Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hadis-i Şeriflerin Mealleri Eşliğinde. Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır. Resülullah A.S.V. şöyle buyurdular: "Babanın duası perdeyi deler, kabul.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hadis-i Şeriflerin Mealleri Eşliğinde. Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır. Resülullah A.S.V. şöyle buyurdular: "Babanın duası perdeyi deler, kabul."— Sunum transkripti:

1 Hadis-i Şeriflerin Mealleri Eşliğinde

2 Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır. Resülullah A.S.V. şöyle buyurdular: "Babanın duası perdeyi deler, kabul makamına ulaşır."

3 İmândan sonra birinci vazifemiz ana-babanın kalbini kırmamaktır. Onların kalbini kıranın ibâdeti kabûl olmaz. Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur. Onlara karşı gelenin, âsî olanın ömrü bereketsiz ve kısa olur. Ana-babasını öfkelendiren, Allah’ı öfkelendirmiş olur.

4 Allah Resûlü S.A.V.buyurdu: "Allahın hoşnutluğu babanın hoşnutluğunda, öfkesi de babanın öfkesindedir." Ana babasına iyilik yapan Peygamber duası almıştır. Zira, Allah Rasûlü (S.A.V.) buyurdu: "Ana babasına iyilik yapana ne mutlu! Allah onun ömrünü artırsın!"

5 Anasına-babasına âsî olan mel’ûndur. Hz. Peygamber (A.S.V.) bir gün: "Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün" dedi. "Kimin burnu sürtülsün Ey Allah'ın Resûlü?" diye sorulunca.. Şu açıklamada bulundu: Anne-Babasından her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin. Buyurdu.

6 Hz. Peygamber (A.S.V.) şöyle buyurdu: Allah'ın rızası babanın rızasından geçer. Allah'ın memnuniyetsizliği de babanın memnuniyetsizliğinden geçer. Ebu'd-Derda (R.A.) anlatıyor: "Resûlullah (A.S.V.): "Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terk et dilersen muhafaza et" dediğini işittim.

7 Hz. Peygamber A.S.V. buyurdu.. Agâh olun, haberdar olun.. Büyük günâhların en büyüklerini haber veriyorum. Bunlar Allah’a şirk koşmak, ana-babaya âsî olmaktır. Îmânlı olup, Cehennemden en son çıkacaklar.. Allah yolunda olan ana-babasının İslâmiyet'e uygun olan emirlerine âsî olanlardır.

8 Hasan-ı Basrî hazretleri, Kâ'beyi tavâf ederken sırtında yük olan bir zât görüp der ki: -Niçin yükle tavâf ediyorsun? Adam: Bu yük değil, babamdır. Onu Şam'dan yedi defa getirip tavâf ettirdim. Çünkü, beni yetiştirdi. Bendeki hakkı büyüktür. dedi. Hasan-ı Basrî hazretleri: - Kıyâmete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider. Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur.

9 Bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyade kim hak sahibidir?" diye sordu. Hz. Peygamber (A.S.V.): "Annen!" diye cevap verdi. Adam: "Sonra kim?" dedi, Resûlullah (A.S.V.) "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar: "Sonra kim?" dedi Resûlullah (A.S.V.) yine: "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Sonra kim?" Resûlullah (A.S.V.) bu dördüncüyü: "Baban!" diye cevapladı."

10 Ey Allah'ın Resûlü kime karşı iyilik yapayım? Hz. Peygamber (A.S.V.) şu cevabı vermiştir: "Annene, babana, kız kardeşine, oğlan kardeşine…. Bu iyiliği de, üzerine vacip olan bir hakkın ödenmesi.. Yani, sıla-ı rahmin yerine getirilmesi olarak yapacaksın. Nafile, ihtiyari, hasbi bir davranış, kendi isteğine bağlı bir davranış olarak değil.. Zira iyilik yapmaya mecbursun..

11 Lokman suresi 14. Ayet.. Biz insana, ana ve babasına iyi davranmayı emrettik. Özellikle de anası nice sıkıntılara katlanarak onu karnında taşımış.. Emzirmesi de iki yıl sürmüştür. İşte bu sebeple, Bana, ana ve babana şükret, diye tavsiye ettik.” İsra suresi 24. Ayet.. “Rabbim..! Onlar beni küçüklüğümde nasıl koruyarak büyüttülerse, şimdi sen de onlara öyle merhamet et..!

12 İsra suresi Ayetler.. Rabbin şöyle emretti: Sadece Allah’a ibadet edeceksiniz. Ana ve babanıza iyi davranacaksınız. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “of!” bile deme..! Onları azarlama..! Onlara saygıyla hitap et..! Onlara merhamet ederek tevazu kanadlarını aç da, “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle büyüttülerse, sen de onlara öyle merhamet et, de..!

13 Ankebut suresi 8. Ayet.. Biz insan’a ana ve babasına iyilik etmesini emrettik. Anne ve babaya her konuda itaat etmek gerekir mi..? Bu ayetin devamında, şayet anne ve baba Allah’ı inkar etmeye ve O’na karşı gelmeye davet ederlerse, onların sözünün dinlenmemesi emredilmektedir. Demek oluyor ki, anne ve baba oğlundan Allah’a şirk koşmasını isterse sözleri dinlenmeyecek, ama onun dışındaki buyrukları, elden geldiğince yapılacaktır.

14 Bir kadın: "Ey Allah'ın Resûlü.. Annemin bir aylık oruç borcu vardı, onun yerine tutabilir miyim?" diye sordu. "Annene bedel tut!" dedi. Kadın: "Ey Allah'ın Resûlü, annem hiç haccetmedi, onun yerine hac yapabilir miyim?" diye sordu. Resûlullah (A.S.V.): "Evet, ona bedel haccet" buyurdu."

15 Zeyd İbnu Erkam (R.A.) anlatıyor: Hz. Peygamber (A.S.V.) buyurdu ki: Kim ebeveyninden birine bedel haccederse, bu hacc’la onun borcunu ödemiş olur. Bu durum semadaki ruhuna müjdelenir. Bu hareketinden dolayı, Babası için bir hac, kendisi için yedi hac yazılır." Kişi, anne ve babasına karşı isyankar, serkeş bile olsa, bu iyiliği sebebiyle Allah'ın nezdinde, iyi kullar arasında yazılır.

16 Resulullah S.A.V.: - “Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?” diye üç defa sordu. Biz de: - Evet, ya Resulallah, dedik. Resul-i Ekrem: “Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek..”buyurdu. Muaz bin Cebel (r.a.) rivayet ediyor: Üç şey vardır ki, onları yapan büyük günah işlemiş olur. 1) Haksız yere açılmış bir bayrağın etrafında toplanan.. 2) Anne babasına isyan eden.. 3) Yardım etmek için zalimle beraber yürüyen.

17 Resulullah S.A.V.: dedi ki.. - Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır.. Ashab-ı kiram: - Ya Resulallah..! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince: - Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver” buyurdu.

18 Allah Resûlü S.A.V.buyurdu: "Babalarınıza iyilik edin ki, oğullarınız da size iyilik etsin. Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar.“ Hz. Enes'den (r.a.) rivayetle: iki çeşit günah vardır ki, cezaları ahirete bırakılmadan dünyada verilir: Zulüm ve ana babaya isyan.

19 Enes bin Mâlik hazretleri şöyle anlatır: Peygamber Efendimiz zamanında Alkame isminde bir genç vardı. Hep ibâdet ile meşgûl olur, yaz-kış oruç tutardı. Bu genç hastalandı. Hastalığı sanki ölüm hastalığıydı. Aynı zamanda dili tutulup bir şey söyleyemiyordu. Durumdan Resûlullah Efendimiz haberdâr edildi. Arkadaşlarıyla beraber gencin yanına gittiler. Kendisine Kelime-i Şehâdet telkîn ettikleri hâlde, genç söyleyemiyordu. Herkes olay karşısında şaşırmıştı.

20 Peygamber efendimiz.. “Alkame'nin ana-babası var mı? diye sordu. “Evet, ihtiyâr bir annesi var.” dediler. Annesini buraya getirin..! Dedi. Annesi gelince, Peygamber efendimiz sordu: Alkame'ye ne oldu? Anne: Yâ Resûlallah.. Alkame çok iyidir. Hep ibâdet ile meşgûl olur. Ama ben ondan râzı değilim. Çünkü o, hanımının rızâsını, benim rızâmdan üstün tutmaktadır. Peygamber Efendimiz: Dilinin tutulması bu yüzdendir. Ona hakkını helâl et de dili açılsın..! Buyurdu. Anne: “Yâ Resûlallah, O benim hakkıma riâyet etmedi. Hakkımı helâl etmem.” dedi.

21 Bunun üzerine Peygamber efendimiz, “Ey Bilâl! Eshâbı çağır, odun getirsinler. Alkame'yi yakalım. Çünkü annesi, ondan râzı değildir” buyurdu. Kadıncağız bunları işitince dedi ki: - Yâ Resûlallah, oğlumu benim gözümün önünde mi yakacaksınız..? Kalbim buna nasıl dayanır..? Resûlallah Efendimiz.. “Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır. Sen ondan râzı olmadıkça, onun hiçbir tâ'ati makbûl değildir.” buyurdular. Kadıncağız bunları işitince ağlamaya başlayıp dedi ki: - Yâ Resûlallah, ben ondan râzı oldum, hakkımı helâl ettim. O anda oğlunun sesini duydu. Kelime-i şehâdeti rahatlıkla söylüyordu.

22 Alkame, aynı gün vefât etti. Cenâze hazırlıkları yapılıp defnedildi. Definden sonra Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma hitâben buyurdu ki: “Hanımını annesinden üstün tutana, Allah-ü teâlâ ve melekler la'net eder.”

23 "Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor. Ne yapayım? diye sordu. Resûlullah (A.S.V.): Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evlatlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evlatlarınızın kazançlarından yiyin. buyurdu. Ana-babasının ihtiyâcını karşılamak veya onları insanlara muhtaç etmemek için çalışan kimse, Allah için, Allah yolunda çalışıyor demektir.

24 Ana-babaya ihsânda bulunmak ve akrabayı ziyâret etmek.. 1) Sıkıntılar içinde olmayı, saâdete çevirir.. 2) Ömrü artırır.. 3) İnsanı fena ölümden korur. İlim öğrenen talebe.. Kocasına itâ'at eden kadın.. Ana-babasına iyilik eden evlât.. Peygamberlerle beraber hesâpsız olarak Cennete girer.

25 Ebu Hüreyre (R.A.) anlatıyor: Hiçbir evlat.. Babasının hakkını, bir istisna durumu dışında ödeyemez. O durum da şudur: Babasını köle olarak bulur, satın alır ve azat eder.

26 İbnu Ömer (R.A.) anlatıyor: Bir adam, Resûlullah (A.S.V.)'a gelerek: Ben büyük bir günah işledim, buna tövbe imkanım var mı?" dedi. Hz. Peygamber (A.S.V.): "Annen var mı?" diye sordu. Adam: "Hayır yok" dedi. Peki teyzen de mi yok? Adam: “O, var" deyince.. Resûlullah (A.S.V.): "Öyle ise ona iyilik yap!" "Teyze anne makamındadır.” dedi.

27 İbni Abbas'dan (r.a.) rivayetle: Kim ki, sabahleyin Allah rızası için anne ve babasına itaatkar olarak güne başlarsa, ona Cennetten iki kapı açılır. Anne ve babadan biri varsa, bir kapı açılır. Ana-babasının rızâsını alan mü'mine Cennetten iki kapı açılır. Onları üzene ise Cehennemden iki kapı açılır. Ana-babasını üzen ve sıla-i rahmi terk eden, Cennetin kokusunu duyamaz.

28 Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü.. Anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkanı var mı..? Ne ile onlara iyilik yapabilirim..?" diye sordu. Resûlullah (A.S.V.): "Evet vardır" dedi ve açıkladı: Onlara dua… Onlar için Allah'tan istiğfar.. Günahlarının affedilmesini talep etmek.. Onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek.. Anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek.. Anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.

29 İbnu Ömer (R.A.) anlatıyor: Resûlullah (A.S.V.)'ı işittim, şöyle diyordu: Kişinin yapacağı en üstün iyiliklerden biri.. Ölümünden sonra babasının dostlarına sıla-ı rahimde bulunmasıdır. Hz. Peygamber (S.A.V.) Buyurdular. Sadaka veren kimse, neden Müslüman olan ana-babasının ruhu için vermez.?

30 Cihat etmek için, Yemen’den Peygamberimizin yanına gelen bir adam.. "Ağlamakta olan ebeveynimi de geride bıraktım" der. Resûlullah (A.S.V.) ona "Yemen'de bir kimsen var mı?" diye sordu. Adam: "Ebeveynim var" deyince.. "Peki, onlar sana izin verdiler mi? diye tekrar sordu. "Hayır" cevabı üzerine: "Öyleyse onlara geri dön, onlardan izin iste. Şayet izin verirlerse cihada katıl, vermezlerse onlara hizmet et!" emretti."

31 Mûsâ A.S. - Yâ Rabbî, Cennetteki arkadaşım kimdir..? diye Cenab-ı Hak’ka yalvararak sordu. Allah c.c., “Filân yerde bir kasap var. Senin Cennetteki arkadaşın odur.” dedi. -Mûsâ aleyhisselâm, tarif edilen yere gitti. Güneş batıncaya kadar kasabı karşıdan izledi. Akşam olunca, kasap, bir parça et alıp, çantasına koydu, evine giderken, Mûsâ aleyhisselâm hemen.. Ey genç, misâfir kabul eder misin? - Evet memnuniyetle... Beraber gittiler. Eve gelince, genç, bu etten güzel bir yemek pişirdi. Yemek soğurken, tavana asılı duran bir zembili indirdi. İçinde çok yaşlı, zaif, güçsüz bir kadın vardı. Onu zembilden çıkardı. Bakım ve görümünü yaptı.

32 Sonra pişirdiği yemekten azar azar yaşlıyı besledi. Tekrar zembile yerleştirdi ve yerine koydu.. Ancak kadın her lokmasının ardından dudaklarını kıpıtırdatıyor ve bir şeyler söylüyor, sonra ikinci lokmasını alıyordu. Bunları gören Mûsâ A.S. sordu: “Bu kadın kim, ona ne yaptın?” Kasap: “Bu benim annemdir. Çok yaşlandı. Takati kalmadı. Oturacak halde de değildir. Çarşıdan gelince, onu doyurup altını değiştirmeden kendim bir şey yemem.”

33 Hz. Musa A.S. “O esnâda annenizin dudaklarının kımıldadığını gördüm. Ne söylüyordu?” Kasap: Anne yüreği işite. Her seferinde "Yâ Rabbî, oğlumu Cennette Mûsâ Aleyhisselâma arkadaş eyle" diye duâ eder.” dedi. O ana kadar kendini bildirmeyen Hz. Musa A.S., “Mûsâ Peygamber benim ve Cennetteki arkadaşım da sensin.” dedi.

34 Kişi, Ana-babasını beğenmeyerek ben onların oğlu, kızı değilim derse..! Efendimiz, “Annem-babam onlar değildir diyene, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti olsun. Allah-ü teâlâ böyle diyenin farz ve nâfilelerini kabûl etmez” buyuruyor. Cenâb-ı Hak, Ana-babaya itâat edilmesini isteyerek.. Ana-babasına iyilik edenleri, Dünyada sevdiklerim arasına alırım. Kabirde onlara arkadaş olur, Mahşerde merhamet ederim.. Sıratı geçirir.. Cennette onlarla vâsıtasız konuşurum.. diyor.

35 Soğuk bir kış gecesinde, Bâyezid-i Bistâmi hazretleri küçükken annesi ile yatsı namazını kılıp yatmıştı. Gece yarısına doğru annesi uyandı. Çok susamıştı. Oğluna seslendi… “Oğlum, bir bardak su verir misin?” Hemen yatağından fırlayan, küçük Bâyezid, su testisine baktı. Fakat içinde su yoktu. Annesine: “ Anneciğim, testide su yok ben hemen doldurup geleyim,” dedi. Koşarak dışarı çıktı. Her yer buz ile kaplıydı. Zorlukla testiyi doldurup geri döndü. Fakat, geri dönene kadar annesi tekrar uyumuştu. Annesini uyandırmaya kıyamadı.. Elinde su dolu bardak ile, annesinin baş ucunda beklemeye başladı. Hava çok soğuk olduğu için, bir müddet sonra soğuktan titremeye başladı. Buna rağmen, bardağı bırakıp yatmadı.

36 Annesinin uyandığında, "Hani su" diyerek üzüleceğinden korkuyordu. Annesini üzmemek için, her türlü sıkıntıya katlanmaya râzı idi. Elinde su bardağı saatlerce ayakta annesinin uyanmasını bekledi. Nihayet, annesi, "su, su" diye mırıldanmaya başladı. Hemen, "buyur anneciğim, suyun hazır" dedi. Annesi daha ilk sözünde suyun hazır olmasını anlayamadı. Oğluna sordu: Oğlum ne çabuk getirdin? Anneciğim, daha önce uyandığında, su istemiştin. O zaman su olmadığı için, testiyi doldurmaya gittim. Geldiğimde senin daldığını gördüm. Uyanmanı bekledim. Oğlunun bu kadar, sadakatli olduğuna çok sevinen annesi sevinçten ağladı.

37 Allah-ü Teâlâ kendisine böyle bir oğul ihsân ettiği için şükretti: Ve ellerini semaya kaldırarak.. “Yâ Rabbî ben oğlumdan râzıyım, sen de râzı ol,” dedi. Denilir ki; Annesinin bu duâsı sebebiyle, küçük Bâyezid-i Bistâmî.. Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri, oldu.


"Hadis-i Şeriflerin Mealleri Eşliğinde. Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır. Resülullah A.S.V. şöyle buyurdular: "Babanın duası perdeyi deler, kabul." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları