Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SU VE MİNERALLER Doç.Dr. Meltem KÜRTÜNCÜ. SU Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir.Su, canlıların.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SU VE MİNERALLER Doç.Dr. Meltem KÜRTÜNCÜ. SU Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir.Su, canlıların."— Sunum transkripti:

1 SU VE MİNERALLER Doç.Dr. Meltem KÜRTÜNCÜ

2 SU Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir.Su, canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir.Bu nedenle suya "yaşam sıvısı" da denir.Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Dünya'da 1,4 milyar km³ su olduğunu söylemektedir.

3 İnsan vücudunun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişir.

4 DokularSu miktarı (%) Kan83.0 Böbrekler82.7 Kalp79.2 Akciğerler79.0 Dalak75.8 Kaslar75.6 Beyin74.8 İnce barsaklar74.5 Deri72.0 Kemikler22.0 Yağ dokusu10.0 İnsan Vücudundaki Doku ve Organların Su Bileşimi

5 Ilık İklim Koşullarında İnsan Vücudundaki Su Dengesi Su Kayıpları(ml)Su Alımı (ml) Deriden ter yolu ile500ml (%20)İçecekler1500ml (%60) Solunum yolu ile400ml (%16)Besinlerle700ml (%28) Dışkı ile atım100ml (%4)Metabolik su300ml (%12) İdrar ile atım1500ml (%60) Toplam2500ml

6 İnsan vücudundaki karbonhidratların ve yağların tümü, proteinlerin yarısı, suyun ise sadece %10’unun yitirilmesinde yaşam tehlikeye girer.

7 % 1’lik su kaybında;Hipotalamusta susama merkezini uyarılır. % 3’lük su kaybında;Kan hacmi ve fiziksel performans azalır. % 5’lik su kaybında;Birey konsantre olamaz. % 8’lik su kaybında;Baş dönmesi, aşırı yorgunluk, soluma güçlüğü oluşur. % 10’luk su kaybında;Kas spazmı, aşırı yorgunluk, dolaşım - böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar % 20’lik su kaybında da ÖLÜM !

8 SUYUN GÖREVLERİ Besinlerin sindirimi,emilimi, hücrelere taşınması Metabolizma atıklarının akc ve böbreklere taşınıp atılması Vücut ısısının denetimi Eklemlerin kayganlığının sağlanması Elektrolitlerin taşınması Biyokimyasal tepkimeler için çökelti oluşturur

9

10 SODYUM(Na + ) Yetişkinlerde gereksinim 500 mg kadardır. Böbrek tarafında emilip idrarla atılır. Osmotik basıncın ve asit-baz dengesinin sürdürülmesinde etkilidir. Büyüme için gereklidir.

11 SODYUM YETERSİZLİĞİNDE Kusma, zihin bulanıklığı,kas yorgunluğu ağrılar, solunum yetersizliği görülür. ***Çözüm tuzlu su içirilmesi SODYUM FAZLALIĞI Ödemlere yol açar Kan basıncını attırır. ***çözüm tuz kısıtlamasıdır.

12 Sodyum tuz, yemek sodası, kabartma tozunda fazla miktarda bulunur.

13 POTASYUM(K + ) Potasyum beslenmede hayati bir mineraldir. İnsan hücrelerinin asıl pozitif katyonu intraselüler sıvının en önemli iyonudur. Vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesini sağlaması açısından önemlidir.

14 HİPERKALEMİ; Serum potasyum düzeyinin 5 mEq/L’nin üzerinde olmasıdır. Börek yetmezliğinde,ciddi hidratasyonlarda ve şok tablosunda görülür. *Çok hızlı IV potasyum verilmesi sebep olabilir.

15 Hiperkalemi sonucunda; Kalp kaslarında zayıflık (kardiak yetersizlik hatta ölümle sonuçlanabilir) Solunum ve solunum kaslarında zayıflık Eksremitelerde uyuşukluk görülür.

16 HİPOKALEMİ; Serum potasyum düzeyinin 3,5 mEq/L’nin altına düşmesidir. Neden; Malnütrisyon, GİS bölgeden uzun süreli potasyum kaybı, Diyare, kusma, gastrik emilim bozuklukları, Uzun süreli diüretik ilaç kullanımı.

17 Hipokalemi sonucunda; Kas irrabilitesi ve paralizi oluşur, Kalpte taşikardiye dönüşen aritmiler görülür kardiak arrestle sonuçlanabilir.

18 Düşük dozda potasyumun hipertansiyona, yüksek dozda ki potasyumun ise hipotansiyona yol açtığı araştırmalarla kanıtlanmıştır.

19 Potasyumca zengin besin maddeleri; Lahana, brokoli, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, zeytin, balık, portakal suyu, patates, muz, hurma, incir, avokado, kayısı, badem, fındık ve süt ürünleridir.

20 İYOT Yetişkin vücudunda ort mg kadar bulunur. Troid bezinden salgılanan ve kandaki düzeyleri TSH tarafından ayarlanan T3, T4 hormonlarının birleşiminde bulunur. İnce bağırsaklarda kana emilir. Büyük bir kısmı troid bezinde depolanır. İdrar ve gaitayla atılır.

21 İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIKLARININ OLUŞMA NEDENLERİ İyodu yetersiz topraklarda yetişen bitkiler ve bu bitkilerle beslenen hayvansal ürünlerle beslenme Yetersiz ve dengesiz beslenme Demir ve selenyum eksikliği Guvatrojenler (lahana, turp vb.) Genetik özellikler

22 İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIKARI Endemik guvatr: iyottan fakir bölgelerde iyot eksikliği sonucu oluşan troid bezinin hipertrofisi ile karakterize bir hastalıktır. Kretinizm:iyot eksikliği olan annelerin çocuklarında görülen nörolojik ve miksödemle karakterize hastalıklardır.mental yetersizlik,spastik motor bozuklukları,kas erimesi, sağırlık, dilsizlik, konuşma güçlükleri,öğrenme bozukluklarıdır.miksödem tipte mental yön daha iyidir fakat tembellik isteksizlik kilo almaya meyil vardır.

23

24 UNİCEF’ e göre dünyada 20 milyon çocuk iyot yetersizliğine bağlı beyin özürlüdür. KG BAŞINA 2 MİKROGRAM İYOT ALMALIDIR. İyot, sudan ve yiyeceklerden (özellikle deniz ürünlerinden) sağlanır.

25 BAKIR İnsan vücudunda ( mg), daha çok KC, kalp, beyin ve böbreklerde bulunur ve KC’de depolanır. Albüminle taşınır, serüloplazmine bağlanır. Diyetle alınıp emilemeyen Cu, feçes yoluyla atılmaktadır. Bakırdan zengin yiyecekler; organ etleri, susam, fındık, fıstık, kurubaklagiller, etler, balıklar, kakao, yumurta ve yeşil sebzelerdir.

26 Bakırın vücutta rol oynadığı fonksiyonlar Oksidaz sınıfı enzimlerde kofaktör olarak 1. tirozinaz, 2. dopamin  -hidroksilaz, 3. sitokrom oksidaz, 4. lizil ve galaktoz oksidaz Bağ dokusu (kemik ve vasküler bağ dokusu) metabolizmasında kofaktör Demir transportunda rol alır Sitoplazmik SOD’ın komponenti MSS yapı ve fonksiyonlarında rol alır.

27 Bakır yetersizliğinin görüldüğü durumlar; Menkes sendromu (Cu yetersizliği ile karakterize X kromozomuna bağlı kalıtsal bir hastalıktır.) Parenteral beslenmeye maruz kalan YD Diğer hastalıklar:  Malabsorbsiyon sendromları (Çöliak Hastalığı),  Nefrotik sendrom (serüloplazmin kaçağı),  Ciddi beslenme yetersizlikleri (Kwashiorkor ve marasmus),  Hiperkatabolizm ve geniş yanıklar  Koroner kalp hastalığı riskini artırırken kalp ritmi ve hiperlipidemiyi olumsuz etkiler, anormal EKG, hiperkolesterolemi, glukoz intoleransı ve hipertansiyon da görülür.

28 ÇİNKO; Vücutta demirden sonra en çok bulunan 2. eser element olup biyolojik sistemlerde sadece Zn +2 değerlikte bulunur. Erişkinde 1-2 g kadar bulunan Zn, en fazla prostat, KC, böbrek, retina, kemik doku ve kaslarda bulunur. Kanda % kadarı albumine, % kadarı  2 makroglobuline bağlı olarak taşınırken az bir miktarda transferrin ve aminoasitlerle taşınır. Atılımının çoğu feçesle olsa da idrar ve ter yoluyla da atılır.

29 Çinkonun bulunduğu besinler; Deniz ürünleri, et, yumurta, tahıllar ve kuru baklagillerdir. *Hayvansal kaynaklı yiyeceklerde zengin olması nedeniyle bunları tüketmeyen katı vejeteryanlarda çinko eksikliği yoğun görülür. Fitatlar, fosfatlar, lifli besinler, kalsiyum, oksalat, bakır, kadmiyum, inorganik demir, kalay ve toprak çinko emilimini azaltırken; proteinler, şarap, metiyonin, D vitamini, B6 vitamini emilimini artırır.

30 200’den fazla metaloenzimin komponenti olan çinko; Alkol dehidrogenaz, Karbonik anhidraz, Timidin kinaz, DNA ve RNA izomerazlar, sitoplazmik SOD enziminin kofaktörüdür

31 Süperoksit Dismutaz (SOD) 153 aminoasitten oluşan küçük bir protein Her bir monomeri birer Zn ve Cu içeren bir dimer olarak bulunur. İçeriğinde bulunan Zn\Cu oranı önemlidir. SOD bir süperoksit temizleyicisi olarak tüm vücut hücrelerinde fonksiyon görür.

32 Çinko yetersizliğinde görülen durumlar; Çocuklarda büyüme gecikmesi, Yavaş yara iyileşmesi, İştah ve koku duyusunda azalma, Bağışıklık azalması, Zayıf alkol toleransı, Oksidatif doku hasarında yükselme, Erkekte sterilite ve impotans sayılabilir. Parenteral beslenen hastalar ve özellikle çocuklarda çinko eksikliği görülür. Bazı çalışmalarda çinkodan fakir diyet ve düşük serum çinko düzeyleri ile koroner arter hastalığı ve diyabet prevalansı arasında pozitif korelasyon saptanmıştır

33 DEMİR İnsan vücudundaki 45 mg / kg miktarıyla organizmada en çok bulunan eser elementtir. Plazmada Fe, transferrin tarafından taşınır. Düzenli kayıp başlıca idrar, deride dökülme, tırnak, saç ve barsak hücrelerinden dökülme yoluyladır. Esas kayıp kadınlarda menstrual döngüyle, doğumla, operasyonla, akut veya kronik kanamalarla olmaktadır.

34 DEMİR FONKSİYONLARI Bazı biyolojik aktivitelerde oksidasyon ve enerji metabolizmasına bağlı reaktif ve redoks rolü oynarlar, Fenton, reaksiyonunu katalize eder. Yetersizliği ve fazlalığı immün sistemi etkiler. (yetersizliği; T-lenfosit, mitojenik yanıt bozulur. Fazlalığında; enfeksiyon riski artar.) DNA sentezinde görevlidir.

35 DEMİR YETERSİZLİĞİ Hipokromik mikrositik anemi; diyetle demir alımının azlığına ya da kan kaybına bağlı transsferrin artar, serum ferritin düzeyi düşer. Hemosideroz; Fe alımının, emilimin veya eritrosit yıkımın artmasına bağlı aşırı yükleme Hemokramatoz; genetiktir.

36 DEMİR FAZLALIĞI; Çeşitli dokularda depolanma özelliği olan molekülün, yüksek konsantrasyonlarda hipertansiyona yol açtığının ileri sürülmesi üzerine yapılan çalışmada, kalp dokusu demirini anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Seymen ve ark;

37 Fe içeren başlıca gıdalar, kırmızı et özellikle sakatatlar, deniz ürünleri ve yumurta sarısı, yeşil yapraklı sebzeler, tahıllar, kuru baklagiller ve kuruyemişlerdir. Bitkisel kaynaklı yiyeceklerden, demir bakımından en zengin olan soya fasulyesidir.

38 FOSFOR Kemiklerde, dişlerde hücrelerde ve hücre dışı sıvılarda bulunur. Serum fosfor düzeyi paratroid hormon tarafında dengelenir. Serum düzeyi 3-4 mg/100 ml’dir. D vit ve kalsiyum emilimi artırır,alüminyum azaltır. Deniz ürünleri mineralce zengindir.

39 FOSFORUN GÖREVLERİ Nükleik asitlerin temel bileşenidir. Fosfolipit olarak hücre zarında görevlidir. Glikoz, fruktoz, ve galaktoz enerji siklusuna fosforlanarak girer. ATP oluşumu için gereklidir. Bazı proteinlerin bileşiminde yer alır. Koenzim oluşumunu destekler Böbrek sıvılarında ve ağız içinde asit-baz dengesini sağlar.

40 ARSENİK Başta karaciğer, böbrek ve beyin olmak üzere saç,tırnak ve ciltte birikir. En fazla absorbsiyon ince bağırsaktan olur. idrarla atılır. Günlük alım mcg’dır. Kanser, deri ve sinir sistemi hastıklarında, kardiyovasküler bozukluklar toksik etkilidir. Normal içme suyunda 5 mcg/lt normal düzeyidir.

41 FLORİD Mide ve ib’tan kolayca emilen inorganik flor, tamamen kemik ve dişlere dağılır. Kemik ve diş sertliğini artıran florürlerin diş çürüklerinden korunma ve tedavide kesin rolü olduğu bilinmektedir. Normal atım böbrek yoluyla olur. Florun iskelette kemik yoğunluğunu arttırdığı bilinmektedir. Bununla birlikte, Osteoporoz etkileşimi çalışmaları devam etmektedir. Enzim aktiviteleri ve büyüme üzerine etkileri vardır. Mineralin dengesi, yetişkinlerde 0,5 mg/gün alınmasıyla sağlanabilir

42 Mineralin akut toksik etkisi seyrek görülür (5 mg flor/kg vücut ağırlığı başına alındığında). Kendini bulantı, kusma, diyare, abdominal ağrı, solunum zorluğu ve halsizlik şeklinde gösterir. Ağızdan kalsiyumdan zengin gıdalar (süt, dondurma gibi) verilerek, gastrointestinal semptomlar azaltılır. Floroz; özellikle gençlerde fazla flor alımına bağlı olarak dişlerde kararma ve benekler şeklinde lekelerin oluşmasıdır. Çocukların 2,5 ppm ve daha fazla uzun süre minerali almaları kemik ve diş yapısını güçlendirirken, dişlerde lekelerin oluşmasına yol açar. Uzun yıllar 8 ppm alınması yumuşak dokularda mineralin aşırı birikmesine, yorgunluğa ve iskelette florun tutulma kapasitesinin azalmasına yol açar.

43 Florun en iyi kaynağı ham çay yaprağı, bölgedeki yeraltı sularıdır, deniz ürünleri, balık ve kabuklu deniz hayvanları diğer zengin gıdalardır, (özellikle kemik ve kabukları). Kurutulmuş deniz ürünlerindeki flor miktarı 290 mg/kg'dır.Tavuk ve ürünleri de 0,6– 10,6 mg/kg flor içerir.

44 KLOR Yetişkin vücutta 750 mg oranında bulunur. Hücre dışı sıvının temel anyonudur. Sodyumla birlikte su dengesi ve osmotik basıncın sürdürülmesinde etkilidir. Sofra tuzunda karşılandığı için Na kısıtlamasında eksiklik oluşur. K ile paraleldir.

45 KALSİYUM Yeni doğanda 30g yetişkin vücudunda g arasında bulunur. Çoğunluğu kemik ve dişler olm. üzere yumuşak doku ve vücut sıvılarında bulunur. İnce bağırsaktan emilir.

46 KALSİYUMUN GÖREVLERİ Kemik ve dişlerin gelişimini ve sağlığını korur, Kanın pıhtılaşmasında görevlidir.fibrinojeinin fibrine dönüşmesinde rol alan trombinin oluşumu için gereklidir, Hücre mebranında taşıma işlevinde etkilidir, Sinir iletimi ve kalp atımının denetiminde rol oynar.

47 Kalsiyum yetersizliğinde; Raşitizm,osteomalasia, osteoporoz riski artar Hipertansiyona zemin hazırlar. Kalın bağırsak CA risikini artırır. Kalsiyum fazlalığında; Demir emilimini olumsuz etkiler, Hiperkalsemi;bebeklerde alkali sendromu, yetişkinlerde böbrek taşları

48 Kalsiyum kaynakları: süt ve ürünleri,pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil yapraklı sebzeler,kurutulmuş meyvelerdir.

49 Yetişkin vücudunda 25 g kadar magnezyum vardır Fazla miktarda kemik ve dişlerde az miktarda yumuşak doku ve intraselüler sıvıda bulunur. Böbreklerden emilir, idrarla atılır. MAGNEZYUM

50 MAGNEZYUMUN GÖREVLERİ Kemik ve dişlerin yapısında bulunur Osmotik basınç ve asit-baz dengesinin sağlanmasında görevlidir. Enzim çalışmasında gereklidir. Eksikliğinde kalp ritm bozuklukları ve iskemiler görülür.

51 Magnezyumun kaynakları; sert kabuklu meyveler,kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıl ürünleridir.

52 KÜKÜRT Bitkiler inorganik kükürdü alarak organik kükürt yaparlar. Hayvan ve insanlar organik kükürtten yararlanırlar. Alınan mineralin çoğu polisakkaritlerin sentezinde kullanılır.

53

54 TEŞEKKÜRLER…


"SU VE MİNERALLER Doç.Dr. Meltem KÜRTÜNCÜ. SU Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir.Su, canlıların." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları