Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TÜRKÇE DERSİ PERFORMANS GÖREVİ KONU: PARAGRAFTA ANLAM HAZIRLAYAN :AYBALA YAREN TAĞ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TÜRKÇE DERSİ PERFORMANS GÖREVİ KONU: PARAGRAFTA ANLAM HAZIRLAYAN :AYBALA YAREN TAĞ."— Sunum transkripti:

1 TÜRKÇE DERSİ PERFORMANS GÖREVİ KONU: PARAGRAFTA ANLAM HAZIRLAYAN :AYBALA YAREN TAĞ

2 Halit Ziya, eserlerinde insani değerleri esas aldığı için onun eserlerindeki kahramanlar insanı her yönüyle adeta kuşatır. Toplumun her kesiminden seçilen kahramanlar, yüzeysel bir şekilde tanıtılmaz Yazar, kahramanlarının mizacı ve psikolojileri üzerinde yoğunlaşarak onların iyiye ya da kötüye doğru yönelişini tarafsız bir şekilde verir. Bunu yaparken de toplum gerçeklerini göz ardı etmez ve toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtmaya çalışır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Yazar, kahramanlarını gerçekçi bir şekilde tanıtmıştır. B) Yazar, kahramanlarını tanıtırken onların ruhsal yönleri üzerinde de durmuştur. C) Halit Ziya’nın eserlerinde toplumun her kesiminden insana rastlamak mümkündür. D) Yazar, kahramanlarını tanıtırken yan tutmaz. E) Halit Ziya’nın kahramanları ya tam iyidir ya da tam kötüdür.

3 Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü paragrafta Halit Ziya’nın kahramanlarının iyi ya da kötü olduğundan bahsedilmemiştir.

4 Yabancı dillerin etkisinin artması, Türkçenin söz varlığını, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Divan Oteli demek dururken Hotel Divan, Marmara Oteli demek dururken The Marmara demek, Türkçenin sözdizimi özelliklerini zorlamaktır. Son zamanlarda bir de çeviri yoluyla anlatım türü ortaya çıktı. Sözler Türkçe, ama anlatım kalıbı yabancı kaynaklı… Doğru olmayan bu kullanışlar da yaygınlaşıyor: Çay içmek, kahve içmek yerine çay almak, kahve almak; özür dilerim yerine üzgünüm gibi kullanışlar bunlara sadece birkaç örnek. Türkçenin yapısına ve mantığına aykırı bu yanlışlardan kurtulmamız gerekiyor Böyle düşünen bir yazar aşağıdakilerden hangisini söylemiş olamaz? A) Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtulmalıdır. B) Yanlış kullanımlar dilimize zarar verir. C) Bazı anlatım kalıpları olduğu gibi çevrilmemelidir. D) Dilimizin kurallarına aykırı kullanımlardan kurtulmamız gerekir. E) Yabancı kaynaklı kullanımlar bir dilin zenginliğinin göstergesidir.

5 Doğru cevap D şıkkıdır.Çünkü paragrafta yabancı dillerin etkisinden kurtulmamız gerektiği anlatılıyor ve D şıkkıyla bu paragraf çakışıyor.

6 Alman dilinin gelenekçi söyleyiş kurallarının dışına çıkan Nietzsche, yazılarını bir şiir uyumu içinde yazar, aklından geçeni yazıya dökerken dil bilgisi kurallarını bir yana iter; aforizmalar şeklinde yazdığı eserlerinin büyük kısmı imalarla, düşüncelerine dair ipuçları ile doludur. Olumlu başladığı bir cümleyi ya da paragrafı olumsuz bitirir ya da olumsuz başlar, olumlu bitirir. Alaycı, iğneleyici bir anlatımı vardır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? A) Yazar dil bilgisi kurallarına uymamıştır. B) Yazılarında şiir uyumu görülmektedir. C) Gelenekçi söyleyiş kurallarının dışına çıkmıştır. D) Yazılarının gidişatında istikrarlı davranmıştır.

7 Doğru cevap D şıkkıdır.Çünkü paragrafta yazarın olumlu başlayan bir cümlenin olumsuz bittiğini,olumsuz başlayan cümlenin de olumlu bittiğinden bahsetmiştir.Bu istikrarlıksız bir davranıştır.Paragrafla D şıkkı çelişmektedir.

8 Başarıya ulaşmanın birden fazla şartı vardır. İlk önce bir hedef belirlemek gerekir. Sonra bu hedefe ulaşmak için hiç yılmadan çalışmak gerekir. Yılgınlık insanın başarısını engeller. Sonra,yapılan işi tutku ile yapmak lazımdır. İnsan severek yaptığı işi güzel yapar. Güzel yapılan iş de insanı başarıya ulaştırır. Bu paragrafa göre aşağıdakilerden hangisi başarılı olmak için yerine getirilmesi gerekenlerden biri değildir? A) Yılmadan çalışmak B) İşi severek yapmak C) Bir amaç belirlemek D Belli aralıklarla dinlenerek çalışmak

9 Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü paragrafa bakarak başarılı olmak için belli aralıklarla dinlenerek çalışmak gerektiği sonucuna ulaşamayız.

10 Öylesine tatlı,öylesine huzurlu bir geceydi:Bir yanda ciğerlerimizi dolduran ıhlamur kokusu,diğer yanda ıhlamur ağaçlarının dalları arasından bizi süzmekte olan ay dede ve yanı başımızdan akan dereceğin çağıltısı... Parçada hangi duyumuzla ilgili bir ayrıntıya yer verilmemiştir? A)Dokunma B)Görme C)İşitme D)Koklama

11 Doğru cevap A şıkkıdır. Çünkü ay dedeyi görürüz,akan derenin çığıltısını işitiriz, ıhlamuru koklarız. Ama bu paragrafta dokunmaya yönelik bir bilgi yoktur.

12 Klasik sözcüğü, üzerinden çok zaman geçtiği halde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak gösterilen eserler için kullanılır. Klasikler, edebiyatı edebiyat yapan gerçek değerlerdir. Böyle önemli eserlerin sahnelenmeleri çok dikkatli bir çalışma gerektirir. Eserin özüne, ruhuna, geçtiği çağa, metinde yaratılan atmosfere ve dil yapısına sadık kalmak esastır. Klâsikler çinko, kalay, bakır değildir, onlar altındır,24 ayar altın. Altına altın muamelesi yapmak ve meseleye bir sarraf hassasiyetiyle yaklaşmak gerekir. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir. A) Klasik eserler kalıcı eserlerdir. B) Klasikler edebiyatın temel taşlarıdır. C) Klasik eserler sahneleneceği zaman eserin genel yapısının bozulmamasına dikkat edilmelidir. D) Günümüzdeki klasikler gelecekte de varlığını sürdüreceklerdir* E) Klasikler değerlendirmeye alınırken çok hassas davranılmalıdır.

13 Doğru cevap D şıkkıdır.Çünkü klasiklerin gelecekte olacağına dair bir cümle paragrafta geçmiyor.

14 Türkçenin şu andaki en önemli sorunu, dildeki yabancı öğelerin artmasıdır. Her dilde yabancı kökenli söz vardır. Hiçbir dil saf değildir. Türkçe de pek çok dile söz vermiş, pek çok dilden söz almıştır. Türkçenin verdiği sözler de vardır. Bunlardan en ilgi çekici olanı son zamanlarda dilimize giren Kiok ’ tur. Bu söz Türkçeden İngilizceye geçen köşk sözüdür. İngilizcede kiosk biçimine dönüşmüş ve bizim sözümüz bu defa farklı bir anlamda karşımıza çıkmıştır. Dildeki yabancı sözlerin bir ölçüsü olmalıdır. Bu ölçü dilin kimliğini bozacak derecede olmamalı dır.Dil gerek duyduğu sözleri,karşılık bulunmaması durumunda yabancı dillerden aynen veya ses değişikliğine uğratarak alır. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Türkçeden yabancı dillere sözcükler verilmiştir. B) Dilimize giren sözcükler dilimizin yapısını bozacak derecede olmamalıdır. C) Yabancı dillere geçen sözcükler değişime uğrayarak tekrar karşımıza çıkmıştır. D) Dilimize yabancı sözcükler girmemelidir. E) Yabancı sözcük kullanmayan hiçbir dil yoktur

15 Doğru cevap D şıkkıdır.çünkü paragrafta dilimizdeki yabancı sözcüklerin ölçüsü olması gerektiği geçiyor,hiç yabancı sözcük olmamasına dair bir bilgi yok.

16 Güne,o günün gazetelerini okuyarak başlar. Gazeteleri okurken önemli gördüğü yazıları kesip saklar. Çalışma odasının bir bölümünde yıllar boyu bu yazılardan oluşturduğu birçok dosyası vardır. Festivaller,konferanslar,açıkoturumlar başta olmak üzere birçok sanatsal ve kültürel faaliyetlerin en tanınmış yüzlerinden biridir. Türkçeyi öyle güzel konuşur mi onu dinlemek insan apayrı bir dil zevki kazandırır. Konuşmaları bu nedenle büyük bir dikkatle dinlenir. Paragrafta sözü edilen kişiyle ilgili olarak hangisi söylenemez? A)Gazete yazılarından arşiv oluşturduğu B) Çeşitli kültürel etkinliklere katıldığı C) Dili büyük bir ustalıkla kullandığı D)Bilimsel çalışmalarıyla tanındığı

17 Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü paragrafta kişinin bilimsel çalışmalarıyla tanındığı ile ilgili hiçbir bilgi yoktur.

18 Atatürk,bir ağacın fazla büyümesi ve ahşap evi tehdit nedeniyle kesileceğini duyar. Hemen ağacın korunması ve evin yerinin değiştirilmesi talimatını verir. Bu paragrafta aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir? A) Atatürk’ün ağaç sevgisinden B) Millet sevgisinden C) İleri görüşlülüğünden D)Siyasi görüşlerinden

19 Doğru cevap A şıkkıdır.Bu paragrafta Atatürk’ün ağacın kesilmemesi için talimat vermesi paragrafta onun ağaç sevgisinden bahsedildiğini öne çıkarır.

20 Dünyada hata yapmayan insan yoktur. Her insan az ya da çok hata yapmıştır. Önemli olan, insanın aynı hatayı kaç kez yaptığıdır. Kişi bir hatayı bir kez yapıp daha sonra onu tekrar yapmadıysa yaptığı hata büyük bir hata olarak görülmez. Hataların en büyük olanı, daha önce yapıldığı halde yinelenen hatalardır. Yukarıdaki paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir? A)Hata yapmanın hiçbir zararı yoktur. B)Büyük hatalar kolay kolay affedilmez. C)En büyük hata,aynı hatayı tekrarlamaktır. D)İnsan hata yaptığını kabul etmek istemez.

21 Bu paragrafın ana düşüncesi en büyük hata,tekrarlanan hatadır.Doğru cevap C şıkkıdır.

22 Turna katarları geçiyordu gölün üstünden, gölgeleri maviye dönüşerek. Van Gölü, günün her anında bir renk cümbüşünde yunup arınıyordu. Bir bakmışsın, göl bir anda som turuncuya kesmiş. Bir bakmışsın, gölün ucundan bir mor şimşeği girmiş, bütün gölü som mora boyayarak öteki ucundan çıkmış, ak köpüklü dalgalarla bütün gölü süsleyerek.” Bu betimlemede (tasvirde) bulunmayan özellik aşağıdakilerden hangisidir? a) İşitsel öğelere yer verme b) Ayrıntılar üzerinde yoğunlaşma c) Görsel öğelere ağırlık verme d) Doğayı devinim içinde yansıtma

23 Doğru cevap A şıkkıdır. Çünkü bu paragrafta işitsel öğelere yer verilmemiştir.

24 12. Az gelişmiş milletlerin geri kalma sebepleri incelendiğinde, insanlarının milli ve çağdaş ihtiyaçlara göre eğitilmemiş olduğu görülür. Gelişmiş milletlerin gücü ekonomi, endüstri ve ticaretteki başarılarından çok eğitilmiş, vasıflı iş gücünden ileri gelir. Çünkü maddi güçler bir gün kaybedilebilir. Onun için bir ulusun yaptığı en iyi yatırım eğitime yaptığı yatırımdır. Böyle düşünen bir yazara göre bir milletin gelişmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır? A) Gelişmiş milletlerle iyi ilişkiler kurulmasına B) Ticarette yeni atılımlar yapılmasına C) Ekonomik alanda reformlara D) Eğitim seviyesinin yükseltilmesine

25 Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü az gelişmiş milletlerin geri kalma sebeplerinden biri çoğu insanın eğitilmemiş olmasıdır.Eğer bir millette eğitim seviyesi yükseltilirse o millet gelişir.

26 Doğru cevap B şıkkıdır. Çünkü paragrafta Latin alfabesine geçiş bu devletlerin daha kolay edebi ürünler ortaya koymasını sağladığı hakkında bir bilgi verilmemiştir

27 Türk cumhuriyetlerinde, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeni bir süreç başlamıştır. Beş Türk cumhuriyeti bağımsız olmuş, diğerleri de daha serbest hareket edebilme imkânlarına kavuşmuştur. Nitekim bunun etkisi de kısa zamanda görülmeye başlanmıştır. 1991′de Azerbaycan, 1993′de Türkmenistan ve Özbekistan, 1994′de de Karakalpakistan Lâtin alfabesine geçme kararı almıştır. Bu ülkelerde yeni alfabeye geçiş kademeli olarak uygulamaya konmuştur. Diğer yandan Kırım Türkleri ile Gagavuzlar da Lâtin alfabesine geçerek bazı süreli yayınlarını yeni alfabeyle basmaya başlamışlardır. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) Bazı Türk cumhuriyetleri serbest hareket etme imkânına kavuşmuştur. B) Latin alfabesine geçiş bu devletlerin daha kolay edebi ürünler ortaya koymasını sağlamıştır. C) Bazı ülkelerde yeni alfabeye geçiş aşamalı olarak uygulamaya konmuştur. D) Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bazı Türk cumhuriyetleri bağımsız olmuştur.

28 14. Gelenekler, bireysel yaratıcılık, grup farklılaşması ya da değişen koşullara uyarlanma zorunluluğundan ileri gelen değişme dinamiği ile çatışır. Bu durum nesil farklılaşmasına neden olur. Ama aynı zamanda da değişimle uzlaşır. Çünkü gelenekler değişmeyi, gecikmeli de olsa, giderek özümler. Bugünün değişimleri, yarının gelenekleri olur. Yukarıdaki paragrafta ‘gelenek’ ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) Gelenekler de zamanla değişebilir. B) Değişimin başlıca nedenleri yaratıcılık ve farklılaşmadır. C)Gelenekle değişim bazı noktalarda zıt düşebilir. D) Gelenekler değişen koşullara çabuk uyum sağlar.

29 –Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü paragrafta bize geleneklerin değişen koşullara çabuk uyum sağladığı hakkında bilgi verilmemiştir.

30 15. Bilimde, teknolojide yaşanan gelişmeler dile de yansır. Yeni kavramlara, yeni ürünlere dilimizin kaynaklarından yararlanarak karşılık bulmamız gerekir. Türkçe söz köklerinden işlek eklerle yapılan yeni türetmelerle dilin söz varlığı zenginleştirildiği gibi, aynı yolla dile kazandırılacak terimlerle Türkçenin bilim dili olarak gelişmesine katkıda bulunmuş olacağız. Aksi halde dilimiz yabancı dillerin baskısı altında kalarak benliğini yitirir. Benliğini yitirmiş bir dilin milleti de yok olmaya mahkumdur. Bu konuda aydınlara ve özellikle dil araştırmacılarına büyük görevler düşmektedir. Böyle düşünen bir yazar aşağıdakilerden hangisini söylemiş olamaz? A)Teknoloji ve dil ilişkisi göz ardı edilemez. B) Yapılan yeni türetmeler dilimizi zenginleştir C) Teknolojinin yeni ürünlerine Türkçe karşılıkların bulunması Türkçenin bilim dili olmasını sağlar. D) Bilim dili olan Türkçenin yeni kelimeler türetmesine gerek yoktur.

31 Doğru cevap D şıkkıdır. Çünkü paragrafta yeni kelimeler türetmenin dilin söz varlığını zenginleştirdiğinden bahsediyor


"TÜRKÇE DERSİ PERFORMANS GÖREVİ KONU: PARAGRAFTA ANLAM HAZIRLAYAN :AYBALA YAREN TAĞ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları