Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

AVRUPADA VE YURDUMUZDA OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ. AVRUPADA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Okul Öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "AVRUPADA VE YURDUMUZDA OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ. AVRUPADA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Okul Öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü."— Sunum transkripti:

1 AVRUPADA VE YURDUMUZDA OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ

2 AVRUPADA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Okul Öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü yılların ilk yansında Avrupa'da ortaya çıkan "Endüstri Devrimi" çekirdek aileyi etkilemiş, ebeveynlerin fabrikalar-'da uzun süreli çalışmaları sonucunda 0-6 yaş çocuklarının bakımı, bes­ lenmesi ve korunması ortaya önemli bir sorun olarak çıkmıştır. İngilte­re'den Owen, Almanya'dan Fröbel ve İtalya'dan Montessori erken çocukluk pedagojisinin teorisyenleri ve bu düşüncenin mimarları olarak. kabul edilmektedir. Avrupa'da okul öncesi eğitimin Öncüsü ve fikir mimarı olarak Fröbel gösterilmektedir. Okul Öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü yılların ilk yansında Avrupa'da ortaya çıkan "Endüstri Devrimi" çekirdek aileyi etkilemiş, ebeveynlerin fabrikalar-'da uzun süreli çalışmaları sonucunda 0-6 yaş çocuklarının bakımı, bes­ lenmesi ve korunması ortaya önemli bir sorun olarak çıkmıştır. İngilte­re'den Owen, Almanya'dan Fröbel ve İtalya'dan Montessori erken çocukluk pedagojisinin teorisyenleri ve bu düşüncenin mimarları olarak. kabul edilmektedir. Avrupa'da okul öncesi eğitimin Öncüsü ve fikir mimarı olarak Fröbel gösterilmektedir.

3 Kökeni eskiye dayanmasına rağmen, okul öncesi eğitimin yaygınlaşması 1960'lı yıllardan sonra olmuştur. Günümüzde Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda okul Öncesi eğitimde okullaşma oranları oldukça yüksektir. Bazı Avrupa ülkelerinde eğitimin bu kademesindeki okullaşma oranları %100'Iere ulaşmıştır. Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda hükümetler, yerel yönetimler, dinî kuruluşlar ve özel birtakım kurumlar okul öncesi eğitimi birlikte yürütmektedirler. Ailenin çocuk yetiştirme İşlevini desteklemek, [ 0-6 yaş çocuklarının dil ve sosyal yönden gelişmelerini sağlamak gibi hususların bu kurumların amaçları olduğu konusu tartışmasız kabul edilmektedir. Buna rağmen, Birlik ülkelerinin bazılarında okul öncesi eğitimden ilköğretime geçiş konusunda tartışmalar devam etmektedir

4 Okul öncesi eğitimin kökeninin çoğunlukla 19. yüzyıla dayandığı yukarıda vurgulanmıştı. Özellikle endüstri devriminden sonra, 19. yüzyıl ortalarında, insanların geçimlerini sürdürebilmek için ülkelerini terk etme ve yoksulluğa bağlı olarak, ailenin gelirini güvence altına almak düşüncesi ebeveynleri çalışmaya yöneltmiştir. Bu durum çok sayıda çocuğun denetimsiz ve başıboş kalmalarına yol açmıştır. Daha açık bir ifadeyle 1800'lü yılların ilk yarısında gelişen endüstri işçi sınıfı ailelerde ailenin çekirdeğini parçalamıştır. Fabrikalarda çalışanların perişanlığı, çocuk ölümleri ve çocukların ihmali veya kaderine terk edilmişliği giderek artmaktaydı. Kadınlar artık çalışma yaşamına doğrudan katılmışlardı. Bunun yanında yoğun endüstri bölgelerinde neredeyse 4 yaşından itibaren çocukların çalıştırılması gündemdeydi. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN GELİŞİMİ VE MEVCUT DURUMU

5 AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM İLE İLGİLİ İLK HUKUKİ DÜZENLEMELER Okul öncesi eğitimde yukarıdaki gelişmeler yanında, bu eğitime yönelik bir takım hukukî düzenlemeler yapılagelmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde ilk hukukî düzenlemenin hangi yılda yapıldığı aşağıda Tablo-3'te gösterilmiştir

6 TABLO 3: YILLAR İTİBARİYLE İLK HUKUKÎ DÜZENLEMELER YILLARÜLKELER 1810-1820 1830- 1840FRANSA (1837) 1850 -1860İSPANYA (1857) 1870-_1880LUXEMBURG, BELÇİKA (1880) 1890- 1900YUNANİSTAN (1895) 1900-l910PORTEKİZ (1930'lara doğru yürürlükten kaldırıldı) 1910-1920DANİMARKA (1919) 1920-1930ALMANYA (1922), İTALYA (1923) 1940-1950İNGİLTERE (1944-1947) 1950-1960HOLLANDA (1956) 1970_1980PORTEKİZ (1973 Yeni bir yasa yürürlüğe kondu) 1990-2000İRLANDA (1991)

7 Tablo-3'ten de anlaşılacağı gibi, okul öncesi eğitim ile İlgili ilk hukukî düzenlemelerin Birlik ülkeleri içerisinde Fransa'da 1837'de, İspanya'da ise 1857'de yapıldığı anlaşılmaktadır. Bunların dışındaki Avrupa ülkelerinin çoğunda hukukî düzenlemelere 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında rastlanmaktadır. Birkaç ülkede ise ilk hukukî düzenlemelerin 20. yüzyılın birinci yansında yapıldığı görülmektedir. Çocukların 4 yaşından itibaren "İnfant Classes der National Schools"a kabul edildiği İrlanda'da, okul öncesi eğitim ile ilgili ve okul öncesi çocuk tanımının yapıldığı özel bîr yasaya 1991 yılında sahip olunmuştur.

8 AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN GELİŞİMİ VE MEVCUT DURUMU 196019701980'li Yılların Sonu ÜlkeOran (Yaş) Öğretine Başlama yılı 6 Yaş 6 Fed. Almanya Doğu Almanya %29 (3-6 Yaş) %46 (3-6 Yaş) %33 (3-6 Yaş) %65 (3-6 Yaş) %68 (3-6 Yaş) %95 {3-6 Yaş) Fransa%43 (2-6 Yaş)%87 (3-6 Yaş) %65 (2-6 Yaş) %95 (3-6 Yaş)6 Ya f İtalya%43 (3-6 Yaş)%58 (3-6 Yaş)%85 (3-6 Yaş)6 Yaş Hollanda%7B (4-6 Yaş)%60 (3-6 Yaş) %90 (4-6 Yaş) %50-55 (3-5 Yaş)5 Yaş 6 Yas 5 Yaş Belçika%90 (3-6 Yaş)%95 (3-6 Yaş) Lüxemburg--#50-60 {3-5 Yaş) İngiltere%\l (2-5 Yaş)%16 (2-5 Yaş)%35-40 (3-5 Yaş)5 Yaş 6 Yaş İrlanda--%55 (3-6 Yaş) Danimarka-%2Q (3-6 Yaş)%85 (3-7 Yaş)7 Yas Yunanistan--%65-70 (3-5,5 Yaş)5,5 Yaş Portekiz-%3,Q (3-6 Yaş)%35 (3-6 Yaş)6 Yaş İspanya-%42 (3-6 Yaş)f 0 65-70 (3-6 Yaş)6 Yaş

9 Okul öncesi eğitimin Avrupa ülkelerindeki gelişimini bu ülkelerin ekonomik gelişme, genişleme ve büyümeleri ile bağlantılı ele almak ve yorumlamak gerekmektedir. Avrupa'da daha hızlı ekonomik büyüme ve gelişmenin başlangıcı da kuşkusuz 1960'Iı yıllara rastlamaktadır. Tablo l'de de görüldüğü gibi, Belçika ve Fransa'da "ecole maternelle"nin genel eğitim sistemine dahil edilmesinden dolayı 1960'Iarda en yüksek okullaşma oranı bu ülkelerde görülmektedir. Danimarka ve Portekiz gibi ülkelerde okul öncesi eğitim alan çocukların oranlarının 1960'Iı yıllarda düşük olmasının nedenini bu ülkelerde endüstrileşmenin diğer ülkelere göre daha geç olmasına bağlamak gerekmektedir. Bazı Avrupa ülkelerinde başlangıç yılı olan 1960'a göre oranların katlanarak arttığı gözlenmektedir. Yukarıdaki oranların yorumlanmasında başka faktörlere de dikkat etmek gerekmektedir. Her şeyden önce hemen her ülkede okul Öncesi yaş farklı tanımlanmaktadır ve kesin olarak sınırlandırılmamaktadır. Bu ülkelerde zorunlu ilköğretime başlama yaşları da farklılık göstermektedir.

10 Danimarka'da (Diğer İskandinav ülkelerinde olduğu gibi) ilköğretim 7 yaşta başlamaktadır. İngiltere, Hollanda ve Lüksemburg'da 5 yaşında, Yunanistan'da ise 5,5 yaşında başlamaktadır. Çoğu ülkede ise ilköğretime başlama yaşı 6 olarak belirlenmiştir. Avrupa Birliğinde okul öncesi eğitimin durumunu daha iyi görebilmek için yakın tarihlere ait oranlara da göz atmak gerekmektedir. Bu itibarla başta yine Avrupa Birliğinin tam üyeleri olmak üzere, EFTA ülkeleri ile Avrupa Birliğine aday ülkelerdeki yalnızca 3 ve 4 yaş okul öncesi oranları aşağıda Tablo-2'de verilmiştir.

11 AB ÜLKELERİ3 Yaş4 Yaş 1997196019701980199019961997 Almanya46,7——6571 81 Belçika9992100 99100 3antmarka63—__3_6{1973))54747980 Yunanistan13— -—38515456 İspanya67 Fransa1006387100 irlanda3— -—545554 italya91——— -——93 Luxemburg—436594 100 Hollanda—718696989799 Avusturya32—2957667172 portekiz39——184655 Finlandiya32—16(1975)18262936 isveç59——28485763 ingiltere483443698510099 Tablo 2: Avrupa Birliği'ne Tam Üye Ülkelerle Aday Ülkelerde ve EFTA Ülkelerinde Okul Öncesi Eğitimde 3 ve 4 Yaş Grubunda Okul­laşma Oranlan (1960-1997)

12 EFTA/EWR izlanda83—————86 Lihtenştayn——————36 Norveç61—— -———70 AVRUPA BİRLİĞİNE ADAY ÜLKELER Bulgaristan55—————66 Çek Cumhuriyeti44—————83 Estonya67—— -———69 Letonya47——- ———38 Litvatıya35—__.———52 [Macaristan88—„.„——96 Polonya20—__—_—28 Romanya36————57 Açıklama: Yunanistan'a ait veriler 3,5-4,5 yaşlan kapsamaktadır. Luxemburg: 4-5 yaş grubunu kapsamaktadır. Lihtenştayn'a ait veriler 1995/1996 yıllarına aittir. Alındığı Kaynak: 1. Eurosrat, nevs release, "Schlüsselzahlen zum Bildungswesen in Europa, W9-20OO", Europaische Komission.

13 Bu dönemin, kişiliğin gelişmesi yönünden de çok önemli olduğu bilinmektedir. Çünkü; temel bilgi ve beceriler bu dönemde kazanılır. Çocuğun doğuştan getirmiş olduğu potansiyeli, en üst düzeye çıkartabilmesini ve bunu gösterebilmesini sağlayacak uyarıcılara ihtiyacı vardır. Bu uyarıcılar, çocuğun (bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal) gelişimini hızlandıracak ve destekleyecek her türlü doğal ve çevresel etmenlerden oluşur. Bunların yeterince sağlanamaması, ileriki yıllarda, çocuğa bunlar verilse bile, onun eriştiği düzeyde eksikliklere neden olabilir. Buna karşın, erken yaşlarda nitelikli ve yeterli deneyimlerle elde edilen temel bilgi ve beceriler, bireyin daha sonraki Öğrenmelerinde basan şansını artırmanın yanısıra, onun duygusal ve sosyal hayatını olumlu yönde etkiler. Okul Öncesi eğitimi, Özellikle dil gelişimi bakımından çocuğun çevresiyle olan iletişim ve etkileşimini büyük Ölçüde etkiler. Çocuğun ilk yıllardaki sosyo-ekonomik çevre ve yaşantı farklılıkları, ileriki yıllarda görülen çeşitli gelişim farklılıklarının nedenini oluşturmaktadır.

14 1-OKUL ÖNCESİ EGİTİMİ'NİN ÖNEMİ VE YAYGINLAŞTIRILMASI OKUL ÖNCESİ EGİTİMİ'NİN ÖNEMİ OKUL ÖNCESİ EGİTİMİ'NİN ÖNEMİ Çağımızda bilim ve teknolojideki gelişmeler, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeleri etkilemektedir. Kısacası, bilgi ve teknoloji toplumu olma yolunda büyük bir yarış sürdürülmektedir. Bu durum, ülkemizde de sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel sistemlerin çok hızlı bir şekilde gelişmesine ve değişmesine sebep olmakta; buna bağlı olarak eğitim sistemimiz de büyük ölçüde değişmektedir. Eğitimin amaçlarından biri hatta -en önemlisi- bireyin ve toplumun sosyal yönden gelişmesini sağlamak, onun içinde bulunduğu ortama dengeli bir şekilde uyumunu gerçekleştirmektir. Bu uyumu oluşturacak olacak sağlam temellerin Okul Öncesi Eğitimi döneminde atılması gerektiği gerçektir Bu bakımdan eğitim ihtiyacımızın önemli, öncelikli olmuş bir bölümü olan ve eğitim sistemimizin ilk basamağını teşkil/eden OKUL ÖNCESi EĞiTiMi, ülkemizin geleceğinde hayatî önem taşımaktadır. Günümüzde bir ülkenin gelişmişlik düzeyi; o ülkenin çocuklara verdiği eğitimin niteliği ile ölçülmektedir. Hayatın ilk yıllarında alınan eğitimin ve getirilen deneyimlerin çocuğun, daha sonraki yaşlarında öğrenme yeteneği ve başarısı üzerinde önemli etkisi vardır.

15 Okul çağı kadar, çocukların bedensel, sosyal, zihinsel, duygusal gelişimlerini sağlamada, Okul Öncesi Eğitimi kurumlarının Önemli katkısı, özellikle çocuk, ilköğretime başladığı zaman kendisini göstermektedir. Ayrıca, insanın en yoğun ve en hızlı Öğrenme yaşının 0-8 yaş dönemi olduğu, bilim adamları tarafindan da belirtilmektedir Nitekim Dr.Bloom'un araştırma sonuçlarına göre, insanın Öğrendiklerinin % 80'ni 8 yaşına, bu oranın % 50'sini ise 4 yaşma kadar kazanmaktadır. Hızla gelişen ülkemizde, çalışan annelerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum, çalışan anne ve babaların çocuklarının bakım ve eğitim sorununu da beraberinde getirmektedir. Okul Öncesi Eğitiminde dikkat edilecek bir başka konu da; aileyi ve çocuğu birlikte, birbirine uyumlu bir biçimde eğitmektir. Çocuğun, birlikte yaşadığı ailenin ve toplumun şartlarına göre yapılan eğitim, başarılı ve istenilen bir eğitim olur. Bunun yapılabilmesi için öncelikle çeşitli iletişim kanalları ve yaygın eğitim araçları kullanılarak, ailenin ve özellikle de annenin, okul öncesi eğitimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

16 OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ'NİN TANIMI, KAPSAMI VE KAVRAMLAR 1. Tanım: Okul Öncesi Eğitimi; 0-72 ay grubundaki çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel Özelliklerine uygun, zengin uyancı çevre imkanları sağlayan, onlann bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen, kendilerini toplumun kültürel değerleri doğrultusunda en iyi biçimde yönlendiren ve ilköğretime hazırlayan, temel eğitim bütünlüğü içerisinde yer alan bir eğitim sürecidir. 2. Kapsam: Okul Öncesi Eğitimi, zorunlu eğitim çağına gelmemiş, 0-72 yaş grubu çocuklarını kapsar; isteğe bağlıdır, Okul Öncesi çağı çocuklarına bakım ve eğitim hizmeti veren çok çeşitli kurumlar vardır. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokulları, ilkokulların bünyesindeki anasınıfları, orta dereceli okullardaki uygulama sınıflan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'ne bağlı çocuk yuvalan, kreş ve gündüz bakımevleri, KiT'lere bağlı gündüz anaokulları, çalışma Bakanlığı'na bağlı olarak işyerlerinde açılan bş ve gündüz bakımevleri, özel ve tüzel kişilerle, üniversitelere bağlı anaokulları, kreş ve gündüz bakımevleri Okul Öncesi Eğitimi kurumlan kapsamındadır Konuyla ilgili kavramların yazımında birliğe gidilmesi de ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur.

17 3, Kavram: Okul Öncesi Eğitimi kurumlan kapsamı içinde hizmet veren değişik kurumlar için kullanılan kavramlar şu şekilde tanımlanabilir. a. Anaokulu: 36-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla açılan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Okul Öncesi Eğitimi torumudur. b.Anasınıfı: 48-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla ilkokulların ve ilköğretim okullarının bünyesinde açılan Okul Öncesi Eğitimi kurumudur. c.Uygulama Sınıfı: 36-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla açılan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı diğer öğretim kurumlan bünyesindeki Okul Öncesi Eğitimi kurumudur. d.Kreş: 0-36 aylık çocukların eğitimleri amacıyla açılan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Okul Öncesi Eğitimi kurumudur.

18 e.Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı Okul Öncesi Eğitimi kurumlan:.Emzirme Odaları: 0-12 aylık çocukların bakım ve eğitimleri amacıyla işletmeler tarafından açılan Okul Öncesi Eğitimi kurumlandır..Çocuk Bakım Yurdu: 0-72 aylık çocukların bakımları için işletmeler tarafından açılan Okul Öncesi Eğitimi kurumudur..Çocuk Yuvalan ve Gündüz Bakım Evleri: 0-72 aylık çocukların bakımları amacıyla Sosyal Hizmetler ve çocuk Esirgeme Genel Müdürlüğü'nce açılan Okul Öncesi Eğitimi kurumlandır.

19 4. Tarihsel Gelişim: Ülkemizde, Cumhuriyet döneminden Önce, Fatih Sultan Mehmet zamanında vakıflara bağlı olarak kurulan Sıbyan Mektepleri ‘nin Okul Öncesi Eğitimi konusundaki ilk adım olduğu söylenebilir. Daha sonra azınlıkların ve yabancıların kendi çocukları için açtıkları anaokullannı görmekteyiz. Görüldüğü gibi ülkemiz, temelleri 15. yüzyıla dayanan Okul Öncesi Eğitimi ile dünya ülkelerine öncülük etmiştir. 1915 yılında, anaokullarına öğretmen yetiştirmek amacıyla, İstanbul'da ilk kez "Ana Öğretmen Okulu" açılmıştır. öğretim süresi bir yıl olan bu okul, 1919 yılında kapatılmıştır. Ana Öğretmen Okulu'nun kapanmasından sonra resmi anaokulları da kapatılmıştır.

20 Ancak, konunun öneminin benimsenmesi ve Okul Öncesi Eğitimin yaygınlaştırılması, diğer eğitim kademelerindeki hıza paralel bir gelişme göstermemiştir. Okul Öncesi Eğitimi, bugün ülkemizde % 16.1 lik okullaşma oranı ile çok düşük seviyede bulunmaktadır. Bu oran bazı batılı Devletlerde %100'lere kadar çıkmaktadır. 1973 yılında çıkarılan 1739 sayılı "Milli Eğitim Temel | Kanunu" öğretim kademelerini bütün olarak ele alan bir, kanundur, Bu kanunun l7. maddesinde "Milli eğitim de amaçlan yalnız resmi ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır" denilerek her yerde eğitim ilkesi vurgulanmıştır. Bu kanunda Okul Öncesi Eğitimi, zorunlu öğrenim çağına gelmemiş çocukların eğitimi olarak ele alınmıştır. 1981 yılında toplanan 10. Milli Eğitim Şûra'sı'nda Okul Öncesi Eğitimine gereken ağırlık verilerek bu eğitime ilişkin önemli Öneriler getirilmiştir.

21 1992 yılma kadar, Milli Eğitim Bakanlığı'nda, Okul Öncesi l Eğitimi Hizmetleri; İlköğretim Genel Müdürlüğü, Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü, Özel Öğretim Kurumlan Genel Müdürlüğü ile Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi Başkanlığınca yürütülmekteydi. 1992 yılında Milli eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 3797 Sayılı Kanunla, Merkez Teşkilatı [bünyesinde yeni bir birim olarak "Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü" kurulmuştur. Böylece Okul Öncesi Eğitimi alanında çok önemli bir gelişme sağlanmıştır. Okul Öncesi eğitimi'nde, VII. ve VIII. Beş Yıllık Kalkınma planlarında hedeflenen okullaşma oranlarına halâ ulaşılmış değildir. Tüm çalışmalara karşın çağ nüfusunun ancak % 16.1’ine eğitim verilebilmiştir. Bu oranın, diğer ülkelere göre oldukça düşük olduğu görülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bünyesinde bile halâ, Okul Öncesi Eğitimi hizmetleri, değişik genel müdürlükler tarafından yürütülmektedir. Bunun dışında, çeşitli kurum ve kuruluşlara bağlı Okul Öncesi Eğitimi kurumlarında aynı yaş grubuna hizmet veren kurumların isim ve kapsamlarında da farklılıklar vardır. Örneğin; 3-6 yaş grubuna hizmet veren kurumlar, anaokulu, çocuk yuvası, çocuk evi, kreş ve gündüz bakımevi gibi isimler taşımaktadır.

22 Bugün toplumun tüm kesimlerinde Okul Öncesi Eğitimi'nin öneminin anlaşılmış olması, çeşitli özel ve resmi kuruluşların bu konuda çalışmalar yapmalarında önemli rol oynamıştır. Çeşitli üniversitelerde "Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümleri ile" Anaokulu Öğretmenliği Bölümleri" açılmış, Eğitim Fakültelerinde Okul Öncesi Eğitimi ve Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ile ilgili çeşitli dersler konulmuştur. Gönüllü kuruluşların, son yıllarda, Okul Öncesi Eğitimi alanında gösterdikleri gayretler, bu konuda önemli gelişmelerden biridir.

23 3.Yapılaşmayla İlgili Öneriler: Okul Öncesi Eğitimi veren okulların nitelik ve nicelik açısından yeterli olmadıkları görülmüştür. Bunların giderilmesi için aşağıdaki önerilerin gözönünde bulundurulması gereklidir. a. Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Plânının son dilimi olan 1999-2000 Öğretim yılı için hedeflenen % 11.5 lik okullaşma oranının gerçekleşmesi ve Yedinci Beş Yıllık Kalkınma plânının sonuna kadar da bu oranın % 18 lara çıkarılması gerekmektedir, b.Toplu konut projelerinde ilk Öğretim okullarının açılma zorunluluğu vardır; Okul Öncesi Eğitimi kurumunun açılması da projede yer almalıdır. c.Milli Eğitim Bakanhğı'na, 3418 sayılı Kanun gereği Tekel'den ayrılmış olan fonun artırılması ve bunun öncelikle okul öncesine aktarılması yoluna gidilmesi gerekmektedir. d.0-72 ay çocuğuna Okul Öncesi Eğitimi hizmeti veren kreş, gündüz bakım evi, çocuk yuvaları, özürlüler için rehabilitasyon merkezleri ve benzeri sosyal tesislerin; geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için devlet kredisi ve bunlara ait vergilendirmenin teşviklerinin artırılması ve vergilendirmenin azaltılması gerekmektedir.

24 e.Eğitimin genelinde olduğu gibi, Okul Öncesi Eğitimi alanında da eğitim yatırımı ve finansmanı en önemli tıkanıklık olarak görülmektedir. Bu bakımdan özel girişimler desteklenmelidir. Belediyeler, Kamu iktisadi Teşekkülleri, Vakıflar ve Dini kuruluşların, Okul Öncesi Eğitimi kurumlarını desteklemeleri teşvik edilmelidir. f.Okul Öncesi Eğitimi kurumlarının girişimleri teşvik edilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim kurumlarında olabilen atıl kapasitelerden yararlanmalıdır. Okul Öncesi Eğitimi kurumlarında döner sermaye işletmeleri kurularak, eğitime sınırlı da olsa finansman sağlanmalıdır. Bu uygulamaların nerede ve nasıl, ücretlerinin ne kadar olacağı da titizlikle belirlenmelidir. g.Anaokulu binası yapılması için hazine arazilerinin tahsis edilmesi, belediyeler ve kooperatiflerden yararlanılması için yasal düzenlemeler yapılması gereklidir. h. Özel kurum ve kuruluşlar tarafından açılacak anaokullarının öğretmen ihtiyacının bir kısmı devletçe karşılanarak özel kesimin teşvik edilmesi, ve bu konuda yasal düzenleme yapılması gereklidir. i. Belediyelerin hazırladığı imâr plânlarında, Okul Öncesi Eğitimi kurumlarının yerlerinin belirtilmesi ve buna öncelik verilmesi gereklidir.

25 4. Okul Öncesi Eğitiminde Ana-Baba Eğitiminin Yaygınlaştırılması: Okul Öncesi Eğitimi'nin yaygınlaştırılması konusunda, kamuoyu ve anne- babaların yeterince bilgilendirilmediği görül­mektedir. Konunun öneminin kamuoyu tarafından kavranması amacıyla şu öneriler dikkate alınmalıdır. a.Okul Öncesi Eğitimi sadece çocukların değil, anne babaların da eğitimlerini gerektirmektedir. Bilgi toplumuna geçiş Sürecinin başladığı günümüzde, yaşam boyu Öğrenmenin öneminin giderek artışı ve bütün bireylerde kendim geliştirme ihtiyacının şiddetle kendini hissettirdiği bilinmektedir. Bu amaçla kitle iletişim araçlarında aktif biçimde yararlanılarak her eve girilebileceği unutulmamalıdır. Bunun için resmî ve özel TV kanallarında, genel eğitim konulan yanında Okul Öncesi Eğitimi programlarına da yer verilmelidir. Bu amaçla, hazırlanmakta olan özel TV yasasında çocuk programlarının artırılması, %20 olması hükmü yer almalıdır.

26 b.Anne babaların Okul Öncesi Eğitimi ve genel eğitim konularında kendilerini geliştirmeleri amacıyla, başarılı uygulamaları bulunan ana-baba okulu uygulamalarından yarar­ lanılmalı ve bu uygulama TV. yoluyla yaygınlaştırılmalıdır. c.Konuyla ilgili olarak, öğretmenler ve anne babalan aydınlatıcı broşürler okullar yoluyla ilgililere ulaştırılmahdır. d.Çocuk yayınlan, sayıca az ve çeşit bakımından sınırlı ve kalitesi zayıftır. Bu konuda tanıtım, teşvik ve potansiyelin iyi kullanılmasına ihtiyaç vardır.

27 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ALANINA ÖĞRETMEN YETİŞTİRME VE İSTİHDAM OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ALANINA ÖĞRETMEN YETİŞTİRME VE İSTİHDAM. OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİNİN İŞLEVLERİ 1.Çocukların gelişmelerine yardıma olmak, 2.Çocuklara kendi yaş düzeylerine uygun günlük bakım sağlamak, 3-Bireysel özellikleri dikkate alarak her çocuğun gelişimine katkıda bulunmak, 4.Türkçeyi anlama ve konuşma düzeylerinde öğretmek,

28 5.Atatürkçülük çizgisinde, politik bütünleşmeye katkıda bulunmak ve kültürel değerleri tanıtmak, 6.Düzenli.çalışma, kendi kendini yönetme, ferdi ve grupla iş yapabilme, yapılan işe saygı duyma konularında temel alışkanlıklar kazandırmak, 7-Kültür ve alt kültürlerde (gecekondularda, kırsal kesimlerde v.b.) tüm çocukların ilkokula eşit düzeyde başlamalarını sağlamak ve bütünlüğü oluşturmak doğrultusunda çalışmak, 8-Her yaş grubunun Özelliklerini dikkate, alarak ilköğretime hazırlayıcı etkinliklere yer vermek, Okul Öncesi Eğitimi'nin yukarıda belirtilen temel işlevlerinin yerine getirilmesinde en önemli unsur öğretmendir. Türk Millî Eğitim Sistemi'nde Okul Öncesi öğretmenlerinin yetiştirilmesi konusundaki çalışmalara göz atmak, bugünkü Okul Öncesi öğretmen yetiştirme uygulamalarını değerlendirmek için bize yol gösterecektir

29 OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMEN YETİŞTİRME KURUMLARI a- Tarihçe: Cumhuriyet öncesi dönemde Anaokulu öğretmem yetiştirmeyle ilgili çeşitli girişimler yapılmıştır, îlk olarak 1869 tarihinde "Maarif-i Umumiye Nizâmnâmesi" ile "Rehnumai Mualimi Sübyan"(Anaokulu Öğretmenlerine Yol Gösterici) adıyla bir program hazırlatılmış fakat etkili olamamıştır., Tedrisad-ı Ibtidaiye Kanunu 1913 yılında yürürlüğe girdikten sonra, İstanbul ilköğretim Okulunda 1915 yılında "Anaöğretmen Okulu Bölümü" açılmıştır. Ancak 370 mezun veren bu okul, I. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra, maddi imkansızlıklar yüzünden, 1919 yılında kapatılmıştır.

30 1960'ta Okul Öncesi Eğitimi alanında öğretmen yetiştirmek amacıyla Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulunda Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, ayrı bir bölüm haline getirilmiştir. 1962-1963 öğretim yılında Yaygın Eğitim Kurumlarına öğretmen yetiştiren, öğrenim süresi iki yıl olan Kız Sanat Okulu açılmış ve bu okulda da Çocuk Gelişimi ve Bakımı Bölümünde Öğretmen yetiştirilmeye başlanmıştır. Okul Öncesi Eğitimi alanına öğretmen yetiştirilmesine, 1963-1964 öğretim yılında Kız Enstitülerinde ortaokula dayalı ve üç yıl süreli Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümünün açılmasıyla başlanılmıştır. Aynı tarihlerde Kız Enstitüleri bünyesinde, laboratuvar niteliğinde uygulamalı Anaokulları da öğretime açılmıştır.

31 b) Okul Öncesi Eğitimi kurumlarına öğretmen yetiştirmede diğer ülkelerin durumu: Okul Öncesi Eğitimi kurumlarında görev alacak Anaokulu öğretmenlerinin eğitim süreleri ülkelere göre değişiklik göstermektedir. Ülkemizde; son 10 yıla kadar, Anaokulu öğretmenleri, Ortaokul üzerine üç yıllık bir meslekî eğitimle yetiştirilmiştir. Millî Eğitim Temel Kanunu ve Kalkınma Plânları doğrultusunda bu öğretmenlerin ön lisans düzeyinde yüksek öğretimden geçirilmelerine başlanmış, 1990-1991 öğretim yılından itibaren de lise öğreniminden sonra lisans düzeyinde eğitime alınmaları sağlanmıştır.

32 Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi, bazı ülkelerde Okul Öncesi Eğitimi öğretmenleri, lise eğitiminden sonra 2 ila 5 yıl arasında, değişik sürelerdeki, yüksek öğretim kurumlarında eğitim görmektedirler. Değişik Ülkelerde Okul Öncesi Eğitimi Öğretmenlerinin Yetiştirilme Süreleri ÜLKELERÖĞRENİM SÜRELERİ ÜLKELERÖĞRENİM SÜRELERİ İsviçre2 - 3 yıl Federal Almanya3 - 5 yıl A.B.D4yü Belçika3 yıl Fransa2 yıl Hollanda4 yıl İngiltere3 - 4 vıl Tablo incelendiğinde, eğitim süreleri açısından, ülkemizde, bu alanda verilen eğitimin, gelişmiş ülkelerle aynı seviyede olduğu görülecektir.

33 OKUL ÖNCESİ EĞİTİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRME Okul Öncesi Eğitime, çeşitli üniversitelerde farklı programlarla öğretmen yetiştirilmektedir. Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi, şu anda Okul Öncesi Eğitimine öğretmen yetiştiren üniversitelerdir.

34 OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE MODELLER OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE MODELLER  0-72 ay çocuğunun gelişimsel ihiyaçlannı karşılamak ve onun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak, okula ve hayata hazırlanmasında Okul Öncesi Eğitimi'nin rolü, ve etkisi tartışılamaz. Ancak, bu alanda yeterli hizmetin sağlanamayışından dolayı komisyonumuz Okul Öncesi Eğitimin, çocukların yaşlarına, ihtiyaçlarına, bölge özelliklerine uygun hizmet verebilecek alternatif modeller önermektedir.  Okul Öncesi Eğitimine ihtiyaç duyan, öncelikle bu eğitimden yararlanması gereken guruplar aşağıda belirtilmiştir.

35 ÖNCELİKLER 1.Sosyo-ekonomik açıdan elverişsiz gruplar, kırsal kesim,gecekondu bölgeleri, 2.Çalışan annelerin çocuklarının eğitimi, 3. Türkçenin doğru güzel ve yaygın konuşulamadığı yöreler. 4Özel ilgi isteyen çocuklar, 5.Yurtdışında yaşayan çocuklar. -Okul Öncesi Eğitim, doğumdan mecburi eğitim çağına kadar devam eden bir eğitim sürecidir. Burada verilecek eğitimin içerik ve niteliği ile veriliş şekli önemlidir. Aileyi de eğitimin kapsamına almak gerekir.

36 EĞİTİM KURUMLARI KURUM SAYISI DERSLİK SAYISI ÖĞRETMEN SAYISI ÇOCUK SAYISI USTA ÖĞRETÎCİ SAYISI ANAOKULU VE ANASINIFI TOPLAMI (RESMİ+ÖZEL) 14.83021.48918.312414.6828.375 YAZ OKULU0006.7390 657 S.KAN.I91.MAD.GÖRE AÇILAN KURUMLAR 4199861.52814.5090 ANAOKULLARI TOPLAMI (RESMİ+ÖZEL)8653.2393.40961.312631 BAĞIMSIZ ANAOKULU5392.2512.42849.110631 MOBİL ANAOKULU02808310 ÖZEL ANAOKULLARI TOPLAMI32696098111.3710 TÜRK32195497511.3530 AZINLIK566180 YABANCI00000 ULUSLAR ARASI00000 ANASINIFLARl TOPLAMI (RESMİ+ÖZEL)13.54617.26413.375332.1227.744 ANASINIFLARI TOPLAMI (RESMİ)13.30515.98412.919325.5247.744 İLKÖĞRETİMGENEL MD.BÜN.ANASINIFLARI 12.79315.04610.165313.3357.437 2004-2005 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE GENEL DURUM

37 ORTA ÖĞRETİM GN.MD. BUN. ANASINIFLARI37524075123 ÖĞRETMEN EĞT.GN.MD.BÜN.ANASINIFLARI221270 ERKEK TEKNİK ÖĞRT.GN.MD.BÜN.ANASINIFLARI 46671787534 KIZ TEKNİK ÖĞRETİMİ GEN.MÜD.BÜN.ANASINIFLARI 3096302.3978.479208 TİC.TUR.ÖĞRT.GN.MD.BÜN.ANASINIFLARI15243235312 DİN ÖĞRETİMİ GENEL MÜD.ANASINIFLARI71231006 ÖZEL EĞT.REH.GN.MÜD.BÜN. ANASINIFLARI42725937722 ÇIR. VE YAY.EĞT.GNL.MD.BÜN.ANASINIFLARI 5167421.23232 SAĞLIK İŞLERİ DAİ.BŞK.BÜN.ANASINIFLARI31221170 ÖZEL OKULLAR BÜNYESİNDEKİ ANASINIFLARI 2411.2804566.5980 TÜRK2241.206 4356.5980

38 Tablo 2. 1992-2005 Yılları Arası Anaokulu Sayılarındaki Gelişme (Resmi+Ozel) ÖĞRETİM YILLARIRESMÎÖZELTOPLAM 1991-199229157186 1992-199335160195 1993-199449160209 1994-199565152217 1995-199679140219 1996-1997100155255 1997-1998129182311

39 Tablo 2. 1992-2005 Yılları Arası Anaokulu Sayılarındaki Gelişme (Resmi+Ozel ) 1998-1999189219408 1999-2000269237506 2000-2001301262563 2001-2002348262610 2001-2002418279697 2003-2004483300783 2004-2005539326865

40 Tablo 3. 1992-2005 Yılları Arası Anasın iftarında ki Sayısal Gelişme (Resmi+Ozel) ÖĞRETİM YILLARIRESMÎÖZELTOPLAM 1992-19934.1041064.210 1993-19945.3771345.511 1994-19955.6581615.819 1995-19965.9982086.206 1996-19976.2942376.531 1997-19986.3563326.688 1998-19997.2003687.568 1999-20007.6654008.065 2000-20017.9964378.433 2001-20028.5245099.033 2002-20038.8071538.960 2003-200411.23019911.429 2004-200513.30524113.546 NOT: SHÇEK ve 657 Sayılı Kanunun 191. maddeye göre açılan kurumlardaki anasını/lan tabloya dahil değildir.

41 Eğitim Gören Çocuk Sayısındaki Gelişme YILLARÇOCUK SAYISI 1991-1992131.023 1992-1993135.465 1993-1994145.973 1994-1995159.766 1995-1996159.347 1996-1997174.275 1997-1998240.885 1998-1999207.319 1999-2000251.596 2000-2001258.706 2001-2002289.118 2002-2003320.038 2003-2004358.499 Tablo 5. 1992-2004 Yılları Arası Okul Öncesi Eğitimde Yıllara Göre

42 2004-2005 NOT:Tablo APKverilerine göre düzenlenmiştir. SHÇEKve 657Sayılı Kanunun 191. Maddesine göre açılan kurumlardaki çocuklar tabloya dahil edilmiştir. OKULLAŞMA DURUMU Gelişmiş ülkelerde okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı %36-100 arasında iken, ülkemizde bu oran %1: seviyesindedir. Genel Müdürlüğümüzün kurulduğu yıllarda (l 99 İ-l 992 öğretim yılında) %5.î olan okul öncesi eğitim oranı 2004-2005 eğitim öğretim yılında %16.1'e yükselmiştir. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Plânı sonunda okullaşma oram %25 olarak hedeflenmiştir.

43 YILLAROKULLAŞMA ORANI (%) 1991-19925,1 1992-19935,2 1993-19946,1 1994-19957,3 1995-19967,6 1996-19978,9 1997-19989,3 1998-199910,0 1999-200010,2 2000-200110,3 2001-200211,0 2002-200311,7 2003-200413,2 2004-200516,1

44 KADROSUZ USTA ÖĞRETİCİ GÖREVLENDİRİLMESİNİN OKULLAŞMAYA ETKİSİ Gelişmiş ülkelerde okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı % 36-100 arasında seyretmektedir. Genel Müdürlüğün kurulduğu 1991-1992 eğitim-öğretim yılında okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı %5.î'dir. 2001-2002 eğitim-öğretim yılında %11.0 olan okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı; 5.435 Kadrosuz Üst görevlendirilmesiyle 88.452 çocuğa daha okul öncesi eğitim hizmeti sağlanarak % 14.7'ye yükseltilmiştir

45 2002-2003 eğitim-öğretim yılında ise 6.235 kadrosuz usta öğretici ile 98.009 çocuğa daha okul öncesi eğitil sağlanarak, okullaşma oran % 15.3'e yükseltilmiştir. 2003-2004 eğitim-öğretim yılında okul öncesi eğitim kurumlarında 7.455 kadrosuz usta öğretici görevlendi 122.144 çocuğa daha okul öncesi eğitim imkanı sağlanmış, bu uygulama ile okullaşma oranı %15.3 olarak gerçekleşmiştir. 2004-2005 eğitim-öğretim yılında ise, eğitim-öğretim yılının başından bugüne kadar 9.854 kadrosuz usta ö; öncesi eğitim kurumlarında görevlendirmesi ile 163.221 çocuğa daha okul öncesi eğitim imkanı sağlanmış, görevlendirme ile okullaşma oranı da %16.1'e yükselmiştir. İsteyen illere kadrosuz usta öğretici tahsisi işleı devam edilmektedir. 2000 yılından sonra okul öncesi eğitim kurumlarında görevlendirilen kadrosuz usta öğretici sayıları ile çocuk sayıları ve uygulama ile ulaşılan okullaşma oranları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

46 EGITIM- ÖĞRETİM YILI GÖREVLENDİRİLEN KADROSUZ USTA ÖĞRETİCİ SAYISI İSTİFADE EDEN ÇOCUK SAYISI K. U. 0. UYGULAMASI İLE ULAŞILAN OKUL. OARANI (%) 2000-20013.312 55.08613,0 2001-20025.43588,45214,7 2002-2003623098.00915,3 2003-20047.455122.14415,3 2004-20059.854163.22116,1

47 NEVŞEHİRDE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİNİN GELİŞİMİ

48 MERKEZ : 1361 OKUL ÖNCESİ 2005 ÖĞRENCİ SAYISI Kızılırmak GÜLŞEHİR: 469 AVANOS:464 ÜRGÜP: 451 DERİNKUYU:381 ACIGÖL: 352 KOZAKLI: 192 H.BEKTAŞ:142

49 SON ÜÇ YIL ANASINIFI DURURMU İLÇELER ÖĞRENCİ SAYISI ŞUBE SAYISI ÖĞRENCİ SAYIS ŞUBE SAYISI BAĞIMSIZ ANAOKULU 2003- 2004 2004- 2005 2005- 2006 2005-2006 MERKEZ11161310501442712 ACIGÖL2702801934022- AVANOS3614172646826- D.KUYU1873132038121- GÜLŞEHİR2034192646927- H.BEKTAŞ138129914291 KOZAKLI1221791018212- ÜRGÜP35234626451271 TOPLAM2749339318638752154

50 ANASINIFI ÇAĞ NÜFUSUNUN OKULLAŞMA ORANI DEVAM EDEMEYEN 1101 ÇAĞ NÜFUSU 4976 ANASINIFINA DEVAM EDEN 3875 ÖĞREN. 3875 ÖĞREN. % 78

51 SON ÜÇ YIL ANASINIFI ÖĞRENCİ DURUMU


"AVRUPADA VE YURDUMUZDA OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ. AVRUPADA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Okul Öncesi eğitimin kurumsallaşmasının kökeni 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1800'lü." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları