Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Mücahit AKINCA G120400031 Melih SÜLEYMAN G120400054 Yasin GEDİK G120400084 Yunus Emre KESKİN B100400047 Engin TAŞKIN B100400114 Tayyip SOYSAL G120400029.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Mücahit AKINCA G120400031 Melih SÜLEYMAN G120400054 Yasin GEDİK G120400084 Yunus Emre KESKİN B100400047 Engin TAŞKIN B100400114 Tayyip SOYSAL G120400029."— Sunum transkripti:

1 Mücahit AKINCA G Melih SÜLEYMAN G Yasin GEDİK G Yunus Emre KESKİN B Engin TAŞKIN B Tayyip SOYSAL G

2 EMEVİLER’DE TOPRAK SİSTEMİ

3 İnsanlar, ilk insan olan Hz. Adem’den beri toprağa ihtiyaç duymuştur. Zamanla insanlar arasında çıkan ihtilafların sonucunda toprakların sistemli hale getirilmesi ihtiyacı ortaya çıktı.Tarihi araştırmalardan elde edilen bilgilere göre; toprak hukuku ile ilgili ilk düzenleme sistemli ve pratik olmasa bile Roma Hukuku’nda görülmektedir. Toprak hukukuna ait ilk sistemli ve devamlılık arz eden düzenleme islam dininin gelmesiyle ortaya konuldu.

4 İslam’da en genel anlamda topraklar iki kısma ayrılır : A.Mülk olan arazi B. Mülk olmayan arazi

5 Mülk Olan Araziler Öşür arazisi Haraçlı arazi İkta arazisi Sükna arazisi

6 Öşür arazisi: Fethedilen yerlerden müslümanlara verilen ya da ihya yoluyla kullanıma kazandırılan ve üzerinden öşür vergisi alınan topraklardır. Basra, Hz. Ömer’in emri ile çöl ile bataklık arasında daha önce herhangi bir yerleşim yeri olmayan münhal bir alana kurulmuştur. Burada işlemeye uygun toprak bol idi ve yatırımcı açısından cazip şartlar bulunuyordu. Bu bölgenin neticesinde eşine az rastlanır türden büyük ölçekli bir zirai çiftlik oluşumuna neden olmuştur. Esas büyük çiftliklerin oluşumu Emeviler döneminde hızlanarak devam eder.

7 Muaviye zamanından itibaren başlayan ve Irak’ın ünlü valileri Ziyad b. Ebihi, Haccac b. Yusuf ve Halid b. Abdullah el-Kasri zamanlarında devletin finanse ettiği büyük projelerle bataklıklar kurutulmuş ve sulama kanalları açılarak sulu tarım yapılmıştır. Basra ve Sevad bölgesindeki esas büyük çiftliklerin temelini bu alanlar oluşturmuştur. Bunun altında üç önemli sebep vardır :

8 1.Bölgenin ihya etmeye ve sulu tarıma uygun olması, 2.İhya edildiğinden dolayı islam vergi ve toprak hukuku icabı öşür bölgesi olması, 3.Bölge aktif ticaret ve kalabalık nüfusları barındıran şehirlerin ortasında bulunması,

9 Haraçlı araziler: Sulh yoluyla elde edilen yada halkı ile anlaşmaya varılıp üzerinden haraç vergisi alınan gayri müslimlerin sahip olduğu arazilerdir. Halife Muaviye vergi gelirleri üzerinden kontrolünü artırabilmek için eyaletlerde müstakil birer haraç dairesi kurdu. Daha sonraki dömemlerde her eyalette bir divanü’l-haraç oluşturdu ve bunlar Divanü’l-A’la, Divanü’l-Mal gibi büyük divanlara bağlı olarak faaliyet gösterdi. Abdülmelik b. Mervan, El Velid ve Süleyman dönemlerinde müslümanlar zımmilerden haraç arazisi satın alabiliyorlardı. Ömer b. Abdülaziz döneminde haraç arazileri üretimin temel kaynağı olarak görülmüştür. Ayrıca haraç arazisi satın alan müslümanlar haraç vermeleri sebebiyle kendilerinden zekat alınmamasını istediler. Abdülaziz de bu arazilerin satışını yasaklamıştır. Haraç arazileri ıslah edildi ve üretim artırıldı. Tarımsal alanlar için söz konusu olan ek vergiler kaldırıldı. Haraç vergileri bu dönemde normal zamanlarda ulaşılabilecek en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Sevad bölgesinin yıllık haraç vergisindeki bu miktar artışı devletin gücüne işaret etmektedir.

10 İkta arazisi: Devlet başkanının bey-tü‘l-mal'e ait topraklardan bir şahsa veya bir aileye bir miktar toprağı "mukataa usulüyle" verdiği arazilerdir. İktidarın Emevilere geçişi ile ikta tahsislerindeki artış ve gözetilen hedefler Hulefa-i Raşidin döneminden önemli farklılıklar gösterir. Muaviye savafi topraklarını kendi mülküne geçirdiği gibi daha önce tespit edilmemiş sahipsiz topraklarla bu alanı genişletti. Muaviye “Katai” olarak adlandırılan bu toprakları Irak ve Suriye’de kendi taraftarlarına ve aile fertlerine ikta etmiştir. Sistem içinde en büyük toprak sahibi devletin kendisiydi.

11 Toprakların büyük çoğunluğu özellikle Ümeyye ailesinin fertleri ve onları destekleyen kabile şeyhlerine ikta ediliyordu. Bu toprakları “yarıcılık usulü” ile işletiyor ve büyük gelirler elde ediliyordu. Bu süreçte Mervan b. Hakem ikta yolu ile en çok toprak elde eden şahıs olarak öne çıkar. Arazilerin çoğu ikta yoluyla veya kendi temellük edinme yolu ile tamamen dağıtıldığından Abdülmelik b. Mervan zamanına gelindiğinde ikta edilecek arazi kalmamıştı. (Yarıcılık usulü: Toprağı işleyenin, elde ettiği üründen, mal iyesine sözleşmeye göre pay vermesi biçiminde bir işletme türü. )

12 Bunun üzerine sahiplerince terk edilmiş olan haraci araziler ikta edildi ve alınıp satılır hale getirildi. Ayrıca bunlardan öşür alınıyordu. Bu dönemde verilen ikta ve yürütülen ihya faliyetleriyle büyüklükleri 70 cerib ile 1000 cerib (1 cerib=1592m kare) arasında değişmekte olan büyük çiftlikler kurulmuştur. Bu sürecin sonunda her yerde arap toprak sahiplerinden oluşan orta büyüklükte köylerin sahibi yeni bir zenginler tabakası ortaya çıktı. Devletin elindeki arazilerin yeni yönetici elit ve etrafındakilere dağıtılması büyük çiftliklerde üretim yapan müslüman-arap zenginlerin önünü açmış ve bu unsurlar ekonomik canlanmanında dinamiğini oluşturmuştur.

13 Sükna arazisi: Devlet arazisi üzerinde teşekkül eden köylerin ve kasabaların içindeki arsalar. Bu arsalar orada yaşayanların ihtiyaçlarını karşılayacak sekilde oradakilere verilirdi. Böyle arazileri Hz. Ömer vergiden muaf tutmuştur. Emeviler döneminde bu arazilerden vergi alınmamıştır.

14 Mülk Olmayan Arazi Memleket arazisi Mevat arazi Araziy-i mahmiyye (Hıma) ve araziy-i mirfaka

15 Memleket arazisi: Mülkiyeti devlete ait olan araziler. o Fethedildiğinde gayr-i müslimlere verilmeyen gaziler arasında taksim edilmeyen beytü’l-mal’e bırakılan arazi, o Fethedildiğinde ne şekilde alındığı ve ne suretle halka verildiği bilinmeyen arazi, o Mülk arazi iken zaman geçmesi ile sahibinin kim olduğu bilinmeyen arazi, o Mülkiyeti beytü’l-mal’e kalmak üzere devlet başkanının izni ile ihya olunan mevat arazi,

16 Mevat arazi: Bir kimsenin mülkünde bulunmayan mera, bataklık, dağlık, taşlık, otlak ve boş yerlerdir. Ömer b. Abdülaziz bütün mera arazilerini kamulaştırmıştır. Mera haline gelen yerler kamu malı sayılır ve bütün müslümanların buralardan faydalanması sağlandı. Tarıma elverişli arazilerin ziraat için kullanıma açılmasını teşvik etmiştir. Ölü bir araziyi ihya edip kullanışlı hale getiren orada bina ve ziraat faliyetlerinde bulunabilirdu. İslam toprak ve vergi hukukuna göre mevat arazi müslüman birisi tarafından ziraate açılırsa orası onun mülkü haline gelir ve arazi öşri arazi olur ve öşür vergisi alınır. Hz. Peygamberin “kim ölü bir araziyi ihya ederse, o arazi kendisinindir” hadisi bu konuda temel bir prensibi va’z etmiştir.

17 Araziy-i mahmiyye ve araziy-i mirfaka: Beytülmale ait olan araziden kimseye mülk olarak verilmeyip umumun faydasına bırakılan yerlerdir. Araziy-i mahmiyye 2 kısımdır: Birincisi; koru, mer’a, yaylak ve kışla gibi yerler. İkincisi ise odunluk gibi yerlerin dışında umumun faydalanması için bırakılan yerler. Böyle yerlere araziy-i mirfaka da denir.

18 Araziyi mirfaka dört kısımdır: a)Sokaklarda oturulacak yerler b)Caddelerde boş bırakılan yerler c)Kervan ve misafirlerin girmesi için tahsis edilen yerler d)Yolculara mahsus konaklar

19 Vakıf arazileri:Gelirleri cami, medrese, hastane, imarethane, han ve hamam gibi topluma hizmet veren kuruluşların masrafları için ayrılmış arazilerdir.Bu araziler 2’ye ayrılır. 1)Mülk sahibinin kendi mülkünden şartlarına uygun olarak yaptığı vakıftır.Ekilmesi,ağaç dikilmesi,bina yapılması gibi 2)Memleket arazisinden bir parçanın gelirinin devlet başkanın izni ile devlet arazisini işleyenler tarafından beytü’l-mal’de hakkı olanlara tahsis edilmesidir.

20 Toprak Sahipleri ve Siyaset Genel olarak bakıldığında büyük toprak sahipleri hem siyasette etkili olurlar hemde sosyal statü kazanırlar.Bu toprak sahibi sınıfın çoğunluğunu idareciler ve kabile liderleri olduğundan, politik öncelikler ve siyasi iktidarın değişmesi sonucunda bu toprakların sürekli bir sınıfın elinden diğer bir sınıfın eline geçtiği görülür.Bu durum en çok Mervani halifeleri zamanında daha açık bir halde görülmektedir.Örneğin Abdulmelik b.Mervan ile Abdullah b.Zübeyr arasındakı iç savaştan sonra galip gelen Abdulmelik b.Mervan Basra’ya gelince Zubeyri ailesinin buradaki çiftliklerini müsadere ederek kendi yanında bulunan ailelere dağıtmıştır.

21 Başlangıcta desteklenen bu durum daha sonrasında Emevi devletinin sonuna gelindiğinde toprak sahipleriyle devlet arasında sürtüşmenin temeli haline gelmiş; Emeviler ile toprak sahipleri arasında sürtüşmeye neden olmuştur. Çünkü zaman içinde toprak sahipleri Irak’taki zirai ekonomiyi kontrol etmeye başlamışlardı. Bu da merkezi hükümetin alanını sınırlandırıyor ve endişelendiriyordu.

22 Büyük Çüftlikleri İşleyecek Emek İhtiyacı Meselesi Büyük çiftliklerin ortaya çıkması, kaçınılmaz olarak bölgenin ekonomik ve sosyal yapısında köklü değişikler meydana getirmiştir. Çünkü sanayi öncesi toplumlarda sermaya ve iş gücü imkanları dikkate alındığında,söz konusu toprakları işleyecek ve üretimi gerçekleştirecek çok ciddi bir iş gücü problemi çıkarıyordu. Ziraatın insan emeği ve hayvan gücüne bağlı olduğu o günün dünyasında, bir çiftçinin yılda işleyebileceği azami alana baktığımız zaman işçilik sorunu zaten kenidisini göstermektedir.

23 Ortaya çıkan bu işçilik sorunu karşısında Emeviler köleleri ve bazı insanları ciddi şekilde tarım da kullanmış ve bu durum ilerki yıllarda Emevilere karşı oluşan iç isyanlarda ve sosyal hareketlerde kendini ciddi bir şekilde göstermiştir.


"Mücahit AKINCA G120400031 Melih SÜLEYMAN G120400054 Yasin GEDİK G120400084 Yunus Emre KESKİN B100400047 Engin TAŞKIN B100400114 Tayyip SOYSAL G120400029." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları