Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

REHBERLİK ÇALIŞMALARI Bu çalışma 2011 ve 2012 yılında 3. ve 4. Sınıfta Rehberlik derslerinde yapılan onlarca çalışmadan bazılarından elde edilen bilgileri.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "REHBERLİK ÇALIŞMALARI Bu çalışma 2011 ve 2012 yılında 3. ve 4. Sınıfta Rehberlik derslerinde yapılan onlarca çalışmadan bazılarından elde edilen bilgileri."— Sunum transkripti:

1 REHBERLİK ÇALIŞMALARI Bu çalışma 2011 ve 2012 yılında 3. ve 4. Sınıfta Rehberlik derslerinde yapılan onlarca çalışmadan bazılarından elde edilen bilgileri kapsar.

2

3 KONU :EVDE ZAMANINIZI NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ? UYGULAMA SINIFI :3. SINIF UYGULANAN ÖĞRENCİ SAYISI :46 Öğrencilerle bu konuda konuşuldu. Öğrenciler kendilerini ifade ettiler. Hayatlarından örnekler verdiler. Form dağıtıldı. Öğrenciler tarafından dolduruldu. Formlar tek tek okundu. Sonuç olarak; 1- Herkesin zamanlarını farklı değerlendirdikleri görüldü. 2- Bir kısım öğrencinin evde sıkıldığı görüldü. 3- Hiçbir öğrencinin ortak olarak verdiği bir cevap olmadı. 4-Öğrenciler okula zevkle gelip zevkle evine dönmektedir.

4 Öğrencilere “Annenizin ve babanızın çocukken geleceğe yönelik hayalleri nelermiş?” sorusu yöneltilip öğrenmeleri istendi. Ertesi gün öğrenciler tahtaya kalkarak anne ve babalarının çocukluk hayallerini arkadaşlarına okudular. Aynı gün öğrencilere ödev olarak “Anne ve babalarınız bu hayallerine kavuşabilmişler mi, ne kadarına kavuşabilmişler?” şeklinde soru yöneltildi. Ertesi gün gelen cevaplar okundu. Öğrenciler anne ve babalarından aldıkları cevapları okudular. Sınıf öğrencilerinin anne ve babalarının % 90’ı çocukluk hayallerine kavuşamamış. Ertesi gün öğrencilere : “Anne ve babanın çocukluk hayallerine neden kavuşmamış? Sebebi kendisi mi yoksa başka bir şey mi?” diye soruldu. Ertesi gün öğrenciler okula anne ve babalarından aldıkları cevapla geldiler. Öğrencilerin verdikleri cevaplar tek tek okundu. Buna göre; sınıfımız öğrencilerinin velilerinin % 90 ı çocukluk hayallerine kavuşamamasının nedeni olarak bayanlarda % 90 kız çocuklarının babalar tarafından okutulmaması erkeklerde ise % 90 ı maddi imkansızlıklar yüzünden okuyamadığını söylemiş. Yani veliler çocukluk hayallerine kavuşamamış bireyler olarak karşımızda.

5 Öğrencilerden “Güçlü Oldukları” ve “Zayıf Oldukları” yönleri yazmaları istendi. Daha sonra zayıf oldukları yönlerden değiştirmek istediklerini işaretlemeleri istendi. İsteyen öğrenci kendisini arkadaşlarına anlattı. Tüm öğrencilerin kağıtları toplandı. Öğrencilerin kağıtları tek tek okundu, incelendi. İnceleme sonrasında tüm öğrencilerin kendilerinin zayıf ve güçlü yönlerini çok iyi bildikleri, kendilerini iyi tanıdıkları görüldü. Bu da 1,2 ve 3. sınıfta kazandırılmaya çalışılan öz benlik, kendi kimlik ve kişilik oluşumu ve “Her şeyimle ben de bir ferdim” yaklaşımının başarı ile devam ettiğini göstermektedir. Yani öğrenciler kendilerini biliyor ve öz benlik kavramı oluşmuş.

6 Öğrencilere 9 tane Matematik problemi yöneltidi. Bu problemlerden 3 tanesi klasik soru, sonraki 3 tanesi ilk 3 sorunun benzeri fakat görselleştirilmişi, son 3 soru da ilk 3 sorunun benzeri fakat öyküleştirilmişi idi. Sorular zorlu derecesine göre sınıf seviyesinde ve orta düzeydedir. Aranan durum :Acaba problemlerin görselleştirilmesi veya soruların anlaşılması için kısa öyküleştirilmesi problemlerin anlaşılmasına etki ediyor mu? Aşağıdaki sonuçlar elde edildi. 1- Problemlerin görselleştirilmesi soruyu anlamaya manidar bir etki yapmamıştır. 2- Problemlerin kısa öyküleştirilmesi sorunun doğru çözümüne manidar bir etki yapmadığı gibi kısmen klasik sorudan daha az puan alınmıştır. Bunun sebebi olarak öykü okunurken zihnin dağılması olabilir. 3- Sınava giren sınıftan 42 öğrenciden tüm soruları doğru yapanların sayısı 6 öğrenci iken, tüm soruları yanlış yapan öğrenci sayısı 9 olmuştur. 4- Klasik olarak sorulan bu sorulara öğrencilerin testlerdekine nazaran çok daha az doğru cevap verebildikleri gözlenmiştir. Bu da :

7 A- Testlerin daha az gerçekçi sonuçlar verdiğini, B- Öğrencilerin kafadan atarak tutturup doğru cevapları yakaladıklarının açık ispatıdır Soru en çok doğru yapılan soru olurken 6. soru en az doğru yapılan soru olmuştur. En çok doğru yapılan sorunun yapılabilmesinde benzer örneklerin sınıfta sıkça yapılmış olmasının etkili olduğu, en az doğru yapılan sorunun birkaç basamaklı olmasından yapılamadığı düşünülmüştür. 6- En önemli sonuçlardan birisi de öğretmenlerin dersi her türlü teknikle işlemelerine rağmen ve öğrencilerin katılmalarına rağmen problem çözme yeteneğinin gelişmediği ve öğrencilerin aslında anlıyormuş gibi yaptıkları ortaya çıkmıştır. 7- Tüm öğrencilerin tüm sorulara verdikleri doğru cevabın oranı % 45 de kalmıştır. Bu, beklenenin altında bir sonuç olmuştur. Zira testlerde sınıfın doğru cevap verme yüzdesi % aralığında idi. 8- Sorular her şeye rağmen görselleştirilmeli fakat çocuk anlasın diye uzun uzun açıklanmamalı. O zaman temelli kafası karışıyor. 9- Soru nasıl sorulursa sorulsun çalışkan öğrenci her şart altında soruları doğru cevaplar iken, geri olan öğrenci soruyu hangi şekle sokarsanız sokun soruyu anlamıyor. Aynı yaştaki iki çocuktan birisi tüm soruları doğru ve eksiksiz yaparken aynı sınıftaki başka bir öğrencinin tüm soruları yanlış yapması öğretim yöntemleri ile açıklanamaz. Burada öğretmen devre dışıdır. Çok daha farklı ve ciddi bir sorun var. Ayrıca bu farklılık öğretmenlerin sınıfta ne kadar birbirinden farklı öğrencilere hitap ettiğinin açık bir göstergesidir. Yani bir anlamda 45 kişiden oluşan birleştirilmiş bir sınıf okutmaktayız.

8 Öğrencilere öğrenme durumları ile ilgili anket yapıldı. Öğrencilerin bu ankete verdikleri cevaplarla ilgili sonuçlar aşağıdadır : √Öğrenciler ödev yapmayı seviyorlar. √Her öğrenci farklı dersleri seviyor. √Okula mutlu gelip mutlu ayrılıyorlar. √Yanlarındaki arkadaşlarından genellikle memnunlar. √Ders yaparken kafaları genellikle rahat √Evde küçük kardeşi olanlar evde ödev yaparken konsantrasyonları bozuluyor. √Genellikle Matematikte yeteri kadar alıştırma yaptığımızı düşünüyorlar. √Tahtaya kalkma konusunda kendilerini rahat hissediyorlar. √Öğrenciler kendilerini başarılı buluyorlar. √Dersleri zevki buluyorlar.

9 Sınıf olarak Hayat Bilgisi Dersinden Proje olarak Atık pil toplama ödevi verildi. Öğrenciler bu proje kapsamında 4000 adet atık pil topladı. Toplanan piller belediye atık pil kutularına atıldı. Belediye başkanı sınıfa bizzat gelerek öğrencileri tebrik etti. Öğrencilere teşekkür belgesi verdi. Öğrenciler yerel ve ulusal gazetelerde haber olarak yer aldı. Bütün bu çalışmalar öğrencilerde geri dönüşüm konusunda ciddi kazanım elde edilmesini sağladı. Geçen sene kampanya bitiminden bu sene bu zamana kadar öğrencilerin hala atık pillerini okula getirip atık pil kutusuna attıkları gözlenmektedir. Dolayısıyla; Öğrenciler bizzat yer aldıkları bir kampanyayı özümsemekteler. Önemli bir bir davranışın kazandırılmasında ödüllendirme ve proje haline getirilmesinin katkısı görülmüş oldu.

10 Öğrenciler üzerinde yapılan gözlemlerime göre; 1- Öğrenciler öğrendiklerini, okuduklarını, yaptıklarını unutuyorlar. Daha önceden çözülen soruların benzerleri bir müddet aradan sonra tekrar sorulduğunda sanki hiç yapılmamış gibi davranıyorlar. Bu durum en akıllılarında bile var.

11 Öğrencilere “Ürün dosyanızdaki en iyi ürünü” getirin demiştim. Öğrencilerin büyük çoğunluğu yazdığı şiirleri veya resimleri getirmiş. Bu da onların resim yapmayı, boyamayı sevdiklerini, şiiri sevdiklerini gösteriyor.

12 Öğrencilere değişik konularda fikirleri sorulmakta. Bunlardan birisi: “İnsanlar doğal afetlere engel olabilir mi?” idi. Öğrencilerin (40 öğrenci) ¼ engel olabileceğini ¾ engel olunamayacağını yazmış, örneklendirmiş. Yine: “Başarılı olmak için zeki olmak mı gerekir yoksa çalışmak mı?” sorusuna 4/5 oranında çalışmak yazmış gerekçesini anlatmış. Bu oran çok iyi bir oran. Çünkü sınıf öğrencileri çalışarak başarı elde edeceğine inanması onları çalışmaya iter. Bunda öğretmenin ve ailenin sıklıkla öğrencileri derslerine çalışması konusunda uyarmasının etkili olduğunu düşünüyorum. Özellikle çalışkan öğrencilerin tümü çalışmanın etkisine değinmiş.

13 “Neler Beni Mutlu Eder?” ve “ Neler Beni Mutsuz Eder?” çalışması sonuçları: Öğrencilerin büyük çoğunluğu için günlük hayatında kendisini mutlu eden en önemli sebep ailesi ve ailesi ile ilişkileri. Büyük çoğunluğu için günlük hayatında kendisini mutlu eden en önemli sebep iyi not almak, ve kendisini mutsuz eden en önemli sebep ise düşük not almak. Gerçekte öğrencilerin notu önemseyen bir tavırları yok. Büyük çoğunluğu için günlük hayatında kendisini mutlu eden en önemli sebeplerden birisi de tahtaya kalkıp soru çözmek. Öğrenciler okulunu, okula gelmeyi, ders yapmayı ve öğretmenini de sevmekte. Öğrencileri mutsuz eden en önemli sebeplerin başında arkadaşları ile yaşadıkları sorunlar. Zira bu sorunlar onları mutsuz kılmakta. Öğrencilerden 3 ü hariç geriye kalanlar hayatlarından memnun ve mutlular. Öğrenciler günlük hayatlarında kendilerini daha çok mutlu eden olaylar yaşamaktadırlar.

14 18 Nisan 2012 Çarşamba günü Rehberlik Dersinde “ OYUN ” konusu işlendi. Bu derste aşağıdaki bilgilere ulaşılmaya çalışıldı: Çocuklar (10 yaş ve 4. Sınıf öğrencisi) oyuna nasıl bakıyor? Onun dünyasında oyun ne demek? Oyunun kendisine etkisi nasıl oluyor. Oyun ders başarısına etki ediyor mu? Bu kapsamda önce aşağıdaki sorular yöneltildi ve şu cevaplar alındı: Oyun oynamayı ne kadar seversiniz? Çok severim :39 Öğrenci Severim:4 öğrenci Az severim:3 öğrenci Hangi tür oyunları seversiniz? Eşli oyunları severim:26 öğrenci Grup yarışmalarını severim : 32 öğrenci Tüm sınıfın bir arada oynadığı oyunları severim:1 öğrenci

15 Oyuna günlük hayatında vakit ayırabiliyor musun? Evet :28 öğrenci Hayır :17 öğrenci (8 Tanesi zamanım da yok vaktim de yok) Ailesiyle oyun oynayanlar :34 öğrenci Babam benimle oyun oynamaz :16 öğrenci Hangi ders size oyun gibi geliyor? :Matematik Çocukluğunda doya doya oyun oynayanlar :40 öğrenci Her şeyden kendime bir oyun üretebilirim :40 öğrenci

16 Öğrenci :Benim için oyun eğlence demektir.(17 öğrenci) Öğrenci :Benim için oyun arkadaşlık demektir.(2 öğrenci) Öğrenci :Benim için oyun kardeşlik demektir Öğrenci :Benim için oyun macera demektir Öğrenci :Benim için oyun spor demektir.(2 öğrenci) Öğrenci :Benim için oyun bisiklet sürme demektir k Öğrenci :Benim için oyun heyecan demektir.(2 öğrenci) Öğrenci :Benim için oyun kardeşlik, beraberlik demektir. Öğrenci :Benim için oyun mutlu olmak demektir. Öğrenci :Benim için oyun zevk demektir. Öğrenci :Benim için oyun hayatı öğrenmek demektir.

17 14 Aralık 2011 Tarihinde Rehberlik dersinde öğrencilere: “Daha çok nasıl öğrenirsiniz?” ve “Sizce sınıfta daha çok nasıl ders işleniyor?” sorusu yöneltildi. Soru sonrasında açıklamalar yapıldı. Öğrencilerin verdikleri cevaplar tek tek okundu. “Daha çok nasıl öğrenirsiniz?” sorusuna cevap veren 42 öğrenciden; 25 Tanesi görerek,8 Tanesi duyarak,9 Tanesi dokunarak cevabı verdi. Yani; Soruya cevap veren öğrencilerin % 60’ı öğrenmek istediği şeyi görmek istediğini, görünce daha iyi anladığını söyledi. Bu da bize eğitim ve öğretim çalışmalarımızı hazırlarken daha çok görselliği öne çıkarmamız gerektiğini ortaya koyuyor. “Sizce sınıfta daha çok nasıl ders işleniyor?” sorusuna ise öğrencilerden; 24 Tanesi duymaya yönelik (sözel, anlatım, soru cevap, kendini ifade etme vb) 14 Tanesi görmeye yönelik. (Araç gereç getirme, malzeme getirme, deney yapma, gözlem yapma vb) 1 Tanesi dokunmaya yönelik ders işlendiğini söyledi. Bu da şu anlama geliyor. Öğrencilerin büyük çoğunluğu görerek öğreniyor, oysaki sınıfta dersler duymaya yönelik işleniyor. Bu tezatlık başarıyı mutlaka olumsuz etkiliyor. Bu anlamda tüm sınıf öğretmenleri aynı çalışmayı sınıflarında yapmalı ve öğrencilerinin daha çok öğrenme istek ve eğilimlerini belirleyerek ona göre derslerini işlemeli. Öğrencinin öğrenme türüne uygun ders işlemek muhtemelen başarıyı olumlu etkileyecektir.

18 KENDİMDEKİ DEĞİŞİMİ FARKEDİYORUM ÇALIŞMASI Bu çalışmada öğrencilerin kendilerindeki değişimi ifade ettikleri kağıtlar tek tek okundu. Şu sonuca ulaşıldı: Sınıf öğrencileri kitap okuma, televizyon izleme, bilgisayarla meşgul olma gibi konularda olumlu gelişmeler olurken kimisinde olumsuz gelişmeler olmakta. Mesela eskiden çok kitap okuyan bir öğrenci zamanla daha az kitap okumakta.

19 Çalışma sonunda öğrencilerin şiddet eğimli oldukları görüldü. Bu örnek olaylara karşı nasıl tepki vereceklerini anlatırken ve yazdıklarından ortaya çıktı. Örnek olaylara doğru tepki veren öğrenci sayısı azada kaldı. Ancak her sinirlendiği şeye karşı öfkesinin kontrol etmemesinin nasıl sonuçlar doğuracağının farkında. Çocuklar kendilerindeki sinirlilik durumlarının hiç kimseyi örnek almadan oluştuğunu söylediler. Ancak çocuklardaki şiddet eğilimleri bilimsel araştırmalara bakılarak irdelenmeli.

20 Günlük hayatta yaşadığınız her olaya sinirlenen birisi olursanız bunun ne gibi sonuçları olur? Sorusuna öğrenciler çok güzel cevaplar verdiler. Bu öğrencilerden birisi şunu yazmıştı. “Günlük hayatta yaşadığınız her olaya sinirlenen birisi olursak kavgacı birisi oluruz ve yanlış yaptığımız zamanlarda bize doğru söyleyebilecek cesarette kimse bulamayız. Herkes yine sinirlenecek diye bizim bizi uyarmaktan çekinir.İşte o zaman hiçbir zaman doğruyu bulamayız”

21 Bu çalışma sonunda öğrencilerin edindikleri deneyimler sonucunda kendilerine kurallar koydukları bu kurallara uyarak daha rahat ettikleri koydukları kuralların işe yaramadığını gördüklerinde bu kuralı değiştirmekten çekinmedikleri görüldü.

22 Öğrenciler grup çalışması yapmaktan hoşlanıyorlar. Grup çalışmasının bir öğrenciye ne gibi faydalarının olacağını ve olduğunu çok iyi biliyorlar.

23 Öğrencilerde engel ve engellilik kavramını bildikleri hatta özürlü kavramının kullanılmasının yanlış olduğunu söylediler.Yine öğrenciler engelli denince ilk akıllarına görme, işitme ve fiziksel engelli gelmektedir.

24 Öğrenciler sevdikleri arkadaşlarına duygularını semboller üzerinde ifade ettiler. Duygulu anlar yaşandı. İki öğrencinin birbirlerini en çok hangi özelliklerinden dolayı sevdikleri ortaya çıktı.

25 12 Farklı dilde teşekkür etmek öğretildi. Öğrenciler çok ilgili oldular. Beğendiler. Hatta aylarca ezberledikleri kelimeleri sınıfta kullanarak pekiştirdiler. Bu da öğrencileri özellikle oyunlaştırılmış ve yeni olan etkinliklere karşı daha ilgili olduklarını gösterdi.Bu çalışma 4. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde “Uzaktaki Arkadaşlarım” temasında yapılabilir.

26 Öğrenciler sevdikleri arkadaşlarına duygularını semboller üzerinde ifade ettiler. Duygulu anlar yaşandı. İki öğrencinin birbirlerini en çok hangi özelliklerinden dolayı sevdikleri ortaya çıktı.


"REHBERLİK ÇALIŞMALARI Bu çalışma 2011 ve 2012 yılında 3. ve 4. Sınıfta Rehberlik derslerinde yapılan onlarca çalışmadan bazılarından elde edilen bilgileri." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları