Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 1.Kasalar 2.Mouse 3.Klavye 4.Hoparlör. Kasa/Tower/Case Klavye/Keyboard Fare/Mouse Ekran/Monitör/Screen Hoparlör/Speaker 2.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 1.Kasalar 2.Mouse 3.Klavye 4.Hoparlör. Kasa/Tower/Case Klavye/Keyboard Fare/Mouse Ekran/Monitör/Screen Hoparlör/Speaker 2."— Sunum transkripti:

1 1 1.Kasalar 2.Mouse 3.Klavye 4.Hoparlör

2 Kasa/Tower/Case Klavye/Keyboard Fare/Mouse Ekran/Monitör/Screen Hoparlör/Speaker 2

3  Kasa bilgisayar bileşenlerini bir arada tutan ve gerekli gücü sağlayan plastik ve metal bileşiminden oluşan kutudur.  Günümüzde kasalar teknolojik ve estetik görünüm anlamında fazlaca gelişmişlerdir. İçi neon lamba ile aydınlatılmış kasalara rastlamak bugünlerde mümkün.  Kasanın dış görünümü göz zevkiniz açısından önemli olabilir; ancak kasanın görünümüne verilen önemin soğutma ve yeterli güç sağlama konularına da verilmesi gerekir. 3

4 4

5  Yeni bilgisayar sistemleri, yüksek kapasiteli bileşenler sunarak ısınma problemine neden olmaktadır.  İşlemci, ekran kartı ya da sabit disk kasa içerisinde fanlar yardımıyla soğutulabilir. Ancak soğutma sırasında açığa çıkan ısının sağlıklı bir şekilde kasanın dışına atılabilmesi gerekir.  En basit soğutma sisteminde bile 2 adet fana ihtiyaç vardır. Biri kasanın önünde, diğeri arkasında yer alır. Öndeki fan; kasa içerisine hava alırken, arkadaki fan sıcak havayı dışarı atmakla görevlidir. Piyasada maalesef satılan kasaların çoğu tek fan içermektedir.  Fan sayısı arttıkça soğutma işlemi daha başarılı olacaktır. Kimi kasalarda üstte de üçüncü bir fan görüldüğü gibi ön veya arka panelde de birden fazla fan bulunabilir. 5

6  Kasalarda önemli olan ikinci unsur güç kaynağıdır. Çoğu zaman güç kaynağına bakılmaksızın kasa alınır. PC’lerde oluşan arızaların çoğunluğu voltaj hataları nedeniyle oluşmaktadır.  Güç kaynağının görevi; 220 Volt'luk şehir gerilimini 3,3 Volt, 5 Volt ve 12Volt olmak üzere 3 farklı voltaj değerine dönüştürmek ve bileşenlere dağıtmaktır.  Bilgisayarı oluşturan tüm bileşenler aynı voltaj değerleri ile çalışmazlar. Farklı voltaj yani farklı watt değerleri ile çalışırlar. Güç kaynaklarının toplam çıkış gücü watt ile belirtilir.  Güç kaynaklarının üzerindeki bilgi etiketinde desteklenen maksimum amper değerleri görülebilir. 6

7 7 Bilgisayarın hareketli parçaları çalışırken statik elektrik yüklenirler. Eğer topraklı priz kullanılmazsa bu yük bilgisayar parçalarına zarar verebilir. Çünkü bilgisayar çalışırken de hareketli parçalar(fanlar) nedeni ile statik elektrik oluşabilir.Toprak hattı statik elektrik boşalmasını sağlayacaktır. Ayrıca donanım parçalarına dokunmadan önce mutlaka insan üzerindeki statik yükün boşaltılması gerekir. Herhangi bir bilgisayar bileşenine dokunmadan önce bir metale (kalorifer veya PC kasası) dokunun. Bu, sizi gerekli şekilde topraklayacaktır.

8 8 Kasa satın alırken dikkat edilmesi gereken nokta, sağladığı güç ve soğutma sisteminin kalitesidir.

9 9 Günümüzde en basit soğutma siteminde kasa içinde 2 adet fan bulunmaktadır. Kasanın önündeki temiz havayı içeri alırken, arkadaki ısınan havayı dışarı atar..

10 10 Güç kaynağının görevi, elektriği doğru akıma çevirerek, bilgisayar sisteminin çalışması için gerekli elektrik enerjisini sağlamaktır. Elektrik voltajındaki muhtemel azalma ve artışlara karşı sistemin güvenli bir şekilde çalışmasını sağlayacak şekilde voltajı dengeleme görevini de üstlenirler. Normal bir kişisel bilgisayarında güç kaynağının çalışma voltajı Volt ve gücü Watt civarındadır.

11  Bilgisayarın, sabit disk, disket sürücüsü ve cd-rom gibi cihazların dönmesini sağlayan motorlar için 12 volt seviyesinde bir elektrik gücü gereklidir. Bunun yanında elektronik devre kartları için gerekli olan elektrik gücü 3 ile 5volt kadardır.  Güç kaynağından çıkan elektrik kabloları, başta anakart olmak üzere diğer donanım birimlerine takılır. Bazı donanım birimleri anakartın genişleme yuvalarına takıldığından gerekli elektriği anakart üzerinden alırlar.  Elektronik parçalar, üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ısınırlar ve soğutulmadıkları taktirde normal görevlerini yerine getiremezler. Bunun için güç kaynağında bir de soğutucu fan bulunur 11

12 Resim: Anakart Güç Kablosu 12

13 Resim: Diğer Sürücüler için Güç Kabloları 13

14 Resim : Speaker ve ön ses bağlantıları 14

15  Günümüz bilgisayarlarında iki tip güç kaynağı kullanılmaktadır.  AT Tipi Güç Kaynağı: Sistem enerjisinin kesilmesi kasa paneline bağlı power düğmesi ile sağlanan güç kaynaklarıdır. Enerjinin verilmesi veya kesilmesi bu düğmeyle kontrol edilir. Genellikle Pentium II öncesi AT kasa ve anakartlar için kullanılmaktadır.  ATX Tipi Güç Kaynağı: Sistem enerjisi BIOS tarafından kapatılır veya açılır. Kasa üzerindeki Power düğmesi anakart üzerindeki power switch konnektörüne bağlıdır. Düğmeden gelen sinyal ile sistem enerjiyi keser veya uyku moduna geçirir. İşletim sisteminden verilen komutla da aynı işlem gerçekleştirilebilir. (Windows ta "bilgisayarı kapat" komutu) 15

16 Resim: ATX güç kaynağı ve iç yapısı 16

17  KGK (Kesintisiz Güç Kaynağı-UPS: uninterruptable power supply) olarak tanımlanan sistemler, bilgisayar ve bağlı birimleri için oldukça önemli cihazlardır. Kendisine bağlı tüm elektronik cihazları şehir elektrik şebekesinden oluşacak problemlerden uzak tutmak için devreye sokulan sistemler olarak tanımlayabiliriz.  Örneğin, KGK cihazı ayarlanarak hem şehir elektriğinde oluşan parazitlerden, farklı gerilim ve dalgalardan arındırılmış sabit genlikli gerilim sağlamakta hem de elektrik kesintisi sırasında içindeki aküyü devreye sokarak kesintisiz çalışma olanağı sunabilmektedir. 17

18  KGK´nın temel görevi, cihazınızın elektrik kesintileri, voltaj dalgalanmaları vs. gibi sorunlara karşı, kesintiye uğramadan, güvenli bir şekilde kapatılmasına olanak sağlamak ve bu sayede bilgisayar donanımınızı korumak, çalışma esnasında yüklü bilgilerin kesinti nedeniyle silinmesini önlemektir.  Ayrıca KGK, bir elektrik üreticisi olan jeneratörden farklı bir donanımdır. Şebekedeki problemleri düzenleyen bir regülatör ve elektrik kesintilerine karşı donanımı koruyan, akü özelliğiyle enerji ihtiyacını yedekleyen bir cihazdır. 18

19  Kesintisiz güç kaynakları üç değişik topolojiye sahiptir.  1. Standby (Off - Line) UPS’ler  2. Line - Interactive UPS’ler  3. Online UPS’ler 19

20  Elektrikler kesik olduğu sürece aktif olan, elektrikler varken de temel yüksek voltaj korumasının haricinde voltaj dalgalanmalarında herhangi bir ayarlama ya da düzenleme yapmadan, elektrik prizinin takılı olduğu duvardan çıkan elektrik akımının direkt olarak PC’ye ve çevre birimlerin ulaşmasına izin veren pasif sistemlerdir.  Standby UPS’lerin devreye girmesi için elektrik hattında bir güç kesintisi meydana gelmelidir. Elektrikler kesilmediği sürece bu UPS’ler kendi içlerinde bir enerji dönüşümü yapmazlar. Elektrikler var olduğu sürece aktif durum geçmediği için kendisine “off – line UPS” de denmektedir. 20

21  Line - interactive sistemler, şebeke gerilimi kabul edilebilir aralıkta iken standby UPS’lerde olduğu gibi offline modunda çalışmasını sürdürür. Offline sistemlerden farklı olarak gerilimdeki dalgalanmaları engellemek için kontrol mekanizmasına sahiptirler. Yani elektrik varken oluşabilecek voltaj dalgalanmalarıstandby UPS’lerde kontrol edilemezken (yüksek voltaj kontrolü hariç) line interactive sistemlerde bu dengesizlikler “regülâsyon” işlemine tabii tutulurlar.  Line interactive UPS’ler, sistemler için daha güvenilir bir koruma sağlarlar. Ayrıca pil ömürleri de daha uzundur. 21

22  Bu tür UPS’lerin dönüştürücüleri “her zaman” aktiftir. Sistemin ihtiyaç duyduğu elektrik akımı, duvardaki elektrik hattından gelen akımla sürekli beslenen aküler ile sağlanır. Bir elektrik kesintisi ya da güç arızası halinde, online bir UPS “sıfır transfer zamanı”na ulaşabilme yeteneğine sahiptir (Çünkü sistemin enerjisi daima UPS aküsünden sağlanmaktadır.). Online UPS’ler, korumakla yükümlü oldukları sistemin hizmetine ani dalgalanmalardan uzak ve daha kararlı bir elektrik akımı sunarlar. Daha çok endüstriyel alanda daha büyük sistemlere kesintisiz ve düzenli enerji sağlama amaçlı kullanılırlar. 22

23  Güç, bir kaynağın verdiği akım ve gerilim değerlerinin çarpımı ile bulunan göreceli bir büyüklüktür. ATX güç kaynağının verdiği gerilim değerleri, toleranslar dahilinde sabittir.  Ancak bilgisayar parçaları çalışma durumlarına göre farklı akım değerleri kullanır(çeker).  Örneğin işlemcinin çok çalıştığı sırada veya CD-ROM sürücüdeki CD okunması sırasında daha fazla akım çekilir.  Bir ATX güç kaynağı bilgisayar sisteminin en yoğun güç gereksinimini bile karşılayacak düzeyde güç üretmek zorundadır. Günümüzde kullanılan sistemlerde PCI Express, DDR2 bellek ve Serial ATA ile beraber güç gereksinimleri de artmıştır. Hatta CPU’ların güç gereksiniminin artması yüzünden CPU için ikinci bir +12V hattı açılarak işlemcinin çok yük çektiği anlarda yaşanan aşırı yüklenme sorununun önüne geçilmiştir. 23

24 24. Resim : Bilgisayar bileşenlerinin güç gereksinimleri

25 25 Ortalama bir bilgisayar sistemi için 300 W bir güç kaynağı yeterlidir.Güç kaynağının ısınma sorunu olmadan sağlıklı çalışmasını istiyorsanız, toplam kapasitesinin %80‘nini aşacak şekilde çalıştırmamalısınız.

26 26 KASALAR TOWER (KULE) MINI TOWERMID TOWERFULL TOWER DESKTOP (MASAÜSTÜ)

27 27

28 28 İçlerine fazla parça takılamaz Monitörün altına yatay olarak konulduğundan yer kaplamazlar Soğutma sistemleri iyi değildir. DESKTOP Günümüzde en çok kullanılan kasalardır Diğer tower kasalara göre daha küçüktürler MINI TOWER Super Tower kasalara benzerler Tek farkları boyları biraz daha küçüktür MID TOWER İçlerine bir çok parça takılabilir. Bu sebeple iyi bir güç kaynağına sahiptirler. Genişleme sorunu bulunmaz İyi bir şekilde soğutulabilir SUPER TOWER

29 29 Kasa içinde iki türlü bağlantı vardır: 1. Güç kaynağından çıkan ve diğer elemanlara dağılan güç kabloları 2. Bir birimden diğerine veri taşıyan kablolar ve led bağlantılarıdır

30  Güç kabloları ana karta, disk sürücülerine, CD-ROM sürücülerine ve bazı ekran kartı sürücüleri ile fanlara bağlanırlar.  Kasa içinde tüm veri akışı ana kart üzerinden yapıldığı için tüm veri kabloları ana karta bağlıdır.  Disk sürücüleri ile CD-ROM sürücüleri ana karta veri kabloları ile bağlanırlar. Bunların yanında kasa üzerinde gösterge olarak kullanılan ledler ve reset, power switchleri de ana karta bağlanırlar.  Tüm bu bağlantılara ek olarak CD-ROM sürücüleri ses verisi aktarmak üzere kasa üzerindeki ek USB portları ve ses jakları ana karta bağlanırlar.  Kasa içindeki bağlantıların doğru yapılması kadar düzenli ve derli toplu olması da önemlidir.  Kasa içindeki hava akışının sağlanması için bağlantılar genelde bir kelepçe yardımı ile bir araya getirilir. Hatta IDE kablosu gibi standart hâli geniş olan kablolar, hava akışını engellemesin diye sıkıştırılarak üretilmeye başlanmıştır. 30

31 31

32 32 Led: düşük bir enerji ile ışıma yapabilen elektronik deve elemanıdır. Elektronik devrelerde genel olarak sistemin açık ya da kapalı olduğunu bildirmekte kullanılır. Led ışıma yapıyorsa bağlı olduğu sistemin çalıştığı anlaşılır.

33 33 Kasa üzerinde iki adet led vardır: 1. HDD Led: Sabit disk üzerinde okuma ve yazma işlemi yapılıp yapılmadığını belirtir. 2. Power Led: Bilgisayarın açık olduğu sürece ışıma yapar.

34 Ledlerin renkleri ve kasa üzerindeki yerleşimleri çok farklılık göstermektedir. Bu ledler, ara kablolar ile ana kart üzerinde panel adı verilen bölümde ayrılmış(belirlenmiş) yerlere +,- yönüne dikkat edilerek takılırlar Resim : Led bağlantıları 34

35 35 Switch :bir hat üzerinden elektrik geçiren ya da engel olan anahtarlardır. Bilgisayar kasasında 2 adet switch vardır: 1. Power Switch: Bilgisayarı açar ya da kapatır 2. Reset Switch: Bilgisayarı yeniden başlatır.. Bu switch ara kablolar ile ana kart üzerinde panel adı verilen bölümde ayrılmış(belirlenmiş) yerlere takılırlar

36  Mouse, ekranda görülen imleç yardımıyla komut girişi yapmaya yarayan, üzerinde iki veya üç tuşu bulunan, düzgün bir yüzeyde hareket ederek, elektriği sinyaller üreten bir giriş birimidir.  Mouse hareket ettirildikçe, ekrandaki mouse işareti de hareket eder. 36

37  Klasik farelerde mekanik parça, farenin altında bir deliğin içerisinde bulunan ve farenin hareketine göre yuvarlanan bir toptur.  Farenin içyapısı ve çalışma prensibi şöyledir;  1. Farenin altında bulunan top, iki adet silindire değer ve fare hareket ettiğinde bu silindirler dönerek uçlarına bağlı çarkları çevirir. Biri farenin yukarı- aşağı hareketini, diğeri ise sağa - sola hareketini sağlar. Bu çarkların iki yanında ışık yayıcılar (led) ve ışık algılayıcılar (detektör) bulunur.  2. Bu silindirlerin ucuna bağlı çarklar üzerinde delikler vardır. Bu delikler ışık yayıcı dediğimiz led’den çıkan ışığı bir keser bir açarlar. 37

38  3. Klasik farelerde mekanik parça, farenin altında bir deliğin içerisinde bulunan ve farenin 3. Işık algılayıcı dediğimiz detektörler ise ledler den gelen bu kesik kesik ışığı algılarlar. Işığın kesilip tekrar gelme hızına göre bu bilgiyi bilgisayarın işlemcisine (CPU) gönderirler.  4. İşlemci (CPU), kendisine gelen bu bilgiyi işleyerek çarkın dönüş sayısını hesaplar. Buna göre de, yani çarkın dönüş sayısına göre de ekrandaki oku hareket ettirir. Topun yanındaki üçüncü bir silindir ise topu desteklemek içindir.  5. Farenin diğer elemanları ise butonlardır. Butonlara basıldığı zaman farenin içerisinde bulunan işlemci, buna ait bir veri satırı oluşturarak CPU’ya (mikroişlemci) gönderir. CPU kendi içersinde bu komutu işler ve ilgili işlemi yürütür. 38

39 39 Resim : Farenin içyapısı

40  Topun sürtünmesi ile hareket eden ve uçlarına encoder bağlı diskler yardımı ile düzlem üzerindeki konumun belirlenmesini sağlayan giriş aygıtıdır. Fare düz bir yüzeyde hareket ettirildikçe, topun hareketi ekrandaki işaretin hareketine dönüştürülür 40

41  Optik Mouse’lar, mouse içerisinde bulunan kırmızı ışık yayan bir led ve yayılan bu ışığın yansımalarını algılayan bir CMOS sensörü sayesinde, düzlemdeki hareketi ekrana verirler. 41

42  a) Kızılötesi fareler: Bu fareler, bilgisayar ile iletişiminde bir kızılötesi sistem kullanır. Sistem, bilgisayarın seri, PS/2 veya USB yuvasına takılır, fare ise sistemle kızılötesi ışınlar ile iletişim kurar. Eğer fare ile sistem arasına bir cisim girerse, fare hareketleri hissedilmeyecektir. Bu tür farelerden günümüzde artık satılmamaktadır  b) Radyo Dalgalı fareler: Kızılötesi farelerden farklı olarak bu fareler iletişim için kızılötesi ışın yerine radyo sinyalleri kullanırlar. Kapsama alanları genelde onlarca metre civarındadır. Kablosuz fareler bilgisayara takılı olan alıcı aygıtla iletişim kurmak için kendi içlerinde 2 adet pil bulundururlar  c) Bluetooth fareler: Bu fareler, kimi bilgisayarlar ile entegre gelen Bluetooth kablosuz teknolojisini kullanarak iletişim kurarlar. İlk iki türe göre en büyük avantajları, standart bir protokol kullandığı için her cihazla kullanılabilir olmalarıdır. Diz üstü bilgisayarlarda fare işlevi bilgisayar üzerine yerleştirilmiş ve elle döndürülen “TrackBall” adı verilen küre tarafından yerine getirilmektedir. Parmağın baskı hareketiyle imleci yönlendiren “TouchPad” de kullanılan diğer bir türdür 42

43  Optik mouse hareketli parça içermediği için aşınma yoktur ve arıza ihtimali azdır.  Optik mouse’un içerisine pislik girmesi ihtimali yoktur.  Optik mouse; çözünürlüğü (görüntüleme ve işleme) yüksek uygulamalarda daha hassas çalışma imkanı sağlar.  Optik mouse un “mouse pad”gibi özel yüzey gereksinimi yoktur. 43

44  İmleç: Farenin ekran üzerinde nerede olduğunu gösterir.  Tıklama: Farenin sol tuşuna bir kez basılmasıdır.  Çift Tıklama: Farenin sol tuşuna kısa aralıklarla iki kez tıklanmasıdır. Bir simgeye yüklenen işlevinin yerine getirilmesini sağlar.  Sürükleme: Farenin sol tuşunu basılı tutarak imlecin yerinin değiştirilmesi işlemidir.  Seçme: Sol tuş herhangi bir nesnenin olmadığı alanda tıklanır, mouse ile çerçeve oluşturulur.Çerçeveye giren nesneler seçilmiş olur. 44

45 Hız: Farelerde hız aslında hassasiyeti gösterir. Birimi DPI(dot per inch), yani inç uzaklık başına düşen nokta sayısıdır. Anlamı ise, farenin birim(1 inç) hareket sırasında, konum bilgisini ne kadar sıklıkla bilgisayara gönderiyor olmasıdır. Bu değer yüksekse iletilen konum bilgisi daha hassas oluyor demektir. Diğer anlamıyla daha hızlı konum bilgisi gönderiyor demektir. Günümüzde DPI arasında değişen parametrelere sahip fareler vardır. Tuş Sayısı: Farelerde temelde iki tuş(sağ, sol) vardır. Ortanca tuş henüz birçok yazılım tarafından desteklenmediği için kullanılmamaktadır. İşlevi en az temel iki tuş kadar önemli olan diğer bir yapı kardırma tekerleğidir. Kaydırma çubuklarını kolayca hareket ettirmek için kullanılır. Özellikle web gezintilerinde ve doküman incelemelerinde büyük kolaylık sağlamaktadır. Yaygın olarak kullanılan bir diğer tuş çeşidi ise çift tık butonudur. Bu butona bir kez basıldığında sanki çift tıklanmış gibi etki oluşturur. Bu gün farelerde bunlara ek olarak çok çeşitli tuş kombinasyonları bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki kısa mesafeli bu tuşların kullanımı kritik zamanlarda kullanıcı hatası doğurabilir. 45

46  Bağlantı Noktası: Farenin kasaya bağlanacağı portu gösterir. Bilgisayarda PS/2 portu bozuk değilse, PS/2 tercihi daha isabetli olacaktır. USB klavyeler, bozuk PS/2 için alternatiftir. USB porta sahip bir fareyi PS/2 porta bağlamak veya tersini yapmak için adaptörler kullanılır. Bunlardan başka kablosuz(wireless) fare tipleri vardır. Bu tip sistemleri kurmak için klavyeye verici, porta ise alıcı takılır. Kızıl ötesi(IR) ışıkla çalışanlar ve radyo dalgaları(RF) ile çalışanlar diye iki grupta toplanabilirler. IR klavyede alıcı ve verici birbirini görmek zorunda ama RF klavyelerde bu zorunluluk yoktur. Kablosuz fareler, çalışması için pile gereksinim duyarlar. 46

47 47

48  Klavye, üzerinde harf, rakam, özel karakterler ve özel fonksiyon tuşlarının bulunduğu, kendi mikroişlemcisi bulunan bir giriş birimidir. 48

49  Klavye, üzerindeki tuşlar aracılığı ile kullanıcının bilgisayara sinyaller göndermesini sağlar. Klavyenin içerisinde, basit bir mikroişlemci ve tampon bellek bulunmaktadır. Bir tuşa basıldığında, tuşun bağlı olduğu elektronik devre harekete geçerek hangi tuşa basıldığını bilgisayara iletir. Bilgisayar da bu bilgiyi işler. 49 Şekil: Klavyenin İç Yapısı

50  Kullanıcı, klavye üzerindeki plastik tuş üzerine bastığında, tuş altındaki plastik yay aşağı ezilerek altındaki kömür tabaka içerisinde bulunan gümüş nitrat içerikli devreyi kapatır. Klavye içerisinde bulunan mikroişlemciye iletilen sinyal, kablo yardımıyla bilgisayara iletilir 50 Resim : Plastik yay katmanı

51  Anakart üzerindeki klavye denetleyicisi porttan gelen sinyali karakter seti üzerinden RAM (ana bellek)’e kopyalar. Klavye kesme isteği, işlemciyi durumdan haberdar eder.  İşlemci de yapılması gereken işlemi yapar. Gerçekte kullanıcının bir plastik tuşa basmış olması gibi basit bir işlem olarak gözükse de bu bilgisayara 1 ve 0’lardan oluşan bir veri kümesinin iletilmesinin ardından, kümeye karşılık gelen karakter kodunun, karakter setindeki karşılığının ekrana yansıtılması ile sonuçlanır 51

52  Normal Klavye: Üzerinde sadece karakterler, harfler, sayılar ve fonksiyon tuşlarının bulunduğu klavyelere denir. En temel yapıya sahiptir.  Multimedya Klavye: Normal klavye üzerine ek bazı tuşların eklenmesi ile normal klavyelerin gelişmiş versiyonudur. Bu tuşlar genelde internet ve multimedya ürünlerine yönelik fonksiyon tuşlarıdır. Örneğin üzerlerinde ek olarak sesi açıp kapatma, parçayı oynatıp durdurma veya iptal etme, web tarayıcıyı açma duraklatma... gibi işlevsel tuşlar vardır.  Optimus Klavye: Günümüzde Optimus ismi verilen ve her bir tuşun işlevi kolaylıkla değiştirilebilen klavyeler bulunmaktadır. Klavyelerin üzerindeki simgeler ve işlevleri klavyeye ait program yardımıyla kolaylıkla işlevine göre değiştirilebilmektedir. Tuşlar OLED (Organik LED) denilen displaylerden oluşur. Her tuşa ait simge bu teknikle tuş üzerinde küçük bir ekran üzerinde gibi gösterilmektedir. Bu klavyelerle oyunları sadece oyun tuşlarının bulunduğu bir oyun klavyesi şekline dönüştürebilirsiniz. 52

53  Kablosuz Klavyeler  Infrared (kızıl ötesi) klavyeler: Bu tür klavyelerde alıcı aygıt ile klavye, tıpkı televizyon kumandalarında olduğu gibi, direk olarak birbirlerini görmek zorundadırlar.  Radyo frekanslı klavyeler: Bu tür klavyelerde ise alıcı aygıt ile klavyenin birbirini görme zorunluluğu yoktur. Onlarca metre alan içerisinde birbirleri ile haberleşebilirler 53

54 54 Resim: Optimus Klavye Resim: Kablosuz Klavye

55  Bağlantı Noktası: Klavyenin kasaya bağlanacağı portu gösterir. Bilgisayarda PS/2 portu bozuk değilse, PS/2 tercihi daha isabetli olacaktır. USB klavyeler bozuk PS/2 için alternatiftir.Bunlardan başka kablosuz klavye tipleri vardır. Bu tip sistemleri kurmak için klavyeye verici, porta ise alıcı takılır. Kızıl ötesi(IR) ışıkla çalışanlar ve radyo dalgaları(RF) ile çalışanlar diye iki grupta toplanabilirler. IR klavyede alıcı ve verici birbirini görmek zorunda ama RF klavyelerde bu zorunluluk yoktur. Kablosuz klavyeler çalışması için pile gereksinim duyarlar. 55

56 56

57  Klavyeler harf dizilimlerine göre ikiye ayrılırlar.  Q ve F Klavye; F Klavye Türk diline daha uygun olmasına rağmen Q Klavye çok daha fazla yaygındır. 57

58  Bu tuşlar her programlama dilinde ve işletim sisteminde farklı görevler almıştır. F1 den F12’ye kadardır. Bu tuşlar belirli bir işlemi çabucak yapmak için kullanılırlar. Örneğin F1 tuşu çoğu programda yardım bilgilerini ekrana getirir. 58

59  Harfler, sayılar ve noktalama işaretleri tuşlarıdır. 59

60  Numerik tuşlar: Rakamsal tuşlardır. Klavyede fonksiyon tuşlarının altında ve ayrıca klavyenin en sağında yer alırlar.  NumLock: Bu tuş açıkken klavyenin sağ tarafında bulunan rakamları kullanabiliriz. 60

61  Backspace: İmlecin bulunduğu yerden sola doğru tek tek siler.  Delete(Del): İmlecin bulunduğu yerden sağa doğru tek tek siler. 61

62  Enter: Klavye ile yazılan komutun bilgisayara girilmesini ve işleme sokulmasını sağlar.  Esc: Escape olarak adlandırılır ve birçok uygulamada iptal etmek vazgeçmek anlamında kullanılır. 62

63  Tab: Pencere tabanlı programlarda onay kutucukları arasında geçiş yapar. Kelime işlemcilerde satır içinde belli bir miktar boşluk açmak için kullanılır.  Insert: Araya karakter girme tuşudur. 63

64  Shift: Klavyede büyük ve küçük harf yazmada kullanılır. Ayrıca üzerinde iki ayrı karakter bulunan tuşlardan, üst kısımdakileri yazdırır.  Alt Gr: Tuşların yan yüzeyinde bulunan karakterleri yazdırır 64

65  Alt: Ekrandaki Menülerde görünen altı çizgili harf ile beraber basıldığında o menüleri açar. Kendi başına bir işlevi yoktur.  Ctrl: Kontrol tuşu diğer tuşlarla birlikte kullanılır. Kendi başına bir işlevi yoktur. En çok kısa yol tuşu olarak kullanılır. 65

66  End: İmleci satırın sonuna götürür.  Home: İmleci satırın başına götürür.  Yön Tuşları: İmleci aşağı-yukarı, sağa-sola taşımamızı sağlar. 66

67  Pause: Ekranda akan görüntüyü, programı durdurur..  Pageup: İmleci bir ekran yukarı çıkarır.  PageDown: İmleci bir ekran aşağıya indirir. 67

68  PrintScreen: Yazılan yazıyı yazıcıya yollar, ya da ekrandaki görüntüyü hafızaya alır.  SpaceTuşu: Karakterler arası boşluk bırakılmasını sağlar. 68

69  CapsLock: Büyük harf ya da küçük harf tuşu. Bu tuşa basıldığında klavyenin sağ üst köşesinde bulunan CapsLock ışığı yanar veya söner. Yanıkken sürekli Büyük harf yazar.  ScrollLock: Bu tuşa basıldığında imleç kilitlenir ve ekran kayar. 69

70  Bilgisayarda işlenen ve depolanan seslerin dış dünyada duyulması için gerekli bileşendir. Hoparlörler analog olup gücü sesin kuvvetini ve şiddetini belirler. Sony, Philips, Creative ve Logitech yaygın üreticilerdir.  Havada ses dalgaları hızlı hava basıncı üretip kulak zarımızı titreştirerek bu titreşimden beynin sesi algılaması ile çevremizdeki sesleri iştir ve yorumlarız. Doğadaki titreşerek havaya basınç uygulayan tüm nesneler ses çıkarırlar. Ses kaynağından çıkan dalgalar komşu hava parçacıklarını zincirleme olarak titreştirerek ses havada iletilir. 70

71  Ses - Frekans İlişkisi: Frekansın yüksek olması sesin sahip olduğu hava basıncının birim zamanda daha çok değiştiğini gösterir. Frekans yüksekse sesi daha ayrıntılı duyarız.  Hava- Basınç Seviyesi İlişkisi: Basınç seviyesi ses dalgasının genliğini gösterir. Ses dalgası da sesin kuvvetliliğini (yüksek ses derecesini) gösterir. Yüksek basınç kulak zarını daha kuvvetli titreştirir.. 71

72  Hoparlörün sesi üretmesi, titreşimle sağlanır. Titreşim manyetik alanla sağlanan kuvvetle oluşturulur. Mıknatıs içerisindeki ses sargısına uygulanan belirli genlik ve frekanstaki elektriksel işaret sargıya bağlı konik şekildeki diyaframı titreştirerek ses üretilir. Sargıda oluşan akımın yönüne göre itme ve çekme kuvveti oluşarak diyafram hareket eder. Diyafram kağıt, plastik veya metal olabilir. Askının görevi ise diyaframı gergin tutmak ve ses yüzeyi(titreşim yüzeyi) oluşturmaktır. Ağ ise tel sargıyı kasaya tutturmak ve belirli bir pozisyonda durdurmak için kullanılır. Ağ, sargının hareketini engellemez.  Her sistem çalışabileceği belirli bir frekansa sahiptir. Bu frekans değerinin üzerinde frekans sitem tarafından algılanmaz veya işleme konulmaz. Hoparlörlerde yapı olarak rahatça ses üretebilecekleri frekanslara göre çeşitli yapıya sahiptirler. Her bir yapı ses frekans bandındaki yüksek, orta ve düşük frekansları daha iyi üretebilmek ve daha geniş bir frekansa sahip olabilmek için geliştirilmiştir. Aşağıda bu yapılar açıklanmıştır 72

73 73 Resim: Hoparlör iç yapısı

74  Woofer(Bas): Düşük frekanslı ve kuvvetli sesler üretmek için kullanılır. Fiziksel olarak en büyük boyutlara sahiptir.  Midrange(Orta): Orta seviye frekanslar için kullanılır. Fiziksel olarak orta boyutlara sahiptir.  Teweeter(Tiz): Yüksek frekanslı sesler için kullanılır. En küçük yapıdadır. Hoparlöre gönderilen ses sinyalleri uygun filtre devrelerinden geçirilerek üç farklı frekans aralığına ayrılırlar. Bu işaretler her bir hoparlöre ayrı ayrı uygulanarak net sesler elde edilmeye çalışılır. 74

75  Güç: Watt olarak değerlendirilir. Sesin şiddetini belirler. Gücün büyük olması daha kuvvetli ses anlamına gelir. Sesin dinleneceği ortamın büyüklüğüne ve yapısına göre seçim yapılmalıdır. 25W, 40W, 80W, 100W gibi değerler hoparlörün gücünü gösterir.  Hoparlör Sayısı: Özellikle ev sinema sistemlerinde hoparlör sayısı önemlidir. Oda büyüklüğü ile doğru orantılı sayıda ve güçte oda içerisine yerleştirilen hoparlörler sesin zayıflamadan ve kuvvetli bir biçimde duyulmasını sağlar. Ayrıca günümüz ses sistemlerinde, şarkı veya filimdeki bazı sesler tüm hoparlörlerden değil de bazı hoparlörlerden verilerek izleyici veya dinleyiciye karşı daha çekici, eğlenceli ve gerçekçi etki oluşturabilmektedirler. Tabi bu etki ses kartı, hoparlör ve filmin uyuşması ile mümkündür. Yani ses kartı ve hoparlör sayısı surround özelliğe sahip olmakla her filmi surround özelliği ile izleyemezsiniz. Sesin ve donanımın çoklu ses kanallarını desteklemesi gerekmektedir. 75

76  Woofer/Midrange ve Tweeter: Çeşitli frekanslarda ki sesleri rahatlıkla, karışmaksızın net olarak duymak için bir hoparlör sisteminde yukarıda anlatıldığı gibi bu üç yapının olması gerekmektedir.  Kasa Yapısı: Sesin frekansına göre çeşitli şiddetlerde titreşim yapan hoparlörler bağlı oldukları kasayı da titreştirirler. Titreşerek bir ses kaynağına dönüşmemesi için hoparlörlerin bağlı olduğu kasa, ağır metallerden veya da ağaç malzemelerden yapılır. Amaç titreşimleri absorbe ederek istenmeyen seslerin oluşumunu engellemektir. 76

77  Konik diyafram sesi ön taraftan yaydığı gibi titreşimden dolayı aslında arka tarafında da basınç kaynaklı ses oluşturmaktadır. Kapalı kasalarda içeri hava geçişi olmadığı için içeri ve dışarı hava basıncı farklı olacaktır. Bu oluşan basınç farkı, sesin oluşumuna direnç göstererek sesin kuvvetlenmesine yardım etmez. Bu durum hoparlörün verimini düşürür ve sesin netliğini -ses sinyallerinin neden olduğu basınç farkının azalmasından dolayı- azaltan bir etki oluşturur. Fakat bu durum hoparlörün bir sonraki ses işareti için tekrar denge konumuna gelmesini sağlayacak etki oluşturur.  Bas etkili kasada ise kasa kasanın içerisine hava giriş çıkışını sağlayan bir hava kanalı vardır. Kasa içerisindeki basınç arttığında kasa içinden dışarı doğru hava çıkarak basıncın düşmesini tersi durumda da basıncın artmasını sağlayacaktır. Dolayısı ile bu etki bas yönünde sese etki ederek verimliliği artıracaktır. Bu kasa tipi, hoparlörün dengeye gelmesi geciktiği için, ses sinyallerinin birbirini etkileyerek bozucu etki kabiliyetine sahip bir yapıdır. 77

78 78 Şekil: Çeşitli hoparlör kasaları


"1 1.Kasalar 2.Mouse 3.Klavye 4.Hoparlör. Kasa/Tower/Case Klavye/Keyboard Fare/Mouse Ekran/Monitör/Screen Hoparlör/Speaker 2." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları