Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HAKAN ÇALIŞIR TÜRKÇE ÖĞRETMENİ & EĞİTİM KOÇUwww.hakancalisir.com.tr

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HAKAN ÇALIŞIR TÜRKÇE ÖĞRETMENİ & EĞİTİM KOÇUwww.hakancalisir.com.tr"— Sunum transkripti:

1 HAKAN ÇALIŞIR TÜRKÇE ÖĞRETMENİ & EĞİTİM KOÇUwww.hakancalisir.com.tr

2  Duygu,düşünce ve istekleri ölçülü, ahenkli bir biçimde iletmeyi amaçlayan anlatım yoluna şiir denir.

3 1. Vezin (Ölçü) Sözün birtakım bölümlere ayrılarak her bölümünün hece sayısında ya da hem sayı hem de hecelerin açıklık kapalılık, uzunluk kısalık yönünden denkliğidir. İki tür vezin (ölçü) vardır. -Hece ölçüsü -Aruz ölçüsü Bir de ölçüsüz şiirler vardır. Bunlara serbest tarzdaki şiirler de diyoruz.

4 a. Hece ölçüsü : Dizelerdeki hece sayısının denkliğine dayanan ölçü türüdür. Parmak hesabı da denen bu ölçü, Türklerin ulusal ölçüsüdür. Bu ölçünün esası hece sayısındaki denklik olup bu sayısal denklik o dizenin kalıbını da verir.  Kalıp, şiirin bütün mısralarında kullanılan ortak ölçüdür.  Bu sayısal denkliğin söyleyişte tek düzeliğe yol açmaması için her kalıp iki ya da daha fazla bölümlere ayrılarak okunur. Bu bölümlere durak denir.

5 ÖRNEKLER:  Mert da ya nır, na mert ka çar   Mey dan güm bür güm bür le nir   Şah lar şa hı di van a çar   Di van güm bür güm bür le nir 

6  Yukarıdaki dörtlüğü oluşturan her bir mısradaki heceler sayıldığında mısraların 8’er heceden oluştuğu görülmektedir. Bu mısralar okunurken her 4 heceden sonra bir nefes almak için durulur. Bu bölümlere de durak denir. Dörtlükteki duraklar bölüm (/) işareti ile gösterilmiştir.  Durak, sözcükler bölünerek yapılmaz, sözcüklerden sonra yapılır. Yukarıdaki dörtlük = 8 heceden oluşan bir hece kalıbıyla yazılmıştır. Altıncı heceden sonra durak yapılmıştır.  Hece ölçüsünde bu kalıbın dışında 7’li, 8’li... gibi başka kalıplar da kullanılır.

7  b. Aruz ölçüsü : Hecelerin uzunluk ve kısalık değerlerine göre çeşitli ses kalıplarından oluşan bir tür şiir ölçüsüdür. Araplar bulmuştur.  Bu konuyu lisede göreceğinizden burada ayrıntılara girmeyeceğiz.

8 c. Serbest tarz : Aslında bu bir ölçü çeşidi değildir. Şiirlerde hece ölçüsünün dikkate alınmaması ile serbest tarz karşımıza çıkmaktadır.

9 ÖRNEK:  Düşün bir kere çiçek içindesin  Bir kız alıp göğsüne takmış  Düşün bir kere meyve vermişsin  Çocuklar üstüne çıkmış  Yukarıdaki dörtlüğün birinci dizesi 11, ikinci dizesi 9, üçüncü dizesi 10, dördüncü dizesi ise 8 heceden oluşmuştur. Dolayısıyla belli bir hece kalıbıyla yazılmamıştır. Aruz kalıbıyla da yazılmadığına göre bu dörtlük serbest yazılmıştır. Yani ölçüsü yoktur.

10 2.Redif : Şiirlerdeki dizelerin sonunda bulunan, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime veya kelime gruplarının tekrarına denir. Kafiyede ses birliği varken, redifte görev ve anlam birliği vardır.

11  Evcilik oynardın telli duvaklı  Ben uzaktan seyrederdim, meraklı  Yıldızlardan inme bir gül yanaklı,  Seni bekliyorum o gün bugündür.  Bu dörtlükteki mısraların sonunda yer alan “duvaklı”, kelimelerinde bulunan “-lı” sesi isimden isim yapma eki olduğundan yani görev ve anlamları aynı olduğundan rediftir. Bu kelimelerdeki “-ak” sesleri görev ve anlamları aynı olmayan fakat ses birliği bulunan unsurlar olduğu için kendi aralarında “kafiye” oluşturur.

12 3. Kafiye (Uyak)En az iki dize sonundaki kelime ve eklerde bulunan ses benzerliğidir. Kafiyeyi oluşturan unsurların yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri ise farklıdır.  Ölüm akla gelmez insan sevince  Sonunu düşünmez inceden ince  Ne gündüzün gündüz ne gecen gece  Seni bekliyorum, o gün bugündür  Dörtlükte “sevince, ince ve gece” sözcüklerindeki “- ce” sesleri kafiyeyi oluşturmaktadır.

13  1. Yarım Kafiye: Mısra sonlarındaki tek ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. Çiçek açar dal verir Kimi uzar, birbirine el verir Kimi meyve verir kimi gül verir Ağaç üstünde dillenir kuşlar  Dörtlükte bulunan “verir” sözcükleri rediftir. Dörtlükteki “dal, el ve gül” sözcükleridindeki “-l” sesleri ise yarım kafiyeyi oluşturur.

14 2. Tam Kafiye: Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça Gözlerde zaferin nuru yandıkça Üstünde bu bayrak dalgalandıkça Gönlümüz rahattır toprak altında  Bu dörtlükte bulunan “andıkça, yandıkça ve dalgalandıkça” sözcüklerindeki “-dıkça” ekleri zarf fiil ekidir. Yani görev ve anlamları ayrı olduğundan rediftir. Bu sözcüklerdeki “-an” sesleri ise sadece ses benzerliğinden oluştuğu için tam kafiyedir.

15  3. Zengin Kafiye: Mısra sonlarındaki ikiden fazla ses benzerliğinden oluşan kafiye türüdür. Yıllarca gurbetle çektiği çile Canlanır yeniden gelerek dile Aksini arayan birkaç ah ile Göğsü boşalırken gözleri dalar  Dörtlükte bulunan “çile, dile ve ile” kelimelerindeki “-ile” sesleri (üç harften oluşmuş) zengin kafiyeyi oluşturmuştur.

16 4. Cinaslı Kafiye: Mısralardaki anlamları ayrı, fakat yazılışı ve okunuşları aynı olan (sesteş) iki sözün mısra sonunda kullanılmasına cinaslı kafiye denir. Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç  Beyitte birinci “geç” kelimesi “zaman, vaktin ileri olması” anlamında ikinci “geç” kelimesi ise “sürmesi, devam etmesi” anlamında kullanılmış farklı iki sözcüktür. “Yazıma” sözcükleri yazılış ve okunuşları aynı; fakat anlam ve görevleri farklı olduğu için cinaslı kafiyeyi oluşturmuştur.

17 Bir mısranın hangi mısra ile kafiyeli olduğunun gösterilmesine kafiye düzeni denir. Kafiye düzeninde her mısra bir çizgiyle, kafiyeler de harflerle gösterilir. Üçe ayrılır.

18  1. Düz Kafiye  Birinci mısra ile ikinci mısranın, üçüncü mısra ile de dördüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. aabb şeklinde gösterilir. Kandilli yüzerken uykularda Mehtabı sürekledik sularda Bir yolcu parıldayan gümüşten Gittik bahs açmadık dönüşten

19 2. Çapraz Kafiye: Birinci mısra ile üçüncü mısranın, ikinci mısra ile de dördüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. abab şeklinde gösterilir. Gurbet o kadar acı Ki ne varsa içimde Hepsi bana yabancı Hepsi başka biçimde

20 3. Sarma Kafiye: Birinci mısra ile dördüncü mısranın, ikinci mısra ile üçüncü mısranın birbirleriyle kafiyeli olmasıdır. abba şeklinde gösterilir. Her şey yerli yerinde bir dolap uzaklarda Uzakda bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan Bir şeyler hatırlıyor belki maceramızdan Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda

21 1-Lirik Şiir: İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda Gözlerin kal diyor, dudakların git Bakışın anahtar gözlerin kilit Ellerin aç diyor, dudakların git dörtlüğü lirik bir şiirdir.

22 2. Epik Şiir: Savaş, kahramanlık ve yiğitlik gibi konuları coşkulu bir anlatımla işleyen şiirlere denir. Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur Öter tüfek davlumbazlar vurulur Nice koç yiğitler yere serilir Ölen ölür kalan sağlar bizimdir dörtlüğü epik şiirdir.

23 3. Didaktik Şiir: Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan duygu yönü zayıf şiir türüdür. İlim, kula açılmış bir kucaktır; Aydınlıktır, meşaledir, ocaktır. İlmin yüzü samimidir, sıcaktır; Cehaletin yüzü soğuk, buz oğul dörtlüğü konusuna göre didaktik şiirdir.

24 4. Pastoral Şiir: Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bunlara duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. Sarı, yeşil, mavi renk renk Çiçekler açmış ovada Kelebekler benek benek Dolaşıyorlar orada dörtlüğü konusuna göre pastoral şiirdir.

25 5. Satirik Şiir: Toplum hayatındaki aksayan yönleri, düzensizlikleri, insanın değişik konulardaki eksikliklerini ve hatalarını eleştiren şiir türüdür. Bir vakte erdi ki bizim günümüz Yiğit belli değil, mert belli değil Herkes yarasına derman arıyor Deva belli değil, dert belli değil dörtlüğü konusuna göre satirik şiirdir.


"HAKAN ÇALIŞIR TÜRKÇE ÖĞRETMENİ & EĞİTİM KOÇUwww.hakancalisir.com.tr" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları