Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İKTİSADİ BÜYÜME BÖLÜM 3 GELENEKSEL BÜYÜME MODELLERİ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İKTİSADİ BÜYÜME BÖLÜM 3 GELENEKSEL BÜYÜME MODELLERİ"— Sunum transkripti:

1 İKTİSADİ BÜYÜME BÖLÜM 3 GELENEKSEL BÜYÜME MODELLERİ
YRD. DOÇ. DR. OKTAY KIZILKAYA

2 GELENEKSEL BÜYÜME MODELLERİ
KLASİK BÜYÜME MODELİ SOSYALİST BÜYÜME MODELİ SCHUMPETER’İN BÜYÜME KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ

3 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ 1.1 Adam Smith’in Görüşü
Smith, iş bölümü ve sermaye birikimini iktisadi büyümenin temel faktörleri olarak görmektedir. Smith’e göre, emeğin verimliliğini artıran süreç işbölümüdür. İşbölümü arttıkça emeğin verimliliğinin artması işgücü başına üretimi de arttırır. Her işgücünün tek iş üzerinde yoğunlaşması o işgücünün yeteneğini arttırır. İşgücünün bir işten diğer bir işe geçmesi sırasında oluşacak zaman kaybından tasarruf edilir. İşçiler işgücünün verimliliğini artıran makineler ve aletleri geliştirip, bunları işe uygularlar.

4 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith’in iş bölümünü işgücü üzerindeki etkilerine ilişkin toplu iğne örneği meşhurdur; ÖRNEK OLAY: TOPLU İĞNE ÖRNEĞİ ‘İşbölümü ile ayrı bir zanaat haline gelen bu iş için yetişmemiş; o işte kullanılan aletlerin nasıl kullanıldığını bilmeyen bir işgücü, çok çalışmakla, günde belki bir iğneyi ancak yapar; yirmi iğneyi ise hiç yapamaz. Ama, işçinin biri teli çekip gerer; bir başkası bunu düzeltir; bir üçüncüsü bunu keser; bir dördüncüsü ucunu sivriltir; bir beşincisi baş geçebilmesi için tepesini ezer…. İğne yapma işi yaklaşık olarak onsekiz ayrı işe bölünür. Böylelikle onsekiz kişi bir arada bir günde kırksekizbini aşkın iğne yapabilmektedir. Birbirine bağlı olmadan, ayrı ayrı çalışsalar, bu belirli iş için yetişmemiş bulunsalardı, günde yirmi iğne bile yapamayacaklardı.’

5 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith’e göre, her işçinin tek iş üzerinde yoğunlaşması, işçinin yeteneğinin ve böylece yapacağı iş miktarının artmasına yol açar. ÖRNEK OLAY: ÇİVİ ÜRETİMİ ‘Çivi yapmaya alışıl olmakla birlikte, belli başlı ya da tek zanaatı çivicilik olmayan bir demircinin, var gücüyle çalıştığında, günde en fazla bin çivi yapabilir. Çivi yapmaktan başka hiçbir zanaatla uğraşmamış, yaşı yirmiden küçük olan çalışanlar sıkı çalıştıklarında her biri günde en az ikibinüçyüz çivi üretirler.’

6 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith İşbölümünün işgücünün verimliliğini arttırmasının bir diğer nedeni, bir işten diğerine geçerken yitirilen zamanın tasarruf edilerek üretim sürecinde kullanılmasıdır. Smith’e göre bir işten diğerine geçerken yitirilen zamanın tasarrufu ile elde edilen fayda, ilk bakışta sanılandan daha büyüktür. ÖRNEK OLAY: ÇİFTÇİ ‘Bir çeşit işten bir başka yerde, büsbütün ayrı aletlerle yapılan bir ötekine çabucak geçmek mümkün değildir. Küçük bir çiftliği ekip biçmekte olan kırdaki bir dokumacı, tezgahından tarlasına, tarlasından tezgahına giderken, vaktinin büyük bir kısmını yitirir. Bir kimse bir işten diğerine atlarken, genellikle işi ağırdan alır. İşin yenisine koyulurken alışılmış deyimle kendini işe veremez. Düzgün çalışması gereken yerde ipe un serer.’

7 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith İş bölümünün işgücünün verimliliğini artırmasının bir diğer nedeni, işçilerin işgücünün verimliliğini arttıracak makine ve aletleri geliştirip, bunları işe uygulamaktır. İşbölümünün teknolojik ilerlemeye yol açması işgücünün verimliliğini arttırır. ÖRNEK OLAY: ‘İşbölümünden dolayı, her adamın olanca dikkati doğal olarak basit tek bir amaca çevrilmiş olur. Bundan dolayı, işin her ayrı kolunda çalıştırılanlardan birinin ya da diğerinin, kendi görevini yerine getirmek için az zamanda daha kolay, daha kısa yöntemler bulması beklenir yalnız işin niteliğinin bu tarz bir genişlemeye açık olması gerekmektedir.’

8 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith’e göre, toplumların zenginleşmesine yol açan işbölümünün aktif hale gelmesini sağlayan güç mübadele etme gücüdür. Mübadele etme eğilimine yol açan ise kişisel çıkardır. Bu gücün etkinliğini sınırlayan ise piyasa ölçeğidir. Yani piyasa – pazar büyüdükçe işbölümü artar, küçüldükçe azalır. Smith piyasa ölçeğinin gelişmesine ve böylece işbölümüne katkıda bulunan faktörleri; ulaştırma olanaklarının mevcut durumuna ve paranın mübadele aracı olarak kullanılmasına bağlamıştır.

9 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith’e göre sermaye birikimi işbölümünün bir sonucu olarak ortaya çıkar. İşgücünün giderek uzmanlaşması ve sermaye stokundaki genişleme verimlilik artışı ile sonuçlanır. Verimlilik artışı ulusal milli geliri arttırırken milli gelirdeki artışlar, toplumun geçmişe oranla daha fazla tüketim gerçekleştirmesine ve toplumsal refahının artmasına neden olacaktır.

10 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Milli gelirdeki artış, işgücünün uzmanlaşmasını arttırarak piyasayı genişletir. Smith bu sebeple uluslar arası ticaretin önemini vurgulamaktadır. Üretimin tamamının tüketim mallarından oluşmaması, daha yüksek milli gelir artışını ve daha yüksek bir sermaye birikimini beraberinde getirir. Ekonomik büyümeyi teşvik eden bu döngü kendini bu şekilde tekrarlayacaktır.

11 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, istihdamın düzenli bir dağılım göstermesinin verimliliği ve büyümeyi pozitif yönde etkileyeceğini düşünmektedir. Verimli ve verimsiz emek kavramlarını kullanarak bu düşüncesinin dayanağını oluşturmuştur. Smith için üretken işgücü, hammaddede somutlaşan, onların değerine bir ilavede bulunan, değerini arttıran işgücü demektir.

12 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, istihdamın düzenli bir dağılım göstermesinin verimliliği ve büyümeyi pozitif yönde etkileyeceğini düşünmektedir. Verimli ve verimsiz emek kavramlarını kullanarak bu düşüncesinin dayanağını oluşturmuştur. Smith için üretken işgücü, hammaddede somutlaşan, onların değerine bir ilavede bulunan, değerini arttıran işgücü demektir.

13 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, tasarrufların yatımları besleyeceğini belirtiyor. Yani artan tasarruflar sermaye stokunun artması anlamına geliyor. Smith’e göre gelirden tasarruf edilen sermayeye ilave edilerek ya faiz yoluyla kiralanır ya da üretimde kullanılır. Kişinin sermayesi gelirden tasarruf edilen miktara göre artar. Toplumun sermayesi de toplumu oluşturan kişilerin gelirlerinden yaptıkları tasarruflardan oluşur.

14 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, kişinin gelirini tüketime mi yoksa tasarrufa mı gideceğini belirleyen en büyük etkenin kişinin kar arzusu olarak tanımlıyor. Ekonomide özellikle büyüme ve gelişme dönemlerinde sermaye stoku artacağı için kar haddi düşük olur. Sermaye sahiplerinin arasındaki rekabet kar oranlarının düşmesinin nedenlerindendir. Mevcut sermaye stokunun büyümesiyle kıt olan emek faktörünü paylaşmak için rekabet olacak ve ücretler yükselecektir.

15 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, büyümenin kurumsal unsurlarıyla ilgili görüşlerinde iktisadi liberalizmi savunarak, insanların hür oldukları zaman kendi çıkarlarını maksimum yapmak için çalışacaklarını ileri sürmüştür. Kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan bireyler toplumsal çıkarı da bu sayede gözetmiş olurlar. Piyasada görünmez bir elin olduğunu, bu görünmez elin piyasaları düzenlediğini ve toplumsal çıkarı gözettiğini ileri süren Smith, devletin piyasaya müdahale etmemesi gerektiğini savunmuştur.

16 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Hükümetin iki ana görevi vardır;
Adam Smith Hükümetin iki ana görevi vardır; Savunma, adalet ve eğitim işlerini yönetmek, Pazarı büyüten ve böylece işbölümünü arttıran yollar- köprüler-su kanalları-limanlar gibi yapıların inşa etmek.

17 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, büyümenin unsurları arasında gösterdiği hususlardan biride dış ticarettir. Dış ticaretin pazarın büyümesine ve işbölümünün artmasına katkıda bulunarak büyümeyi olumlu biçimde etkiler. Bu sebeple hükümetler, ülkenin ülkenin daha ucuza ürettiği malların üretiminde uzmanlaşmasını sağlayan dış ticaret politikası izlenmelidirler.

18 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith, büyüme süreci analizinde doğal kaynak bakımından zengin, yeni kurulmuş bir ülke varsayar. Büyüyen ekonomide kar oranı ile ücret oranı arasındaki ilişkiye değinir. Sermaye stokunun kaynaklara oranla daha düşük olduğu başlangıç seviyelerinde kar oranları yüksektir.

19 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Adam Smith Smith’e göre, ekonomi zenginliğin üst olan tam zenginlik aşamasına kadar büyüyecektir. Ancak bu aşamadan sonra büyüme duracak ve çıkıntının zenginliğin değişmediği durağan durum başlayacaktır.

20 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ 1.2 THOMAS R. MALTHUS’UN GÖRÜŞÜ
Malthus 1798 yılında Nüfus Prensibi Üzerine Bir Deneme adlı eserinde nüfusun sürekli artmasının ilerleyen dönemlerde gıda arzında yetersizliğe sebebiyet vererek insanlığın refahını tehdit edeceğini ileri sürmüştür. Nüfusun geometrik, gıda maddelerinin ise aritmetik bir şekilde arttığını söyleyen Malthus önlem alınmadığı takdirde ikisi arasında farkın giderek açılacağını varsayar. YIL 1 25 50 75 100 125 150 175 200 225 NÜFUS 2 4 8 16 32 64 128 256 512 GIDA 3 5 6 7 9 10

21 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Malthus nüfus artış oranındaki yükselmenin nedenini ölüm oranlarının düşüklüğüne bağlamıştır. Doğum oranlarını ise sosyobiyolojik etkenlerle ilişkilendirerek ortalama binde oranında gerçekleştiğini ifade eder. Hem gıdanın aritmetik olarak artması hem de nüfusun geometrik artması tarım kesiminde azalan verimler kanunun geçerli olduğunun göstergesidir.

22 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Toplam Üretim Fonksiyonu Malthus’a göre, üretim emek girdisine göre azalan ortalama verimlere tabidir. Toprak miktarı ve teknoloji veri iken, nüfusun belli bir oranda artmış olması, çıktıyı aynı oranda değil daha düşük bir oranda arttırır ve böylece kişi başına çıktı azalır.

23 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Ölüm oranı kişi başına çıktının negatif fonksiyonudur. Kişi başına çıktı arttıkça insanlar daha iyi beslenecekler ve sağlık hizmetlerinden daha fazla yararlanır.

24 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus
E noktasında ys kişi başına çıktı ve düzeyinde ölüm ve doğum oranları birbirine eşit olduğu için nüfus artış hızı sıfırdır. Nüfus artışı hızını sıfır kılan kişi başına çıktı düzeyinden küçük olan y1 hasıla düzeyinde doğum oranı ölüm oranından küçük olduğu için, nüfus artış hızı negatiftir, nüfus azalır. Buna karşılık nüfus artış hızını sıfır kılan ys kişi başına çıktı düzeyinden büyük olan y2 gibi çıktı düzeyinde ise, doğum oranı ölüm oranından büyük olduğu için nüfus artış hızı pozitiftir, nüfus artar.

25 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Şekilde doğum oranını gösteren b doğrusun yatay eksene paralel oluşu, doğum oranının kişi başına çıktı miktarından bağımsız olduğunu, ölüm oranını temsil eden d doğrusu ise kişi başına çıktı yükselince ölüm oranlarının düştüğünu açıklar. Malthus’a göre, fakirliğe sebebiyet veren temel faktör nüfus artışıdır. Nüfus artışının önlenmesi önleyici ve pozitif faktörleri içerir. Doğum oranını azaltıcı faktörler, nüfus artışını engelleyici faktörlerdendir.

26 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Çocuk bakamayacak düzeyde geliri düşük olanlar evelenmekten vazgeçmelidir veya hiç evlenmemelidir. Evlililik öncesi ilişkiyi sert biçimde eleştiren Malthus, doğum kontol yöntemlerine ise ilahi güce karışılıyor gerekçesiyle karşı çıkmıştır. Ölüm oranını artıran etmenler Malthus tarafından nüfusu azaltması sebebiyle pozitif etmenler olarak kabul edilir.

27 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Salgın hastalık, savaş, kıtlık vs. büyük felaketler bu pozitif etmenlerdendir. Bu pozitif etmenler yani felaketler Malthus tarafından günahkar insanlara dini bir yaptırım olarak kabul edilir. Eğer insanlar Malthus’a göre pozitif olan etmenlerin üstesinden bi şekilde gelebilseyidi nüfus artışı insanları açlıkla karşı karşıya bırakabilecekti.

28 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Malthus’un büyüme modelinin sağlık, gelir dağılımı ve teknolojik ilerleme alanlarında önemli politika önermeleri mevcuttur. Sağlık alanındaki ilerlemeler Malthus açısından değerlendirildiğinde, bu alandaki ilerlemeler ölüm oranlarını azalttığı gerekçesiyle kişi başına düşen çıktıyı azaltacaktır.

29 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Malthus’un bir diğer önemli politika önermesi gelir dağılımı hakkındadır. Malthus’ a göre hükümetin gelir dağılımındaki adeletsizliği düzeltmek amacıyla toprak sahiplerinden işgücüne kaynak aktarması, sağlık alanındaki gelişmelere benzemektedir, daha fazla insanın fakir olarak yaşamasına sebep olur.

30 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Thomas Malthus Zengin toprak sahiplerinden fakir işgücüne doğru gelen kaynaklar işçilerin daha sağlıklı beslenmesine yol açacak ve sağlık imkanlarında daha fazla yararlanmasıyla sonuçlanacaktır. Bu durum, daha çok insanın daha büyük bir çıktı üzerinden daha küçük kişi başına çıktı elde etmeleriyle sonuçlanacağından hükümetin gelir dağılımını iyileştirmeye yönelik politikalar izlemesinin anlamı yoktur.

31 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ 1.3 DAVID RICARDO’NUN GÖRÜŞÜ
Klasik büyüme modeline en önemli katkıyı Ricardo yapmış olduğundan, model genellikle Ricardo modeli olarak bilinir ve incelenir. 19. yy İngiltere’sinin esin kaynağı olduğu model sanayi devriminin ilk aşamalarına denk gelmektedir. Sermaye birikimi ve tasarruf artışının hızlı olduğu, teknik yeniliklerin sanayi sektöründe verimi yükseltip üretimi arttırdığı bir dönemdi. Ama tarım sektörünün verimi bir hayli düşüktü. Ücretler doğal ücret seviyesinde idi ve ekonomide tam istihdam koşulları mevcuttu.

32 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Sanayi sektöründeki verimlilik artışlarının sürekli olmasının olanaksız olduğunu gören Ricardo, tarım sektöründeki ücretlerin artan maliyetler nedeniyle artacağını, kar oranlarının düşeceğini ve ekonomik büyümenin kaçınılmaz olarak sona ereceği fikrini ileri sürüyordu. Yeni yatırımları gerçekleştiren faktörlerin başında kar güdüsünün gelmesi ve kar oranlarının düşmesi, ekonomik büyümenin sona ereceğini kanıtlar nitelikteydi.

33 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Modelin Ana Kavramları ve Varsayımları
David Ricardo Modelin Ana Kavramları ve Varsayımları Tasarruf ve sermaye birikimi, başlangıçta karların yüksek olması nedeniyle hızlıdır. Sanayi kesiminde teknik ilerleme hızlıdır. Teknik ilerleme hızının yüksekliği bu kesimde işgücü için artan verimliliği gösterir. Tarım kesiminde teknik ilerleme çok yavaştır. Bunun yanında toprağın kıt olması ve daha düşük kaliteli topraklara gidilmesi gibi nedenlerle, tarım kesiminde azalan verimler kanunu geçerlidir. Sanayi kesimindeki teknik ilerleme ve artan verimlilik, tarım kesimindeki azalan verim halini yenemediğinden ekonominin tümü için azalan verimler kanunu geçerlidir.

34 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Üretim fonksiyonu veridir. Üretim, sermaye, işgücü ve toprağın bir fonksiyonudur. İşgücü ve sermaye içsel olarak büyürken, toprağın arzı sabittir. Ücretler kısa dönemde işgücü arzı ve işgücü talebi tarafından belirlenmekle birlikte uzun dönemde asgari ücret düzeyinde sabit kalma eğilimindedir. Ekonomi devamlı olarak tam rekabet ve tam istihdam koşullarında çalışır.

35 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Ricardo’ya göre, üretime katılanlar üç gruba ayrılır. İşgücü(ÜCRET): Çalışmaları karşılığında ücret alırlar. Ücretleri kısa dönemde işgücü arz ve talebinin buluştuğu yerde oluşur. Uzun dönemde ise ücretler doğal ücret haddine yaklaşma eğilimindedir. Ücretlerin artması işçiler arasında nüfus arttırma yoluyla sonuçlanır. Artan işgücü piyasadaki ücret seviyesinin doğal ücret haddine inmesine neden olur. Ücretlerin azalması doğumları ve işgücü arzını azaltacağı için azalan işgücü nün ücret haddi doğal ücret seviyesine çıkar.

36 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Girişimci-Sermayedar(KAR): Sermaye birikimi gerçekleştirir ve yatırım yapar. Karşılığında kar elde eder. Sermaye birikimini ve yatırımı ise girişimcinin karındaki artışlardır. Ricardo’ya göre, ekonomide tasarrufta bulunan yalnızca girişimcilerdir.

37 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Toprak Sahipleri(RANT): Rant gelirinin oluşması azalan verimlerden dolayıdır. Nüfusun artması nispeten verimsiz topraklarda tarım yapılmasına neden olur. Ürünler tam rekabet koşullarının geçerli olduğu piyasalarda satıldıkça, fiyatlar, en verimsiz toprak parçasındaki üretim maliyetini karşılayacak düzeyde belirleneceği için, düşük maliyetle çalışan verimli toprak sahipleri bu durumdan yararlanarak rant geliri elde ederler.

38 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Modelin İşleyişi
David Ricardo Modelin İşleyişi Klasik büyüme modelinde yatırımlar büyümenin en önemli parçasıdır. Yatırımlar hem işgücünün verimliliğini arttırır hem de toprağın verimini yükselterek üretimi arttırır. Yatırımları belirlemede kar çok önemli bir faktördür. Kar oranları ile yatırımlar arasında pozitif bir ilişki vardır. Klasik iktisatçıların tanımıyla kar, toplam üretim gelirinden rant ve ücret ödemeleri düşüldükten sonra kalan miktardır.

39 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Klasik sisteme göre, nüfus artışı, toplam çıktı içinde ücretin ve rantın payını arttırırken, karın payını giderek düşürecek ve bu durum yatırımların durmasına ve sistemin durgunluğa girmesine neden olacaktır.

40 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Ricardo’ya göre, zaman içinde teknolojik gelişmeyle birlikte üretim fonksiyonu devamlı olarak yukarı kayacak, ancak gerek azalan verim kanunu gerekse teknik ilerleme hızının düşüklüğü ekonomiyi mutlaka durgunluk noktasına eriştirecektir.

41 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Modelin Eleştirisi
David Ricardo Modelin Eleştirisi Modelin dayandığı varsayımların gerçeğe ve geçirilen büyüme tecrübelerine uymaması nedeniyle klasik büyüme modeli günümüzün gelişmiş ülkelerinin gelişme sürecini açıklamada yetersiz kalmaktadır. Azalan verimler, teknik ilerleme hızının düşüklüğü ve Malthus’un nüfus kanunu modelin dayandığı varsayımlardandır.

42 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ Modelin Eleştirisi
David Ricardo Modelin Eleştirisi İlk zamanlarda artan nüfusun işgücünde azalan verimlere neden olduğu söylenebilir. Ancak sanayinin tarıma göre daha önemli duruma gelmesi, tarımda toprak kıtlığı sebebiyle işgücü ve sermaye için azalan verimler kanununun sonuçlarının ortaya çıkmasını kısmen engellemiştir.

43 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Teknik ilerleme, Ricardo’nun tahminlerinde çok fazla gerçekleşmiş ve zamanla tarımda sermaye kullanımında ve verimlilik oranında çok büyük artışlar kaydetmiştir. Bu artışların gerçekleşmesi işgücünde azalan verimler kanununun ortaya çıkmasını engellemiştir. Ekonomik büyüme nedeniyle kronik açlık ve yetersiz beslenme, bugün Malthus’un yaşadığından daha azdır.

44 1. KLASİK BÜYÜME MODELİ David Ricardo Dünyada kıtlıkların yaşanması yetersiz gıda üretiminden ziyade gelir dağılımının eşit olmaması ve siyasi istikrarsızlığın sonucudur. Modern doğum kontrol yöntemleri ve Malthus’un hayal edemeyeceği kadar gelişen tarımsal ilaçlar, gübreler gibi tarım ürünleri kehanetin gerçekleşmesini engellemiştir.

45 Dinlediğiniz İçin Teşekkürler….


"İKTİSADİ BÜYÜME BÖLÜM 3 GELENEKSEL BÜYÜME MODELLERİ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları