GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
PROJE ADININ HİKAYESİNİ BİLEN?
Advertisements

Farabi Değişim Programı Nedir
PERFORMANS KRİTERLERİ
Dünyada son 40 yıl içerisinde elde edilen bilimsel bilgilerin en kısa sürede teknolojinin hizmetine sunulabilmesi için, bilim ve teknoloji entegrasyonununa.
1. DEVRE DEĞERLENDİRMESİ
EKONOMİK GÖSTERGELER Gayri Safi Milli Hasıla(2007): 658 Milyar ABD Doları İthalat(2008) : 201,8 Milyar ABD Doları İhracat(2008) : 132 Milyar ABD Doları.
TURKEY Black Sea Mediterranean Sea Use the BUCKET in the
AB TÜRKİYE ODA FORUMU TOBB ODA/BORSA AKREDİTASYONU Dr. Mustafa LALE Sanayi Dairesi Başkanı 16 Kasım 2009, İSTANBUL.
Kalite ve Çevre Müdürlüğü TÜRK ODA/BORSA SİSTEMİ İÇİN KALİTE MODELİ ODA/BORSA AKREDİTASYON SİSTEMİ IV. Dönem Odalar için Eğitim Semineri Ş. Sibel AYGÜN.
GEÇMİŞTE VE GÜNÜMÜZDE PAYLAŞTIĞIMIZ AVRUPA TOPLU ANKET SONUÇLARI DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ, KÜTAHYA GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, GAZİANTEP HARRAN ÜNİVERSİTESİ,
Hakem İşleri Organizasyon Şeması
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Sağlık Turizmi Uygulamaları
PROFESYONEL GELİŞİMDE YAKIN DESTEKÇİNİZ...
ALTYAPI UYGULAMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI FUAT KOÇAL MÜDÜR
BELEDİYE BİRLİKLERİNDE EĞİTİM ÇALIŞMALARI
YURDUMUZUN COĞRAFİ BÖLGELERİ
KBRN FARKINDALIK EĞİTİMİ (HASTANE ÖNÜ ORGANİZASYON)
KİM. KİM MİTRA KİMDİR? HİNT VE PERS MİTOLOJİLERİNİN EN GÜÇLÜ TANRISI, BİLGELİĞİN ve IŞIĞIN MİTRA, HİNT VE PERS MİTOLOJİLERİNİN EN GÜÇLÜ TANRISI,
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ
TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU
Bölgesel Gelişme Politika ve Uygulamaları
ORGAN BAĞIŞI ile İlgili Duyarlılığın Arttırılması
Fırat Nehri Şanlıurfa Platosu Dicle Nehri Gaziantep Platosu
Türkiye’deki Gelişmişlik Düzeyinin Çeşitli Göstergeler Kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemi ile İller Bazında İrdelenmesi.
5. İzmir İktisat Kongresi “Küresel Yeniden Yapılanma Sürecinde Türkiye Ekonomisi” NİTELİKLİ ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ HERKESİN HAKKI Prof. Dr. Kayhan Erciyeş.
Mayıs 2013 GAZİ ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ (TTO)
Kalite ve Çevre Müdürlüğü TOBB ODA/BORSA AKREDİTASYON SİSTEMİ Ş. Sibel AYGÜN TOBB Akreditasyon Kurul Sekreteri 21 KASIM 2008 Ankara.
5. İzmir İktisat Kongresi “Küresel Yeniden Yapılanma Sürecinde Türkiye Ekonomisi” NİTELİKLİ ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ HERKESİN HAKKI Prof. Dr. Aydın Öztürk İzmir.
Kalite ve Çevre Müdürlüğü TOBB ODA/BORSA AKREDİTASYON SİSTEMİ Ş. Sibel AYGÜN TOBB Akreditasyon Kurul Sekreteri 19 Ekim 2007 Ankara.
GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE. Bölgenin potansiyeline dayalı bir kalkınma anlayışıyla birlikte bilginin önemi de giderek artmıştır. Aşağıdan yukarıya kalkınma.
MESLEKİ VE TEKNİK ORTAÖĞRETİM OKUL VE KURUMLARINDAKİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞARI DURUMLARI AÇIKLAMALAR 1. Bu çalışma, Meslekî ve.
1 DELL CONFIDENTIAL. 2 NASIL İŞLER? AMAÇ: –Müşterinin teknik desteği kendi adresinde alabilmesidir. –Müşteri Dell Destek Hattını arar. (Hafta içi 9:00-17:30)
GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE. Bölgenin potansiyeline dayalı bir kalkınma anlayışıyla birlikte bilginin önemi de giderek artmıştır. Aşağıdan yukarıya kalkınma.
T. C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Sabancı Gönüllüleri Programı nedir? Tüm Sabancı Topluluğu’nu kapsayan bir sosyal sorumluluk programı İki ana platform 1.Online eğitim 2. Gönüllülük Projeleri.
İMC MÜHENDİSLİK PROJE VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ
Kantitatif Araştırma Özeti 8 Mayıs 2015
KUTLU OLSUN TUTUM ve YATIRIM HAFTASI TÜRK MALLARI.
SON VERİLERLE TÜRKİYE ve ESKİŞEHİR HARUN KARACAN ESKİŞEHİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI Ağustos 2010.
AKREDİTE ODA VE BORSALAR
GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE. Bölgenin potansiyeline dayalı bir kalkınma anlayışıyla birlikte bilginin önemi de giderek artmıştır. Aşağıdan yukarıya kalkınma.
Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezi (HT-TTM) Girişimcilik Ofisi
T.C. Sağlık Bakanlığı Özel Sektör Tetra Pak Ltd. Şti. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Tıp Fakültesi Osteoporozdan Korunma ve Osteoporozlular.
ANADOLU KAPLANLARI. Anadolu Kaplanları 1980'li yıllardan günümüze Türkiye ekonomisindeki ve sanayi üretimindeki payları dikkat çekici ölçüde ve hızda.
UĞUR MUSLU B  Friederich List’ in 1841 de yayınlanan ulusal politik ekonomi sistemi çalışmasına dayandırılmaktadır.  Bu çalışmada List ulusal.
TÜRKİYEDE SANAYİ ERCE Mola 11-f 768.
(with Istanbul, Ankara, and Izmir divided for electoral purposes)
T. C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI AR-GEREFORMPAKETİ Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve Bazı Kanun Hükmünde.
Türkiye’de Yoksulluk ve “Yoksulluğun Yönetilmesi” Mustafa Sönmez Ekim 2016.
Turkcell Kurumsal Satış Direktörü
SAĞLIK TURİZMİ DAİRE BAŞKANLIĞI
EĞİTİM KOORDİNATÖRLÜĞÜ
ULUSLAR ARASI REKABETÇİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİ (UR-GE) PROGRAMI
SON VERİLERLE TÜRKİYE ve ESKİŞEHİR
KONU BAŞLIKLARI BİLGİ EKONOMİSİ GELİŞİMİ BİLGİ EKONOMİSİ ÖZELLİKLERİ
ÖZET GİRİŞ MATERYAL VE METOT BULGULAR TARTIŞMA VE SONUÇ KAYNAKLAR
KOCAELİ SANAYİ ODASI VE SANAYİ GELİŞİMİ
Türkiye’de Yoksulluk ve “Yoksulluğun Yönetilmesi” Mustafa Sönmez Ekim 2016.
Salon Adedi 797 Spot Süre 20 Haftalık Yayın Adedi 35 Toplam Süre Ortalama Saniye Fiyatı Bütçe.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı
Deprem öncesi yapılması gerekenler Deprem çantası hazırlanmalı Raflar duvarlara sabitlenmeli Ağır cisimler raflarda altlara yerleştirilmeli Duvardaki lamba,
TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİLİĞİN ÖZENDİRİLMESİ
GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE.
KAMU-ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ (KÜSİ)
TÜİK MAYIS İHRACAT RAKAMLARI
TÜİK NİSAN İHRACAT RAKAMLARI
Türkei mit Koch International
Sunum transkripti:

GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE

Bölgenin potansiyeline dayalı bir kalkınma anlayışıyla birlikte bilginin önemi de giderek artmıştır. Aşağıdan yukarıya kalkınma anlayışında yerel aktörlerin rekabet gücüne katkısı belirleyici olmaktadır. Üniversiteler bu bilginin üretilmesinde en önemli ve kilit aktörlerdir.

Sermaye ve işgücü klasik kalkınma yaklaşımının temel unsurlarıdır. Bilgi ise yeni kalkınma anlayışının temel unsurudur. Bilginin üretilebilmesi için akademik ve teknik personelin bölgede istihdamı gereklidir.

Üniversite klasik yaklaşımda öğrenci yetiştiren ve araştırma yapan kurumlardır. Değişen anlayışta ise teknolojinin ve bilginin bölgeye transferi ve üniversitelerin girişimci yönü önemli bir husus haline gelmiştir. Böylelikle günümüzün üniversite anlayışında piyasayla yakın ilişki kuran, piyasanın taleplerini dikkate alan ve sosyal kalkınma için işbirliğini sağlayan konumdadır.

Piyasayla yakın işbirliği kuran üniversiteler kadar piyasadaki büyük ölçekli kuruluşların da üniversite kurabildikleri ve eleman ihtiyaçlarını buradan karşıladıkları görülmektedir. Bu yolla AR-GE maliyetlerinin de azaltılması hedeflenmektedir. Üniversite sanayi işbirliği de bu süreçte dikkat çekmektedir. Çünkü üretilen bilginin sanayideki üretimde denenmesi mümkün olmaktadır.

Değişen piyasa talepleri, yeni mezun olacak öğrencilerden beklenen vasıfları da değiştirmiştir. Girişimci yaklaşıma yatkın, analitik düşünen, süreç odaklı, zaman ve risk yönetimini bilen, işbirliğini içselleştiren çalışan profili tercih edilmektedir. Bu vasıfların kazandırılması için bazı çalışma ve sertifika programları düzenlenmektedir.

Artık üniversite kavramına; kar elde etme amacı, sanal üniversite, değişen öğrenci profili, rekabet gibi kavramlar eklenmiştir. Üniversitelerin gelirlerindeki azalma üniversiteleri gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye itmiştir. Üniversitelerin gelirleri klasik yaklaşımda devletten aktarılan kaynaklar ve öğrenci harçlarından ibarettir. Artık günümüzün anlayışında bunların dışındaki tüm yeni kaynaklara “üçüncü tür” gelir kaynakları adı verilmektedir.

Bu üçüncü tür gelir kaynaklarına bölgesel kalkınma ajanslarından aktarılan fonlar, sanayi ve profesyonel örgütlerle yapılan işbirliği neticesinde elde edilen gelirler, mezun dernekleri aidatları, bağışlar, lisanslar ve patentlerden elde edilen gelirler sayılabilir. Girişimci üniversiteler üçüncü tür gelir kaynaklarını çeşitlendiren ve bu yolla gelir elde eden üniversitelerdir.

Girişimci üniversiteye giden yol kurumsal yapıdaki değişimden geçmektedir. Bu kapsamda üniversitelerin idari ve mali açıdan özerkliği başta gelmektedir. Çünkü girişimci üniversite bölgeye mukayeseli üstünlük ve verimlilik artışı getirebilecek bir yapılanmadır. Girişimci üniversiteler, bu kültürdeki öğrencileri yetiştirmenin yanında bu kültürdeki çalışanların istihdamının artmasını da önemser.

Girişimci üniversite ne çok fazla yerel ne de çok fazla merkezidir. Girişimci üniversiteler periferinden istifade edebilen, ürettiği bilgiyi ticarileştirebilen, gelir kaynaklarını çeşitlendiren, aktif, rekabetçi, yerel ve bölgesel iş çevreleriyle işbirliğinde, başarılı akademisyenlere ve öğrencilerin ilgisini çekebilen bir yapıda olmalıdır.

Girişimci Üniversite Modeline Geçişteki Engeller Geleneksel üniversiteler eğitim müfredatlarını değiştirmemek isteyebilirler. Bazı akademisyenler kendilerini sadece eğitimci ya da araştırmacı olarak görebilirler. Girişimciliğin akademik kaliteyi ve yayınları olumsuz etkileyebileceğini savunabilirler. Üniversitelerdeki katı hiyerarşik yapılar, işbirliği kültürüne karşı muhafazakar bakış açısı, girişimci kültürün yokluğu, akademisyenlerin danışmanlıkları ve jüri üyelikleri gibi idari işlerinin fazlalığı

Türkiye ve Girişimci Üniversite Modeline Dönüşüm Türkiye her ile bir üniversite politikasını kademeli olarak uygulamaya koymuştur. Ancak bu akademik kalite ve mezunların kalitesinde belirgin bir artış sağlamamıştır. Aksine TÜİK rakamlarına göre her yıl üniversite mezunu işsizlerin oranı artmaktadır. Bu durum ülkemiz açısından girişimci üniversite modeline geçişteki en önemli engeldir.

Türkiye açısından sanayi yatırımlarının ülke genelindeki dengesiz dağılımı üniversite-sanayi işbirliğini çoğu bölgede gelişmemesine neden olmaktadır. Üçüncü tür gelir kaynaklarını elde etmesini sağlayacak mali özerkliğe ilişkin hükümler mevzuatımızda yer almamaktadır. Hem idari hem de akademik personel girişimci kültürde olmalıdır. Akademik personelin işe girişteki sınavı bunu sınırlı olarak sağlarken KPSS ile atanan idari personelde bu yetkinlik aranmamaktadır.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji geliştirme bölgeleri, 2001 yılındaki bir kanunla düzenlenmiştir. Bu kanuni düzenleme öncesinde faaliyet gösteren iki teknokent (ODTÜ Teknokent and TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi-MAM) bulunmaktaydı. Kanunun sağladığı imkânla bu bölgeler de TGB olarak kabul edilmiştir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri TGB’ler üniversite, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliğini sağlamayı, teknolojik bilgi üretmeyi, bu teknolojik bilgiyi ticarileştirmeyi, teknoloji yoğun üretimi ve girişimciliği destekleyen bölgelerdir. TGB’ler aynı zamanda doğrudan yabancı yatırımı arttırmayı amaçlamaktadır. TGB’ler üniversitelerle yakın işbirliği içerisindedir ve bu durum akademisyenlere girişimcilik ve bilginin ticarileştirilmesi fırsatını vermektedir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Akademisyenlerin kurulacak TGB’lerde tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışma olanakları vardır ve bu gelirleri döner sermaye kapsamı dışında tutulmaktadır. Türkiye’deki TGB’lerin girişimci üniversite kavramıyla en çok benzeştiği nokta, akademisyenlerin bağlı bulundukları üniversitenin izniyle araştırmalarının sonuçlarını ticarileştirme amacıyla şirket kurabilmeleri, kurulmuş bir şirkete ortak olabilmeleri ve/veya bu şirketlerin yöneticisi olabilmeleridir. TGB’lerin Türkiye’deki girişimci üniversite uygulamasını belirginleştirecek bu durumun izne tabi olması eleştiri noktası olabilecek bir durumdur. Ancak birçok üniversitede bu izin sürecinin engelleyici nitelikte olmadığı görülmektedir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Türkiye’nin TGB’lerinin yeterli sanayi, AR&GE (R&D) ve yetişmiş işgücü potansiyeline sahip bölgelerde kurulacağı bilinmektedir. Kanun kapsamında; toplam 64 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Ankara’da 8, İstanbul’da 7, Kocaeli’de 4, İzmir’de 4, Konya’da 2 ve Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Gaziantep, Eskişehir, Bursa, Denizli, Edirne, Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Tokat, Sakarya, Bolu, Kütahya, Samsun, Malatya, Urfa, Düzce, Çanakkale, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Van, Çorum, Manisa, Niğde, Burdur, Yozgat, Kırıkkale, Balıkesir, Hatay, Karaman, Muğla ve Afyonkarahisar, Uşak ve Aydın’da 1’er adet) kurulmuştur. 64 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nden 51’i faaliyetine devam etmektedir

TGB’lerden 8 tanesi Ankara, 7 tanesi İstanbul, 4 tanesi Kocaeli, 2 tanesi İzmir ve birer tanesi Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Adana, Mersin, Denizli, Edirne, Konya ve Antalya’da olmak üzere sanayi potansiyeli açısından tartışma götürmeyen bölgelerde kurulmuştur.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kalan bölgelerde kurulan TGB’lerdeki sanayi potansiyeli, diğerleri kadar gelişmiş durumda değildir. Örneğin Bolu, Erzurum, Düzce, Kütahya, Malatya, Sivas, Şanlıurfa ve Tokat illeri, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2004’de her il için ayrı ayrı hazırlanan Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırmalarında “gelişmesini tamamlayamamış” olarak tanımlanmaktadır. Üstelik Düzce, Tokat, Malatya, Erzurum, Sivas ve Şanlıurfa devletin yatırım teşviki kapsamında olan gelişmekte olan illerdir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Türkiye’de diğer bölgelere göre nispeten geri kalmış bölgelerde kurulan üniversitelerin kurulmasında, kurulduğu bölgeye sosyal ve ekonomik canlılık getirmesi düşüncesi bulunmaktadır. Ancak TGB’ler kuruluş aşamasında doğrudan bir sanayi potansiyeli aramaktadır.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Ministry of Science, Industry and Technology) verilerine göre Türkiye’deki TGB’lerde faaliyet gösteren firmaların %37’si ilgili kanundaki vergi avantajları sebebiyle yazılım ve bilişim sektöründe faaliyet göstermektedir.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Bir ülkenin rekabet gücünü ve toplumsal refahını belirleyen en önemli etkenlerden biri de; o ülkede yapılan bilim ve teknoloji çalışmalarının ticari bir ürün veya üretim yöntemine dönüşerek patentle sonuçlanmasıdır. Türkiye’deki TGB’ler dünyadaki benzer uygulamalarda olduğu gibi üretilen bilginin ticarileşmesi için faaliyet gösterdiği ve bu amaç doğrultusunda 640 patentin ortaya konduğu görülmektedir.