Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“ Bilinçli Veli – Başarılı Öğrenci ” SEMİNERİ ÇOCUĞUN, EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLMASI İÇİN DERS ÇALIŞMA BECERİSİNİN KAZANDIRILMASI GEREKİR.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“ Bilinçli Veli – Başarılı Öğrenci ” SEMİNERİ ÇOCUĞUN, EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLMASI İÇİN DERS ÇALIŞMA BECERİSİNİN KAZANDIRILMASI GEREKİR."— Sunum transkripti:

1

2 “ Bilinçli Veli – Başarılı Öğrenci ” SEMİNERİ

3

4 ÇOCUĞUN, EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLMASI İÇİN DERS ÇALIŞMA BECERİSİNİN KAZANDIRILMASI GEREKİR

5 Okuldan döndükten sonra.. “İlköğretime başlayan bir öğrencinin, okuldan eve döndükten sonra, okul giysilerini çıkartarak ev giysileri giymesi, kendi öz bakımını (el, yüz yıkama, dış fırçalama gibi) yapabilmesi, bir süre dinlendikten sonra kendi ödevlerini tek başına tamamlayabilmesi gerekir.

6 YARDIMINIZI ESİRGEMEYİN Tabii ki bunları yaparken, zaman zaman anne ve babasından da küçük yardımlar alabilmelidir. Bu sorumlulukların yapılmaması, sürekli aksaklıkların gözlenmesi ya da anne babanın uyarılarıyla yapılması, ödevlerin de anne babayla birlikte yapılması durumunda, çocuğun bu sorumlulukları yerine getirirken zorlandığı ya da bu konuda yardım alması gerektiği düşünülebilir.”

7 “ÇALIŞMA PROGRAMINI, BİRLİKTE YAPIN” “Çocuğunuzla yapacağınız programı birlikte belirleyin. Odasında mutlaka bir saat bulundurun, çalışma süresini birlikte paylaşarak belirleyin. Çalışma masasını ve kütüphanesini zaman zaman birlikte düzenleyin. Çalışma odasında bir pano bulundurun. Bu panoda ders programı, sınav tarihleri ya da kendisi için özel olan bilgilerin yer aldığı bölümlere yer verilebilir. Çocuğunuzun ders çalışma masasının, dikkatini dağıtacak bir ortamda bulunmamasına özen gösterin.

8 ÇOCUĞUNUZU ZORLAMAYIN Çocuğunuzun odasında televizyon bulundurmayın. Ödevlerini yapmak istemiyorsa zorlamayın, unutmayın ki anneler babalar öğretmen rolünde değildir. Yapması gereken sorumlulukları yerine getirdiğinde değer verin. Çocuğunuzun düzenli uyumasını ve yeterli dinlenmesini sağlamak için gerekli ortamı hazırlayın.

9 ÖRNEK DAVRANIŞLARDA BULUNUN Anne ve baba olarak, davranışlarınızla söylediklerinizin paralel olmasına özen gösterin. Çocuğunuzun sorumluluklarını yerine getirmesi için, anne ve baba olarak siz de örnek davranışlarda bulunun. Çocuğunuz bu becerileri kazanırken, zaman zaman sorumluluklarını unutabilir. Eğer sorumluluklarını yerine getirmekte sürekli aksaklıklar gösteriyorsa, bir uzman desteği gerekebilir.”

10 Dağınık ev çocuğun zekasını olumsuz etkiliyor New Scientist dergisinde yayımlanan habere göre, İngiliz ve ABD’li bilim adamları, 3 ve 4 yaşlarındaki 8000 çocuk üzerinde yaptıkları araştırmada, evdeki koşulların çocuklara yapılan zeka testlerinin sonuçlarına ne ölçüde etki ettiğini incelediler. Bilim adamları, dağınık bir evin, çocuğun zeka gelişimi üzerinde az da olsa ölçülebilir olumsuz etki yaptığını tespit ettiler.

11 Stresinizi çocuklara yansıtmayın “Çocukların hayata hazırlanmasında ve yetişmesinde birinci basamak olarak değerlendirilen aile ortamında ortaya çıkan stres etkenleri, çocukların psikolojisini doğrudan etkilemektedir. Anne ve babaların iş ortamlarındaki streslerini evlerine yansıtmaları, çocuklarda ciddi psikolojik sorunlara yol açmaktadır.

12 Anne ve babaların birinci ödevi Ailelerin yaşadıkları ayrılma, boşanma, ekonomik sıkıntılar, doğal afetler, taşınma, hastalıklar, bir yakının ölümü, ikinci evlilik, ikinci kardeş gibi stres durumlarından çocukları korumak, anne ve babaların birinci ödevleridir. İş ortamında yaşanan stresin eve yansıtılmaması da bu ödevlerin başında gelmektedir.”

13 Psikolojik sorunlar Stresin eve yansıtılması durumunda çocuklarda okul başarısında düşüş, arkadaş ilişkilerinde sorun, sosyal aktivitelere karşı ilgisizlik, cesaret azalması, çabuk sinirlenme, içe kapanma, sessizlik ve sakinlik gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor.

14 Eğitimin ilk merkezi olan ailede, stres kaynaklarına karşı anne ve baba birlikte mücadele etmeli ve bu mücadele çocuğa hissettirilmemelidir.” ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE BAKABİLSEK !..

15 ‘Çocuğunuzun fikirlerine değer verin’ “Çocuğunuzla kuracağınız güçlü iletişim, size başarılı, özgüvenli bir evlat olarak geri dönecektir”

16 Çocuklara gösterilen sevgi özgüveni arttırır.” “Çocuk deyip geçmeyin, adam yerine koyun. Evinize bir kanepe, koltuk ya da otomobil alırken bile çocuğunuzun fikrini alın. ‘O çocuk bu işlerden anlamaz’ yaklaşımı çocuğun kendine olan güveninde ağır yaralar bırakır. Çocuğunuzla kuracağınız güçlü iletişim, size başarılı, özgüvenli bir evlat olarak geri dönecektir. Çocuklara gösterilen sevgi özgüveni arttırır.”

17 ÇOCUKLARA KÜÇÜLTÜCÜ SÖZLER SÖYLEMEYİN “Çocuklarınıza deli, geri zekalı, aptal gibi küçültücü sözler yerine, olumlu vasıflarda bulunun. Çocuğunu kucağına alıp, sevip okşayın, günün nasıl geçtiğini sorun. O konuşurken maç izlemek ya da başka işlerle uğraşmak yerine can kulağıyla dinlemek çocuk için büyük anlam ifade edecektir”

18 Çocukların gözünden kaçmaz !. Çocuklar; “söyleneni” değil “gördüklerini” öğrenirler. Yalan söyleyen ve bu yalanı çocuğu tarafından bilinen anne ya da babanın inandırıcılığı kalmaz, Ve bu durum daha farklı sorunların ortaya çıkmasına neden olur.

19 Çocuğunuzu ödüllendirin Çocukta iyi davranışlar görülünce onu mükâfatlandırmalı, teşvik etmeli. Kötü halleri ise uygun lisanla ikaz edilerek yasaklanmalı.

20 Arkadaşlarını tanıyın Her zaman için çocukların arkadaşlarına dikkat etmeli. Onları ahlâksız ve edepsiz kimselerle arkadaşlık etmekten korumalı, iyi çocuklarla arkadaşlığı sağlanmalı.

21 Kardeşler arasında eşitliği gözetin Ana-baba, çocuklara dönük davranış ve hediyelerde eşitliği gözetip adaletli davranmalı. Fakat onlardan biri haksızlık yapınca, bunu da dikkate almalı.

22 Oyun en tabii hakları.. Çocuklar için oyun ve eğlence vaz geçilmez ihtiyaçtır. Bu unutulmamalı. Onlar toplu halde oynarken zaruret olmadıkça oyunlarını bozmamalı.

23 Ağaç yaşken eğilir Çocukları kaba sözlerden, ayıp laflar etmekten ve yalan söylemekten menetmeli. Onlara güzel sözleri, doğru, nazik ve edepli konuşma tarzını benimsetmeli.

24 Problemlerine Yardımcı Olun (Sorunlarıyla İlgilenin) Çocuğunuzun okulda sürekli tekrar eden bir problemi olduğunda, çocuğunuzun öğretmeniyle konuşun ve problemi çözmek için planlar yapın. Buna rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa, çözülmemişse ilerlemesine engel olan belirli bir öğrenme problemi olup olmadığını anlamak için bir test uygulayın.

25 Kitap Okuma Saatlerinin Kaydını Tutun Yatay eksende haftanın günlerinin yazılı olduğu bur grafik tutarak çocuğumuzu okuma konusunda motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun en sevdiği kitaptan her akşam kaç sayfa okuyacağı konusunda hedef belirlenmesini sağlayın ve grafiği nasıl işaretlemesinin gerektiğini öğretin. Bu şekilde her gün okuduğu sayfa sayısının arttığın göreceksiniz ve daha da önemlisi çocuğunuza bu ilerlemesinden dolayı övdüğünüz zaman yüzündeki ışıltıyı sizde fark edeceksiniz. Beraber Okuyun. Bütün ailenin aynı anda katılabileceği bir okuma saati ayarlayın. Çocuklar, anne-babalarını okurken görmeye ihtiyaç duyarlar. "Söylediğimi yap", ifadesinin "Yaptığımı yap" kadar etkili olmadığını unutmayın. Okuma kelime dağarcını arttıracaktır ve sohbetleri zevkli hale getirecektir.

26 Sınavlarda Kendine Güvenmesi Gerektiğini Anlatın Bazı çocuklar herhangi bir sınava tam olarak hazır olduklarını hissetmek için aşırı çalışma ihtiyacı duyarlar. Eğer sizin çocuğunuzda bu kategorideki çocuklardan biriyse, sınav gününden günlerce önce tekrar etmesini sağlayan, makul bir ders planı hazırlamasına yardımcı olun. Çocuğunuzun kendine güvenini kuvvetlendirecek uygulama sınavlarına girmesini sağlayın.

27 Televizyon İzleme Vaktini Sınırlayın Çocuğunuzun her hafta kaç saatini TV önünde geçireceğine karar verin. TV rehberinden, programları ve showları çocuğunuzun önceden seçmesini sağlayın. Uygun zamanlarda tekrar izletmek için özel programlar kaydedin Aile olarak yılda bir hafta TV izlemeyin. Bu süre daha zevkli işlerin yapılmasına ve yeni şeylerin öğrenilmesine vesile olabilir. Çocuğunuzla Beraber TV İzleyin. Programın içeriğini çocuğunuza açıklayın. Çocukların gerçek ve hayali ayırt etmelerine yardımcı olun. Reklamları tartışın ki çocuğunuz bilinçli bir tüketici olabilsin.

28 Mantıklı Hedefler Belirleyin Bir çocuk için C'den A'ya derece atlamak imkansız gibi görünür. Her seferinde çocuğunuzun her gece çalışması için destekleyin ve gösterdiği çaba için her gün onu tebrik edin. Gelişmeyi göreceksiniz.

29 Matematiği Gerçekçi Yapın Çocuğunuz, gerçek yaşam durumları yansıtan kelime problemine sahip olduğunda, gerçek araçları kullanın. Oturma odanızı adımla ölçün. Belli bir hızla gidilirse, büyükannenin odasına gitmenin ne kadar süreceğini hesaplayın. Çatalları saydırarak, kurabiyeleri toplatarak, malzemelerin ölçülerini verdirerek, termostatı ayarlayarak vb. çocuğunuza matematiğin önemini sezdirin. Matematiği gerçek hayatta ilişkilendirmek, çocuğunuzun öğrenme için ilkeleri ve sebepleri anlamasını kolaylaştırır.

30 Öğretmenlerle Konuşun Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşmek için bir sorun çıkmasını beklemeyin. Diyalogu ilk günlerden başlatın ve devam ettirin. Okulun ve öğretmenlerin yaptığını takdir etmek, bunu onlara hissettirmek çok önemlidir. Ufak bir teşekkür pek çok yol aldırır. Öğretmenlerin de olumlu tepkilere ihtiyacı vardır.

31 Ev Ödevi Planı Yapın Çocuğunuz okulda olamadığında ev ödevlerini gözardı etmeyin. Çocuğunuzun ödevlerini düzenlemesinin önemli bir yeri vardır. Bu çocuğunuzun çalışmalarını saklı tutmasına ve her gün sınıfta olanların önemli olduğunun sizin tarafınızdan bilinmesine yardımcı olacaktır. Çocuğunuza ödevlerini yapması için iyi bir ışık ve aydınlatma sağlayın. Düzenli bir zaman ayarlayın. Çocuğunuzun yaptığı ödevleri zamanında ve doğru biçimde övün.

32 Okul İşlerinde İstekli Olun Çocuğunun gittiği okulun faaliyetlerini destekleyen velilerden olun. Çocuklar anne ve babalarını okulda görmekten çok hoşlanır. Ayrıca okulun sizin yardımınıza ihtiyacı var.

33 SORU SORMAK NEDEN YANLIŞ OLSUN Çocuk: Fatma'ya çok kızgınım. Onunla oynamak istemiyorum. Hep ağlıyor, eve gitmek istiyor. Baba: Onu ağlatacak ne yapıyorsun? Çocuk: Hiçbir şey yapmıyorum. (Susar) Babanın sorusuna dikkat edersek, çocuğun hatalı olduğunu düşünüyor. Baba, onun arkadaşını ağlatacak "bir şey yapmış olduğuna" inanıyor. Kuşkusuz çocuk suçlamayı reddeder ve kızarak savunmaya geçer. Soru sormanın iletişim üzerinde bir diğer engelleyici etkisi, çocuğun bir sonraki iletisini engellemektir.

34 "Açık uçlu" sorular, iletişimi asla engellemez ve tehdit etmez; Çocuk: Okulda çok sıkılıyorum. Herkes birbiriyle konuşuyor, ama ben konuşacak bir şey bulamıyorum. Orada aptal gibi duruyorum. Anne: Öteki kızlar neler konuşuyor? Anne zararsız gibi görünen bu soruyla, farkında olmadan kızıyla iletişimi büyük ölçüde kısıtladı. Kızının bir sonraki iletisini programladı. Bu soru kızına, "Diğer kızlar neler konuşuyorsa, o konularda konuşabilirsin" iletisini verir. Çocuk annesinin sorusuna cevap vermek için sorununun başka başka yönlerini konuşmaktan vazgeçebilir. O belki de yetersizliğinden, kıskançlığından, değerlendirilme korkusundan, sivilceli yüzünden söz etmek istiyordu.

35 İLETİŞİM ENGELLİ SÖZLERDEN KAÇININ 1) Emir vermek, yönlendirmek: “Benim oğlum okulu bırakamaz, buna izin vermem.” 2) Uyarma, gözdağı verme: “Okulu bırakırsan benden para mara bekleme. Kendi iyiliğini düşünüyorsan bunu yapmazsın.” 3) Ahlak dersi vermek: “Okula gitme,öğrenme herkese nasip olmayan bir şey.’’ 4) Öğüt verme, çözüm getirme: “Ödev yapmak için neden bir plan yapmıyorsun.’’

36 5) Nutuk çekme, öğretme: “Üniversite mezunu, lise mezunundan hem daha fazla para kazanır, hem de daha kolay iş bulur.’’ 6) Yargılama, eleştirme, suçlama: “Uzak görüşlü değilsin. Düşüncelerin henüz yeterince olgunlaşmamış. Doğru düşünmüyorsun.’’ 7) Övme: “Her zaman iyi bir öğrenci oldun.’’ 8) Ad takma, alay etme: “Sen şımarık bir çocuksun.’’ İLETİŞİM ENGELLİ SÖZLERDEN KAÇININ

37 9) Yorumlama analiz etme: “Çaba göstermediğin için okuldan hoşlanmıyorsun. Sen bunu, beni kızdırmak için söylüyorsun.’’ 10) Sınama, soru sorma, çapraz sorgulama: “Eğitimsiz ne yapacaksın, nasıl geçineceksin? Bu fikri senin aklına ne soktu? ’’ 11) Güven verme, duyguları paylaşma: “Duygularını anlıyorum, ama son sınıfta daha iyi olacak. Yeteneklisin, başarılı bir öğrenci olabilirsin.’’ 12) Konuyu saptırma: “Bu konuyu yemekte konuşmayalım. Basketbol nasıl gidiyor?’’ İLETİŞİM ENGELLİ SÖZLERDEN KAÇININ

38 Yanıtlarınız bu 12 başlıktan birine uyuyorsa, siz de ana-babaların çoğu gibi "iletişim engelli sözler ’’ söylemişsiniz demektir. Bu tür yanıtlar çocuktan gelecek bir sonraki iletişimi engeller. Çocuğun benlik saygısını ve ana-baba-çocuk ilişkisini olumsuz yönde etkiler.

39 çocuklarımızla iletişimimize engel olan, konuşmalarımızı yüzeysel kılan ve gerçek dinlemeyi engelleyen tavırlarımızı şöyle sıralayabiliriz Emir Vermek, Yönlendirmek Uyarmak, Gözdağı Vermek Ahlak Dersi Vermek

40 ÇOCUKLARIMIZLA ARAMIZA DUVARLAR ÖRMEYELİM, KÖPRÜLER KURALIM. Olumlu ilgi, çocuğunuzu mutlu eder, kendine olan güvenini artırır. Övme, teşekkür, iftihar ve hayranlık gibi olumlu ilgi gösterme şekilleri kişinin moraline gerçek bir katkıda bulunur. Olumsuz ilgi ise üzer ve yenik düşürür. Eleştiri ve gülünç bulma, hayal kırıklığı ve güvensizlik kişiyi üzer ve yıpratır. Olumlu: Öpme, kucaklama, okşama, sırtını sıvazlama, övme, teşekkür, göz kırpma, takdir eden bir bakış Olumsuz: Dayak, eleştiri, küçümseme, tepeden bakma

41 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? ONA SIK SIK SÖZ HAKKI VERİN. KENDİNİ VE DUYGULARINI NE “NE DÜŞÜNÜYORSUN, NASIL HİSSEDİYORSUN” GİBİ SÖZLERLE ANLAMAYA ÇALIŞIN. ONUN FİKİRLERİNE DEĞER VERDİĞİNİZİ HİSSETTİRİN. YANLIŞ VE UYGUNSUZ CEZALANDIRMADAN KAÇININ.

42 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? ONUN OLUMLU DAVRANIŞLARINI KESİNLİKLE TAKDİR EDİN. O KONUŞURKEN ONUN YÜZÜNE BAKIN VE CİDDİYE ALINDIĞINI HİSSETTİRİN. ONUN İÇİN ZAMAN AYIRIN. YAŞINA UYGUN GÖREVLER VERİN VE DAHA SONRA BAŞARISINI TAKDİR EDİN.

43 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? ONUN İLE DEĞİŞİK KONULARDA SOHBET ETME ORTAMI OLUŞTURUN. ONUN KORKU VE ENDİŞELERİNE SAYGI DUYUN. AŞIRI ELEŞTİRİCİ OLMAKTAN VE YARGILAYICI OLMAKTAN ÇEKİNİN. HATALI DAVRANIŞLARINI KONUŞARAK UYARIN VE ONA DOGRU OLANI ANLATIN.

44 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? BAŞKALARININ YANINDA ONU KÜÇÜK DÜŞÜRMEYİN. ONUN BAŞARISIZLIKLARINI BÜYÜTMEYİN. BAŞKALARI İLE KIYASLAMAYIN. KABİLİYETLERİNİ FARKEDİN VE TEŞVİK EDİN.

45 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? TOPLULUK İÇERİSİNDE SÖZ ALMASINI TEŞVİK EDİN. ONU SIK SIK SEVDİĞİNİZİ SÖYLEYİN. ONUN İÇİN ÖNEMLİ OLAN ŞEYLERE SİZ DE ÖNEM VERİN. ONUN ÖNEMLİ GÜNLERİNİ UNUTMAYIN

46 ÇOCUĞUMUZUN ÖZGÜVENİNİ ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? SADECE ONUN İÇİN AYIRDIĞINIZ ZAMANLAR OLSUN. ONDAN BEKLENTİLERİNİZ ÇOK AŞIRI OLMASIN. ONA YAŞINDAN VE OLDUĞUNDAN KÜÇÜKMÜŞ GİBİ DAVRANMAYIN ONUNLA BİRLİKTE SOSYAL AKTİVİTELERDE BULUNUN.

47 EVİMİZDE, ÇOCUKLARIMIZ İÇİN, DAHA İYİ BİR ÇALIŞMA ORTAMINI NASIL HAZIRLARIZ ?

48 1. Çalışma masası çalışma davranışını hangi yönlerden etkiler? 2. Çalışma odasının duvarlarında posterlerin bulunması dikkati dağıtır mı? 3. Çalışma odası olmayanların, çalışma köşeleri nasıl düzenlenmelidir? 4. Çalışma masasında “sadece çalışmak” nasıl bir sonuç verir? 5. Çalışmak için gerekli her türlü malzemenin el altında bulundurulmasının yararı nedir?

49 ÇALIŞIRKEN DİKKATİ DAĞILMAMALI Çalışmak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan faktörler ya çevreden gelir veya kişinin kendi zihninden kaynaklanır. Bu sebeple çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan en üst düzeyde yarar sağlanmasına imkan verir.

50 ÇALIŞMA ORTAMI MODELİ Her ne kadar herkese tam anlamıyla uyan bir çalışma ortamı modeli ortaya konamazsa da, çalışma odasının döşenme biçiminin ve içindeki eşyaların ilgi ve dikkati etkilediği bilinir: Aynı şekilde ses, başka insanların varlığı, radyo, televizyon ve el altında gazetelerin bulunmasının çalışmayı engellediği araştırmalarla ortaya konmuştur.

51 Çalışma Odası ve Masası Eğer mümkünse çalışma odası özel olarak döşenmelidir. Çalışma masası camın hemen yanında olmamalı, böylece çalışan kişinin yazın sıcaktan, kışın soğuktan etkilenmesi önlenmelidir. Gün ışığı tercihen karşıdan gelmeli, böylece çalışan kişinin gölgesi çalışma malzemesinin üstüne düşmemelidir. Çalışma odası iyi havalanmalıdır. Çünkü havadaki oksijenin azalması, gerginliğe yol açar ve bu durum da baş ağrısı gibi öğ­renmeyi güçleştiren birçok etkinin doğmasına sebep olur.

52 Sandalye Bazı insanların çalışmaktan özellikle hoşlandıkları bir masaları ve sandalyeleri veya koltukları vardır. Sandalye veya koltuğun çok rahat olmaması daha yerindedir. Sandalye, çalışma odası için koltuktan daha uygun bir eşyadır. Çünkü koltuk fazla gevşemeye yol açarak öğrenmeyi güçleştirebilir. Sandalye seçiminde standart ölçülerin dışına çıkılabilir ve uygun yükseklik öğrencinin boyuna göre ayarlanabilir. Bu özellikle ilkokul çocukları için önem taşır.

53 Sessizlik Çalışma odası sessiz olmalıdır. Gençler arasında yaygın tutum, “ders çalışırken müzik dinlemektir”. Kendilerine sorulduğunda müzik dinlemelerinin çalışmalarına engel olmadığını, tam tersine daha kolay öğrendiklerini söylemektedirler. Aslında bu durum, zihnin dağılmasına neden olmaktadır.

54 Posterler Öğrenciye ait oda, onun egemenlik alanıdır. Oraya kimsenin karışmaması, çocuğun veya gencin bu odada bağımsızlığını rahat rahat yaşaması yerindedir. Bunun için de genç odasını istediği gibi düzenler, duvarlara istediği resim, afiş ve posterleri yapıştırır. Bu onun en doğal hakkıdır. Ancak bu durumun doğurduğu en önemli sakınca aynı ortamda ders çalışırken ortaya çıkmaktadır. Çünkü özellikle duvarlara asılı olan poster, afiş, resim gibi gencin zevkini, özlemlerini ve iç dünyasını yansıtan öğeler öğrenci kafasını kaldırdığı anda onu alıp hayal dünyasına götürür, dersten kopmasına sebep olur ve değerli zamanının ziyan olmasına yol açar. Bu sebeple ders çalışılan ortamın, insana mümkün olduğu kadar az çağrışım yaptıracak şekilde düzenlenmesinde yarar vardır. Bunun için de, gencin egemenlik alanı içindeki düzenlenmeyi kendisinin gönüllü olarak yapması, yoğun çalışma dönemi geride kaldıktan sonra poster ve afişlerini dilediği gibi sergilemesi yararlıdır.

55 Çalışma Köşesi Herkes bağımsız bir çalışma odasına sahip olacak kadar şanslı olmayabilir. 0 zaman da bir çalışma köşesi düzenlemek çok yerindedir. Çalışma köşesinin sahip olması gereken sıcaklık, ses, ışık gibi özellikler daha önce belirtilmişti. Burada üzerinde durulacak olan bir çalışma köşesinin sahip olması gereken asgari niteliklerdir. Bir çalışma köşesi en az üzerinde yazı yazılabilecek bir masa ve yanında çalışma sırasında el altında bulunması gerekli olan kitapların, notların, kağıtların, kalemlerin vb. malzemenin konabilece­ği bir ilave alandan oluşur. Bu konuda en önemli nokta çalışma köşesinde — daha farklı işlerde de kullanılıyorsa — çalışmaya başlarken mutlaka temel bir değişiklik yapılması gereğidir. Örneğin yemek masası çalışma masası olarak kullanılıyorsa, mutlaka örtüsü değiştirilmelidir. Mümkünse masanın yeri de değiştirilebilir ve üzerine bir çiçek koyulabilir; masanın örtüsünün değişmesiyle beraber bir de lamba eklenmesi de masanın artık farklı bir amaçla kullanılacağı konusunda “uyarıcı” rolü oynar.

56 Çalışma Masası Sadece Çalışmak İçindir Çalışmayı, çalışma için ayrılmış alanın dışına kaydırmamak yararlıdır. Bir başka odada çalışmak, koltuğa geçerek “tekrar yapmak” yerine, bütün bu faaliyetleri çalışma masasında ve sandalye üzerinde yapmakta yarar vardır. Eğer çalışma sırasında çocuğun dikkati dağılır, hayale dalarsa yapılacak şey derhal çalışma masasını terk etmesini sağlamaktır. Çalışma ortamına ait düzenlemelerin can alıcı noktası, belirli bir çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında şartlı refleks türünden bir ilişki kurmaktır. Genç bir insan hayal de kurar, çalışırken yorulur ve uykuya da dalar. Ancak bunları yatak, koltuk gibi ait oldukları yerlerde yapmak, sonra da tekrar çalışma ortamına dönmek, daha sonraki uygulamalarda çalışmak için ayrılan zamandan en iyi biçimde yararlanmayı mümkün kılar. Çünkü böyle bir alışkanlık kazanıldığı takdirde çalışma ortamına dönmek kendiliğinden çalışma davranışını başlatır. Bu durumda çalışma masasına oturmak, çalışmaya başlamak için “uyarıcı” görevi görür ve çalışmayı başlatır.

57 İHTİYAÇ DUYACAĞI MALZEMELER ELİNİN ALTINDA OLMALI Çalışma masasının her çalışmadan sonra düzenlenmesi, bir sonraki çalışmaya başlamayı kolaylaştırır. Dağınık bir masada çalışmaya başlamak zordur ve çalışma için ayrılmış değerli zamanın bir önceki çalışmadan kalan malzemeyle ilgili gereksiz ayrıntılara harcanmasına yol açar. Çalışmaya başlamadan önce, çalışma sırasında gerekecek her türlü malzemenin el altında bulundurulması son derece yararlıdır. Böylece çalışma başladıktan sonra ders başından kalkmayı gerektirecek kopmalar önlenmiş olur. Çalışmayı bıraktıktan sonra aynı noktadan çalışmaya başlamak mümkün değildir. Mutlaka zihnin uyumu için bir süreye ihtiyaç vardır. Bu sebeple kopmaları önleyecek tedbirleri önceden almak verimi yükseltir

58 ÖZETLE Çalışma odası mümkün olduğu kadar fazla sıcak veya soğuk olmamalı, iyi havalandırılmalı ve sessiz olmalıdır. Çalışma masası ve yüksekliği kişinin boyuna göre ayarlanmalıdır. Ders çalışırken müzik dinlemek dikkati dağıtır. Ders çalışma ortamındaki poster, afiş ve resimler de dikkatin dağılmasına, öğrencinin hayal dünyasına kaymasına yardımcı olur. Çalışma köşesi en az yazı yazılacak bir masa ve çalışma için el altında bulunması gerekenleri koyabilecek ilave bir üniteden oluşur. Çalışma masasını, çalışma faaliyeti dışında işler için kullanmamak; hayal kurmak, mektup yazmak, yemek yemek gibi her türlü faaliyeti ait oldukları yerde yapmak gerekir. Yemek masası çalışma masası olarak kullanılıyorsa, hiç olmazsa örtüsünü değiştirerek, üzerine bir lamba ekleyerek yeni amacına hazır etmek yerinde olur. Belirli bir çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında şartlı refleks türünden ilişki kurabilmek büyük önem taşır. Böylece çalışma masasına oturmak, çalışmaya başlamak için “uyarıcı” rolü oynar ve çalışmayı başlatır. Çalışmaya başlamadan önce çalışma sırasında gerekli olacak bütün malzemenin el altında bulunması, dikkatte kopmalara yol açacak kesintileri Önlemek açısından yararlıdır.

59 Uyku Çocuğun uyku alışkanlığını bilmeniz büyük önem taşır. Ortalama uyku süresi 11 yaşındakiler için 9,5 saat, 17 yaşındakiler için 8-8,5 saattir. Uykunun birinci yarısı bedensel, ikinci yarısı ruhsal dinlenme açısından önem taşır. Bu sebeple sadece bir gecelik 3-5 saatlik kısa bir uykunun zihinsel faaliyet üzerinde olumsuz etkileri yoktur. Ancak uykusuzlukların arka arkaya birkaç gece devam etmesi, akıl yürütme, öğrenme, dikkat gibi yüksek beyin faaliyetlerini olumsuz yönde etkiler. Çocuğumuzun uykusuz bir halde sınava girmesi yapılabilecek en büyük hatadır.

60

61

62

63


"“ Bilinçli Veli – Başarılı Öğrenci ” SEMİNERİ ÇOCUĞUN, EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLMASI İÇİN DERS ÇALIŞMA BECERİSİNİN KAZANDIRILMASI GEREKİR." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları