Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İ nsanın yüzü gülmeli, Sevildi ğ i kadar de ğ il, Sevebildi ğ i kadar; Sevmeyi bilmeli. Ekrem ÖLGEN0.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İ nsanın yüzü gülmeli, Sevildi ğ i kadar de ğ il, Sevebildi ğ i kadar; Sevmeyi bilmeli. Ekrem ÖLGEN0."— Sunum transkripti:

1 İ nsanın yüzü gülmeli, Sevildi ğ i kadar de ğ il, Sevebildi ğ i kadar; Sevmeyi bilmeli. Ekrem ÖLGEN0

2 1955 Ordu/Fatsa Yusuflu Köy'ünde dünyaya geldim. İ lkokulu Bahçeler Köyü'nde bitirdim. Daha sonra Samsun İ mam Hatip Okulu orta kısmını ve ak ş am Ticaret Lisesini Samsun'da okudum. Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Ö ğ retmen Okulu'nu kazandım. Üçüncü sınıfta iken, Milli E ğ itim Bakanlı ğ ı‘ nın açtı ğ ı sınavı kazanarak, 1977 Yılında Özlük İş leri Genel Müdürlü ğ ünde memur olarak çalı ş maya ba ş ladım Yılında hükümetin de ğ i ş mesiyle birlikte, Aynı il Milli E ğ itim Müdürlü ğ ü, Keçiören İ lkö ğ retim Müdürlü ğ ü ve Nuh Eskiyapan İ lkkoku'luna memur olarak atandım Yılında kura çekerek; Trabzon Vakfıkebir Ömer Nakka ş Ticaret Lisesi'nde kısa süre ö ğ retmenlik yaptım. Oradan Be ş ikdüzü Ticaret Lisesi’ne iste ğ im üzerine atandım ve altı yıl çalı ş tım yılında da Samsun Ticaret Lisesi'ne yine kendi iste ğ imle atandım ve oradan emekli oldum. Hayatta aldı ğ ım en do ğ ru kararlardan biri de, Ö ğ retmenli ğ i seçmi ş olmamdır. Ö ğ retmen olmanın onurunu ta ş ımak en büyük ödüldür.

3 Ş iirlerimin bir bölümüne, sevgili ye ğ enim Ertan Gümü ş, Kendi çizim ve sayfa düzeni ile slayt gösterisi hazırlayıp gönderdi. İ lgisinden ve özenli çalı ş masından dolayı te ş ekkür ediyorum. Ertan Gümü ş, 1980 yılında Fatsa’ da dünyaya geldi. Nurten ve Mehmet Gümü ş ’ün o ğ ullarıdır. İ lkokul 1 ve 2. sınıfı Fatsa’da okudu yılında Samsun’a ta ş ındılar. İ lkokulunu Samsun’da tamamladı yılında İ stanbul’a ta ş ındılar. Ortaokulu ve liseyi orada bitirdi. Dumlupınar Üniversitesi İ ktisadi Bilimler Fakültesi İş letme Bölümü mezunudur. Gazete ve reklam sektöründe çalı ş tı yılında asker dönü ş ü matbaa sektöründe i ş e ba ş ladı ve devam etmekte. Ba ş ta Ma ğ aracılık olmak üzere do ğ a sporları ile u ğ ra ş ır. Müzikle ilgilenir. Ba ğ lama ve gitar çalar. Bilgisayar ve karakalem resim çizer. A ğ aç oyma ve ş ekillendirme ile me ş gul olur. Para koleksiyonu yapar. İ yi bir a ş çı sayılır. Ba ş arılar diliyorum. Ekrem ÖLGEN

4 Dostum dersin, dostun kalmaz. Dü ş man dersen, ondan olmaz. Sayılsa da, biri bulmaz. Sıfırın ne günahı var. HERKES TANIR Top gibidir, zıp zıp zıplar. Tekmelenir kuvvet toplar. Bo ş a gider, tüm hesaplar. Zaferin ne günahı var. Ba ş kası yok, kendi marka. Ya ş antısı alaturka. Yolda yürür, korka korka. Neferin ne günahı var. Sözü büyük, lokma küçük. Pervası yok, rengi uçuk. Kulak sa ğ ır, ense açık. Zevklerin ne günahı var. Selam versen, kostaklanır. Ben derim ki, herkes tanır. Bukelamun hep saklanır. Renklerin ne günahı var

5 İ ki çocuk; İ ki umut. İ ki umut. Bir bulut. Bir bulut. İ ki hayat. İ ki hayat. Bir kilit. Bir kilit. İ K İ ÇOCUK İ ki çocuk; Elde simit. Elde simit. Dilde simit. Dilde simit. Biri satar, Biri satar, Biri ister. Biri ister. İ ki çocuk; Satan zengin. Satan zengin. Bakan dingin. Bakan dingin. Kimse sormaz. Kimse sormaz. Soran durmaz. Soran durmaz. İ ki çocuk; İ ki çocuk; Simit; umut. Simit; umut. Yarın; bulut. Yarın; bulut. Yokluk; kilit. Yokluk; kilit. İş te hayat. İş te hayat. İ ki çocuk; Pek ufacık. Pek ufacık. Gözler boncuk. Gözler boncuk. Yüzler soluk. Yüzler soluk. Yol daracık. Yol daracık. İ ki çocuk; Üst ba ş yırtık. Üst ba ş yırtık. Yorgun ayak. Yorgun ayak. Yanda sokak. Yanda sokak. Çıkmak yasak. Çıkmak yasak. İ ki çocuk; Biri yorgun. Biri yorgun. Biri durgun. Biri durgun. Biri i ş te. Biri i ş te. Biri bo ş ta. Biri bo ş ta. İ ki çocuk; İ ki yürek. İ ki yürek. Zor yolculuk. Zor yolculuk. Gelen geçer. Gelen geçer. Kim fark eder. Kim fark eder

6 İ ki el bir bo ğ az için. Otuz iki di ş amele. Damak der ki, yolu açın. Rahat vermez yolcu dile. İ NSAN Kulak duyar, beyni yorar. Ellerimiz birer ma ş a. Göze çarpar haksızlıklar. Karı ş tırmaz, akıl pa ş a. İ ki ayak çeker yükü. Koca göbek, bir asalak. Elbet taban ya ş ar ş oku. Yük binince ş a ş ar tarak. Bel ve boyun itaatkâr. Ba ş ı önde tutar durur. A ğ ır aksak vicdan da var. Arkalarda ayak sürür. Hele gurur, görünmez dev. Lastik patlak, hava basar. Dü ş ünmeden alır görev. Kendi co ş ar, korku susar

7 Senle ba ş lar süren rüyam. Dü ş lerimi bölmeden gel. Gece gündüz ı ş ır dünyam. Vakit ak ş am olmadan gel. GEL Bülbül ş akır güle hayran. Gülün rengi solmadan gel. Saat döner, döner her an. Günün ömrü dolmadan gel. Gel bana gel, özlemim var. Yollar bozuk olmadan gel. Gözüm arar, gönlüm sorar. Güne yazık olmadan gel. Gül, kıskansın güne ş beni. Umutlarım sönmeden gel. Yakın sansın yıldız seni. Güne ş aya dönmeden gel. Dün yalnızdı, bugün üzgün. Yoksul yarın gelmeden gel. Sular akar eskir her gün. Zaman beni silmeden gel. 11/06/2007

8 Hasan’ı, Sordum Hasan’a. Dedi; Ne sorarsın, Beni, Bana. HASAN’I SORDUM Git. Hırlıya sor. Hırsıza sor. Uğurluya sor. Uğursuza sor. Git. Ara bul. Bulmak mı zor. Baktım Hasan Cesur. Bende Kusur. Buldum Hırlıyı. Dedi; Hasan Köyün güzeli. Efendi, Yiğit eri. Benzeri Bulunmaz. Onsuz olunmaz. Aldı, Tam puan. On üzeri on. Vardım İki numaraya, Dedi; Direk gibi. Yerdedir dibi. Çarparsan, Kafanı yarar. Çatı varsa, İşe yarar. Zorlarsan, Seni yorar. İşinde, Aşında. Dalaşmaz, Bulaşmaz, Överler Onu. Hakkıdır. İyi. Bir de gör, Övenleri. Çoğunun, Dünü bulutlu. Günün, Yarısı kurtlu Onun, Gölgesinde saklanırlar Onu, Överek aklanırlar. Benden az mı, Günahları. Ardlarındaki Eyvahları. Hesap karıştı. Gittim Uğurluya, Dedi; Senden İyi olmasın İyidir Hasan. İnanmış insan. Benim, Uğurumu bilir. Gelir, Duamı alır. Sıra; Uğursuzda. Dedi, Hasan’ım. Son nefesimde Canım. Herkes, Benden kaçarken. Beni kollar, Civanım. Soruyorum Kendime; Hasan, Nasıl biri Kime göre Tanımalı. Bir Hasan Sorduk. Dört Hasan Gördük

9 Ben yoruldum yol uzadı. Yolun sonu bulunacak. Ben darıldım dil uzadı, Yine yalnız kalınacak. BİR TEK ÇİÇEK Öfke balon, sözler iğne, Şimdi balon delinecek. Sabır şaşmış, akar yine. Nasıl geri gelinecek. Ben-sen-bizle, bir gün daha, Sabah-akşam, zor olacak. Haksızı yok, dar bir saha, Baraj taştı, sel salacak. Pörtlek gözler, dost günaha, Kurşun gibi bakışı var. Artık zaman yok eyvaha, Suyun kendi akışı var. Dost arkadaş ne fark eder, Herkes kendi hesabında, Yazılmamış, temiz defter. Yiğit yazar kitabında. Saat döner, takvim biter. Bitmez basit hesabımız. Bir tek çiçek bine yeter, Ağır bassın sevabımız

10 Üç çocuk, Bir gofret; Çocukların elinde. Biri dalar, Biri alır. Küçüğü peşlerinde. Üç küçük, Bir ana, Kendi düşlerinde. Üçü ister, Biri sus, der. Canı dişlerinde. ÜÇ ÇOCUK Üç çocuk, Bir sokak, Dar bakkalın, önünde. Üç çocuk, Sus demek, Zor bakkalın önünde. Üç çocuk, Üst baş dökük, Bakkal ters gününde. Üç çocuk, İştah açık, Gofret bitti sonunda. Üç çocuk, Kaçışı yok, Çekiliyor hesaba. Üç çocuk, Evi küçük, Zoru büyük bir baba. Üç çocuk, Dalı kırık, Neden suçlu acaba. Üç çocuk, Eve direk. Seven girer sevaba Üç çocuk, Üçü sıcak. İç ısıtır sözleri. Üç çocuk, Üçü ufuk. Güler bakar gözleri. Üç çocuk, Üçü çiçek, Ne de tatlı yüzleri. Üç çocuk, Üç gelecek, Düşündürür bizleri Üç çocuk Kırgını yok, Üçü evin yolunda. Üç çocuk, Bir büyük; Çocukların solunda. Üç çocuk, Anne ezik, Bayat ekmek elinde. Üç çocuk, Yokluğa tok, Hayat cılız kolunda.

11 Bütün ya da, yıkık duvar Ko ş an ko ş ar, sende ne var. Senle olmak yanlı ş karar. Adın ş ehir, namın yürür. NAMIN YÜRÜR Okul dedik sana geldik, İş istedik, seni bulduk. İ ki tutam saçtan olduk. Umut kurur, namın yürür. Ya ğ mur ya ğ ar, biter sokak. Kar ya ğ ınca, tutmaz ayak. Söyle bana neyin kıyak. Hayat durur, namın yürür. Biri dü ş se, bakan olmaz. Kör bir kuru ş yerde kalmaz. Kırkayaklar, yi ğ it kurnaz. Olan olur, namın yürür. Yalancıktan kahramansın. Uzaktaysan pek yamansın. Hem hastasın, hem dermansın. İ çin çürür, namın yürür

12 Bahçe içinde bir ev. Çocuklar çıkıyor, Çocuklar çıkıyor, Çocuklar; Çocuklar; Annelerine el sallıyor. Annelerine el sallıyor. İki kız çocuğu; İki kız çocuğu; Okul yolunda. Okul yolunda. DUVAR Bahçe içinde bir ev. Meyveler, Meyveler, Çiçekler. Çiçekler. Sararmış yapraklar. Sararmış yapraklar. Sonbahar. Sonbahar. Dışında duvar. Dışında duvar. Üstünde parmaklık var. Üstünde parmaklık var. Dış kapıda çocuklar. Dış kapıda çocuklar. İki kız çocuğu; İki kız çocuğu; İşte bu yanda. İşte bu yanda. Gülerek bakar. Gülerek bakar. Bahçe dışında duvar. Bozuk kaldırımlar, Bozuk kaldırımlar, Çukur yollar. Çukur yollar. Duruyor insanlar, Duruyor insanlar, Yürüyor insanlar. Yürüyor insanlar. El ele, El ele, Kol kola. Kol kola. Çoğu yalnız. Çoğu yalnız. Nerde gülen yüz. Nerde gülen yüz. Korna sesleri, Korna sesleri, Sıçrayan çamurlar. Sıçrayan çamurlar. Bağıranlar, Bağıranlar, Aldırmayanlar. Aldırmayanlar. Sabahın bereketi. Sabahın bereketi. Günün hareketi. Günün hareketi. Gözler ileride, Gözler ileride, Hedef nerede. Hedef nerede. Bahçe dışında duvar. Yaslanmış biri var. Yaslanmış biri var. Ellerini kavuşturmuş, Ellerini kavuşturmuş, Avuçlarıyla omuzlarını tutar. Avuçlarıyla omuzlarını tutar. Sırtı kamburlaşmış. Sırtı kamburlaşmış. Islak, Islak, Belli üşümüş Belli üşümüş Yürüyor insanlar, Yürüyor insanlar, Dalmış hülyalarına. Dalmış hülyalarına. Büyük, küçük; Büyük, küçük; Kendi dünyalarına. Kendi dünyalarına. Kimse görmüyor; Kimse görmüyor; Ama var. Ama var. Kafasını yana eğmiş, Kafasını yana eğmiş, Göğe bakar. Göğe bakar. Buluta; Buluta; Güneşi sorar. Güneşi sorar. Kim bilir, Kim bilir, Ne düşünür. Ne düşünür. Bu günden mi çıkar, Bu günden mi çıkar, Yarına mı akar. Yarına mı akar. Bahçe dışında duvar, Neyi savar. Neyi savar. Duvar; Duvar; Her yerde var: Her yerde var: Gözümüzde, Gözümüzde, Sözümüzde, Sözümüzde, Duygularımızda. Duygularımızda. Duvar içimizde. Duvar içimizde. Duvar bizde. Duvar bizde

13 Sabahın dokuzu, sokakta telaş, Herkesin bir zoru, acelesi var. Duvarlar tutuşmuş, betondan ateş, Yüzümde çizgiler, terimi yorar. SABAHIN DOKUZU Sonbahar mevsimi, yazı anarken. Yeşermiş yapraklar, dalı sarıyor. Güneşin ışığı, yere sinerken, Çatlamış topraklar, suyu soruyor. Sokakta insanlar, insanlar yürür, İnsanlar koşturur, sokak vurulur. Sokakta insanlar; kendini görür, Dünyanın düzeni ondan sorulur. Çocuklar, yaşlılar, kadın ve erkek, Sel olmuş akıyor, kendi gölüne. Binlerin içinde, bini birden tek, Yürüyor insanlar, bakıp önüne.. Sokakta insanlar yarını arar, Yarınlar alınmış, bugünde kalır. Sokakta insanlar, gününe bakar, Akşama evine bir ekmek alır

14 Soka ğ a çıkınca, dolar çevresi, Büyük küçük mutlu, e ğ lence hazır. Günün ömrü biter, ba ş lar ertesi, Yine aynı sokak, gönlünce hazır. SOKA Ğ A ÇIKINCA Kendi önde yürür, etrafında yay. İ çinden ürperir, yıkılır saray. Kaçıp kurtulmak mı, durmak mı kolay. Hayranları co ş mu ş, kendisi lider. Sopanın ucunda plastik araba, Sözlerini tartmaz, oldukça kaba. Diliyle sopayla girer sevaba, İ tip kakan memnun, gülerek izler. Yürürken kararı, de ğ i ş ir birden, Önde kalıverir, geriden giden. Trafik yeniden alırken düzen, Kulaklar utanır, kaçarken gözler. Görenler çekilir, etraf bo ş alır, Ş a ş kınlık artarken, hızlı ko ş ulur. Varlıklar yok olur, bir kendi kalır. Dünyanın yükünü, yalnız omuzlar. Soka ğ a çıkınca, güler çevresi, Kapıda duraksar, bakı ş ı gezer. Onunla kendini bulur çevresi, O do ğ an güne ş e, gün ona hazır

15 Yine coştu, coştu yine duramaz, Veli kardeş, Agalar’da bir tane. Demen sakın, yumurtayı vuramaz, Korkusu yok, nişan alır merdane. DALDA Kİ GURUR At be kardeş, vur da dönek yüz ile. Kız tarafı bizi yorar söz ile. Tabancanın burnu kalkmış havaya, Tetik düşer, daldan yaprak yollanır. Yüksek kaya, ses çevirir ovaya, Herkes susmuş Veli Kardeş kollanır. At be kardeş, vur da dönek yüz ile. Kız tarafı bizi yorar söz ile. Mermi bitti, şarjör çekti belinden, Komşu şaşkın, üzgün gelin alayı. Dost akraba, kurtulmalı dilinden, Bulunmalı bu işin bir kolayı… At be kardeş, vur da dönek yüz ile. Kız tarafı bizi yorar söz ile. Kız tarafı sırasını beklerken, Tek mermiyle düştü daldan yumurta. Veli üzgün eve doğru giderken, Yeni gözde, duruyordu ortada. Attı kardeş, vurdu döndük yüz ile. Kız tarafı takdir etti söz ile

16 Gece do ğ maz ay ve yıldız, Gündüz ise, güne ş te naz. Kimsesi yok hepten yalnız. Kendisine yeter Ayvaz. GÜNE Ş TE NAZ İ ki gözlü ah ş ap evi, Çatı göçer zemin kavi, Ufak tefek, köyün devi, Gözü açık yatar Ayvaz. Sofrasında kuru ekmek, Bardakta su, hazır yemek. Gülüp durur mutlu demek. Güne anlam katar Ayvaz. Çölde duran kuru a ğ aç, Gölgesiyle olur ilaç. Kom ş uları sevmez mi hiç, Nasreddin’den beter Ayvaz. Duygu okur, niyet sezer, Dokundurur azar azar. Güldürürken biraz üzer, Dalgacı ya, atar Ayvaz. "Yapar keyfin alasını, Savar i ş in belasını, Görmez gözün elasını, Ciddi dursa, biter Ayvaz."

17 ÖTEK İ LER BER İ K İ LER Koca koca insanlar. Küçük küçük hesaplar. Küçük küçük hesaplar. İ ki büklüm ko ş anlar. İ ki büklüm ko ş anlar. Yar… Akraba…Ahbaplar… Yar… Akraba…Ahbaplar… Yarınları, Umutları, Umutları, Sevdaları kesenler. Sevdaları kesenler.Karınları, Avurtları, Avurtları, Basenleri ş i ş enler. Basenleri ş i ş enler. Hasanlar… Gül ş enler… Gül ş enler… Büyüdükçe, Küçülenler. Küçülenler. Küçüldükçe, Küçüldükçe, Büyüyenler. Büyüyenler. Balonlar. Balonlar. Dumanlar. Dumanlar. İğ neden, İğ neden, Esintiden korkanlar. Esintiden korkanlar. Tok yatıp, Tok yatıp, Kötü dü ş görenler. Kötü dü ş görenler. Yalan katıp, Yalan katıp, Hayra yoranlar. Hesap vermeyenler, Hesap soranlar. Hesap soranlar. Günü görmeyenler, Günü görmeyenler, Dünde duranlar; Dünde duranlar; Susanlar, Susanlar, Karı ş mayanlar. Karı ş mayanlar. Küsenler. Küsenler. Tartı ş mayanlar, Tartı ş mayanlar,Bizler. Sizler, Sizler, Bizler. Bizler. Bizler, Bizler, Sizler: Sizler: El eleyiz. El eleyiz. İ çimiz temiz. İ çimiz temiz. Birimiz alırız, Birimiz alırız, Birimiz kalırız. Birimiz kalırız. Sabır Sabır İ le kahır, İ le kahır, Dost olmu ş ya ş arız. Dost olmu ş ya ş arız. Sizler, Sizler, Ve bizler: Ve bizler: B E R İ K İ L E R Ve onlar: Ve onlar: Dik duranlar. Dik duranlar. Yorulanlar. Yorulanlar. Yoranlar. Yoranlar. Korkulanlar. Korkulanlar. Sarmayı, Sarmayı, Sormayı, Sormayı, Bilenler. Bilenler. Cuntaların susturamadı ğ ı, Cuntaların susturamadı ğ ı, İ hanetlerin İ hanetlerin küstüremedi ğ i Canlar. Canlar. Evet onlar. Evet onlar. Yolları ayrılmayanlar. Yolları ayrılmayanlar. Kayrılmayanlar. Kayrılmayanlar. Çıkar duygusundan Çıkar duygusundan Uzak ya ş ayanlar. Uzak ya ş ayanlar. Hayranlık duyulanlar; Terk edilenler. Terk edilenler. Milyonları bulanlar; Milyonları bulanlar; Yalnız gidenler. Yalnız gidenler. Dü ş man olmayanlar; Dü ş man olmayanlar; Dü ş man görülenler. Dü ş man görülenler. Dostları kalmayanlar; Dostları kalmayanlar; Öylesine sorulanlar: Öylesine sorulanlar: Ö T E K İ L E R. Ö T E K İ L E R. S İ ZLER, S İ ZLER, B İ ZLER, B İ ZLER, ONLAR ONLAR BER İ K İ LER. BER İ K İ LER. ÖTEK İ LER. Neresi yerler, Kimler nerdeler... Kimler nerdeler... Onlar bizden; Onlar bizden; Her biri biz. Her biri biz. Belli yerler; Belli yerler; Biz, Biz, ÖTEK İ LER İ Z. ÖTEK İ LER İ Z

18 Direnmek varmış, Canına yandı ğ ım! Canına yandı ğ ım! Usanıp bıkmadan, Usanıp bıkmadan, Geriye bakmadan. Geriye bakmadan. Dün, Dün, Bugün, Bugün, Yarın Yarın Demeden. Demeden. Gün, Gün, Ö ğ len Ö ğ len Olmadan. Olmadan. Direnmek varmış. Direnmek varmış. D İ RENMEK VAR Direnmek varmış, Canına yandı ğ ım! Canına yandı ğ ım! Gül dalda, Gül dalda, Güç elde Güç elde İ ken. İ ken. Fırtınadan Fırtınadan Korkmadan. Korkmadan. Matem günden Matem günden Sarkmadan. Sarkmadan. Dünü Dünü Özlemeden. Özlemeden. Günü Günü Gözlemeden. Gözlemeden. Sararmadan Sararmadan Günce. Günce. İ kindiden İ kindiden Önce; Önce; Direnmek varmış. Direnmek varmış. Direnmek varmış, Canına yandı ğ ım! Canına yandı ğ ım! Muhbirler salınırken, Muhbirler salınırken, Direnenler alınırken. Direnenler alınırken. Dokuz yüz seksen Dokuz yüz seksen Olmadan. Olmadan. A ğ ustos dolmadan; A ğ ustos dolmadan; Direnmek varmış. Direnmek varmış. Kimimiz, Kimimiz, Gibi yaptık. Gibi yaptık. Kimimiz, Kimimiz, Yana saptık. Yana saptık. Güçsüzlerde Güçsüzlerde Güç, Güç, Suçsuzlarda Suçsuzlarda Suç bulduk. Suç bulduk. Direnmek varmış. Direnmek varmış. Direnmek varmış, Canına yandı ğ ım! Canına yandı ğ ım! Beşi, Beşi, Bir Yerde’ye. Bir Yerde’ye. Kapanan perdeye. Kapanan perdeye. Ev bark, Ev bark, Basana. Basana. Beslemeyip, Beslemeyip, Asana. Asana. Ona, Ona, Buna, Buna, Sana, Sana, Bana. Bana. İ nsana, İ nsana, Direnmek varmış. Direnmek varmış. Direnmek var, Canını sevdi ğ im! Canını sevdi ğ im! Loş ışık Loş ışık Solmadan. Solmadan. Gün karanlık Gün karanlık Olmadan... Olmadan... Kazanımlar Kazanımlar Gider... Gider... Yarın Yarın Beter... Beter... Direnmek varmış, Direnmek varmış, Ya da, kadermiş, Ya da, kadermiş, Dememek; Dememek; Çocuktan, Çocuktan, Torundan Torundan Yememek Yememek İ çin; İ çin; Direnmek var. Direnmek var. Direnmek var. Direnmek var, Direnmek var, Canını sevdi ğ im! Canını sevdi ğ im! Karanlı ğ ı sevenlere, Karanlı ğ ı sevenlere, Yandaş olup övenlere. Yandaş olup övenlere. Bebe'ye beşik, Bebe'ye beşik, Güneşten ışık Güneşten ışık İ çin; İ çin; Direnmek var. Direnmek var

19 Elleriydi en çok üşüyen. Kavruk, Islak, Kızarmış elleri. Sararmış tırnakları. Üfleyerek ısıtıyordu, Avuç içini. Üfleyerek ısıtıyordu, Kendini. Yürüyordu insanlar, Düşen kar taneleri gibi, Birbirine deymeden. Yürüyordu insanlar, Onun elleri gibi, Bir şey duymadan. Bakıyordu insanlara, Kardan soğuk. Bakıyordu insanlara, Dünyaya yük. Ceket yırtık, Omuzlar eğik, Boyun çekik. Üfleyerek ısıtıyordu, Avuç içini. Üfleyerek ısıtıyordu, Kendini. Düşüyordu; Manolyalar, Beyaz güller, Papatyalar. Yerde orkideler. Üşüyordu; Ayaklar, Eller. Kar taneleri; Kimine çiçek, Kimine kurşun gibi. Kar taneleri, Neşenin, Hüznün sebebi. Elleriydi en çok üşüyen, Üfleyerek ısıtıyordu, Avuç içini. Üfleyerek ısıtıyordu, Kendini KAR TANELERİ

20 Ekrem ÖLGEN Ş A İ R : Ertan GÜMÜ Ş Çizimler & Sayfa Tasarımı :


"İ nsanın yüzü gülmeli, Sevildi ğ i kadar de ğ il, Sevebildi ğ i kadar; Sevmeyi bilmeli. Ekrem ÖLGEN0." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları