Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ANA- BABA KAYBI DURUMLARINDA ÇOCUĞUN DURUMU VE YAS Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU Psikolojik Danışman Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ANA- BABA KAYBI DURUMLARINDA ÇOCUĞUN DURUMU VE YAS Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU Psikolojik Danışman Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı."— Sunum transkripti:

1 ANA- BABA KAYBI DURUMLARINDA ÇOCUĞUN DURUMU VE YAS Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU Psikolojik Danışman Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı

2 DOĞUM - EBEVEYNE BAĞLANMA -KORUMA, KOLLAMA -GÜVEN OLUŞUMU ÖLÜM -EBEYNDEN KOPMA -ÇARESİZLİK- GÜVENSİZLİK- KORKU, STRES

3 Ailede; ebeveyn kaybı yaşandığında bu kayba karşı gösterilen tepkiler yaşa bağlı olarak değişiklik gösterir. Yas Nedir? Yas, bireyin kaybına karşı verdiği doğal tepkidir. Sevdiğiniz birileri ya da bir şeyleri kaybetmek oldukça acı ve üzüntü verici olabilir. Yas aslında ölen kişiyle olan ilişkiler doğrultusunda tamamlanmamış planları, istekleri, hayalleri ve fantazileri içerir. Bowlby' e göre matem süreci kaybedilen kişiye yeniden ulaşmaya çalışma, üzüntü ve organizasyonsuzluk ve yeniden yapılanma aşamalarından oluşmaktadır Yaşanacak bu üzüntü ve acı, kaybın yakınlığına, ona verilen değere, bireyden bireye, yaşa, ani oluşuna göre farklılık gösterebilir. Verilen tepkide bu doğrultuda şekillenecektir. ‘Birisi hayatımızdan gittiğinde bunu anlamlandırmak zordur.’

4 Yas Süreci Nedir, Ne İşe Yarar? Yas, önemli değişikliklerin; kayıp, ayrılık, ölümün ardından kişinin uyum sağlama sürecidir. Yasın yaşanması gereklidir zira doğru ve zamanında yaşanmayan yas, sonrasında patalojik problemlere yol açabilir.

5 Her bir Kayıp Yas’ a sebep olabilir; Boşanma veya biten ilişki Sağlığın Kaybı İş kaybı Düşük ekonomik şartlar Düşük yapmak Evcil Hayvan Ölümü Sevilme umudu kaybı Sevilen birisinin ciddi hastalığı Arkadaşlık, dostluk kayıpları Travma sonrası güvenlik duygusu kaybı

6 Bilinen Yanlışlar!!! Görmezden gelirsen acı daha çabuk geçer: Daha da uzamasına yol açar, daha da kötüye gidebilir. Yüzleşmek doğrudur. Acıyla yüzleşmede “güçlü “olmalısın: Aksine ağlamak zayıflık değildir. Üzgün olmak, korkmak ve yalnızlık duyguları normal tepkilerdir. Diğer aile üyelerini koruma görevini üslenmek yanlıştır. Gerçek duygularını göstermek sana ve diğerlerine daha yardımcı olacaktır. Ağlamazsan, ölene üzülmüyorsun :Ağlamak normal bir tepki iken bir tek tepki değildir kayba. Ağlamak acını gösterme biçimidir sadece. Acı, yas 40 günde, bir yılda bitmelidir: Zaman çizelgesi yok.

7 Yas Belirtileri : Yas konusunda literatürde bir takım farklılıklar olmasına rağmen, bir yakınını kaybeden insanların ölüme karşı verdiği tepkilerde benzerlikler vardır, Lindeman (1944) şu başlıklar altında toplamıştır: 1- Beden sel yakınmalar; iç çekerek soluma, yorgunluk, bitkinlik, mide ve iştah sorunları 2- Ölenin hayali ile uğraş; kaybedilen kişi ile aşırı meşgul olma, diğer insanlardan dugusal uzaklaşma, akıl sağlığını yitireceğinden korkma 3- Suçluluk duyguları; ölümün nedenleri ile ilgili veya ölen kişiye karşı suçluluk 4- Düşmancıl tepkiler; öfke, huzursuzluk, düşmanca davranışlar 5- Alışıla gelmiş davranım örüntülerinin yitirilmesi; kayıptan öncesi gibi işlev görememek 6- Ölen kişinin bazı özelliklerinin yada ölüme sebep olan olay sırasındaki davranışların yastaki kişide görülmesi

8 Elisabeth Kübler-Ross Yası 5 Aşamada tanımlamıştır: İnkar: Denial: “Bu benim başıma gelemez.” Öfke:Anger: “Neden oldu? Suçlusu kim??” Pazarlık :Bargaining: “Lütfen affet, bir şey olmasın, karşılığında neler gerekirse yaparım…..___.” Depresyon :Depression: “Çok acı çekiyorum bir şey yapamıyorm.” Kabul: Acceptance: “Her ne olduysa artık huzurluyum.”

9 Yas Sürecinin Evreleri Yas yaşamaya başlayan kişiler şu evrelerden geçer: 1.)İnkar: Kişinin hayatında sanki hiçbir şey yokmuş gibidir. Bir nevi şok gibi düşünülebilir. Kişi dirençlidir ve sanki durum onu hiç etkilemeyecekmiş gibi bir inkar durumu yaşamaktadır. “Hayır, O ölmedi”. 2.)Kızgınlık: Durumun değiştiği anlaşılmaya başlanır. Kişi kendisini öfkeli ve çaresiz hisseder. “Niye ben?” “Nasıl bırakıp gider?” 3.)Pazarlık: Üzüntü, boşluk duygusu iç içe geçmiştir. Kişinin bir anlam arayışı vardır. İnsanlarla ya da Allah’la pazarlık eder. ‘Allah’ım bana sabır ver, bu acı geçmezse canımı al’. 4.) Depresyon: Durumun kalıcı olduğu ve geri dönüş olmadığı görülür ve bu durum kişiyi derinden etkiler.İçe kapanılabilir ya da dışa dönülebilir.Depresyondaki belirtiler kendini gösterir. 5.) Kabullenme-Yüzleşme: Başetme-uyum süreci ve olgunlaşma evresidir. Gündelik yaşantıya geri dönülmeye başlanır.

10 Yasa Eşlik Eden Durumlar Şok ve reddetme, Üzüntü, suçluluk, öfke, korku( yalnız kalma-panik atak, yardımsız kalmak, güvenlik kaybı ) fiziksel semptomlar ( kilo kaybı yada kazanımı yorgunluk, bulantı, bağışıklık kaybı, ağrılar ve uykusuzluk )

11 Ebeveyn kaybı yaşayan bir çocuğun neler olup bittiğini kavrayabilmesi ve yas sürecini nasıl yaşayacağı içinde bulunduğu gelişimsel dönemle yakından ilişkilidir. 0-2 yaş arasında çocuk ölüm kavramını henüz anlayamaz. Bu dönemde ebeveyn kaybı yaşandığında, çocuk kaybın ve ayrı kalmanın kaygısını hisseder. Diğer ebeveyne yapışabilirler, uyku ve yemek düzenleri değişebilir, sık huzursuzlanabilirler. 2-4 yaş arasında ölüm geri döndürülebilir ve geçici bir durum olarak görüldüğünden cevap alsalar da sık sık “Ne zaman gelecek?” diye sorabilirler. Dil gelişimi tamamlandığından bu yaşlarda çocuklar mükemmel şekilde dili kullanabilirler ve dolayısıyla yaşadıkları kayıpla ilgiliduygularını dile getirebilirler. Eğer ebeveynleri açıklama yaparsa bu yaş çocukları kaybı anlayabilecek yeterliğe sahiptirler. Ebeveyn kayıptan sonra da yaşamlarının güvencede olduğu ve yine aynı şekilde devam edeceği konusunda cesaretlendirirse kolaylıkla bunu anlayabilirler. Bazı çocuklar duygularını ifade edemezler ve uyku, yeme bozuklukları saldırganlık, içe çekilme gibi bazı uyum ve davranış sorunları ortaya çıkabilir. Ebeveyn bu konuda dikkatli olmalı ve çocuğunu gözlemlemelidir. Çocuğu neyin rahatsız ettiğini öğrenmeye çalışmalıdır.

12 4-7 yaş arasında ölümün ne olduğuna dair merak daha da arttığından sorular daha da artabilir. Bebeksi davranışlar, öfke patlamaları, içe kapanma, uyku ve yeme düzeninde değişiklikler görülebilir. Ebeveynin ölümünden kendilerini suçlayabilirler. Bu dönemde bir ebeveyn kaybı oldukça zordur, çünkü hem zorlayıcı bir durum olduğunu hissederler hem de içinde bulundukları gelişimsel dönem nedeniyle anlamlandırmakta zorluk yaşarlar. Bir yandan “sihirli” hikâyelerde, filmlerde ölen geri geldiğinden anne veya babasının geri geleceğini umarlar, bir yandan da bir sorumlu ararlar. Kaybın ilk aşaması, o kişinin artık olmadığını, kaybın gerçekliğini kabullenmektir. 7 yaşından önce ölümün bir son olduğu algısı tam gelişmediğinden bu dönemde yasın ilk aşaması da eksik kalmış olur yaş dönemindeki çocuklar artık ölümün bir son olduğunu, herkesin başına geldiğini anlarlar. Şok, reddetme, içe kapanma, okul performansında düşme, dışa vurma davranışlarıyla tepkilerini gösterebilirler. Açık bir şekilde ağlayabilir, uyku, yemek yeme alışkanlıklarında veya diğer davranışlarında değişiklikler meydana" gelebilir. Regresyon, saldırganlık, içe çekilme, alt ıslatma vb davranış problemleri ortaya çıkabilir. Ayrıca ölen kişinin bazı özelliklerini taklit etme gibi davranışlar da gözlenebilir

13 BİREYSEL DENEYİMLER Çocukların ölüm, kayıp ve yas kavramlarına ilişkin yaşantılarını etkileyen bir diğer kriter de "bireysel deneyimler"dir. Burada unutulmaması gereken bir nokta her çocuğun tek olduğudur. Bazı çocuklar 3 yaşından önce bu konuda sorular sormaya başlarken bazı çocuklar da yalnızca yakın çevrelerinde bir ölüm olayıyla karşılaştıklarında bunun farkına varırlar ve o zaman bu konuyla ilgilenirler. Kayıp yaşayan çocuğun ne hissettiği, bununla nasıl başa çıkabildiğinden ziyade, yetişkinlerin çocuğa nasıl yaklaştığı önemlidir. Çünkü çocuk; sıcak ve yargılamayan bir yaklaşıma, dikkatli dinlenmeye ve izlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu tür bir yaklaşım çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olacaktır.

14 Yas taki Birey Çocuksa; 1) Çocuğun ölüm ve kaybı hayatın doğal bir parçası olarak tanımlamasına yardım edilmeli. Çocuğu, ölümüm yokluk hiçlik duygularından korumalı, ölüm üzerinden sağlıklı olmak, doğru davranmak la ilgili rol modelleri ile dersler verilmemeli 2) Açık ve titiz bir şekilde dürüst olunmalı. Çocuklar, yetişkinlerin sakladıkları yalanları fark ederler. Eğer çocuk, yetişkinin ; gerçeği çarpıttığını ya da yalan söylediğini fark ederse yeniden güven duymakta çok zorluk çekebilir. 3) Öncelikle çocuk ölüm ve ölmekle ilgili neler biliyor sorup anlamak gerekir. 4) Çocuğun, düşünceleri, korkuları neler olabileceğine yönelik gözlemlerini paylaşması konusunda yüreklendirin. 5) Çocuğun yaşına ve anlama düzeyine bağlı açıklamalar yapın. 5 yaş altı çocukların rahatlık ve desteğe ihtiyacı vardır, detaylı açıklamalar gerektirmez. 5 yaş üstü çocuklar bilgilendirmeye daha fazla ihtiyaç duyarlar, basit, net ve doğrudan olmalı bilgilendirme.

15 6) Yaşam döngüsü içinde yaşayan her şeyin bir gün öleceğini ve ölümlerin hayatımızda değişikliklere yol açtığını açıklayınız. 7) Çocukların ölümün ne anlama geldiğini anlamalarına yardım edin. “Derin ve uzun bir uykuya daldı, uzaklara gitti, Allah sevdiği için yanına aldı, cennete gitti, çok uzaklara gitti, uzun bir yolculuğa çıktı dönmeyecek, onu kaybettik” tarzında ifadelerden kaçının. 8) Çocuklara, sevdiğimiz biri öldüğünde ortaya çıkan davranışlarımızın neler olduğunu izah etmeliyiz. Üzüntü, ağlamak vs. Gülüp oynamasının yanlış olmadığını ve bu zor zamanlarında ihtiyacı olan her ne varsa saygı duyduğunuzu ona iletin. 9) Ölüme yönelik büyüsel sihirli düşüncelerini sorgulayınız. Bazen düşündükleri, söyledikleri veya diledikleri bir şeyin ölüme neden olmuş olabileceğini düşünebilirler.

16 10) Tanrının, ölen kişinin çok iyi veya özel bir kişi olmasından dolayı yanına aldığı vs. sözlerini söylemeyiniz. Tanrıya yönelik öfkeler, korkular geliştirebilirler veya sıradaki kimse ile ilgili endişeleri olabilir. İyi olmaktan sa kötü olmayı yeğleyebilirler. 11) Duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri sağlayınız. Konuşunuz, Konuyu siz açınız ve istekli olduğunuzu gösteriniz. Sorunuz. 12) Bütün cevapları bilmek zorundaymış gibi düşünmeyiniz, bazan sadece dinlemek yeterli olabilir. Çocukların cevabını bildiği durumlarda bile tekrar tekrar aynı soruyu sormaları normaldir. 13) Çocukların acı ve yasına yönelik yazılmış güzel hikayeler ve kitaplar bulunuz ve okutunuz.

17 14) Çocukların ne kadar cesur ve iyi durumda olduğuna yönelik mesajlar vererek ;duygularını ifade etmelerini engellemeyiniz. Yetişkinlerinde ağladığını üzüldüğünü görmelerine izin veriniz saklamayınız. Sevilen birinin kaybına ağlamak ve üzülmenin normal olduğunu görsün. 15) Çocuklar ve ergenler duygularını sözel ifade etmede isteksiz olabilirler. Sanat, müzik, haber yazma, hikaye anlatma, fotoğraf biriktirme gibi değişik yollarla ifade etmelerine olanak sağlayınız. 16) Ailenin ritüellerine katılmalarına izin veriniz, dua, hatim, 40’ı mevlidi vs 17) Yetişkin gözetiminde mezar ziyareti, çiçek dikme vs etkinliğine katılmasına olanak veriniz.

18 Yas taki Birey Ergense; 1) 10 lu yaşlarda, ergenliğe geçişte fiziksel ve psikolojik değişikliklere uyumda zorlukların olduğu göz ardı edilmemeli, onlar artık çocuk değil ama aynı zaman da yetişkinde değiller. Bir yetişkin gözetimine, rehberliğine, sempatik ve değişken biçimde verilecek desteğe ihtiyaçları olduğu bilinmeli. 2) Artık büyüdün güçlü olmalısın! Mesajlarından kaçınılmalı 3) Acıyı yaşamış diğer ergenlerin çok büyük yardımı olabilir. Birbirlerine daha iyi destek verebilirler.

19 4) Ölen kişiye yönelik çatışmaları, öfkesi varsa bunlar konuşulmalı. Ergenlik döneminin çatışmacı bir dönem olduğu göz önünde bulundurularak bu duyguların çözümlenmesi gerekir. 5) Her zaman yasta olmaları gerekmediğini ve yaşamın devam ettiğini farketmelerini sağlamak gerekir. 6) Şu durumlarda uyanık olmalı ve extra yardım verilmeli; depresyon, uyku ve yeme alışkanlıklarında önemli değişiklikler, madde bağımlılığı, cinsel eylemler, aile ve arkadaşlarla bozulan ilişkiler.

20 7) Unutmamalıdır ki siz yetişkin olarak sağlıklı olursanız ergene daha fazla yardımınız dokunacaktır. Onların sıkıntılarını tam olarak atlatabilmeleri için etrafında yetişkine ihtiyaçları vardır. 8) Ergen için hayatında önemli olan kişilerden yardım isteyip onları, ergenin yası hakkında uyarınız, göz kulak olmalarını, destek vermelerini ve zor zamanında ergene anlayışla karşılamalarını isteyiniz. Bu kişiler; aile doktoru, öğretmenler, okul danışmanı, komşular, arkadaşları vs) 9) Çevrede ilgili tartışma destek grupları varsa katılması konusunda yönlendiriniz.

21 EBEVEYN NE YAPMALIDIR? Ölüm kavramı üzerinde konuşurken ebeveyn olabildiğince açık, sade ve basit bir şekilde konuya yaklaşmalıdır. Özellikle okul öncesi dönemde ki çocuk için uzun ve karmaşık cevaplar sıkıcı ve anlaşılmaz olabilir. Çocuklara verilen cevaplar bir sonraki soru soruluncaya kadar onları idare edebilir. Bazen tekrar tekrar aynı soruları sorabilirler. Deneyimleri arttıkça soruları da değişikliğe uğrayabilir. Bazen çocuklar ölüm kavramının arkasındaki duygusal süreçlerle de ilgilenirler. "Neden biri öldüğünde diğer insanlar ağlıyor ?" gibi. Bazen çocuklar alışılmadık ani sorular da sorabilirler "Anne, sen ne zaman öleceksin" gibi. Burada çocuğun endişesinin giderilmesi çok önemlidir. Ölüm kavramı tam olarak anlaşılmadığından, çocuk tarafından bu durum ayrılık gibi algılanabilir ve çocuk kısa süreli de olsa ebeveyninden ayrı kalmak istemeyebilir.

22 Başka bir sorun da çocuğun ölüme ilişkin kafasındaki var olan kavramsal yanlışlardır: Ölümün uykuyla karıştırılması ve ölen kişinin uyuduğunun zannedilmesi çocuğu rahatsız edebilir böyle çocukların genelde uykuyla ilgili problemleri de ortaya çıkabilir. Uzağa gitmek de bir başka kavramsal yanlıştır. Çocuklarda terk edilmişlik duygusuna yol açabilir. Kısa süreli ayrılıklar endişe yaratabilir. Sorun yaratan başka bir konu da hasta olmaktır; her hasta olan kişinin öleceğini sanan çocuk kendisi veya ebeveyni hastalandığında öleceğini düşünebilir. Sadece yaşlı insanların öldüğü konusunda çocuk bilgilendirilmişse genç bir insan veya bir çocuk öldüğünde bunu duyduğunda şaşırabilir ve bildiklerine inancını yitirebilir.

23 Kayıp yaşayan bir çocuk için en önemli nokta, ebeveyninin acı çeken çocuğu ciddiye almasıdır. Ailede ölüm olduğunda bazen yetişkinler çocukların kendileri kadar acı çekmediklerini düşünürler, çocukların bu süreçten ne kadar ve nasıl etkilendiklerini anlamayabilirler. Ebeveyn öncelikle çocuğun duygularını dile getirmesine yardımcı olmalıdır. Yaşanılan olaylar, duyulan yalnızlık ve üzüntü, geçmişte yaşanılan mutlu zamanlar, geleceğe ilişkin planlar üzerine konuşmak hem çocuk hem de diğer aile üyeleri için oldukça yardımcıdır. Yaşayan ebeveyn için çocuğa babasını veya annesini kaybettiğini söylemek oldukça zorlu bir görevdir. Araştırmalara bakıldığında genelde bu görevi aile içinde çocukla iletişimi ve etkileşimi iyi olan, soğukkanlı bireylerin üstlendiği görülmektedir. Ancak en doğru olan, çocuğa bu durumun geciktirmeden, sakin ve anlayabileceği bir şekilde, hayatta kalan ebeveyni tarafından açıklanmasıdır.

24 Kayıp yaşayan çocuğun kafasında onu rahatsız eden ve üzüntüsünü arttıran bazı sorular olabilir: " Bu ölüme ben mi neden oldum?", "Aynısı bana da olacak mı?", "Bana kim bakacak?". Bu tip sorular çocuğu rahatsız etmekle birlikte endişelendirir. Özellikle "sen beni öldüreceksin" diyen bir anne gerçekten öldüğünde ya da kardeşine kızdığı zaman "ölsün de kurtulayım" diyen bir çocuğun kardeşinin ölümünden kendisini sorumlu tutması ve suçlaması mümkündür. Yine yakın arkadaş çevresinde bir hastalık veya kaza ile bir ölüm meydana geldiğinde çocuk yaşadığı üzüntüsünün yanında benzer bir şeyin kendi başına da gelebileceğini düşünerek endişelenebilir ve korkabilir. Çocuk için ebeveyni çok önemli olduğundan, özellikle okul öncesi dönemde ebeveyn çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşıladığından çocuk için ebeveyninin kaybı oldukça korkunçtur. Çocuk bundan sonra kimin kendisine bakacağı ve büyüteceği gibi konularda hassasiyetle durur.

25 Yakın akraba, kardeş veya anne- babadan birinin ölümüyle aile içinde kayıp yaşayan küçük çocuklar genelde suçluluk hissedebilirler. Küçük çocuklar neden- sonuç ilişkisini kavramakta güçlük çektiklerinden bunu adeta bir ceza olarak da nitelendirebilirler. Çocuklar hala güvende oldukları ve sevildikleri duygusunu hissettiklerinde bunun üstesinden gelebilirler. Kızgınlık duygusu hem küçük çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. Kayıp sonrasında çekilen acılardan Ölen kişi sorumlu tutulabilir. Acıya eşlik eden bencilce ilgiler de bazen yaşanabilir. Böyle zamanlarda yakın çevrenin desteği çok önemlidir.

26 Kayıp yaşayan çocuğun dikkat edilmesi gereken bazı tepkileri şunlardır. Okul başarısında değişiklik, Çok çabalamasına karşın düşük başarı, Okula gitmeyi, uyumayı, akranlarıyla oynamayı şiddetle reddetme, Ölen kişi hakkında konuşmayı reddetme, ölen kişiye ait şeylerden fiziksel olarak kaçınma, Sıklıkla öfke nöbetleri, öfkeli tepkiler, Aşırı hareketlilik,düzenli oyunlarda sürekli hareket etme, huzursuzluk, Anksiyete ve fobiler, Kazara hareketler, kendini suçlama veya dikkat çekmeye çalışma, Uyku bozuklukları, gece kabusları, Çalma, saldırganlık, tahripçilik vb davranışlar, 6 aydan uzun süren saldırganlık, başkalarının haklarına saldırı, şiddet, asilik, Otorite figürlerine karşı gelme, Sıklıkla nedeni açıklanamayan huysuzluk nöbetleri, Sosyal içe çekilme, Alkol veya madde bağımlılığı, Günlük aktivitelerle veya sorunlarla başa çıkmada yetersizlik, Israrlı fiziksel şikayetler, Ölüm düşüncesi, iştah kaybı, uyku bozuklukları nedeniyle depresif eğilimler, Uzun süreli duygu yokluğu, Sık panik ataklar, Ölüme ilişkin belirtiler.

27 Yas ve Sürecine Dair Bazı Söylemiş Hadis-i Şerifler ve Sözler…. Çocukların ölmesi beklenen bir durum değildir.Ana-babalar çocuklarının büyüyüp yetişkin olmalarını umarlar. Sonuçta kendileri bir gün ölecek ve geride çocuklarını geride bırakacaklardır…Bu hayatın doğal döngüsür ve hayat normalinde devam etmelidir.Çocuğu kaybetmek masumluğun ve savunmasızlığın kaybıdır. Bir çocuğun ölümü kişinin umut ve hayallerinin,geleceğinin, yeni güç ve umutlarının, mükemmeliğin kaybıdır (Arnold and Gemma 1994, iv, 9, 39). Bir kadın kocasını kaybettiğinde ona “dul”, yine erkek karısını kaybettiğinde “dul erkek” ; eğer bir çocuk ebeveynlerini kaybederse “yetim” ona yetim denir.( Türkçede ilaveten anne ve baba kaybına bağlı “öksüz” kelimesi vardır. Fakat…çocuğunu kaybeden ebeveynler için bir kelime yoktur. Bu kaybın ne kadar acı olduğunun göstergesidir( Neugeboren 1976, 154) Ana-baba öldüğünde geçmişinizi kaybedersiniz; çocuğunuz öldüğünde geleceğinizi kaybedersiniz.(Anonim)

28 İlgili Hadis-i Şerifler Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu: "Ben ve yanakları solmuş dul kadın, kıyamet gününde, yan yana iki parmak gibi beraber olacağız. Mevki ve güzellik sahibi bu kadın, kocasından dul kalmıştır. Kendini yetimlerine adamış ve bu durum onlar evleninceye, ya da ölünceye dek böyle devam etmiştir." (İbn Mâlik (R.A) Ebû Dâvud (R.A) "Bir kimse, Müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allah Teala onu mutlaka cennete koyar". (Tirmizî, Birr 14.) "Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır". (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)

29 Sabrınız İ çin Te ş ekkürler…. Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU Psikolojik Danışman Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı


"ANA- BABA KAYBI DURUMLARINDA ÇOCUĞUN DURUMU VE YAS Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU Psikolojik Danışman Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları