Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İŞ KAZALARINDA CEZAİ SORUMLULUK

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İŞ KAZALARINDA CEZAİ SORUMLULUK"— Sunum transkripti:

1 İŞ KAZALARINDA CEZAİ SORUMLULUK
Av.Nevhan AKYILDIZ EBSO Ege Bölgesi Sanayi Odası 14 Mart :00

2 İŞ KAZASI 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 3/1-g “ İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay»

3 İŞ KAZASI 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13/1 maddesi; “İş kazası; Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay”

4 İŞ KAZASI Doktrinde; İşçinin, işverenin veya vekilinin doğrudan veya dolaylı “otoritesi altında” bulunduğu sırada gördüğü iş veya iş dolayısıyla eylemlerden dolayı hayatın olağan akışına uygun biçimde “dıştan gelen etken ile işçiyi bedensel veya ruhsal zarara uğratan olaydır. İşverenin ve işveren vekilinin otoritesi mutlak değildir. İlliyet bağı kopmuş olaylar ceza hukuku bağlamında cezalandırılabilir bir iş kazası olarak nitelendirilmezler. Ceza sorumluluğu yönünden, iş kazası kavramı dar yorumlanabilir, iş kazası niteliğindeki fiil esas alınır ve fiilin suç olup olmadığı tartışılır.

5 CEZA SORUŞTURMA VE DAVALARI
İş kazalarında cezai sorumluluk, ceza hukuku sorumluluğu çerçevesinde belirlenir. Uygulanacak temel kanunlar, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’dur. Ayrıca, özel kanunlar ve ilgili mevzuat olayın özelliğine göre ceza hukukunu tamamlar.

6 CEZA SORUMLULUĞU ESASLARI
Ceza Hukukunda Kişinin Cezalandırılması Kusur Esasına Dayanmaktadır. Cezai Sorumluluk Kusurlu Davranışa Göre Belirlenir. Kusurlu Davranış , Kasıt ya da Taksir Şeklinde Karşımıza Çıkar.

7 CEZA SORUMLULUĞU ESASLARI
KAST; Sonucun bilerek ve istenerek, suçun işlenmesi halidir. KİŞİNİN HUKUKA AYKIRI OLARAK, SONUCU BİLEREK VE İSTEYEREK HAREKET ETMESİDİR TAKSİR; Sonucun öngörülemeyerek suçun işlenmesi halidir. FİİLDEN DOĞACAK SONUCUN ÖNGÖRÜLEMEMESİ ve SONUCUN İSTENMEMESİNE RAĞMEN KAZANIN OLUŞMASINI ÖNLEYECEK GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMAMIŞ OLMASI HALİDİR OLASI KAST; Öngörülen sonucun kabullenilmesiyle, suçun işlenmesidir. BİR KİŞİNİN SUÇUN KANUNİ UNSURLARINDAKİ OBJEKTİF KOŞULLARIN GERÇEKLEŞEBİLECEĞİNİ ÖNGÖRMESİNE RAĞMEN, HAREKETİ BİLEREK YAPMASI, NETİCEYİ KABULLENMESİ, “NETİCENİN GERÇEKLEŞMESİ HUSUSUNDA OLURSA OLSUN DÜŞÜNCESİNDE OLMASI HALİNDE” OLASI KAST VARDIR. BİLİNÇLİ TAKSİR; Öngörülen sonucun istenilmemesine rağmen, sonucun gerçekleşmesi suretiyle suçun işlenmesidir. ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR SONUÇ VARSA; İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ ALMAK İLE YÜKÜMLÜ KİŞİ BU ÖNLEMLERİ , SONUCU ÖNGÖREREK ALMAMIŞ İSE BİLİNÇLİ TAKSİR VARDIR. ÖRNEĞİN BİR İŞVEREN SONUCUN GERÇEKLEŞMESİNİ MUHTEMEL OLARAK ÖNGÖRMESİNE RAĞMEN SONUCUN GERÇEKLEŞMESİNİ İSTEMEMEKLE BİRLİKTE, “BİRŞEY OLMAZ” DİYEREK SONUCUN GERÇEKLEŞMEYECEĞİNE GÜVENEREK, RİSKİ ÜSTLENMESİ HALİNDE BİLİNÇLİ TAKSİRLE SORUMLULUĞU DOĞAR.

8 TAKSİR/BİLİNÇLİ TAKSİR
TCK / MADDE 22. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

9 TAKSİRLE ÖLDÜRME TCK.Madde 85 Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa; fail 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Hakimin takdir hakkı oldukça geniştir. Taksirle öldürme suçlarında iki yıllık alt sınırdan ceza verilmediği sürece erteleme imkânı bulunmamaktadır. Ancak ertelemenin mümkün olmadığı hallerde dahi cezanın paraya çevrilebilmesi mümkündür. Gerçekten, taksirli suçlar için (bilinçli taksir hariç) hükmedilen hapis cezası uzun süreli de olsa, diğer şartların da gerçekleşmesiyle, adli para cezasına çevrilebilmektedir. 22.maddeye göre “Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.” Bu nedenle, bilirkişi raporlarında; “asli-tali kusur”, “birinci dereceden ikinci dereceden kusur”, “Birinci dereceden asli-tali, ikinci dereceden asli-tali kusur” ya da “kusuru bulunmamaktadır” gibi görüşler yer almaktadır.

10 TAKSİRLE YARALAMA TCK.Madde 89 Taksirle, Başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (Bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.)

11 TAKSİRLE YARALAMA Taksirle yaralama fiili , Mağdurun;
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, Vücudunda kemik kırılmasına, Konuşmasında sürekli zorluğa, Yüzünde sabit ize, Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza , yarısı oranında artırılır. (3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası)

12 TAKSİRLE YARALAMA Taksirle yaralama fiili, Mağdurun;
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, Yüzünün sürekli değişikliğine, Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza bir kat artırılır. (3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bilinçli taksir hali hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına giren suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

13 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Bilirkişi, “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde savcı, hâkim veya mahkeme tarafından atanan kişi”’dir. Bilirkişi, uzmanlığı ile mahkemeye bir ispat sorununun çözümünde yardımcı olur. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği “genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi” olanaklı konularda bilirkişinin görüşü dikkate alınmaz. Bilirkişi, iş kazalarında cezai sorumluluk ile ilgili olarak; hakim tarafından yapılması gereken hukuki değerlendirmelere yer vermemeli, buna karşın hakimin hukuki değerlendirmesine yarayacak teknik anlamda kaçınılmazlık, öngörülebilirlik, yükümlülük ihlalleri gibi durumlar için değerlendirmeler yapmalıdır. Ceza sorumluluğu yönünden, iş kazasında teknik anlamdaki hukuki bilgisine için bilirkişi görüşü alınabilir. Örneğin bir iş kazasında nedensellik bağının varlığı tartışmalı ise hukukçu bilirkişiye başvurabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 2015 tarihli kararıyla aynı yönde görüş bildirmiştir(“Nedensellik bağı hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi ile çözümlenebiliyorsa bu bağlantı hakim tarafından ortaya konulmalı, uzmanlık veya teknik ya da özel bilgi gerektiren bir hususta ise bu bağ bilirkişiden görüş alınarak tespit edilmelidir.” YCGK E.2014/ K.2015/146 T ) Hukuki uzman mütalaası daha fazla önem taşımaktadır.

14 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Ceza sorumluluğu bakımından iş kazalarında; kusur tespiti bilirkişiye/bilirkişi heyetine yaptırılmaktadır. Ancak kusur tespiti istenilmesine rağmen genellikle; bilirkişilerin hangi konuda görevlendirildiği ve hangi hususlarda görüş bildirmesi gerektiği genellikle belirtilmemektedir. Ceza hukuku bakımından yeterli hukuki bilgiden yoksun teknik bilirkişilerin, kusurun varlığı konusundaki yorumları hatalı sonuçlara yol açmaktadır.

15 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Örneğin, teknik bilirkişi malın depolandığı bir yerde iş kazası sonucu düşerek ölümle ilgili olarak iş güvenliği önlemi olarak ölenin çalıştığı yerde, düşmemesi için kemer bağlanması, korkulukla çevrilmesi, çalışılan yerin işveren vekilinin denetim alanında olup olmadığı, hatalı istif, hatalı bağlama, hatalı yükleme gibi teknik hususlara yer vererek, dayanaklarını açıklayarak ilmi tespit ve sonuçlara yer vermesi beklenir. Oysa, teknik raporlarda genellikle iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı durumların belirtilmesi ile yetinilmekte ve bu tespite göre kusur atfedilmesi ile yetinilmektedir. Bu durumlarda, mevzuattaki aykırılıklar listelenerek kusur tespit edilmektedir. İşçinin tazminat alamayacağı varsayımından hareket eden bu bilirkişiler, olay ile fiil arasında nedensellik bağının olmadığı olaylarda işveren ve işveren vekiline en azından tali kusur atfetmek yoluna gitmektedir.

16 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Görevlendirilecek bilirkişiler konusunda bir standart yoktur. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları, emekli/eski iş müfettişleri, mühendisler (inşaat, makine, kimya vs) bazen ise avukatlar, akademisyenler bilirkişi olarak görevlendirilmektedir. Ceza sorumluluğunun belirlenmesine, en önemli sorun; ceza hukuku ve sorumluluğu alanında uzmanlaşmamış bilirkişilere kusur tespitinin yaptırılmasıdır. YCGK E.2004/2-57 K.2004/92 T ; “Mağdurun yevmiyeci olarak çalıştığı bina inşaatında iskeleden düşerek yaralanması şeklinde oluştuğu kabul edilen olayın iş kazası niteliğinde olduğu ve oluşun özelliklerine göre; bu olayda, sanığın kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir heyet tarafından belirlenmesi gerektiği gözetilmeden; inşaat mühendisi bilirkişinin kusurun dayanakları gösterilmeyen yetersiz raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”

17 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Yargıtay “iş kazası niteliğinde bulunan olayda tek kişilik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,” durumunu bozma sebebi yapmıştır(9.CD. E.2004/1227 K.2004/1638 T ). İş güvenliği hususunda uzman bilirkişi heyetinden rapor almadan sadece iş müfettişinin iş kazasına ilişkin düzenlediği rapora dayanarak hüküm kurulması da bozma sebebi sayılmıştır.

18 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
tarihli Eskişehir Bölge Müdürlüğü iş müfettişinin kazaya ilişkin olarak düzenlediği raporda, işverenin tam kusurlu olduğundan söz edilmesi karşısında; iş güvenliği uzman heyetinden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” 12.CD. E.2011/3780 K.2011/1898 T Yargıtay ise bir kararında bilirkişi raporlarında kusur izafe edilmesine rağmen beraat kararı verilmesini uygun bulmayarak bozmuştur. “... meydana gelen zararlı neticeye ölenin kendi hareketiyle sebebiyet verdiği, sanıklara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, sanıklara kusur yükleyen bilirkişi raporlarının da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraatlarına karar verilmesi gerekmektedir...” YCGK E.2013/ K.2015/75 T

19 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Uygulamada kusur oranlarının saptanmasında özellikle bilirkişi raporu önem taşır. Bu nedenle, bilirkişi ve bilirkişi kurulunun işin niteliğine uygun iş güvenliği uzmanlarından ve hukukçulardan oluşması gerektiği belirtilmektedir. İş kazasında kusurun tespitinde teknik bilginin yanı sıra hukuki bilgi de gerekecektir. Bunun nedeni; sorumluluk türü olarak tehlike sorumluluğu ele alındığında bunun kapsamı, alt işveren üst işverenin belirlenmesi, ihale makamının hangi birim olduğu, tüzel kişilerde yetki ve sorumluluğunun tespiti sorunu karşımıza çıkabilmektedir. Yargıtay Bir kararında «avukat olan bilirkişinin, gerektirici sebepleri ve fenni düşünceleri kapsamayan raporunun hükme esas alınamayacağını» hükme bağlamıştır. Yüksek Mahkemece, mahkemenin ve bilirkişinin yapmış olduğu incelemede; tanık ifadelerinin, kazanın meydana geldiği işyerinin niteliğinin, bu niteliğin tespiti ile İşçi Sağlığı ve Güvenli Tüzüğünün maddeleri incelenerek o işyerinde hangi önlemlerin alınması gerektiğinin ve bu önlemlerden işverence hangilerinin alınıp hangilerinin alınmadığının, detaylı bir şekilde incelenmesinden sonra kusur aidiyeti ve oranının tespit edilebileceği vurgulanmaktadır. Ceza sorumluluğu bakımından iş kazalarında teknik bilirkişi, iş kazası sonucunun kaçınılmaz olup olmadığı değerlendirmesini teknik verilerle yapmalıdır.

20 KUSUR TESPİTİ İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Hakim ise bu rapor ile hukuki açıdan nedensellik bağı ve öngörülebilirlik değerlendirmesi yaparak kusur değerlendirmesi yapmalıdır. Çoğu kez ceza sorumluluğu bakımından bilirkişi raporlarında Yargıtay Hukuk Dairesi kararlarına atıflar yapıldığı görülmektedir. Oysa, ceza sorumluluğu bakımından değerlendirmenin tamamen ceza hukuku açısından yapılması gerekir.

21 KUSUR TESPİTİNDE HUKUK/CEZA AYRIMI İLE İLGİLİ SORUNLAR:
İş kazaları; ceza hukuku, idare hukuku, tazminat hukuku, iş hukuku, iş sağlığı ve güvenliği hukuku, İle bağlantılıdır. Ancak, iş kazası kamu ve özel hukuk alanına ilişkin farklı sonuçlar doğurur. Özel hukuk alanında tarafların iddiaları, ispat ve ispat yükü, kusursuz sorumsuzluk ve tehlike sorumluluğu önem taşırken, Ceza hukukunda kendiliğinden soruşturma, hukuka uygun tüm delillerin toplanması, masumiyet karinesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, cezaların şahsiliği ve maddi gerçeğe ulaşma amacı önem taşır. Ceza hakiminin kusur değerlendirmesi hukuk hakimini, hukuk hakiminin kusur değerlendirmesi ise ceza hakimini doğrudan bağlamaz. Ancak, mahkemelerin olgu ve olay tespiti birbirlerini bağlar. Örneğin ceza yargılaması sonucunda beraat eden iş kazasına sebebiyet veren sanık, hukuk mahkemesinde tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kalabilir.

22 KUSUR TESPİTİNDE HUKUK/CEZA AYRIMI İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Tazminat hukuku açısından hukuki sorumluluğu doğuran kusur ile ceza hukuku açısından mahkumiyet sonucunu doğuran kusurun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekip, kusur tespit usulleri de genellikle farklıdır. “Tazminat hukuku bakımından sorumluluğu doğuran kusurlulukla ceza hukuku bakımından mahkumiyet sonucunu doğuran kusurluluğun ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle taksirli suçlar yönünden meydana gelen neticeyle fail ya da faillere atfedilebilecek eylem ya da eylemsizlikleri arasında illiyet bağı kurulabilmesi kusurluluğun tespiti bakımından gerekli bulunmaktadır. Tazminat hukuku yönünden ‘kusursuz sorumluluk’ hali ceza yargılaması bakımından kabul edilemez.

23 KUSUR TESPİTİNDE HUKUK/CEZA AYRIMI İLE İLGİLİ SORUNLAR:
Ceza sorumluluğunu gerektiren neticeyle hareket arasındaki illiyet bağının ve kusurluluğun tespiti ceza yargılamasında çözümü gereken bir mesele olarak ortaya çıkmaktadır. İşverenin Türk Borçlar Kanunu veya İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yer alan genel yükümlülüklerinin ihlali tazminat sorumluluğunu doğurabilir, ancak ceza sorumluluğundan söz edebilmek için; genel yükümlülük ihlallerinin yanında somut olayda “öngörülebilir ve önlenebilir” bir sonuç(özel yükümlülüğün bulunması) ve özellikle iş kazasındaki sonucun işveren veya işveren vekilinin alması gereken tedbir ve önlemi almaması nedeniyle meydana gelmesi gerekmektedir. Bu nedenle, hukuk mahkemesi ile ceza mahkemesindeki kusur tespit usulü de farklı olmak zorundadır.

24 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
İşveren ve işveren vekili bakımından ceza sorumluluğu konu ele alındığında işveren veya işveren vekili yada birlikte sorumluluklarının tespiti gerekmektedir. Ayrıca, taşeron firmalarla işverenin iş yapması halinde işverenin sözleşmelerle belirlenen sorumluluk durumu ve işverenin denetim yükümlülüğü, ceza sorumluluğunun çerçevesini belirler.

25 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
Y. 12. CD. E. 2011/10801, K. 2012/9861, T. 11/04/2012 sayılı kararında; “…Maktül HT’nin, sanık FŞ’nin yetkilisi olduğu taşeron Ş… Ltd. Şti çalışanı olduğu, iş kazasının işveren B…. A.Ş’nin fabrika inşaatında meydana gelmediği ve taşeron Ş… Ltd. Şti’nin sorumluluğunda olan bir yerde meydana geldiği, , taşeron Ş…Ltd. Şti ve işveren B…. A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin 4. maddesinde yükümlülük altına girilen işlerle ilgili olarak işçi sağlığı ile fabrika montaj işlerinin sanık FŞ’nin yetkilisi olduğu Ş…. Ltd. Şti’nin sorumluluğuna bırakıldığı, yükleme esnasında kullanılan halatların taşeron Ş… Ltd. Şti tarafından temin edildiği ve sanıklar asıl işveren B… A.Ş. İşveren ve işveren vekili AK ve MD hakkında verdiği Beraat kararına ilişkin gerekçelerinin uygun olduğu değerlendirilmekle” onama kararı vermiştir.

26 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
Y. 12. CD., E. 2012/16857, K. 2012/11782, T. 10/05/2012 sayılı kararında ;“Ö….A.Ş.’nin Baraj şantiyesine ait ölenin de içinde bulunduğu ekibin tünel çıkışı trafosunu boşa almak üzere elektrik mühendisi olan AS tarafından görevlendirildikleri, trafonun boşa alınması sırasında alçak gerilim hattının kesildiği, ancak trafonun 2.5 m üstünde bulunan yüksek gerilimin kesilmemesi nedeniyle kazalının elektrik çarpması sonucu ölümüne neden olunması şeklindeki olayda, şantiye şefi KD ve bölüm sorumlusu elektrik mühendisi AS haklarında 2011/15 sayılı iddianame ile dava açılmış olduğu, şirket yönetim kurulu üyelerine cezai sorumluluk yüklenemeyeceği” belirtilmiştir.

27 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
Yönetim kurulunun iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili yetkili üyeleri veya yönetim kurulunun bu konudaki yetkisi şirket sözleşmesine göre değerlendirilmeden kusur tayini mümkün görünmemektedir. İşverenin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde esas alınacak nokta; işçinin kazaya neden olan davranışı yapmasında işverenin yükümlülüklerini ihlal edip etmediğinin araştırılması, bu araştırmaya göre suçun maddi unsurun tespitidir. Bu araştırma neticesinde işverenin yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespiti halinde işçinin hareketinden kaynaklanan bir zarar meydana gelmiş olsa dahi, işverenin sorumluluğuna gidilecektir. Türk Ceza Kanunu’na göre dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali taksirin temelinde yatan nedendir.

28 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
İşverenin yükümlülükleri kısaca, çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu, risklerden korunma, sağlık gözetimi yükümlülüğü, çalışan temsilcisi görevlendirme, Bakanlıkça yetkilendirilecek ortak sağlık ve güvenlik birimi kurma ile güvenlik raporu veya büyük kaza önleme politika belgesi alma zorunluluğu gibi hallere dayanır. Ayrıca, yönetmelik veya sözleşme ile düzenlenmiş başka yükümlülükler olup olmadığı önemlidir.

29 İŞVERENLERİN CEZA SORUMLULUĞU:
Y. 12. CD, E. 2011/4776, K. 2011/8973, T. 20/12/2011 sayılı kararında; “Sanıklar AA ve HT’nin beraatlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık NA, A…. firmasının sahibidir, Sanık MK bu firmada ustabaşı olarak çalışmaktadır. A…. firması ihale ile elektrik direklerinin değiştirilmesi işini almıştır. A firması, olay günü çalışmaya başlamadan önce M..AŞ’tan çalışma yapılacak hat üzerindeki elektriğin kesilmesini talep etmiştir. Elektriği kesme konusunda görevlendirilen ve M..AŞ’ta çalışan sanıklar sanıklar AA ve HT’nin çalışma alanına gidip A.. Firmasında çalışan sanık MK ile birlikte trafo binasından elektriği kesmişlerdir. Hat üzerinde çalışmaya başlanmış, A…. firmasında işçi olarak çalışan FC çalışılacak üç adet direğin tellerini kesmiş ve yeni direğin yerleştirilmesi ile telleri tekrar bağlamıştır. 4. direğe çıkarak önce alçakta bulunan telleri kesmiştir. Emniyet kemeri ve baret kullanmaksızın, akım olup olmadığını kontrol etmeden, elinde AG eldiveni ve ayağında mekap lastik ayakkabı olduğu halde biraz yukarıdaki yüksek gerilim tellerini keserken elektrik akımına kapılarak yere düşüp ölmüştür. Asıl işveren M..AŞ tarafından görevlendirilen görevli ustalar sanık AA ve HT, trafo istasyonundan gerilimi kestikten sonra çalışma bitene kadar gerilimin tekrar verilmesini önleyip, çalışma yapılacak hattı her iki ucundan topraklama yapmakla görevli oldukları halde, müşterek hattı besleyen hattın topraklamasını yapmayıp, insiyatifi yüklenici A…. firmasının yetkisiz çalışanlarına terk etmek ve yüklenici firmanın çalışmalarına nezaret etmemek şeklindeki ihmali davranışlarıyla FC’nin ölümünde kusurlu oldukları ve sanıklara yüklenen taksirle öldürme suçunun sabit olduğu» gerekçesine yer verilmiştir.

30 TEŞEKKÜRLER Av. Nevhan AKYILDIZ


"İŞ KAZALARINDA CEZAİ SORUMLULUK" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları