Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SÖZ VARLI Ğ I VE Ö Ğ RET İ M İ Doç. Dr. Bayram BAŞ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SÖZ VARLI Ğ I VE Ö Ğ RET İ M İ Doç. Dr. Bayram BAŞ."— Sunum transkripti:

1 SÖZ VARLI Ğ I VE Ö Ğ RET İ M İ Doç. Dr. Bayram BAŞ

2 1. Söz Varlı ğ ı Nedir Genel terminolojide, söz varlı ğ ı kavramı, “kelime hazinesi, kelime serveti, kelime da ğ arcı ğ ı, sözcük varlı ğ ı, sözcük da ğ arcı ğ ı, sözcük serveti, sözcük gömüsü, vokabüler, kelime kadrosu” vb. kullanımlarla karşılanabilmektedir. Ancak bu kavramların hiçbirinin de tam olarak söz varlı ğ ının karşılı ğ ı oldu ğ u söylenemez. Çünkü söz varlı ğ ı tüm bu kavramların bir üst boyutudur. Başka bir deyişle tüm bu kavramlar, söz varlı ğ ının bir alt unsurudur.

3 2. Söz Varlı ğ ını Meydana Getiren Unsurlar Kelimeler Deyimler Atasözleri İ kilemeler Kalıp Sözler ( İ lişki Sözleri) : afiyet olsun, güle güle, afedersiniz vb. Kalıplaşmış İ fadeler (Özdeyişler): “Ne mutlu Türküm diyene!”, “Gölge etme başka ihsan istemez(m). Terimler Yabancı Kelimeler

4 TEMEL SÖZ VARLI Ğ I

5 bir fiil ile iki yüz dört çekimli fiil elde edebiliriz. Mesela, gel- fiilini tüm haber kipleri ve dilek kipleri ile tüm şahıs eklerini de ekleyerek çekimleyelim: “gelmişim, gelmişsin, gelmiş, gelmişiz, gelmişsiniz, gelmişler; gelmiştim, gelmiştin, gelmişti, gelmiştik, gelmiştiniz, gelmiştiler; gelmişmişim, gelmişmişsin, gelmişmiş, gelmişmişiz, gelmişmişsiniz, gelmişmişler; geldim, geldin, geldi, geldik, geldiniz, geldiler; geldiydim, geldiydin, geldiydi, geldiydik, geldiydiniz, geldiydiler; geliyorum, geliyorsun, geliyor, geliyoruz, geliyorsunuz, geliyorlar; gelmekteyim, gelmektesin, gelmekte, gelmekteyiz, gelmektesiniz, gelmekteler; gelmedeyim, gelmedesin, gelmede, gelmedeyiz, gelmedesiniz, gelmedeler; geliyordum, geliyordun, geliyordu, geliyorduk, geliyordunuz, geliyordular; geliyormuşum, geliyormuşsun, geliyormuş, geliyormuşuz, geliyormuşsunuz, geliyormuşlar; gelmekteydim, gelmekteydin, gelmekteydi, gelmekteydik, gelmekteydiniz, gelmekteydiler; gelmedeydim, gelmedeydin, gelmedeydi, gelmedeydik, gelmedeydiniz, gelmedeydiler; gelmekteymişim, gelmekteymişsin, gelmekteymiş, gelmekteymişiz, gelmekteymişsiniz, gelmekteymişler; gelmedeymişim, gelmedeymişsin, gelmedeymiş, gelmedeymişiz, gelmedeymişsiniz, gelmedeymişler; gelece ğ im, geleceksin, gelecek, gelece ğ iz, geleceksiniz, gelecekler; gelecektim, gelecektin, gelecekti, gelecektik, gelecektiniz, gelecektiler; gelecekmişim, gelecekmişsin, gelecekmiş, gelecekmişiz, gelecekmişsiniz, gelecekmişler; gelirim, gelirsin, gelir, geliriz, gelirsiniz, gelirler; gelirdim, gelirdin, gelirdi, gelirdik, gelirdiniz, gelirdiler; gelirmişim, gelirmişsin, gelirmiş, gelirmişiz, gelirmişsiniz, gelirmişler; gelsem, gelsen, gelse, gelsek, gelseniz, gelseler; gelmişsem, gelmişsen, gelmişse, gelmişsek, gelmişseniz, gelmişseler; gelseydim, gelseydin, gelseydi, gelseydik, gelseydiniz, gelseydiler; geliyorsam, geliyorsan, geliyorsa, geliyorsak, geliyorsanız, geliyorsalar; gelmekteysem, gelmekteysen, gelmekteyse, gelmekteysek, gelmekteyseniz, gelmekteyseler; gelmedeysem, gelmedeysen, gelmedeyse, gelmedeysek, gelmedeyseniz, gelmedeyseler; geleceksem, geleceksen, gelecekse, geleceksek, gelecekseniz, gelecekseler; gelirsem, gelirsen, gelirse, gelirsek, gelirseniz, gelirseler; geleyim, gelesin, gele, gelelim, gelesiniz, geleler; geleymişim, geleymişsin, geleymiş, geleymişiz, geleymişsiniz, geleymişler; geleydim, geleydin, geleydi, geleydik, geleydiniz, geleydiler; gelmeliyim, gelmelisin, gelmeli, gelmeliyiz, gelmelisiniz, gelmeliler; gelmeliymişim, gelmeliymişsin, gelmeliymiş, gelmeliymişiz, gelmeliymişsiniz, gelmeliymişler; gelmeliydim, gelmeliydin, gelmeliydi, gelmeliydik, gelmeliydiniz, gelmeliydiler; gel, gelsin, gelin, gelsinler” Yukarıdaki iki yüz dört fiil olumsuzluk eki ile çekimlendi ğ inde sayı dört yüz sekize çıkar. Gel- fiilini bunların da dışında kalıcı isim oluşturmayan sıfat fiil ve zarf fiillerle çekimledi ğ imiz ve ilgi ekleri, şahıs ekleri vb. ile ço ğ alttı ğ ımız takdirde sayı beş yüzü geçecektir. Gelen, gelesi, gelmez, geldik, gelecek, gelmiş, gelince, geldikçe, geldi ğ inden, gelirken, gelir, gelmez, geleli, gelerek, gelmeden, gelmeksizin, gele, gelip vb. Türkçede yer alan herhangi bir fiil, şekil açısından de ğ erlendirildi ğ inde beş yüz farklı kelimeye dönmektedir. Toplam kelime sayısı İ ki boşluk arasında yer alan ve şekilsel bakış açısıyla farklı kelime sayısı Tüm işlemler yapıldıktan sonra ortaya çıkan farklı kelime sayısı

6

7 Derinlik: Sözcüklerin çeşitli anlamlarını bilmek ve duruca anlamak Genişlik: Çeşitli konularda sözcükler bilmek A ğ ırlık: Bir konuda çok sözcük bilmek Ça ğ rışım: Kişisel farklılıklarla birlikte, söz varlı ğ ı birikimi ölçütünde, derinli ğ in a ğ ırlaşmasında, genişli ğ in daha derin ve nihai a ğ ır hâle gelmesinde, tüm dil becerilerini çevreleyen hem yatay ve hem de düşey eksende hareket eden bir rol gösterir. Birey, derinlemesine ö ğ rendi ğ i söz varlı ğ ı unsurlarının, temel ve yan anlamları yanında, zıt ve mecazi anlamlarını ve hatta açıklamalarını da göz önünde bulundurarak ça ğ rışım alanını zenginleştirir. Bu alanın zenginleşmesi, aile, çevre ve e ğ itim ortamının niteli ğ i ve ilişkisi ile çok yönlü bir ilişki gösterir. Alıcı söz varlı ğ ına dâhil olan her unsurun düşey olarak edinim ve gelişim düzeyi, bu unsurun çekim alanını yaygınlaştırır ve davranışlar, düşünceler, kavramlar arasında yer ve zaman birli ğ inin etkisiyle kurulan ba ğ lantılar artar. Bu artış, dil becerilerinin arasındaki farklı da ğ ılımla bir yandan alıcı söz varlı ğ ına yeni katılımlar sa ğ lar, bir yandan da, üretici yönde düşey a ğ ırlıklı ve yatay zenginlikli anlatım ortamları için zemin hazırlar. BA Ğ LAM: Derinlik, a ğ ırlık ve genişlik kavramlarını yerleştirdi ğ imiz düşey eksen, ça ğ rışımın katkısıyla yatay eksende işleve dönük bir ba ğ lantıya ihtiyaç duymaktadır. Tüm bu kavramları, amaçlanan yönde gelişmeleri akabinde, ça ğ rışımın da deste ğ iyle yatay eksen üzerinde bir araya getirecek ana husus da ba ğ lamdır. Söz varlı ğ ına ait her unsur, geniş bir zeminde edinilip, derin bir aşamadan a ğ ır bir duruma eriştikten sonra, amaçları do ğ rultusunda konuşma ve yazma temelli metinler içerisinde bir yer edinecektir. Bu yerin edinilmesindeki yatay hazırlı ğ ı da ba ğ lam gerçekleştirecektir.

8 1. Dökülmüş, saçılmış şeyler: "Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar."- Y. K. Beyatlı. 2. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. 3. Bozuntu. 4. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. 5. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. 6. mecaz Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse: "Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz."- H. C. Yalçın. 7. sıfat, mecaz İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat: "Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler."- Ç. Altan. 8. tıp (***) Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. 9. coğrafya Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. Mesela, döküntü kelimesini inceleyelim (www.tdk.gov.tr, 2010):www.tdk.gov.tr

9

10 Dinleme Esnasında Edinilen Deyim: ağzından girip burnundan çıkmak: [temel anlam] türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, kandırmak. [O, köylülerin ağzından girip burnundan çıkmayı mükemmel becerir.] DEYİMİN DERİNLİK/AĞIRLIK VE GENİŞLİK BOYUTLARINA GÖRE KAVRAMAYA YÖNELİK AKTARIMI Okuma Esnasında Oluşabilecek Aktarımlar:  Deyimin temel anlamıyla başka bir cümlede karşılaşma:  [Ağzından girdi burnundan çıktı ve neticeye ulaştı.]  Deyimin yan anlamıyla ilgili bir örnekle karşılaşma: “iyice dövmek”  Ağzını topla! Şimdi ağzından girer, burnundan çıkarım!  Deyimin açıklamalarından hareketle, yeni deyimlerle karşılaşma: 1. “kandırmak, aldatmak” vb. anlamlardaki deyimlerle ilişkilendirmek:  fikrini çelmek: Belki bir yolunu buluruz da kızın fikrini çeleriz, diyormuş.  papazlık etmek: Aldırma. Bana da papazlık etmeye kalktı ama ağzının payını verdim. Biz keyfimize bakalım.  (birini) kayışa çekmek: Denk getirince, onu da kayışa çekmişlerdi.  (birinin) ağzına bir parmak bal çalmak: Hürriyet, müsavat diye herkesin ağzına bir parmak bal çaldılar  gönlünü çelmek: Nice beyler, paşalar onun peşinde yıllarca dolaşmışlar, onun gönlünü çelmek için her türlü çareye başvurmuşlardı.  göz boyamak: Yerine göre fakiri korur gibi görünür, gözleri boyar böylece.  iğfal etmek: Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar.  ayak yapmak: Sen kime ayak yaptığını sanıyorsun.  kafasına girmek: Kafasına girme çocuğun, elbet çizer yolunu.  oyun oynamak: Üç aydan beri bana mütemadiyen aynı oyunu oynuyorsunuz.  dümen yapmak: Dümen yapmakta üzerine yoktu.  ağız yapmak: Kaçacağım, tövbeler olsun, bir fırsatını bulayım diye ağız yaptı.  bin dereden su getirmek: Rıfat Paşa gibi terbiyeli bir zat bile bin dereden su getirir, harp siyasetimizi methederdi.

11 2. “ikna etmek, razı etmek” vb. anlamlardaki deyimlerle ilişkilendirmek:  dil (diller) dökmek: Ninniyi mutlaka söylemesi için ona bir sürü dil döktü.  (birinin) gönlünü etmek (yapmak): Ben patronun gönlünü ederim, hafta arasında.  beynine girmek: Onun beynine girecek tek kişi sensin. 3. “dövmek, hırpalamak” vb. yan anlamlarındaki deyimlerle ilişkilendirmek:  Allah yarattı dememek: Ver şunları! Allah yarattı demem, fena yaparım.  (birinin) kemiklerini kırmak: Kim ona yan bakarsa kemiklerini kırar, anasını ağlatırım.  (birinin) pestilini çıkarmak: Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı.  eşek sudan gelinceye kadar dövmek: Uslu otur yoksa ufak bir münasebetsizliğini duyarsam eşek sudan gelinceye kadar döverim, kemiklerin kırılır, anladın mı?  Deyimin temel, yan ve zıt anlamlarından hareketle, atasözü vb. söz varlığı unsurlarıyla karşılaşma:  papaz her gün pilav yemez  adam adamı bir kere aldatır  ölümü gören hastalığa razı olur  anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al  iki cambaz bir ipte oynamaz

12 DİNLEME VE OKUMA ALANLARINDA KAVRANAN DEYİMİN KONUŞMA VE YAZMA ORTAMINA BİR BAĞLAM İÇİNDE AKTARIMI [Aşağıda, deyimlerin okuma ve anlama alanında oluşturdukları, temel anlam, yan anlam ve çağrışım alanlarından hareketle ve bazılarını kullanmak suretiyle, konuşma ya da yazma ortamında kullanılabilecek, tahkiyeli kısa bir metin oluşturulmuştur. Yukarıda yer alan deyimler altı çizili olarak, sonradan kullanılan deyimler koyu harflerle gösterilmiştir. Metne ikileme, atasözü vb. eklenen unsurlar ise italik harflerle gösterilmiştir.] Ne diller dökmüştü annesine, ama nafile. Nuh diyor, peygamber demiyordu. Halk eğitim kursu da ne idi Ayşe Kadın için? Kursmuş, gâvur icadı idi sonunda hepsi. Köyün kızları, onun Emine’sinin de gözünü boyamışlar, hepsi bir araya gelip ağzına bir parmak balı çalmışlardı. Ama kaçın kurasıydı Ayşe Kadın? Göz yumar mıydı, böyle papazlık etmelere? Zavallı Emine, bin dereden su getirdi, olmadı. Anasının ağzından girdi burnundan çıktı. Yine de bana mısın diyen yoktu. Sonunda çareyi, Komşu Anneyle konuşmakta buldu. Soluğu onun yanında aldı Eminecik. Anlattı Komşu Annesine her şeyi. Kurban olayım, dedi, ölümü gör dedi. Razı et şu ak denene kara demeyen anamı. Komşu annesi derin derin baktı gözüne Emine’nin. Hele bir vakit bekle kızım, dedi. Sabrın sonu selamet. Ne yapsın Eminecik? Yine soluğu anasının dizi dibinde aldı. Hâlâ söyleniyordu Ayşe Kadın. Eee. Keçi geberse de kuyruğu inmezmiş.

13 Okul Öncesi E ğ itim Programına Söz Varlı ğ ı Açısından Bir Bakış GEL İ Ş İ M ÖZELL İ KLER İ AYLIK ÇOCUKLAR İ Ç İ N D İ L GEL İ Ş İ M İ Kendi kendine şarkı, şiir, tekerleme söyler. Yaptı ğ ı günlük işlerle ilgili olarak sorulan sorulara cevap verir. Konuşmalarında sıfatları kullanır. Konuşmalarında kişi zamirlerini kullanır. Konuşmalarında yer bildiren ifadeleri kullanır. Konuşmalarında ço ğ ul eklerini kullanır. Neden, nasıl, kim gibi sorular sorar. İ ki olayı oluş sırasına göre anlatır. Duygularını sözel olarak ifade eder AYLIK ÇOCUKLAR İ Ç İ N D İ L GEL İ Ş İ M İ Kendisine verilen üç yönergeyi dinler ve yerine getirir. Birleşik cümleler kullanır. Resimdeki saçmalıkları açıklar. Zıt sözcükleri söyler. Konuşmalarında ba ğ laç kullanır. Konuşmalarında sözcüklerin olumsuz biçimlerini de kullanır AYLIK ÇOCUKLAR İ Ç İ N D İ L GEL İ Ş İ M İ Günlük deneyimlerini anlatır. Birbirini izleyen üç emir tümcesinde, istenileni sırası ile yerine getirir. Tekil ve ço ğ ul ifadeleri birbirine dönüştürerek kullanır. Cümlelerinde özneye uygun fiil kullanır. Yeni ve bilmedi ğ i kelimelerin anlamını sorar. Bazı sözcüklerin eş ve karşıt anlamlarını bilir. “Ne zaman, neden, nasıl?” gibi soru sözcüklerini içeren soruları yanıtlar. “Bana tersini söyle” yönergesine do ğ ru yanıt verir. Yer bildiren sözcükleri do ğ ru ve yerinde kullanır. Cümlelerinde “çünkü, daha sonra” gibi ba ğ laçlar kullanır. Birleşik cümleler kullanır. Basit şakalar yapar. Bazı soyut ifadeleri anlar. Evinin ve / veya anne-babasının telefon numarasını söyler.

14 AYLIK ÇOCUKLAR İ Ç İ N OKUL ÖNCES İ E⁄ İ T İ M PROGRAMI KAPSAMINDA ELE ALINMASI ÖNER İ LEN KAVRAMLAR L İ STES İ büyük, orta, küçük ince - kalın uzun - kısa geniş - dar şişman - zayıf az - çok ağır - hafif boş - dolu tek - çift bütün - yarım kalabalık - tenha parça - bütün önce, şimdi, sonra gece - gündüz sabah, öğle, akşam dün, bugün, yarın uzak - yakın ön - arka önünde, arkasında, yanında yukarı - aşağı yukarıda - aşağıda iç - dış içinde - dışında içeri - dışarı sağ - sol sağında - solunda arasında alt - üst - orta altında, üstünde, ortasında ileri - geri tatlı tuzlu acı ekşi sıcak, soğuk, ılık sert - yumuşak taze - bayat kaygan kokulu - kokusuz sesli - sessiz eski - yeni yaşlı - genç derin - sığ parlak sivri - küt tüylü mutlu üzgün kızgın korkmuş şaşkın aynı, farklı, benzer açık - kapalı hızlı - yavaş canlı - cansız hareketli - hareketsiz kolay - zor karanlık - aydınlık ters - düz ilk, orta, son başı - sonu başlangıç - bitiş kirli - temiz alçak - yüksek aç - tok ıslak - kuru güzel - çirkin doğru - yanlış para ana renkler: kırmızı, sarı, mavi ara renkler: turuncu, yeşil, mor renk tonları siyah beyaz koyu - açık kenar - köşe düz - eğri daire çember üçgen kare dikdörtgen arası sayılar düzenli - dağınık

15 İ lkö ğ retim 1-5. Sınıf Türkçe Dersi Programına Söz Varlı ğ ı Açısından Bir Bakış Genel Amaçlar: 4. Metinler arası okuma becerilerini geliştirerek söz varlı ğ ını zenginleştirmek, Ö ğ renme Alanı: Konuşma Amaç 2: Kendini Sözlü Olarak İ fade Etme Konuşmasında söz varlı ğ ını kullanır. (4/5. Sınıf) Ö ğ renme Alanı: Yazma Amaç 2: Kendini Yazılı Olarak İ fade Etme Yazılarında söz varlı ğ ından yararlanır. (4/5. Sınıf) Ö ğ renme Alanı: Okuma Amaç 4: Söz Varlı ğ ını Geliştirme 1 Görsellerden yararlanarak söz varlı ğ ını geliştirir. (1/5. Sınıf) 2 Kelimelerin eş ve zıt anlamlılarını bulur. (2/5. Sınıf) 3 Eş sesli kelimelerin anlamlarını ayırt eder. (2/5. Sınıf) 4 Bilmedi ğ i kelimelerin anlamlarını araştırır. (1/5. Sınıf) 5 Ekleri kullanarak kelimeler türetir. (3/5. Sınıf) 6 Seslerden heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturarak okur. (1. Sınıf) 7 Kelimelerin gerçek, mecaz ve terim anlamlarını ayırt eder. (4/5. Sınıf)

16 ÖĞRENME-ÖĞRETME SÜRECİ HAZIRLIK1/b/2: Anahtar Kelimelerle Çalışma ANLAMA2/a/4 : Anlamı Bilinmeyen Kelimelerle Çalışma ANLAMA2/c: Söz Varlığını Geliştirme KENDİNİ İFADE ETME 4/d: Söz Varlığını Kullanma

17 ÇOCUK K İ TAPLARININ SÖZ VARLI Ğ I ÇOCUK K İ TAPLARININ SÖZ VARLI Ğ I Sıra Nu. KELİME ROMANHİKÂYEMASALDESTANEFSANE SıklıksıraSıklıksıraSıklıkSıraSıklıkSıraSıklıkSıra 12. kız at padişah çoban arkadaş köpek gelin kuzu bisiklet

18 Kelime Ö ğ retiminin Esasları Kelime ö ğ retiminde dilin en sık kullanılan kelimelerine öncelik verilmelidir. Yaş düzeylerine ö ğ rencilerin kelime hazinesinin tespit edilmesi, ö ğ rencilere hangi kelimelerin ö ğ retilece ğ i sorusunun en önemli cevaplarındandır. Ö ğ retilmesi hedeflenen kelimelerle, ö ğ rencilerin sahip oldu ğ u kelimeler arasında anlam ilişkileri kurulmalıdır.

19 Kelime ö ğ retimi sürecinde kelime hazinesinin genişlik, derinlik ve a ğ ırlık bakımından geliştirilmesi hedeflenmelidir. Yeni ö ğ renilen kelimeler, konuşma ve yazma becerileri aracılı ğ ıyla üretici kelime hazinesine dâhil edilmelidir. Kelimelerin söyleniş özellikleri ö ğ retilmelidir. Kelimelerin yazım özellikleri ö ğ retilmelidir. Hedef kelimeler ba ğ lam aracılı ğ ıyla ö ğ retilmelidir.

20 Türkçe kelimelerin ö ğ retiminde, kelimelerin kökteşlik özelli ğ inden yararlanılmalıdır. Kelime ö ğ retiminde ö ğ rencilere kelime ö ğ renme stratejileri kazandırılmalıdır.

21 Kelime Ö ğ renme Stratejileri 1. Bilinmeyen bir kelime ile karşılaşıldı ğ ında kelime anlamını çözmek için kullanılacak stratejiler, 2. Kelime anlamını kesinleştirmek ve kelime hazinesini derinleştirmek için kullanılacak stratejiler, 3. Yeni kelime ve kavram ö ğ renmek için kullanılacak stratejiler,

22 1. Bilinmeyen bir kelime ile karşılaşıldı ğ ında, kelime anlamını çözmek için kullanılacak stratejiler. Kelimenin içinde bulundu ğ u ba ğ lama başvurma Kelimeyi başka ifade, cümle ve metin ba ğ lamında arama Şekil bilgisi (morfoloji) farkındalı ğ ını kullanma Tahmin etme Sözlük kullanma

23 2. Kelime anlamını kesinleştirmek ve kelime hazinesini derinleştirmek için kullanılacak stratejiler Ba ğ lam üretme Metinler arası okuma Kelime defteri/sözlük oluşturma Kavram haritası oluşturma

24 3. Yeni kelime ve kavram ö ğ renmek için kullanılacak stratejiler Dil farkındalı ğ ı kazanma İ letişime açık olma Dinleme ve okuma alışkanlı ğ ı kazanma

25 Kelime Ö ğ retim Yöntem ve Teknikleri Soru Cevap Yöntemi Çözümleme ve Birleşim Yöntemi Dramatizasyon Yöntemi Kelime ve Kavram Havuzundan Seçerek Konuşma/Yazma Tekni ğ i Not Alma Tekni ğ i Boşluk Doldurma Tekni ğ i Kavram Haritası Tekni ğ i Anlam Analizi Tekni ğ i Beyin Fırtınası Tekni ğ i


"SÖZ VARLI Ğ I VE Ö Ğ RET İ M İ Doç. Dr. Bayram BAŞ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları