Luka, 8:4-15) de vardır. Kuran’da (Araf, 40) Allah’ın mesajlarını yalanlayan, onları kabul etmeyi gururlarına yediremeyenlerin cennete girme ihtimalinin halatın/ devenin iğne deliğinden geçme ihtimalinden daha fazla olmadığı anlatılır. İnciller’de de (Matta, 19:24; Markos, 10:25; Luka, 18:25) benzer ifade bulunmaktadır. Kuran, Zebur’da (Mezmurlar), ‘Yeryüzüne liyakat sahibi kullarım varis olacaktır (Enbiya, 105).’ diye yazdığını belirtir. Mevcut Zebur’da (Mezmurlar, 37:29) aynı ifadeyi bulmak mümkündür. Kuran, kitapta İsrailoğullarının iki defa fesat çıkaracağının yazıldığını (İsra, 4) belirtir. Tevrat’ta da (Levililer, 26) bu hususlar anlatılmaktadır.


"Giriş Kitab-ı Mukaddes ile ilgili teknik bilgi Kuran’ın, Tevrat’ı ve İncil’i tasdik edişi, övüşü ve Yahudiler’i bazı eylemlerinden dolayı (tahrif, tebdîl," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları