Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Size bir öykü anlatacağız. Anne karnından başlayan ve bizim on iki yıl tanıklık etmeyi umduğumuz. Kimi zaman dönemleri ve özelliklerini, kimi zaman kavramları,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Size bir öykü anlatacağız. Anne karnından başlayan ve bizim on iki yıl tanıklık etmeyi umduğumuz. Kimi zaman dönemleri ve özelliklerini, kimi zaman kavramları,"— Sunum transkripti:

1

2 Size bir öykü anlatacağız. Anne karnından başlayan ve bizim on iki yıl tanıklık etmeyi umduğumuz. Kimi zaman dönemleri ve özelliklerini, kimi zaman kavramları, kimi zaman da sizler tarafından sık seslendirilen soru ve sorunları

3 Yaşamın ilk bir yılı boyunca bebekte temel güven duygusunun gelişmesi beklenir. Annesi yanında olmadığı anlarda bebek aşırı bunaltıya kapılır, annenin geçici yokluğuna katlanabilmesi için, onun geri döneceğine ve eskiden olduğu gibi kendisine bakım vermeyi sürdüreceğine güven duyması gerekir. Burada aynı zamanda bebeğin annesinin yokluğunda kötü bir şey olmayacağına güven duyması ve bu güvenin annesi tarafından paylaşıldığını hissetmesi de ( yani kendini annenin sevgi ve güvenine değer bulması) söz konusudur.

4 Beklemenin doyum getireceğine güven duyulmayan durumlardaysa güvensizlik duygusu gelişecektir. En istenen koşullarda bile, bebeğin annesinin varlığına ve gereksinimlerini karşılayacağına güveninin sarsıldığı anlar söz konusu olur. İşte bu evreden çıkarılan temel güç olan umut, güven ve güvensizlik arasındaki bu çatışmadan doğar. Umut, şimdi değilse bile gelecekte gereksinimlerini karşılanacağına, isteklerinin yerine getirileceğine ve doyumun sağlanacağına inanmaktır.

5 Bu dönemde anne ya da bakıcı ile güven veren bir bağımlılığın olması temel güven duygusunun gelişmesini sağlar. Aşırı doyum ya da yoksunluk; aşırı iyimserlik, narsisizm (özseverlik) kötümserlik, isteyicilik gibi özelliklerin ortaya çıkmasına ve kişilikte belirgin olmasına yol açar. Benlik saygısını korumak için aşırı bağımlılık gösterebilirler. İmrenme ve kıskançlık sıklıkla bu dönem eğilimlerine eşlik eder.

6 Temel güven, annesinin şiddetli sağlık sorunları olan ya da birden fazla bakım verenin olduğu bakımevleri ve çocuk yetiştirme yurtlarında yaşayan bebeklerde bozulabilir. Böylece erken dönemde bu özel bağlanmanın olmaması daha sonra kendini empati eksikliği, yakın ve sıcak karşılıklı ilişkiler kurmada yetersizlik şeklinde gösterir.

7  Erken Çocukluk Dönemi ( Özerklik-utanç ve kuşku): bu dönemin önemli özelliği çocuk için bedende odak noktasının artık oral bölgeden anal bölgeye geçmesidir. Bu dönemin önemli özelliği kaka ve çiş denetiminin sağlanmasıdır. Bedensel gelişim sonucu olarak çocuk kakasını istemli olarak tutma ve bırakma becerisine kavuşur. Bu dönem 1-3 yaşları arasını kapsar. Tuvalet eğitiminin başladığı bu dönemde çocuk bu becerisini ilişkide kullanabilir. Çocuk, ayrıca anne babadan ayrılabilme, ayrı bir birey gibi davranma (bireyselleşme) ve bağımlılık alanlarında da çelişkiler yaşamaktadır.

8  Çocuk kakasını, anneye verilen bir hediye gibi görebilir. Ayrıca kakayı tutma ya da bırakma bir saldırganlık aracı, silah gibi kullanılabilmektedir. Bu dönem, temelde bağımsızlık ve anne baba denetiminden ayrılmanın önde geldiği bir dönemdir. Tuvalet denetiminin sağlanması özerklik kazanmayı temsil eder. Özerklik, çocuğun hem içinde uyanan isteklerin, hem de çevrenin isteklerinin koşulsuz uygulayıcısı olmaktan çıkmasını ve kendi denetimini kendi eline almasını anlatır.

9  Bu dönemden kaynaklanan olumsuz kişilik özellikleri, düzenlilik, inatçılık, bencillik, tutumluluk, cimriliktir. Anal özelliklere karşı savunmalar yeterli olmazsa kararsızlık, düzensizlik, kirlilik, öfke, meydan okuma ve sadomazoşistik (kendine-karşısındakine eziyet etme)eğilimler ortaya çıkar. Bu dönemin sağlıklı bir biçimde aşılması ile bireysel özerklik, yani kendinden emin olma duygusu kazanılır. Suçluluk duymadan karar verme ve işbirliği yapma yetisi kazanılır.

10  Oyun Çocukluğu Dönemi (Girişim-suçluluk duygusu): bu dönem 3-5 yaşlar arasını kapsar. Bu dönemin temel özelliği cinsel bölgenin ilgi ve uyarılmada birincil odak noktası olmasıdır. Her iki cinsiyette de penis temel ilgi alanıdır. Mastürbasyon, cinsel organları gösterme gibi konulara aşırı ilgi olur.  Bu dönemde ilgi cinsiyet farklılıkları üzerine yoğunlaşmıştır. Bu dönemde özdeşim yolu ile cinsel kimlik oluşumu pekişir. Mahcup olmadan ilgi duyma, suçluluk duygusuna kapılmadan girişimde bulunma, içten gelen dürtülerle ve dıştan kaynaklanan güçlüklerin üstesinden gelebilme bu dönemin özellikleridir.

11  Bu dönemin sonunda çatışmaların çözülmesi dürtüsel gereksinimlere karşı güçlü bir iç kaynak yaratır. Beş yaşına doğru bir ruhsal yapı olarak üst benlik (süperego) gelişir. Üst benlik, kişiye kimi isteklerinin yanlış olduğunu söyleyen ve yasak amaçlara ulaşma yolundaki girişimlerin suçluluk doğurmasına neden olan bir iç örgütlenmedir.

12  Okul Dönemi ( çalışma ve yapıcılık-aşağılık duygusu) cinsel çatışmaların çözülmesinin ardından cinsel dürtülerin eylemsiz gibi göründüğü dönemdir. Yaklaşık 5-6 yaşlarında başlar ve yaşlarında sona erer üst benlik gelişiminin tamamlanması, ego işlevlerinin olgunlaşması, içgüdüsel dürtülere karşı güçlü bir denetim sağlanması bu dönemde olur. Bu dönemde çocukların ilgisi kendi cinsiyetinden yaşıtlarına yöneliktir. Cinsel farklılıkları araştırmaya yönelik ilgi ve saldırganlık dürtüleri; öğrenme ve çeşitli etkinliklere katılma şeklinde çevredeki ilgilere yönelmektedir. Cinsel ilgi uykuya dalmış gibi sessizdir.

13  Bu dönem önemli becerilerin kazanıldığı bir dönemdir. Bu dönemde sosyal cinsel roller ve özdeşimler pekişir. Cinsel rol ve kimlik sabitleşir. Göreceli olarak cinsel ilginin azalması benlik gelişimini destekler ve yeni beceriler kazanılır. Katı tutumlar, güçlü savunmalar görülür. Anne ve baba yüceltilir.

14  Çocuk büyüdüğünde toplumun kendisinden bekleyeceği üretime dönük işleri nasıl yapacağını bu dönemde öğrenmeye başlar. Eskiden doğrudan doğruya avcılık, çiftçilik ya da sürü otlatma gibi yalın işleri öğrenirken, günümüzde, büyüyünce bir meslek sahibi olmak için gerekli temel bilgileri öğrenmeye, sonuçta ekmeğini kendi başına çıkarabilen erişkinler olmayı öğrenmeye başlamaktadır. Bu uğurda gerekli bilgi ve beceriyi edinmeye uğraşan çocuk, ürettiği işlerle ailesi, arkadaşları ve eğitimcilerinin gözünde kendine bir tanınma sağlayabildiği ölçüde giderek pekişen bir çalışma ve yapıcılık duygusu geliştirecektir. Dolayısıyla büyüdüğü zaman da üzerine aldığı işleri gerektiği biçimde yapabileceğine inanç duymaya, yani yeterlik gücünü kazanmaya başlayacaktır.

15  Öte yandan yapmayı öğrendiği işlerle çevreden beklediği tanınmayı sağlayamayan (eğitici ya da ebeveynden takdir alamayan) çocuklarda iş kimliğinin gelişimi aksayacak ve aşağılık duygusu ön plana çıkacaktır.  Bu dönemin tehlikelerinden biri, içten gelen denetimi sağlamada yetersiz kalma veya aşırı denetimdir. Denetim yetisinin olmaması çocuğun enerjisini yüceltmesini güçleştirir. Bu şekilde beceri kazanma güçleşir. Aşırı denetim ise kişilik gelişiminin erkenden bitmesi, aşırı obsesif (takıntılı) özelliklerin ön plana çıkmasına neden olur. Sağlıklı gelişimine bağlı olarak çalışkanlık duygusu ve sorunların üstesinden gelme yetisi kazanılır.

16  Çocuk açısından da gelişimsel adımlar çok kolay olmamaktadır. Aslında odanın ayrılması, yürümeye başlama, kaşık kullanarak yemek yeme, çiş ya da kaka denetimi gibi gelişimsel adımlar çocuk için son derece haz ve gurur verici gelişimlerdir. Çocuk gelişim basamaklarını adımlarken oldukça bocalama yaşar. Denemelerden sonra yapabildiğini görür ve büyük bir sevinçle bu adımları yineler. Her denemeden sonra kendine hayran olmakta ve bu beceri ile kendine güveni daha da artmaktadır.

17  Bu oldukça zor olan geçiş dönemlerinde bebek ya da çocuğun desteklenmesi önemlidir. Özellikle başarısız olduğu denemelerden sonra kaygı düzeyi artmakta, bu da anne babaya yansımaktadır. Korkulu bir rüya sonrası uyandığında yalnız olduğunu gören ve yatağında ağlamaya başlayan ya da terlediği bir dönemde üzerinin açılması ile sabah öksürmeye başlayan çocuk anne babanın kaygısını artırmaktadır. Sık sık çocuğu denetleme anne babayı yormakta ve gece kalkma yerine aynı odada gözleyebilme amacıyla çocuk yeniden odaya alınmaktadır.

18  Ayrıca, çocuğun ayrılma döneminde yaşadığı zorlanma anne babada “ acaba fazla mı katı davranıyoruz ? “ şeklinde “ iyi anne baba olamama “ gibi olumsuz duyguları uyandırmaktadır. Benzer duygulara çalışan anne babalarda sık rastlamaktayız. Tüm gün bakıcı ile ya da kreşte kendilerinden ayrı kalan çocukları “ yeterince anne baba sevgisi alamıyor “ düşüncesi ile hiç olmazsa çocuklarıyla gece boyu birlikte olarak onu bu sevgiden mahrum bırakmamaya çalışmaktadırlar. Oysa akşam eve gelindiğinde çocuğa ayrılacak kısa süreli yoğun bir ilişki ( kucaklama, sarılma, oynama ve gün boyunca onu özlediğini söyleyerek onunda kaygılarını sözelleştirmesini destekleme ) çocuğun gün içinde ayrılıktan kaynaklanan kaygılarını rahatlatacak, gece boyunca anne babanın peşinden koşmasına gerek kalmayacaktır.

19  İnsanoğlu, gelişimsel becerileri ve olgunlaşma süreci açısından canlı türleri arasında en beceriksiz olanıdır. Yaşamlarını sürdürebilmek için diğer canlı türleri günler ve haftalar içinde yürüme, uçma, avlanma hatta üreme becerilerini kazanırken, bağımsızlaşma ve kendi ayağı üzerinde durabilmeyi bir yüksek okul bitirme ya da bir meslek sahibi olma şeklinde değerlendirirsek, aynı süreç insan için yılı bulabilmektedir. Öyleyse anne baba olmak uzun süreli bir bakım işini de üstlenmek anlamına gelmektedir.

20  Amacımız bebek, çocuk ve ergenin bu gelişimsel basamakları zamanında tamamlaması ve anne babanın da bağımsızlaşarak kendilerine zaman ayırabilmesini sağlamaktır. Böylece çocuk yetiştirme işinde daha tahammüllü olacaklardır. Oda ayrılmadığında anne ya da baba daha erken saatlerde yatmak zorunda kalacak, çocuk nedeniyle diğeri ayrı yatağı paylaşmak zorunda kalacaktır.

21  Özellikle ruhsal-cinsel (psikoseksüel) gelişim döneminin cinsel dönemini içeren yaşları arasında aynı odayı ya da aynı yatağı paylaşmanın etkileri iki taraf için de özel anlamlar içerebileceği için daha da önem taşımaktadır. Bu dönemde çocuğun ilgisi yoğun bir şekilde cinsiyet farklılıkları ve buna ilişkin araştırmalara yönelmiştir. Her iki cinsiyeti araştırmak ve özellikle karşı cinsiyetle farklılıkları belirlemek için sık sık anne ya da babayı çıplak yakalamak, onlara dokunmak yoklamak bu dönemde sık karşılaşılan davranışlardandır

22  Döneme özgü davranışlar beş yaşına doğru azalarak yerini yaşıt ilişkileri ve ders başarısına bırakır. Çocuk, aynı cinsiyetten olan ebeveynle özdeşim yapmış ve cinsiyet farklılıkları ya da cinsel rollere ilişkin araştırmaları azalmıştır. Bebek cinselliğini içerek bu dönemin yetişkin cinselliğinden önemli farklılıklarının olduğu unutulmamalıdır. Yetişkin cinselliği soyut kavramların da işlenebildiği bir düşünce gelişimini ve hormonların etkinliğinin başlamasını gerektirir. Bu özellikler ise yaklaşık 11 yaşından sonra kazanılmaya başlanan becerilerdir.

23  Bu dönemde cinsel davranışlar ve rolleri araştırma vardır, ancak cinsel ilişkiye ilişkin bilgi yoktur, hatta yetişkinlerin cinsel ilişkisine tanık olmak çocuk için örseleyicidir. Çocuk böyle bir eylemi genel olarak bir yetişkinin diğerine eziyeti olarak yorumlamaktadır.  Öyleyse bu dönemde aynı odadaki anne babanın cinsel ilişkisine tanık olmak çocuk için zedeleyici olacaktır. Diğer cinsel davranışlar da çocuğun kafasını karıştırabilecek ya da cinsel araştırmaları yeniden uyaracaktır. Ebeveyn açısından ise cinsel yaşantının sınırlanması anlamına gelmektedir.

24  Çocuğun ayrı bir odada yatabilmesi, ayrılabilme ve bağımsızlaşma açısından bir beceridir. Bu beceri, özellikle kreşe ya da okula başlama gibi ayrılma süreçlerinin rahat geçirilmesinde çok etkili olmaktadır. Anne babadan ayrılma ile ilgili zorluğu olan bu çocukların çoğunluğu henüz ayrı yatamayan çocuklardır.

25  Gelişimleri sırasında karşılaştıkları önemli yaşam olayları, çocukların zorlanmasına ve ruhsal gelişimde geçici bir yavaşlamaya, hatta gerileme (regresyon) olarak tanımlanan, bulundukları gelişim döneminden daha küçük yaşın duygusal tepkilerini sergilemelerine yol açabilmektedir. Kardeş doğumu, çevre değişikliği, anne baba tartışması ya da ayrılığı gibi olaylardan sonra çocuk kazandığı gelişimsel becerileri bırakabilmektedir. Yeniden kaka ya da çişini kaçırma, bebek gibi davranma ve anne baba ile yatma isteği gibi davranışlar sergilemektedirler.

26  Bu dönemlerde amaç çocuğun zorluklardan en az etkilenmesi için çevresel zorluklara hazırlanması, korunması ve uyumunun desteklenmesidir. Bebeksi davranışlar desteklenmemeli, “sen daha önce kendi odanda yatabiliyordun, o zaman daha küçüktün, artık abi /abla oldun” gibi sözlerde bebeksi tutumlarının desteklenmediği belirtilmeli, ancak uykuya geçinceye kadar yanında bulunarak rahatlatılmaya çalışılmalıdır. Burada da onun yatağına yatmadan yanında yer almaya çalışmalıdır.

27  Boşanma, ebeveynler için de zorlanmanın olduğu bir süreçtir. Eski alışkanlıkların aranabileceği, duygusal olarak daha güçsüz hissedilen bir dönemdir. Yatak artık bir eşle paylaşılmamaktadır. Özellikle kendini yalnız ya da güvensiz hisseden eş bu boşluğu çocuk ile doldurabilmektedir. Boşanma dışında eşle farklı nedenlerle uzun süreli ayrılığın yaşandığı dönemlerde de çocuklarla aynı oda, hatta aynı yatak paylaşılmaya başlanmaktadır.

28  Gerçek rekabet/subjektif algı  Eğitimcilerle işbirliği/çocuğu kollama  Evdeki alışkanlıklar konusunda eğitici kullanmak  Sıradışı durum ve kişilerle baş etme

29 TEŞEKKÜRLER


"Size bir öykü anlatacağız. Anne karnından başlayan ve bizim on iki yıl tanıklık etmeyi umduğumuz. Kimi zaman dönemleri ve özelliklerini, kimi zaman kavramları," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları