Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Öğr. Gör. Özlem BAĞCI. * DİL: Belli kurallara dayalı semboller sistemidir. * Dilin öğrenilmesi ve kullanılması zihinsel süreçlere bağlıdır. * Zihinsel.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Öğr. Gör. Özlem BAĞCI. * DİL: Belli kurallara dayalı semboller sistemidir. * Dilin öğrenilmesi ve kullanılması zihinsel süreçlere bağlıdır. * Zihinsel."— Sunum transkripti:

1 Öğr. Gör. Özlem BAĞCI

2 * DİL: Belli kurallara dayalı semboller sistemidir. * Dilin öğrenilmesi ve kullanılması zihinsel süreçlere bağlıdır. * Zihinsel problemleri olanlar dili yaşıtları düzeyinde öğrenip kullanamazlar.

3 * KONUŞMA: İnsanlar arasında dili kullanarak sözlü iletişim kurma yöntemidir. * Konuşma, dildeki seslerin konuşma organları (Dudak, dil, çene, yumuşak damak, ses telleri gibi..) akustik sinyaller haline getirilmesidir. * Konuşma, motor bir süreçtir.

4 * İLETİŞİM: İnsanlar arasındaki duygu, düşünce ve yaşantıların sözlü ya da sözsüz ifade edilme yöntemidir.

5 * Açıklık * Artikülasyon * Dil Bilgisi * Sürat * Duraklama * Ses Tonu * Doğru Nefes Alma * Ses Gücü * Beden Dilini Kullanma

6 * ARTİKÜLÂSYON: Konuşma seslerini çıkarma işlemine söylenişe Artikülâsyon denir. * AFAZİ: Söz veya kelime yitimidir. * DİSLEKSİ: Öğrenme bozukluğudur. Konuşmada bir engel olmadığı halde sesli veya sessiz okumada ve anlamada görülen bir bozukluktur. * BİLİNGUALİZM: İki lisanlılık. İki dili aynı anda öğrenmeden kaynaklanan dil problemi.

7 * “Konuşmanın akışında, ritminde, tizliğinde, vurgularında, ses birimlerinin çıkarılışında, eklemlenişinde, artikülâsyonunda, anlamında bozukluk bulunmasına konuşma özrü denir.”

8 * Dil ve konuşma gelişimi zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimden bağımsız değildir. Bu alanlardan herhangi birinde yaşanan bir güçlük, dil ve konuşmayı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. * Dil ve konuşma güçlüklerini ortaya çıkaran nedenler arasında, zihinsel yetersizlik, işitme kaybı, gelişimsel gecikmeler, bazı cerrahi girişimler sonrası sorunlar, beyin hasarları, yarık damak/dudak gibi yapısal bozukluklar, serebral palsi gibi kasları etkileyen hastalıklar, sesin yanlış kullanımı vb. pek çok neden sayılabilir.

9 Söyleyi ş Bozukluklar ı ( Artikülâsyon Bozukluklar ı )  Atlama ( Sesin Dü ş ürülmesi)  Yerine Koyma ( Sesin De ğ i ş tirilmesi)  Sesin Eklenmesi  Sesin Bozulmas ı Ses Bozukluklar ı Ses Perdesi Bozukluklar ı * Ses Yüksekli ğ i Bozukluklar ı * Ses Kalitesi Bozukluklar ı Konu ş ma Ak ışı ndaki Bozukluklar o Acele-Karma şı k Konu ş ma o Kekemelik

10 * Artikülasyon bozukluğu konuşma seslerinin çıkartılış yerlerinde biçimlerinde zamanlamasında, yönünde, hızında, basıncında hataların yapılması ya da dudakların, dilin, yumuşak damağın, yutağın birlikte hareketlerinin hatalı olması sonucunda ortaya çıkan bir sorundur.

11 Ses atlamaları Ses eklenmesi Yerine koyma Sesin bozulması veya ses çarpıtmaları

12 Yapısal Nedenler İşlevsel (Görevsel) Nedenler Psikolojik Nedenler

13 Hatalı ses farkettirilere k,doğrusu öğretilir. Çocuğa karşı sevecan,hoşg örülü ve anlayışlı olunmalı. Okuma parçalarında bilinçli hatalar yapıp,öğrenci den bulması istenir. Türkçe derslerinde onlara daha çok söz vermelidir. Artikülasyon bozukluğu hakkında öğrenciler bilgilendirilmel i.

14 Ses perdesindeki ve ses üretimindeki problemlerle ilgilidir.

15 1.Konuşma organlarındaki yapısal bozukluklar 2.Solunum sistemine ait bozukluklar 3.Gırtlakta oluşan bozukluklar 4.Sinir sistemindeki bozukluklar 5.İşitme kaybı ve duygusal bozukluklar 6.Aile içi çatışmalar Ses bozukluklarına neden olan etkenler;

16 Sesin perdesinde görülen bozukluklar Sesin şiddetinde görülen bozukluklar Sesin kalitesinde görülen bozukluklar Sesin esnekliğinde görülen bozukluklar

17 Konuşma esnasında dinleyicileri rahatsız edecek duraklama ya da patlama görülme durumudur.En yaygın olanı kekeleme durumudur.

18 Konuşmanın doğal akışının bir biçimde kesintiye uğramasıdır. Bireyin istemsiz olarak sesleri uzatması, kimi sesleri üretirken zorluk çekmesi, bir sesi, heceyi yada sözcüğü tekrarlaması biçiminde görülebilir.

19 * Kekeleme yaklaşık 3/1 oranında erkekler- de kızlardan daha sıktır. * Sıklıkla çocuk konuşmayı öğrendikten 1-2 yıl sonra ortaya çıkar. * Çok fazla miktarda tekrar eden konuşma ( ses ve heceler ) ile karakterizedir. * Genellikle efor veya gerilim olmadan ortaya çıkar.

20 1) Kekemeliğin bireydeki yapısal bozukluklardan kaynaklandığını ileri sürenler, 2) Konuşmanın öğrenilmiş bir davranış olduğunu kekemeliğinde öğrenme sonucu ortaya çıktığını savunanlar, 3) Kekemeliğin kişilik bozukluklarından kaynaklandığını söyleyen görüşlerde vardır.

21 Kekemeliğin gelişimini önlemek için yandaki noktalara dikkat etmek gerekir: Çocuğun, konuşması üzerinde dikkatini toplamamak Konuşurken çocuğun, heyecanlanmasına, normal dışı ve her zamankinden farklı davranışlar göstermemek Çocuğun konuşmasındaki tekrarlama ve yanlış telaffuz etme (kelimeleri yanlış söyleme) gibi kusurlara hemen müdahale etmekten kaçınmak

22 Çocuğu kekeme diye damgalamayınız. Çocuk konuşurken onun dudak devinimlerine değil gözlerinin içine bakınız. Ona özel ödevler veriniz. Yaşadığı konuşma güçlüğü hakkındaki duygularını onunla konuşmaktan çekinmeyin. Çocukla konuşurken kısa, kurallı ve basit cümleler kullanın, ifadeler açık ve kolay anlaşılır olsun.

23  Gecikmiş Dil  Söz Yitimi  Belirli Dil Yetersizlikleri

24 Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından daha yavaş bir gelişme gösteriyorsa o konuşma gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Bu, bir bakıma çocuğun bebeklik çağında geçirmesi gereken konuşma gelişim aşamalarından birinde duraklayıp kalması ya da o aşamalardan birine geri dönüş yapma halidir.

25 1.Konuşmaları kısıtlıdır. 2.Kısıtlılık hiç konuşmamaktan çok zor anlaşılabilen birkaç sözcük söyleyebilme arasında değişir. 3.Sözcük dağarcıkları da yetersizdir.4.Akranlarına oranla pek az sözcük bilirler.5.Tümce kurmada da güçlük çekerler 6.İsteklerini tümce ya da başka sözcüklerle anlatma yerine jest, mimik ya da başka tür işaretler kullanırlar.

26 7.Başkalarının konuşmalarına ilgi duymazlar ve dinlemezler. 8.İsteklerini, duygularını doğrudan fiziki hareketlerle belli ederler. 9.Bazıları topluluktan uzak durma, ayrı kalma eğilimindedirler.. 10.Daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncaklarını atma, fırlatma, kırma, yırtma, dağıtma gibi hırçınlıklar da görülebilir.

27 1.Zeka Geriliği2.Sağlık Durumu3.İşitme Kaybı: 4.Devinimsel Uyum Güçlüğü 5.Duygusal Çatışma 6.Aile ve Çevre Koşulları

28 Çocuğun akıcı olmayan konuşmasına dikkat çekmeyin ve kritik etmeyin. Beceriksiz veya sakar olduğundan dolayı onu eleştirmeyin. Daha düzgün ve akıcı konuşan kardeşleri veya yaşıtları ile asla kıyaslamayın. Başarı duygusunu tatmasını ve kendisine olan güvenini kazanmasını sağlayın

29 Öncelikle konuşma dilimizin tüm seslerini açık,belirgin olarak fakat abartmadan,yapmacıksız kullanmalıdır.Bunu alışkanlık haline getirmeli ve iyi bir örnek olmalıdır. Aile ile işbirliği içerisinde çalışılmalıdır. Çocuğun yanında başkalarıyla onun engeli hakkında konuşmamalıdır.

30 Beynin hasar görmesi sonucu oluşan iletişim bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.Nörolojik kökenlidir. 1. Broca tipi afazi 2. Wernicke tipi afazi 3. Global tip afazi

31 * Beyin Felci ile İlgili Dil ve Konuşma Bozuklukları * İşitme Bozukluğuna Bağlı Konuşma Bozuklukları * Yarık Damak ve Yarık Dudakla İlgili Konuşma Bozuklukları * Zekâ Geriliği, Öğrenme Bozukluğu ve Duygusal Problemlere Bağlı Dil Bozuklukları * Bilingualizm ve Yöresel Konuşmalara Bağlı Dil Bozuklukları

32 1. Organik Bozukluklar A- Konuşma organlarında yapısal bozukluklar B- Merkezi sinir sistemi bozukluğu C- Motor bozukluklar D- Duyusal yetersizlik (İşitme Yetersizliği) E- Bilişsel bozukluk (Zeka) 2. Fonksiyonel Bozukluklar A- Çevresel nedenler (Bilinguallik) B- Ciddi duygusal-sosyal bozukluklar

33 * Erken tanı bu çocukların gelecekte alacakları eğitimin tespiti açısından çok önemlidir. Tıbbi müdahale gerekip gerekmediği araştırılmalıdır. Eğer gerekiyorsa öncelik tıbbi müdahalededir. Daha sonra eğitimleri yapılmalıdır.

34 * Dil ve konuşma sorunlarının son derece yaygın olmasından ve erken dönem dil ve iletişim sorunlarının genel gelişimi olumsuz olarak etkileyeceğinden erken tanılama ve eğitim son derece önemlidir. Ayrıca erken dönem iletişim sorunlarının giderilmesi ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek akademik başarısızlık ve duygusal sorunların da önüne geçebilmekte ya da en azından hafifletebilmektedir.

35 * Psikolojik Destek * Hastalıkların Tedavisi * Sağlıklı Beslenme * Bilinçli Önlemler * Fırsat Tanımak

36 * Dil ve konuşma güçlüğü olan çocuğa yönelik planlanan eğitim etkinlikleri uygulanırken basitten karmaşığa, somuttan soyuta, yakından uzağa şeklinde bir yol izlenmelidir. * Dil ve konuşma güçlüğü olan çocuklar için hazırlanacak olan program ve plan çocuk merkezli olmalı ve onun tüm gelişim alanlarını desteklemeye yönelik olmalıdır.

37 * Okulda ve sınıfta düzenlenecek olan sosyal ve kültürel etkinliklere yetenekleri ve performansı ölçüsünde katılmalarına, sorumluluk almalarına özen gösterilmelidir. * Bu çocuklar için BEP hazırlanmalıdır.

38 Öğretmen dil ve konuşma güçlüğü olan çocukların sınıftaki başarısını sağlamak ve onunla daha iyi iletişim kurabilmek için: * Yüzü öğrenciye dönük olmalı ve onunla göz teması kurmalı, * Konuşmanın akışına ve anlamına uygun abartısız jest ve mimikler kullanmalı, * Uzun cümleler yerine basit, kısa ve kurallı cümleler kurmalı, * Yüksek sesle konuşmamalı, * Sözcükleri hecelememelidir.

39 * TEŞEKKÜRLER… Özlem Bağcı Özlem Bağcı


"Öğr. Gör. Özlem BAĞCI. * DİL: Belli kurallara dayalı semboller sistemidir. * Dilin öğrenilmesi ve kullanılması zihinsel süreçlere bağlıdır. * Zihinsel." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları