Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sosyal Sermayenin Tanımı 2008-1-TR1-GRU06-01478 1.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sosyal Sermayenin Tanımı 2008-1-TR1-GRU06-01478 1."— Sunum transkripti:

1 Sosyal Sermayenin Tanımı TR1-GRU

2 Sosyal sermaye, bir kişinin sahip olduğu etik değerlerdir. Fertlerin, toplumun resmi ve sivil kurumları arasında üyelik yoluyla fayda ve avantaj sağlama kapasitesi ve yeteneğidir. Sosyal sermaye bir yandan komşular, aileler ve bireyler arasında, diğer yandan da toplumdaki cemaatler arasında bağlar oluşturan bir sermayedir

3 Sağlıklı bir toplumu inşa edip devam ettirecek değerler ve normların tamamı sosyal sermaye olarak tanımlanabilir. Sosyal sermaye bir toplumun üretkenliğini ve sağlıklı olmasını etkileyen normlar, sosyal ağlar ve insanlar arası itibar güven ve inanılabilirlik olarak da tanımlanmaktadır Sosyal sermaye; insanların ortak amaçları için, bireyler, gruplar ya da organizasyonlar halinde bir arada çalışma yeteneğidir

4 Sosyal sermaye toplumun çeşitli kurumlarında kurum içi ve kurumlar arası katılımcılık ve işbirliğinin varlığı olarak da tanımlanan sosyal kapital, bir toplum veya takım inşa etmeyi mümkün kılan bir tutkal olup bireyleri ortak bir gaye etrafında bir arada tutmayı sağlar Sosyal sermaye konseptinin popüler olması konusunda en fazla katkısı olan Amerikalı siyaset bilimci Putnam’a göre sosyal sermaye, “toplumsal yaşamın- kişilerin ortak amaçlarını gerçekleştirmek konusunda daha etkin bir biçimde hareket etmelerini sağlayan- ağlar, normlar ve güven gibi özelliklerine işaret etmektedir...”

5 Sosyal sermaye, mikro ve makro ölçeklerdeki sosyal ve ekonomik gelişmenin ayrılmaz bir bileşenidir. Bir toplumun sosyal etkileşimlerinin kalitesini ve miktarını şekillendiren normlar, kurallar, ağlar, ilişkiler ve kurumların tamamını içine alır. Bu noktadan sosyal sermayenin yüksek olması, daha fazla kaynak ve imkanların mobilize edilmesini sağlar ve ortak gayelerin başarılmasını mümkün kılar.

6 İnsanlardaki yardımseverlik, fedakarlık, emniyet ve güvenilirlik gibi değerlerin oluşması büyük ölçüde dini ve ahlaki eğitimle sağlandığından, sosyal kapitalin inşasında dini ve ahlaki öğretiler birinci derecede rol oynarlar. Sosyal kapital sosyal yapıların ve kurumların özellikleriyle( güvenilirlik, normlar, ilişki ağları, koordineli hareketleri kolaylaştırıcı yapısı vb) ortaya çıkar. Yapı içinde yer alan bireylerin belirli tip davranışlarını kolaylaştırıcı etkiye sahiptir.

7 Merkezdeki ilişki, karşılıklı güven ve itimad olup, bu beklentiler ve yükümlülükleri içeren bir sistem üretir. Sivil toplum örgütlerinin üyeleri arasındaki güven ve itibar, sosyal ve ekonomik alışverişi hızlandırır. Maliyeti azaltır

8 Kendiliğinden sosyalleşme; sosyal sermayenin bir alt kümesini oluşturur. Geleneksel bir kümede veya grupların otoritesi altında çalışabilme yeteneği değil, yeni kurumlar oluşturabilme kapasitesi ve yetiştirdikleri değerler çerçevesinde iş birliği yapabilmesidir. Dinamizmin ve yeniliğin esası budur. İnsanların birbirine güvenmesine ve ekonomik organizasyonlar kurmasına imkan veren sosyal sermayedir

9 Buradaki örnek; ailenin, aile işletmesi ve onunda büyük ölçekli dinamik işletmeler yaratmasıdır. Modern kurumlar gereklidir. Yeterli olabilmesi için belli geleneksel, sosyal ve ahlaki alışkanlıklarla ilişkilenmesi lüzumdur. Yalnız zenginlikle sosyal sermayeye sahip olunamaz

10 Sosyal Sermayenin Etki ve Kaynakları Sosyal sermaye olumlu etkileri nedeniyle önemlidir. Çünkü sosyal sermaye artışının: Daha yüksek ekonomik büyümeye, Daha etkin işleyen kurumsal (kamu ve sivil) yapılara, Daha nitelikli sağlık hizmetlerine, Daha düşük suç işleme oranlarına, Daha yüksek okullulaşma oranları ve dolayısıyla eğitim düzeylerine vb. yol açtığını gösteren birçok araştırma mevcuttur

11 Sosyal sermayenin olumlu sonuçları dikkate alındığında, ekonomik eşitsizliklerin azaltılmasının, Putnam’ın ifade ettiği “fazilet döngüsünü” tetikleyeceği açıktır. Bu da; ekonomik eşitsizliklerin azaltılması- daha fazla sosyal sermaye- daha yüksek ekonomik büyüme- ekonomik eşitsizliklerin daha da azalmasıdır.

12 Sosyal sermaye kaynaklarını ise şu şekilde özetlemek mümkündür: Ülkelerin tarih ve kültürleri, Toplumsal yapının ne ölçüde hiyerarşik olduğu, Aile yapısı, Eğitim düzeyi, Gelirin ne oranda eşit dağıldığı, Sivil toplumun gücü, vb

13 Sosyal sermayenin kaynakları ile sonuçlarını da birbirinden ayırmak gerekir. Sosyal sermayenin sonuçları arasında sosyal kontrol, aile ve akraba ilişkilerinin korunması; toplumdaki birlik ve beraberliğin maddi ve manevi olarak toplum bireyleri tarafından hissedilip, korunması; toplum dokusundaki bütünlük ve ahenkle ortak akıl ve hedefler oluşturabilme kapasitesi, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir bir büyüme ve gelişme için hayati öneme sahiptir

14 Sosyal sermayenin kaynakları ya da belirleyenleri konusunda yapılan son çalışmalardan bir tanesi Siyaset bilimci Eric M. Uslaner tarafından 2003 yılında gerçekleştirilen araştırmadır. Bu araştırma sosyal sermayenin en önemli belirleyeninin toplumdaki ekonomik eşitsizlik düzeyi olduğunu belirgin olarak ortaya koymaktadır. Buna göre, ekonomik eşitsizliğin en az olduğu toplum ile en yüksek olduğu toplum arasında 35 puanlık kişiler arası güven (yani sosyal sermaye) farkı vardır. Ekonomik eşitsizliğin en düşük düzeyde olduğu toplumda sosyal sermaye, en yüksek düzeyde eşitsizliğin bulunduğu topluma kıyasla, 35 puan daha fazladır.

15 İlişkinin kişiler arasındaki güvenden ekonomik eşitsizliğe doğru olduğunu düşünülebilir. Ancak, Uslaner’in buna cevabı; ilişkinin yönü eşitsizlikten güvene doğru olduğudur. Bu bulgudan hareketle, neden İskandinav ülkelerinde sosyal sermayenin daha fazla olduğunu açıklanabilir. Aynı şekilde, Putnam’ın veciz başlıklı Bowling Alone (Yalnız Başına Bowling Oynamak) kitabında dile getirdiği ABD’deki sosyal sermaye düzeyinde meydana gelen azalmayı da açıklamak mümkündür. Çünkü İskandinav ülkeleri ekonomik eşitsizliğin göreceli olarak düşük olduğu ülkeler ve ABD gelir bölüşümünün son dönemlerde bozulduğu bir ülkedir.

16 Sosyal sermayenin kaynakları konusunda ayrıca ve özellikle söz edilmesi gereken dört iktisatçı vardır: Knack, Keefer, Johnson ve Temple. Bu araştırmacıların uluslararası karşılaştırmalara dayanan çalışmaları, Uslaner’in bulgusunun yanında bir diğer önemli sosyal sermaye belirleyeni olarak, etkin ve kaliteli kamu kurumlarının önemini gösteriyor. Buna göre, keyfi davranmayan, etkin kamu kurumlarına sahip ülkelerde sosyal sermaye düzeyi daha yüksektir. Çünkü başta her türden mülkiyet hakkının korunmasını mümkün kılan bir kamu yönetimi sisteminin varlığı, kişiler arasındaki güveni artırarak ekonomik büyümeyi hızlandırmanın olmazsa olmaz koşulları arasında yer almaktadır

17 Kurumsal Sosyal Sermaye Ekonomi sosyal yaşam üzerinde oluşur. Bu aynı zamanda modern toplumların kendi kendilerini nasıl organize ettiğini gösterir. Ekonomik yaşamın modern hayatı nasıl yarattığı şekillendirdiği ve temelini oluşturduğunun ifadesidir. Ekonomik süreç içerisinde sermayenin toprak, fabrika, makine gibi somut üstün faktörler ile artık daha az ifade edilmesine karşılık, bilgi ve insanoğlunun çeşitli becerileri gibi niteliklere büründüğü sosyal sermaye kavramı ile ifade edilmektedir

18 Bir kuruluştaki çalışanlar arasındaki kurumsal kimliğin oluşum düzeyi, o kuruma ait olduğunu ne ölçüde hissettiği; ne ölçüde ortak akıl, vizyon ve amaçlara sahip oldukları; ve kurum içi ve dışı imkan ve fırsatlardan haberdar olabilme ve yararlanabilme düzeyi; kurum içindeki insanların itibarı ve kurumun toplumdaki itibarı; dini, etnik ve sosyo-ekonomik farklılıklara takılıp kalmadan fırsat eşitliği- sunabilme derecesi, o kurumun sosyal sermayesinin değerini belirler. Ayrıca toplumdaki kurum ve kuruluşların yönetiminde, katılımcılık işlemleri de sosyal sermayeyi güçlendiren vasıtalardır. Görüldüğü üzere sosyal sermaye, çok geniş anlamlara sahip olup, sermaye olarak isimlendirilen farklılıklar topluluğunu temsil eder

19 Kurum kültürü, aynı kurumda çalışanların tutum, inanç, varsayım ve beklentileri ile bireylerin davranışlarını ve bireyler arası ilişkilerini belirleyen faaliyetlerin nasıl yürütüldüğünü gösteren normlar denetimidir. Kurum kültürü; insanların birbirleriyle kurdukları güvene dayalı bağlantılar ve işbirliği temelinde faaliyet göstermelerini sağlayan şebeke ve topluluklarından oluşan sosyal sermaye ve zenginlik yaratmak üzere kullanıma sokulabilen bilgi, enformasyon, mülkiyet ve deneyimi harekete geçiren entelektüel sermayeden oluşur.

20 Bir örgütün insanda yarattığı “duygular”, o örgütün entelektüel ve sosyal sermayesinin yüksek mi, yoksa düşük mü olduğunu ortaya koyar. Örneğin yönetici olarak kurumunuzu sadece bir entelektüel sermaye oluşturma ortamı olarak değerlendirirseniz, insanların birbirleriyle kurdukları güvene dayalı insan merkezli bir kurumsal kültür oluşturmanız güçleşir ve sosyal sermayenizi harekete geçiremezsiniz. Bu da kuruluşun başarısını olumsuz yönde etkiler. Kuruluşların günümüzün rekabet dünyasında başarılı olabilmesi entelektüel sermayesi kadar sosyal sermayeye de yatırım yapmasını gerektirmektedir

21 Eğer bir işletmede birlikte çalışmak zorunda olan insanlar ortak ahlaki kurallara uygun hareket ettiklerinden dolayı birbirlerine güveniyorlarsa o yürütmenin maliyeti daha az olur. Yenileri getirmede de daha başarılı olur. Yüksek güven duygusu birçok sosyal ilişki türlerine izin verecektir. Bunun tersi birbirlerine güvenmeyen insanlar kendilerini çatışmada bulacaklardır. Bireyler kendilerini; ardı ve arkası gelmeyen müzakereler, mukavelelerin her tarafa çekilmesi, davalarla uğraşmanın içinde bulacaklardır. Her istikrar güven getirmez. Güven çok daha fazla sahalarda aranır. Düşük güvenli toplumlarda işlerini yapsınlar, işlerini bir dizi bürokratik kuralla tecrit eder. Nerede ise her şeyin çitlerle çevirir

22 Sosyal Sermayenin Oluşmasında Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü Bireysel özgürlük sahası tarafından katı bir şekilde kuşatılmış hükümet faaliyetlerin de sınırlı olan devlet yapısında; böyle bir toplumun kaosa veya yönetilemez duruma düşmemesi için bireyle devletin ana boşluğunu Sivil Toplum Örgütleri organizasyonlara ihtiyaç vardır. Bunlar özerktir. Devletçe bazı hizmetlerin gönüllü insanlara devredilmesi kaynak kullanımında tasarruf yaratır. Bunlar (bağımsız sektör) diye de isimlendirilir. Başarılı bir sivil toplum örgütü bireylerin alışkanlıkları, adetleri ve ahlaki değerlerine dayanır

23 Sosyal sermayenin olumlu yönde hızlı inşasında sivil toplum örgütleri önemli rol oynar. Sosyal sermayenin değeri, hükümetlerin ve adalet sisteminin işleyiş tarzını, toplumsal ve siyasi hak ve özgürlüklerin kullanılmasını doğrudan etkiler. Ekonomik ve sosyal gelişme, toplumdaki alt grupların ve kurumların sosyal sermaye birikimlerinin ortak amaçlar ve ilkeleri belirleyebilme kapasitesiyle de doğrudan ilişkilidir. İlişkiler ağı sadece ailesi ve komşusuyla sınırlı olan insan gruplarının sosyal kapitali de düşük olmakta ve kendilerini geliştirme imkan ve fırsatlarından mahrum kalmaktadırlar. İlişkiler ağı geniş olan ve mesleki, sosyal klüplere ve sivil toplum örgütlerine üyelik elde eden insanların sosyal sermayesi yüksek olduğundan zenginleşme ve kendilerini geliştirme şansları daha yüksek olmaktadır

24 Toplumdaki sivil örgütlerin, mevcut kaynakların daha etkin kullanımını koordine etmek üzere birlikte çalışabilmek için sosyal sermayeye ihtiyaçları vardır. Bir topluma ve millete ait olma hissi ve insanın kapasitesini kullanabilir hale getirmesi de sosyal sermaye kapsamında yer alır.

25 Bir toplumda insanlararası ilişkilerde ve kurumsal bazda, toplum fertlerine sağlanan imkanlar ile yapılması gereken ödevlerin tamamı, sosyal sermayeyi oluşturur. Bir sosyal gruba üye olma, insana hem sorumluluk yükler, hem de belli avantajlar sağlar. Sosyal sermaye, sosyal yapıların ve kurumların özellikleriyle (güvenilirlik, normlar, ilişki ağları, koordineli hareketleri kolaylaştırıcı yapısı vb) ortaya çıkar. Yapı içinde yer alan bireylerin belirli bazı davranışlarını kolaylaştırıcı tesire sahiptir. Sosyal sermaye, belirli sonuçların alınmasını mümkün kılar. Bireyin üye olduğu sosyal örgütlenmelerde bulunan ilişkiye dayalı boyut ve bireyin gruba ait olmasıyla elde edeceği imkan ve fırsatlara dayalı maddi boyut gibi... Merkezdeki ilişki, karşılıklı güven ve itimat olup, bu beklentiler ve yükümlülükleri içeren bir sistem üretir. Sivil toplum örgütlerinin üyeleri arasındaki güven ve itibar, sosyal ve ekonomik alışveriş maliyeti azaltır. Grup üyeleri arasında, gizli bilgilerin dolaşmasını ve grubun sunduğu fırsatlara daha iyi erişilmesini sağlar

26 Sosyal Sermaye ve Entelektüel Sermaye Entelektüel sermaye, genel olarak bir “örgütün sahip olduğu ve muhafaza ettiği bilgi” olarak ele alınmaktadır Entelektüel sermaye, işletmelerin maddi varlıkların ötesinde, maddi olmayan varlıklarla daha fazla değer yaratabileceklerini vurgulanan bir konudur. Sınırlı sayıda parlak zekaya sahip yöneticilerin varlığıyla işletmeleri geliştirmeye çalışmanın aksine, çalışanların tamamının kültürlü olmalarını öngören bir yaklaşımdır. Çalışanlar arasında ilişkilerin geliştirilmesi, yapılan çalışmaların formelleştirilmesi, yaratıcılığın, yenilikçiliğin geliştirilmesi ile işletmelerin değer yaratabileceğini öngören bir bakış açısıdır

27 Entelektüel sermaye üç unsurun bileşiminden oluşmaktadır: İnsan sermayesi; çalışanların bilgi beceri ve davranışlarının toplamıdır. Bu sermayeyi geliştirmek için çalışanların düşüncelerine önem vermek ve katılımcı bir iş yapma modeli benimsemek gerekir. Yapısal sermaye; çalışanların işletmede bıraktıkları, stokladıkları sermaye olarak tanımlanmaktadır. Patentler, kavramlar, modeller, iş süreçleri, rutin uygulamalar, yayınlar, yenilikler, işletme stratejisi ve örgüt kültürü yapısal sermaye unsurlarıdır. Müşteri sermayesi; İlişki sermayesi olarak da nitelendirilebilecek müşteri sermayesi, işletmenin yoğun rekabet ortamında rakiplerle başa çıkabilmek için çevreyle iyi iletişim kurmasını ve bu yolla elde edilen bilgiyi etkin olarak kullanmasını ifade etmektedir. Önemli çevre faktörlerinden birisi de müşteridir. Müşteriyi memnun etmek onda müşteri sadakati yaratmak, müşterinin uzmanlığından ve bilgisinden yararlanmak günümüzde işletmeler için artık vazgeçilmez değerlerdir

28 Görüldüğü üzere Entelektüel sermaye üçlü bir sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır. Sosyal sermaye kavramını birçok araştırmacı ele almışsa da bu sınıflandırmadaki konumu belirgin değildir. Sosyal sermayeyi, dördüncü bir grup olarak dikkate almak yararlı olabilir. Nahapiet ve Ghoshal’a göre sosyal sermaye, bilginin değişimini ve örgüt içinde kombinasyonunu; diğer bir ifadeyle, bilginin paylaşımını kolaylaştırmaktadır

29 Entelektüel Sermaye madalyonun bir yüzüyse, diğer yüzü de Sosyal Sermayedir. Entelektüel Sermaye’nin üretim yapabilmesi, kendi bağlamı olan sosyal sermayeye oturmasına bağlıdır. Sosyal Sermayeden koparılan Entelektüel Sermaye üretim yapamaz. İşyeri çalışanların birbirleriyle rekabet ettiği, selam vermediği, başkalarının başarısızlığını duymanın mutluluk kaynağı olduğu bir yer olursa insanlar motivasyonlarını kaybederler; böyle bir işyerinde Entelektüel Sermaye varsa bile şirket için değer üretemez

30 Sosyal Sermaye bir anlamda bir şirket için Birlikte Yaşama Kültürü’ne sahip olmaktır. Entelektüel Sermaye’nin değer üretebilmesi için, öncelikle çalışma ortamının insanların birlikte yaşayabileceği bir yer olması gereklidir. Birlikte Yaşama Kültürü, karşısındakini önkoşulsuz ve önyargısız dinleyebilme, saygı duyma, sorulana ya da söylenene ciddi bir cevap verme gibi eylemleri içermesinin yanı sıra, birlikte yaşamanın rutinleri olan selam verme ve hatır sorma gibi eylemleri de içermektedir


"Sosyal Sermayenin Tanımı 2008-1-TR1-GRU06-01478 1." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları