Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bilişsel Gelişim 2 J. Piaget. PİAGET`NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1. Duyusal Motor Dönem (0-2 yaş) – a. Birinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (0-4 ay)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bilişsel Gelişim 2 J. Piaget. PİAGET`NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1. Duyusal Motor Dönem (0-2 yaş) – a. Birinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (0-4 ay)"— Sunum transkripti:

1 Bilişsel Gelişim 2 J. Piaget

2 PİAGET`NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1. Duyusal Motor Dönem (0-2 yaş) – a. Birinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (0-4 ay) – b. İkinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (4-12 ay) – c. Üçüncü Döngüsel (devresel) Tepkiler (12-24 ay) 2. İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş) – a. Sembolik (kavram öncesi) İşlemler Dönemi (2-4 yaş) – b. Sezgisel Dönem (4-7 yaş) 3. Somut İşlemler Dönemi (7-12 yaş) 4. Soyut İşlemler Dönemi (12-18 yaş)

3 2. İşlem Öncesi Dönem (2-6 Yaş) İşlem öncesi dönem kendi içerisinde ikiye ayrılır: – a. Sembolik İşlemler (Kavram Öncesi) Dönemi (2-4 yaş) – b. Sezgisel İşlemler Dönemi (4-7 yaş)

4 a. Sembolik İşlemler (Kavram Öncesi) Dönemi (2-4 y.) Bu dönem, sembollerin basitten karmaşığa doğru kullanımının ilk aşamasıdır. Dilin gelişimi çok hızlıdır. Dönem içerisinde çocukların geliştirdikleri kavram ve sembollerin anlamları çoğunlukla kendilerine aittir. Yani bir olayı ya da nesneyi ele alış biçimleri, genel kabul görmüş ifadelerin dışında, onların düş güçleri ve geçmiş yaşantılarıyla özdeştir.

5 . Bu dönemdeki çocuklar karmaşık kavramları anlayamadıkları için duydukları kavramları kendilerine göre yorumlarlar. Örneğin: – -Oğlum dikkat et. Su çok fazla, dökeceksin! – -(Çok fazla kavramını anlayamaz ve…) Tamam anne (diyerek suyu döker)

6 1. Sihirli – Majik Düşünce Az gelişmiş bilince karşın çok fazla gelişmiş hayal gücünün sonucunda ortaya çıkan düşünce şeklidir. Çocuklar kavramları ve çevrelerinde gelişen olayları bu düşünce biçimine bağlı olarak gerçek ötesi şekilde ele alırlar. Gerçek – hayal ayrımını yapamayabilirler. Çoğunlukla rüyalarını gerçek sanan çocuklarla ebeveynleri arasında ilginç diyaloglar yaşanabilir.

7 2. Sembolik Oyun Çocuğun gerçek bir nesne ya da kişi yerine bunları sembollerle ifade etme yeteneğine bağlı olarak, bir şeyi başka bir şeyin yerine kullanması yoluyla gerçekleştirdiği oyunlardır. Başka bir deyişle çocuk o anda ortamda var olmayan ya da hiç var olmamış bir nesne-kişi yerine farklı bir sembol kullanabilir.

8 . Hayali arkadaş olarak tabir edilen durum da sembolik oyun kapsamında ele alınır. Hayali arkadaşlar bir insan olabileceği gibi hayvan da olabilir. Sembolik oyunlar sayesinde çocuklar bazen çevrelerindeki olayları, varlıkları taklit ederler, bazense tamamen kendilerine özgü semboller oluşturarak oynarlar. Piaget`ye göre sembolik oyunlar çocukların bilişsel, duyuşsal ve sosyal açıdan gelişiminde oldukça faydalıdır.

9 . 3. Animizm (Canlandırmacılık) Çocukların canlı ve cansız ayrımı yapamamasıdır. Örneğin: Oyuncak bebeğini yere düşüren Ayşe, onu hemen yerden kaldırır ve canını yaktığını düşünerek ondan defalarca özür diler. 4 yaşındaki Selim taşların yaşadığına ve ağaçların düşündüklerine inanmaktadır. 3,5 yaşındaki Ahmet, bahçede bulduğu yavru kediyi kuyruğundan tutar, elinde sallar ve duvara çarpar.

10 . 4. Benmerkezcilik (Egosantrizm-Kendine Odaklanma) Benmerkezcilik insan yaşamında işlem öncesi ve soyut işlemler dönemi olmak üzere iki farklı dönemde görülür. Benmerkezcilik, çocukların olayları başkalarının bakış açısından ele alamaması, herkesin kendisi gibi düşündüğünü kabul etmesidir. Bu durum gündelik yaşamda farklı şekillerde ortaya çıkabilir: 1. Çocuk sadece kendisinin gördüğü, duyduğu, bildiği şeyleri, herkesin görüp duyup bildiğini sanabilir.

11 . 2. Çocuk bir şeyden hoşlanıyorsa bundan herkesin hoşlandığını, bir şeyden hoşlanmıyorsa bundan hiç kimsenin hoşlanmadığını düşünebilir. 3. Çocuk çevresindeki herkesin ve her şeyin sadece kendisi için var olduğunu sanabilir. 4. Çocuk, çevresinde gelişen her olaydan öncelikle kendisini sorumlu tutabilir. 5. Çocuk, her durumu sadece kendi bakış açısından ele alabilir.

12 . 5. Kolektif (Toplu) Monolog Çocukların karşısındaki kişiyi dinlemeksizin, herkesin kendisini dinlediğini sanarak konuşmasıdır. Bu dönemdeki çocuklar bir araya geldiklerinde hepsi aynı anda, farklı şeylerden bahsederek konuşurlar. Örnek: Anaokulundaki 4 çocuk masa etrafında oturmuş bir şeyler konuşuyorlar: – Ali: Dün gece beni uzaylılar kaçırdı. – Ayşe: Annem bana ayakkabı alacak. – Zeynep: Ağaçlar, kollarını sallıyor, rüzgar oluyor. – Kenan: Hadi oyun oynayalım.

13 . 6. Monolog Çocuklar tek başlarında kaldıklarında ise monolog tarzı konuşma görülür. Monolog, çocuğun özellikle tek başına oyun oynarken, yapacaklarını kendi kendine mırıldanması şeklinde ortaya çıkar.

14 . 7. Paralel Oyun Bu dönemdeki çocuklar dayanışmaya, işbirliğine, takım ruhuna dayalı oyunları oynamada başarısız olurlar. Çünkü bir arada oynuyormuş gibi gözükseler de aslında hepsi kendi bireysel oyunlarını oynarlar. Hepsi kendisini takım kaptanı, başkan kabul eder.

15 . 8. İşaretsel (Simgesel) İşlev Sembolleri kullanma yeteneğine işaretsel işlev denir. İşaretsel işlevi kazanan çocuk, şu anda görmediği ya da hiç var olmayan nesneleri kavramları kullanabilir. Örneğin, 3 yaşındaki Ahmet gerçek bir portakal yerine “portakal” kelimesini kullanabilmekte ve şu anda görüş alanında bir portakal olmadığı halde resmini çizebilmektedir.

16 9. Kişilerin Sürekliliği ve Cinsiyet Değişmezliği Çocuk, dış görünümündeki değişiklik ya da benzerlik ne olursa olsun, kişiyi diğer kişilerden ayırt edebilir. Böylece kişilerin sürekliliği kazanılmış olur. Ayrıca cinsiyetin dış görünümden bağımsız ve kalıcı olduğunu kavrar.

17 b. Sezgisel İşlemler Dönemi (4-7 yaş) Sezgiler ön plandadır. Çocuklar varlığını bildiği ancak göremediği olayları anlamakta zorlanırlar. Döneme sezgisel denmesinin nedeni ise çocukların birçok konuda kendilerinden emin gözükmelerine karşın, emin olduğu konuları nasıl bildiğinin farkında olmayışlarıdır. Örneğin, Ahmet balkondan sarkmaması gerektiğinin farkındadır, ancak balkondan sarkıp yere düşerse neyle karşı karşıya geleceğini tam olarak bilmemektedir.

18 . Dönemin en önemli özelliklerinden biri ilk kez akıl yürütmenin görülmesidir. Bu aklı yürütme yek yönlü yani özelden-özeledir. Çocuk henüz odaktan uzaklaşamaz, tersine çeviremez, korunumu kazanamaz, sayı uygunluğunu başaramaz ve fiziksel değişimlerin sayısal eşitliği etkilemediğini anlayamaz. Tek yönlü sınıflama ve sıralama yapabilir. Bu dönemde yapaycılık ortaya çıkar. Sembolik dönemin özellikleri halen devam etmektedir.

19 . 1. Özelden Özele Akıl Yürütme Özel bir durumdan başka bir özel duruma, genelleme yapmadan akıl yürütmektir. Yani, bir şeyle başka tek bir şeyi eşleştirebilmek, diğer durumları görememek, anlayamamaktır. Örneğin: Her sabah kahvaltısında süt içen çocuk, bir gün kahvaltısında süt içmeyince, o gün kahvaltı yapmadığını iddia etmiştir. (Kahvaltı=Süt…Süt yoksa kahvaltı da yok) Öğretmeni Ahmet`ten bir sayfa “A” harfi yazmasını ister. Ahmet, bir sayfayı kaplayacak büyüklükte kocaman bir “A” harfi yazar.

20 . Özelden özele akıl yürüten çocuklar bir şey ile başka tek bir şeyi eşleştirebildiklerinden sesteş kelimeleri anlayamazlar. – Anne: Oğlum büyüklerini sevip sayar mısın? – Çocuk: Evet severim. Annem bir, babam iki, amcam üç… – Anne: Oğlum, bak bu bir sprey. – Çocuk: Anneciğim ne yapıyorsun spreyle? – Anne: Koltuk altına sıkıyorum. – Çocuk: (Spreyi alır, evdeki tüm koltukların altına sıkar…) Anneciğim ben de koltukları altına sıktım.

21 . 2. Odaktan Uzaklaşamama (Odaklaşma – Merkeziyetçilik) Çocuk, bir nesnenin ya da olayın anlık veya en çok ilgi çeken yönüne odaklanır. Bu nedenle, – Bir şeyin tek bir özelliğine kendisine verir, diğer özelliklerini göremez. – Aynı anda birden fazla etkinliği gerçekleştiremez. – Anne: Oğlum, bugün babanla neler yaptınız? – Çocuk: (Gün içerisinde çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiği halde) Parka gittik, oyun oynadık. – Anne: Başka? – Çocuk: (Uğraşır, hatırlayamaz ve tekrar eder.) Çok oyun oynadık.

22 Özelden özele akıl yürütme ve odaktan uzaklaşamamanın doğal bir sonucu olarak çocuklar, 1. Tersine Çeviremez: 3+5=8 diyebilir, ancak aynı soru 5+3 diye sorulduğunda cevaba ulaşamayabilir. 2. Korunumu Kazanamaz: 5 parçaya ayrılmış çikolatanın, 3 parçaya ayrılmış aynı çikolatadan daha fazla olduğunu iddia edebilir. – Araştırmacı: Ayşe, hiç kardeşin var mı? – Ayşe: Evet, Bir tane var, adı Ahmet. – Araştırmacı: Ayşe, Ahmet`in hiç kardeşi var mı? – Ayşe: Hayır, yok.

23 . 3. Sayı Uygunluğunu Başaramaz: Uzunlamasına yan yana dizilmiş 7 bilyenin, toparlanarak yan yana koyulmuş 7 bilyeden daha fazla olduğunu söyleyebilir. 4. Fiziksel Değişimlerin Sayısal Eşitliği Etkilemediğini Anlayamaz: “Bir kilo demir mi yoksa bir kilo pamuk mu daha ağır?” diye sorulduğunda, “Bir kilo demir” cevabını verebilir.

24 . 3. Tek Yönlü Sınıflama Tek yönlü sınıflama tek bir özelliğe göre gruplamaktır. Ahmet`in önüne 12 lego parçası konur. Bu legoların 4`ü sarı, 4`ü mavi ve 4`ü kırmızıdır. Her renk kendi içerisinde 2 kare, 2 üçgen barındırmaktadır. Ahmet legoları sadece renk ya da sadece şekline göre sınıflandırabilir, ancak hem renk hem de şekline göre sınıflandıramaz.

25 . 4. Tek Yönlü Sıralama Bu dönemdeki çocuklardan sıralaması istendiğinde, en uzun – en kısa ya da en geniş – en dar gibi özellikleri anlar ve doğru kullanabilirler; ancak arada kalanları doğru kullanamazlar.

26 . 5. Yapaycılık (Artifikalizm) Çocuk doğal olayların birileri tarafından –insan eliyle- yapıldığını sanır. – Ahmet, dedesinin her sabah erkenden kalkıp güneşin fitilini ateşlediğini düşünmektedir. – Ayşe, birilerinin musluğu açık unutunca buraların suyla dolup deniz olduğunu ifade etmiştir.

27 3. Somut İşlemler Dönemi (7-12 Yaş) Çocuklar ilk kez olayları başkalarının gözünden görmeyi başarır. Tümevarımsal düşünme gücüne erişen çocuk bu sayede tersine çevirebilir, korunumu kazanır. Önceki dönemde olduğu gibi bir şeyle başka tek bir şeyi eşleştirme durumu görülmez. Artık birden fazla durumdan yola çıkarak belli bir sonuca ulaşabilir.

28 . Önceki dönemde sıralama ve sınıflamada yaşanan sıkıntı giderilir. Çocuklar artık birden fazla özelliğe dayanarak sıralama ve sınıflama yapabilir, gruplama, alt sınıf özelliklerini anlarlar ve odaktan uzaklaşabilirler. Bu dönem soyut düşünmeye hazırlık evresi olsa da henüz soyut düşünme söz konusu değildir. Bu nedenle soyut kavramları, mecaz anlam barındıran atasözlerini anlama noktasında sıkıntı yaşarlar. Önceki dönemde görülen sihirli-majik düşünce ve benmerkezciliğe dayalı yaşantılar büyük oranda ortadan kalkar. Benmerkezci özelliğinden kurtulan çocuk, Piaget`nin dağılma olarak adlandırdığı durumla tanışır. Çocuk artık başkalarının da kendilerine özgü düşünceleri olabileceğini anlamaya başlar.

29 1. Tümevarımsal Düşünme Tümevarım, özelden genele, ya da olaylardan, parçalardan, ayrıntılardan genel kurallara, kaidelere geçiş şeklinde akıl yürütmektir. Ahmet abisine “Abi, hayalet uçak görülür mü?” diye sorar. Ahmet`in böyle bir soru yöneltmesinin altında iki farklı bilgi yatmaktadır: – 1. Hayaletler görülmez. – 2. Uçaklar görülür. – İki farklı bilgi bir araya getirilerek genel bir kurala gidiş yani tümevarımsal düşünme söz konusudur.

30 2. Tersine Çevirebilme (Tersinebilirlik – Geriye dönebilirlik) Bir problemle karşılaşan çocuğun hem ileri hem de geriye doğru düşünebilmesi, tersine çevirebildiğini gösterir. Tersine çevirebilme korunumun da başlangıç noktası kabul edilmektedir. Yani tersine çevirebilme kazanılmadan korunum kazanılamaz. İşlem öncesindeki bir çocuk, suyun buzluğa konulduğunda donduğunu anlayabilir, ancak buzun tekrar suya dönüşebileceğini anlayamaz.

31 3. Korunum Korunum, bir madde ya da madde grubunun görüntüsel ya da konum olarak değişse bile, diğer birçok özelliğinin değişmeyeceği ilkesidir. Temel Korunum Formları – a. Madde Korunumu – b. Uzunluk Korunumu – c. Nitelik Değişmezliği – d. Sayıların Korunumu (Sayı Uygunluğu) – e. Alan Korunumu – f. Ağırlık Korunumu – g. Hacim Korunumu

32 . a. Madde Korunumu:Bir bütün parçalara ayrılsa bile, miktarı aynı kalır, değişmez. b. Uzunluk Korunumu:Bir tel parçası ne kadar kıvrılırsa kıvrılsın uzunluğu aynı kalır, değişmez. c. Nitelik Değişmezliği:Sıvı bir madde, bir kaptan diğerine boşaltılsa bile niteliği değişmez.

33 . d. Sayıların Korunumu (Sayı Uygunluğu): Maddelerin birbirine yakınlaştırılması ya da uzaklaştırılması ile miktarda bir değişme meydana gelmez. e. Alan Korunumu:Bir kağıt parçasının kapladığı alan, bu kağıt parçası kesilip farklı şekiller oluştursa bile toplamda aynı kalır. f. Ağırlık Korunumu:Bir maddenin şekli değişse bile ağırlığı değişmez.

34 . g. Hacim Korunumu:Farklı şekillere sokulan bir madde, içi su dolu bir kaba atıldığında, taşırdığı su miktarında bir değişme görülmez. Madde korunumu, uzunluk korunumu, nitelik değişmezliği, sayıların korunumu ve alan korunumu 6-7`li yaşlarda kazanılırken, ağırlık korunumu 9-12 yaş arasında, hacim korunumu ise 11-12`li yaşlarda kazanılmaktadır. Korunumun bu sırayla kazanılmasına Piaget gelişimde ardışıklık adını vermiştir.


"Bilişsel Gelişim 2 J. Piaget. PİAGET`NİN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1. Duyusal Motor Dönem (0-2 yaş) – a. Birinci Döngüsel (devresel) Tepkiler (0-4 ay)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları