Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

B T İ P İ K İ Ş İ L İ K BOZUKLUKLARI. ANT İ SOSYAL K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u 15 yaşından önce başlayan yaygın bir anti-sosyal.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "B T İ P İ K İ Ş İ L İ K BOZUKLUKLARI. ANT İ SOSYAL K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u 15 yaşından önce başlayan yaygın bir anti-sosyal."— Sunum transkripti:

1 B T İ P İ K İ Ş İ L İ K BOZUKLUKLARI

2 ANT İ SOSYAL K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u 15 yaşından önce başlayan yaygın bir anti-sosyal davranış ve başka insanların haklarını çi ğ neme ile belirli bir bozukluktur. Ciddi sosyal sorunlara yol açtı ğ ından tüm kişilik bozuklukları içinde en önemlilerinden biridir. Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u devamlılık gösteren anti-sosyal veya suç türünde hareketlerle özellik gösterir, ancak suç işleme ile eş anlama gelmez. Genel popülasyonda %2-3 oranında görülürken erkeklerde 3-4 kat daha fazla görülmektedir.

3 DSM-IV’de Antisosyal kişilik bozuklu ğ u için daha özgül hale getirilen tanı ölçütleri şunlardır: A. Aşa ğ ıdakilerden en az üçünün olması ile belirli, 15 yaşından beri süregelen, başkalarının haklarını saymama, başkalarının haklarına saldırma örüntüsü. 1. Tutuklanması için zemin hazırlayan tekrarlayıcı eylemlerde bulunma, yasalara ve toplumsal kurallara ayak uyduramama. 2. Sürekli yalan söyleme, takma isim kullanma, kişisel çıkar ve zevki için başkalarını atlatma. 3. Dürtüsellik ve gelecek için tasarılar yapamama. 4. Yineleyen kavgalar veya saldırılarla belirli sinirlilik ve saldırganlık. 5. Kendi ve başkalarının güvenli ğ i konusunda umursamazlık 6. Bir işi sürekli götürememe, mali yükümlülüklerini yerine getirememe ile belirli sürekli sorumsuzluk. 7. Başkalarına zarar verme, kötü davranma veya bir şey çalma durumuna karşı ilgisizlik veya bunlara kendine göre mantıklı açıklamalar getirme, vicdan azabı çekmeme. B. Kişi en az 18 yaşındadır. C. 15 yaşından önce başlayan davranım bozuklu ğ unun kanıtları vardır. D. Antisosyal davranış sadece şizofreni veya manik epizodun gidişi sırasında ortaya çıkmayabilir.

4 Özellikleri Di ğ erlerini ya sömürücü, bu yüzden sömürülmeyi hak eden, ya da zayıf ve incinebilir, bu yüzden de kullanılmayı hakeden insanları olarak görürler. Bir kısmı da kendilerini toplum tarafından kötü muameleye maruz kalmış görürler. Bu yüzden di ğ erlerini mahkum etmeyi kendilerine hak görürler. Bir kısmı da kurallara karşı koymayı, saldırganlı ğ ı bir statü gibi görürler. "Kendimi korumalıyım." "Ya saldırırlar ya da saldırırım." "Di ğ er insanlar sömürgendir, sömürülmeyi hak ederler." "Kurallar gelişigüzel kondu ğ u için yıkılabilir." "Kurallar başka insanlar içindir." "Sadece enayiler tüm kurallara uyarlar." "Benim mutlulu ğ um önce gelir.“ "E ğ er benim davranışlarım başka insanları rahatsız ediyorsa bu onların sorunudur.“ gibi şemalara sahiptirler. "E ğ er di ğ erlerini manipüle etmezsem, sömürmezsem, saldırmazsam, hakkım olan şeylere asla ulaşamam.“ gibi inançları vardır. "Di ğ erleri sana saldırmadan sen onlara saldır." " İ stedi ğ in şeyleri elde etmek senin hakkın, onun için hiç durma." gibi stratejilerle hareket ederler. Açık olarak anti-sosyal olan kişi açıkça saldırır, çalar, taciz eder. Gizil olarak anti-sosyal olan kişi bunları gizli olarak yapar. Bir duygu gözlenirse o da kızgınlıktır. Kendilerinin hak ettikleri şeylere sahip olamadıkları ve kendilerine haksızlık yapıldı ğ ı için di ğ erlerine kızarlar.

5 Sebepleri Anne-babasız büyümüş çocuklarda, örne ğ in sokakta ya da yetiştirme yurdunda büyümüş ya da tutarlı bir ebeveyn e ğ itimi görmemiş çocuklarda ileride bu bozuklu ğ un ortaya çıkma olasılı ğ ı daha yüksektir. Babada alkolizm olması çocukken cinsel ya da fiziksel olarak sömürülmüş olma da saptanmış yatkınlaştırıcı etkenlerdir. Ailesel yüklülük de belirgindir. Hastaların birinci derece akrabaları arasında anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u genel nüfustan daha sık görülür. Hasta kadınsa bu olasılık daha da artar.

6 Ayırıcı Tanı Antisosyal kişilik bozuklu ğ unun madde kötüye kullanımından ayır edilmesi oldukça güçtür. Hem madde kullanımı hem de antisosyal davranış çocuklukta başlayıp erişkinlikte devam etti ğ inden her iki bozukluk tanısı birlikte konulabilir. Borderline en basit anlatımla kadının antisosyalidir. Çünkü kadınlarda erkeklerden 3 kat daha fazla görülür. Bu iki kişilik bozuklu ğ u birbirlerine çok benzer ayırt etmek zordur. Antisosyal Kişilik Bozuklu ğ u ise erkeklerde 3 kat daha fazla görülür.

7 Tedavi Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ unun tedavi umudu azdır. Tedavi amacıyla hastaneye yatırılmaları faydadan çok zarar verir. Batı’da cezaevi koşullarında uygulanan bazı düzeltme programlarının yararlı oldu ğ u ileri sürülmektedir. Tedaviye genelde kendilerinden gelmezler. Tanı genelde ruhsal gözleme göre de ğ il, öyküye göre konulur. Tedaviye başlamadan önce kesin sınırlar esastır. Terapist hastanın kendine zarar verici davranışı için bazı anlaşma yolları bulmalıdır. Ayrıca kişilik bozuklu ğ uyla birlikte anksiyete ve depresyon gibi durumlarda ilaç tedavisi de kullanılabilir.

8 H İ STR İ ON İ K K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Histrionik kişilik bozuklu ğ u çok de ğ işik koşullar altında ortaya çıkan aşırı bir duygusallık ve dikkati çekme iste ğ i ile belirli bir bozukluktur. Aşırı derecede süslü sunumlarının eşlik etti ğ i ancak uzun süren ba ğ lılık ve derinli ğ i sürdürme yetersizli ğ i vardır. DSM-IV’ e göre sınırlı sayıda genel popülaston çalışmaları histrionik kişilik bozuklu ğ unun yo ğ unlu ğ unun %2–3 kadar oldu ğ u göstermektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık tanı konmaktadır

9 DSM-IV’de Histrionik kişilik bozuklu ğ u için daha özgül hale getirilen tanı ölçütleri şunlardır: A. Aşa ğ ıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve de ğ işik koşullar altında ortaya çıkan, aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı gösteren sürekli bir örüntü. 1. İ lgi oda ğ ı olmadı ğ ı durumlarda rahatsız olur. 2. Başkalarıyla iletişimi ço ğ u zaman uygunsuz bir şekilde cinsel yönden ayartıcı davranışlarla belirlidir. 3. Hızlı de ğ işen ve yüzeysel kalan duygular sergiler. 4. İ lgiyi çekmek için fiziksel görümünü kullanır. 5.Aşırı düzeyde başkalarını etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi vardır. 6. Gösteriş yapar, yapmacık davranır ve duygularını aşırı bir abartı ile gösterir. 7. Telkine yatkındır, kolay etkilenir. 8. İ lişkilerin oldu ğ undan daha yakın olması gerekti ğ ini düşünür.

10 Özellikleri Kendilerinin büyüleyici, etkileyici, ilgi ve dikkati hak eden kişiler olduklarını düşünürler. E ğ er istedikleri şefkati, ilgiyi, hoş tutulmayı elde ederlerse, di ğ er insanları olumlu görürler. İ çinde bulundukları grubun yıldızı olmak koşuluyla güçlü kişilerarası ba ğ lar kurabilirler. Benlik saygıları sürekli onaylanmalarına ve takdir edilmelerine ba ğ lıdır. Di ğ erlerini (narsisistlerden farklı olarak) nasıl etkilediklerini sürekli kontrol ederler. "Aslında hiç de çekici biri de ğ ilim." "Mutlu olabilmem için di ğ er insanların bana hayran olmaları gerekir." Bunun yanında "Ben çok hoş biriyim.", "Hayran olunacak biriyim." gibi ödünleyici şemaları vardır. Di ğ er şemaları: "Dış görünüş önemlidir. İ nsanlara dış görünüşlerine göre de ğ er veririm." "Hayatta hiçbir zaman engellenmemeliyim. İ stedi ğ im herşeyi elde etmeliyim.“ "Duygularımı hemen ve do ğ rudan ifade etmeliyim." "Güzellik insanları de ğ erlendirirken dikkate alınması gereken en önemli şeydir." "Sevilmeliyim." "Hiç kimseye, hiçbir zaman aptalca görünmemeliyim.“ gibi şemalara sahiptirler. "E ğ er insanları büyülemezsem hiç bir işe yaramam." "E ğ er insanları e ğ lendirmezsem beni terkederler." "E ğ er insanlar bu yaptıklarıma cevap vermezlerse kötüdürler." Düşüncelerinde global ve izlenimcidirler. Derin düşünmezler. gibi inançları vardır

11 Histerionik kişilikleri yönlendiren duygulardır. Kızgınlık yaşayan bir histerionik bu duygusunu temel alarak karşısındakini cezalandırabilir. E ğ er, "şefkat" yaşıyorlarsa, bu duygularına dayanarak "şefkat" saçarlar (ama bir kaç dakika içinde bir başka duyguya dönebilirler). Engellenme ve çaresizlik duygularını histerionik intihar girişimleriyle ifade ederler. Temel duyguları; neşe, mutluluk, hafifliktir. Temeldeki di ğ er duygu ise, anksiyetedir (reddedilme korkusuna ba ğ lı). Reddedilirlerse, bu duygu, çok çabuk kızgınlık ve depresyona dönüşebilir. İ nsanları kendilerine ba ğ lamak için dramatize edici ifade tarzları kullanırlar. Renkli bir iletişim içindedirler. İ stediklerini elde edemezlerse, kendilerine haksızlık yapıldı ğ ına inanırlar. İ kna etmek ya da intikam almak için sinir krizlerine girerler. Engellenmeye toleransları çok düşüktür ve a ğ lama, saldırma krizlerine girip intihar girişimlerinde bulunurlar (ya amaçlarına ulaşmak ya da cezalandırmak için). Bazen intihar girişimleri çok ciddi olabilir, hatta ölümle sonuçlanabilir. "Duygularım beni yönlendirir." " İ nsanları hoş tut." "Duygularını yansıt." "Seni incittiklerini onlara göster.“ gibi stratejilerle hareket ederler.

12 Sebepleri Histriyonik kişilik bozuklu ğ unun kesin sebebi bilinmemekle birlikte, bir çok ruh sa ğ lı ğ ı uzmanı,rahatsızlı ğ ın oluşumunda hem ö ğ renilmiş hem de kalıtımsal faktörlerin rol oynadı ğ ına inanmaktadır. Hastanın birinci derece akrabaları arasında aynı bozuklu ğ u taşıyanların sıklı ğ ı, genel popülasyondan daha fazladır. çevresel faktörler ise, çocuklukta az eleştiri ve cezalandırmaya maruz kalma, sadece taktir gören davranış ya da görevlerden sonra olumlu pekiştireç almış olma ya da ebeveynler tarafından önceden tahmin edilemeyen bir tutumla yetiştirilme gibi, hangi davranışların ebeveynler tarafından onaylanaca ğ ının bilinmemesi sonucu oluşan karmaşıklıklar olarak belirtilmektedir.

13 Ayırıcı Tanı Narsistik kişilik bozuklu ğ u olan hastalar da ilgi ve dikkat çekmek isterler. Fakat bu ilgiyi elde etmek için histriyonikler gibi bin bir oyun oynamazlar, bunu hak ettiklerine inanırlar. Ayrıca HYKB’ndan farklı olarak başka insanlara üstünlüklerini kabul ettirmeye çalışırlar. Borderline kişilik bozuklu ğ u olan hastalar da yo ğ un ilişkiler yaşarlar ve hızla de ğ işen affektif tepkiler gösterirler. Ancak HYKB’dan farklı olarak kimlik bozuklu ğ u ve kronik boşluk duygusu vardır. Bu üç kişilik bozuklu ğ unun bir arada bulundu ğ u durumlarda ayırıcı tanı daha zor olabilir.

14 Tedavi Sıklıkla ve de ğ işik nedenlerle hekime başvurur ve tedavi olmak isterler. Bazen de hasta kendi kişilik özelliklerinden memnun de ğ ildir. Motive ve telkine yatkın oldukları için di ğ er A ve B kümesi kişilik bozukluklarının aksine psikoterapi için uygun vakalardır. Hekim hasta ilişkisinin ba ğ ımlı ve çocuksu niteli ğ i üzerinde baştan durmak koşuluyla dinamik yönelimli bireysel terapiden yararlanılabilir.

15 NARS İ ST İ K K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Narsistik kişilik bozuklu ğ u yaygın bir üstünlük duygusu, be ğ enilme gereksinimi ve empati yapamama ile belirli bir bozukluktur. DSM-IV’ e göre, narsistik kişilik bozuklu ğ unun beklenen yaygınlı ğ ı, klinik popülâsyonda %2–16 arasında olup, genel popülâsyonda %1’ den daha azdır.

16 DSM-IV’de Narsistik kişilik bozuklu ğ u için daha özgül hale getirilen tanı ölçütleri şunlardır: A. Aşa ğ ıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve de ğ işik koşullar altında ortaya çıkan, üstünlük duygusu, be ğ enilme gereksinimi ve empati yapamamanın oldu ğ u sürekli bir örüntüdür. 1. Kendisinin çok önemli oldu ğ u duygusunu taşır. 2. Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar. 3. Özel ve eşi bulunmaz birisi oldu ğ una ve ancak başka özel veya toplumsal durumu üstün kişilerin kendisini anlayabilece ğ ine ya da ancak onlarla arkadaşlık edebilece ğ ine inanır. 4. Çok be ğ enilmek ister. 5. Hak kazandı ğ ı duygusu vardır. 6. Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır. 7. Empati yapamaz. 8. Ço ğ u zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandı ğ ını sanır. 9. küstah, kendini be ğ enmiş davranış ve tutumlar sergiler.

17 Özellikleri Kendilerini eleştirilerin üstünde, prens ya da prenses gibi tek ve özel görürler. Özel bir statüleri oldu ğ una inanırlar. Farklı muameleyi hak ettiklerini düşünürler: Di ğ er insanları kendilerinden daha çirkin, daha az zeki, daha başarısız, yeteneksiz görürler. Onların kendilerine hizmet etme durumunda olduklarını düşünürler. Kendilerini normal insanlara yönelik kuralların üzerinde gördükleri için onların yaptı ğ ı her şey do ğ rudur. Anti-sosyal kişilik gibi kurallardan kuşku duymazlar, ancak kendilerini bunlardan muaf tutarlar. Kendilerini toplumun bir parçası görmekle beraber bu parça en üsttedir. Devamlı olarak bir şeyde ne kadar iyi oldukları, oradakilerin kendilerini nasıl el üstünde tutup, de ğ er verdi ğ i, sevgi ve saygıyla karşılandı ğ ı üzerinde düşünürler. Çevrelerinden sürekli övgü, alkış beklerler. Bekledikleri ilgi, övgü, hayranlık ifadeleri ile karsılaşmadıklarında hayrete düşüp, hayal kırıklı ğ ı ve mutsuzluk dönemleri yasayabilirler. "Herkesten çok farklıyım. Herkes bana hayran olmalı ve hizmet etmeli. Bunu sırf, ben oldu ğ um için hak ediyorum." “Bu önemli farklılık bir üstünlük ya da bir yoksunlukla ilişkili olabilir.” gibi şemaları vardır. Daima bir kurumun en yetkilisi ( başhekim, profesör, mudur, komutan, işveren vs.) ile iletişime geçip, di ğ erlerinin fikirlerine aldırmazlar

18 Halk arasında "Büyük da ğ ları ben yarattım" denen tavırlar içindedirler, gösterişçi ve kendini metheden konuşma ve davranışlar içindedirler. Sıra beklemek, izin istemek, yol vermek onların sözlü ğ ünde olmayan kavramlardır. Çünkü kendilerine göre her şeye hakları vardır ve daima bir öncelikleri oldu ğ u düşüncesi içindedirler. Başkalarından bu konularda destek ve yardim göremediklerinde öfkelenirler. Başkalarını kendi isleri ve keyfi için köle gibi kullanabilir, yakin çevrelerini üst düzey ya da kendilerini pohpohlayacak kişilerden seçerler. Kendileriyle eşit statüde ısrar eden biriyle rekabet ederler. Amaçlarına ulaşmak için manipülatif stratejilere başvururlar. Temel duyguları, di ğ er insanlardan bekledikleri hayranlı ğ ı ve saygıyı görmezlerse kızgınlıktır. E ğ er stratejileri işe yaramazsa depresyona girebilirler. "Di ğ erleri benim özel statümün farkına varmazlarsa, cezalandırılmalılar." "E ğ er üstün statümü sürdüreceksem, di ğ erlerinin bana itaat etmelerini beklemeliyim.“ gibi inançlara sahiptirler. Temel stratejileri kendi kişisel etkinlik alanlarını genişletmek ve üstün statülerini sürdürmek üzere oluşmuştur. Ün, para, güç, mal, mülk ve prestij peşindedirler. Her zaman üstünlüklerini göstermek ve kabullendirmek için u ğ raşırlar.

19 Sebepleri En önemli görüş psikodinamik görüştür. Psikodinamik görüşe göre çocukluk ça ğ ında yaşanan, korku, başarısızlık ya da ba ğ ımlılık gereksinimlerinin ebeveynin yoklu ğ u ya da patalojisi sonucu ihmal, eleştiri ya da alayla karşılık görmesi, patalojik narsisizmin gelişmesine yol açabilir.

20 Ayırıcı Tanı En önemlisi histriyonik ve borderline kişilik bozukluklarından ayırmaktır. Bu üç bozuklu ğ un ortan özellikleri göstermesi tanı koymada güçlük çıkarmaktadır. Hasta iki ya da üç kişilik bozuklu ğ unun ölçütlerini karşılıyorsa tüm tanılar konmalıdır. Narsisizm kişilik bozuklu ğ unun di ğ erlerinden en önemli farkı önemli olma ve büyüklük duygusudur.

21 Tedavi Bu bozukluk nispeten nadir gibidir. Yararları oldu ğ u ileri sürülen tek tedavi bireysel psikoterapilerdir. Ne var ki bu terapi hastanın kendi narsisizmden vazgeçmesini istedi ğ inden oldukça zordur. Sonuçları da tartışmalıdır. Tedavide kişili ğ e ait abartılı beklentiler, düşünceler ve davranışların uygun ve gerçekçi olanlarla de ğ işimi, kişilerarası yaklaşımların düzeltilmesi ve kırılgan yapı üzerinde çalışılır.

22 BORDERL İ NE (SINIRDA) K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Bu kişiler, belirgin biçimde dengesizdirler ve aşa ğ ı yukarı her yaşantılarını iki kutuplu görme e ğ ilimindedirler. Örne ğ in, terapist, bir yandan, yaşayan en iyi terapist gibi görülürken, birkaç dakika içinde en duyarsız, düşüncesiz, aşa ğ ılık, ahlaksız bir kişi olarak algılanabilir. Borderline kişilik bozuklu ğ u olan hastalar hemen hemen daima kriz durumunda görülür. Duygulanım dalgalanmaları yaygın olarak görülür. Genel popülasyonda %2, ayaktan hasta izleme birimlerinde %10, yatan hastalarda %20 oranında görülürler. Kişilik bozuklu ğ u olan klinik popülasyonun %30 ile %60’ını BKB oluşturur

23 DSM-IV’de Borderline kişilik bozuklu ğ u için daha özgül hale getirilen tanı ölçütleri şunlardır: A. Aşa ğ ıdakilerden beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve de ğ işik koşullar altında ortaya çıkan, kişiler arası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselli ğ in oldu ğ u sürekli bir örüntüdür. 1. Gerçek veya hayali bir terkedilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterme. 2. Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelme, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması. 3. Kimlik karmaşası: belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı veya kimlik duyumu. 4. Kendine zarar verme olasılı ğ ı yüksek en az iki alanda dürtüsellik. 5. Yineleyen özkıyımla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar. 6. Duygudurumda belirgin tepkiselli ğ e ba ğ lı instabilite. 7. Kendini sürekli boşlukta hissetme. 8. Uygunsuz, yo ğ un öfke ya da öfkesini kontrol edememe. 9. Stresle ilişkili geçici paranoid düşünce veya a ğ ır dissosiyatif semptomlar.

24 Özellikleri Kim olduklarını, amaçlarını, de ğ erlerini, cinsel kimliklerini bilememektedirler. Di ğ er insanlar aynı anda hem çok de ğ erli ve güvenilir, hem de de ğ ersiz ve güvenilmez olarak görülür. "Kim oldu ğ umdan emin de ğ ilim." "Eninde sonunda terk edilece ğ im." "Acım öylesine yo ğ unki dayanamıyorum." "Öfkem beni kontrol eder." "Davranışlarımı kendim yönlendiremiyorum.“ gibi şemaları vardır. " İ nsanlar beni gerçekten tanırlarsa, sevmezler." "Beni terk etmemeleri, bana zarar vermemeleri için insanlara boyun e ğ meliyim." "Duygularımı kontrol etmezsem korkunç şeyler olabilir.“ gibi fonksiyonel olmayan inançları vardır. Kendisini sevip sevmediklerini anlamak için insanların sınırlarını zorlarlar. Bir yandan yakın arkadaşlıklar kurmak isterken, di ğ er yandan yakınlıktan kaçınırlar. Terk edilmeye aşırı duyarlıdırlar ve bundan rahatsızlık duyarlar Kimlik karmaşası yaşarlar sonuçta tutarsız kendilik durumu ortaya çıkar

25 Öfke nöbetleri, kızgınlık gösterileri, kavgalar tipik davranışları arasındadır. Başkalarına kronik öfke duyma ve bazen bunu kendine çevirme ve kendine kıyma davranışı gösterirler. Duygularda, aşırılık ve dengesizlik gözlenir. Normal duygulanımdan, depresyona, anksiyeteye, sinirlili ğ e ve yine normal duygu durumuna geçerler. Zaman zaman da yo ğ un bir boşluk duygusu içine girerler. Dürtüsellik Cinsel yaşamda kaos Di ğ erleri tarafından terk edilmeye aşırı duyarlılık ve bundan rahatsızlık duyma

26 Sebepleri Genel popülasyona göre BKB olan popülasyonun biyolojik akrabalarında BKB 5 kat daha fazla görülür. Madde kullanım bozuklu ğ u, antisosyal kişilik bozuklu ğ u ve duygudurum bozuklukları da BKB ailelerinde daha sıklıkla görülür. Kimlik sorunu olan ergenler ve genç erişkinler özellikle birlikte madde kullanımı varsa BKB izlenimi uyandıran davranışlar sergileyebilirler. Bu tablonun ortaya çıkmasına yardımcı olan durumlara örnek olarak emosyonel dengesizlik, varoluşsal çelişkiler, belirsizlik, anksiyete uyandıran seçim yapma durumları, cinsel yönelim konusundaki çelişkiler, kariyer konusunda karar vermeyi zorlaştıran sosyal yarışmacılık ortamı sayılabilir.

27 Ayırıcı Tanı BKB tanısı sıklıkla duygudurum bozukluklarıyla birlikte bulunur. Her iki bozukluk kriterleri karşılandı ğ ında her iki tanı da konulabilir. Bir duygudurum bozuklu ğ u ata ğ ı Borderline kişilik bozuklu ğ u’na kesitsel olarak benzeyebilir. Bu nedenle davranış paterninin erken başlangıç ve süre gibi özellikleri kesin olarak belirlenmeden ayrıca BKB tanısı konulmamalıdır. Histrionik kişilik bozuklu ğ unda da ilgi çekme, manüpülatif davranışlar ve emosyonel hızlı de ğ işmeler bulunabilir. Ancak BKB kendine zarar verici davranışlar, yakın ilişkilerin öfke sonucu bozulması, süregen yanlızlık ve boşluk duygularıyla histrionik kişilik bozuklu ğ undan ayrılır. Paranoid düşünceler ve illüzyonlar şizotipal kişilik bozuklu ğ unda da bulunur. BKB’daki paranoid düşünceler geçici ve insanlararası ilişkilerle yakından ilişkili olup dış ortamdan çok etkilenir.

28 Paranoid ve narsisistik kişilik bozukluklarında küçük bir uyarana öfkeyle yanıt verme bulunabilir. Paranoid ve narsisistik kişilik bozuklukları kendine zarar verme, impulsivite, dışlanmayla ilgili düşüncelerin bulunmamasıyla BKB’dan ayrılır. Antisosyal kişili ğ in manüpülatif davranışları ihtiyaç duyulan ilgiyi sa ğ lamak için de ğ il daha ziyade çıkar, güç gibi maddi bazı faydalar elde etmek içindir. Borderline kişilik terkedilmeye duygusal boşluk hissi, öfke ile yanıt verir. Ba ğ ımlı kişilik de dışlanmaktan korkar. Dışlanıldı ğ ı durumda tavrı boyun e ğ icidir. Eski ilişkinin yerini hemen doldurarak destek ve bakım ihtiyacını karşılamaya yönelir. BKB Ba ğ ımlı kişilik bozuklu ğ undan yo ğ un ve dengesiz ilişkilerle de ayrılır.

29 Tedavi Psikanalitik yaklaşımda iki yöntem vardır. İ lk teknik hastayı şimdiki düzeyinde tutmayı amaçlar ve regresyonla u ğ raşmayı engeller. Açıklamalar, önermeler, yüzleştirmeler ve yorumlarla yeni ego yaşantılarının sa ğ lanması hastaya karşıt kendilik, aynı zamanda da nesne tasarımlarını bütünleştirmede yardımcı olur. İ kinci yaklaşımda borderline kişilik bozuklu ğ u olan hastaların kendi içsel yaşantılarını modifiye etmeleri için terapötik regresyonu yaşamaları gerekti ğ ini ifade etmektedir. Terapötik regresyone engel olmak için girişimde bulunulmaz. Borderline bir hastanın tedavisi daha çok anne-çocuk ilişkisinin yeniden yaşanmasına benzemektedir, bu durum nevrotik bireyin psikanalizinden farklıdır. Analist/hasta ilişkisi borderline hastanın ego oluşturmasını yani yeni ego yeteneklerinin gelişimini aktive etmektedir. Bu yeteneklere dayanarak borderline hasta kimlik ve nesne tasarımlarını bütünleştirebilir ve iyileşir.


"B T İ P İ K İ Ş İ L İ K BOZUKLUKLARI. ANT İ SOSYAL K İ Ş İ L İ K BOZUKLU Ğ U Anti-sosyal kişilik bozuklu ğ u 15 yaşından önce başlayan yaygın bir anti-sosyal." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları