Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Türk Dili I Hafta 6 1 TÜRK DİLİ I Okutman Vedat BALKAN Hafta 6.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Türk Dili I Hafta 6 1 TÜRK DİLİ I Okutman Vedat BALKAN Hafta 6."— Sunum transkripti:

1 Türk Dili I Hafta 6 1 TÜRK DİLİ I Okutman Vedat BALKAN Hafta 6

2 Türk Dili I Hafta 6 1 Türklerin Kullandığı Alfabeler, Türk Lehçelerinin Tasnifi, Türk Dilinin (Uzak) Lehçeleri 6.1. Türklerin Kullandıkları Alfabeler 6.2. Türk Lehçelerinin Tasnifi 6.3. Türk Dilinin Uzak Lehçeleri 6.3. Türk Dilinin Uzak Lehçeleri a) Yakutça a) Yakutça b) Çuvaşça c) Halaçça c) Halaçça a) Köktürkçe Devri b) Eski Uygurca Devri d) Arap Alfabesinden Yeni(Latin) Türk Alfabesine Geçiş Nedenleri d) Arap Alfabesinden Yeni(Latin) Türk Alfabesine Geçiş Nedenleri e) Yeni Türk Alfabesinin Kabulü f) Orta Asya’daki Türklerin Durumu g) Ortak Türk Alfabesi c) Karahanlıca ve Sonraki Devirler c) Karahanlıca ve Sonraki Devirler

3 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1. Türklerin Kullandıkları Alfabeler Çok geniş coğrafyaya yayılıp çeşitli dinlerle temasa geçmesinden dolayı, Türklerde zengin bir kültür meydana gelmiştir. Bu, tarihte başka milletlerin edinemediği bir deneyim olarak değerlendirilebilir. Temas ettikleri kültürlere göre de, Türkler, tarih içinde çeşitli alfabeler kullanmışlardır.

4 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.1. Köktürkçe Devri Tespit edilebildiği kadarı ile, ilk kullandığımız alfabe, aynı zamanda millî yazımız olan Köktürk (~Orhun) harfleridir. Bu alfabeyi, Köktürk İmparatorluğu diye adlandırılan devletimizden kalmış Köl Tigin (732), Tonyukuk (732-734) ve Bilge Kagan (735) yazıtlarından dolayı hepimiz tanımaktayız. Ancak, Köktürk yazısı ile yazılmış metinlerimiz sadece Orhun nehri ve yakınlarındaki meşhur abidelerimiz değildir. Gerek milattan önce, gerekse milattan sonra bu harflerle yazılmış pek çok metin[, Asya ve Avrupa'ya yayılmış hali ile bugüne ulaşmıştır. Yenisey metinlerinin yanı sıra, bu alfabe ile yazılmış metinler "Doğuda Mançurya'ya; batıda İtalya, Çek Cumhuriyeti’ne ve Polonya'ya; kuzeyde Baykal Gölü'ne; güneyde ise Anadolu'ya kadar" uzanmıştır. Yani sadece Asya'da değil, Avrupa'da da Köktürk yazısı ile yazılmış metinlerimiz bulunmaktadır

5 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.2. Eski Uygurca Devri Bu millî alfabemiz, Köktürklerden sonra, Uygur Türkleri döneminde de, bazı metinlerin yazımında kullanılmıştır. Fal ve sağlık bilgisi kitabı olan Irk Bitik bunlara örnektir. Buddhizm ve Maniheizm dinlerine giren Uygur Türkleri, bu dinlerin etkisi altında yeni kelime ve kavramlarla tanıştıkları gibi, yeni alfabeler de kullanmaya başlamışlardır. Eski Soğd harflerinden uyarlanan Uygur alfabesi, bunların en çok kullandıkları yazı olmuştur. Bu alfabe ile yazılmış pek çok el yazması eserin yanı sıra, matbaa usulü ile basılmış kitaplar da günümüze kadar gelmiştir. Daha sonra bu yazıyı Uygur Türkleri Moğollara da öğretmiştir. Edebiyat ve uygarlığın çok ileri olduğu Uygurların kullandığı alfabeler şunlardır : Köktürk alfabesi, Uygur alfabesi, Mani alfabesi, Brahmi alfabesi, Tibet alfabesi. O dönemlerde Avrupa'da bulunan Türklerin bir kısım dil malzemesi ise Grek harfleri ile kaydedilmiştir.

6 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.3. Karahanlıca Ve Sonraki Devirler 10. yüzyılda İslamiyet ile tanışan Türkler, 11. yüzyılda bu dinin kutsal kitabındaki Arap alfabesini de (Uygur harflerinin yanı sıra) kullanmaya başlamışlardır. Karahanlılar döneminde bazı eserler ve kayıtlar Uygur harfleri ile yazılırken, Divanu Lugati't-Türk, Kutadgu Bilig ve Atabetü'l-Hakayık'ta Arap alfabesi kullanılmıştır. O tarihten itibaren Arap harfleri bütün Müslüman Türk dünyasında hâkim olur. 20. yüzyıla kadar, hem Türkistan, hem de Anadolu ve Kuzey Afrika'daki devletlerimiz tarafından bu alfabe tercih edilmiştir. Kuman-Kıpçak Türkleri arasında Hıristiyanlığı yaymaya çalışan Avrupalı misyonerler ise, Codex Cumanicus (Kumanca Derlemeler) adlı eseri Kıpçak Türkçesi ile, fakat Latin alfabesini kullanarak yazmışlardır. Ancak, bu tek bir eserdir ve 20. yüzyılın başlarına kadar Latin alfabesi Türkler arasında yayılmamıştır.

7 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.4. Arap Alfabesinden Yeni (Latin) Türk Alfabesine Geçiş Nedenleri Arap harfleri Arap dili için oldukça kullanışlı idi. Ancak, Türk dili Arap dilinden farklı bir yapıya sahiptir. Bu yüzden, Arap harfleri ile yazıya geçirilmiş Türkçe kelimelerin okunması bir hayli müşkülatı da beraberinde getiriyordu. Türk dili 'vokalik' bir dildir. Yani 'ünlü' sesleri çoktur: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Oysa Arap dilinde bu kadar ünlü yoktur. Dolayısı ile alfabelerinde de bu ünlü sesleri gösteren harfleri azdır. Arap alfabesinde 3 ünlü harf vardır:

8 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.5. Yeni Türk Alfabesinin Kabulü Bu ve buna benzer gözlemler, aydınlarımıza, Arap harflerinin ıslahına yönelik çalışmalar yapmak gerektiğini düşündürdü. Önceleri bu yolda teklifler de yapıldı. Ancak, harflerin ıslahı sorunu çözmeyeceğinden dolayı, bir kısım aydınlarımız da Türkçenin fonetiğini yansıtabilecek tamamen farklı bir alfabeyi öneriyorlardı. İşte bu alfabe Latin alfabesidir. Zamanla daha çok taraftar bulan Latin harfleri, Cumhuriyetimizin ilanından sonra görevlendirilen çeşitli bilim kurulları tarafından da değerlendirildi. Latin harflerine dayalı çeşitli alfabeler önerildi. Sonuçta, 1 Kasım 1928 günü, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde kullanmakta olduğumuz yirmi dokuz harfli alfabe kabul edildi. Kabul edilen mevcut alfabemiz, Latin esaslı harfler üzerinde yapılan çeşitli tasarruflar sonucunda meydana getirilmiş, Türkçeyi fevkalade güzel yansıtabilen bir alfabe oldu. Dilcilikte makbul olan 'fonetik değil, fonemik olan alfabe' bu sayede bizim dilimizde yerini buldu. Bu yüzden alfabemize Türk-Latin harfleri demekteyiz. Bugün Latin alfabesini farklı şekillerde kullanan Hint-Avrupa dillerinde bile, dilin tam ve pratik olarak yansıtılabilmesi, bizim kullandığımız alfabemiz kadar elverişli değildir

9 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.6. Orta Asyadaki Türklerin Durumu Sovyetler Birliğindeki Türkler de önceleri Arap harflerini kullanıyorlardı. Zaten 20. yüzyılın başlarına kadar (her ne kadar farklı lehçe ve ağızlar konuşma dilinde varsa da), Türk dilinin sadece iki yazılı edebî dili bulunmaktaydı. Bunlardan biri Türkistan'daki boyların kullandığı Türkçe, diğeri de Anadolu, Kafkasya ve Rumeli'deki Türklerin kullandığı Türkçedir. Maalesef, Sovyet hükümetinin ideolojisi, aynı yazı dillerini kullanan çeşitli Türk boylarına farklı alfabe ve yazı dilleri icat ederek, bunları birbirinden uzaklaştırmaya yönelikti. Bunun için en pratik yol, hepsine ayrı alfabe uydurup, hepsinin kendi yerel ağız özelliklerine dayanan farklı yazı dilleri kurmaktı.1927-1930 yılları arasında Latin alfabesi Türkistan'daki Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Karakalpak gibi lehçelerimizin hepsine tatbik edildi. Ancak, 1939-1940 yıllarında, Ruslar, hem Sovyetler Birliğindeki cumhuriyetleri Ruslaştırmak, hem de Anadolu'daki bağımsız millî Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerini kesmek için, tekrar bir alfabe değişikliğine gittiler. Sovyetler Birliğindeki Tükler tarafından yaklaşık 15 yıldır kullanılan Latin yazısını kaldırıp, onun yerine Rusların Kiril harflerine dayalı alfabelerini mecbur tuttular. O tarihten sonra, her Türk boyu için, kendi yerel ağız özelliklerine dayanan, Kiril harfli alfabeler yapıldı.

10 Türk Dili I Hafta 6 1 6.1.7. Ortak Türk Alfabesi 1990 yılından sonra Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, Türk dünyası tarihî bir dönüm noktasına gelmiştir. İki yüz milyon kişilik bu millet, ya son yetmiş yıldan beri kendisine planlı olarak uygulanan bölünme taktiklerinin sonucunda kaderine râzı olacak, ya da yetmiş yıl öncesine kadar olan dönemlerdeki gibi Türk adı şemsiyesi altında toplanıp tek bir alfabeyi ve aynı edebî yazı dilini kullanacaktır. Bu amaçlarla, Türkiye ve diğer Türk cumhuriyetlerinin bilim adamlarının ortaklaşa katıldıkları çeşitli toplantılar düzenlenmiştir. İlgili toplantılarda, bütün Türklerin tek bir alfabe kullanması gerektiği, bunun, lehçelerimiz arasındaki yapay farklılıkları azaltacağı, dolayısı ile ortak bir üst Türkçenin sağlanmasının hızlanacağı konusunda görüş birliğine varılmıştır. Önceleri, bu birleştirici alfabenin hangi alfabe olacağı konusunda farklı görüşler ortaya atılmış ve tartışılmıştır. Bir kısım bilim adamları Arap harflerinin ıslah edilerek kullanılmasını teklif etmiş, bir kısmı ise millî yazımız olan Köktürk alfabesine dönmemizi önermiştir. Büyük bir çoğunluk ise Latin harflerini savunmuştur. Ayrıntıları ile tartışılan bu konular, sonunda Latin harfleri lehinde sonuçlanmıştır. Çeşitli yerlerde değişik kuruluşlarca organize edilen bu toplantılarda öneri niteliğinde birtakım kararlar da alınmıştır.

11 Türk Dili I Hafta 6 1 Alınan ortak kararlar şöylece özetlenebilir: 1. Latin harfleri esasına dayalı otuz dört harflik alfabe, ortak Türk alfabesi olarak kabul edilmelidir. 2. Bu otuz dört harf içinden, her Türk boyu kendi lehçesine uygun bir alfabe geliştirebilecektir. Ancak, alfabeler oluşturulurken şu prensiplere uyulacaktır. Alfabeler oluşturulurken, bu otuz dört harfin dışında bir işaret alınmamalıdır. Lehçeler için alfabeler hazırlanırken "fonetik" değil, "fonemik" esaslar göz önünde tutulmalıdır.Lehçeler için alfabe yapılırken, harflerin ortak Türk alfabesindeki ses değerleri kullanılmalıdır. Böylece, aynı harf her lehçenin alfabesinde aynı ses değerini karşılamış olacaktır. Aksi takdirde, aynı harfe başka başka ses değerleri yüklenirse, birlik bozulacaktır. 3. Bu ortak Türk alfabesi, bilim adamlarının hazırladığı bir öneri metnidir. Lehçelerimize göre yine bilim adamlarınca hazırlanacak müstakil alfabelerin resmiyete geçmesi, ancak, o ülkelerin hükümetlerince alınacak kararlara bağlıdır.Azerbaycan Cumhuriyeti resmi yazışmalarında ve gazetelerinde bu Latin alfabesine geçmiştir.

12 Türk Dili I Hafta 6 1 6.2. Türk Lehçelerinin Tasnifi Türk lehçelerinin tasnifi, Türk dili üzerinde çalışanların öteden beri ilgi gösterdikleri bir konudur. Bir görüşe göre, Türk lehçeleri üzerine ilk tasnif denemesini Kaşgarlı Mahmud yapmıştır. O tarihten zamanımıza değin otuza yakın tasnif denemesini yapılmıştır. Bu denemelerin büyük bir çoğunluğu yabancı Türkologlarca gerçekleştirilmiştir. Tasnif denemelerinin ortak noktalarını şöylece özetlemek mümkündür: 1. Coğrafi yönlere göre: Kuzey, güney, batı, kuzeydoğu… 2. Coğrafi adlara göre: Abakan, Altay, Kıpçak, Orta Asya… 3. Boy adlarına göre: Bulgar, Çağatay, Çuvaş, Hakas, Kıpçak... 4. Dil özelliklerine göre: d-grubu, r-grubu, s-grubu, tawlı grubu… 5. Tabirlerin karışık kullanılmasına göre: Güneybatı (Türk), Güney Tatarları (Türkçe), r-grubu (Bulgar), tav-grubu(Kıpçak-Kuzeybatı)…

13 Türk Dili I Hafta 6 1 6.3. Türk Dilinin (Uzak) Lehçeleri (Tarihi Ve Çağdaş Lehçeleriyle Türk Dili) Bu gruba giren lehçelerin ortaya çıkış ve gelişmeleri daha önce izah edildiği için burada bir kere daha verilmeyecektir. YAKUTÇA Yakutlar,Sibirya’da Katanga, Ölenek, Lena ve Kamçatka’ya Kelima ırmakları çevresinde yaşarlarRusya Federasyonuna bağlı özerk Yakutistan Cumhuriyeti içinde yaşayan Yakutların nüfusu bir milyon civarındadır. Küçük bir kısmı Müslüman, bir bölümü Şaman, büyük bir kısmı da Ortodosk Hristiyan’dır. Başkentleri Yakutsk’tur.Yakutça, Ana Türkçeden (Ön Türkçe) çok önce ayrılmış bir koldur. Yakutça kelime varlığının yalnızca üçte biri Türkçe asıllıdır. Yakutça, XX. Yüzyılın başlarına kadar konuşulagelmiş, yazıya geçirilmesi ise ancak bu yüzyıl içerisinde mümkün olabilmiştir. Kiril alfabesi kullanan Yakutlar, çok sayıda gazete, dergi ve kitap yayınlamışlardır.

14 Türk Dili I Hafta 6 1 ÇUVAŞCA Çuvaşlar, Moskova ile Kazan arasında İdil (Volga) ırmağı boylarında yaşarlar. Esas nüfus Çuvaşistan Özerk Cumhuriyetinde olmakla beraber Tataristan ve Başkurdistan’de de Çuvaşlar yaşarlar. Çuvaşların küçük bir bölümü Müslüman, çoğunluğu ise Ortodosk Hristiyan’dır. Başkentleri Çeboksarı olan Çuvaşların toplam nüfusu 4.300.000 kadardır. Çuvaşça, Yakutça gibi Ana Türkçeden (Ön Türkçe) çok önce ayrılmış koldur. Çuvaş sözü Kazan Tatarcasından alınmış “yavaş” sözcüğüdür. Çuvaşça kelime varlığının büyük bir kısmı Türkçe olmakla beraber, Arap ve Fars dilleri ile Moğolca ve özellikle Rusça’nın etkisi oldukça fazladır. Çuvaşça üzerine bilimsel araştırmaların tarihi XVIII. Yüzyıla kadar dayanır.

15 Türk Dili I Hafta 6 1 HALAÇÇA Halaçlar, İran’ın başkenti Tahran’ın 100 km. güneyinde bulunan Kum ve Arak kentleri civarındaki 40-50 kadar köyde yaşarlar. Nüfusları 20.000 civarındadır. Tarım ve hayvancılıkla geçinen Halaçların buraya nereden ve ne zaman geldikleri hakkında elde kesin bir bilgi yoktur. Müslüman olan Halaçlar Şii’dirler. Halaçça da diğer iki lehçe gibi çok önceleri Ana Türkçeden (Ön Türkçe) ayrılmıştır. Halaçça, lehçeler içinde en son ortaya çıkarılanıdır. Minorski ve Prof. Dr. Doerfer Halaçça üzerine çalışmalarıyla meşhurdurlar. Halaççanın kelime varlığının en ilginç yanı, Ana Türkçeden tanıkları barındırmasıdır

16 Türk Dili I Hafta 6 1

17 Türk Dili I Hafta 6 1 Ses Bilgisi 7.1. Ses 7.2 Ses Yolu ve Ses Organları 7.3. Sesin Oluşumu 7.3. Sesin Oluşumu 7.4. Türkçenin Sesleri 7.5. Seslerin Birleşmesi 7.6 Ses Uyumları

18 Türk Dili I Hafta 6 1 7.1. Ses Ses; cisimlerin hareketiyle meydana gelen hava titreşimidir. İnsan kulağı bu titreşimlerin bir kısmını duyabilirken diğer bir kısmını da duyamaz. Dilbilim açısından ses denince, insanların konuşma organları vasıtasıyla çıkardıkları biçimlenmiş ses anlaşılmaktadır. Ses, dilin bölünemeyen en küçük parçasıdır ve seslerin tek başlarına hiçbir anlamları yoktur. Ancak sesler birleşerek, hece, kelime ve cümleleri meydana getirirler. Dildeki sesler gelişi güzel çıkarılmış değildirler, bu sesler konuşma organlarınca işlenir ve biçimlenirler. Bir dili konuşan kişilerin hemen hepsi, dildeki sesleri aşağı yukarı aynı biçimde çıkarırlar.

19 Türk Dili I Hafta 6 1 7.2. Ses Yolu Ve Ses Organları Göğüs boşluğundan başlayıp dudak bitimine kadar devam eden ses yolunda şu organlar vardır: Göğüs boşluğu, akciğerler, gırtlak, ses kirişleri, küçük dil, damak, geniz, burun, ağız boşluğu, dil, diş etleri, dişler ve dudaklar.

20 Türk Dili I Hafta 6 1 7.3. Sesin Oluşumu İnsan sesi, akciğerlerden gelen havanın gırtlaktaki ses kirişlerini titreştirmesi ve her ses için ayrı olan boğumlanma noktalarında boğumlanmasıyla meydana gelir. Ses kirişleri isteğimize göre; kalın, ince, sert, yumuşak, öfkeli veya yalvarır vb. biçimlerde perdelenir

21 Türk Dili I Hafta 6 1 7.4. Türkçenin Sesleri Alfabemizde 29 ses vardır, bunların; 8’i ünlü ve 21’i ünsüzdür. Ağızlarda bu sayı çok daha fazladır. Alfabemizde gösterildiği şekliyle dilimizin sesleri şunlardır: a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, h, ı, i, j, k, l, m, n, o, ö, p, r, s, ş, t, u, ü, v, y, z. Ünlüler: Yazı dilimizde 8 ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Ünlüler ses yolundan hiçbir engele takılmaksızın rahatlıkla çıkarlar. Biçimlenme ağız boşluğundaki ses organları vasıtasıyla olur. Ünlülerin biçimlenmesinde en önemli görevi; dil, çene ve dudaklar üstlenir.

22 Türk Dili I Hafta 6 1 7.4.1 Ünlüler Ünlüler özelliklerine göre üç gruba ayrılırlar: Çene Açısının Büyüklüğüne Göre Geniş Ünlüler: a, e, o, ö. Dar Ünlüler: ı, i, u, ü. Dudakların Biçimine Göre Düz Ünlüler: a, e, ı, i.Yuvarlak Ünlüler: o, ö, u, ü. Dilin Durumuna Göre Arka Dil Ünlüleri: a, o, u. Orta Dil Ünlüsü: ı. Ön Dil Ünlüleri: e, i, ö, ü. Yazı dilimizde Türkçe asıllı kelimelerde kısa ve uzun ünlüler yoktur. Ancak dilimize Arapça ve Farsçadan geçmiş kelimelerde uzun ünlüler vardır. Bununla birlikte ağızlarda söylenişe bağlı olarak uzun ve kısa ünlüler bulunabilir.

23 Türk Dili I Hafta 6 1 7.4.2. Ünsüzler: Yazı dilimizde 21 ünsüz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z. Ünsüzler, ünlülerin aksine ses yolundan bir engele takılarak çıkarılan seslerdir.Bu sesleri çıkartırken bir zorlama olur, ünsüzlerin biçimlenmesi de bu ses yolu boyuncadır. Ünsüzler özelliklerine göre dört grupta toplanabilirler: Çıkış Durumlarına Göre a. Dudak Ünsüzleri: b, f, m, p, v. b. Diş Ünsüzleri: c, ç, d, j, l, n, r, s, ş, t, z. c. Damak Ünsüzleri: g, ğ, k, y. ç. Gırtlak Ünsüzleri: h. Ötüm Durumlarına Göre a. Ötümlü Ünsüzler: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z. b. Ötümsüz Ünsüzler: ç, f, h, k, p, s, ş, t.

24 Türk Dili I Hafta 6 1 Sürek Durumlarına Göre a. Sürekli Ünsüzler: f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z. b. Süreksiz Ünsüzler: b, c, ç, d, g, k, p, t. Hava Yolu Durumlarına Göre a. Ağız Ünsüzleri : b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, p, r, s, ş, t, v, y, z. b. Burun Ünsüzleri : m, n.

25 Türk Dili I Hafta 6 1 7.5. Seslerin Birleşmesi Dilin en küçük birimi olan sesler, birleşerek hece, kelime ve cümleyi meydana getiriler. Şimdi sırasıyla hece ve kelimeyi göreceğiz. Hece: Ağzımızdan bir çırpıda çıkan ses veya sesler topluluğuna hece denir. Heceler kelimelerdeki durumlarına göre anlamlı ya da anlamsız olabilirler. Hecelerin oluşmasında ünlüler birinci derecede önemlidir. Her hecede bir ünlü bulunur ve her ünsüz kendinden önce veya sonra gelen bir ünlüye bağlanarak okunur. Türkçede altı çeşit hece bulunur: Bir ünlü ile oluşan heceler: o, a-kıl, ü-züm. Bir ünlü bir ünsüz ile oluşan heceler :ev, al, ay-ran, er-ken. Bir ünsüz bir ünlü ile oluşan heceler : bu, su, kö-mür, sa-tın. Bir ünlü iki ünsüz ile oluşan heceler : alt, üst, art-mış. Bir ünsüz, bir ünlü ve bir ünsüz ile oluşan heceler: saç, ver-dim. Bir ünsüz, bir ünlü ve iki ünsüz ile oluşan heceler: Türk, yurt, sarp-tır. Kelime Bir veya birkaç heceden meydana gelen ve anlamı olan, kelime grupları ve cümlede görevi bulunan ses topluluğuna kelime denir. (Kelime konusu ileride daha geniş olarak işlenecektir.

26 Türk Dili I Hafta 6 1 7.6. Ses Uyumları Dilimizde; büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu, ünsüz uyumu ve ünlü-ünsüz uyumu olmak üzere dört çeşit ses uyumu vardır. Büyük Ünlü Uyumu (Kalınlık-İncelik Uyumu) Türkçe bir kelimenin ilk hecesindeki ünlü kalınsa, devamında gelecek bütün hecelerdeki ünlüler kalın; ince ise devamında gelecek bütün hecelerdeki ünlüler ince olur. Örnek : (kalın) o-da-nın or-ta-sın-da ya-vaş ya-vaş a-dım-lı-yor-du. (ince) sev-in-ci-ni kim-se-ye bel-li et-me-di. Türkçeye yabancı dillerden girmiş kelimelerde bu kural aranmaz: ki- tap, ka-lem, med-ya, a-san-sör. Bu kelimeler, son hecelerindeki ünlülere göre uyuma girerler: ki-tap-lar, ka-le-mi, med-ya-da, a-san-sör-den. Bütün yapım ve çekim ekleri birkaç istisna dışında bu kurala bağlıdır: kilim-ler, yaz-sın, gör-ecek.

27 Türk Dili I Hafta 6 1 Büyük Ünlü Uyumunun Bozulduğu Durumlar: Yabancı dillerden giren kelimeler: evrak, telefon, sigara, kenar. Türkçe asıllı olup İstanbul ağzında değişen kelimeler: ana>anne, alma>elma, karındaş>kardeş, kangı>hangi. Türkçe bazı yapım ve çekim ekleri kuralı bozar: gönül-daş, akşam- leyin, yeşil-imtırak, alır-ken, geç-iyor, onda-ki, babam-gil. Birleşik kelimeler de kuralı bozabilir: aş-evi, hanım-eli, demir-kapı.

28 Türk Dili I Hafta 6 1 Küçük Ünlü Uyumu (Düzlük-Yuvarlaklık, Darlık-Genişlik Uyumu) Türkçe kelimelerde ünlüler arasında görülen, düzlük-yuvarlaklık ve darlık-genişlik uyumudur. Bu uyumun iki kuralı vardır: Türkçe asıllı kelimelerde düz ünlüleri (a,e,ı,i), yine düz ünlüler (a,e,ı,i) takip eder: ge-lin-cik, al-tın-cı-la-ra, kırk-ma-sın-lar, yap-tık- la-rı. Türkçe asıllı kelimelerde yuvarlak ünlüleri (o,ö,u,ü), ya düz-geniş ünlüler (a,e) ya da dar- yuvarlak ünlüler (u,ü) takip eder: ko-pa-ra- cak, göz-lem-le-ri, o-kul-lar, ör-gü-cü, ko-nuk-la-rı-mız. Küçük ünlü uyumu, büyük ünlü uyumunun var olduğu kelimelerde geçerlidir. Büyük ünlü uyumu olmayan kelimelerde bu uyum aranmaz.

29 Türk Dili I Hafta 6 1 Küçük Ünlü Uyumunun Bozulduğu Durumlar: Yabancı dillerden dilimize girmiş kelimelerde küçük ünlü uyumu aranmaz. Şimdiki zaman eki –(I)yor, bu uyumu bozar: a-lı-yor, kap-la-nı-yor. Türkçe asıllı bazı kelimeler de, ses değişiklikleri sonucu ya da eskicil şekillerin devamı olarak uyum bozukluğu görülür: ça-mur, ka-vun, sa-vun-mak, a-vuç, ya-muk.

30 Türk Dili I Hafta 6 1 7.7. Ünsüz Uyumu Türkçe asıllı kelimelerde yan yana gelen ünsüzlerin, ötümlülük ve ötümsüzlük bakımından birbirlerine uyumudur. Ötümlü ünsüzler (b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.) ve ötümsüz ünsüzler (ç, f, h, k, p, s, ş, t)’dir. Ötümlü ünsüzler, ötümsüz karşılığı olanlar ve olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Buna göre (b-p, c-ç, d-t, g-k, ğ-h, j-ş, v-f, z-s) şeklinde ötümlü-ötümsüz çiftler ortaya çıkar. Geriye ötümsüz karşılığı olmayan (l, m, n, r, y) ötümlü ünsüzleri kalır.

31 Türk Dili I Hafta 6 1 Bu uyumun Türkçe asıllı kelimeler için geçerli olan dört kuralı vardır: Ötümsüz ve ötümsüz karşılığı olan ötümlü ünsüz çiftleri (b-p, c-ç, d-t, g-k, ğ-h, j-ş, v-f, z-s) yan yana bulunamazlar: kitab-çı, yaz-tı, sat-dı, sarınç-dan, av-çı vb. Ötümsüz ünsüzler kendi aralarında yan yana bulunabilirler. Ötümlü ünsüzler kendi aralarında yan yana bulunabilirler. Ötümsüz ünsüzlerle ötümsüz karşılığı olmayan ünsüzler (l,m,n,r,y) yan yana bulunabilirler. Ünsüz Uyumunu Bozan Durumlar: Yabancı dillerden dilimize girmiş kelimelerde bu uyum aranmaz. Birleşik kelimelerde uyum bozulabilir: Akdeniz, artıkgün vb. Dilimizin bu kuralı, zamanla yabancı dillerden girmiş olan bazı kelimeleri de uyuma dahil etmiştir: tezkire>teskere, tarafdar>taraftar, müsbet>müspet.

32 Türk Dili I Hafta 6 1 7.8. Ünlü-Ünsüz Uyumu Türkçe asıllı kelimelerde, bütün ünlüler (a,e,ı,i,o,ö,u,ü) ile damak ünsüzleri (g,ğ,k) ve (l) ünsüzü arasında görülen uyumdur. Bu uyum Türkçe kelimelerde doğal olarak gerçekleşir. Uyumun açıklamasını şöyle yapabiliriz. İnce ünlüler (e,i,ö,ü), ince (g,ğ,k,l) ünsüzleri ile; kalın ünlüler (a,ı,o,u) de kalın (g,ğ,k,l) ünsüzleri ile hece kurabilir: geyik, değil, kimse, sevilmek; doğan, gaga, kuru, salgın. Ünlü-Ünsüz Uyumunu Bozan Durumlar: Yabancı dilden dilimize girmiş kelimelerde bu uyum bozulabilir: makbûl, idrâk, istikbâl, gâvur vb. kelimelerdeki uyum bozuklukları imlâda, ünlüler üzerinde (  ) işareti ile belirlenir.

33 Türk Dili I Hafta 6 1 Bölüm (Hafta) Özeti Ses; cisimlerin hareketiyle meydana gelen hava titreşimidir. İnsan kulağı bu titreşimlerin bir kısmını duyabilirken diğer bir kısmını da duyamaz. Dilbilim açısından ses denince, insanların konuşma organları vasıtasıyla çıkardıkları biçimlenmiş ses anlaşılmaktadır. Alfabemizde yirmi dokuz ses vardır, bunların; 8’i ünlü ve 21’i ünsüzdür. Ağızlarda bu sayı çok daha fazladır. Yazı dilimizde Türkçe asıllı kelimelerde kısa ve uzun ünlüler yoktur. Ancak dilimize Arapça ve Farsçadan geçmiş kelimelerde uzun ünlüler vardır. Bununla birlikte ağızlarda söylenişe bağlı olarak uzun ve kısa ünlüler bulunabilir.

34 Türk Dili I Hafta 6 1 Değerlendirme 1. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıklarla dolacak kalbimin içi Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ Yukarıdaki dörtlükte ünlü uyumuna uymayan kaç sözcük vardır? a)5 b) 2 c) 3 d) 4 e) 7

35 Türk Dili I Hafta 6 1 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük ek alırken sözcüğün ünlülerinden bir düşmüştür? a)Saldırıdan birkaç sıyrıkla kurtuldu. b)Alçacık bir evin kapısından eğilerek içeri girdik. c) Karşımıza büyücek bir köy çıktı. d) Azıcık aşım kaygısız başım var. e) Sağda solda yükselen evler göze çarpıyordu.

36 Türk Dili I Hafta 6 1 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü uyumunu bozan eklerden biri vardır? a)Eve geç saatte döndüler. b)Karşı kıyıları öğle vakti gezmek gerekir. c) Geceleyin bir ses böler uykumu. d) Adam daha fazla üşümemek için içeri girdi. e) Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.

37 Türk Dili I Hafta 6 1 Bölüm (Hafta) Özeti Bütün Türklerin tek bir alfabe kullanması gerektiği, bunun, lehçelerimiz arasındaki yapay farklılıkları azaltacağı, dolayısı ile ortak bir üst Türkçenin sağlanmasının hızlanacağı konusunda bilim adamları tarafından görüş birliğine varılmıştır. 1 Kasım 1928 günü, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde kullanmakta olduğumuz 29 harfli alfabe kabul edildi. Kabul edilen mevcut alfabemiz, Latin esaslı harfler üzerinde yapılan çeşitli tasarruflar sonucunda meydana getirilmiş, Türkçeyi fevkalade güzel yansıtabilen bir alfabe oldu.

38 Türk Dili I Hafta 6 1 Kaynaklar GÜLSEVİN, Gürer vd., Türk Dili I-II, Afyon Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Yayını, Afyonkarahisar, 2008. Türk Dil Kurumu, İmla Kılavuzu, Ankara,2000. Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, Ankara, 2000 Türk Dil Kurumu, Yabancı Kelimelere Karşılıklar, Ankara, 1998.


"Türk Dili I Hafta 6 1 TÜRK DİLİ I Okutman Vedat BALKAN Hafta 6." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları