Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TÜRKİYEDE KENTLEŞME --1923-1960 Arası Dönem --1960-1980 Arası Dönem --1980-2000 Arası Dönem.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TÜRKİYEDE KENTLEŞME --1923-1960 Arası Dönem --1960-1980 Arası Dönem --1980-2000 Arası Dönem."— Sunum transkripti:

1 TÜRKİYEDE KENTLEŞME Arası Dönem Arası Dönem Arası Dönem

2 Oğuzhan YILMAZ

3 Kentleşme dar anlamda, kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması demektir. Kentsel nüfus köyden kente göçlerle artar. Gelişmekte olan ülkelerde kentleşme bu şekilde nüfus akınları halinde gerçekleşir.

4 Ekonomik Teknolojik Siyasal Psiko-sosyolojik nedenler şeklinde sınıflandırılır

5 Kentleşmenin ekonomik nedenlerinde daha çok kentlerin sunduğu ekonomik üstünlüklerin fazla oluşu karşımıza çıkar.

6 Kentlerde çok sayıda uzmana ihtiyaç olmaktadır. “Öte yandan, özellikle az gelişmiş ülkelerde, tarımın verimliliği ve kişi başına düşen tarımsal gelir, köylüyü köyünde tutmaya yetmeyecek kadar düşüktür. Gerek bu yetersiz gelirin, gerekse toprak iyeliğinin dengesiz dağılımı, tarım topraklarının çok parçalanmış (ufalanmış) olması, iklim koşulları ve toprak aşınması(erozyon), bu itici etmenleri güçlendiren nedenlerdir. Örneğin, Türkiye de sözü edilen bütün koşulların, tarımdaki verimi azaltmak suretiyle, kentleşme hızını geniş ölçüde etkilediği görülmektedir”

7 Sanayi devriminin getirdiği değişikliklerle beraber kentleşmenin hızlanması teknolojik gelişmelerle mümkün olmaktadır.

8 Buhar gücü nüfusun fabrikalar yakınında birikmesine yol açmıştır.Elektrik enerjisinin sanayide artan oranda kullanılması kentlerde hızlı biçimde nüfusun yoğunlaşmasına etkide bulunmuştur. Bunun gibi hidroelektrik santrallerde kentlerin gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişim ve bilgisayar teknolojisindeki ilerlemenin kentleşmeyi nasıl etkileyeceğini zaman gösterecektir.

9 Çeşitli düzeyde verilen siyasal kararlar, hukuk kurumlarından bazıları ve kentlerdeki yönetim yapısının özellikleri kentleri özendirici nitelik taşımaktadır.

10 Köylerde tarım topraklarının parçalanması sonucu mirasçılardan yalnız biri tarafından toprağın bütünün yada büyük kısmının elinde tutulduğu kapalı veraset sisteminde, diğer çocuklar ya kendilerine özel çiftlik satın almak yada başka çiftlikte işçi olarak çalışmak zorunda kalacaklardır. Bu noktada kentin olumlulukları cazip olmaktadır.

11 Sosyo-psikolojik nedenler köy ve kentin yaşam biçimleri arasındaki farklılıkta ortaya çıkmaktadır.Kentin özgür havası, kentli olmanın gururunu paylaşma, kentte var olan toplumsal ve kültürel olanaklar ve hizmetler kenti çekici kılmaktadır.Kimi yerlerde kente göç etmeye ”yükseliş” gözüyle bakılması kentli olmayı, kentte yaşamayı beraberinde getirmektedir.

12 Hilal ÖZSU

13

14 Cumhuriyetin ilanından 1950’ye kadar kentleşme oranı nüfus artış oranının az olması ve tarım kültürünün devam etmesi nedeniyle çok yavaş seyretmektedir. Bu dönem mekânsal yapıyı oluşturan vatandaşlık merkezli bir toplumsal oluşumu gerçekleştirme çabaları olarak tanımlanabilir. 1-Başkentin istanbula karşı önemli bir gelişme odağı olan ankaraya aktarılması 2-Kamu iktisadi teşebbüslerin yer seçim kararları 3-Anadoluya görece önem veren ulaşım ağının yaratılması.

