Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLERİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ Ders 4 Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Hasan Kalyoncu Psikoloji Lisans 2.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLERİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ Ders 4 Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Hasan Kalyoncu Psikoloji Lisans 2."— Sunum transkripti:

1 İLERİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ Ders 4 Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Hasan Kalyoncu Psikoloji Lisans 2. Sınıf,

2 Kuramların Değerlendirmesi “Geçiş kavramı” Geçişler, değişen yaşantılara tepki olarak yaşamımızı yeniden düzenlememizi ya da amaçlarımızı yeniden yapılandırmamızı içeren değişimlerdir. Gelişimsel geçişlere yol açan olaylar: Evlenmek, işe girmek, çocuk sahibi olmak, ev satın almak….

3 Hoffman ve arkadaşlarına göre, bu değişimlerin ne derece stres kaynağı olduğu konusu geçişlerin doğasına ilişkin en önemli kuramsal sorundur. Neugarten bu görüşe katılmamaktadır. Neugarten'e göre geçişler ancak önceden beklenmedikleri zaman yüksek derecede stres kaynağı olurlar.

4 Eğer bir olay önceden bekleniyorsa ve yaşam akışının normal bir parçası olarak görülüyorsa çok az strese yol açabilir. Buna karşılık, eğer bir olay normal yaşam akışmın parçası değilse, beklenen bir olay ortaya çıkmıyorsa ya da bir olay erken ya da geç gelerek kişinin toplumsal saatiyle çatışıyorsa büyük bir strese yol açabilir ve duygusal bunalımı körükleyebilir.

5 Yapılan çalışmalrda, kadınların evlenmeyi ya da çocuk doğurmayıdeğil, boşanmayı, trafik kazasını, iş değiştirmeyi ya da anababa ölümünü yaşam akışlarını altüst eden olaylar saydıkları görülmüş.

6 Neugarten'e göre geçişin nedeni fiziksel ya da toplumsal olaylardır. Levinson'a göre ise kişinin içinde oluşan süreçlerdir; çünkü eski gelişim görevleri uygunluğunu yitirmekte, yeni görevler ortaya çıkmaktadır. Ona göre, örneğin boşanma içsel süreçlerin nedeni değil sonucudur.

7 Hoffman ve arkadaşlarına (1994) göre geçişlerin doğası yanında bir başka konu da, yetişkinliğin zamanı sorunudur. Bütün yetişkin gelişimi kuramlarında olgunluğun bazı ögeleri ortaktır: Yakınlık kurma, sevme ve sevilme, cinsel tepki verme

8 Bütün kuramlar toplumsallığı, arkadaşları olmayı, özveride bulunmayı vurgular. Olgunluk kavramını incelemenin yolları: * yaşamın özel bir anında karşılaşılan olaylarla başarılı biçimde başa çıkma yeteneğini ele almak. •kişilerin benlik algılarına bakmak. •anababa olmanın ve kendi gücüne dayanmanın en kesin olgunluk belirtisi olduğunu bildren çalışmalar var.

9 Olgunluk durmadan değişen beklentilere ve sorumluluklara sürekli bir uyum sağlama sürecini içerir. Hoffman ve ark., 1994; “İ̇nsanlar evlenmeden ya da çocuk sahibi olmadan, bir işte çalışmadan da olgun olabilirler; onları olgun yapan, kim olduklarını, nereye gittiklerini, hangi amaçlar için çalıştıklarını bilmeleridir”.

10 Yetişkin Psikolojisinin Temel Sorunları 1.Kişiliğin zaman içinde değişip değişmediği sorunu 2.Zekanın yaşla birlikte azalıp azalmadığı sorunu

11 Kişilik sorunu: İnsanlar ergenlikten yetişkinliğe geçerken ergen ve yetişkin benlikleri arasında kesin bir süreksizlik yaşamazlar Ancak benlik-kavramı bazı değişimler gösterebilir. Çünkü benlik kavramı içinde benliğe ilişkin şimdiki görüşler bulunduğu gibi, geleceğe ilişkin olası değerlendirmeler de vardır ve kişinin yapacağı ve yapmayacağı eylemleri etkiler.

12 Ayrıca kişinin fiziksel görünümü, yetenekleri, rolleri de benlik-kavramıyla yakından ilişkilidir Tüm bunlar genç yetişkinlik sırasında kişilikte hem süreklilik hem de değişim olduğunu gösterir. Yani; kişiliğin zaman içinde hem değişen hem de sabit kalan yönleri vardır.

13 Kişiliğin sürekliliği sorunu orta yetişkinlik dönemi açısından tartışılmaktadır. Orta yetişkinlik dönemine ulaşan bir birey kişiliğinin ergenlikten beri önemli ölçüde değiştiğini düşünür; buna karşılık kişilik orta yıllar boyunca oldukça sabit kalıyor görünmektedir.

14 Araştırmalara göre; deneklerin aynı kişilik testine 20 yaşında ve 45 yaşında aslında benzer yanıtları veriyor. Farklılık bireyin gençlikteki benliğine orta yaşlardaki bakışında ortaya çıkıyor.

15 Kişilikleri yıllar boyunca görece aynı kaldığı halde insanlar kendilerini değişmiş olarak algılıyorlar. Temel sorun: değişimin olası olup olmadığı değil, ne kadar olduğu ve önceden kestirilip kestirilemeyeceği. Araştırmalara göre; kişiliğin bellibaşlı yönleri yetişkinlik dönemi boyunca genellikle sabit kalıyor.

16 Kişiliğin en az sabit göründüğü dönem, bireylerin meslek rollerine ve evliliğe girdiği genç yetişkinliğe geçiş dönemidir. Bu geçiş tamamlandıktan sonra kişilik yine kararlılık kazanmaktadır. Bazı kişiler kişilik değişimleri gösterseler bile bunların genellikle beklenmedik yaşantılarla bağlantılı ollur. Yani; kişinin yaşamı köklü bir biçimde değişmedikçe kişiliği de görece sabit kalmaktadır.

17 Orta yaş bunalımı: Orta yaşın gelişim görevleri bir kişinin içsel kaynaklarını ve toplumsal desteklerini aşma tehdidini yarattığında ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik rahatsızlık durumunudur. Levinson ve Gould, bu durumun orta yaş geçişine eşlik ettiğini kabul ederler.

18 Bboylamsal araştırmalar ise; Genel bir orta yaş bunalımı bildirmezler. Ne orta yıllarda ne de başka bir dönemde böyle bir duygusal karışıklık zorunlu olarak yaşanmaz. Bu çalışmalara göre; Bazı kişilerin kırklı yaşlarında yaşadığı bunalımlar insanların otuzlarında ya da altmışlarında yaşadığı çalkantılardan daha fazla olası değildir.

19 Bazı araştırmacılar orta yaşların yaşamın en doyumlu dönemi olduğunu kabul ederler. Bu araştrımacılara göre; Birtakım gelişimsel olaylar (evlenme, menopoza girme, emekli olma, vb.) benlik-kavramında ve kimlikte değişimler yaratabilir, ama bunlar beklenen zamanlarda geldiğinde bunalıma yol açmazlar; ayrıca beklenmeyen değişimler bile her zaman kötü değildir.

20 Yaşamdaki değişimlerle başetme yollarımız benliğimizi nasıl algıladığımızı da etkiler. Yetişkinlerin çoğu benlikleri hakkında orta yaşların sonlarında yetişkinliğin başlarında olduğundan daha iyi duygular hissederler. Bazı araştırmalara göre; Yaşamdan en az doyum alan kişiler genç yetişkinler, en doyumlu kişiler de elli yaşını geçmiş yetişkinlerdir.

21 Doyumdaki bu artış kısmen benlik denetimindeki artışın sonucudur. İnsanlar orta yaşlarda ilerledikçe sorularla başetmede ergenliktekinden ve genç yetişkinliktekinden daha olgun yollar kullanır ve daha gerçekçi olurlar.

22 Yaşlılıkta; Yetişkinlik kuramcıları, yaşlanmanın kişilik üzerindeki etkisinin cinsler açısından farklılık gösterdiğIni ileri sürülmektedir. Benlik-kavramındaki cinsiyet farklılıkları yetişkinliğin ileri yıllarına doğru ilerledikçe azalmaktadır. Buna göre, erkeklerve kadınlar ergenliğin sonlarında ve yetişkinliğin başlarında tamamen farklıdırlar, buna karşılık ileri yıllarda birbirlerine benzer olurlar.

23 Yaşlı erkekler kendilerini eskisinden daha az egemen ve daha fazla işbirliğine yatkın görürler; Yaşlı kadınlar ise kendilerini gençliklerindekinden daha az boyun eğici ve daha fazla atılgan, otoriter ve yetenekli bulurlar.

24 Ancak, Benlik-kavramında ve benlik saygısında sorunlar yaşandığında yaşlı erkeklerin ve kadınların tepkisi farklı olur. Yaşlı erkekler kadınlardan daha fazla alkole yönelir. yaşlı kadınlar da erkeklerden daha fazla depresyona girer.

25 Yaşlı erkekler kadınlardan daha fazla alkole yönelmekte, yaşlı kadınlar da erkeklerden daha fazla depresyona girmektedir. Stres, denetim duygusu aşındığı ya da toplumsal destek yitirildiği zaman yıkıcı olur.

26 Zeka sorunu Zekaya testlerdeki başarı açısından bakıldığında; yaşla birlikte düzenli bir düşüş görülür Ancak deneyim bu tabloyu tersine çevirir. İleri yaşlardaki birçok yetişkinin üretici etkinliği nicelik açısından azalmakta, ama nitelik açısından sabit kalmaktadır.

27 Psikometrik ölçümlerdeki puanlar yaşla birlikte azalırken, edim (performans) yüksek düzeyde kalır. Yani; Aynı ZB puanı farklı yaşlarda farklı anlamlara gelir.

28 Kesitsel araştırmalara göre; birçok yetenek orta yaşların başlarında en üst noktaya çıkar, ellilerin sonlarına ya da altmışların başlarına kadar süren bir platonun ile devam eder, yetmişlerden sonra hızlanan aşamalı bir düşüş olur.

29 Ancak zekanın bütün yönlerinin aynı biçimde yaşlanmaz. sözel ölçeklerin puanları altmışlı yaşların ortalarına kadar artmayı sürdürür. akıcı zeka puanları orta yetişkinlikte sabit kalır, ama yaşamın geri kalan yıllarında düşüş gösterir.

30 Klasik yaşlanma örüntüsü adı verilen bu örüntü evrenseldir. Cinsiyet, sosyoekonomik düzey, toplumsal sınıf, etnik köken farkı tanımaksızın geçerdir. Boylamsal araştırmalara göre ise; zeka bölümü puanlarında bireysel farklılıklar vardır.

31 Sonul düşüş kavramı: Sağlık ile zeka bölümü arasındaki bağlantıya dayanır. ZB puanlarında ölümden hemen önce ortaya çıkan önemli bir düşüşubildirir. Bu düşüş yaşa değil, ölümlülüğe bağlıdır ve açık bir biçimde bedensel bozulmanın ya da hasarın sonucudur. Bazı boylamsal araştırmalara göre bu keskin düşüş ölümden önceki beş yıl süresince ortaya çıkmaktadır, bazılarına göre de yaşamın son on ayı ile sınırlıdır (Hoffman ve ark., 1994)

32 GENÇ YETİŞKİNLİK "Genç yetişkinlik” dönemi, yetişkinliğe girişi temsil ettiği için insan yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Ergenlikteki gelişim yetişkinliğe hazırlanmadır. Ancak kişi ergenlikten çıkıp hemen yetişkinliğe de girmez.

33 YETİŞKİNLİK: Genç yetişkinlik döneminin yaşları konusunda tam bir anlaşma yok. 1)Genç yetişkinlik: yaşlar 2) Orta yıllar ya da orta yetişkinlik: 40'lar, 50'ler ve 60'ların başları 3) Yaşlılık: 65 ve sonrası (Neugarten ve Moore 1968)

34 •Değişik sosyoekonomik sınıfların, ulusların, kültürlerin koşulları, tarihsel olaylar, kişilik farklılıkları • Günümüzde genç insanlar daha hızlı büyür, ancak gelişimlerini daha uzun zamanda tamamlarlar (çocukluğun son günleri ile yetişkinliğin bağımsızlık dönemi arasındaki zaman süresi gittikçe uzadı gençliğin karşılaştığı sorunlar arttı ve bunları çözmede harcanan süre uzadı)

35 Ergenliğin son dönemi (17-21 yaşlar) ile genç yetişkinlik arasında bir ara dönem vardır. "genç erkek", "genç kadın" Ergenliğe göre daha kararlı özellikler gösterilir ancak; genç yetişkinliğin özelliklerine (işe girme, evlenme, anababa olma) tam anlamıyla ulaşılmıştır.

36 Kaynaklar: Prof. Dr. BEKİR ONUR/ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ


"İLERİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ Ders 4 Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Hasan Kalyoncu Psikoloji Lisans 2." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları