İYİLİK.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
TÜRKAN YÜKSEL Tıkır Top.
Advertisements

Bir yönetim ne zaman çöker?
KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ.
Küçük bir jest….
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı
Kedilerin görevleri 1.
Tarafından yayınlanmaktadır
KISSADAN HİSSELER.
Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
BİR ÖYKÜMÜZ VAR.
ADLARIN YERİNE KULLANILAN KELİMELER “ADIL”
GÖZLERİN(Nazım Hikmet)
PAMUK PRENSES YEDİ CÜCELER
Şerife duran bilmeceler
ZAMİRLER.
Hayatla yüzleşmeyi dene!
Vaktiyle bir Keloğlan varmış… Bütün ailece çiftlikle meşgul olurlarmış
Biraz moral bulalım.
SLAYTI MUTLAKA SESLİ İZLEYİNİZ… İYİ SEYİRLER…
1/10 Zamir A B C D Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamir olan kelime, nesne görevindedir? Bahçede hepimiz oturuyorduk. Sınıfta kimseyi bulamadı. Hayatı.
ÇOCUK MASALLARI HAZIRLAYAN: SİBEL KIRMACI
Anneme Mektup Ben bu gurbete ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece.
TIKANDI BABA Seval KEMERTAŞ tarafından düzenlenmiştir.
ZAMİRLER.
Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş
Sevgili günlük, Bugün çok yoruldum. Neden mi bugün hem eğlendik hem öğrendik… Merak mı ediyorsun? Peki anlatayım…
(Rehberlik Danışmanı)
EKLER.
Bir yönetim ne zaman çöker? Bir ibret vesikası.
Adam ve hayattaki tek arkadası olan köpeği
Gaye bir köyde yaşardı. Onun keçileri vardı. Keçilerini çok severdi
Can Baba’nın anısına, saygıyla...
DiŞ DOKTORU Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın:
ÜÇ İHTİYAR MİSAFİR ÖYKÜSÜ
İP HİKAYESİ.
ÜNİTE 2:İBADET KONUSUNDA BİLGİLENELİM
ZAMİRLER (ADILLAR). ZAMİRLER (ADILLAR) Bu konuda seni uyarmıştım. Şunları bahçeye bırakır mısın? Aşağıdaki cümlelerdeki zamirleri bularak türlerini.
Etkili İletişime Giriş
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU …
Sarı Yumak ile Kara Yumak arkadaş olmuşlardı
DEĞERLENDİRME SORULARI
BABALAR VE KIZLARI.
İskoçya’da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı
SORULAR.
KADIN Bir kadın çocuktur aslında..   Çocuk gibi davranmayı sever.   Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister. Bir çocuğu.
KARAGÖZ İLE HACİVAT MEKTUP HÜSEYİN ÖZDEMİR 6/B 1230.
NOKTALAMA İŞARETLERİ ... ? . ‘’ , !.
BİR ÖYKÜ.
Genç horoz kümese girer girmez kart horoza yaklaşır ve ona:
BARİS İSELİYUSUF AKDAŞ İLKÖĞRETİM OKULU Hangisini beslerseniz o kazanır...
HAYATIN ANLAMI.
Tıkır Top
KRALIN OĞLU İlknur Eryiğit 2011 DEM.
YA KİMSEYE GÜVENEMESEYDİK
KADINLAR NE İSTER..? Kral Arthur, bir soruya doğru cevap verebilirse
SEVGİ ZENGİNLİK BAŞARI
Bir seher vakti, Gezerken sanal alemde, “Arayı arayı bulsam izini, İzinin tozuna sürsem yüzümü, Hak nasib eylese görsem yüzünü, Ya Muhammed Canım arzular.
Bir varmış, bir yokmuş…Evvel zaman içinde Kırmızı Başlıklı Kız ailesi ile birlikte ormanda mutlu bir şekilde yaşarmış.Ormanın diğer ucunda ise anneannesi.
Uzak bir ormanın yamacında bir ördek yaşarmış
CANIN KUŞLARI Can, o gün annesine ne kadar çok sıkıldığını anlatıyordu: — Neden oyuncaklarınla oynamıyorsun? diye sordu annesi. — Ama onlar benimle oynamıyorlar.
Tombik ormanda.
Çocuklar gibi sevindi kadıncağız. (durum zarfı) Nermin gibi güzel bir kızım var benim de. (sıfatın zarfı) Küçük kızım dün hasta gibiydi. (yüklem) Senin.
ZAMİRLER HAZIRLAYAN UMUT ÖZBEY TÜRKÇE ÖĞRETMENİ. 1- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamir kullanılmamıştır? A) Onları geçen gün gördüm. B) Bu soruyu kim.
 Gerçek iyilik nedir? Toplum içinde insanların belirlediği bir "iyilik" kavramı vardır. Yolda gördüğü dilenciye para veren, insanlara.
Keloğlan ve Kuyu Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir Keloğlan’la ninesi varmış. Bunlar çok yoksul insanlarmış. Keloğlan’ın.
DEĞERLENDİRME SORULARI
Burası yuvarlaklar ülkesi. Öykümüz burada geçiyor.
Sunum transkripti:

İYİLİK

öğretmen bir gün öğrencilerine herkes yarın bir iyilik yapsın ve sınıfta anlatsın der. Ertesi gün öğretmen derse girdiğinde herkese sıradan ne iyilği yaptıkları sorar.Sıra Ali'ye gelir. -öğretmen:'Ali sen anlat bakalım ne iyilik yaptın? der. -Ali:'Yaşlı bir bayanın karşıdan karşıya geçmesine yardım ettim.! der. -öğretmen:'aferin yavrum' der Sıra Veli'ye gelir, öğretmen onada sorar aynı soruyu. veli:'Öğretmenim bende Ali'ye yardım ettim' der. Sıra Osman'a gelir.Osman da öğretmenim bende Ali ile Veli'ye yardım ettim der. öğretmen şaşırır ve hepiniz aynı kişiye mi yardım ettiniz? der. -Ali:Öğretmenim kadın karşıya geçmek istemiyordu da bizi bayağı uğraştırdı.'

İyilik yapmak Yaşlı adam kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine. Yaşlı adam, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı. “Onlar” dedi, “benim için iki simgedir evlat.” “Neyin simgesi” diye sordu çocuk. “İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.” Çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı, diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi: “Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?” Bilge adam, derin bir gülümsemeyle baktı torununa: “Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o!” seni seviyorum diyene sakın inanma beni en son bırakıp giden beni herseyden cok severdi boşver

Yaşlı adam kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine. Yaşlı adam, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı. “Onlar” dedi, “benim için iki simgedir evlat.” “Neyin simgesi” diye sordu çocuk. “İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.” Çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı, diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi: “Peki, sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?” Bilge adam, derin bir gülümsemeyle baktı torununa: “Hangisi mi evlat? Ben hangisini daha iyi beslersem o!” seni seviyorum diyene sakın inanma beni en son bırakıp giden beni herseyden cok severdi boşver

Bilgelerin öğretilerine göz attığımızda, gerçek huzurun ve mutluluğun anahtarı olarak değişmez bir şekilde karşılıksız sevgiden söz etmişlerdir. Acıdan ve ıstıraptan kurtuluşa ancak bu tarz bir sevgi yoluyla kavuşabiliriz. Karşılıksız sevgi söylenmesi kolay ama yaşanması en zor sevgi biçimi ve bir anlamda da son basamaktır. Her son yeni bir başlangıç olduğundan, karşılıksız sevmeyi başaran için özgürlük ve sonsuzluk kapıları açılır.

Sevgi Gerçek güç sevgi ile gösterilir.   Gerçek güç sevgi ile gösterilir. İnsan kendisini bağışlamadan ve sevmeden kendisi olamaz.    Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir.   Sevgi ile bakmasını bilen gerçek ibadeti bulandır. Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz. Nietzsche İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır. Meryem 96 Gerçekten sevenler, karşılık beklemeden severler. A.H. Tanpınar Yalnızca sevgi dolu bir insanın sözcükleri duyulabilir

CAN DÜNDAR'DAN İYİLİK VE VEFA CAN DÜNDAR'DAN İYİLİK VE VEFA Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler." Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder. Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü; "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır. Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir iyilik yaptın" "Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar. "Bir dakika" diye seslenir kurt: Haberin Devamı:

şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok." Köylü şaşırır: "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım." "Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur" der kurt. "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım." Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler. Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. " Ne vefası " der kısrak, " Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya kovdu... " Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar. "Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim" der köpek, " Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur..." Kurt köylüye döner, "İşte gördün" der. Köylü de son bir çabayla "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye"diye cevap verir. Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir. " Her şeyi anladım da" der tilki "Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?"Kurt >bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar: "Gözümle görmeden inanmam..." İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar. Köylü eline bir taş alır ve "Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" >diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner "Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın" der. Tilki de "Benim için bir zevkti" diye cevap verir. O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş..."