Süleyman NAZİFŞAN Rehber öğretmen

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
İLETİŞİM NEDİR? İletişim,nesnel kriterlere dayalı aktaranın ve algılayanın,algısından bağımsız olan bilginin ve kişilerin özelliklerinin ifadesi olan duygu.
Advertisements

ERGANİ DEVLET HASTANESİ EĞİTİM BİRİMİ
T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Arapgir Meslek YÜKSEKOKULU
İletişim Nedir? Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasıdır.
DİNLEME KONUŞMA VE ELEŞTRİ ADABI
SORUN ÇÖZME ve DİNLEME BECERİLERİ.
Atlayarak Sayalım Birer sayalım
İ L E T İ Ş İ M ve E M P A T İ.
BEIER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ
Diferansiyel Denklemler
BEIER CÜMLE TAMAMLAMA TESTİ
KIR ÇİÇEKLERİM’ E RakamlarImIz Akhisar Koleji 1/A.
HİSTOGRAM OLUŞTURMA VE YORUMLAMA
CAN Özel Güvenlik Eğt. Hizmetleri canozelguvenlik.com.tr.
GÖK-AY Özel Güvenlik Eğt. Hizmetleri
AİLE EĞİTİM SUNUSU 5.
Zor insanla başa çıkma yolları
HAZIRLAYAN:SAVAŞ TURAN AKKOYUNLU İLKÖĞRETİM OKULU 2/D SINIFI
İLETİŞİM.
İLETİŞİM & HASTA MEMNUNİYETİ
İLETİŞİM ENGELLERİ.
Öğrencilerle Etkili İletişim Kurma Becerisi
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM -1-
ANNE-BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ
İletişimde Süreç Yaklaşımı
Hasta Memnuniyeti-İletişim
SINIF YÖNETİMİ “ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ ANNE-BABA EĞİTİMİ Mİ?”
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM -2-
ANNELER BABALAR/ÇOCUĞUNUZ SINAVA GİRİYOR …. Çocuklarımızı çok severken kişisel isteklerimizin, beklentilerimizin onlar için belki de aşırı bir yük olacağını.
İLETİŞİM   İletişim, dil kullanarak ya da kullanmaksızın insanlar arasındaki duygu, düşünce ve yaşantıların ifade edilme yöntemidir.
Öğretim Teknolojileri ve İletişim Süreci
ANA BABA TUTUMU ENVANTERİ
Ailelere Ergen Gelişimi Hakkında Dipnotlar
4.ÜNİTE C.ETKİLİ İLETİŞİM.
Sözlükte "iletişim" ne demek?
AİLENİN OKUL BAŞARISINA KATKISI
ETKİLİ İLETİŞİM ve EMPATİ Hazırlayan: Psk. Sezgi Gümüş
ETKİLİ ÖĞRETMENLİK NEDİR
İLETİŞİM BECERİLERİ Dr. Fatma Nur Eneç Can.
İletişim ve Empati.
HOŞGELDİNİZ.
-İLETİŞİM- SUNUSU.
VERİMLİ DERS ÇALIŞMAK NEDİR?
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük İLETİŞİM VE İNSANİ İLİŞKİLER
Diferansiyel Denklemler
Aile İçi İletişim.
ANNE BABA TUTUMLARI Karatay Rehberlik ve Araştırma Merkezi.
ETKİLİ İLETİŞİM.
İLETİŞİM BECERİLERİ.
BEDEN DİLİ.
Sosyal Bilgiler İletişim
İLETİŞİM VE EMPATİ.
Didim Akbük Sağlık Eğitim Merkezi
DİNLEME BECERİLERİ YAPILANDIRILMIŞ GRUP PROGRAMI
Pozitif psikoloji İletişim becerileri.
HASTA-SAĞLIK ÇALIŞANI İLETİŞİMİ
YETİŞKİN EĞİTİMİ VE İLETİŞİM BECERİLERİ
ETKİN DİNLEME BEN DİLİ VE SEN DİLİ
Ailenin Çocuğun Başarısındaki Rolü ,Sağlıklı İletişim ve Aile Sağlığı
İLETİŞİM.
ETKİLİ İLETİŞİM SEMİNERİ
Etkili İletişim Becerileri Hazırlayan =Büşra Kocaman
İLETİŞİM NEDİR?. İLETİŞİM NEDİR? İLETİŞİM: Duygu,düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasıdır. Bu sürecin amacı.
Diksiyon ve Güzel Konuşma 1. Hafta
İLETİŞİM TEKNİKLERİ.
İLETİŞİMİN TEMEL BECERİLERİ
Bölüm 5 İLETİŞİM VE EĞİTİM
İ L E T İ Ş İ M ve E M P A T İ.
İletişim nedir Temel İletişim. Bir aklın, başka bir aklı etkileme sanatıdır. İletişim.
Sunum transkripti:

Süleyman NAZİFŞAN Rehber öğretmen İLETİŞİM Süleyman NAZİFŞAN Rehber öğretmen

Bizim başkalarını,başkalarının da bizi bizi anlamasına yarayan İLETİŞİM NEDİR? iletişim Bizim başkalarını,başkalarının da bizi bizi anlamasına yarayan bir SÜREÇTİR. Düşünme ve görüşlerin sözlü olarak karşılıklı alışverişidir. iletişim Sözcüklerin,resimlerin figürlerin grafiklerin,vb.sembollerin Kullanılarak bilgi,düşünce,duygu ve becerileri aktarılması sürecidir. iletişim Fringes iletişimi Organizmanın bir uyarana verdiği ayrımcı bir tepki olarak; Gücün gösterilmesine yarayan bir mekanizma olarak görmektedir. Nevcomb ise iletişimi

İLETİŞİMİN ÖNEMİ VE TEMEL İŞLEVLERİ Anlamların paylaşılma süreci Özel ilişkiler düzeni içindeki bilgi işaretlerini hedefleyen eylemler dizisi Karşılıklı anlayışa ulaşmak amacıyla bilginin katılımcılar tarafından paylaşıldığı yakınlaşma süreci

İLETİŞİM BOZULURSA İnsanlar arasında anlaşma sağlanamaz İnsanlar birbirine yabancılaşır Belirlenen bireysel, kurumsal ve ulusal hedeflere ulaşılamaz İnsanlar yaşadıkları ortamlardan, çalıştıkları kurumlardan ayrılabilirler İnsanlar amaçlarından vazgeçebilirler İnsanlar birbirleriyle çatışırlar, ilişkilerini bozarlar, kavga ederler, hatta birbirlerini öldürebilirler İnsanların yönettiği her yapı ve düzeydeki gruplarda kaos oluşabilir, darbe olabilir İnsanların yönettiği uluslar birbirleriyle savaşabilir

İLETİŞİMİN İŞLEVLERİ Enformasyon (Bilgilenme- Bilgilendirme) Sosyalizasyon (toplumsallaşma) Motivasyon (Güdüleme) Entegrasyon ( Bütünleştirme ) Eğitim Kültürel Gelişme Eğlenme Tartışma

İLETİŞİMLE İLGİLİ YANILGILAR Anlamların sözcüklerde ve şekillerde aranması İletişimin sözel bir süreç olarak ele alınması Anlatmanın iletişim olarak görülmesi İletişimin tüm sorunların çözümü olarak görülmesi İletişimin her zaman çok iyi bir şey olarak görülmesi "Ne kadar çok iletişim kurulursa o kadar iyidir" düşüncesi İletişimin bozulabileceği, kopabileceği düşüncesi İletişimin doğal bir yetenek olduğu düşüncesi

İLETİŞİMİN ÖĞELERİ DÖNÜT KAYNAK MESAJ KANAL ALICI

İLETİŞİMİN ÖĞELERİ Kaynak: İletişim sürecini başlatan kişi. Mesaj: Kaynaktan alıcıya gönderilen uyarıcılar. Kanal: Mesajın alıcıya iletilmesini sağlayan araç ve yöntemler. Alıcı: Gönderilen mesaja hedef olan kişi ya da kişiler. Dönüt: Alıcının kaynak tarafından gönderilen uyarıcılara gösterdiği tepki

Sağlıklı İletişim İçin Vericiyi tam olarak dinlemek ve anlamaya hazır olmak Kelimelerin içeriğine ve aktarılmak istenen duygulara açık olmak Kelimelerin sözlük anlamları dışında "vericide" ne anlama geldiklerini tanımayı istemek Kodu açılan mesaj ile kodlanan mesajın anlam bütünlüğünü kontrol etmek Ana konuyu kaçırmamak. Özetlemeler yapmak İletişimi önyargı ve dirençle kesmemek

Sağlıklı İletişim İçin Vericinin duygularını anlayabilmek, farklı insanların bakış açılarından bakmayı başarabilmek Üzerinde fikir birliği olmayan noktalardan önce, anlaşılan noktaları açıklığa kavuşturmak Üzerinde fikir birliği olmayan konuların ele alınışında kelimeleri ve bedeni kontrol etmek. Duygusal gerginliğin bedene ve ses tonuna yansımasını önlemek Karar anında bile iletişimi kapatmadan doğru dinlemek ve sağlıklı geri bildirimleri sürdürmek çabasından vazgeçmemek

İLETİŞİM TÜRLERİ Öz iletişim Kişiler arası iletişim Örgüt –içi iletişim Kitle iletişimi

Öz iletişim Bir insanın düşünmesini, duygulanmasını, kişisel ihtiyaçlarının farkına varmasını, iç gözlem yapmasını, rüya görerek kendi içinden mesaj almasını ya da kendisine sorular sorarak bunlara cevaplar üretmesini bir öz iletişim sayabiliriz. Karşı karşıya gelen iki insan arasında gerçekleşen iletişimin benzeri, tek bir insanın içinde de gerçekleşmektedir. İnsanlar, kendi içlerinde bir takım mesajlar üreterek ve bunları yorumlayarak kişi – içi iletişimde bulunurlar.