15 Ankaranın başkent olmasından dolayı yarattığı siyasi sebepler nedeniyle kentleşme hızının en yoğun olduğu kenttir.

16 1950’den sonra hızlı bir kentleşme sürecine girilmiştir.

17

18 Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan beri ülkemizde belli dönemlerde ve belli alanlardakiler devlet eliyle olmak üzere önemli sanayi yatırımları yapılmıştır.

19 Belediyeler siyasal olmayan hizmet kuruluşları olarak tanımlanmıştır tarihli yasa ile imar planı hazırlamak ve uygulamak belediyelerin zorunlu görevi olarak tanımlanmıştır öncesinin temel özelliği güçlü bir kentleşme hareketinin bulunmamasıdır.

20 1950 li yıllarla birlikte Türkiye’de kentlerin nüfusu hızla artmaya başlamış ve gecekondulaşma, işsizlik ve kentsel altyapı eksikliği ülkenin en önemli sorunu haline gelmiştir.

21 Tarım sektöründe marshall yardımı ile başlayan modernleşme politikaları ve tarım temelli ihracata dayanan gelişme stratejisinin bir yansımasıyla kırsal alanda hatırı sayılır büyüklükte bir nüfus ortaya çıkmıştır.

22

23

24 Köylülerin büyük şehirlere büyük ve yoğun emek havuzları oluşturacak biçimde hızlı göç ve kentleşme 1930’lar ile 1980’li yıllar arasındaki kentleşme sürecinin en önemli belirleyici özelliği olmuştur.

25

26

27 Kentin yoksullarının konut sorununa yanıtları İşsizlik sorununa yanıtı

28 Marshall yardımları sonucu 1-Yabancı sermaye teşvik edildi 2-Sanayileşme süreci hızlandı. 3-Yeni iş imkanları doğdu. 4-Büyük kentlere göçler arttı. 5-Bunlarda kentleşme oranı yükselmiştir.

29

30 Semanur KANDEMİR

31 1960 yılında yönetime el koyan silahlı kuvvetlerin hazırlattığı ve 1961 de halk oyuna sunmuş olduğu anayasa, planlı ekonomik kalkınma modelini içerir. 1950’li yıllarda DP hükümeti döneminde uygulanan plansız ve programsız liberal ekonomik politikalara karşı bir tepki olarak uygulamaya konmuştur.

32

33 Sanayi mallarının ithalatının giderek hızlanması ülkede ekonomik kalkınmanın planlı ve programlı bir şekilde yapılmasını gerekli kılmıştır.

34

35 Bu dönemde, ülkenin ekonomik kalkınması için özel sektörün bütün yatırımları tek başına yürütemeyeceği ve bu nedenle devletin ekonomik alanda daha etkin bir rol oynaması gerektiği düşüncesi kabul görmekteydi. Ancak, devlet bunu özel sektörü engellemeyecek şekilde belirli alanlarda yatırım yaparak gerçekleştirmeliydi. Birinci Beş yıllık kalkınma planına göre özel sektör ucuz kredi, yatırım teşvikleri ve dış rekabetten korunma gibi politikalarla desteklenecek, kamu yatırımları da ülkenin ekonomik kalkınma hedeflerine ulaştırılması doğrultusunda belirli bir plan ve program dahilinde yapılacaktı.

36

37 İkinci 5 yıllık kalkınma planı ( )’nda sanayileşme, kentleşme ve tarımda modernleşme ülkenin gelişmesinin birbirinden ayrılmaz 3 önemli unsur olarak görülmektedir. Plan da aynı zamanda konut ve konut sektörünün sorunları, genel yerleşme politikası içerisinde ele alınmakta ve üzerinde önemle durulmakta ; gece kondu sorunları tartışılmakta ve bu sorunun çözümüne yönelik önerilerine yer verilmektedir.Ayrıntılı olarak ele alınan bır grupta konut stoku,yatırımlar,konut talebi ve kompozisyonu gibi konulardan oluşmaktadır.

38

39 Kentlerin mekansal açıdan düzenlenmesinde hem işlevsel kentleşme hemde kademeli kentleşme ilkesinin geçerli olacağı, bunun çeşitli büyüklüklerdeki kentler için değişik yaklaşım ve teşvikler kullanılarak ve esnekliğe önem verilerek gerçekleştirileceği belirtilmektedir. Plan bu arada, üst ve alt planlama faaliyet ve birimleri arasında koordinasyon sağlanmasının oldukça önemli olduğuna vurgu yapmaktadır.

40 İktisadi dar boğazların yaşandığı bir dönemde hazırlanmıştır.Plan, kentsel alanları yönetimiyle ilgili ilke ve politikalara, bu çerçevede özellikle belediyelerin iktisadi girişimlerine, temel tüketim malları ve fiyat politikasına ulaşım ve çevre sorunları gibi konulara ağırlık vermiştir.

41

42

43

44 Gizem ARUN

45 1980 sonrasında kentleşme hızlı bir şekilde devam etmiştir.Bu dönem en yüksek kentsel nüfus artışının gerçekleştiği ve kentsel nüfusun kırsal nüfusu geçtiği dönem olmuştur.

46 1980 yılında 24 Ocak kararları çerçevesinde ülke ekonomisinin dışa açılması, döviz darboğazının giderilmesi ve ihracatın teşvik edilmesi gibi bir dizi kararlar alındı. Ancak ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal kriz bu politikaların uygulanmasını mümkün kılmıyordu. İşte 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi ülke içerisindeki siyasal ve toplumsal krizi durdurmanın yanı sıra 24 Ocak karalarının uygulanmasına uygun bir ortam oluşturmak için yapıldı.

47 1980 sonrasında, hükümetler özellikle seçim öncesi belirli siyasi yatırımlar çerçevesinde gecekondulara (af yasalarıyla) yasal bir meşruiyet kazandırmışlar ve bu yolla gecekondulaşma yasal ve formel bir statüye kavuşmuştur yılından sonra İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük kentlerimiz 3030 sayılı yasa gereği "Büyükkent" statüsü kazanmışlar ve kentsel alan sınırlarının genişletilmesi sonucunda, kentsel nüfus bir anlamda yapay bir biçimde artırılmıştır.

48 Konuya kentlerin nüfus artış hızları açısından baktığımızda, son dönemde kentleşmenin Türkiye’de esas olarak üç bölgede hızlandığı açıkça görülür. Bunlar, Doğu ve Güneydoğu, Akdeniz kıyıları ve Marmara Bölgesi’dir. Türkiye’de kentleşmeye damgasını vuran en önemli unsurlar terör olayları, turizm ve sanayi olduğu bilinmektedir.

49 1990’lı yıllar ile birlikte özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde zengin semt kavramının giderek değiştiğini görmekteyiz. 1990’lı yıllarda ekonomik açıdan üst gelir grubuna dahil olan kesimler artık iyice zenginleşmiş olmalarının bir sonucu olarak kentten uzaklaşma eğilimi içerisine girmişlerdir. İstanbul Bahçeşehir örneğinde olduğu gibi şehrin dışında, kentin sıkıcı havasından uzak sakin bir hayat tarzını tercih etmişlerdir.

50 Sosyal açıdan baktığımızda 1990 yılında yayına başlayan özel televizyon kanalların etkisi ile yazılı ve görsel basın tüm toplumu etkisi altına almıştır. Türkiye’de pop müzik bir patlama yapmış stadlarda büyük konserler verilmeye başlanmıştır.

51 Kentleşmenin hız keseceğini, asıl gelişmenin orta ölçekli kentlerde yaşanacağını öngörmektedir. Planda iktisadi faaliyetlerin dağılımının faydaları yerleşmelerin yapısını belirlediğinden, yatırımlarda yer seçimi kıstaslarına uyulmasının, sanayileşme için uygun alanların tespit ve ilanın önemine dikkat çekilmektedir.

52

53 Daha sonraki plan dönemlerinde de devam edecek olan merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında görev, yetki, sorumluluk ve kaynak paylaşımına ilişkin çerçeve kanun çalışması gündeme gelmiştir. Temel ilke, kamu yönetiminin hem merkezde hem de yerinde yeniden yapılanması, merkezi yönetimin ulusal politika ve standartları belirleyen, hizmet detayı ile boğulmayan bir yapıya kavuşturulması, hizmetlerin halka en yakın yönetim birimlerince yerine getirilmesi olacaktır.

54

55 1980’li ve 1990’lı yıllar ile birlikte liberal ekonomik politikalar uygulanmış ve bu çerçevede özelleştirme tüm hükümetlerin en önemli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Bu dönemde tüketim hem hızla artmış ve hem de çeşitlenmeye başlamıştır sonrasında kırdan kentte doğru olan göç devam etmiş ancak gecekondulaşma sürecinde bir formalleşme ve yasallaşma yaşanmaya başlanmıştır.

56 Planda nüfusun %84.9’nun belediye sınırları içinde yaşayacağına dikkat çekilmekte, hizmet üretiminde etkinliğin artırılması ve kaynakların akılcı kullanımı amacıyla kamu hizmetlerinin yerinde karşılanması ilkesi çerçevesinde, demokratik yapılanma ve bölgesel kalkınmanın temel taşları olan yerel yönetimlerin yeni bir yapı ve çalışma düzenine kavuşturularak güçlendirileceği belirtilmektedir.

57

58

59 Hatice ESEN

60 5 yıllığına hazırlanan son kalkınma planıdır. Bu Planda, bir taraftan, yerleşme yapısında ölçek sorunu, yerel yönetim maliyesi, denetim sistemi, yerel yönetimlerde katılım yöntemleri ve demokratikleşme gereksinimi, dezavantajlı toplumsal kesimler, doğal çevrenin korunmasına yönelik sorunların tespiti konularına ağırlık verilmiş ve çözüm önerilmiştir.

61 Diğer taraftan, kentleşmenin kent yoksulluğunu kır kır yoksulluğuna tercih edenlerin göçüyle gelişen bir süreç olduğu belirtilmiş, Türkiye kentlerinin temel karakteristiklerini yoksulluk, sefalet, kanun ve hukuk tanımazlık, günlük yaşamda kargaşa, ulaşım ve alt yapı yetersizlikleri, kirlilik, denetimsiz büyüme, kaçak yapılardan oluşan kent parçalardan oluşan kentler olarak sıralanmıştır.

62 AB’ ye üyelik sürecinin gerektirdiği Katılım Öncesi İktisadi Program ve Uyum İçin Stratejik Çerçeve gibi dokümanların yanında, başta Orta Vadeli Program olmak üzere diğer ulusal ve bölgesel plan ve programlar ile sektörel ve kurumsal strateji belgelerinin dayanağını oluşmaktadır. Plan, farklı işlevlere sahip söz konusu dokümanların uyumlaştırılmasını sağlayarak tüm planlama çalışmalarını yönlendirici bir işlev görecektir.

63

64 Bu plan yedi yıllık dönemi kapsayan ilk kalkınma planıdır. AB’ ye uyum çerçevesinde artık daha uzun dönemli kalkınma planı hazırlanması yoluna gidilecektir. Plan döneminde iktisadi büyümenin ve sosyal kalkınmanın istikrarlı bir yapıda sürdürülmesi ve plan vizyonunun gerçekleşmesi yolunda 1- Rekabet gücünün artırılması 2-İstihdamın artırılması 3-Beşeri gelişme ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi 4-Bölgesel gelişmenin sağlanması 5- Kamu hizmetlerinde kalitenin ve etkinliğin artırılması gibi stratejik amaçlar belirlenmiştir.

65 Plan- uygulama kopukluğunun çok sayıda sebebinden söz edilebilir. 1- Planlı kalkınmaya geçilen dönemin, planların başarısını önemli ölçüde etkilediği, 2-DPT 1960 darbesi sonrası kurulan örgüt tarafından hazırlanan planlar, 1980 yılına kadar kendilerine karşı darbe yapılmış olanları temsil eden partiler tarafından uygulanmak durumunda kalınması, 3-İdeolojik kaygıların etkisi 4-Merkezi planlamada biçimsel zayıflılar

66 5-Plancıların seçkinci(elitist) tutumları, 6-Dini kaygıların etkileri 7-Yükseköğretim kurumlarının planlama konusuna ilgisiz kalmaları Olarak sıralanabilir.

67 Alper ZEYTÜNLÜ-Tufan GÖZELİZMİR

68 Küresel sermayeyi kendine çekme yarışıyla kent merkezlerinde ciddi bir fonksiyon değişimi yaşanmaya başlamıştır.

69 Yavaşlayan göç dalgasıyla artık mevcut kent stokunun değerlendirilmesinde yeni anlayışlar geliştirilmiştir.

70 Bugün kullanılan biçimiyle kentsel dönüşüm kavramının yerel yönetimlerin literatürüne girmesi Marmara depreminin meydana geldiği 1999 yılıdır. 2000’lerin başında deprem riskinin yoğun biçimde tartışılır hale gelmesiyle “kentsel dönüşüm” bir zorunluluk, kaçınılmaz bir süreç olarak gösterilmeye başlanır.

71 Devlet üretim alanından olduğu gibi, sosyal hizmetler alanından da (sosyal konut, sağlık, eğitim, vb.) çekilerek küçülürken sermaye, mal ve hizmetlerin küresel akışını hızlandırıcı düzenlemeleri yapmak üzere bürokratik olarak yeniden ölçeklendirilir.

72 Kentsel alanlarda genişletilmiş yeniden üretimin bir parçası olarak mekânın yeniden üretimi için gerekli yasal altyapı hazırlanırken, neoliberal politikacıların dönüşümü meşrulaştırıcı söylemlerinin,çöküntü alanlarının temizlenmesi, kentin suçtan arındırılması ve güvenliğin birinci derecede önemli bir kentsel sorun olarak öne çıkarılması gibi zihinlere nakşedilmesinde medya desteği etkili bir yöntem olarak kullanılır. Örneğin, İstanbul Sulukule’de,çöküntü alanlarının temizlenmesi, kentin suçtan arındırılması ve güvenliğin sağlanamaması gibi sebeplerden kentsel dönüşüm alanlarından biri olmuştur.

73

74 Gerek merkezî yönetimin, gerekse yerel yönetimlerin bir “kurtarıcı” olarak sıkı sıkı sarıldıkları bu kavram yoluyla, Ankara’dan yasaların çıkarılması, TOKİ’nin her geçen gün güçlendirilmesi, yerel yönetimlerin de müdahale etmek isteyip de edemedikleri alanları birer birer kentsel dönüşüm/yenileme alanı ilan etmeleriyle hızla ilerleyen bir sürece girilmektedir.

75 2000’li yıllardan itibaren, hem yaptığı projelerle kentleşme politikalarını yönlendiren resmî bir “kurum” hem de yatırımları ve ortaklıklarıyla bir “şirket” gibi hareket eden TOKİ, yapılan yasal düzenlemelerle kentsel uygulamalarda tekel haline gelmiştir. Kuruluş amacının alt gelir grubuna yönelik konut ihtiyacını sağlamak olduğunu unutan TOKİ’nin içinde bulunduğumuz dönemdeki “konut politikası”nı anlamak için Türkiye ve İstanbul ölçeğindeki bazı verileri1 incelemek anlamlı olacaktır.

76

77 TOKİ’nin Türkiye genelinde devam eden uygulamaları incelendiğinde, yaklaşık 282 bin konut adedine ulaşılmaktadır. Bunlardan yaklaşık 20 bin adedinin yoksul/alt ve dar gelir grubuna yönelik olduğu görülmektedir. Bu iki veri karşılaştırıldığında, TOKİ’nin devam eden projelerinin yaklaşık yüzde 7’sinin yoksul/alt ve dar gelir grubuna yönelik olduğu anlaşılmaktadır

78 Türkiye dağılımının bir örneği olarak İstanbul incelendiğinde ise durumun çok daha vahim olduğu görülmektedir. Devam etmekte olan toplam yaklaşık 64 bin adetlik konut projesinden yalnızca 850 adedi yani yaklaşık yüzde 1,3’ü yoksul/alt gelir grubu için yapılmaktadır.

79 İstanbul’da sunulan bu konut projelerinin adlarına baktığımızda, görsel ve yazılı basında sık sık karşımıza çıkan “yeni yaşam alanı” projeleri oldukları görülmektedir. Projelere verilen isimler, projenin içeriği, hitap ettiği sınıf ve sundukları hakkında yeterli fikir vermektedir. Ayrıca bu projeler için kullanılan “yaşam alanı”, “uydukent”, “akıllı bina” gibi tamlamalar geleneksel dayanışmanın ifadesi olan mahalle kavramını akıllardan silmek niyetinin göstergesidir.

80 Neoliberal politikalar önderliğinde ve araçsallaştırılan kanunlar eşliğinde, baş aktör olarak TOKİ, “kaçınılmaz” addedilen kentsel dönüşüm süreciyle kent içinde kurulmuş sosyal ağları, bir daha kurulamamak üzere çözmektedir. Etkileyici temalarla sunulan tüm bu projeler toplumun çeşitli kesimlerinden destek bulsa da, uygulama aşamasına geçildiğinde, projelerin yıkıcılığı gözler önüne serilmektedir ve ‘sınıfsal gerilim ve kentsel sürgün’ kavramları ortaya çıkmaktadır

81

82

83

84

85 Yusuf NARİN

86 Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduktan sonraki kent planlaması deneyimini de iki aşamada ele alınabilir. Birinci dönemde hedefler otoriter bir modernleşme projesinin bir parçası olarak kurucu kadro tarafından belirlenirken; İkinci dönemde planlamanın hedefleri demokratik bir sürecin sonucunda oluşturulan siyasi kadrolar tarafından belirlenmiştir.

87 Cumhuriyeti kuran kadro, oldukça erken sayılabilecek bir dönemde kent planlamasına öncelik vermiş, bunun için oldukça önemli adımlar atmıştır. Bu çerçevede öncelikle Ankara’nın planlamasına hazırlık diye olukça uygun şartlarda kamulaştırma yapılmıştır.

88 Tek partili dönemin son bulması ve çok partili hayata geçilmesi aynı zamanda planlama anlayışının da değişmesine sebep olmuştur. Artık, planların hedeflerinin belirlenmesi siyasi temsilciler vasıtasıyla ve son tahlilde halk tarafından belirlenir hale gelmişti.

89 1950 sonrası dönem başka açılardan bir dizi gelişmenin de olduğu bir dönemdir yılında 6235 sayılı Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Kanunu çıkarıldı. Kent planlarını yapma yetkisi, 1985 yılına kadar merkezle paylaştırılırken, 3194 sayılı İmar Kanunuyla bu yetki büyük ölçüde yerel yönetimlere aktarıldı

90 Türkiye’de genel olarak kırsal kalkınma, özel olarak da kırsal mekânsal kalkınma, tarımsal politikaların bir parçası olarak ele alınmıştır. Türkiye’deki kırsal kalkınma politikalarının ana hatlarını üç ayrı dönemde özetlemek yararlı olacaktır.

91 --- Ankara’nın başkent olarak seçilmesi ---Köy kanunu ---Aşar vergisinin kaldırılması ---Devletçilik uygulamaları

92 ---Tarımda modernleşme ----Demir yolları ---Karayolu ağırlıklı ulaşım politikası ---DPT kurulması yıllık kalkınma planlarının hazırlanması ----Tarım reformu

93 ---Yerli malı haftası ---GAP ---KÖY-DES

94 Prof. Dr. Yusuf Şahin’in KENTLEŞME POLİTİKASI KİTABI Prof. Dr. Yusuf Şahi nedirkentlesmenin-nedenlerisonuclari.html _Presentation_TR.pdf _Presentation_TR.pdf resource/content/1/TUBA12.pdf resource/content/1/TUBA12.pdf politikalari-ve-tokinin-oenlenemez-yuekselisi politikalari-ve-tokinin-oenlenemez-yuekselisi

95 TEŞEKKÜRLER…. TEŞEKKÜRLER….


"TÜRKİYEDE KENTLEŞME --1923-1960 Arası Dönem --1960-1980 Arası Dönem --1980-2000 Arası Dönem." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları