Deneme Ekin Alpaslan 11/B 203.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
PARAGRAF.
Advertisements

DÜZYAZI TÜRLERİ MAKALE DENEME SOHBET FIKRA
1) Gazetelerin ya da dergilerin belli sütunlarında gündelik konuları bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan yazlılardır. Bu türde, yazar ele aldığı.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI
Yazarın herhangi bir konudaki görü ş lerini, kesin kurallara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan.
Zeynep Lal Kırmızyeşil 11C
Tanımı Özellikleri Konuyla İlgili Sorular
Zor insanla başa çıkma yolları
CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER
BİYOGRAFİ- OTOBİYOGRAFİ Doruk Dİlek Serhan Yüce
ANI Öykü Özfırat 11D.
SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİ.
KEREM GUVENTURK CAN DIVITOGLU 11/C
T.C. Erciyes Üniversitesi Ziya Eren Eğitim Fakültesi
Hazırlayan: Ali Akpınar
Hazırlayan: Ali Akpınar
TÜRKÇE / Parçada Anlam PARÇADA ANLAM Ana Düşünce Yardımcı Düşünce.
TÜRKÇE / Düzyazı Türleri ( Eleştiri - Deneme - Söyleşi )
GARİP AKIMI (I. YENİ).
DENEME Yiğit İlkkutlu.
ÖZELİKLERİ VE TEMSİLCİLERİ
6.Sınıf sosyal bilgiler olgu ve görüş
MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER
Öğretici Metinler SOHBET.
Performans Ödevi Ders : Dil ve Anlatım Konu : Makale (Makale Nedir?Makale Çeşitleri Nelerdir ? Makalenin Özellikleri) Öğrenci Bilgileri İsim: Burak.
HAZIRLAYAN:AYSEL BAŞKURT 9/B 255
TÜRKÇE / Düzyazı Türleri
TARTIŞMA TÜRLERİ ~Panel~
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU VE YABAN
ANLATIM TEKNİKLERİ Dört tane anlatım tekniği vardır!!! AÇIKLAMA
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI.
Tanzimat dönemi öğretici metinler
Hazırlayan:Görkem TOPAL Hazırlık-B
ANLATIM YÖNTEMİ BELİRLEME
ÖĞRENCİ ; -BÜŞRA YILDIRIM -10/E -425
GEZİ YAZISI GEZİ YAZISI.
İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 11. SINIF
DENEME.
EDEBİYATIN BİLİMLERLE İLİŞKİSİ-9.sınıf
KOMPOZİSYON TANIMI:  Farklı parçaları, uyumlu ve düzenli şekilde bir araya getirmeye Kompozisyon denir.
ANLATIMA HAZIRLIK.
Düşünceye Dayalı Ve Konusunu Yaşamdan Alan Yazı Türleri
Garipçiler (1. Yeniçiler) Geleneksel şiir anlayışına tepki olarak doğdu Garip atıl kitapta görüşlerini ortaya koymuştur Şiirde her kurala karşı çıkmışlardır.
Düşünceyi Geliştirme Yolları
YAZI TÜRLERİ.
Konuşmaya yakın söyleyişle samimi bir yazı türüdür
ANLATIMDA TEMA VE KONU TEMA KONU Ana Düşünce.
KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ
KONU: Yaşantımız süresince ya bir şeyler okur, bir şeyler yazarız ; ya da bir şeyler dinler, bir şeyler konuşuruz. Bütün bunların ele aldıkları, işledikleri.
ELEŞTİRİ TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ VE TEMSİLCİLERİ Piribeyli Lisesi HAZIRLAYAN: YASİN MAYA 11/TM SINIFI NO:139 Piribeyli Lisesi HAZIRLAYAN: YASİN MAYA 11/TM.
  Bir görüşü savunmak, bir düşünceyi kanıtlamak veya bilgi vermek amacıyla yazılan yazılara makale diyoruz.  Makale bir gazete yazısıdır.  Gazete.
Selanik’te yaşadığı yıllarda şiire başlamış, sonraları Agah Kemal takma adıyla Servet-i Fünun’u destekleyen yazılar kaleme almıştır. Sonraki yıllarda.
GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT GÜZEL SANATLAR İÇİNDE EDEBİYATIN YERİ
CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER DENEME. GENEL ÖZELLİKLER 1.Öğretici metinle bakımından Cumhuriyet döneminde büyük ilerlemeler kaydedilmiştir 2.Cumhuriyet.
Makale ve Deneme Makale nedir? Deneme nedir? Makale ve deneme arasındaki farklar nelerdir?
İBRAHİM ŞİNASİ.
TANZİMAT EDEBİYATI’NIN OLUŞUMU
Ad-Münevver Soy Ad-Topaloğlu No-3412 Sınıf-9/M Ders-Türk Dil Ve Edebiyatı Konu-Makale Öğretmen-Okşan Kaynak-İnternet.
SOHBET (SÖYLEŞİ) Bir yazarın, kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinleştirmeden, okuyucusuyla konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılara.
MAKALE. Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir gerçeği ortaya koymak, bir tezi kanıtlamak veya bir düşünceyi savunmak amacıyla kaleme alınan ve temel öğesi.
Edebiyat,sanat,siyaset,ticaret,spor gibi alanlarda başarılı olan; insanlık adına faydalı işlerde bulunan insanların hayatlarının.
YAHYA KEMAL BEYATLI ( ). Selanik’te yaşadığı yıllarda şiire başlamış, sonraları Agah Kemal takma adıyla Servet-i Fünun’u destekleyen yazılar kaleme.
Alt Başlık. ELEŞTİRİ NEDİR?  Şiir, tiyatro, hikâye, roman, resim, heykel, film gibi bir sanat veya düşünce eserinin, zayıf ve güçlü yönleri göz önünde.
1980 SONRASI MİSTİK DUYARLILIK ŞİİRİ
V. Ünite Sanat Felsefesi ESTETİK.
SOHBET (SÖYLEŞI). SOHBET NEDIR?
Sohbet (Söyleşi).
Sunum transkripti:

Deneme Ekin Alpaslan 11/B 203

Bir yazarın kendi isteğine göre seçtiği herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, kişisel düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş havası taşıyan bir üslupla kaleme aldığı yazılara “deneme” denir. Deneme, yazarın gözlemlediği ya da yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği varlıklarla ya da herhangi bir kavramla ilgili izlenimlerinin belli bir plana bağlı kalmayarak, tamamen kendi kişisel görüşüyle serbestçe yazıya döktüğü kısa metinlerdir.

Deneme yazarı öne sürdüğü düşünceyi doğrulama, ispatlama, kanıtlama kaygısı taşımaz. Denemenin inandırıcılığı, ele alınan konunun içtenlikle anlatılmasından kaynaklanır. Deneme kişiselliğin en fazla öne çıktığı yazı türüdür.

Denemenin Amacı Okuyucuyu düşünmeye yöneltmek, Hayatın gerçeklerini ortaya koymak, Kültür alanındaki değişme ve gelişmeleri fark ettirmek, Birey-toplum ilişkisini dile getirmek vb. Bu türün kesin sınırlarını çizmek oldukça güçtür.

Konularına ve Yazılış Amaçlarına Göre Denemeler Klasik deneme, Edebî deneme, Felsefî deneme, Eleştirel deneme olmak üzere gruplandırılır. İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşama, ölüm, aşk, sanat, felsefe, din, ahlâk, töre, bilim, siyaset vb.) denemenin konusu olabilir. Konuların kişisel bir anlayışla işlenmesi; çeşitli sanatçıların aynı konudaki değişik fikir, zevk ve inanışlarını yansıtması bakımından bu tür önemlidir.

Sanat ve Edebiyat Konulu Denemeler Vedat Günyol: Dile Gelseler Nurullah Ataç: Karalama Defteri, Günlerin Getirdiği Peyami Safa: Sanat Edebiyat Tenkit Mehmet Kaplan: Büyük Türkiye Rüyası Oktay Akbal: Konumuz Edebiyat Sezai Karakoç: Edebiyat Yazıları Hilmi Yavuz: Denemeler Karşı Denemeler Suut Kemal Yetkin: Edebiyat Konuşmaları, Yokuşa Doğru, Düş'ün Payı Behçet Necatigil: Bile Yazdı Melih Cevdet Anday: Yiten Söz Samim Kocagöz: Roman ve Yazarlık Onuru

Dil Konulu Denemeler Mehmet Kaplan: Kültür ve Dil Bu denemeler dil felsefesi, dilin güncel sorunları, eski dil, yeni dil, uydurmacılık, öztürkçecilik, yaşayan dil, konuş­ma ve kültür dili gibi tartışmaları ele alır. Mehmet Kaplan: Kültür ve Dil Nihat Sami Banarlı: Türkçenin Sırları Peyami Safa: Osmanlıca-Türkçe Uydurmaca Ahmet Bican Ercilasun: Dilde Birlik Emin Özdemir: Dilin Öte Yakası

Felsefe Konulu Denemeler Bu gruba giren denemeler, genellikle felsefe eğitimi görmüş ve bu alanda çalışan bilim adamları tarafından yazıl­maktadır.

Karışık Konulu Denemeler Tarih, kültür, gündelik hayat, sanat, uygarlık gibi alanlara ait değişik pek çok konuda deneme yazılabilir. Ahmet Haşim: Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan A. Hamdi Tanpınar: Beş Şehir Cemil Meriç: Bu Ülke, Kırk Ambar Adnan Binyazar: Duyguların Anakarası Selahattin Batu: İnsan ve Sanat Salah Birsel: Kendimle Konuşmalar, Yapıştırma Bıyık, Kediler Sabahattin Eyuboğlu: Mavi ve Kara

Denemeci için konu amaç değil, araçtır; kendi fikirlerini söyleyebilmesi için birer sebep durumundadır. Okuyucunun vereceği tepki konusunda herhangi bir kaygı taşımadan konusunu dilediği şekilde seçer, istediği tarzda işler. Denemeler konuların genellikle derinlemesine işlendiği yazı türleridir.

“Deneme ben’in ülkesidir “Deneme ben’in ülkesidir. Ben demekten çekinen, her görgüsüne, her görevine ister istemez benliğinden bir parça kattığını kabul etmeyen kişi denemeciliğe özenmesin.” Nurullah ATAÇ

Kendisinden önce benzeri yazılar yazılmış olmakla birlikte 16 Kendisinden önce benzeri yazılar yazılmış olmakla birlikte 16. yüzyılda deneme kavramını ilk kez kullanan Fransız yazarı Michel de Montaigne (1533-1592) (Monteyn)'dir. Denemeler adını verdiği yazıları, bir edebiyat türünün adı olmakla kalmamış, benzerlerinin de yazılmasına yol açmıştır.

Montaigne, denemenin ilkelerini şöyle anlatmaktadır: “Herkes önüne bakar, ben içime bakarım; benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım… Bir şey öğretmem, sadece anlatırım.” Bu bağlamda denemenin her cümlesinde yazarın kendisi vardır. Okuyucu ile yazar arasında bir duygu, düşünce ve ruh alışverişi oluşur. Esere hâkim olan unsur, insanın ta kendisidir.

Deneme ve Makale Denemelerde kişisel düşünce yer alır. Söylenenlerin kanıtlanmasına ihtiyaç duyulmaz. Denemelerde ele alınan konular, kesin sonuçlara bağlanmaz. Makalelerde ise bilgi vermek, bir fikri açıklamak ön plandadır. Düşünce yönü ağır basar; kanıtlamaya ve açıklamaya dayanır. Kesin bir sonuca ulaşmak hedeflenir.

Deneme ile Sohbet Deneme türündeki yazılarda da sohbette olduğu gibi içtenlik ön plandadır. Ancak denemedeki içtenlikle sohbetteki içtenlik aynı değildir. Denemelerde daha çok, düşünen insanın kendi dünyasındaki bütünlüğü, hoşgörüyü sağlayan, onu sevimli ve tutarlı kılan içtenlik söz konusudur. Sohbette yazar okur ile konuşur gibi bir anlatımı tercih eder. Böyle yapmakla okuru etkilemeye ve yönlendirmeye çalışır.

Dili doğru ve güzel kullanır. Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder. Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir. Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar. Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır. Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.

Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, öğretici, inandırıcı ve ufuk açıcıdır. Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır. Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır. Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir: Felsefî, sosyolojik, tarihî tema ve olay­ların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyişleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşımla işler.

Batı Edebiyatında Deneme Montaigne'nin "Essais" adlı eseri bu türün ilk örneği olarak kabul edilmektedir. Montaigne'nin denemeleri kilisenin yanlış bir uygulamayla belirli sınırlar içinde izin verdiği düşünce, bilgi, sanat üretimi anlayışına karşı bir tepki hareketi olarak doğmuştur. Onun denemeleri, herhangi bir dine, kitaba, kanuna, toplum kurallarına, geleceğe bağlı olmayan serbest düşünceler olarak ortaya çıkmıştır. İngiliz yazar Bacon, 1597'de denemelerini, "Tokluk veren değil de daha çok tat veren tuz taneleri" olarak tanımlamıştır. O, farklı olmayan başlıklar seçmesine rağmen kıskançlık, zenginlik, diyalog, nesne ve durum değişiklikleri gibi kısa, öz, öğretici ve daha ciddi konulara eğilmiştir. Denemeler adlı kitabında daha çok felsefi düşüncelerini ortaya koymuştur.

Türk Edebiyatında Deneme Klasik Türk edebiyatında münşeat mecmualarındaki yazılar, bir kenara bırakılırsa, deneme türü Türk edebiyatında asıl olarak gazete ile birlikte ortaya çıkmaya başlamıştır. İlk özel gazetenin (Tercüman-ı Ahval) yayın hayatına başlamasıyla beraber gazetelerde çıkan değişik yazılar, zamanla ayrı bir tür olan deneme için zemin oluşturmuştur. Tanzimat'tan itibaren bir süre gazete ve dergilerde musahabe üst başlığı altında deneme benzeri yazılar kale­me alınmıştır. Ahmet Haşim'in Bize Göre ve Gurabahane-ı Laklakan adlı eserlerinde yer alan bazı yazılar Türk edebiyatında deneme türünün ilk örnekleri sayılır.

Deneme Örneği ÖLÇÜ İnsan elinde ne illet var ki, dokunduğunu değiştiriyor; kendiliğinden iyi ve güzel olan şeyleri bozuyor. İyi olmak arzusu bazen öyle azgın bir tutku oluyor ki, iyi olalım derken kötü oluyoruz. Bazıları der ki, iyinin aşırısı olmaz çünkü aşırı oldu mu zaten iyi değil demektir. Kelimelerle oynamak diyeceği gelir insanın buna.Felsefenin böyle ince oyunları vardır. İnsan iyiyi severken de, doğru bir işi yaparken de pekâlâ aşırılığa düşebilir. Tanrının dediği de budur: Gereğinden fazla uslu olmayın, uslu olmanın da bir haddi vardır.Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştırmayan okçudan daha başarılı sayılmaz. İnsanın gözü karanlıkta da iyi görmez, fazla ışıkta da. Platon’da Kallikles der ki, felsefenin fazlası zarardır. Felsefe bir kerteye kadar iyidir, hoştur; faydalı olduğu kerteyi aşacak kadar derinlere gidersek çileden çıkar, kötüleşiriz; herkesin inandığı, uyduğu şeyleri küçümseriz; herkesle doğru dürüst konuşmaya, herkes gibi dünyadan zevk almaya düşman oluruz; kimseyi yönetemeyecek, başkalarına da kendimize de hayrımız dokunmayacak bir hale geliriz; boş yere şunun bunun sillesini yeriz. Kallikles, doğru söylüyor çünkü felsefenin fazlası bizim gerçek duygularımızı körletir; lüzumsuz bir inceleme ile bizi tabiatın güzel ve rahat yolundan çıkarır.(Kitap II, bölüm XXX)Düşüncede saplantı ve azgınlık en açık ahmaklık belirtisidir. Canlılar arasında eşekten daha kendinden emin, daha vurdumduymaz, daha içine kapalı, daha ağırbaşlı olanı var mıdır? Montaigne

http://www. edebiyatogretmeni. org/deneme/ http://edebiyatforum http://www.edebiyatogretmeni.org/deneme/ http://edebiyatforum.com/lise-3-turkce-konu-anlatimi/deneme-ve-ozellikleri.html http://gunayturak.blogcu.com/deneme-turunun-ozellikleri-tarihi-gelisimi-ve-temsilcileri/3053879