Kendimizi evlenince, bir bebek sahibi olunca, sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır. Sonra çocuklarımızın yeterince yetişkin.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
TÜRKAN YÜKSEL Tıkır Top.
Advertisements

KELİME TÜRLERİ ZARFLAR.
MURATHAN MUNGAN'DAN Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir.
ASIL EKSİKLİK Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti. Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.
Dale Carnegie “ Dost kazanma Ve İnsanları Etkileme sanatı”
Çelik irade ve boyun eğmeyen kafa
…Bu sunuda anlatılan olaylar gerçekten yaşanmıştır…
Kırk Satır.. Ziya Levent Topçuoğlu.
BOŞANMA SEBEBİ.
BAŞARI VE MUTLULUK Ramazan BERKEBAN Psikolojik Danışman
Yardımlaşma; Yapılması gereken bir şeyi bir kaç kişinin birlikte yapmasıdır. İnsanların tek başına üstesinden gelemeyeceği görevleri grupça yardımlaşarak.
Ilk göz ağrım.
ŞİMDİ SEN YOKSUN YA…?! Sesli İzleyin..
BİR KADINI BEKLEMEK ATAOL BEHRAMOĞLU
“Mutlu Olabilmek İçin İpuçları” Özgür ŞAHİN / kendinigelistir.com.
Büyük taşlar Önemli işler
Türkçe Öğretmenliği 2. Sınıf (Gündüz)
Öğrendikçe mi büyürüz,yoksa büyüdükçe mi öğreniriz?
(BELİRTEÇ) ZARF.
aynı anda aynı sessiz geceye doğru “içim sıkılıyor” demişizdir …
İngilizceden çeviri : Orkideler İngilizceden çeviri : Müzik: Autumn Rose.
TIKANDI BABA Seval KEMERTAŞ tarafından düzenlenmiştir.
Durum çalışması: birçok sorusu ve az cevabı olan bir kadın girişimci.
Sevgili günlük, Bugün çok yoruldum. Neden mi bugün hem eğlendik hem öğrendik… Merak mı ediyorsun? Peki anlatayım…
Temel, arkadaşıyla yolda giderken elindeki çakısıyla parmağını kesti
10. Sınıf 9 nolu kazanım etkinliği
Altın Kurallar 1- Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.
FEN VE TEKNOLOJİ VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM TEKRAR.
Pes ettim... Daldaki yapraktım yaşamda, Hayat denilen ağacın dallarından, En yalnız olanında bir küçük yaprak, Yalnızdı üzerinde bulunduğum dalım,
ANASINIFI YAZ TATİLİ ÖDEVİ
Bir yaz günü üçgen tek başına parkta oynuyordu.
KAZANIMLAR : 1. Sevmenin ve sevilmenin bir ihtiyaç olduğunu fark eder.
…Bu sunuda anlatılan olaylar gerçekten yaşanmıştır…
CÜMLEDE ANLAM Cümle anlamı, verilen bir cümlenin anlamını bulup ifade edebilmekle ilgilidir. Yani bir cümleyi aynı anlama gelecek şekilde biraz daha farklı.
HüLYaMa Hülyaların hep gerçek olsun Üzüntüler senden çok  çok uzak dursun Lacivertler düşmesin yüreğine Yaşamın hep beyaz gül olsun Arkadaşım,canım dostum,bacım.
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU …
ANNELER BABALAR/ÇOCUĞUNUZ SINAVA GİRİYOR …. Çocuklarımızı çok severken kişisel isteklerimizin, beklentilerimizin onlar için belki de aşırı bir yük olacağını.
BABALAR VE KIZLARI.
SORULAR.
Tanrım!Huzurundayım ve çok mutluyum. Senden rütbe,servet ve şöhret istemiyorum
ZARFLAR (BELİRTEÇ) Burak SÖKÜCÜ
CÜMLEDE ANLAM 1.SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde küçümseme anlamı vardır? A.Bütün gün uğraştım ,ödevlerimi hala bitiremedim B.İnsanlara zor zamanlarında.
40 Yaşımda ben….
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
İLETİŞİM BECERİLERİ KARATAY REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ.
Tıkır Top
SINAV KAYGISIYLA BAŞETME YOLLARI
TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA Güzel bir ilkbahar günüydü.
SINAV KAYGISI.
CÜMLEDE DE ’NİN YAZIMI.
SEVGİ ZENGİNLİK BAŞARI
MEHMET EKİCİ REHBER ÖĞRETMEN
ÜŞENGEÇ YENGEÇ.
KÜL KEDiSi-SINDRELLA Hazırlayan: Emine KOÇAK- 7/A
DÜRÜSTLÜK BİR ERDEMDİR
Çelik irade ve boyun eğmeyen kafa
ASIL EKSİKLİK.
ÖZEL MÜZEYYEN ÇELEBİOĞLU
TAKIM RUHU 11-A.
BOŞANMA SEBEBİ.
Bunu okumak sizi herhangi bir borç yükü altına sokmayacaktır.
SBS - AİLELERE ÖNERİLERİMİZ ERHAN BUDAK (Psikolojik Danışman)
Bilal BİLGİN - Gazi Anaokulu- Rehber Öğretmeni
DÜZENLİ OLMAK.
Güzellikle yaşlanmanın yaşlanmanınsırrı Emekli dostlarıma Cool.
 Adların yerini çeşitli yönlerden tutan sözcüklerdir. İzmir’de doğdum; ama yıllardır oraya gitmedim. Bu cümlede, “İzmir” adını tekrar etmemek için, bu.
Kendimizi evlenince, bir bebek sahibi olunca, sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır. Sonra çocuklarımızın yeterince yetişkin.
MURATHAN MUNGAN'DAN Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir.
Kendimizi evlenince, bir bebek sahibi olunca, sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır. Sonra çocuklarımızın yeterince yetişkin.
MURATHAN MUNGAN'DAN Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir.
Sunum transkripti:

Kendimizi evlenince, bir bebek sahibi olunca, sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır. Sonra çocuklarımızın yeterince yetişkin olmadığını düşünerek bunalırız ve onlar büyüdüklerinde bunun da iyi olacağını düşünürüz. Sonra büyürler ve biz yine bunalırız, çünkü onlarla didişmemiz gerekir. Şu delikanlılık çağını atlatsalar daha mutlu olacağız tabii. Eşimiz başarsa, bir arabamız ya da daha iyi bir arabamız olsa, tatile çıksak, sonunda emekli olsak yaşamın daha iyi olacağını düşünürüz. Gerçek şu ki, mutlu olmak için şu andan daha iyi bir an olamaz. Öyle değilse, ne zaman? Yaşamınız hep güçlüklerle dolu olacak. Olduğu kadar çok kabullenip herşeye karşın mutlu olmaya karar vermek en iyisi.

Uzun bir süre yaşam yeni başlayacak sandım. Gerçek yaşam. Fakat yolda hep bir engel vardı; bitirilecek bir iş, aşılması gereken bir sıkıntı, tanınacak bir zaman, ödenecek bir fatura. Sonra başlayacaktı yaşam. Sonunda anladım, bu engeller yaşamın kendisiydi. Bu bakış açısı, benim mutluluğa bir yol olmadığını anlamama yardımcı oldu. YOL, mutluluğun kendisi idi. Yani, her anın tadını çıkarın. Mutlu olmaya karar vermek için, okulun bitmesini, okula geri dönmeyi, beş kilo kaybetmeyi, beş kilo almayı, işe başlamayı, evlenmeyi, cuma gecesini, pazar sabahını, bir araba almayı, araba yenilemeyi, ev ipoteğinizin bitmesini, ilkbaharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini ya da on beşini, radyoda melodinizin çalınmasını, ölmeyi ya da yeniden doğmayı beklemeyin.

Mutluluk bir yolculuktur, bir varış noktası değil. Mutlu olmak için en iyi zaman… ŞİMDİ! Anı yaşayın ve doya doya tadını çıkarın. -Yazar bilinmiyor. Şimdi, aşağıdaki soruları düşünüp yanıtlamaya çalışın: 1 – Dünyadaki en zengin 5 kişinin adını söyleyin. 2 – En son seçilen 5 Dünya Güzelinin adlarını söyleyin. 3 – Son 10 Nobel Ödülünü kimler kazandı? 4 – En iyi erkek oyuncu Oscar ödülünü en son hangi 10 oyuncu aldı?

Yapamadınız mı? Zor, değil mi? Tasalanmayın, hiç kimse bunları anımsamıyor. Alkışlar söner! Ödüller tozlanır! Kazananlar çabuk unutulur. Şimdi de şu soruları yanıtlayın: 1 – Eğitiminize katkıda bulunan 3 öğretmeninizin adını söyleyin. 2 – Gerektiğinde yanınızda olmuş 3 dostunuzun adını söyleyin. 3 – Size özel olduğunuzu hissettiren birkaç kişi düşünün. 4 – Birlikte zaman geçirmek istediğiniz 5 kişinin adını söyleyin. Yapabildiniz mi? Daha kolay, değil mi? Yaşamınızda anlamı olan kişiler, “en iyi” olarak dereceye girmiş, en çok parası olan, en büyük ödülleri kazananlar değil… Sizi seven, sizi gözeten, ne olursa olsun yanınızda olanlar. Bir an düşünün. Yaşam çok kısa! Ya siz, hangi listedesiniz? Bilmiyor musunuz?

Dur biraz yardım edeyim. Sen en “ünlü” değilsin, ama bu iletiyi göndermeyi düşündüğüm birisin… Bir süre önce, Seattle Olimpiyatlarında, zekaca veya vücutça engelli dokuz atlet, 100 metrelik bir yarışın başlama noktasında duruyorlardı. Tabanca atıldı ve yarış başladı. Hepsi koşmuyordu, ama herkes katılmak ve kazanmak istedi. Üçlü gruplar şeklinde koşuyorlardı. Bir çocuk takıldı ve düştü, bir iki yuvarlandı ve ağlamaya başladı. Diğer sekizi onun ağladığını duydu. Yavaşlayıp arkalarına baktılar. Durdular ve geri geldiler... Hepsi de… Down’s Sendromu hastası bir kız, çocuğun yanına oturdu, sarıldı ve sordu: “Şimdi kendini daha iyi hissediyor musun?” Sonra, dokuzu birlikte omuz omuza bitiş çizgisine yürüdü. Kalabalık ayağa kalktı ve alkışladı. Alkışlar uzun süre devam etti…

Bu olaya tanık olanlar hala bunu anlatıyor. Niçin? Çünkü yüreğimizin derinliklerinde hepimiz biliyoruz ki, yaşamda en önemli şey kendimiz için kazanmanın ötesindedir. Yaşamdaki en önemli şey diğerlerinin kazanmalarına yardım etmektir. Bu yavaşlayıp kendi yarışımızı değiştirmek anlamına gelse bile. Bu e-postayı göndererek belki kendi yüreğimizi de başkasının yüreğini de değiştirmeyi başarabiliriz… Bir mum, diğerini yakmak için kullanıldığında hiç bir şey kaybetmez.” Peki, neye karar verdin? Atacak mısın, yoksa gönderecek misin?