ÇOCUKLARDA UYUM SORUNLARI ve TEMEL YAKLAŞIMLAR

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
İLETİŞİM Sendikacı bir misyonun, bir davanın adamıdır, sadece şahsını temsil etmez. Bu nedenle iletişim arızalarından arınmak zorundadır. Selami YALÇIN/
Advertisements

ÖFKEYLE BAŞ ETME.
İLETİŞİM NEDİR?. İLETİŞİM NEDİR? İLETİŞİM: Duygu,düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasıdır. Bu sürecin amacı.
I. ÜNİTE İLETİŞİM VE İNSAN İLİŞKİLERİ KONU ANLATIMI
İLETİŞİM.
ERGANİ DEVLET HASTANESİ EĞİTİM BİRİMİ
SINAVLARA HAZIRLIKTA AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR.
ÇOCUKLA İLETİŞİMDE KULLANILAN DİL.
ÇOCUKLARLA İLETİŞİM NASIL KURULUR?
öğretmen-öğrencİ İletİşİmİ ve etkİn dinleme
İLETİŞİM.
ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ
İLETİŞİM ENGELLERİ.
ANNE-BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ
ANNE-BABA-ÇOCUK İLETİŞİMİ
ERGENLİK DÖNEMİ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ ve AİLE İÇİ İLİŞKİLER
ETKİLİ İLETİŞİM.
ANNE-BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ
REHBERLİK.
HAYATIN İÇİNDEN BAKIRKÖY BELEDİYESİ ANA – BABA OKULU AİLE İÇİ İLETİŞİM
ANNE BABA TUTUMLARI.
KIYMET NECİP TESAL İLKÖĞRETİM OKULU REHBERLİK SERVİSİ
AİLE İÇİ İLETİŞİM VE İLETİŞİM ENGELLERİ
Hazırlayan Psk.Dan.Nazan MUTLU Uzm.Psk.Dan. Sinem TARHAN
En mühim en esaslı nokta eğitim meselesidir
Onları sevdiğinizi ve onların iyiliğini kendi iyiliğiniz kadar önemli olduğuna ilişkin açık bir mesaj verebilirsiniz.
İLETİŞİM Kendimizi anlatma ve karşımızdakini anlama çabası ile sözlü ya da sözsüz olarak kurulan ilişki biçimidir.
AİLENİN OKUL BAŞARISINA KATKISI
İLETİŞİM BECERİLERİ ANNE BABA SEMİNERİ
ETKİLİ ÖĞRETMENLİK NEDİR
SINAV KAYGISI VE BAŞ ETME YOLLARI
ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ
Psk.Danışman/ Rehber Öğretmen: AYÇA USLUER
HOŞGELDİNİZ.
Okul Rehberlik Servisi
AİLE EĞİTİM SUNUSU 7 PATNOS RAM.
Aile İçi İletişim ve Ailelerin Problem Çözme Becerileri
HOŞGELDİNİZ şehitler ilköğretimokulu
ENGELLİLER AİLE VE ÇEVRE
İLETİŞİM ENGELLERİ VE ETKİLİ İLETİŞİM
İLKÖĞRETİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLAR İLE NASIL İLETİŞİM KURULUR?
ETKİLİ İLETİŞİM.
İLETİŞİM BECERİLERİ.
ÇOCUĞUN OKULA UYUM BAŞARISINI ARTTIRMAK İÇİN VELİYE DÜŞEN GÖREVLER
SEMİNERİMİZE HOŞ GELDİNİZ
Şenay ERTÜRK Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen.
AİLE İÇİ İLETİŞİM Psikolojik Danışman: ŞAHİN AKAY HOŞGELDİNİZ
İLETİŞİMİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER
Kaygı Nedir? Nedeni belirsiz korkuya kaygı denir. Kaygıda korkudan farklı olarak fiziksel açıdan tehdit eden bir uyaran söz konusu değildir. Kaygı.
ERGEN ÇOCUĞUNUZLA ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ-II
AİLE İÇİ ETKİLİ İLETİŞİM
HOŞGELDİNİZ.
REHBERLİK SERVİSİNİN TANIMI VE İLKELERİ
ÖZSAYGI VE ATILGANLIK.
EBRU İNCE REHBER ÖĞRETMEN VE PSİKOLOJİK DANIŞMAN
Korku, boyun eğme yaratabilir; Söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini“denemeye”yol açar; Gücenme, kızgınlık,
DİĞER TUTUMLAR.
HOŞ GELDİNİZ En mühim en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı yüksek bir cemiyet hâlinde yaşatır, ya da bir.
İLETİŞİM.
İletişim Araş. Gör. Dr. Çağatay Haşim YURTSEVEN KTÜ Tıp Fakültesi Aile hekimliği AD
İLETİŞİM NEDİR?. İLETİŞİM NEDİR? İLETİŞİM: Duygu,düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılmasıdır. Bu sürecin amacı.
Engelli çocuğun kardeşlerinin tepkileri
EYVAH ÇOCUĞUM ARTIK ERGEN!
Candan G. TEKİN Psikolojik Danışman
Sağlık Bilimleri Fakültesi
SOSYAL UYUM GÜÇLÜĞÜ OLAN BİREYLER. Tanım ve Sınıflandırma Sosyal Uyum: Bireyin aynı anda çevresindeki değişiklikleri algılaması, yeniliklere uyum sağlaması,
ÇOCUKLARDA UYUM SORUNLARI ve TEMEL YAKLAŞIMLAR
Sağlık Bilimleri Fakültesi
MOTİVASYON ve FARKINDALIK
Sunum transkripti:

ÇOCUKLARDA UYUM SORUNLARI ve TEMEL YAKLAŞIMLAR Prof.Dr. Binnur Yeşilyaprak Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi (Türk PDR-DER Başkanı) Ankara-2006

ÇOCUKLARDA UYUM SORUNLARI UYUM NEDİR? UYUMSUZLUK NEDİR? “Psikolojik sağlık” hangi kriterlere göre tanımlanır? Uyumsuzluk Uyum

Çocukluktaki ruhsal sorunlar (Yörükoğlu, 1983) Davranış bozuklukları: Sürekli hırçınlık Sinirlilik, geçimsizlik, kavgacılık Okuldan kaçma, kuralları çiğneme Yangın çıkarma, zorbalık… vb. Davranış bozuklukları, çocuktaki iç çatışmaların, huzursuzlukların davranışa yansıtılması ile ortaya çıkar. Bu çocukların çevreleri ile ilişkileri sürekli olarak gergin ve sürtüşme halindedir.

Duygusal bozukluklar Korkular, kuruntular, kaygılar Saplantılı düşünceler Uyku bozuklukları Kekemelik Tik (seyirce) ler Bu kümede yer alan sorunlar, çocuğun çevresinden çok, kendini tedirgin eden sorunlardır. Çocuk, iç sorunlarını dışa yansıtmaktan çok, kendisine yöneltmiştir.

Alışkanlık bozuklukları Parmak emme Tırnak yeme Masturbasyon Altını ıslatma Dışkı çıkarma Bu bozukluklar, bazı alışkanlıkların düzensizliği ile ilgili belirtilerdir.

Ağır ruhsal bozukluklar Psikozlar Şizofreni Bunlar ileri derecede uyumsuzluk olarak nitelendirilebilecek ruh hastalıklarıdır. Çocuğun uyumu her alanda, tümüyle ve sürekli bir şekilde bozulmuştur.

Çocuklarda Görülebilen Uyumsuzlukların Nedenleri Kalıtımsal etkenler (Genetik yapı, organik nedenler… vb.) Çevresel etkenler doğum öncesi doğum esnasında doğum sonrasında

Ailenin yapısı Aile-içi ilişkiler Yanlış ana-baba tutumları Olumsuz ev yaşantıları Evdışı çevredeki olumsuzluklar Travmatik yaşantılar Yanlış rol modelleri, olumsuz öğrenme yaşantıları ……….

Çocuklarda Görülebilen Uyumsuzluklar Nasıl Değerlendirilmelidir? Çocuğun gelişim dönemi ve özellikleri dikkate alınmalıdır. Uyumsuz davranış belli bir döneme özgü, geçici bir belirti midir? Belirtinin sıklığı ve gücü de bir başka ölçüt olarak kullanılabilir. Davranış oldukça seyrek ve hafif bir belirti midir? Uyumsuz davranışın başka hangi belirtilerle bir arada görüldüğü dikkate alınmalıdır. Davranışa eşlik eden başka ne gibi belirtiler bulunmaktadır? Çocuğun sorunlarını nasıl ifade ettiği incelenmelidir? Sorunlarını dışa mı yansıtıyor, yoksa içine mi atıyor?

Çocuğun geçmişteki uyumu ve olumlu nitelikleri incelenmelidir. Çocuğun durumu, becerileri, özel yetenekleri, toplumsal ilişkileri yönünden ne gibi göstergeler var? Çocuğun yaşamındaki değişiklikler, olumlu/olumsuz önemli yaşantılar dikkate alınmalıdır. Uyumsuz davranış, bir olaya bağlı olarak mı ortaya çıktı? Çocuğun davranışına ilişkin çevresinin tepkisi incelenmelidir. Çocuk, bu davranışı karşısında çevreden nasıl bir tepki almaktadır? Tüm bu yönlerden; gözlem yap Sorunlu davranışı incele Davranışı bilgi topla Tanımla değerlendir

Gerçeklik Terapisi (W.Glasser) “Her davranış bir hedefe yöneliktir ve maksatlıdır.” Davranışlarımız ihtiyaçlarımızı karşılamaya yöneliktir. İhtiyaçlar karşılandığında DENGE kurulur, UYUM sağlanır. İhtiyaçlar karşılanmadığında DENGESİZLİK söz konusudur ve UYUMSUZLUK ortaya çıkar.

İhtiyaçlarımızın farkında mıyız? Statü, Saygınlık, Tanınma Gruba Ait Olma, Sevme-Sevilme Güvenlikte Olma Fizyolojik-Bedensel İhtiyaçlar Kendini Gerçekleştirme Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi

Çocuk ve ergenlerde temel ihtiyaçlar nelerdir? Ait olma : Diğerlerini sevme ve bağlanma Güçlü olma : Kişisel güce ve yeterliğe ulaşma Özerklik : Özgür olma ve kendini yönetme Eğlenme : Yaşamdan keyif alma, eğlenerek yaşama Çocuk/ergen bu ihtiyaçlarını karşılayacak davranışlar SEÇER ve bu davranışlar ihtiyaçlarını karşılıyorsa DOYUM elde eder, kendini güçlü hisseder ve başarılı bir kimlik geliştirir.

Çocuk/ergenin temel ihtiyaçlarını karşılama yolları nelerdir? Ait olma ihtiyacı: Çocuğu sevin, sevdiğinizi gösterin, ifade edin, onu yaşantılarınıza ortak edin, duygu ve düşüncelerinizi paylaşın, ona işbirliği yapma fırsatları sağlayın. Güçlü olma ihtiyacı: Ona başarılı olabileceği görevler verin, başarısını fark edin, güçlü yönlerini övün, ona değer verin. Özerklik ihtiyacı: Kendisi ile ilgili kararlar alma hakkı tanıyın, kararlara onu katın, görüşünü alın, kendisi ile ilgili sorumluluk verin. Eğlenme ihtiyacı: Gülmek, neşelenmek için fırsatları değerlendirin. Oyun ve eğlencenin onun hakkı (gelişim görevi) olduğunu unutmayın!..

Davranışın 4 bileşeni nedir? Eylem (yürümek, konuşmak… vb.) Düşünmek (muhakeme, düş kurma… vb.) Hissetme (sinirlenme, üzülme… vb.) Fizyolojik (terleme, kızarma… vb.)

Davranışı somut olarak gözlemek ve değerlendirmek. Uyumlu ya da uyumsuz davranışlarını tanıyor muyum? İhtiyaçlarını hangi durumlarda nasıl karşıladığının ve hangi tepkileri ortaya koyduğunun farkında mıyım?

İhtiyaçları tatmin etmek için iki şeyi bilmek önemlidir: Etrafımızda neler olup bitiyor? İçimizde neler oluyor? Sahip olduğumuz ile istediğimiz arasında çelişki varsa UYUMSUZLUK ortaya çıkar. Bulunduğum ortamda ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsam, çevreyi nasıl kontrol edebilirim? Uyumsuz/patolojik davranış bir tür çevreyi kontrol etme yoludur. Amacına ulaşıyorsa devam eder.

Davranışa odaklaşın (W.Glasser, Gerçeklik Terapisi) Şu anki davranışı nedir? Ne/ler yapıyor? Hangi durumlarda yapıyor? Ne zaman yapıyor? Ortaya çıkma biçimi nedir? Nasıl yapıyor? Ne kadar sürüyor? Nasıl sona eriyor?

Davranışı anlamaya çalışın: Bu davranışın amacı nedir? Ne istiyor? Bu amaç hangi ihtiyaca yöneliktir? Hedefi nedir? Çevreyi/durumu nasıl algılıyor? Bu davranış ile çevreyi kontrol etmeyi başarmakta mıdır? Onun algı çerçevesinden durumu değerlendirebiliyor muyum?

Kendi tepkinizi inceleyin: Çocuğun davranışı karşısında nasıl tepki veriyorsunuz? Bu davranışı yaptığında; duygunuz ne? düşünceniz ne? davranışsal tepkiniz ne? Çocuğun davranışını (farkında olmadan) pekiştiriyor musunuz?

Davranışı değiştirme Gerçekle yüzyüze gelme Gerçeği doğru algılıyor muyum? Sorumlu davranış Sorumluluğu üstleniyor muyum? Sevgi ve değer (katılım) Kendisini ifade fırsatı verme Etkin dinleme Birlikte karar alma Planlama Etkili olan davranışlara devam etmek Sabırlı ve tutarlı sürdürmek

Adleryan Terapi (A.Adler) Her birey gerçeği kendine özgü algılar. Çocuk, gerçekliği özgün ve yaratıcı biçimde algılar. Algılamasına göre yaşam anlamını belirler. Çocuk anlamı; kendine diğerlerine durumlara atfeder. Buna göre davranır ve böylece kendine has bir “yaşam sitili” oluşur. Bu yaklaşım ile bazen uyum elde eder, bazen de uyum gösteremez.

Çocukluk dönemindeki “ilk deneyimler”, çocuğun kendisi, diğerleri ve olaylar hakkında anlam oluşturduğu “kritik yaşantılar” dır. İlk deneyimler, çocuğun o andaki ve gelecekteki hedeflerinin oluşmasında önemlidir.

Uyumsuz davranışları değiştirme Çocuk ile iyi ilişki kurma Onu rahatsız eden durumları ortaya çıkarmak İlk deneyimlerin yeniden gözden geçirilmesi Sosyal ilgiyi geliştirme Küçüklük duygusunu azaltma, çaresizliğin üstesinden gelme Yaşam stilini, algılarını, hedeflerini değiştirme Değişim için çocuğun gayreti, cesareti, yaratıcılığını destekleme Yeni hedefler oluşturmasını cesaretlendirme

Rogers (1980), İnsancıl Yaklaşım; Eğer insanların işine karışmazsam, onlar kendi başlarının çaresine bakarlar… Eğer insanlara hükmetmezsem, onlar kendilerini idare ederler… Eğer insanlara öğüt vermezsem, onlar kendilerini geliştirirler… Eğer insanları zorlamazsam, onlar kendi kendileri olurlar…

İLETİŞİM ENGELLERİ Emretme, yönetme “Yapman gerekir…” “… yapacaksın” “yapmak zorundasın…”

Korku ya da aktif direnç yaratabilir; Söylenenleri tersine “denemeye” davet edebilir; İsyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir.

Uyarma, tehdit etme (göz dağı verme) “…yapamazsın…olur” “Ya yaparsın, yoksa…”

Korku, boyun eğme yaratabilir; Söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini “denemeye” yol açar; Gücenme, kızgınlık, isyankârlığa neden olabilir.

Ahlak dersi verme, vaaz etme “…yapmalıydın” “senin sorumluluğun” “…şöyle yapmak gerekir”

Zorunluluk ya da suçluluk duyguları yaratır; Çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir (“Kim demiş?”)

Öğüt verme, çözüm getirme, fikir verme “Ben olsam…” “Neden…yapmıyorsun?” “Bence…” “Sana şunu önereyim…”

Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder; Çocuğun sorunu bütünüyle düşünüp, değişik çözümler getirip seçenekleri denemesine engel olur; Bağımlılık ya da direnme yaratabilir.

Mantık yoluyla inandırma, tartışma “İşte bu nedenle hatalısın…” “Olaylar gösterir ki…” “Evet, ama…” “Gerçek şu ki…”

Savunucu tutumları ve karşı koymayı kışkırtır; Çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine ve artık dinlememesine yol açar; Çocuğun kendini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir.

Yargılama, eleştirme, suçlama “Olgunca düşünmüyorsun…” “Sen zaten tembelsin…”

Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme, anlamı taşır; Çocuğun olumsuz bir yargıya hedef olma ya da azarlanma korkusuyla iletişimi kesmesine yol açar; Genellikle çocuk yargı ve eleştirileri gerçek olarak algılar (“ben kötüyüm!”) ya da karşılık verir (“Siz de daha mükemmel değilsiniz!”)

Övme, görüşüne katılma, teşhis koyma “Çok güzel!...” “Haklısın, o öğretmen berbat birine benziyor” “Bence harika bir iş yapıyorsun…”

Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder; İstenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir; Çocuğun öz-imgesi (kendini algılayışı) ile övgü uygun değilse çocukta kaygı yaratabilir.

Ad takma, gülünç duruma düşürme “Koca bebek…” “Hadi bakalım süpermen” “Geri zekalı!” “Hadi sen de sulugöz!”

Çocuğun kendini değersiz hissetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yol açabilir; Çocuğun öz-imgesi üzerinde çok olumsuz etkileri olabilir; Genellikle olumsuz karşılık vermeyi teşvik eder.

Tahlil etme, teşhis koyma “Senin derdin nedir biliyor musun?” “Herhalde çok yorgunsun” “Aslında sen öyle demek istemiyorsun”

Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarısızlık duygusu uyandırabilir; Çocuk kendini korumasız, kıstırılmış hisseder, kendisine inanılmadığı kanısına varabilir; Çocuk, yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi keser.

Güven verme, teskin, teselli etme “Aldırma… Boşver, düzelir…” “Hadi biraz neşelen…” “Zamanla kendini daha iyi hissedersin…”

Çocuğun kendini “anlaşılmamış” hissetmesine neden olur; Kızgınlık duyguları uyandırır (Size göre kolay tabii!”) Çocuk genellikle mesajı “Kendini kötü hissetmen doğru değil” biçiminde algılar.

İncelemek, araştırmak, soruşturmak “Neden?... Kim?...Sen ne yaptın?...Nasıl?…”

Sualleri cevaplama genellikle eleştiri veya zorunlu çözüm getirdiğinden, çocuklar genellikle hayır demeye, yarı-doğru cevap vermeye, kaçamağa yönelir veya yalan söylerler; Sualler genellikle sual soranın nereye varmak istediğini açıklamadığından, çocuk korku ve endişeye kapılabilir; Ailenin endişelerinden doğan sorulara cevap vermeye çalışan çocuk kendi sorununu gözden kaçırabilir.

Konu değiştirme, işi alaya vurma, şaka yolu, kendine çekme “Daha güzel şeylerden konuşalım…” “Sen neden dünyayı yönetemiyorsun?”

Yaşamın güçlükleriyle savaşmak yerine, onlardan kaçınmak gerekli mesajını ima edebilir; Çocuğa sorunlarının önemsiz, saçma sapan ve geçersiz olduğu anlamını verebilir; Çocuk bir güçlükle karşılaştığında açık davranmaktan çekinebilir.

Çocukla sağlıklı iletişim kurun: ENGELSİZ!

DİĞER SLAYLARDAN TÜRK PDR-DER TEŞEKKÜR SLAYTI KOYULACAK TÜRK PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK DERNEĞİ İZLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDER