Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

11 0-6 YAŞ ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ ALGILAMALARI VE YAS TEPKİLERİ Dr. Neslihan Kuloğlu Türker Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "11 0-6 YAŞ ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ ALGILAMALARI VE YAS TEPKİLERİ Dr. Neslihan Kuloğlu Türker Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi"— Sunum transkripti:

1 YAŞ ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ ALGILAMALARI VE YAS TEPKİLERİ Dr. Neslihan Kuloğlu Türker Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

2 22 ÖLÜM NEDİR? Varlığın, var oluş halinin sona ererek, niteliksel ve niceliksel anlamda biçim değiştirmesidir. Hücrenin, organın veya organizmanın yaşamsal fonksiyonlarını tamamen yitirmesi ya da canlı olma halinin sona ermesidir. Tüm yaşam fonksiyonlarının iki merkezi olan kalp ve beyin işlevlerinin, geri dönüşümsüz olarak son bulmasıdır.

3 3 ÇOCUKLARA AÇIKLARKEN ÖLÜM; Hareket etmemek, oyun oynamamak, yemek yememek, su içmemek, tuvalete gitmemek, uyumamak, gülümsememek, gıdıklanmamak, acı çekmemek, hastalanmamak, görmemek, işitmemek, konuşmamak, …

4 44 ÖLÜM KAVRAMIYLA TANIŞMA Çocuklar ölüm kavramıyla erken yaşlarda karşılaşmaya ve ilgilenmeye başlar. * Çiçeklerin solması, * Hayvanların ölmesi, * Televizyon haberlerinde ki ölüm haberleri, * Çizgi filmlerdeki ölüm sahneleri, * Aile içindeki konuşmalar, * Bir arkadaşının yaşadığı bir kayıp, *………………………….

5 5521 Küçük çocuklar için ölüm önemli bir kişiden ayrılık olarak duygusal anlamda hissedilir. Ebeveynleri tarafından terk edilmekten aşırı bir korku duyarlar. Bu kaybetme korkusu 1.yaşta başlar ve 8.yaşa kadar devam eder. Aile içinde veya çevredeki bir ölüm olayından sonra anne ve babalarına aşırı düşkünlük gösterirler ve yalnız kalmak istemezler. Ayrı kaldıklarında ailelerine bir şey olmasından korkarlar. Bu yaş çocuklarda zaman kavramı çok sınırlıdır. Ölümün sonsuz olduğunu kabullenemez ve geçici bir durum olarak kabul eder.

6 66 Gelişimsel açıdan ölüm algısı; 1)Geri Dönülemezlik ya da Son: Ölenin yaşama geri dönemeyeceğini fark etmek. 2) Evrensellik ya da Uygulanabilirlik: Ölümün bütün canlıların başına geleceğini anlamak. 3) Kaçınılmazlık: Yaşayan her canlının sonunda öleceğini anlamak.

7 77 4 ) Sonlanma ya da İşlevsizlik: Ölümün vücudun işlevselliğini yitirmesi olduğunu anlamak. 5) Nedensellik: Vücut fonksiyonlarının tamamen yitirilmesinin ölüme neden olduğunu anlamak.

8 88 Okul öncesi dönemdeki çocukların ölümü anlama ve kabullenme kapasiteleri onların, *bilişsel gelişimleriyle, *duygusal olgunluk düzeyleriyle, *sevdikleri bir canlıyı kaybetme yaşantılarıyla, *bu kaybı takip eden süreçte ailelerinin tutumlarıyla, *bir kayıp deneyimi yaşamadan önce aldıkları “ölüm eğitimi” ile yakından ilişkilidir.

9 99 BEBEKLİK DÖNEMİ Bebek, diğer insanlarla bağlantısını, annesi ile kurduğu bağ aracılığı ile sağlar. Özellikle ilk yıl içinde yaşanan bir kayıp, aile içinde ki çok yakın birisi olsa bile, bebek tarafından doğrudan algılanamaz. Hatta annenin ya da bebeğin bakımını üstlenen ve yakın duygusal bağ kurduğu kişinin verdiği tepkiler aşırı yoğun olmazsa hiç etkilenmeyebilir.

10 10 İkinci yılda bebek hala ölüm olayını anlayabilecek durumda değildir. Bu durumu sevdiği birisinin ayrılığı ya da eksikliği olarak algılar. Hep etrafında olan birisi artık etrafında değildir. Sevdiği kişinin aniden ortadan yok oluşu nedeniyle bir süre etkilenir. Bu etkilenme nitelik ve nicelik olarak annesinin ya da duygusal bağ kurduğu kişinin tepkilerine bağlı olarak biçimlenir.

11 11 2 yaşına doğru süreklilik kavramının gelişmesiyle bağlandığı kişiden sürekli ayrılık ile geçici olarak onu kaybedip bulma arasındaki farkı algılamaya başlasa da, kayıp olayını çok iyi anlayamaz. Bebekler ölüm kavramına sahip olmasalar bile bir yokluğun ya da çevrelerindeki değişimin farkında olurlar.

12 12 Bir bebeğin babası ile ilgili bir “yoksunluk duygusunun” ne derecede yoğun olacağı, geride kalan eşe yani anneye bağlıdır. Ama ya anne ölürse!!!

13 13 İlk birkaç ayda, annesinin ölümünden önce meme emen bir bebek biberonla beslendiğinde çevresindeki değişimin farkında olur. 6-9 ay arasında bebek annesini tanır ve annenin kaybından sonra yerine geçerek kendisine bakan kişiyi kabullenebilir.

14 9 aydan sonra bebek eğer ölen anneyle çok iyi bağlar oluşturmuşsa yerine geçecek kişiyi çok çabuk protesto edebilir veya uzun süre kabullenmeyebilir. Eğer anne yerine geçebilecek kişiler bulunamazsa, bebek eski duyarlılığını yeniden kazanamaz ve ileriki yaşamında başkalarına inanmakta ve güvenmekte zorluk çeken bir birey olabilir.

15 yaş arasında bilişsel süreçler ilerlediğinden bebek annesini tanır. Farkındalığı arttıkça, annenin ölümü durumunda tepkileri daha şiddetli olur. *Annesini arayabilir, çağırabilir, sıklıkla ağlayabilir. *Başkası tarafından rahatlatılmayı reddedebilir. *Duygusal içe kapanma gözlenebilir. *Oyunlara katılmaya isteksiz davranabilir. *Yeme, uyku ve tuvalet sorunları ortaya çıkabilir. *Daha önce kazandığı gelişimsel becerileri kaybedebilir. *Annesini anımsatan her şeye karşı aşırı duyarlılık gösterebilir.

16 16 İLK ÇOCUKLUK DÖNEMİ Bebekliğin sonundan altı yaşına kadar süren bu dönem, okulöncesi yıllarla örtüşür. Ölüm kavramının algılanması açısından değerlendirirken bu dönemi bir bütün olarak değerlendirmek yerine her yaşı ayrı değerlendirmekte fayda vardır. Gelişimin çok hızlı olduğu, hatta aydan aya değişimlerin gerçekleştiği bu dönemde çocukların ölümü algılama biçimleri de hazır bulunuşluklarına bağlı olarak değişir.

17 17 Bu yaş döneminin başındaki çocuklar için ölüm anlaşılmazlığını korumaktadır. Çoğu zaman neler olup bittiğini anlamakta güçlük çekerler ancak yine de ortamdaki alışılmışın dışındaki durumu sezebilirler.

18 18 Günlük yaşantıları düzenli olarak tekrar eden faaliyetlerden oluştuğu için okul öncesi yıllarda çocuklar zamanı döngüsel olarak algılarlar. Onlara göre ölüm de böyledir;

19 19 22 Çocuklar dört yaşın başında ölümü algılamaya başlarlar. Ölümün farklı bir şey olduğunu çözerler ama duygusal boyutu yoktur. 5 yaşın altındaki birçok çocuk için ölüm sonsuzluk anlamına gelmez. Ölümü geri dönülen bir yolculuk veya tekrar kalkılan bir uyku olarak değerlendirirler. Çocuklar için anne veya babanın işe gitmesi de ölüm ile eşdeğer bir durum olabilir. Ölümün ve ayrılığın eşdeğerli olarak görülmesi çoğu zaman dayanılamayacak acı ve üzüntü duygularına yol açar.

20 20 Okul öncesi dönemde çocuklar, bilişsel olarak işlem öncesi dönemdedirler. S üreklilik kavramı tam olarak gelişmediği için ölümün geri dönülmez ve sürekli olduğunu anlayamazlar. Ancak bu dönemde ölümün büyükler için korkutucu bir şey olduğunu anlarlar. Çocuk için ölüm, günlük yaşamda var olan birinin bundan böyle orada olmaması kadar basit bir anlama gelmekte olup ayrılığın süresi kaygı vericidir. Bu dönemde egosantrik ve büyüsel düşünce yaygındır.

21 21 BÜYÜSEL DÜŞÜNCE ÖRNEKLERİ En parlak yıldızdan dilersem, büyükannemin geri geleceğini biliyorum. Hiç yaramazlık yapmazsam Noel baba babamı geri getirecek. Her gün kabına su koymayı unutmazsam kedicik eve geri döner mi? Onu sevdiğimi söylersem ablam yine yanımıza gelir.

22 22 6 yaş dönemindeki çocuklara göre ise ölüm, sadece hasta ya da yaşlı olanların başına gelen, sağlıklı yaşayarak, kazalar ve hastalıklar gibi bazı durumlardan kaçınılarak uzak durulabilen bir durumdur. Düşüncelerinin, davranışlarının, sözcüklerinin ölüme neden olabileceğine inanırlar. Bazen onlar için ölüm, kötü davranışları için bir ceza olabilir.

23 23 Küçük çocuklara göre ölüm daha çok farklı bir yaşam biçimidir. Ölen kişiyi artık göremeyeceklerdir, ama nereye gittiğini de merak ederler. Gerçek bilgi verilmeli (Kültüre ait) Toprağın altında, Mezarlıkta,….. Gerçek olmayan bilgilerden uzak durulmalı Cennette, Uyuyor, bulutların üzerinde,…

24 24 Hiçbir şey hissetmeyecekleri, nefes almadıkları, yemek yemedikleri, çişlerinin gelmediği vurgulansa bile onlara göre ölen kişiler hala havaya, suya gereksinim duyabilir, üşüyebilir, rüya görebilir, söylenenleri işitebilirler.

25 25 SÖZEL İFADE ÖRNEKLERİ “ Babamın şimdi canı sıkılıyordur. Ben ona bir şarkı söylersem canı sıkılmaz.” (Ve şarkısını söyler) (3.5 yaş) (mezarlık ziyaretinde) “Dedem şimdi mezarda yatıyor ya çiçekleri aşağıdan görüyor. Yağmur yağdığı zaman da suyunu içiyor. Mezar, artık onun evi.” (4 yaş) “Annemin gelmeyeceğini biliyorum, kaç kere söylediniz.O öldü. Ama telefonda konuşabilirim.” (4.5 yaş)

26 26 “Acaba ağabeyim onu ne kadar özlediğimi biliyor mudur? Resim yapıp götürsem görebilir mi? (5 yaş) “Merhaba anneanne, ben geldim. /Hoşça kal anneanne, ben sonra yine geleceğim.” (Mezarlığa ziyarete gidildiğinde) (6 yaş) “Babaannem artık kurukafa olmuştur, değil mi? Biz yine de yanına gidelim, onu çok sevdiğimizi söyleyelim. Duyamaz, biliyorum ama olsun.” (6.5 yaş)

27 27 YAS NEDİR? Bizim için çok fazla önemi olan birisini sonsuza dek kaybettiğimizde hissettiğimiz üzüntüden doğan duygulardır. Yas tutmak derinden hissedilen bir kaybın kabullenilmesidir. Parçaları toplamadan ve tümüyle normal biçimde yeniden yaşamaya başlamadan önce yaşamamız gereken bir süreçtir.

28 28 Çocuklarda yas süreci yetişkinlere göre daha yavaş ilerler. Tamamlanması için daha uzun süre geçmesi gerekir. Koyu yas anları daha kısadır. Toplam yas tutma süresi çok daha uzun olabilir. Duygularını sözle ifade edemezler. Davranışlarını çok iyi gözlemek gerekir.

29 29 Keder ifadeleri; Tırnak yeme, Yatağını ıslatma, Uyuşukluk hali, Öfke nöbetleri, O ana kadar kazandıkları bazı becerilerin kaybı Ani değişen tepkiler, Sessiz, içe kapanık tutum, Hiçbir şey olmamış gibi davranma, Aşırı tepkisel tutumlar, ………..

30 30 Ölüm Ayrılık süresinin uzaması Mutsuzluğunun şiddetinin ve kaygı düzeyinin artması Kaygı ve özlem arttıkça davranışlarında ortaya çıkan farklılıklar Her zamankinden daha hareketli, zarar verici, söz dinlemeyen, olmadık şeyler isteyen, yetişkinlerin sabrını zorlayan tutumlar, kendisine ya da çevresine zarar verici tepkiler, huzursuzluklar, duygusal içe kapanma, iletişimi kesme, ölen kişi hakkında konuşmayı reddetme ya da tam tersi sürekli onunla ilgili bir şeyi anlatma çabası,…

31 31 Ölen kişinin yokluğu, çocuklar için özel olan zamanlarda daha dayanılmaz gelebilir ve o ana kadar göstermedikleri tepkilerde bulunabilirler. Amaçları kesinlikle çevrelerini üzmek değildir. Sadece yaşadıkları ciddi acıyı ve özlemi, sözel ifadelerinde ki sınırlılıklar nedeniyle yeterince anlatamazlar. Davranışlarındaki bu değişiklikler duygularının bir yansımasıdır.

32 Her çocuğun duygusunu ifade etme biçimi farklı ve kendisine özeldir. Ancak tutumları ne olursa olsun ölen kişinin çok sevdikleri, çok yakın oldukları birisi olması, özellikle de anne olması onların ciddi biçimde acı çekmelerine neden olur. Bu yaştaki bir çocuk ebeveyni gibi önemli birini kaybettiğinde, diğer ebeveynini de kaybetme korkusuyla ayrılma endişesi yaşar.

33 33 Okul öncesi çocuklar acılarını küçük patlamalarla ifade ederler. Uzun süre acı yoğunluğuna katlanamazlar; bu yüzden zaman zaman acı sürecine girecek ve çıkacaklardır. Ölüm acısı yaşayan okul öncesi çocuklarla iletişim kurulduğunda, yetişkinin görevi onları neşelendirmek, acılarından uzaklaştırmak ya da acılarını yaşamalarına göz yummak değildir. Önemli olan, çocuğun size yaslandığı yerde onlara güvenli bir ortam sağlamaktır.

34 34 NELER YAPABİLİRSİNİZ? En erken dönemden itibaren “ölüm eğitimi” verin. – Ölmek ne demektir? – Kimler ölür? – Ölümün nedenleri neler olabilir? – Ölen kişiye ne olur? – Birisi öldüğü zaman ne yapılır? – Öldükten sonra ölen kişiye ne olur? – Ölen kişiden sonra bize ne olur? – Ben öldüğümde mezar taşına ne yazılmasını isterim? – Ben öldüğümde nasıl bir cenaze töreni yapılmasını isterim? – Nerede, ne zaman, nasıl ölmek isterim?

35 35 Ölüm bilgisini olayın hemen ardından, mümkün olan en kısa zamanda verin / verilmesini sağlayın. Bu bilgiyi çocuğa en yakın olan, en fazla güvendiği kişinin vermesini sağlayın. Bilgi aktarımı sırasında çocukla yalnız olamaya çalışın, ilk tepkilerini gösterebileceği rahat bir ortam sağlayın. Sorularını yaşlarına uygun biçimde cevaplayın. Cevaplarınızın net olmasına ve yorum yapmalarına fırsat vermemeye özen gösterin. Cenaze törenlerine katılmalarına izin verin. Özel anma günleri düzenleyin ve bu organizasyonlarda çocuğunda katkıda bulunmasına fırsat verin. Yaşantınız içinde ölen kişinin olumlu yönleri, sevdiği şeyler, ona özgü davranışlar vb. hakkında kısa konuşmalar yapın.

36 Eğer zorunlu değilseniz ölümü takip eden süreçte çocuğunuzdan ayrılmayın, geçici bir süre için olsa bile başkalarında kalmasına izin vermeyin. Çocuklara, duygularını ifade etmeleri için bazı yöntemler önerin. (Resim yapabilir, mektup yazabilir, ölen kişinin hobilerini devam ettirebilir, özel bir köşe oluşturabilir…) Oyun, okul gibi yaşına uygun etkinlikler için rutin gündelik yaşantısına devam etmesini sağlayın. Üzüntü davranışları konusunda ona model olun. Her tür tepkisinin normal olduğunu, herkesin üzüntü duygusunu farklı biçimde ifade edebileceğini, her ne olursa olsun onu anladığınızı çünkü aynı acıyı ve üzüntüyü yaşadığınızı söyleyin.

37 37 KAYNAKÇA Ak ç a Ay,F.(Ed.).(2011). Sağlık Uygulamalarında Temel Kavramlar Ve Beceriler. İstanbul:Nobel Tıp Kitabevleri Bing ö l R.H. “Ç ocuklar ve Ö l ü m ”, 20 ocak 2013 tarihinde adresinden erişildi.www.doktorsitesi.com Diler, R., Avcı, A. (1997) “Ç ocuk ve Yas: Bir G ö zden Ge ç irme ” 3 P Dergisi, 4, Dyregrov, A. (2000) Ç ocuk, Kayıplar ve Yas, T ü rk Psikologlar Derneği Yayınları, No:20, Ankara. Ekşi A. (Edt.) (1999) Ç ocuğun ruhsal gelişiminde annenin ö nemi, anneden ayrılığa tepkiler, Ben Hasta Değilim. Ç ocuk Sağlığı ve Hastalıklarının Psikososyal Y ö n ü, Nobel Tıp Kitabevleri, Sezer, S. Saya, P. (2009) Gelişimsel A ç ıdan Ö l ü m Kavramı. Dicle Ü niversitesi Ziya G ö kalp Eğitim Fak ü ltesi Dergisi, 13, Suyolcu, H.S. (2006) “Ç ocuklarda Yas D ö nemi ”, Rehberlik Araştırma Merkezi M ü d ü rl ü ğ ü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik B ü lteni, No:42 Torbic, H. (2011) “ Children and Grief: But What About the Children? ”, Home Healthcare Nurse, February, 29, (2), Wells, R. (2000) Ç ocuklar ü z ü lmesin. Rota yayınları, İstanbul Yıldız, S. A. (2004) “ Ç ocuk, Ö l ü m ve Kayıp ”, Balıkesir Ü niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 11,


"11 0-6 YAŞ ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ ALGILAMALARI VE YAS TEPKİLERİ Dr. Neslihan Kuloğlu Türker Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları