Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YRD. DOÇ.DR.Ç İĞ DEM AYDIN KOYUNU ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI B GRUBU SON DERS SUNUMU NOT: Bu sunum son derste işlenen konuların çerçevesini oluşturmaktadır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YRD. DOÇ.DR.Ç İĞ DEM AYDIN KOYUNU ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI B GRUBU SON DERS SUNUMU NOT: Bu sunum son derste işlenen konuların çerçevesini oluşturmaktadır."— Sunum transkripti:

1 YRD. DOÇ.DR.Ç İĞ DEM AYDIN KOYUNU ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI B GRUBU SON DERS SUNUMU NOT: Bu sunum son derste işlenen konuların çerçevesini oluşturmaktadır. Ancak sunuma ba ğ lı olarak derste verilen ilave bilgiler yer almamaktadır.

2 Türkiye’de İ nsan Haklarının Gelişimi Türkiye’de insan haklarının pozitif hukukun düzenleme alanına girmesi, anayasacılı ğ ın gelişimi ile paralel gitmiştir. Tanzimat Dönemi: İ nsan haklarıyla ilgili ilk önemli gelişme 1839 tarihli Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nun ilan edilmesidir. Reform programı niteli ğ indedir. Şu dört temel reformu vaat etmektedir: 1. Tebaanın can, mal, namusunun güvence altına alınması, (kişi dokunulmazlı ğ ı ve güvenli ğ i) 2. İ ltizam sisteminin yerini alacak düzenli bir vergi sistemine geçilmesi, (mal güvenli ğ i) 3. Genel ve zorunlu askerlik sisteminin başlatılması, (adalet ve eşitlik ilkelerince yeniden düzenlenmesi) 4. Bütün Osmanlı tebaası için kanun önünde eşitli ğ in sa ğ lanması (eşit muamele)

3 1856-Islahat Fermanı: 1839 tarihli Hatt-ı Hümayun’un bazı ilavelerle tekrarı niteli ğ indedir. En belirgin yönü, din ve mezheplerine bakılmaksızın bütün Osmanlı tebaasının kanun önünde eşitli ğ ini daha kesin bir dille ifade etmesidir. Müslüman olmayan cemaatlerin dini ayrıcalıklarını teyit ediyor, gayrı müslimlere mahkemelerde eşit tanıklık hakkı tanıyor ve yine onlar için bütün devlet memurluklarına atanabilmek, meclislere girebilmek ve Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’de temsil edilmek gibi siyasal nitelikte sayılabilecek haklara da yer veriyordu. Ayrıca, yargılamanın aleni olması, işkencenin kaldırılması, cezaların insanileştirilmesi, suç ve cezada kanunilik gibi ilkelerde güvence altına alınmıştı.

4 Birinci ve İ kinci Meşrutiyet Türkiye’de ilk defa anayasal monarşi benzeri bir rejime geçilmesini sa ğ layan ilk anayasamız olan 1876 tarihli Kanun-i Esasi’sinin öngördü ğ ü temel haklar listesi esas olarak sivil ve siyasal haklardan oluşmaktaydı. Liste zamanın insan hakları kataloglarına aşa ğ ı yukarı uygundu. Bunlar: -Kişi özgürlü ğ ü ve güvenli ğ i-din ve ibadet özgürlü ğ ü- basın özgürlü ğ ü- girişim özgürlü ğ ü- dilekçe hakkı,- ö ğ retim özgülü ğ ü-kanun önünde eşitlik-kamu hizmetine girme hakkı- verginin mali güce göre belirlenmesi-mülkiyet güvenli ğ i-konut dokunulmazlı ğ ı-angarya yasa ğ ı-vergilerin kanunili ğ i- işkence yasa ğ ı-hakim güvencesi- iddia ve savunma hakkı-mahkemelerin ba ğ ımsızlı ğ ı

5 Öngörülen haklar listesi bütün sivil ve siyasi hakları içermemektedir. (toplantı ve dernek kurma hakkı düzenlenmemiştir, oy hakkı yalnızca erkekler içindir, düşünce ve ifade özgürlü ğ ü düzenlenmemiştir, padişaha sürgün yetkisi verilmiştir, sıkıyönetim hukuk dışı bir rejimdir) Sultan Abdülhamit 1878’de parlamentoyu süresiz tatil edince askıya alınmış ancak 1908’de yeniden yürürlü ğ e konmuş bir dizi de de ğ işiklik yapılmıştır. Bu de ğ işikliklerle: sansür yasaklanmış, sürgün yetkisi kaldırılmış, özel yazışmaların dokunulmazlı ğ ı, dernek ve toplanma hakkı getirilmiştir.

6 1924 Anayasası 1921 Anayasası, tam bir anayasa niteli ğ inde de ğ ildir, içeri ğ i ola ğ anüstü dönemin ihtiyaçlarını karşılama amacıyla sınırlanmıştır. Temel haklarla ilgili bölüm ve hükümler yer almamıştır Anayasası, Türklerin kamu hakları başlı ğ ıyla insan haklarına yer vermektedir. Bunlar do ğ al hukuk felsefesine dayanmakta ve klasik anlayışı yansıtmaktadır. Düzenledi ğ i sivil haklar ve özgürlükler: kişi özgürlü ğ ü, angarya yasa ğ ı, kişi dokunulmazlı ğ ı, kanun önünde eşitlik, can ve ırz dokunulmazlı ğ ı, işkence yasa ğ ı, keyfi yakalama ve tutuklama yasa ğ ı,keyfi aranma yasa ğ ı, konut dokunulmazlı ğ ı, basın özgürlü ğ ü, müsadere yasa ğ ı, e ğ itim özgürlü ğ ü, yazışmaların dokunulmazlı ğ ı, kanuni hakim güvencesi, vicdan, din, düşünce, yayın, seyahat, sözleşme, çalışma, mülk edinme, toplantı, dernek, seyahat, mahkemelerde hak arama, Anayasal siyasi haklar: seçme (1934’e kadar sadece erkeklere), seçilme (1934’e kadar sadece erkekler), kamu hizmetlerine girme hakkı, TBMM’ye başvurma hakkı.

7 Haklar anayasal güvence altına alınmıştı ancak teknik-kurumsal güvencelerle takviye edilmiş de ğ ildir. Sosyal haklar yeterince düzenlenmemektedir. Sadece çalışma özgürlü ğ ü (kişinin kendi işini kendisinin bulması özgürlü ğ ü) düzenlenmiştir. Ruhu insan haklarından yana olmakla birlikte uygulama buna uygun olmamıştır. Çeşitli kanunlarla sivil toplum devletin denetimi altına girmiştir. Örne ğ in Basın özgürlü ğ ünün kısıtlanması (muhalif gazete ve dergilerin kapatılması) vb. Bu Anayasa döneminde Evrensel İ nsan Hakları Beyannamesi (27 Mayıs 1949) ve Avrupa Konseyi Statüsü ( )’ne taraf olunmuştur, Avrupa İ nsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi (10 Mart 1954) onaylanmıştır.

8 1961 ANAYASASI DÖNEM İ Anayasa 2. Md.: TC insan haklarına dayanan… demokratik… bir devlettir. Temel Haklar ve Ödevler: Kişinin Hak ve Ödevleri, Sosyal ve İ ktisadi Haklar ve Ödevler, Siyasi Haklar ve Ödevler Bu Anayasa tarihimizde ilk defa sosyal haklara yer vermiştir. İ ktisadi ve dini özgürlükler sınırlıdır. Mülkiyet hakkını sınırlamıştır, merkezi planlamacılı ğ ı anayasallaştırmıştır, İ nsan hakları açısından zikzaklı bir seyir izlemiştir. Sivil haklar açısından bakıldı ğ ında, uygulama genellikle olumludur ancak kısıtlamalarda bulunmaktadır.: fikir suçu, basın özgürlü ğ ü kısıtlanması, sakıncalı görülenlere pasaport verilmemesi, Polis Vazife Kanunu, Dernekler Kanunu, Sıkıyönetim Kanunu gibi. 12 Mart 1971 askeri müdahalesi ve 12 Mart yönetiminin uygulamaları ile Anayasanın liberal yönleri budanmıştır. 1973’de de Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulmuştur.

9 1982 ANAYASASI DÖNEM İ 1982 Anayasası orijinal haliyle insan hakları konusunda elverişsizdi ancak yapılan de ğ işikliklerle daha liberal bir Anayasa niteli ğ i kazandı ANAYASASıNDA YAPıLAN DE Ğİ Ş İ KL İ KLER Birinci De ğ işiklik: 17 Mayıs 1987, İ kinci De ğ işiklik: 8 Temmuz 1993, Üçüncü De ğ işiklik: 23 Temmuz 1995, Dördüncü De ğ işiklik: 18 Haziran 1999, Beşinci De ğ işiklik: 13 A ğ ustos 1999, Altıncı De ğ işiklik: 3 Ekim 2001, Yedinci De ğ işiklik: 21 Kasım 2001, Sekizinci De ğ işiklik: 27 Aralık 2002, Dokuzuncu De ğ işiklik: 7 Mayıs 2004, Onuncu De ğ işiklik: 21 Haziran 2005, Onbirinci De ğ işiklik: 29 Ekim 2005, Onikinci De ğ işiklik: 13 Ekim 2006, Onüçüncü De ğ işiklik: 10 Mayıs 2007., Ondördüncü De ğ işiklik: 31 Mayıs 2007, Onbeşinci De ğ işiklik: 16 Ekim 2007, Onaltıncı De ğ işiklik: 9 Şubat 2008, Onyedinci De ğ işiklik: 7 Mayıs 2010

10 Bu dönemde taraf olunan uluslararası sözleşmelerden örnekler: 1988 yılında İ şkenceye ve Di ğ er Zalimane, Gayrı İ nsani veya Küçültücü Muamele ve Cezalara Karşı BM Sözleşmesi ve aynı konudaki Avrupa Sözleşmesi onaylanmıştır yılında A İ HM’ne bireysel başvuru hakkı, 1990 yılında A İ HM’nin yargı yetkisi tanınmıştır yılında BM Medeni ve Siyasal Haklara İ lişkin Uluslararası Sözleşme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi onaylanmıştır.

11 İ NSAN HAKLARININ N İ TEL İĞİ 1. Evrensellik: A) Bütün insanlar zamana ve mekana ba ğ lı olmaksızın insan haklarına sahiptir. B) İ nsan hakları toplumsal aidiyeti, kültürel kimli ğ i, sosyal kökeni, ırkı, dili, dini, sınıfı ne olursa olsun tüm insanların sahip oldu ğ u haklardır C) İ nsan hakları kültürel-rölativist gerekçelerle tanımazlık edilemez

12 II. Do ğ uştanlık: A) İ nsanlar herhangi bir sosyal yapının üyeleri oldu ğ u için de ğ il bundan da önce sırf insan oldukları için bu haklara sahiptirler. B) İ nsan hakları bu nedenle siyasal toplumun meşruluk temeli ve ona yön gösteren de ğ erlerdir. C) İ nsan hakları topluma ve onun temsilcisi sayılan devlete karşı ileri sürülen haklardır.

13 III) Mutlaklık: a) İ nsan haklarının varlı ğ ı herhangi bir kayda ve şarta başlanmaz, hiçbir düşünce ile varlıkları inkar edilemez. İ stisnasız saygı gösterilmelidir. b) İ nsan haklarının kapsamı daraltılamaz, pazarlık yapılamaz c) İ nsan haklarının varlı ğ ı özellikle de topluma karşı ödevlerin yerine getirilmesine ba ğ lı de ğ ildir d) Bir insan hakkının kullanımı ancak başka bir insan hakkına tecavüz etmesi veya varlı ğ ını ortadan kaldıracak bir biçimde kullanılması durumunda kısıtlanabilir.

14 IV. Vazgeçilmezlik: Gönüllü olarak dahi vazgeçilemez sözleşmelerle ortadan kaldırılamaz (ötenazi- intihar) V. Bireysellik: İ nsan hakları birey haklarıdır. Topluluk, cemaat, grup hakları, insan haklarına göre ikincil haklardır. Bir grubun, sınıfın da elbette insan hakları olabilir ancak bunlar insan hakları niteli ğ inde de ğ ildir. (zaman zaman grupların bireyin insan haklarını sınırlandırabildi ğ i görülmektedir o nedenle de bireysellik önemlidir)

15 VI. Özgürlükçülük: “Bir hak, başka bireyler ve kurumların müdahalesi ve zorlaması olmaksızın bir bireyin belli bir eylemi yapma veya yapmama konusundaki kayıtsız-şartsız özgürlü ğ üdür. VII. Temel Nitelik: İ nsan hakları temel haklardır. Çünkü varlıkları egemen iradesine ba ğ lı de ğ ildir. Anayasal düzenin temelini oluştururlar.

16 VIII. Devlete Karşı Olma: İ nsan hakları iddialarının muhattabı prensip olarak devlettir. Dolayısıyla devletinde insan haklarıyla ilgili dört ödevi vardır. 1) Tanıma 2) Dokunmama (Devletin müdahalesi istisnai olmalı, amaç başka bir hakkın korunması olabilir) 3) Koruma (insana-gruba-devlete karşı koruma) 4) Temin/tedarik (yaşlı, kimsesiz çocuk, SGK gibi)

17 İ nsan Haklarının Sınırlandırılma İ lkeleri Her bir hak için sınırlandırma nedenlerini önceden görmek mümkün olmadı ğ ından anayasalar ve uluslararası insan hakları belgeleri ço ğ unlukla sınırlamalarla ilgili genel ilkeler ve usuller öngörürler. Bunlar. I.Özgürlük Karinesi: Temel hakların sınırlandırılmasında göz önüne alınması gereken en temel ilkedir. “Temel hakların kapsamı ve sınırı söz konusu oldu ğ unda özgürlü ğ ü esas, özgürlükten ayrılmayı ise istisna saymayı” yansıtmaktadır.

18 Belli bir temel hakkın ancak çok güçlü veya zorlayıcı nedenlerin varlı ğ ı halinde ve istisnai olarak sınırlanabilir. Nedenler çok dar yorumlanmalıdır. Gerekçeler belirsiz olmamalı, açık-seçik olmalı, ikna edici olmalıdır. Özgürlük karinesi negatif-pozitif olmak üzere iki şekilde anlaşılabilir. Negatif anlayışa göre kanıtlama yükümlülü ğ ü kısıtlayacak olana düşer. Pozitif anlayışa göre, özgürlük kendi başına bir de ğ erdir. Her özgür eylem, kötü/zararlı sonuçları olsa dahi en azından özgür oldu ğ u için iyidir.

19 Anayasamızda veya A İ HS’nde özgürlük karinesi açıkça düzenlenmemiştir ancak şüphe halinde özgürlükten yana yorum, dar yorum, zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaç gibi ö ğ elere özellikle içtihatta referans verilmektedir.

20 II) Kanunla Sınırlama: Kanunla öngörülmüş ve kanuna uygun sınırlama yapılmalıdır. Keyfili ğ in önlenmesi amacına dönüktür. Bu tür sınırlamalar her zaman kanunla olmak durumunda de ğ ildir, örne ğ in anayasamız sosyal ve ekonomik haklar için sadece KHK ile sınırlamayı öngörmektedir.

21 III) Nedene Ba ğ lılık-Meşru Amaçların İ zlenmesi: Sebepsiz yere ve meşru olmayan nedenlerle sınırlanması yasaktır. Bu nedenler: a) Kamu güvenli ğ i, b) Başkalarının hak ve özgürlükleri, c) Kamu sa ğ lı ğ ı, d) Kamu ahlakı, e) Kamu düzeni Bizim Anayasamız bunların yanı sıra Cumhuriyetin temel nitelikleri, laik Cumhuriyet gibi ilkeler de getirmiştir.

22 IV. Demokratik Toplumda Gereklilik İ lkesi: Örne ğ in kamu düzeni nedeniyle bir sınırlama yapılacaksa bunu anlamı demokratik bir toplumun veya demokratik bir toplumla ba ğ daşabilen kamu düzeni anlayışının gerekleridir. Demokratik toplumun başlıca unsurları ise: a) İ nsan hakları demokrasinin ve hukuk devletinin temelleridir, b) Ço ğ ulculuk, hoşgörü, geniş-fikirlilik demokratik toplumun vazgeçilmez esaslarıdır, c) Demokratik toplumda azınlıkta kalanlara adil davranılmasını, hakim durumda olanların yetkilerini kötüye kullanmasının engellenmesini öngörür d) Düşünceyi açıklama özgürlü ğ ü demokratik toplumun temel esaslarındandır. e) Örgütlenme ve siyasal partilerde esaslardandır, f) Din ve vicdan özgürlü ğ ü de temel esaslardandır.

23 V. Ölçülülük İ lkesi: Bir temel hakkın sınırlanmasında başvurulan tedbirin hem demokratik toplum açısından zorunlu bir ihtiyaca dayanması hem de bu kısıtlama veya tedbirin söz konusu ihtiyaç ölçüsünde olması gerekecektir.

24 V. Öze Dokunma Yasa ğ ı: Kanunla yapılacak sınırlamaların temel hakların özüne dokunmaması (1982 Anayasası 13. Md.). Bir temel hakkın kullanılmasını son derece zorlaştıran, imkansız hale getiren sınırlamaları yasaklamaktadır. (asli çekirde ğ e dokunmama) Örne ğ in yaşama hakkı çekirde ğ i de yok bütünüyle dokunulmazdır. MADDE 13.– (De ğ işik: /2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğ lı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

25 Ola ğ anüstü Rejimlerde İ nsan Hakları Ola ğ andışı/istisnai yönetim usullerinin yürürlü ğ e konması, temel haklara ola ğ an rejimdekinden farklı kayıtlamalar getirilmesine yol açar. Haklardan yararlanmayı durdurur veya askıya alır. Ola ğ anüstü yönetimlerin niteli ğ i farklıdır: savaş seferberlik durumunda daha a ğ ır kayıtlamalar getirilir, salgın hastalık afette daha nispeten hafif.

26 Ola ğ anüstü Rejimlerde İ nsan Hakları Sapma rejimidir. Sapma rejimi önlemlerinin temel unsurları: Geçici olmalıdır. Ulusal mevzuatta istisnai rejimin gerek ilanı gerek uzatılmasında süresinin ne olaca ğ ı belirtilmiştir. İ stisnai olmalıdır. Bu rejime geçilme şartlarını ifade eder. Normal olmayan oluşumların, sorunların ortaya çıkması, çıkma tehlikesinin bariz olması. Uygulama alanının sınırlılı ğ ı. Tüm ülkede istisnai rejimin uygulanabilmesi ancak karşılaşılan sorunun ülkenin bütününde sapma rejimine geçilmekle halledilebilecek boyutta olması. Başvurulacak son çare olmalıdır. İ stisnai rejimde kategoriler varsa öncelikle en hafiften başlanmalı (do ğ rudan sıkıyönetim ilan edilmemeli) Ola ğ anüstü durumlarda dahi dokunulamayacak “çekirdek” haklar vardır: yaşam hakkı, işkence yasa ğ ı, kölelik-kulluk yasa ğ ı, suç ve cezada geriye yürümezlik, hukuk önünde kişili ğ in tanınması hakkı, düşünce, vicdan ve din özg.ürlü ğ ü aile hakkı, isim hakkı, çocuk hakları, uyrukluk hakkı, yönetime katılma hakkı gibi

27 AVRUPA İ NSAN HAKLARI SÖZLEŞMES İ ’N İ N HAKLARIN SINIRLANDIRILMASI İ LE İ LG İ L İ DÜZENLEMES İ A İ HS 15. Md. Ola ğ anüstü hallerde yükümlülükleri askıya alma 1. Savaş veya ulusun varlı ğ ını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdi ğ i ölçüde ve uluslararası hukuktan do ğ an başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir. 2. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2. maddeye (yaşama hakkı), 3. (işkence) ve 4. maddeler (fıkra 1) (kulluk, kölelik yasa ğ ı) ile 7. maddeye (kanunsuz ceza olmaz) aykırı tedbirlere cevaz vermez. 3. Aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktı ğ ı ve Sözleşme hükümlerinin tekrar tamamen geçerli oldu ğ u tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.

28 Ulusun varlı ğ ını tehdit eden başka bir genel tehlike: “halkın tamamını etkileyen ve devleti oluşturan toplulu ğ un düzenli yaşamı için bir tehdit teşkil eden istisnai ve pek yakın bir kriz veya tehlikeyi ifade eder”. Bu tedbirler mutlak de ğ ildir: a) durumun gerektirdi ğ i ölçüde, b) süreli. Uluslararası hukuktan do ğ an yükümlülüklere ters düşmemek kaydıyla: A İ HS’nin yanı sıra, Sivil ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Cenevre Sözleşmesi, Evrensel Beyanname gibi…

29 1982 ANAYASASI- IV. TEMEL HAK VE HÜRR İ YETLER İ N KULLANILMASININ DURDURULMASI MADDE Fıkra: Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya ola ğ anüstü hallerde, milletlerarası hukuktan do ğ an yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdi ğ i ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. 2. Fıkra: (De ğ işik: /2 md.) Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlı ğ ının bütünlü ğ üne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçlulu ğ u mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz

30 TÜRK İ YE’DE OLA Ğ ANÜSTÜ HAL UYGULAMALARINA İ L İ ŞK İ N DÜZENLEME a) Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya a ğ ır ekonomik bunalım, b) Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, Durumlarında ola ğ anüstü hal ilan edilmesi ve usulleriyle ola ğ anüstü hallerde uygulanacak hükümleri belirlemektir. OHAL, 6 ayı geçmemek üzere Cumhurbaşkanı başkanlı ğ ındaki Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilir. Ola ğ anüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. TBMM, ilan edilen ola ğ anüstü halin süresi doldu ğ unda, İ lan edilen OHAL’i, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında 4 ayı geçmemek üzere, uzatabilir veya ola ğ anüstü hali kaldırabilir. Ola ğ anüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlı ğ ında toplanan Bakanlar Kurulu, ola ğ anüstü halin gerekli kıldı ğ ı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İ çtüzükte belirlenir.

31 TÜRK İ YE’DE SIKIYÖNET İ M UYGULAMALARINA İ L İ ŞK İ N DÜZENLEME 1. Şiddet hareketlerinin yaygınlaşması 2. Savaş hali 3. Savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi 4. Ayaklanma olması 5. Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın 6. Ülkenin ve milletin bölünmezli ğ ini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle Cumhurbaşkanı başkanlı ğ ında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilân edebilir. Bu karar, derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde de ğ ilse hemen toplantıya ça ğ ırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördü ğ ü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına ba ğ lıdır. Sıkıyönetimde yöneticiler askerdir ve sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlı ğ ına ba ğ lı olarak görev yaparlar.


"YRD. DOÇ.DR.Ç İĞ DEM AYDIN KOYUNU ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI B GRUBU SON DERS SUNUMU NOT: Bu sunum son derste işlenen konuların çerçevesini oluşturmaktadır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları