Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

The History and Development of Cybernetics Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "The History and Development of Cybernetics Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi."— Sunum transkripti:

1

2 The History and Development of Cybernetics Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi

3 American Society for Cybernetics’in katkılarıyla George Washington University sunar. Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi The History and Development of Cybernetics

4 History of Cybernetics Çok yılar önce...

5 İnsanın yaşamla baş edebilmek için anlaması gereken şeyler pek karmaşık değildi. Relative Complication

6 Sistem olarak nitelendirebileceğimiz her nesne ve süreç oldukça basitti. Objects & Processes

7 Aslında son bir kaç yüzyıla varıncaya kadar, bazı insanların tek başlarına insanlığın o an için mevcut bilgi birikiminin önemli bir kısmına hakim olması mümkündü. Knowledge Mastery Leonardo DaVinci

8 Leonardo da Vinci, resim... Da Vinci – Painting

9 ... heykel... Da Vinci, cont. – Sculpture

10 ... anatomi... Da Vinci, cont. – Anatomy

11 ... mimarlık... Da Vinci, cont. – Architecture

12 ... silah mühendisliği ve... Da Vinci, cont. – Weapons Engineering

13 ... uçuş mühendisliği alanlarında liderdi. Resimde onun tarafından yapılmış, 16. yüzyıla ait uçan bir araç eskizi görülüyor... Da Vinci, cont. – Aeronautical Engineering

14 ... Burada ise, araç bozulduğunda kullanılacak paraşütün eskizi... Da Vinci, cont. – Aeronautical Engineering, cont.

15 Zaman geçtikçe insanların uğraştığı sistemler... Karmaşıklık Systems Complexity

16 ... giderek daha karmaşık hale geldi. Systems Complexity, cont.

17 Yalnızca taşıma sistemlerine bile baksak, giderek daha karmaşık... Systems Complexity, cont.

18 ... ve daha karmaşık... Systems Complexity, cont.

19 ... ve daha karmaşık... Systems Complexity, cont.

20 ... ve daha karmaşık hale geldiklerini görüyoruz,... Systems Complexity, cont.

21 ... tıpkı enerji sistemleri gibi. Systems Complexity, cont.

22 Bazılarının görüşüne göre, teknoloji... Technology Advances

23 ... öylesine hızlı ilerliyor ki... Technology Advances, cont.

24 ... onu denetleme yeteneğimiz geride kalıyor. Technology Advances, cont. Three Mile Island

25 Şurası açık ki, artık tek bir kişinin Leonardo da Vinci gibi tüm alanlardaki ilerlemeleri takip etmesi, hele hele birkaçında birden önder olması imkânsız. Keeping up with Developments

26 Uzmanlık bir zorunluluk haline geldi. Öyleyse teknik olarak ilerlemiş bir toplumda nasıl yaşıyor ve etkin bir şekilde çalışmayı nasıl başarıyoruz? How to Live and Work in a Technically Advanced Society?

27 Underlying Principles Modern insan olarak, karmaşıklığı bir düzene koymanın, tüm sistemler için geçerli bir dizi prensip belirleyip içinde yaşadığınız dünyayı düzenleme yeteneğinizi arttırmanın bir yolunu biliyor musunuz?

28 Sibernetik = Sistemlerin Yönetimi Bu soru, Sibernetik adıyla anılan “sistem yönetme” biliminin 1940’lardaki öncüleri olan bir grup insanın ilgisini çekti. Cybernetics = Regulation of Systems

29 Displinler-arası bir bilim olan sibernetik, moleküllerden... Cybernetics – an Interdisciplinary Science

30 ... galaksilere kadar tüm sistemleri, özellikle de makineleri, hayvanları ve toplumları ele alır. What Cybernetics Looks at

31 Sibernetik sözcüğü, Grekçe “dümenci”, yani bir teknenin kontrol sistemi işlevini gören kişi anlamına gelen sözcükten türetilmiştir. Derivation of Cybernetics

32 Bu sözcüğü ilk kez 1948’de ortaya atıp bir bilim olarak tanımlayan, yılları arasında yaşamış olan Norbert Wiener’dir. Kendisi Sibernetiğin Babası olarak bilinir. Norbet Weiner

33 Wiener bir uygulamalı matematikçi, biyolog ve elektrik mühendisiydi. II. Dünya Savaşı sırasında radar-güdümlü uçaksavar üzerinde çalıştı. Wiener – Radar

34 Özel bir radar bağlayarak bir topun otomatik olarak düşman uçaklarını hedef almasını sağladı. Top ateşlendikten sonra, radar uçağın değişen konumunu hızla belirleyip onu tekrar hedef almaktaydı. Ta ki uçak düşünceye dek... Weiner – Radar, cont.

35 Sistem insanın işlevlerini taklit etmekte, üstelik de bunları insandan daha etkin bir biçimde yerine getirmekteydi. Wiener – Radar and Human Factor Imitation

36 Geribesleme Uçaksavar geribesleme denilen sibernetik prensibinin bir örneğini temsil ediyor. Bir prosesin sonuçlarına ilişkin bilgi olan geribesleme, o prosesi değiştirmekte kullanılıyor. Radar düşman uçağının konumundaki değişikliğe ilişkin bilgiyi sağlamakta ve bu bilgi de silahın nişan almasında gerekli düzeltmeyi yapmak için kullanılmaktaydı. Feedback

37 Bir sistemin yönetiminde geribesleme kullanımına daha tanıdık bir örnek, oda ısıtmasında kullanılan sıradan bir termostattır. Feedback – Thermostat

38 Oda Sıcaklığı 70 0 ’ye Çıkar Isıtma sistemi, genelde yapıldığı üzere, en fazla 2 derecelik bir sapmaya izin verecek şekilde ayarlandığında, eğer termostat 68 dereceye ayarlanmışsa, termostattaki bir sensör ısıtıcıyı kapatıncaya kadar... Thermostat Feedback Example

39 Oda Sıcaklığı 70 0 ’ye Çıkar Isıtıcı Kapanır... sıcaklık 70 dereceye kadar çıkar. Thermostat Feedback Example, cont.

40 Oda Sıcaklığı 70 0 ’ye Çıkar Oda Sıcaklığı 66 0 ’ye Düşer Isıtıcı Kapanır Isıtıcı, oda sıcaklığı 66 dereceye düşünceye kadar kapalı kalır... Thermostat Feedback Example, cont.

41 Isıtıcı Açılır Oda Sıcaklığı 70 0 ’ye Çıkar Isıtıcı Kapanır Oda Sıcaklığı 66 0 ’ye Düşer... sonra termostattaki sensör ısıtıcıyı tekrar açık duruma getirir. Thermostat Feedback Example, cont.

42 Kendi Kendini Yöneten Sistem Sensör, sistemin istenilen 68 derecelik sıcaklıktan sapma olduğunu belirleyip bu hatayı gidermek için bir düzeltme yapmasına olanak tanıyan bir geribeslenme döngüsü sağlar. Tıpkı uçaksavar ve uçak örneğinde olduğu gibi, -termostat, ısıtıcı ve odadan ibaret olan- bu sistemin de geribesleme sayesinde kendini yönettiğini, dolayısıyla kendi kendini yöneten bir sistem olduğunu söylemek mümkündür. Self Regulating System

43 İnsan vücudu, bir sistemin yönetimini sağlayan geribesleme örnekleri açısından en zengin kaynaklardan biridir. Örneğin; mideniz boşsa, bu bilgi beyne iletilir. Human Body – Feedback Leading to System Regulation

44 Bir şeyler yiyerek düzeltici eylemi gerçekleştirdiğinizde, beyniniz bu sefer de midenin gereksiniminin karşılandığı konusunda bilgilendirilir. Feedback – Corrective Action

45 Zaman Mide Kendini Boş Hisseder İnsan Yemek Yer Mide Kendini Dolu Hisseder Bir kaç saat içinde bu proses yeniden başlar. Bu geribesleme döngüsü ömür boyu sürer. Feedback – Hunger Example

46 İnsan vücudu öylesine bir kendi kendini yönetim harikasıdır ki, ilk sibernetikçiler vücuttaki prosesleri inceleyip kendi kendini yöneten makineler tasarlarken onu model olarak kullandılar. 1940’larda İngiliz bilim adamı Ross Ashby, homeostat adlı ünlü makineyi imal etti. Human Body and Cybernetics Studies

47 Tıpkı insan vücudunun 37°C’lik sıcaklığı koruduğu gibi, homeostat da, dışardan gelen farklı etkilere rağmen, aynı elektrik akımını sürdürebilmekteydi. Homeostat

48 Homeostaz Homeostat, insan ya da termostat; çeşitli türden geribesleme döngüleri aracılığıyla homeostazı ya da diğer bir deyişle denge durumunu korur. Önemli olan, bilginin nasıl taşındığı değil, yalnızca regülatörün uyarlama davranışı gerektiren bir değişiklikten haberdar edilmesidir.

49 İnsan ve hayvanların kendi kendini yönetme özelliklerini taklit etme fikri üzerinde çalışan diğer bir bilim adamı da Grey Walter’di. Grey Walter – Self Regulating Man and Animals

50 En gözde projesi, tıpkı canlı bir kaplumbağa gibi serbestçe dolaşacak, bağımsız bir varlığın belli özelliklerine sahip olacak mekanik bir kaplumbağa yapmaktı. Grey Walter – Mechanical Tortoises

51 Resimde Walter, eşi Vivian, oğulları Timothy ve kaplumbağa Elsie ile görülüyor. Elsie’nin Timothy ile birçok ortak yanı var. Tıpkı Timothy’nin vücudunda yağ olarak depolanacak yiyecekleri istemesi gibi, Elsie de “besin” kaynağı olan ve içindeki akümülatöre yüklenen elektrik enerjisine dönüştürdüğü ışığın peşinde koşuyor. Sonra da, gene Timothy’nin yemeklerden sonra yaptığı gibi, yumuşak ışıklı bir yerde uyumaya hazır hale geliyor. Grey Walter and Family

52 Elsie’nin davranışı insanınkini taklit etse de, anatomisi ondan çok farklı. Elsie’nin kabuğunun altındaki görüntü resimdeki gibi. The Anatomy of Elsie

53 Elsie’nin içi, transistörlü bir radyonunkine benziyor,... Simulating a Human’s Function

54 ... insan vücudununkine değil. Ancak bir sibernetikçi olarak Walter’in ilgilendiği, bir insanın fiziksel yapısını değil, işlevlerini taklit etmekti. Simulating a Human’s Function

55 “Bu nedir?” “Bu ne yapar?” Sibernetikçi diye değil,... Not What Is, but What Does it Do?... diye sorar.

56 Grey Walter, bir heykeltraşın yaptığı gibi insanın fiziksel biçimini değil, işlevlerini taklit etmeye çalışmıştır. Simulating Human Functions

57 nesne olarak değil, süreç olarak Diğer bir deyişle, insanı ele almıştır. Not Objects, but Processes

58 İnsanlar yüzyıllar boyunca, insanların yaptıkları işlere yardımcı olacak makineler tasarlamışlardır. Ve bu işler yalnızca kas gücü gerektiren görevlerden ibaret değildir. Designs to Help with Human Tasks

59 Hareketli küçük insan figürleri ya da guguklu saatlerden ve müzik kutularından çıkan hayvancıklar gibi otomatlar, 1700’lerden beri popülerdi ve düşünme yeteneğine sahip makineler de elektronik bilgisayarların icadından çok daha evvel hayâl konusu olmaktaydı. Automata

60 Macy Vakfı Toplantıları ’dan 1953’e kadar yapılan bir dizi toplantıda, geribesleme döngüleri ve kendi kendini yöneten sistemlerdeki döngüsel nedensellik tartışılmıştır. Josiah Macy, Jr. Vakfı’nın finanse ettiği ve mühendislerin, matematikçilerin, nörofizyologların ve diğerlerinin katıldığı bu toplantılar, son derece disiplinler-arası bir yapıdaydı. Macy Foundation Meetings

61 Toplantıların başkanlığını yapan Warren McCulloch, toplantıya katılan bilim insanlarının, herbiri farklı bir profesyonel dile sahip olduğu için, birbirlerini anlamakta çok zorlandıklarını yazar. Professionals Speak Different Languages

62 O kadar ateşli tartışmalar olmaktaydı ki, bir seferinde katılımcılardan Margaret Mead, dişinin kırıldığını ancak tartışma bittikten sonra farketmişti. Margaret Mead Breaks A Tooth

63 Üyeler ortak bir takım deneyimler edindikçe, sonraki tartışmalar daha sakin geçmeye başladı. Meetings Calm with Common Experiences

64 Bu toplantılar, 1948’de Norbert Wiener’in ‘Sibernetik’ adlı kitabının da yayınlanmasıyla birlikte, bugün bildiğimiz sibernetiğin gelişiminin temelini oluşturdu. Laying the Groundwork for Cybernetics

65 1950’de çekilen fotoğrafta, erken dönemin şimdiye kadar karşılaşmış olduğunuz dört seçkin sibernetikçisi görülüyor. Soldan sağa: Homeostat’la ün kazanan Ross Ashby; Macy Vakfı toplantılarını düzenleyen Warren McCulloch; kaplumbağa Elsie’nin yapımcısı Grey Walter; ve bu alanın ‘Sibernetik’ olarak adlandırılmasını öneren Norbert Wiener. Prominent Early Cyberneticians

66 Nörofizyoloji + Matematik + Felsefe Warren McCulloch sibernetiğin kapsamını genişletme konusunda kilit isimlerden biriydi. Esas eğitimini psikiatrist olarak almış olsa da, McCulloch nörofizyoloji, matematik ve felsefe alanlarındaki bilgilerini birleştirerek çok karmaşık bir sistemi,... Neurophysiology, Mathematics, and Philosophy

67 ... insanın sinir sistemini daha iyi anlamaya çalıştı. The Human Nervous System

68 Sinir sisteminin işleyişinin, matematiğin kesin diliyle ifade edilebileceğine inanmaktaydı. Human Nervous System and Mathematical Equations

69 Örneğin; buz parçası gibi soğuk bir nesne kısa süre için insan cildine değdiğinde, beklenenin aksine soğuk değil sıcakmış gibi bir algının oluşmasını açıklayan bir denklem geliştirdi. Cold = Hot

70 Nörofizyoloji + Matematik + Felsefe McCulloch sinir sistemini anlamak için yalnızca matematik ve nörofizyoloji değil, oldukça ender bir kombinasyon olarak felsefeyi de kullandı. Genelde bilim insanlarıyla felsefecilerin ilgi alanları birbirinden çok uzak olarak kabul edilir – bilim insanları gerçek, somut,... Neurophysiology, Mathematics and Philosophy

71 ... fiziksel nesneleri, mesela bitkileri,... Plants

72 ... hayvanları,... Animals

73 ... ve mineralleri incelerken, felsefeciler,... Minerals

74 ... düşünceler ve kavramlar gibi soyut nesnelerle ilgilenirler. Abstract Ideas, Thoughts, and Concepts

75 Epistemoloji = Bilgi Bilimi McCulloch, nörofizyoloji bilimi ile felsefenin epistemoloji adı verilen ve bilgiyi inceleyen dalı arasında bir bağlantı olduğunu görebiliyordu. Epistemology = Study of Knowledge

76 Bilgi genelde görünmez ve soyut bir şey olarak kabul edilse de, McCulloch bilginin vücudun fiziksel bir organında, beyinde oluştuğunu farketti. Knowledge – Formed in the Brain

77 FizikselSomut Beyin Zihin Bilgi Zihin aslında, beyinle düşüncenin, fizikselle somutun, bilimle felsefenin buluştuğu noktadır. The Mind – The Meeting Place Between the Brain and an Idea

78 FelsefiFiziksel Deneysel Epistemoloji McCulloch, fiziksel olanla felsefi olanın kesiştiği bölgede yeni bir araştırma alanı kurdu. Bu araştırma alanına ‘deneysel epistemoloji’ adını verdi, yani bilginin nörofizyoloji aracılığıyla incelenmesi. Amaç, bir sinir ağı etkinliğinin bizim duygu ya da düşünce olarak deneyimlediğimiz şeye nasıl yol açtığını açıklamaktı. Experimental Epistemology

79 Sibernetik = Sistemlerin Yönetimi McCulloch‘un çalışması sibernetikçiler için neden bu kadar önem taşır? Sibernetiğin sistemlerin yönetim bilimi olduğunu hatırlayalım. Cybernetics = Regulation of Systems

80 Hem insan vücudunu hem de çevresindeki çoğu sistemi yöneten beyin, belki de en dikkate değer yöneticidir. Beynin nasıl çalıştığını açıklayan bir teori, insanın tüm bilgisinin nasıl üretildiğini açıklayan bir teoridir. Human Brain – The Most Remarkable Regulator of All

81 Uçaksavar ya da termostat bazı sistemleri yönetmek üzere insan tarafından yapılmış cihazlardır; halbuki zihin kendi kendini inşa eden ve yöneten bir sistemdir. Birazdan bu olgu hakkında daha fazla şey söyleyeceğiz. Mind – Regulates Itself

82 Sibernetiğin Diğer Kavramları Bazı kilit insanlar, bunların ilgi alanları ve katkılarından bahsettikten sonra, şimdi de sibernetiğin bazı başka kavramlarına göz atacağız. Other Cybernetic Concepts

83 Kaçınılmaz Çeşitlilik Yasası Önemli kavramlardan biri kaçınılmaz çeşitlilik yasasıdır. Bu yasa, bir sistem karmaşıklaştıkça, düzenlenecek işlevlerin sayısı arttığından, sistemin denetçisinin de daha karmaşık hale gelmesi gerektiğini söyler. Diğer bir deyişle, denetlenecek sistemin karmaşıklığı arttıkça, sistemin denetçisinin karmaşıklığı da artmak zorundadır. Law of Requisite Variety

84 Şimdi termostat örneğine geri dönelim. Thermostat Example, Revisited

85 Eğer evde yalnızca bir kazan varsa, termostat oldukça basit olabilir – çünkü sadece bu kazanı kontrol edecektir. Furnace = Simplicity

86 Ama eğer evde hem bir kazan hem de bir klima cihazı varsa, termostatın daha karmaşık – daha fazla sayıda anahtar ya da düğmeye sahip – olması gerekir, çünkü hem ısıtma hem soğutma olmak üzere iki prosesi birden kontrol etmesi gerekir. Furnace + Air Conditioner = Complexity

87 Aynı prensip canlı organizmalar için de geçerlidir. İnsan, tüm hayvanlar arasında en karmaşık sinir sistemi ve beyne sahiptir. Bu, insanın çok farklı eylemler yapabilmesini ve karmaşık bir vücuda sahip olmasını sağlar. Humans – Most Complex Nervous System

88 Aksine, deniz yıldızı,... Starfish System

89 ... deniz hıyarı,... Sea Cucumber System

90 ... ve deniz şakayığı gibi bazı hayvanların merkezi bir beyni olmayıp, bu deniz hayvanlarının görece basit vücutlarını ve işlevlerini yönetmek için yeterli, basit bir sinir ağı bulunur. Özetle, hayvan ne kadar karmaşıksa, beyni de o kadar karmaşık olmak zorundadır. More Complex the Animal, the More complex the Brain

91 Kaçınılmaz çeşitlilik yasası yalnızca makine ve insan vücudunun değil, sosyal sistemlerin denetimi için de geçerlidir. Örneğin; suç işlenmesini engellemek için her yurtdaşa bir polis atamak ne gerekli ne de uygulanabilirdir, çünkü yurtdaşların tüm etkinlerini değil... Social Systems

92 ... yalnızca yasadışı olanlarını denetlemek gerekir. Bu nedenle, bin kişi başına bir ya da iki polis, genelde yasadışı etkinlikleri denetlemek için yeterli kapasiteyi sağlar. Capability to Regulate

93 Bu örnekte, denetleyicinin çeşitliliği ile denetlenen sistemin çeşitliliği arasındaki uyum, denetleyicinin karmaşıklığını arttırarak değil, denetlenen sistemin çeşitliliğini azaltarak sağlanmıştır. Yani çok sayıda polis çalıştırmak yerine, insan davranışlarının daha az bir kısmını denetlemeye karar veririz. Regulation – Increase Complexity of Regulator and System being Regulated

94 Kendiliğinden Organize Olan Sistemler Her gün örneklerini gördüğümüz diğer bir sibernetik kavramı da, kendiliğinden organize olan sistemdir. Kendiliğinden organize olan sistem, denge durumuna doğru ilerlerken giderek daha fazla organize olan bir sistemdir. Ross Ashby, iç prosesleri ya da etkileşim kuralları değişmeyen her sistemin kendiliğinden organize olan bir sistem olduğunu gözlemledi. Self Organizing Systems

95 Örneğin; düzensiz bir şekilde otobüs bekleyen bir grup insan... Waiting in Line

96 ... otobüs gelince kuyruğa girer, çünkü geçmiş deneyimleri bunun hizmet almanın daha pratik ve adil bir yolu olduğunu söyler. Bu insanlar kendiliğinden organize olan bir sistem oluştururlar. The Line – A Self-Organizing System

97 Yağ ile sirke karışımı bile kendiliğinden organize olan bir sistemdir. Karışım çalkalandığında, burada gösterildiği gibi bir süreliğine homojen bir sıvıya dönüşür. Oil and Vinegar – a Self-Organizing System

98 Salata sosu denge durumuna geri dönmeye bırakıldığında, karışımın yapısı değişir ve yağ ile sirke otomatik olarak ayrışır. Karışımın kendiliğinden organize olduğunu söyleyebiliriz. Oil and Vinegar - Equilibrium

99 Kendiliğinden organize olma düşüncesinden genel bir tasarım kuralı doğar. Bir nesneyi değiştirmek için, çevresiyle arasındaki etkileşimlerin onu istediğiniz yönde değiştireceği bir ortama koyun. Şimdi üç örneğe göz atalım... Self Organization Leads to a General Design Rule

100 Demir cevherinden demir elde etmek için, onu önce eritme fırını denilen ortama koyarız. Fırında ısı üretmek üzere kok kömürü yanmaktadır. Eritme fırnının kimyasal ve termodinamik ortamında demir oksit saf demire dönüşür. Self Organization Leads to a General Design Rule

101 İkinci bir örnek olarak bir çocuğun eğitim sürecini ele alalım. Çocuk bir okula yerleştirilir. Educating Children

102 Okuldaki öğretmenler ve diğer öğrencilerle olan etkileşimi sonucunda, çocuk okuma yazmayı öğrenir. Educating Children, cont.

103 Üçüncü bir örnek; iş yaşamının devlet tarafından denetlenmesi olsun. A.B.D. vatandaşları, işlerinin yönetimi için devleti üç erke ayıran bir Anayasa benimsemiştir. Kongre, yasalar çıkararak Yürütme erki tarafından uygulanan vergi teşvikleri ve yasal cezalardan oluşan bir ortam oluşturur. Regulation of Business by Government

104 Mahkemelerce kararlaştırlan bu teşvik ve cezalar, iş adamlarının davranışlarını istenilen yönde değiştirmesini sağlar. Regulation of Business by Government, cont.

105 Herbir örnek, demir eritme fırını... Regulation of Business by Government, cont.

106 ... öğretmeni ve öğrencileriyle birlikte okul... Regulation of Business by Government, cont.

107 ... ve devletin iş yaşamını denetimi, kendi kendini yöneten bir sistem olarak görülebilir. Bu sistemlerden herbiri, kararlı denge durumuna doğru kendiliğinden organize olur. Ve herbirinde sistemin bilinen etkileşim kuralları istenilen sonucu elde etmek için kullanılmıştır. Regulation of Business by Government, cont.

108 Hücresel otomatlar, fraktal geometri ve karmaşıklık üzerine yakın zamanda yapılan çalışmalar, 1960’ların başında kendiliğinden organize olan sistemler üzerine yapılan çalışmaların bir uzantısı olarak düşünülebilir.

109 Şu ana kadar genel olarak, sibernetiğin makine yapımında ve basit yönetim/denetim süreçlerini anlamada bize nasıl yarar sağlayacağından bahsettik. Ancak sibernetik, bilginin kendisinin nasıl oluştuğunu anlamamıza da yardımcı olabilir. Cybernetics – how Knowledge itself is Generated

110 Bu anlayış bize, daha büyük sistemlerin yönetimi için daha sağlam bir altyapı kazandırabilir, mesela şirketlerin, ulusların,... A Firmer Foundation for Regulating Larger Systems

111 ... ve hatta tüm dünyanın yönetimi için. Firmer Foundation for Regulating the Whole World

112 Gözlemcinin Rolü Role of the Observer

113 1960’ların sonlarına doğru A.B.D.’den Heinz von Foerster,... Heinz Von Foerster

114 ... Şili’den Humberto Maturana,... Humberto Maturana

115 ... İngiltere’den Gordon Pask ve... Gordon Pask

116 ... Stafford Beer gibi sibernetikçiler... Stafford Beer

117 İkinci Dereceden Sibernetik... sibernetik prensiplerinin uygulamasını, gözlemcinin rolünü anlamak amacıyla genişlettiler. Bu vurgulanan alana ‘ikinci dereceden sibernetik’ adı verildi. Second Order Cybernetics

118 Birinci dereceden sibernetik denetlenen sistemlerle ilgilenirken, ikinci dereceden sibernetik otonom sistemleri inceler. Dealing with Autonomous Systems

119 Sibernetik prensiplerin sosyal sistemlere uygulanması,...

120 ... bir taraftan sosyal bir sistemi inceleyip anlamaya çalışırken, kendini sistemden ayrı tutamayan ya da onun üzerinde kaçınılmaz olarak bir etki yaratan gözlemcinin rolüne dikkat çekti. Separating Man from the System

121 Geleneksel görüşe göre, laboratuarda çalışan bir bilim insanı kendi eylemlerinin deney sonuçlarını etkilemesini engellemek için büyük zorluklara katlanır. Ancak bilim insanlarının laboratuarda üzerinde çalıştığı türden mekanik sistemlerden uzaklaşıp sosyal sistemlere yaklaştıkça, gözlemcinin rolünü göz ardı etmek imkânsız hale gelir. Separating Man from the System, cont.

122 Örneğin; halklar ve kültürleri üzerine çalışan Margaret Mead, incelediği insan toplulukları üzerinde bir etki yaratmaktan kaçınamamıştır. Margaret Mead

123 İncelediği toplumların içinde yaşadığı için, toplumun üyeleri doğal olarak zaman zaman onu etkilemek, hoşnut etmek ya da belki kızdırmak istediler. Mead – Separating Man from the System

124 Mead’in bir kültür içindeki varlığı o kültürü değiştirdi, dolayısıyla da Mead’in yaptığı gözlemi etkiledi. Mead – Separating Man from the System, cont.

125 Bu ‘gözlemci etkisi’ Mead’in, kendisi orada olmadığı zaman toplumun nasıl olduğunu bilmesini olanaksız kılıyordu. Mead – Separating Man from the System, cont.

126 Dürüst bir muhabir, her zaman eğitimi ve deneyimlerinin etkisinde olacak, dolayısıyla da sübjektif olmaktan kaçınamayacaktır. Ayrıca, karmaşık bir olay hakkında eksiksiz ve kusursuz bir haber hazırlamak için gereken tüm bilgileri tek bir muhabirin toplayıp anlaması mümkün değildir. News Reporters – Affected by Background and Experience

127 Bu nedenle, karmaşık bir olayı ya da sistemi birden fazla insanın incelemesi daha doğru olur. Ancak birkaç gözlemcinin tasvirine kulak vererek, tasvirin ne kadarının gözlemciden, ne kadarının olayın kendinden kaynaklandığı hakkında bir kanı sahibi olunabilir. Wise to Have Several People Study Complex Systems

128 Başlangıç döneminde genelde kendileri için belirlenmiş hedeflere ulaşmaya çalışan sistemlere uygulanan sibernetiğin aksine, ‘ikinci dereceden’ sibernetik kendi hedeflerini belirleyen sistemlerle ilgilenmekte. Early Days – Cybernetics = Systems Seeking Pre-Defined Goals

129 Amaçların nasıl oluşturulduğu sorusu üzerinde yoğunlaşıyor. İnsan; kendisi için belirlenmiş amaçlara sahip olma durumundan kendi amaçlarını belirlemeye geçen sisteme ilginç bir örnek. Çocuklar çok küçükken ana- babaları onlara hedefler belirler. Örneğin; ana-babalar normalde çocuklarının yürümeyi, konuşmayı ve sofra kurallarına uymayı öğrenmesini ister. Now – How Purposes are Constructed

130 Ancak çocuklar büyüdükçe, eğitim ve meslek hedeflerini belirlemek,... Pursuing Goals and Purposes

131 ... evlilik planları yapmak... Pursuing Goals and Purposes, cont.

132 ... ve bir aile kurmak gibi hedeflerini kendileri belirleyip kendi amaçları peşinde koşmayı öğrenirler. Pursing Goals and Purposes, cont.

133 Öğrendiklerimizi tekrarlayacak olursak, sibernetik ilk olarak geribesleme kavramıyla ortaya çıkmıştı. Cybernetics – 1st Noted for Feedback

134 Geribesleme sayesinde sistemlerin kendi kendilerini nasıl yönettiğine ilişkin örneklerden yana çok zengin olan insan vücudu, bilim insanlarının ilgisini... Human Body – Rich Example of Feedback

135 ... yürümeden düşünmeye kadar çeşitli insan ve hayvan etkinliklerini incelemeye ve taklit etmeye yöneltti. Studying the Human Body – Walking, Thinking, etc.

136 Sibernetik, kendiliğinden organize edici özellikleri inceleyerek... Cybernetics – Studies Self-Organizing Properties

137 ... makinelere yönelik temel ilgi alanını... Cybernetics – Moved from Primary Concern with Machines

138 ... geniş sosyal sistemleri de içerecek şekilde genişletti. Cybernetics includes Large Social Systems

139 Leonardo Da Vinci’nin devrine dönüp mevcut tüm bilgi alanlarına hakim olmamız söz konusu olmasa da, tüm sistemlerin davranışlarının altında yatan bir prensipler kümesi oluşturabiliriz. Da Vinci – Can we Master all Fields and Existing Knowledge?

140 Öte yandan, kontrol etmek istediği sistemi belirleyen gözlemci olduğu için, sibernetik bize karmaşıklığın gözlemciye bağlı olduğunu da söylemektedir. Complexity is Observer-Dependent

141 Karmaşıklık, tıpkı güzellik gibi, bakanın gözündedir. Complexity is in the Eye of the Beholder

142 Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi Translated by : Yagmur Denizhan Yapımcı: Enrico Bermudez Paul Williams Yazan: Catherine Becker Marcella Slabosky Stuart Umpleby © 2006 The George Washington University: Credits


"The History and Development of Cybernetics Sibernetiğin Tarihçesi ve Gelişimi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları