Sosyalizm, sosyal ve ekonomik alanda toplumsal refahı devlet kararlarının getireceğini ve üretim araçlarının hakimiyetinin toplumlara ait olduğunu savunan,

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
ARAŞTIRMALARDA KAYNAK GÖSTERME TEKNİKLERİ
Advertisements

MİLLİ GELİR VE İSTİHDAM TEORİSİ
İŞ KALİTESİ VE MALİYET İLİŞKİSİ.
TÜRKİYE’DE ÇAĞCIL DEMOKRASİ, DEMOKRATİK KÜLTÜR VE OLGUNLUK
KAZANIMLAR 5. Bir Türk vatandaşı olarak cumhuriyetin Türk milletine kazandırdığı vatandaşlık temel hak ve sorumlulukları bilincini kazanır.
Sanal Çalışmanın Üçüncü Dalgası
I. Ders notları: EKONOMİK SİSTEMLER ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ
Politik ekonomide ulusal farklılıklar
DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI SOSYAL HİZMETLERİN Doç.Dr.Ertan Kahramanoğlu
Farklı Sistemlerde Kentleşme ve Kentleşme Politikası
AYDINLANMA ÇAĞI.
Yüzyılımızın Sorunlarına Prof.Dr.rer.nat. D. Ali Ercan
MERKANTİLİZM TANIM Orta çağın sonları ile sanayi devrimi arasında kalan dönem. Ticaret Ev-sanayi şeklinde başlayan sanayi Kapitalist sınıf: sanayiciler,
Eleştirel eğitim felsefesi
ATATÜRK İLKELERİ.
Siyaset Bilimine Giriş 5. Hafta
…Tarih Kainatın Vicdanıdır...
KENTSEL TOPRAK.
DEMOKRASİNİN SERÜVENİ
MAİ VE KÜRESELLEŞME KARŞITI ÇALIŞMA GRUBU Mercedes- Benz Şirketinin Stuttgart’dan gelen Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kurt Lauk Panel “Küreselleşmenin Nimetleri”
İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ
EĞİTİMİN TOPLUMSAL TEMELLERİ
DÜNYA ÜZERİNDE VAR OLAN YÖNETİM BİÇİMLERİ.
Zaman içinde bilim.
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ SOSYAL DEMOKRASİ VE ÜÇÜNCÜ YOL
SANAYİ DEVRİMİ Sanayi Devrimi ya da Endüstri Devrimi, Avrupa'da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin.
YEREL YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ
ATATÜRK’ün İLKELERİ.
SEZGİN ÖZTEK ŞEREF AYAN
SENDİKALARIN ENDÜSTRİYEL DEMOKRASİYE KATKISI VE SENDİKA İÇİ DEMOKRASİ
4.BÖLÜM GAZETECİ KİMDİR? DUYGUNAZ ULUSU GZT3. Gazetecilik: Gerekli mi Değil mi? Toplumbilimciler bu mesleğin “Yaşamsal gereksinimleri karşılamaya yönelik”
ATATÜRK İLKELERİ Atatürkçülük, Türkiye’nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk milletinin iradesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür.
Sömürgecilik.
KENTSEL SİYASET. KENTSEL SİYASET Kentsel Siyaset-2 Doç.Dr. Ahmet MUTLU.
Rabia BORAZANCI.
ULS1040 Türk Sİyasal HayatI - I
BİR YAŞAM TARZI OLARAK SPOR Doç.Dr.Sebahattin DEVECİOĞLU
BÖLÜM 3 EKONOMİLERDE TEMEL SORUNLAR
İSTİHDAM VE İSTİHDAMLA İLGİLİ KAVRAMLAR
EKONOMİ ALANINDA YAPILAN YENİLİKLER
KAPİTALİST SİSTEM.
KAPİTALİZM VE SOSYALİZMİN KARŞILAŞTIRILMASI
Klasik Sosyoloji Tarihi
XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar derebeylik (feodal) düzenin hâkim olduğu Japonya, dış dünyaya kapalı bir ülkeydi. Şogun adı verilen ordu komutanı bu.
Ç İ N HALK CUMHUR İ YET İ SOSYAL İ ZM İ. TAR İ H İ Binlerce yıl süren hanedanlar yönetimi, 1912'de milliyetçilerin yönetimi ele geçirmesi ile son bulmuştur.1949'da.
Kapitalizm ve Sosyalizm KARŞILAŞTIRMASI
SOSYALİZM NEDİR? Kara dayalı sistemindeki özel mülkiyet yerine ortak mülkiyetin, sermayeyi elinde tutan azınlık kitlenin kendi istekleri doğrultusunda.
Marksizm.
ARAŞTIRMALARDA KAYNAK GÖSTERME TEKNİKLERİ
MERKANTİLİZM NEDİR ?.
2. Ders Sendika Kavramı, Kuruluş, Organlar Yönetici Güvencesi
Tarih Sosyolojisi-4- Yöntem-1- Tarihsel Materyalizm.
İktİsadİ ve Hukukİ sİstemler ve polİtİkalar
İŞ VE İŞLETME AHLAKI.
Yirminci yüzyılın son dekadında emperyalizm ve işbirlikçileri tarafından katledilen Atatürkçülerin aziz anılarına… * “Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz.
EKONOMİK SİSTEMLER ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ
GÜZ-V: ÇAĞDAŞ DÜNYANIN TEMEL KAVRAMLARI Fransız İhtilalını Hazırlayan Sebepler Ortaçağ’da Avrupa (Karanlık çağ) Siyasi yapısı: Derebeylik Sosyal yapısı:
MERKANTİLİZM NEDİR?. Merkantilizm 16. yüzyılda Batı Avrupa'da başlamış ekonomik bir teoridir.Batı Avrupaekonomikteoridir Merkantilizme göre bir milletin.
Yrd Doç Dr Turhan ŞALVA İş Sağlığı ve Güvenliği
Doç.Dr.Gülbiye Yenimahalleli Yaşar
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN EVRİMİ – BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN TARİHİ
REFAH DEVLETİ.
LİBERALİZMİN TEMEL TARTIŞMALARI
ARAŞTIRMALARDA KAYNAK GÖSTERME TEKNİKLERİ
TARIMDA ÖRGÜTLENME VE KOOPERATİFÇİLİK DERS NOTLARI
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
ROBERT OWEN. Robert Owen, 14 Mayıs 1771'de, Newtown, Montgomeryshire'da doğdu. Dokuz yaşına kadar doğduğu şehirde eğitim gördü. On yaşındayken, bir kumaşçı.
Siyaset Bilimi II 9. Hafta: milliyetçilik.
XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar derebeylik (feodal) düzenin hâkim olduğu Japonya, dış dünyaya kapalı bir ülkeydi. Şogun adı verilen ordu komutanı bu.
Sunum transkripti:

Sosyalizm, sosyal ve ekonomik alanda toplumsal refahı devlet kararlarının getireceğini ve üretim araçlarının hakimiyetinin toplumlara ait olduğunu savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, özgür girişimi devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran ekonomik ve siyasi teori. "Sosyal mülkiyet"; kooperatif işletmeler, ortak mülkiyet, devlet mülkiyeti, öz kaynakların yurttaşlık mülkiyeti veya bunların bir karışımı olabilir. Sosyalizm, bireyciliğe (ferdiyetçilik), liberalizme karşı duyulan sosyal ve İktisadi bir tepkinin sistemleştirilmesinden doğan bir İktisadi görüş ve düşünüş tarzıdır.

Dünya işçi sınıfı hareketinin en büyük devrimci temsilcilerinden Rosa Luxemburg “ya sosyalizm ya da barbarlık” uyarısında bulunmuştu. Bir tarafta her geçen gün küçük bir azınlığın, milyarların yoksulluğu ve sefaleti üzerine servetlerine servet kattığı; diğer taraftan başta Afrika, Asya, Ortadoğu gibi bölgeler olmak üzere açlığın, sefaletin içerisinde, emekçilerin ve yoksulların bir birilerini boğazladığı günümüz dünyasında bu uyarı her zamankinden daha da çınlatıyor kulaklarımızı.

Dünya üzerinde şu ana kadar hiçbir yerde sosyalizm var olmadı Dünya üzerinde şu ana kadar hiçbir yerde sosyalizm var olmadı. Ne Sovyetler Birliği’nde, ne Çin’de, ne de Doğu Bloku’nda. Sosyalizm, çalışan nüfusun demokratik kontrolü ve yönetiminde üretim araçlarının dünya çapındaki ortak mülkiyeti demektir. Sosyalizmde baskıcı bir devlet söz konusu olamaz. Sosyalizm insanların hiçbir baskı altında olmadan özgür birlikteliğidir.

Ortaya Çıkışı Sosyalist fikirler tarih boyunca dile getirilmiş olsa da 19. Yüzyıl'a kadar siyasi bir şekil almış değildi. Bu şekilleniş, sanayi kapitalizmine karşı esnafların çıkarlarını dile getirerek başladı. Fakat kısa süre sonra işçilerin sorunlarına odaklandı. Sosyalizmin çıkış amacı kapitalist ekonomiyi ortadan kaldırmak ve yerine ortak mülkiyet anlayışına dayanan bir ekonomi oluşturmaktı. Bu amaç devrimci, ütopik bir karakter taşıyordu. Ancak sosyalizm 19. Yüzyıl'ın sonlarından itibaren fikirsel ayrılığa uğradı. Bir kısım sosyalist, işçilerin haklarının düzenlenmesinin, ücretlerin arttırılmasının ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinin, sendikalar ve siyasî partiler aracılığıyla olmak üzere aşamalı bir şekilde kanunlar ile yapılması gerektiğini düşünüyordu. Diğer bir kısım ise devrimci yollardan sosyalizmin sağlanacağına inanıyordu

Böylece sosyalizm, devrimci yolları izleyecek olan komünizm ve evrimci, reformist yolları izleyecek olan sosyal demokrasi olarak ikiye bölündü. (Bu bölünme hem sosyalizme ulaşmak için hangi araçların kullanılması gerektiği, hem de sosyalizmin amacının ne olduğu sorunsalını ortaya çıkardı.) Terimin ilk kullanılışı 19. yüzyılın başına kadar gider. İlk kez 1827’de İngiltere'de, Robert Owen’ın takipçilerini adlandırmak için kullanılmıştır.

Özetle sosyalist ekonominin temel prensipleri şunlardır: 1. Üretici güç olarak emek öne çıkar. 2. Devletçi ekonomi (üretim araçlarında devlet mülkiyeti) esastır. 3. Merkezi planlama vardır. 4. Kamu Yararının (genel hukukun / kamu hukukunun) ön plana çıkması çok belirgindir. 5. Tek partili siyaset tercih edilir, çünkü sınıflı toplumlarda olan burjuva siyasetinde olan siyasal yapının işçileri böldüğü görüşü savunulur.

Sosyalist sistemler kurulduktan sonra değişik aşamalardan geçebilir; 1.Önce üretim araçları devletleştirilir. Özel sektör üretimden dışlanır. 2. Yabancı sermaye dahil, tüm özel sektör kamu kurumuna dönüştürülmüştür. Özel sektöre gerek yoktur. 3. Daha sonra gayrimenkuller (evler, arsalar, araziler) devletleştirilir. Sömürüye yol açtığı için özel mülk sahibi olunamaz. 4. Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir. Karşılığında kira almaz. 5. Temel hizmetler (elektrik, su, telefon, toplu taşıma, okul, sağlık) ücretsiz hale gelir, çünkü bunlar üzerinden kendini zenginleştirecek bir sınıfa izin verilmez. 6. Zaten devletleştirilmiş olan bu hizmetlerin kamu yararına ücretsiz hale kullanılır.

ELEŞTİRİLER 1. Baskıcı ve antidemokratik uygulamalar bulunduğu iddiası. Sosyalist sistemler genelde kendilerini şu şekilde savunmaktadır: "Burjuva sistemlerinde parasal güç kadar 'güçlü' birey vardır." Dolayısıyla sosyalist sistemler tarafından da burjuva sistemleri antidemokratik olarak mahkûm edilirler. 2. Dine yönelik uygulamalar olduğu iddiası. Sosyalist toplumlarda din doğrudan karşıya alınmaktan ziyade, egemen sınıfın bir sömürü aracı haline getirildiği ölçüde karşıya alınmıştır. Sosyalist rejimler de (özellikle SSCB) bu durumu da "Burjuva sistemleri bunu 'Komünist sistemler din olgusuna karşılar' şeklinde çarpıtıp, din ile sömürmeye devam etmeye çalışıyorlar. Biz dinlere değil, dinlerin sömürü aracı olması durumuna karşıyız." tezi ile açıklamaktadır. Buna paralel olarak sosyalist toplumlardaki egemen görüş "Din olgusunun egemenlerin elinden alındıktan sonra tarihsel olarak incelenmesi" gerektiğidir. 3. İçe kapalı ekonomiler sebebiyle bilimin gelişmediği iddiası. Bu da sosyalistler açısından "Emperyalist saldırganlık ve ekonomik ablukaların unutulduğu" şeklinde açıklanan bir iddiadır. Sovyetler Birliği'nin bilimi kullanarak kendi imkanlarıyla uzaya çıkması ve bir çok alanda bilimsel keşifler yapması, bu iddiaya cevap niteliğinde kullanılmaktadır.

Yazan: Albert Einstein NİÇİN SOSYALİZM? …Sosyalizmin asıl amacı insan gelişiminin yırtıcı dönemini aşmak olduğuna göre, ekonomi bilimi, mevcut haliyle, geleceğin sosyalist toplumuna pek fazla ışık tutamaz. İkinci olarak, sosyalizm sosyal-ahlaki bir amaca doğru yöneltir. Bilim ise amaçlar yaratamaz ve onları insana aşılayamaz; bilim, olsa olsa, belli amaçlara ulaştıracak araçları sunabilir. Fakat amaçların kendileri, yüce ahlaki ideallere sahip kişilikler tarafından tasarlanır -eğer bu amaçlar ölü doğmuş değil, aksine canlı ve güçlü iseler- ve yarı bilinçsiz bir biçimde, toplumun yavaş evrimini belirleyen çok sayıdaki insan tarafından benimsenir ve ileriye doğru taşınır… Yazan: Albert Einstein

KAYNAKÇA - vikipedia - Makale Mayıs 1949da ilk sayısını çıkartmış olan Monthly Review adlı dergide Why Socialism (Neden Sosyalizm) başlığıyla yayınlanmıştır. - www.sosyalistalternatif.com

HAZIRLAYANLAR 2140703337 Büşra Nur BERBER 2130703341 Fatma ZORLUTUNA 2130703384 Sedef KÖŞDERE 2130703386 Kübra ÖZKAN