Kişiler Arası iletişim

Örgüt –içi iletişim Örgüt, iş ve işlev bölümü yaparak, bir otorite hiyerarşisi içerisinde ortak bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelmiş insanların faaliyetlerinin koordinasyonudur

Kitle iletişimi Bir takım bilgilerin, sembollerin, bir takım hedefler tarafından üretilmesi, geniş insan topluluklarına iletilmesi ve bu insanlar tarafından yorumlanması sürecine kitle iletişimi adı verilir. Kitle iletişiminde kaynak ve hedef arasındaki kanallara ise kitle iletişim araçları denmektedir.

KİŞİLER ARASI İLETİŞİM SÖZLÜ İLETİŞİM ( KONUŞMA DİLİ) Sözlü iletişimler "dil ve dil ötesi " olmak üzere iki alt sınıfa ayrılmaktadır Dille iletişimde kişiler, ürettikleri bilgileri birbirlerine ileterek anlamlandırırlar Dil ötesi iletişim, sesin niteliği ile ilgilidir; sesin tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi kelimelerin vurgulandığı, duraklamalar ve benzeri özellikler, dil ötesi iletişim sayılır

KİŞİLER ARASI İLETİŞİM SÖZLÜ İLETİŞİM ( KONUŞMA DİLİ) Dille iletişimde kişilerin "ne söyledikleri", dil ötesi iletişimde ise "nasıl söyledikleri" önemlidir Araştırmalar, insanların günlük yaşamda birbirlerinin ne söylediklerinden çok, nasıl söylediklerine dikkat ettiklerini göstermektedir

Sen Dili Sen dili ile olumsuz duygularını dile getirmek, eleştirmek ve hoşnutsuzluğunu belirtmek karşı tarafta çok olumsuz duygular ve sonuçlar doğurur. Kişinin direnmesine, karşı gelmesine kızmasına ve dolayısıyla söz dinlememesine neden olur

Ben Dili Ben dili direnç ve baş kaldırmayı daha az ortaya çıkarır ve davranışın değişmesinde karşı tarafa sorumluluk verir. Ben dili kişinin o anda, karşılaştığı durum veya davranış karşısında kişisel tepkisini duygu ve düşüncelerini açıklayan bir ifade tarzıdır. Ben dili, başkaları hakkında değerlendirme ve yorumlamalarımızı değil bizim duygu ve yaşantılarımızı açıklar

Konuşma Konuşma, duygu, düşünce ve dileklerimizi görsel ve işitsel öğeler aracılığıyla karşımızdakine iletmektedir İnsanda dilince değişir kader, Ya yurda baş olur, ya başı gider Yusuf Has Hacib

İyi Konuşmacıda Aranan Nitelikler: İyi bir konuşmacı konuşma eylemini oluşturan fiziksel öğelerin önemini bilir Görsel davranış Ses Dil Zihinsel etkinlik

İyi Konuşmacıda Aranan Nitelikler: İyi bir konuşmacı konuşma öncesinde kendisini ve konusunu iyi hazırlar İyi bir konuşmacı konuşmalarında tanımlamalara, örneklere, açıklamalara, karşılaştırmalara, kanıtlara, istatistiksel bilgilere, gerekli tekrarlara ve görsel yardımcılara yer verir İyi bir konuşmacı, gözlem gücünü geliştirmiştir. İyi bir konuşmacı seçtiği konuşma alanlarında geniş bir bilgi birikiminin desteğinden yararlanır İyi bir konuşmacı amacına uygun yönde ve mantıki bir akış içinde düşünme yeteneğini geliştirmiştir

İyi Konuşmacıda Aranan Nitelikler: İyi bir konuşmacı amacına uygun yönde ve mantıki bir bakış içinde düşünme yeteneğini geliştirmiştir. İyi bir konuşmacı konuşma hızını ayarlamasını bilir İyi bir konuşmacı, kendi yeteneklerini değerlendirmeyi, sınırlarını saptamayı bilir İyi bir konuşmacı, dinleyicisini yakından tanır İyi bir konuşmacı, konuşmada kişiliğin önemini göz önünde bulundurur İyi bir konuşmacı dinleyicileri ile yüz yüze iletişim kurar İyi bir konuşmacı, kendi kendisinin titiz bir eleştiricisidir

Dinleme Dinleyici, olağan bir konuşma eyleminde söylenenlerin anlamları gözleriyle ve kulaklarıyla alır İşitme ve dinleme birbirleriyle ilişkili, ancak birbirlerinden ayrı eylemlerdir. İşitme fizyolojik, dinleme ise psikolojik bir süreçtir

İyi Dinlemeyi Etkileyen Faktörler Konuyu ilginç bulmamak Konuşanda ille de kusur bulmaya çalışmak Konuşmadaki bazı noktalara aşırı duyarlılık göstermek Sahte dikkat Dikkatin kopmasına neden olmak yada aldırmamak Düşünce hızından gereğince yararlanmamak

SÖZSÜZ İLETİŞİM İnsanın iletişimi tek başına sözcüklerle sınırlandırılamaz Bizler iletişim kurarken jestlerimizi, mimiklerimizi, sesimizin tonunu vb. sözel olamayan elemanları iletişimdeki yeri ortalama %10 olan sözcükleri güçlendirmek, daha anlamlı kurmak için kullanmaktayız

SÖZSÜZ İLETİŞİM Yüz İfadeleri Jestler ve Mimikler Baş Hareketleri Dokunma Mekan Kullanımı Araçlar

Sözsüz İletişimde Alan İnsanlar birbirleriyle ilişkilerini esas olarak dört alanda düzenlerler: Çok yakın alan ( İçli- dışlı alan, mahrem alan ) Kişisel alan Sosyal alan Genel alan

Etkin iletişimin önündeki engeller  Korkularımız  Önyargılarımız  Duyarsızlığımız  İsim takma merakımız (etiketleme)  Kendimize güvensizliğimiz.  Alınganlığımız  Sürekli kendimizi öne çıkarma merakımız (Ben-merkezciliğimiz) Dinleme becerisi kazanma - Hangi tür bilgileri dinleriz? Neden? - Etkili ve doğru dinlemenin kuralları

 İsim takma merakımız (etiketleme)  Kendimize güvensizliğimiz. ETKİN İLETİŞİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER  Korkularımız  Önyargılarımız  Duyarsızlığımız  İsim takma merakımız (etiketleme)  Kendimize güvensizliğimiz.  Alınganlığımız  Sürekli kendimizi öne çıkarma merakımız (Ben-merkezciliğimiz)

- Yeni durum ve insanlardan - Yanlış şeyler söylemekten Korkularımız - Yeni durum ve insanlardan - Yanlış şeyler söylemekten - Alaya alınmaktan - Başkalarının gözünde aptal görünmekten - Eleştirilmekten

Önyargısız olmak mümkün mü? Önyargılarımız Önyargısız olmak mümkün mü?

Duyarsızlığımız İnsanlar onları ne kadar umursadığınızı bilmedikçe ne kadar bildiğinizi umursamazlar. Başkalarının duygu ve düşüncelerini dikkate almayıp, sürekli kendi yaptıklarımız, kendi durumumuz ya da kendi duygularımızla ilgilendiğimizde insanlarla olan iletişimimizde aksama olur.

Ben-merkezciliğimiz Ben merkezci biriyle konuşmakta olan kişi kendini önemsiz hatta varlığı dikkate alınmıyor gibi hisseder. Böylece sağlıklı iletişim gerçekleşmez. İletişim iki tarafın karşılıklı yer aldığı bir süreçtir.

HANGİ TÜR BİLGİLERİ DİNLERİZ ? NEDEN ? KİŞİ, SÖYLENEN ŞEYİN İLGİNÇ, ÖNEMLİ VE YARARLI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ ZAMAN DİNLER

Alıcının gelen mesajlardan “işine geleni aldığını” keşfettiler. Raymond BAUER ve arkadaşları; Alıcının gelen mesajlardan “işine geleni aldığını” keşfettiler.

ETKİLİ VE DOĞRU DİNLEMENİN KURALLARI  Yapmakta olduğunuz işi bir tarafa bırakın. Biri bir şey anlatırken başka bir şeyle meşgul olmayın, başka şeyler düşünmemeye çalışın.  Diğer düşüncelerinizi geri plana itin; dikkatinizi konuşmacının ne söylediğine verin. Konuya, olaya konsantre olun

 Konuşmacının gözlerine bakın.  Konuşan kişiye doğru biraz eğilin  Konuya ilişkin değerlendirme yapmadan önce, mesajın tamamlandığından emin olun. Hemen sonuca varmayın ve onu peşinen yargılamayın. Kendini beğenmiş biri güzel şeyler anlatamaz mı?

 Sorular sorarak konuya açıklık kazandırın.  Başınızı sallayarak veya anlattıklarını kendi kelimelerinizle tekrar ederek konuşanı cesaretlendirin. Anlatılanları kendi kelimelerinizle tekrarlamanız dikkatinizi söylenenlere vermenizi sağlar. Aynı zaman da “Ben seni dinliyorum, sana değer veriyorum ve seni anlamaya çalışıyorum” mesajı verir.  Sorular sorarak konuya açıklık kazandırın. “Çok mu üzüldün?” “Her zaman mı böyle yapar?  Dinlerken kulaklarınız kadar gözlerinizi de kullanın Yüz ifadeleri

 Anlamadığınızda yorum yapmayın, gerekirse doğrudan sorun  Çok kızdığınız ya da şaşkınlığa uğradığınız durumlarda bile önce gerçekte ne söylendiğini anlamaya çalışın. Kendinizi konuşanın yerine koyup, empati gösterin. Dinlerken kendinize şunu sorun; “Onun yerinde ben olsaydım ne düşünürdüm ne yapardım?”  Anlamadığınızda yorum yapmayın, gerekirse doğrudan sorun

ÖZETLE: Göz iletişimi sağlayarak, sorular sorarak, başınızı sallayarak, konuşmacının söylediklerini özetleyerek, (konuşulanlara dayanarak) bir şeyler ekleyerek, dinlemenizi engelleyecek telefonlara ve diğer engellere izin vermeyerek konuşmacıyı “gerçekten dinlediğinizi” onu ve söylediklerini önemsediğinizi belli edin.

İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. İletişim kurmamak imkansızdır. Herkes iletişim içindedir. İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar.

- Boyumuzla (Yüksekliğin gücü) - Yüzümüzle - Sesimizle - Bedenimizle - Oluşturduğumuz ortamlarla sürekli mesaj veriyoruz

“KENDİMİZİ NASIL YANSITTIĞIMIZ” ÇOK ÖNEMLİDİR.

“KENDİMİZ HAKKINDA SÖZCÜKLERİN ASLA VEREMEYECEĞİ MESAJLAR VERİRİZ.”

KARŞIMIZDAKİ ÜZERİNDE TÜM ETKİYİ BU ÜÇ KANALDAN BIRAKIRIZ VERILEN MESAJLAR KARŞIMIZDAKİ ÜZERİNDE TÜM ETKİYİ BU ÜÇ KANALDAN BIRAKIRIZ SÖZ : ------ SES TONU : ------ BEDEN DİLİ : ------ HANGİSİ NE KADAR ETKİYE SAHİPTİR?

SÖZ : % 7 SES TONU : % 35 BEDEN DİLİ : % 58 HAREKET VE YÜZ İFADELERİMİZİN KULLANDIĞIMIZ SÖZCÜKLERDEN SEKİZ KAT DAHA GÜÇLÜ OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? SÖZ : % 7 SES TONU : % 35 BEDEN DİLİ : % 58 (Dikkat Vücudunuz konuşuyor.A. Şerif İZGÖREN)

İnsanlar ne dediğinize değil, ne yaptığınıza bakar.

SÖZ VE DAVRANIŞLARIMIZDA MESAJLAR SAKLIDIR 1- KABUL 2- REDDETME 3- UMURSAMAMA

İNSAN KARŞISINDAKİNDEN NELER BEKLER?  İnsan ilişkilerinin temelinde karşılıklı sevgi ve saygının yattığını unutmayın.  İnsanları oldukları gibi kabul edin, değiştirmeye çalışmayın.  Kendinize ve başkalarına seçim hakkı tanıyın. Baskı ve zorlamalardan kaçının.

 İnsanlara yardım edin ve onlara size yardım etme fırsatı verin. İnsanların övgü ve onay beklediklerini unutmayın. Hatalı olduğunuzda özür dilemekten çekinmeyin.  İnsanlara yardım edin ve onlara size yardım etme fırsatı verin.

 İyi bir dinleyici olun.  Kırıcı ve kaba olmaktan kaçının. Daima nazik olun.  Kendinizi geliştirmeye açık olun.  Kendinize özen gösterin.

ÇEVRENİZDE OLUMLU İZLENİM OLUŞTURMAK İÇİN NASIL DAVRANMALISINIZ?

BELİRSİZ MESAJLAR VERMEYİN. İçten ve açık olun BELİRSİZ MESAJLAR VERMEYİN.

Daima konuştuğunuz veya sizinle konuşan insana dönük durun. Yöneliş Daima konuştuğunuz veya sizinle konuşan insana dönük durun.

Dinlediğinizi Gösterin Karşınızdaki konuşurken sık sık başınızı hafifçe aşağı-yukarı hareket ettirerek onu dinlediğinizi ve anladığınızı hissettirin.

Dokunmaktan Kaçınmayın

Sahiplenmek için de dokunmayı kullanırız - Kalabalık yerde erkekler ve kadınlar eşlerine karşı nasıl davranır? - Yeni bir araba alan nasıl poz verir?

Tebessümü Unutmayın GÜLER YÜZLÜ OLUN

Nezaketli olmayı ihmal etmeyin NAZİK OLUN

SESİNİZİ NASIL KULLANDIĞINIZIN VE SES TONUNUZUN FARKINDA OLUN Ses tonunuzu iyi ayarlayın SESİNİZİ NASIL KULLANDIĞINIZIN VE SES TONUNUZUN FARKINDA OLUN

İFADE ETMEK İSTEDİĞİNİZ DUYGULARINIZI ORTAYA KOYACAK DURUŞ SERGİLEYİN

Jestleri Unutmayın Ellerinizi cebinizde tutmaktan ve kollarınızı kavuşturmaktan, ellerinizle ağzınızı örtmekten kaçının.

Konuşurken Gözlere Bakın GÖZ TEMASINI İHMAL ETMEYİN

Otururken... - Ayaktaysanız, dik durun. - Oturuyorsanız sandalye ve koltuğunuzu tam olarak doldurun ve arkanıza yaslanın. - Birisiyle konuşurken ve birisi doğrudan sizinle konuşurken öne eğilin ve ilginizi gösterin.

Kendinize Özen Gösterin "Çevrenizden Göreceğiniz İtibar ve Saygı, Kendinize Gösterdiğiniz Özen Kadardır." - GİYİMİNİZE DİKKAT EDİN (Dış görünüş) “Doğru giyinin, önemli görünün karşılığını her zaman alırsınız.”

İLETİŞİMİ ENGELLEYEN ETMENLER Psikolojik (seçici Algılama, Önyargı ve Sayıltılar) Anlam (Semantik) Konum (Statü, örgütsel uzaklık) Korunma Alan (Fiziksel uzaklık) Sıradizin (Hiyerarşi)

İLETİŞİMİ ENGELLEYEN ETMENLER Uyutma Sınırlama (Bilgi eksikliği) Kesintiler Zaman kısıtlaması Geçmiş deneyimler Çok az yada çok fazla ilgi Kişisel gereksinim ve beklentiler

Örn: Bir kimseye, "Keşke bir saat önce gelebilseydin, o zaman işlerimiz kolaylaşmış olurdu." Dendiğinde; bu kişi kendini zaten suçlu hissediyorsa, birden savunuculuğu artacak ve; (A) "Kabahat sende. Ben ne bileyim bu işin bu kadar önemli olduğunu. Bana daha önce söyleyemez miydin?" gibi bir cevap verecektir. Ancak söz konusu kişi, kendini suçlu hissetmiyorsa, o zaman daha rahat konuşabilir ve kendini savunma ihtiyacını o denli hissetmez; ve, (B) "Yaa, keşke gelebilseydim. Neyse şimdi biraz daha hızlı çalışır, geç gelmemi telafi ederim. " Şeklinde cevap verebilir. Kişinin geç gelmesinden ötürü kendini suçlu hissedip, hissetmemesi o kişinin benlik anlayışından ileri gelir.

SAVUNUCU İLETİŞİM Yargılayıcı Tutum: Yargılayıcı tutum savunuculuğu arttırır. Konuşan kişinin yaşı, mevkii, dinleyenle geçmiş ilişkilerinin türü, savunucu tutumun ne zaman ve ne ölçüde ortaya çıkacağını etkiler

SAVUNUCU İLETİŞİM Denetlemeye Yönelik Tutum: Konuşmacının dinleyiciyi denetleme, belli bir yöne çekme ya da fikrini değiştirme gibi amaçlar taşımasını içerdiğinden, bunu sezen dinleyicinin savunuculuğu artar.

SAVUNUCU İLETİŞİM Belli Bir Stratejiyi İzleyen Planlı Tutum: Konuşanın amaçları konusunda dinleyiciyi kuşkuya düşürebileceğinden, savunucu tutum yaratır.

SAVUNUCU İLETİŞİM Üstünlük Belirten Tutum: Konuştuğu kimseden daha üstün olduğunu ima eden kimse, sorunun çözümüne ortaklaşa eğilmeyi önler. Dinleyici konuşanın söylediklerini dinleme yerine, bütün enerjisini kendini savunmaya yöneltir.

SAVUNUCU İLETİŞİM Kesin Tutum: Kesin tutumlu kimse, dinleyende "kendi düşündüğünün dışında bir gerçek kabul etmeyen, başkalarının düşüncelerini kendisininkine benzetmek için baskı yapan kişi" izlenimi uyandırabilir. Bu izlenim de savunuculuğu körükler

AÇIK İLETİŞİM Tanıtıcı Tutum: Tanıtıcı tutum içinde olan kimse, karşısındakinin kuşku ve korkularını uyandırmadan iletişimde bulunur. Bu tutumun öteki kişi ya da kişileri tehdit edici, yargılayıcı bir özelliği yoktur, olduğu gibi kabul edilir.

AÇIK İLETİŞİM Soruna Yönelik Tutum: Bu tutum içinde karşıdaki kişiden katkı beklenir. Çünkü sorunun tartışılarak çözüleceği, her iki tarafça kabul edilmiştir. Sorunu beraberce tanıma ve çözüm yollarını arama bu tutumun gereğidir.

AÇIK İLETİŞİM Plansız, Kendiliğinden Oluşan Tutum: Bu tutum insana daha "doğal" geldiğinden "sinsilik" kuşkusu uyandırmaz, savunuculuğa yol açmaz.

AÇIK İLETİŞİM Eşitlik Belirten Tutum: Dinleyici, konuşanın kendini üstün görmediğini anlarsa, işbirliğine açık bir tutum içine daha kolaylıkla girebilir. Gerçek yaşamda mevki, zihinsel yetenek farkları olsa bile, "eşit iletişim tutumu" bu farklılıkları önemsiz yapar.

AÇIK İLETİŞİM Denemeci Tutum: Kesin tutumun karşıtı tavır "denemecilik" tir. Denemeci tutum içinde olan kişiler karşısındaki kişilerin söylediklerini, kendi düşünce ve tutumları kadar değerli bulma eğilimi içindedirler.

SAVUNMA VE UYUM DÜZENLERİNİN İLETİŞİMDEKİ ROLÜ Benliğin temel görevlerinden biri olan kişiliği kaygıdan kurtaran, onun uyumunu sağlayan savunma düzenlerinin iletişim üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri vardır İnsanın önce kendisini anlayıp tanıması, kendi duygu ve düşünceleriyle iyi iletişim kurması, başkasının durumuna anlayış göstermesi ve sürekli geri iletişimle verdiği iletilere karşı aldığı cevapları denetlemesiyle sağlanır.

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR Ellerin kenetlenmesi, Kolların kavuşturulması, Bacak bacak üstüne atılması, Geriye doğru yaslanarak oturulması ilişkiyi olumsuz yönde etkiler

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR kolları kavuşturmadan bacak bacak üstüne atmadan oturmak elleri açarak öne doğru eğilmek açık bir insan olduğunuz izlenimini yaratarak ilişkiyi kolaylaştırır

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR Karşıdaki kişinin yüzüne bakmadan ve gözleri kaçırarak konuşmak o kişide kendisine değer verilmediği duygusunu doğuracağı için ilişkiyi zorlaştırır

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR Karşıdaki kişinin yüzüne bakılması, mümkün olduğu kadar göz teması kurulması ise ilişkiyi olumlu yönde etkileyecektir

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR Karşınızdaki kişiye verdiğiniz önemin en başta gelen göstergesi onun adını öğrenmek ve kullanmaktır. Unutmayın ki bütün dünyada ve bütün dillerde insanlar için en güzel kelime kendi isimleridir

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR İnsanların en başta gelen ihtiyaçlardan biri anlaşılmaktır. Bu sebeple karşımızdaki kişiyi hiç ses çıkarmadan ifadesiz bir şekilde dinlersek onu dinleyip dinlemediğimizi, anlayıp anlamadığımızı bilemez ve bu durumdan rahatsızlık duyar. Bunun için karşımızdaki kişiyi anladığımızı belirten sözler sarf eder ve yüz ifadelerimizle onu anladığımızı belirtirsek ilişkinin geliştirilmesine yardımcı oluruz

İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR Bunlardan başka ilişkide bulunduğumuz kişiye "evet" "hayır" şeklinde cevap verilmeyecek şekilde açık uçlu sorular sorarsanız, onun anlattığı ve söylediklerini sadece dinlemekle yetinmeyip özetleyerek tekrarlarsanız, ona isim kartınızı veya üzerine not olan bir kağıt bile olsa bir şeyler verirseniz onlarla ilişkinizi olumlu yönde geliştirmek konusunda önemli adımlar atmış olursunuz.

ALGI Uyaran: Gerek iç dünyadan gerekse dış dünyadan gelen ısı, ışık, ses, basınç gibi fiziksel etkilerin duyu organlarını etkilemesi ve duyum olayının başlamasını sağlayan etmenlere uyaran denir Duyum: Bireyin duyu organları yoluyla iç ve dış dünyadan aldığı uyaranlara duyum denir.

ALGI İletim: İç ve dış dünyadan gelen, duyum eşiği içerisinde duyu organları tarafından fark edilen duyumlar; vücudun her noktasını bir ağ gibi saran ve santral görevi gören sinir sistemi yoluyla direk beyne ve oradaki ilgili merkezlere aktarılır İzlenim: Sinir sistemi tarafından beynin ilgili bölümlerine aktarılan duyumların bazıları düşünce ve idrak sürecine girmeden direkt olarak tekrar sinir sistemi yoluyla uyarana tepki olarak döner Dönüt: Birey elde ettiği duyumların ne boyutta doğru olduğunu ve kargaşadan uzak olduğunu anlayabilmek için elde ettiği duyumları değerlendirme içerisine alır. Değerlendirme süreci sonunda birey elde ettiği duyumlardan dönütler alır. Bu dönüt ne oranda yüksek olursa bireyin nesneye yönelmesi ve ilgisi o oranda artar

Algıya Etki Eden İç Faktörler Bireyin içinde bulunduğu ruhsal durum, Bireyin o andaki beklentileri, Bireyin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerileri, Bireyin o ana kadar elde ettiği tecrübeler, Duyu organlarının sağlık yönünden aktiviteleri algılamayı etkiler.

Algıya Etki Eden Dış Faktörler Yakınlık; uyarıcıların bir zaman dilimi içerisinde birbirine yakın aralıklarla veya peş peşe verilmesi algılamayı kolaylaştırır Benzerlik; uyarıcılar arasında birbirine yakın olanlar daha kolay ve çabuk gruplandırılarak birbirine yakın olduğu için algılaması kolay olur Devamlılık; belirli aralıklarla veya sık sık karşılaşılan uyaranlar duyumların ve algıların kalıplaşmasına neden olur Relatiflik; karşılaştığımız uyaranları bulunduğu ortam içerisinde hep ona göre algılarız

İyi ve sağlıklı bir algılama için Uyaranın şiddetinin duyum eşiğine uygun olması Uyaranın doğru duyu organı tarafından algılanması Uyaranın alıcının beklenti düzeyine uygun olması Uyaranın daha çok görme ve işitme duyu organlarına hitap etmesi Uyaranın alındığı ortamın uygun olmasına

OKUL AİLE İŞBİRLİĞİ

OKUL AİLE İŞBİRLİĞİ Bütün tür ve düzeydeki okullarda öğrenim gören öğrencilerin başarısının artmasında temel anahtarlardan birisidir. Öğrenci başarısının artması,katılım, güdülenme, kendine güven ve davranışların değişmesini sağlamaktadır.

AYRICA ; Çocukların okul ve öğretmenlere karşı olumlu tutumlar geliştirmelerinde aile katılımı temel bir araçtır...

Öğrencilerin bir kısmı okula, Birçok öğretmen, toplumsal ve ailevi sorunların okuldaki öğretim sürecini engellediğini düşünmektedirler... Öğrencilerin bir kısmı okula, beslenmeden, sağlık sorunları, güvenlik ve sevgi gibi temel ihtiyaçları karşılanmamış olarak gelmektedirler...

Öğretmenlerin ailelerle ilgili yakınmalarından birisi de; Ailelerin okula sağladığı desteğin yetersizliği ve okulların amacı ve yapmak istedikleri ile ilgilenmemeleridir.

Ailelerin okul ve öğretmenlerden yakınmaları: Çocuklarına yeterince akademik beceri kazandırılmasında başarısız olunduğu yönündedir... Ayrıca aileler okulları, sorun ve olumsuzluklardan koruyan değil, tanıştıran yerler olarak görmektedirler...

Okul-Aile İşbirliği, Eğitimsel değerlere dayalı olarak,aileleri,öğretmenleri,yöneticileri ve öğrencileri bir araya getirerek eğitim ihtiyaçlarının uygun biçimde karşılanması için, bu grupların birbirlerinden neler bekleyebilecekleri ve birbirlerine nasıl yardım edecekleri konusunda görüş birliği sağlarlar.

Ailelerin Çocuğun Okuldaki Başarısındaki Rolleri, Ailelerin okul ile işbirliğinde ve okul etkinliklerine katılımında bazı rolleri vardır. Bu roller aileler tarafından ne kadar etkili biçimde gerçekleşirse,öğrencilerin eğitiminin niteliği ve okul-aile ortaklığı o kadar artar...

1. Resmi Roller : Aileler okulda düzenlenen toplantılara ve bazı programlara katılırlar. Okulla ilgili formlar doldururlar ve çocuklarının eğitimi için bazı temel yükümlülükleri yerine getirirler.

2 . Evdeki Öğretmen Rolü : Aileler çocukların ev ödevlerine yardım ederler. Çocukların evdeki öğrenme sürecine katkıda bulunurlar. Çocukların doğru çalışma alışkanlıkları geliştirmelerine yardım ederler.

3. Okul Programlarını Destekleme Rolü : Aileler çeşitli gezilere katılırlar. Okulların yıl sonu müsamerelerine yardım ederler. Okula gelir sağlayacak etkinliklere katılırlar. Okulda bazı hizmetler için gönüllü çalışırlar.

Okul Aile Katılımının Engelleri: Ana babaların kendi okul yaşantılarının olumsuzluğu, Ailelerin ekonomik sorunları, Ailelerin okula ayıracak zamanlarının yokluğu, Ailelerin eğitim düzeylerinin düşük olması, Öğretmenlerin olumsuz tutumları, Ev ve okul kültürünün farklılığı,

Okul-Aile İşbirliğinin İlkeleri : Aileler, okulun ve eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmelidir. Katılım çalışmaları okulun temel sorunları üzerinde odaklaşmalıdır. Aile katılımı, ailelerin birbirleri ile etkileşimi ile başlar.

Aile Katılımında Öncelikler; Ailelerin kendi çocuklarının eğitimine katkıları, Ailelerin birbirlerine katkıları, Ailelerin birbirlerinin çocuklarının eğitimlerine katkıları...

Okul-Aile İşbirliğinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar : Okul – Aile işbirliği çok amaçlı, iyi planlanmış ve uzun süreli olarak düzenlendiğinde başarılı olur. Okul – Aile işbirliği çalışmaları hem sorunların çözümü, hem de olması mümkün olan sorunların önlenmesine yönelik olmalıdır.

Okul-Aile İşbirliğinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar : Ailelerin okul etkinliklerine katılımı için mutlaka çok iyi eğitim almış olmaları gerekmez. Okul–Aile işbirliği iyi düzenlendiğinde en çok alt sosyo – ekonomik düzeyden gelen çocuklar için yarar sağlar.

Aile Katılımını Artırmak İçin Öneriler: Ailelerin çocuklarının eğitimi ve okula katılım konusunda ne yapmaları gerektiğini açıkça tanımlayın, Ailelerin katılım çaba ve isteklerini teşvik edin, Aile ve okulun birbirine güvenini teşvik geliştirin,

Aile Katılımını Artırmak İçin Öneriler: Ailelerin evdeki yaşantılarını tanıyın ve yardım edin, Belli konularda becerili ailelerden eğitimde yararlanın.

Aile Katılımını Artırmak İçin Öneriler: Devlet kaynaklarından eğitime ayrılan reel payın her geçen gün azaldığı, buna karşın eğitime ihtiyaç duyan çağ nüfusunun hızla arttığı ülkemizde, ailelerin okulların işlevini yerine getirebilmesi için sağlayacakları ekonomik, toplumsal, kültürel destek ve katkıları büyük önem taşımaktadır.”

Çocukla İletişim Her anne baba kendine güvenen, sorunlarını çözebilen, kendine ve başkalarına saygılı, hak yemeyen, hakkını yedirmeyen, kendiyle barışık, sorumluluk duygusu gelişmiş, atılgan çocuklar yetiştirmek istemektedirler. Çocuklar içinde yaşadıkları iletişim ortamında (aile - okul) biçimlenmektedir.

Çocukla İletişim Bir, üç, altı ve on altı yaşlar bağımsız davranışların öne çıktığı “ben” denilen yaşlardır. Çocuğun “ben” dediği yaşlarda anne baba “biz”e model olabilse, çocuk da olgunlaşıp “biz”e ulaşabilir. Bu hepimizin istediği çocuk tipidir. Ancak çok az insan “biz” bilincine ulaşabilmektedir. Neden?

Kişiliğimizin üç benlik durumu vardır Anne Baba Benlik Durumu Yetişkin Benlik Durumu Çocuk Benlik Durumu

Anne baba benlik durumunda kurallar vardır ve koruyucu ya da eleştirici anne babayı yansıtır.

Yetişkin benlik durumunda gerçekler vardır

Çocuk benlik durumunda ise duyguların ağır bastığı bir benlik durumudur

Bir insan başka biriyle konuşurken Kendi benlik durumlarının birinden, karşısındakinin benlik durumlarından birine doğru konuşur. Burada beklediğimiz ya da öğrenilmesini istediğimiz iletişimdeki iki kişinin yetişkin benlik durumlarını kullanmalarıdır. İnsanların iletişiminde etkili olan o sabit bakış açısında değişiklik yapılmadan davranışta yapılan değişiklikler yüzeysel ve kısa süreli olmaktadır.

Anne babaların hangi bilinçte olduğu Çocukları ile çatışma durumlarında kendini açığa vurmaktadır. Bir çatışma durumunda kişiler çatışma çözme yöntemlerini kullanmaktadırlar

ÇATIŞMA ÇÖZME YÖNTEMLERİ Kazan-kaybet yöntem Baskıcı yöntem Ödün veren yöntemi Demokratik yöntem

KAZAN-KAYBET YÖNTEMİ Büyükler, çocukla aralarında bir çatışma çıkınca ya da onda bir davranışı değiştirmek, ona bir davranışı kazandırmak için ödül ve cezaya başvururlar

BASKICI YÖNTEM Anne babalar güç kullanarak çatışmayı kazanır, çocuklar kaybederler ve mutsuz olurlar

Bu iki yöntemde de Çatışma çözümünde çocuğun katkısı yoktur.Bu nedenle çocukta sorumluluk duygusu ve iç denetim gelişmez. Bağımlı ve isyankâr olur. Büyüğün gücü çocukta ilişkiyi iyice bozan baş etme yöntemlerini oluşturur. Duygular olumsuzdur. Sürekli izleme gerektirir

ÖDÜN VEREN YÖNTEMİNDE büyükler, çocuklarla aralarında bir çatışma çıkınca olay büyümesin diye çocuğun davranışını görmezden gelir ya da çocuğun dayatmasına direnemez ve onun dediğini kabul edip kaybederler. Çocuk anne babaya karşı sürekli bir güç kullanır. Bu ilişkide anne baba mutsuzdur. Her istediğini elde eden çocukta iç denetim ve sorumluluk duygusu gelişmez. Anlayışsızlık, bencillik, iş birliği eksikliği kişilik özellikleri olur. Sürekli kaybeden büyükte çocuğa karşı olumsuz duygular oluşur ve güç kullanarak baş etme yöntemleri geliştirir

DEMOKRATİK YÖNTEMDE Karşılıklı olarak eşit bir ilişki vardır. Burada büyükler ve çocuklar arasında bir çatışma çıkınca her iki taraf birbirinin haklarına, gereksinimlerine saygı duyar ve her iki tarafa da uygun gelebilecek bir çözüme birlikte karar verip uygularlar. Hiç kimse kaybetmeyip herkes kazanır ve mutlu olur. Çocuğa saygı duyulduğu ve düşüncesi alındığı için iç denetim ve sorumluluk duygusu gelişir.

Çocuğu ruh sağlığı yerinde, atılgan bir birey olarak yetiştirilebilmesi için Anne babanın da “biz” bilincinde olması ile gerçekleşebilecektir. Çocuklarımıza “biz bilincinde” olduğumuzu “etkili iletişim” becerilerini kullanarak gösterebiliriz.

Biz bilincinin göstergesi Duyguları tanımak, çocuğu değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmek, sorun olduğunda sorunun kimde olduğunu saptamak, sağlıklı bir iletişime nelerin engel olduğunu bilmek iletişimi bozan engelleri kullanmamaktır

Etkisiz iletişim yolları 1- Emir Vermek, Yönlendirmek Bu iletilerle çocuğumuza doğrudan anne-babanın duygu ve düşünceleriyle davranması iletilir. “Hemen o yemeği bitir!”, “Telefonda konuştuğun yeter artık!”, “Git ders çalış!” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 2-Uyarmak, Göz Dağı Vermek Bu iletilerle çocuk korkmuş ve sindirilmiş olacaktır.”Eğer evin içinde top oynamaya devam edersen, o topu keserim. ”, “Ödevlerini bitirmezsen dışarı bırakmam seni.” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 3-Ahlâk Dersi Vermek Ahlâk dersi içeren iletiler, çocuğa otoritenin ve zorunlulukların gücünü ve doğrunun ne olduğunu göstermektedir. “O diziyi seyretmemelisin.”, “Bütün doğru insanlar böyle davranır.” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 4- Öğüt Vermek, Çözüm ve Öneri Getirmek Çocuğa bağımlı olması gerektiği, kendisinin bir şey yapamayacağı, kendisinin kararlar alamayacağı ve dıştan denetimli olmaları gerektiği iletilmektedir. Çocuğun ne hissettiği, ne düşündüğü ve ne istediğini anlamadan çözüm önerileri getirildiğinde, çocuk anlaşılmadığını hissedecektir.”Neden gidip arkadaşlarınla oynamıyorsun?”, “Elbiselerini yerine koyamaz mısın?” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 5- Öğretmek, Nutuk Çekmek, Mantıklı Düşünceler Önermek Zaman zaman bu iletiler çocuğun herhangi bir sorun yaşamadığı durumlarda kullanıldığında sorun yaratmayabilir. Dikiş dikmeyi öğretmek, ödevlerinde yardımcı olmak gibi. Ama herhangi bir sorun durumunda bu iletiler çocukta yetersizlik duygusu, söylenenlere cevap vermeme, küsme ya da sunulan mantıklı düşünceleri çürütmek için çabalamaya neden olur. “Ben senin yaşındayken .....”, “Kitaplar fırlatılıp atılmak için değil okunmak içindir” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 6- Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak, Aynı Düşüncede Olmamak Olumsuz değerlendirmeler içeren bu iletiler, çocuğu en çok etkileyen mesajları içerir. Çocuk değersiz olduğunu hisseder.” Sen zaten hep böyle yaparsın”, “Şapşal”, “Bir şeyi beceremez misin?” “Sen adam olacaksın da ben göreceğim”, “Kötü çocuklar gibi davranma” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 7- Övmek, Aynı Düşüncede Olmak, Olumlu Değerlendirmeler Yapmak Bu iletiler günlük yaşamda oldukça sık kullanılır. Bir anlamada moral vermek gibi görünür. Çocuğun bir sorunu olmadığında ya da sorun yaratan bir durum olmadığı sürece yararlı da olabilir. Ama herhangi bir sorun durumunda, asıl soruna inilmediği için kızgınlık ya da anlaşılmamışlık hissettirirler. Örneğin, çocuk ödevini yapamadığında “sen akıllı çocuksun, yapabilirsin .” ya da “Sen bunu yapacak kapasitedesin.” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 8- Ad Takmak, Alay Etmek Çocukların benlik imajlarını olumsuz etkiler. “Bebek gibi ağlama”,”Hadi ya”, “Havuç” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 9-Yorumlamak, Analiz Etmek, Tanı Koymak Bu iletilerle çocuğa ben seni senden daha iyi tanırım iletisi verilir. “Çaba göstermediğin için derslerin zayıf.”, “Aslında sen öyle demek istemiyorsun.” gibi.

Etkisiz iletişim yolları 10-Soru Sormak, Sınamak, Çapraz Sorgulama Sorgulamak çocukta güvenilmediği hissi doğuracaktır. Ayrıca sorularla çocuk anne-babasının sorunu çözeceği ya da anne-babasının endişelendiği hissine kapılabilir. “Ne yaptığının farkında mısın?”, Bunu sana kim öğretti?”, “ Neden? Kim? Sen ne dedin? Nasıl?” gibi.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Çocuğunuzu dikkatli ve nazik bir şekilde dinleyin. Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmeyin. Çocuğunuz konuşurken vereceğiniz cevabı hazırlamakla meşgul olmayın.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Çocuğunuz konuşmasını bitirip sizden cevap isteyene kadar, düşüncenizi söylemeyi erteleyin. Çocuğunuzun, ihtiyacı olduğunda onun yanında olacağınızı bilmesine izin verin.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde gazetenizi bırakın, televizyonu kapatın ve dinlemeye hazır olun. Çocuğunuz size önemli bir şey anlatmaya çalışırken telefon konuşması yapmaktan kaçının.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmeniz ya da uyarmanız, çocuğunuzun size gücenmesine ve kızgınlık duygularına neden olabilir ve size olan güven duygusunu zedeleyebilir. Çocuğunuzla konuşurken, gerekmiyorsa başkalarını konuşmanıza katmayın ve mümkün olduğunca çocuğunuzla yalnızken konuşun.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Çocuğunuzla konuşurken fiziksel olarak onunla aynı seviyede olmaya dikkat edin, tepesinden bakmak yerine eğilin ve göz hizasında iken onunla konuşun. Eğer, çocuğunuza kızgınsanız, onunla konuşmak için sakinleşmeyi bekleyin. Aksi halde objektif olamayabilirsiniz.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Çok yorgun olduğunuz zamanlarda çocuğunuzu aktif bir şekilde dinlemeniz zorlaşacaktır. Bu nedenle çocuğunuzla konuşmak için yorgun olmadığınız zamanları seçmeye özen gösterin.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için "Neden öyle olduğunu ya da neden öyle davrandığını" sormak yerine "Ne olduğunu“ sorun. Hakaret içiren ya da aşağılayıcı sözcükler kullanmayın.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için "Ben sözümü bitirdikten sonra konuşacaksın, senin için en iyisinin ne olduğunu biliyorum, sadece söylediğimi yap" gibi cümleleri azaltmaya çalışın, bu tür konuşma biçimi açık iletişimi engeller ve daha sonra çocuğunuzun sizinle açık iletişim kurma olasılığını azaltabilir.

Çocuklar ile etkili iletişim kurabilmek için Konunun çözümü için, çocuğunuzun adım adım bazı tedbirler planlamasına yardım ve öncülük edin. Yaptıklarıyla ya da yapmadıklarıyla onu yargılamayın. Çocuğunuza, onu olduğu gibi kabul ettiğinizi gösterin. Çocuğunuzun sizinle iletişim kurma çabasını destekleyerek açık iletişimin sürdürülmesine yardımcı olun.

İYİ İLETİŞİMİN GETİRDİKLERİ Herkes ne yapması gerektiğini bilir. Herkes, neyi neden yaptığını ve bunun kuruluşun hedeflerine ne kadar uyduğunu bilir. Kaynaklar, doğru zamanda doğru yerlerde kullanılır.

İYİ İLETİŞİMİN GETİRDİKLERİ Verimi artırabilecek tüm fikirler iyi karşılanır ve bunlardan yararlanılır. İnsanlar becerilerini daha çabuk geliştirirler. Sorunlar, kuruluş içindeki bilgi birikimi kullanılarak daha kısa sürede çözülür.

KÖTÜ İLETİŞİMİN GÖTÜRDÜKLERİ İnsanlar ne yapmaları gerektiği konusunda açık bir bilgiye sahip değildir: zaman ve kaynak kaybı. İnsanlar fikir ve becerilerini açıklamazlar: beceri geliştirmede yavaşlık, sorunların çözümünün çok zaman alması.

KÖTÜ İLETİŞİMİN GÖTÜRDÜKLERİ İnsanlar diğerlerinin söylediklerini yanlış anlarlar İnsanlar neyi, neden yaptıklarını bilmezler: yapılan iş üzerinde düşünmeme, bilinç eksikliği. Okul kısa sürede tepki gösteremez ve esnek değildir: velilerde kötü izlenim doğması ve bunun sonucunda gelen öğrenci kaybı. 

ETKİLİ İLETİŞİM

Yüz Yüze (Bire bir ) İletişim : İletişimin büyük bir bölümü başka kişilerle yüz yüzeyken gerçekleştirilir : bilgi almak, öneride bulunmak, başkalarına çalışmaları hakkındaki görüşleriniz söylemek, bütün bunlar bire bir iletişim durumlarıdır. Bire bir iletişim doğru iletişim kurmanın en önemli olduğu alandır. Önce nasıl iletişim kurduğunuzu değerlendirin

İnsanların sizi yanlış anladığına inanıyor musunuz ? K B A Z E N Y R 1 İnsanların sizi yanlış anladığına inanıyor musunuz ? 2 Başkalarıyla konuşurken, anlattıklarınızın ucunu kaçırdığınızı düşünüyor musunuz ? 3 İnsanlar, siz bir şey anlattıktan sonra geri dönüp ek bilgi istiyorlar mı ? 4 Alaycı mısınız ? 5 Yüz yüze görüşmelerden kaçınır mısınız ? 6 Söylemek istediğinizi önceden hazırlar ve konuştuğunuz kişinin anlayacağı şekilde anlatır mısınız ?

Birisiyle konuşurken göz temasını korur musunuz ? 7 Birisiyle konuşurken göz temasını korur musunuz ? 8 Karşınızdakilere söylediklerinizi anlayıp anlamadıklarını sorar mısınız ? 9 Konuşmak için uygun bir zaman ve yer arar mısınız ? 10 İnsanlara onlardan bir şey istemenizin nedenini açıklar mısınız ? 11 Birisine söylemeniz gereken şey zor, karışık ya da her ikisi birden ise söylemeden önce planlar mısınız ? 12 İnsanlara görüşlerini sorar mısınız ?

PUANLAMA Soru 1- 5 Soru 6-12 Sık sık 1 Puan 3 Puan Bazen 2 Puan Seyrek

DEĞERLENDİRME 32’den yüksek : Bire bir iletişim becerilerinizin yüksek olduğu anlaşılıyor. Bazı alanlarda geliştirmeye gerek olabilir 26 – 32 Puan : Bazı becerilerinizin olduğu söylenebilir, ama önemli ölçüde gelişme gösterebilirsiniz. 26’dan düşük : Becerilerinizin bir çok alanda geliştirilmeye ihtiyacı var.

Grupla Yüz Yüze İletişim : Karşınızdakiler veliler yada her gün birlikte çalıştığınız iş arkadaşlarınız olsa da bir grup insanla yüz yüze görüşmek sıkıntı verici olabilir. Ancak aynı anda bir çok kişiye bilgi vermenin yada velilerin belirli bir konudaki görüşlerini almanın en verimli yolu, grupla yüz yüze iletişim kurmaktır.

Bir grupla konuşmak beni gerginleştirir. S I K B A Z E N Y R 1 Bir grupla konuşmak beni gerginleştirir. 2 Bir toplantı yapılacaksa, katılacak olanlara önceden haber veririm. 3 Velilerden bazılarının toplantılara katkısı olmuyor 4 Herhangi bir toplantıda söyleyeceklerimi önceden planlarım 5 Veli toplantılarında bir tek ben konuşurum

Toplantılarda herkese istediği kadar söz veririm. 8 B A Z E N Y R 6 Bir toplantıda bilgi verdikten sonra toplantıda bulunanlar geri dönüp benden ek bilgi, açıklama istemezler 7 Toplantılarda herkese istediği kadar söz veririm. 8 Karışıklığı önlemek için insanların tartışmasına izin veririm. 9 İnsanlara benim görüşlerim dışında fikir belirtmek isteyip istemediklerini sorarım. 10 Konuştuğum her gruba daima aynı muameleyi yaparım.

PUANLAMA Soru 1,3,5,7,8,10 Soru 2,4,6,9 Sık sık 1 Puan 3 Puan Bazen Seyrek

DEĞERLENDİRME 26’dan yüksek : Grupla iletişim becerilerinizin yüksek olduğu anlaşılıyor. Bazı alanlarda geliştirmeye gerek olabilir 20 – 26 Puan : Bazı becerilerinizin olduğu söylenebilir, ama önemli ölçüde gelişme gösterebilirsiniz. 20’den düşük : Becerilerinizin bir çok alanda geliştirilmeye ihtiyacı var.

BİLGİ VERMEK: İnsanlara kendileri hakkında bilgi vermezseniz işlerin iyi ya da kötü gittiğini nereden bilecekler? Velilere yanlış yaptıklarını söylemezseniz kendilerini düzeltip geliştirmelerini nasıl beklersiniz? Motivasyon bakımından da velilerin neyi iyi yaptığını bilmesinde yarar vardır.

S I K B A Z E N Y R 1 Yorumlarımı belirli konularda yoğunlaştırırım. 2 Değerlendirmeler ya da sayılar kullanmak yerine yorumlarımın açık ve öznel olmasına özen gösteririm. 3 Yorumlarımı kişinin öğrencinin dönem sonu performans değerlendirmesi sırasında tartışmak üzere kendime saklarım 4 Eleştirilerimin açıkça anlaşılmasına çalışırım 5 Getirdiğim eleştirileri, öğrencilerin gelişmek için neler yapmaları gerektiği konusundaki önerilerle tamamlarım. 6 Eleştirilerim kişinin gelecekteki potansiyeline değil, geçmişteki performansına dayanır.

S I K B A Z E N Y R 7 Olumsuz yönleri de olsa her zaman olumlu şeyler söylemeye çalışırım. 8 Verdiğim bilgiler konusunda her zaman karşımdakinin görüşünü sorarım. 9 Bir tartışmaya girmek yerine, karşımdakine ileride nasıl davranmasını istediğimi anlatırım. 10 Karşımdakine görüşlerimi iletmeden önce, performansları hakkındaki kendi düşüncelerini sorarım 11 Olumsuz eleştiri yapma durumunda kaldığım zaman zorlanırım 12 Birisi iyi bir iş yaptığında onu överim.

PUANLAMA Soru 2,3,6,9,11 Soru 1,4,5,7,8,10,12 Sık sık 1 Puan 3 Puan Bazen 2 Puan Seyrek

DEĞERLENDİRME 32’den yüksek : bilgi verme becerilerinizin yüksek olduğu anlaşılıyor. Bazı alanlarda geliştirmeye gerek olabilir 26 – 32 Puan : Bazı becerilerinizin olduğu söylenebilir, ama önemli ölçüde gelişme gösterebilirsiniz. 26’dan düşük : Becerilerinizin bir çok alanda geliştirilmeye ihtiyacı var.

DİNLEME BECERİLERİ İletişimin en önemli bölümlerinden birisi de başkalarının söylemek istediklerini dinlemektir. Eğer iyi dinlemezseniz, önemli bilgi parçalarını kaçırırsınız. Çoğu kişi daha ilk birkaç cümleyi duyar duymaz karşılarındakinin ne demek istediğini anladığını sanır. En önemli bilginin en sonda saklı olduğunu unutmayın ve karşınızdakinin sözünü kesmemeye özen gösterin.

S I K B A Z E N Y R 1 Dinlerken karşımda konuşan kişiyle göz temasını korurum. 2 Karşımda konuşanın görünüşü ve tarzı, söylediklerinin dinlemeye deyip değmediği konusundaki fikrimi önemli ölçüde etkiler. 3 Fikirlerimi ve duygularımı karşımda konuşanınkilere uydurmaya çalışırım. 4 “Bütün Tablo” yerine özel ayrıntıları dinlerim. 5 Hem söylenenleri hem de bunların gerisindeki duyguları dinlerim.

S I K B A Z E N Y R 6 Netleşmek için soru sorarım. 7 Konuşmacı sözünü bitirene kadar hakkında yargıya varmaktan kaçınırım. 8 Söylenenlerin tutarlılığını ve mantığını değerlendirmek için bilinçli bir çaba harcarım. 9 Dinlerken, ilk fırsatta neler söyleyeceğimi düşünürüm. 10 En son konuşan kişi olmayı tercih ederim.

PUANLAMA Soru 2,4,9,10 Soru 1,3,5,7,8 Sık sık 1 Puan 3 Puan Bazen Seyrek

DEĞERLENDİRME 26’dan yüksek : Dinleme becerilerinizin yüksek olduğu anlaşılıyor. Bazı alanlarda geliştirmeye gerek olabilir 20 – 26 Puan : Bazı becerilerinizin olduğu söylenebilir, ama önemli ölçüde gelişme gösterebilirsiniz. 20’den düşük : Becerilerinizin bir çok alanda geliştirilmeye ihtiyacı var.

SORUNLARI TARTIŞIP ANLAŞMAYA VARMAK Zor konuları tartışırken temel noktaları ve bir sonuca varma gereğini gözden kaçırmamak önemlidir. Gerçek bir anlaşmaya varmak zor olabilir, çok zamana gerek duyulabilir, ama herkesin aynı amaç için bütün gücüyle çalışmasının getirdiği yarar çeşitli amaçlara varmak için isteksizce çalışmanın sağlayacağı faydadan çok daha büyüktür. Başka insanların istediklerinizi yapmaya zorlamanız kısa dönemde başarı getirse de, uzun dönemde kesin olarak başarısızlıkla sonuçlanır: anlaşma korkutarak değil, herkesin rızasıyla sağlanmalıdır.

S I K B A Z E N Y R 1 Önce kendi düşüncemi açıklar, daha sonra tartışmayı açarım. 2 Hep herkes için yararlı bir sonuç ararım. 3 İyi bir tartışmadan kaçınmam. 4 Çok zamanımı alsa da karşımdakinin kendi sorununu nasıl çözeceğini anlamasına çalışırım. 5 Başka insanların görüşlerini anlamaya çalışırım. 6 İnsanlar sorunlarını anlamak için bana gelirler.

S I K B A Z E N Y R 7 İnsanlara problemlerinin ne olduğunu söylerim. 8 Sadece gerçeklere ve olgulara dayanırım, karşımdakine asla hakaret etmem. 9 Karşımdakini fikrini değiştirmeye zorlamak yerine teslim olmaya hazır olurum. 10 Problem oluşturmamak için tartışmalı konuları asla gündeme getirmem. 11 Önce karşımdakinin düşüncesini açıklamasını isterim. 12 Karşımdaki duygularına kapılırsa onu engellemek için bir şey yapmam.

PUANLAMA Soru 1,3,7,9,10,12 Soru 2,4,5,6,8,11 Sık sık 1 Puan 3 Puan Bazen 2 Puan Seyrek

DEĞERLENDİRME 32’den yüksek : Tartışma becerilerinizin yüksek olduğu anlaşılıyor. Bazı alanlarda geliştirmeye gerek olabilir 26 – 32 Puan : Bazı becerilerinizin olduğu söylenebilir, ama önemli ölçüde gelişme gösterebilirsiniz. 26’dan düşük : Becerilerinizin bir çok alanda geliştirilmeye ihtiyacı var.

ETKİLİ İLETİŞİMİN İLK ADIMLARI : Mesajın kurgulanması Mesajın alıcıya uygun olmasının sağlanması Alıcının hazırlanması Mesajın iletilmesi Mesajın alınması Mesajın yorumlanması Mesajın anlaşıldığından emin olunması

MESAJIN HAZIRLANMASI: Mesajın titizlikle hazırlanması ve alıcılarına uygun biçimde işletilmesi başarının temel koşuludur. İletişimin bu aşamasını göz ardı etmeyin. İyi bir hazırlık iletişimin kolay gerçekleşmesini sağlayacak, mesajınızı almaya hazır olmayan bir alıcının oluşturacağı engelleri ortadan kaldıracak, alıcıya uygun olmayan eksik ya da yanlış bir mesajın iletilmesini önleyecektir. Karmaşık bir konu hakkında bir inceleme ya da basit bir görev hakkında bir bilgi notu hazırlasanız, ilkelerin aynı olacağını unutmayınız “Bana hizmet eden altı dürüst adam var. Bana bütün bildiklerimi onlar öğrettiler. Adları Ne, Neden, Ne zaman, Nasıl, Nerede, Kim” Rudyard Kipling

Öğrencilerinizin verimlilik sorununu tartışmanız gerekiyorsa; NE elde etmek istiyorum; Öğrencilerimden birinin performansında ilerleme kaydetmek istiyorum Bunun yapılması NEDEN gerekli? Çünkü öğrencimin performansındaki düşüklük bütün sınıfı etkiliyor. NE ZAMAN yapılması gerekli? Mümkün olan en kısa zamanda En iyi HANGİ yöntemle yapılır? Öğrencinin performansını arttıracak hedefler ve aşamalar belirleyerek NEREDE? Okulda ve belki de bir eğitim kurumu yardımıyla KİM tarafından? Aramızda (Öğrenci – Öğretmen – Veli – Rehber Öğretmen ) kurulacak işbirliğiyle

MESAJIN ALICIYA UYARLANMASI İleteceğiniz her mesaj alıcına uyarlanmalıdır. Mesajınızı dinleyenlere nasıl ileteceğinizi kesin olarak belirlemeniz gerekir. Sizi dinleyenler zaten görüşlerinize yakın mı duruyorlar yoksa onları ikna etmeniz mi gerekecek ? Mesajın alıcıya uyarlanması aşamasında dikkat edilmesi gereken iki temel nokta bilgi ve iletim tarzıdır

MESAJIN ALICIYA UYARLANMASI BİLGİ : Vereceğiniz ayrıntıların sayısı, alıcının konu hakkında ne bildiğine sıkı sıkıya bağlıdır. Veliler işin nasıl yapılacağının yanı sıra neden yapılması gerektiğini de öğrenmek zorundadırlar.

MESAJIN ALICIYA UYARLANMASI İLETİM TARZI: Sakin ve aşamalı bir yöntem uyguluyor ve her aşamada alıcının konuyu anlayıp anlamadığını kontrol ediyor musunuz? Yoksa tam tersine alıcıya bütün bilgileri bir kerede ve aceleyle mi veriyorsunuz? Gündelik hayattan örnekler vermeye de özen gösteriyor musunuz?

ALICIYI HAZIRLAMAK İletmek istediğiniz mesajı dikkatle düşünün. Alıcı daha önceden hazırlıklı olsa daha mı iyi olurdu? Eğer bunun yararı olacaksa alıcıya haber verin. Önceden haber vermek, alıcılara fikir ve düşüncelerini toparlama ya da size vermelerini istediğiniz bilgileri edinme fırsatını tanır. Hem gönderici hem de alıcıyı toplantı öncesinde gerekli hazırlığı yapmışsa her ikisi de toplantıdan azami yarar sağlayacaktır.

MESAJIN İLETİLMESİ Mesajı iletmek için sözlü yöntem seçilmişseniz, uygun bir ses tonu kullanmaya ve vücut dilinizin mesajınızı desteklemesine dikkat edin. Bunlar sözlerin kendisi kadar önemli olabilir. Göz temasını koruyup açık ve anlaşılır bir biçimde konuşun, sesiniz güvenli ve dostça olsun. Dolambaçlı konuşmayın, asıl konuya girin. Hızlı konuşmayın, alıcının sizi izlediğini kontrol edin. Mesajınız sözlü ile alıcı tarafında algılandığını görmeye çalışın. Mesajınız ne kadar karışıksa, alıcınızın söylediklerinizi anlayıp anlamadığını o denli sık kontrol etmeniz gerekecektir.

MESAJINIZ ANLAŞILDI MI? Mesajınızın doğru iletilip iletilmediğini kontrol etmezseniz onların görüş, fikir ve planlarının sizin istediğiniz yönde gelişmemesi tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. İnsanlar genellikle karşılarındakinin duymak istediklerini düşündükleri şeyleri söylerler.

SONUÇ OLARAK Bir kişiyle yüz yüze konuşmaya başlamadan önce kendinizi iyi hazırlayın. Görüşmeye başlamadan önce aşağıdaki noktaları zihninizde açıklığa kavuşturmaya çalışın.

SONUÇ OLARAK NE elde etmek istiyorum NEDEN yapılmalı NE ZAMAN yapılmalı En iyi NASIL yapılır NEREDE KİM

BİR GRUPLA YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEK Grupla yüz yüze görüşmek, aynı bilgileri tek tek vermekten daha etkin ve daha kolaydır.

Toplantılarda Bilgiler Toplantının neden gerekli olduğunu söyleyin Hedefler Hangi hedefe varmanın hedeflendiğini belirleyin Genel Görevler Genel plan hakkında bilgi verin Özel Görevler Söz konusu hedefleri kişisel görevleri ve aşamalarını ayrıntılı olarak anlatın Zamanlama Başlangıç ve bitiş zamanlarını belirtin, her aşama için hedef zaman belirleyin Soru var mı? Geri bilgilenme aşamasının önemini unutmayın

AKTİF DİNLEME Rahatsız edilmeden konuşabileceğiniz bir yer seçin Konuşmak isteyen kişiye ilgi gösterin Sözünü bitirene kadar dinleyin. Genellikle en son kelimeler önemlidir. Dikkatinizi belli edin: başınızla onaylayın, gülümseyin, göz temasını sağlayın. Tepki ve davranışlarınızla desteğinizi belirtin Göndericinin ilettiği mesajı doğru olarak alıp almadığınızı kontrol edin

AKTİF DİNLEME Harekete geçmeden önce ana noktaları özetleyin ve onaylayın Göndericinin tezine dayanın. Kendi düşüncelerinizi ikame etmeyin. Bulunduğu durumu anlamaya çalışın Ne SÖYLEMEDİKLERİNE dikkat edin, bu da önemli olabilir. Kişisel görüşlerinizin dinlenmenizi engellemesine izin vermeyin Gevşeyin, rahatken daha iyi dinlersiniz

İlk adım ilgili herkesi tartışılması gereken bir problemin varlığına ikna etmektir. İnsanlara neyin yanlış olduğunu söylemek yerine, kendi sorunlarını kendilerinin belirlemelerine yardımcı olmak daha doğrudur. Böyle bir yaklaşım onları varlığına inanmadıkları problemler çıkardığınız kuşkusundan kurtaracak, böylelikle vereceğiniz mesajı anlamamazlıktan gelmelerini engelleyecektir.

KATILIMINIZDAN DOLAYI TEŞEKÜR EDERİM SÜLEYMAN NAZİFŞAN REHBER ÖĞRETMEN