Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HOŞGELDİNİZ!. Bir nazlı kuşa benzer Çocuk dediğin. Ev ister, ekmek ister; Öpülmek, okşanmak ister. CAHİT KÜLEBİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HOŞGELDİNİZ!. Bir nazlı kuşa benzer Çocuk dediğin. Ev ister, ekmek ister; Öpülmek, okşanmak ister. CAHİT KÜLEBİ."— Sunum transkripti:

1 HOŞGELDİNİZ!

2 Bir nazlı kuşa benzer Çocuk dediğin. Ev ister, ekmek ister; Öpülmek, okşanmak ister. CAHİT KÜLEBİ

3 SEVGİLİ ANNE BABALAR Çocuk eğitimde amaç, sağlıklı kişilik oluşturmaktır.

4 KİŞİLİK NEDİR? Söz sahibi olmak, kendi başına karar verebilmek, istemediği bir teklifle karşılaştığında ‘hayır’ diyebilmek, adam yerine konmak, kendisine saygısı ve özgüveni olmak, sevildiğini ve önemsendiğini bilmek kişilik gelişiminin göstergesidir. Söz sahibi olmak, kendi başına karar verebilmek, istemediği bir teklifle karşılaştığında ‘hayır’ diyebilmek, adam yerine konmak, kendisine saygısı ve özgüveni olmak, sevildiğini ve önemsendiğini bilmek kişilik gelişiminin göstergesidir.

5  Her çocuk eninde sonunda kendine özgü bir kişilik geliştirir.  Ancak bu kişiliğin dengeli ve uyumlu olması, gelişim basamakların örselenmeden aşılmasına bağlıdır.

6 Bu nedenle ana-babalar çocuklarını eğitirken, öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemini tanıyarak işe başlamalıdırlar. Bu nedenle ana-babalar çocuklarını eğitirken, öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemini tanıyarak işe başlamalıdırlar.

7 6-7 YAŞ ÇOCUĞUNUN SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM  Günlük işlerde sorumluluk alır.  Oyunu kuralına göre oynar.  Başladığı işi bitirir.  Kişileri ve eşyaları paylaşır.  Adil olan cezayı kabul eder.  Korkularını söyler.  Meraklıdır.  Heveslidir.

8  Korkularını söyler.  Kendisine yetişkin gibi davranılmasından hoşlanır.  Çok hızlı duygu değişiklikleri yaşar.  Affedicidir.  Alçak gönüllüdür.  Okula gitme macerasından hoşlanır.

9 8-10 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ  Endişelidir.  Kolaylıkla cesareti kırılır.  Israrcıdır.  Kendini eleştirir.  Ev dışı etkinliklere bayılır.  Yeni ufuklar peşindedir.  Sporu sever.

10  Eli açıktır.  İçtendir.  Kuralları sever.  Kötü kelimeler kullanır.  Karşı cinse karşıdır.  Kendini harekete geçirir. Eski yeteneklerini geliştirir.

11 11-12 YAŞ ÇOCUĞUNUN DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİMİ  Ergen gibi davranmak ister.  Duygu durumu hızlı değişir.  Kararsızdır.  Vicdanlıdır.  Mizahı sever.  Vericidir.  Taklitçidir.  Her şeyi para ile ölçer.  Bilgi vermekten hoşlanır.

12  Huysuz, aksi ve geçimsizdir.  Anne-babadan ayrılmaya çalışır.  Rahat duramaz kıpır-kıpırdır.  Konuşkandır.  Gürültücüdür.  Sosyaldir.  Gülünçtür.  Sakardır.  Duygusaldır.  Taşkındır.  O mu bu mu diye sürekli düşünür.  Genellikle iyi karar verir.  Ben merkezcidir.

13 SINIRLAR “Sınır” dan kastettiğimiz nedir? Kısıtlama mı, sınırlama mı, yasak koyma mı? Bunların hiçbirisi değil. Etrafımıza bir bakalım, ne gibi sınırlar var: parktaki çiçekleri çevreleyen çitler, trafikteki tek yön, girilmez, toplumsal kural, işyerindeki kurallar, sözleşmeler, yasalar, yönetmelikler ve bunun gibi. Kısacası sınırdan kastettiğimiz, temel yaşam ilkeleri, kurallarıdır “Sınır” dan kastettiğimiz nedir? Kısıtlama mı, sınırlama mı, yasak koyma mı? Bunların hiçbirisi değil. Etrafımıza bir bakalım, ne gibi sınırlar var: parktaki çiçekleri çevreleyen çitler, trafikteki tek yön, girilmez, toplumsal kural, işyerindeki kurallar, sözleşmeler, yasalar, yönetmelikler ve bunun gibi. Kısacası sınırdan kastettiğimiz, temel yaşam ilkeleri, kurallarıdır

14

15 SINIRLAR NEDEN ÖNEMLİDİR?  Çocuğa sınır koyma, yanlış davranışları önlemek, kuralları net ve anlaşılır şekilde öğretmek için ihtiyaç duyulan yöntemleri sağlar. Sağlıklı sınırlar konulduğunda öğütler, tehditlere ve cezalara gerek kalmayacaktır. Çocuklar, yaşadıklarını dünyanın kurallarını anlamak isterler ve buna ihtiyaçları vardır. Onlardan ne beklendiğini, insanlarla birlikteyken nerede duracaklarını, ne kadar ileri gidebileceklerini ve çok ileri gittikleri zaman nelerle karşılaşacaklarını bilmek isterler. Bu onlara daha güven dolu bir dünya sunar.

16 ANNE

17 Belli sınırlamalar getirirken, çocuğunuza davranışının neden kabul görmediğini açıkça belirtin ve bu davranışın başkalarını nasıl etkilediğini iyice düşünmesini isteyin. Yetişkinin sertçe, saygı göstermeksizin azarlayışının yol açtığı utanç ve küçük düşürülme, hem ebeveyn-çocuk ilişkisini hem de çocuğun kişiliğini zedeler. Belli sınırlamalar getirirken, çocuğunuza davranışının neden kabul görmediğini açıkça belirtin ve bu davranışın başkalarını nasıl etkilediğini iyice düşünmesini isteyin. Yetişkinin sertçe, saygı göstermeksizin azarlayışının yol açtığı utanç ve küçük düşürülme, hem ebeveyn-çocuk ilişkisini hem de çocuğun kişiliğini zedeler.

18  Çocuklar kırıldıklarında, saygı görmedikleri ve küçük düşürüldüklerini hissettiklerinde, eleştiriyi dinlemekten vazgeçerler  Ana-baba, çocuğuna söz geçirmek için onu küçük düşürüyorsa, çocuğun da bu yaklaşımı benimseyip aynı biçimde kullanması kaçınılmazdır. Bu tarz öfkelendirici ve kışkırtıcıdır; ve ilişkiler kolaylıkla öfke dolu söz dalaşmalarına dönüşebilirler.

19 Bir Hikaye  İyi niyetli ve yardımsever bir arkadaşımla bir gün doğada gezerken, kozasından çıkmaya çalışan bir kelebek gördük.

20  Kelebek kozanın lifleri arasından sıyrılmaya çabalıyordu.Yardım sever arkadaşım hemen kelebeğin imdadına koştu. Dikkatlice kozanın liflerini sıyırdı, kozayı araladı ve kelebeğin fazla çabalamadan kozadan çıkmasını sağladı.

21 Kelebek kozadan kolaylıkla çıktı, biraz çırpındı ancak uçamadı. Yardım sever arkadaşım çok üzüldü, halbuki ona iyilik etmişti! Kelebek kozadan kolaylıkla çıktı, biraz çırpındı ancak uçamadı. Yardım sever arkadaşım çok üzüldü, halbuki ona iyilik etmişti!

22 Yardımsever arkadaşımın göz ardı ettiği gerçek şuydu:  Kelebeğin kanatları ancak kozadan çıkma çabalarıyla güçlenir ve uçuşa hazırlanır. Kelebek kendini kurtarma çabalarıyla aslında kaslarını geliştirmekte; kendini ayakta tutacak, güçlü kılacak, uçmaya hazırlayacak hareketleri bu çabalarıyla öğrenmekteydi.

23 Yardımsever arkadaşım işini kolaylaştırdığını düşünerek kelebeğin güçlenmesine engel olmuştu. Kelebek hiçbir zaman özgürlüğü tanımadı.

24 Onun için;  Her zaman çocuğunuzun dibinde dolaşmaktan vazgeçin.  Güvenin çocuğunuza.  Büyümesi için kimi riskleri alması gerektiğini kabul edin. Yoksa sahip olabileceği yetenekleri, kapasitelerini köreltmiş ya da geciktirmiş olursunuz.

25 Çocuğun Sağlıklı Gelişim İçin  Sorumluluklar yüklemek ve bunları başarmasını sağlamak gerekir.  Örneğin küçük işlerde kendinize yardımcı olmasını sağlayın.

26  Çocuğun çabasını övmek ve yüreklendirmek gerekir. Ancak överken veya yüreklendireyim derken egosunu şişirmeyin...  Ona sık- sık söz hakkı verin.

27 Çünkü Söz Hakkı Verilen Çocuk Aşağıdaki Nitelikleri Kazanır;  Söz hakkı olan ve dinlenen çocuk anne ve babasıyla daha sağlıklı iletişim kurmayı başarır.  Dinlendiğini fark eden çocuk daha huzurlu olur.  Çocuğun kendini ifade etme yeteneklerinde önemli bir artış olur.

28  Söz hakki tanınan çocuk ileriki yaşamında problemleri konuşarak çözmeyi öğrenir. Bu da ona, meslek ve aile yaşamında EQ' su yüksek bir insan olarak daha büyük başarılar sağlar.  Kendini sözel olarak ifade edebilen bir çocuk, kendi problemlerini kendi ürettiği çözümlerle çözünce önemli oranda özgüven kazanır.  Kendini sözlerle ifade edebilen çocuk mutlu bir çocuktur.

29  Kendini ifade edebilen çocuk, yaratıcı enerjisini, fark edilmek, değer görmek için bir sürü oyun oynayıp yaramazlık yaparak değil, daha üretici ve yararlı faaliyetlere harcar. Bu da onun kişiliksel, kültürel gelişimine büyük katkı sağlar.

30  Çevresiyle daha etkili iletişim kurar.  Çocuk duygularını, düşüncelerini sözcüklerle anlatabildiğinde daha az şiddete yönelir. Kardeşi ve arkadaşlarıyla arasında daha sağlam dostluklar ve sevgi köprüleri kurulur.

31 AİLE SAATİ UYGULAMASINI  Bu etkinlikte temel amaç, haftada bir gün ailede yaşayan her yaştaki insanların bir araya gelmeleridir.  İnsanların en önemli ihtiyaçlarından biri “ait olma” duygusudur. Bir insanın bu ihtiyacı karşılayabileceği en uygun ortam ailedir. Bu ortamın sihri ise şudur: çocuklara aile olma duygusunu yaşatması, onları güçlü kılması ve daha pek çok yönden yaşam becerisi kazandırmasıdır.

32 CEZA,ÖDÜL,GERİ BİLDİRİM  Çocuklarımızın belirli davranışları kazanmalarını, örneğin odalarını toplamalarını, okulda başarılı olmalarını isteriz.Ceza vererek bunu yapmayı sağlamaya çalışmak işe yaramayan bir yoldur.Çocuk hedefe ulaştığında büyük bir ödül vermek de her zaman işe yaramaz. Çocuğun, asıl amaca yönelik küçük davranışlarını, belirli aralarla ödüllendirmek en iyi yoldur.

33 Örneğin, tamamen derli toplu olunca onu ödüllendirmek yerine, küçük bir tertipli davranışı, sözgelişi paltosunu askıya asmasını samimi bir takdirle karşılamak daha fazla işe yarayabilir. (Ancak anne babanın kendisinin de derli toplu olarak çocuğa örnek olarak çocuğun öğrenmesine katkıda bulunması gerekmektedir). Örneğin, tamamen derli toplu olunca onu ödüllendirmek yerine, küçük bir tertipli davranışı, sözgelişi paltosunu askıya asmasını samimi bir takdirle karşılamak daha fazla işe yarayabilir. (Ancak anne babanın kendisinin de derli toplu olarak çocuğa örnek olarak çocuğun öğrenmesine katkıda bulunması gerekmektedir).

34 KÜÇÜK AĞACIN EĞİTİMİ  Küçük Ağaç’ın dedesi, torununa hiç ceza vermemektedir; ödül de vermemektedir. Zaman zaman geri bildirimler vererek, davranışlarının ne işe yaradığı konusunda rehberlik etmektedir. Küçük ağaç ise pozitif geri bildirimler aldıkça kendisiyle gurur duymaktadır.

35 Bir gün dede mısır kazanında, viski kaynatmaktadır. Kaynatma işlemi bittiğinde Küçük Ağaç dedesine “kazanı ben temizleyebilir miyim?” diye sorar. Küçük ağaç uzun süre uğraşıp kazanı temizler. Dedesi gelip bakar, “aferin” demez, çünkü aferin ödüldür. Dede “Küçük Ağaç, sen kazanı çok iyi temizlemişsin, bulaşık kalmamış. Ayrıca bize zaman kazandırdın; kasabaya daha çabuk gidip geleceğiz” der. Burada dede geri bildirim vermiştir. Küçük Ağaç ailesine katkıda bulunduğu için kendisiyle gurur duyar. Bir gün dede mısır kazanında, viski kaynatmaktadır. Kaynatma işlemi bittiğinde Küçük Ağaç dedesine “kazanı ben temizleyebilir miyim?” diye sorar. Küçük ağaç uzun süre uğraşıp kazanı temizler. Dedesi gelip bakar, “aferin” demez, çünkü aferin ödüldür. Dede “Küçük Ağaç, sen kazanı çok iyi temizlemişsin, bulaşık kalmamış. Ayrıca bize zaman kazandırdın; kasabaya daha çabuk gidip geleceğiz” der. Burada dede geri bildirim vermiştir. Küçük Ağaç ailesine katkıda bulunduğu için kendisiyle gurur duyar.

36  Dede, verdiği geribildirimle, torununun davranışlarının ne işe yaradığını fark etmesine katkıda bulunmuştur. Küçük bir insan olarak henüz kendi kendine bunu idrak edecek yaşta değildir. Bir büyüğün rehberliğine ihtiyacı vardır. Eğer Küçük Ağaç kazanı iyi temizlemeseydi, dedesi büyük ihtimalle onu azarlamayacaktı. O zaman geri bildirimi bir ihtimal şöyle verecekti:”Küçük Ağaç, şurası kirli kalmış! Eğer Küçük Ağaç kazanı iyi temizlemeseydi, dedesi büyük ihtimalle onu azarlamayacaktı. O zaman geri bildirimi bir ihtimal şöyle verecekti:”Küçük Ağaç, şurası kirli kalmış!

37  Ceza ve ödül, çocuğun bir davranışı yapması ya da yapmaması için verilir.Geri bildirim ise davranışın doğal sonucudur. Çocuk istenen davranışı yapınca aldığı aferin ödüldür. Öğrenciye verilen sınavın sonuçları geribildirimdir. Geri bildirimde yapılan bir işin sonucu hakkında bilgi verilir.

38  Yemekte gürültü yapan bir çocuğa bağırıyoruz, kalemle duvarı çiziyor bağırıyoruz, derslerini yapmıyor bağırıyoruz. Çocuk çok farklı davranışlar gösteriyor biz ise sadece bir tane:BAĞIRMAK!( yada vurmak)

39  Ancak bir de şöyle düşünelim; bir baba gün boyu dışarıda birçok kişiye sinirleniyor. İçinden insanlara tokat atmak geliyor ama böyle bir şey yapamıyor. Niçin yapmıyor? Çünkü sağa sola bir tokat atarsa çok masraflı olur, karşılık verirler, mahkemeye düşer.  Aynı baba eve geliyor ve on yaşındaki oğlu canını sıkıyor, o da kalkıp bir tokat atıyor. Niçin? Çünkü oğluna tokat atması masrafsızdır, çocuk karşılık vermez, mahkemeye gitmez.

40  Dede bir gün yaban hindisi avına gideceğini söyler. Küçük Ağaç da heveslenir.Dede “geleneklerimize göre, bir erkek hindi avına gideceği zaman, güneş doğmadan önce kendiliğinden uyanmalıdır. Eğer kendin uyanabilirsen gelirsin” der.  Küçük Ağaç gidemeyeceğim galiba diyerek umutsuzca yatar. Ancak o gecenin sabahında dede, barakada gürültü yapmaya başlar. Öksürür, kapakları çarpar. Küçük Ağaç gürültüden uyanır. Henüz güneş doğmamıştır. Hemen giyinip avluya çıkar. Dedesi de şaşırarak “aaa, uyandın mı” der. Küçük Ağaç kendisiyle gurur duyarak “evet” der.

41  Burada ne olmuştur? Dede pas vermiştir, Küçük Ağaç ise gol atmıştır. İyi bir ekip!  Şimdi sevgili ana babalar, gerektiğinde çocuklarınıza pas veriyor musunuz? Yoksa sabırsızlık ederek topu ayağınıza geçirip onların yerine gol mü atmaya çalışıyorsunuz?

42  Çocuklarınız kendileri gol attıklarında, kendilerine güvenleri artar, benlik saygıları yükselir, bağımsız olmayı öğrenirler. Onlara destek olmak, rehberlik etmek yerine bir şeyleri onlar adına planladığımızda, onlar adına kararlar aldığınızda, kendilerine güvenmeyen, kendi ayakları üzerinde duramayan, hayat boyu sürekli birilerinin desteğine ihtiyaç duyacak bir insan yetiştirdik demektir.

43 GELDİĞİNİZ İÇİN HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ!


"HOŞGELDİNİZ!. Bir nazlı kuşa benzer Çocuk dediğin. Ev ister, ekmek ister; Öpülmek, okşanmak ister. CAHİT KÜLEBİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları