Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 Hakan DURAN 26/27 Mart 2014 İŞ YERİNDE YÜKSEK MOTİVASYON EĞİTİMİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 Hakan DURAN 26/27 Mart 2014 İŞ YERİNDE YÜKSEK MOTİVASYON EĞİTİMİ."— Sunum transkripti:

1 1 Hakan DURAN 26/27 Mart 2014 İŞ YERİNDE YÜKSEK MOTİVASYON EĞİTİMİ

2  Motivasyon Nedir,  İnsanları Motive Eden Etkenler,  Farklı Kişilik Tiplerine Göre Motivasyon Çeşitleri,  Bakış Açılarını Geliştirmek,  Esneklik ve Ahenk Geliştirmek,  Ekip Çalışması ve Takım Ruhu,  İletişimin Motivasyona Etkisi,  3 Sandalye Metodu,  Sorunları Fırsata Dönüştürmek,  Duygu ve Düşünceleri Hedefe Yönlendirme,  İş Stresi ve Diğer Kaygılardan Kurtulma,  Zihinde Canlandırma Tekniği,  Kaynak Üçgeni Tekniği,  Silva Tekniği, 2

3 3

4 4  Bu eğitimin sonunda, işyerinde karşılaştığınız sıkıntılarınızı ve günlük zorluklarınızı aşmak için başarısı kanıtlanmış metotları öğreneceksiniz.  Öğrendiğiniz bu teknikleri işyerinde, sosyal hayatta ve aile içinde kullanarak daha başarılı, daha mutlu ve daha verimli olacaksınız.  Bu eğitim; sizlerin iş hayatının getirdiği stresi dengelemenizi, ekip çalışmasının ve takım ruhunun öneminin kavranmasını, iletişim çatışmalarında çözüm bulmanızı sağlayacaktır.  Eğitimin sonunda "Acaba yapabilir miyim?" değil, "Nasıl yapabilirim?" sorusunu sormanızı, başarılı ve mutlu bir hayata kavuşmanız için gerekli motivasyonu kazanmanızı sağlayacaktır..

5 5

6 6

7 7 Öğrenmek (Zihin) Büyüme ve Gelişme İçin devamlı Çalışır. İlişkiler Varlığını sürdürmek (Yemek, uyku Dinlenmek, çalışmak) Koşulsuz Sevmek

8 8  Zihin (Sıkılgan)Beden (Yorgun)  Birbirleri ile devamlı etkileşim halindeler,  Beden devamlı olarak gevşemek ister. Bu durumda nefes egzersizi faydalıdır,  İnsanlar mutsuz, üzgün ve öfkeli olduğunda nefes egzersizi yapması faydalı olacaktır,  İki parmak nefes egzersizi,  Sağ el sol el egzersizi,

9 9  Bir birey günde en az 14 kez tokalaşma, selamlaşma, dokunma ve sevilme gibi ihtiyaçları talep eder,  Bütün bu beklentiler varoluş boyutlarıdır,

10 10

11 11  Varoluş Boyutlar;  Ben varım (bunun için gün içinde selamlaşma, el sallama, baş ile onay verme vb.)  Ben doğal ve normal miyim (giydiği elbisenin rengi uygun mu, saçlarım oldu mu vb.)  Ailem, dostlarım beni özlüyor mu ?  Bana değer veriyorlar mı ?  Güçlü müyüm ?  Bana yardım ediyorlar mı ?

12 12  Temelde, Latince «hareket» etmek anlamına gelen «movere» kelimesinden türetilmiştir ve genel olarak «harekete geçiren» anlamında kullanılır.  Motivasyon, herhangi bir amaca yönelik davranış ya da güdüyü başlatan, harekete geçiren bir güçtür.  Motivasyon davranışı başlatır, yönlendirir ve sürdürülmesini sağlar.  Motivasyon iş yaşamında, performansın en belirleyici unsurlarından biridir.  Motivasyon, insanların işle ilgili isteklerini ve bağlılıklarını artırmak için yapılan bir çalışmadır.  Motivasyonu yüksek kişiler, daha iyi performans göstermelerinin yanı sıra yeteneklerini daha verimli kullanırlar.  Performans, yetenek ve motivasyonun çarpımından oluşmaktadır. yetenek olarak tanımladığımız kişinin sahip olduğu beceriler, almış olduğu eğitimler ve gerek teknik gerekse içsel kaynakların harmanlanmasından oluşan bir bütündür.

13 13

14 14  Motivasyon ise kişinin genelde performansı, işi ve hedefleri açısından ne kadar istekli ve kararlı olduğuna ilişkin durumudur.  Performans, ancak ve ancak bu iki özellik (motivasyon ve yetenek) aynı anda mevcut ve güçlü ise yüksek olacaktır.  Devlet adamlarından biri Konfüçyüs’ e sorar; insanları nasıl ciddi ve sadık kılabilirim ki hevesle çalışsınlar?  Konfüçyüs’ ün cevabı ise; a.Onlara başkanlık ederken saygınlığı eksik etme ki ciddi olsunlar, b.Onlara karşı babacan ve şefkatli ol ki, sadık olsunlar. c.Onları İyiliğe teşvik et ve acemiliği öğret ki, hevesli olsunlar.”

15 15

16 16 Harekete Geçirici Hareketi Devam Ettirici BİR VEYA BİRDEN ÇOK İNSANI BELİRLİ BİR YÖNE VE AMACA DOĞRU DEVAMLI ŞEKİLDE HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN YAPILAN ÇABALARIN TOPLAMIDIR. Olumlu Yöne Yöneltici

17 17 1)Gelecek güvencesi, 2)Yükselme olanağı, 3)Ücret, 4)İyi ve sağlıklı çalışma koşulları, 5)Kendini gösterme olanağı, 6)Üst ve as ilişkilerinde iyi iletişim kurmak, 7)Adalet algısı, 8)Beğenilmek duygusu, 9)Kişisel sorunlarda ilgi ve yardım, 10)Örgütsel bağlılık,

18 18

19 19 1)İçsel Motivasyon, 2)Dışsal Motivasyon,

20 20 1)İçsel Motivasyon:  En iyi harekete geçirici motivasyon olduğu kabul edilmektedir. Bireylerin kendi istekleri ile başarılı olma güdüsüdür. Bireyi hareketlendiren ve iten en önemli etkenler ise; a.İhtiyaçlar, b.Arzular, c.ilgiler, d.Sevgiler,

21 21

22 22 1)İçsel Motivasyon:  İçsel motivasyonu destekleyici etmenler ise; a.Sırtını okşama, b.Sosyal destekleyiciler, c.Cesaretlendirici görevler, d.Becerilerin üstesinden gelme arzusu, e.Kişinin istekli olması, f.Eğitim yaşantısından hoşnut olma, g.Becerilerine inanma, h.Umutsuzluktan kaçınma, i.Başarı fırsatları yaratma, j.Kişileri fert olarak değerlendirme, k.Risk alma davranışını cesaretlendirme, l.Kendini değerli algılamasını oluşturma, m.Güvenle kabul etme, n.Bilgi edinme arzusu, o.Merak,

23 23

24 24 2)Dışsal Motivasyon:  Bireylerin kendi dışındaki faktörlerin harekete geçirdiği başarılı olma güdüsüdür. Bu dış etmenler ise; a.Ödüller, b.Çevreden davranışa yansıyan tüm etkiler, c.Çevrenin davranışı kontrol etmesi,

25 25

26 26 2)Dışsal Motivasyon:  Dışsal motivasyonu destekleyici etmenler ise; a.Not, b.Mükafat, c.Ödül, d.Sertifika, e.Kupa, f.Madalya, g.Kulüp ve dernek üyeliği, h.Rekabet, i.Tasdik edilme arzusu, j.Arkadaş baskısı,

27 27  Kadın sabah uyanmış aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş. " Hım, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım. Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş.  Ertesi gün kalkmış aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmış. " Hım. " demiş, " bugün saçımı ikiye ayıracağım.« Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.  Bir ertesi gün yine kalkmış aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var. "Tamam, tamam.“ demiş. Artık bugün atkuyruğu yaparım." Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş.  Daha bir ertesi gün aynaya baktığında kafasında bir tek tel bile saç kalmamış. " Waw! " diye bağırmış. " Bugün saç derdim yok.  Bakış açısı her şeydir.  Basit yaşa, Cömertçe sev, Yürekten düşün.

28 28

29 29  Düşünce sisteminizi anladığınızda, kendinizi ve düşüncelerinizi kontrol altına alabilirsiniz. Ayrıca, başkalarının düşünce sistemlerini bilirseniz, onlarla iyi bir iletişim ve ahenk kurabilirsiniz.  Örneğin, görsel bir insanla dokunsal bir insanın konuşması sırasında ilginç diyaloglara şahit olabilirsiniz. Dokunsal biri, bir olayı anlatırken görsel kişi derhal lafa girerek, onun cümlesini tamamlayabilir.  Zira, dokunsalların ağır ve durağan konuşması, görselleri deli edebilir. Ya da bir görsel, şekiller ve grafikler çizerek bir işitsele önemli bir sunum yapıyorsa, kendine göre bu sunum çok başarılıdır.  Ancak işitsel kişi muhtemelen şöyle diyebilir; Bu grafiklerden bir şey anlayamıyorum. Bunu bana daha kısa bir şekilde anlatabilir misin?  Evli çiftler arasındaki şu tip diyaloglar size yabancı gelmeyebilir: Görsel bir erkek, işitsel olan eşine, güzel bir kürk veya güzel bir hediye almakla her şeyin bittiğini sanabilir.

30 30  Eğer insanlarla iyi bir iletişim sağlamak istiyorsanız, önce onları olduğu gibi kabul edin ve onların frekanslarına girin. Zira tüm insanlar, kendilerine benzer kişileri severler ve sayarlar. Karşınızdaki kişinin algı kanallarını tespit edin.  Sesinizin yüksekliğini ve hızını ona göre ayarlayın. Hatta, kendi hareketlerinizi onun hareketlerine uydurun. Ancak bunu yaparken onları taklit etmeyin.  Onlara saygı duyun ve onlarla eşleşmeye çalışın. Yani, yine kendiniz olarak, onlarla ahenkli bir paralellik içine girin.  İyi bir satıcı, iyi bir yönetici, iyi bir anne-baba ve iyi bir iletişimci olmak istiyorsanız, insanlarla ahenk kurmayı özen göstermelisiniz.

31 31

32 32  Dünyanın en zor işlerinden biri, birkaç kişinin bir araya gelip bir işi yapabilmeleridir. Oysa spiritüal yasalara göre ilke bir grup oluşturmak için ekip ve takım ruhuyla organizasyonlardaki düzene benzer şekilde çalışmak, bireyselliğini o takım içinde, takımın hedefi doğrultusunda eritebilmek, ben yerine biz diyebilmek, bir bütün içinde birlikte hareket etmek, yaratıcı bir enerjinin açığa çıkmasına neden olur. Uyum içinde olan organizasyonları örnek almak çok zor olsa da “birlikten kuvvet doğar” atasözünü unutmamamız gerekir.  Bir grupla çalışma yapacak kişiler, aradıkları nitelikte grup arkadaşı bulamadıklarını iddia ederler. Onlara göre birlikte çalıştıkları herkesin bir kusuru vardır. Ya “yeteri kadar çalışmazlar”, ya “işe ilgileri az”, ya “bilgileri eksik”, ya “işlerinin adamı değil” ya da “güvenilmezdirler. Bu tipler bütün hayatlarını “mükemmel insanı arayarak ve her şeyden şikâyet ederek yaşarlar. Oysa bütün samimiyetinizle belli bir hedefe kilitlenerek işini yapmak, kendinize ve başkalarına yardım etmek istiyorsanız, üstlendiğiniz işi merkeze koyar, sizinle birlikte o hedef için çalışmayı kabul eden herkesi “en iyi” kabul edersiniz. Yani mükemmellik sizin hedefe yakınlığınız ve uzaklığınıza bağlı olarak görecelidir.

33 33

34 34  Günümüzde, mükemmel insan arayışının yerini mükemmel sistemler almaktadır. Kişilerle uğraşmak yerine merkez kabul edilebilecek bir sistemi çalışır kılmak ve onu sürekli geliştirme çabası içinde olmak, o grupta çalışan kişileri tek bir hedef etrafında toplar.  Grup içerisinde mutlaka birleştirici özelliklere sahip birinin çıkıp insanları bir araya getirmesinin ekip çalışmasını olumlu yönde etkiler ve daha uzun soluklu bir yapıya dönüşür.  Kendi ayaklarının üzerinde durabilen, sorumluluklarının bilincinde, öz güveni gelişmiş, kendine ve başkalarına saygılı bireylerden oluşan bir grup, bir küme bir lider sayesinde zar zor bir araya getirilen, hedefini ve merkezini tam saptayamamış bir grup ya da kümeden çok daha verimli olacaktır.  Motivasyon, takım çalışması yoluyla kazanılır. Vazgeçilmezlik ve mükemmeliyetçilik kavramlarının yerini doğallık, güvenilirlik, anlayış ve herkesi olduğu gibi kabul etmek kavramları almıştır.

35 35

36 36  Uyku dışında zamanımızın büyük bir bölümü diğer insanlarla iletişim halinde geçmektedir. İnsanlarla yanlış iletişim kurma iş hayatında, sosyal hayatta ve aile hayatında problemlere sebep olurken, doğru iletişim daha başarılı ve daha mutlu bir hayatın kapılarını açan bir anahtar olacaktır.  İletişimde özgüven ve motivasyon, iletişim kurma yeteneğimizi ve iletişim becerimizi geliştirmektedir.  Bu aşamada öncelikle kendimizle olan iletişimimizi yani öz kişisel iletişimimizi gerçekleştirmeliyiz.  Kendimizle olan iletişimde; özgüvenimiz ve motivasyonumuz temeldir. Kendimize güven duymalı, inanmalı ve önemli hissetmeliyiz.  Kendi gücümüze, yeteneklerimize ve sorumluluklarımıza sahip çıkarak kendimizle kuracağımız barışık bir iletişim, başkaları ile iletişimimizde etkili olacaktır.  İçsel motivasyonun ön koşulu kendimize inanmak ve güvenmektir.  İletişimde ilk aşama zihinsel olup, nereye gideceğimizi aklımızda oluşturmaktır. İkinci aşama ise gideceğimiz yere varmak için harekete geçmektir.

37 37

38 38  İçsel motivasyon, düşünce ve eylemde başarının temelidir. Başarılı bir içsel motivasyon için enerjiye ihtiyaç vardır. Kişinin harcaması gereken enerji vücudunun ve aklının ne durumda olduğu ile ilgilidir.  Kendimizle olan iletişimde;  Kendimizi haklı çıkartma çabasında olmamalıyız. Olabildiğince tarafsız ve objektif olmalıyız.  Kendimizde değişim yaratacağımıza inanmalıyız.  Kendimizle barışık, kendi güç ve sınırlıklarımızı tanımayı amaçlamalıyız.

39 39

40 40  Bu metot ta kişi bir oda da üç sandalye olduğunu farz ediyor.  Birinci sandalyede kendi oturuyor ve olaya kendi açısından bakmaya başlıyor.  İkinci sandalyede ise tarafsız birinin oturduğunu farz ederek bir de onun açısından bakmaya çalışıyor.  Üçüncü sandalyede ise olayın aktörünün oturduğunu farz ederek olaya bir de onun açısından bakmaya çalışıyor.  Böylece empati yaparak olaylara farklı gözlerle bakmayı öğrenmiş oluyoruz ve ona göre aksiyon planı gerçekleştiririz.

41 41

42 42  Sorunlarımız yaşamımızın her alanında bize yaşam gücü verir. Eğer, sorunları sorun olmaktan çıkarıp bunlara hedefimiz yolundaki basamaklar olarak baktığımızda, bakış açımızı fırsat çerçevesine göre ayarladığımızda motivasyonumuz artar ve buna bağlı olarak ta iş performansımız artar. Performans : Yetenek + Motivasyon + Eğitim  Bir sorunla karşılaştığımızda, bunu kendim için nasıl kullanabilirim sorusunu sormak motivasyonumuzu artırır.

43 43

44 44  Bu durumun birçok örneğiyle karşı karşıya kalabiliriz. İşte bunlardan biri;  Bir tanıtım kampanyasının müşteriler tarafından yanlış algılanması sonucunda ortaya "poşet çay" sorunu çıkmıştı..  New Yorklu çay ve kahve tüccarı Thomas Sullivan 1904 yılında ithal ettiği çayları restoranlara daha iyi tanıtabilmek için onları küçük ipek kumaşlar içerisinde poşetleyerek müşterilerine numune olarak gönderir.  İpek kumaş içerisinde göndermesinin nedeni, kendi çay markasına müşterilerinin ilgilerini çekmektir. Bu isteğine ulaşır. Ancak, restoranlar Sullivan'ın amacını kestirememiş, hatta bazıları bunun ipek bir kumaş olduğunu bile anlamamış ve poşetleri direkt olarak çaydanlığın içerisine koymuşlardır.  Artık, çaydanlık temizlemekle fazla uğraşmaları gerekmediğini gördüklerinden de poşetli çay hoşlarına gitmiştir.

45 45

46 46  Bunun üzerine restoranlardan Sullivan'a sipariş yağar.  İpekli kumaş pahalı olduğundan Sullivan yeni siparişlerde artık tül kullanır. Böylelikle ilk poşet çaylar doğmuş olur.  Daha sonraları İngiliz Tetley firması bu uygulamayı daha ticari bir ürün haline getirmiş ve 1953'den itibaren bugün kullandığımız anlamda poşet çaylara benzer çayları pazarlamaya başlamıştır.  Thomas Sullivan böyle bir sorunla karşılaşmış ve bu sorunu kendi hedefi doğrultusunda çok iyi kullanmıştır. Adeta bir fırsata çevirmiştir.

47 47

48 48  Sorun olarak nitelendirdiğimiz birçok şey karşımıza mucize olarak geri çıkabiliyor. Yeter ki, biz buna inanalım ve onları sorun olmaktan çıkarıp işimize yarar hale getirelim.  Sorunlar hayatın bir parçasıysa biz de onları kabul edip işimize yarar fırsatlara çevirebiliriz.  Birçok sebepten dolayı kötü gittiğini, bize problem çıkardığını düşündüğümüz her şeyi, biz de fırsatlara dönüştürebiliriz.  Sorun olarak görünen her şeyin arkasında unutmayın ki mutlaka sizin için özel gizlenmiş hediye paketleri bulunmaktadır. Bunları açmayı ihmal etmeyin. Böylece şikâyet etmekten kurtulursunuz.  Bunun için en önemli örnek emekleyen bir çocuğun yürüme çabası.  Yürümeye başlayıncaya kadar kaç kez düştüğü ve her seferinde yeniden denemesi.  Çünkü korkusuzca denemeye devam etmesi.  Sorunlar düşündürür, duygular fırsata döndürür.

49 49

50 50  Neuro Linguistic Programming ya da kısaca NLP, düşünme, dil ve davranış süreçlerini inceleyerek, hedeflere erişmek amacıyla onların nasıl en etkin kullanılacağını öğreten bir çalışma alanıdır.  NLP, her zaman istediğiniz sonuçlara ulaşabilmeniz için gereken mükemmelliği irdelemenize ve yeniden oluşturmanıza olanak sağlayan bir yöntemdir.  NLP insanların zihinlerini değiştirerek yaşamlarını değiştirebileceklerinin keşfedilmesidir. 1970'lerin başında bir matematikçi, bir bilgisayar uzmanı ve bir dil bilimci tarafından üç psikoterapisti modellemeleriyle ortaya çıkmıştır.  NLP başlı başına pozitif bir düşünce sistemidir,  NLP mükemmelliğin bilim ve sanatıdır,  NLP kişinin kendisiyle ve diğer insanlarla iletişimidir,  NLP beynin kullanma kılavuzudur,  NLP başarının teknolojisidir.

51 51

52 52  Neuro (Sinir Algı);  Yaptığımız her davranış ve düşüncenin kaynağı sinir sistemimizdir. Sinir sisteminin temeli de beş duyumuzdur (görme, duyma, dokunma, tat ve koku alma) ve bunlar düşünme biçimimizle ilgilidir.  NLP’nin en çok üzerinde durduğu konu nörolojik süreçlerin etkinliğini artırmak ve onu yönetebilme becerisi kazandırmaktır. Beyin ve vücut bir sistem olmakla beraber aralarındaki ilişki NLP’nin temelini ortaya çıkarır.  Linguistic (Dil - İletişim);  Dil; kişinin kendisi ve diğer insanlar ile olan iletişimini içermektedir. Kişinin kendi kendine söylediği olumlu veya olumsuz sözler davranışlarına yansımaktadır, yani kendi iç iletişimimizde de dili kullanırız.  Dil olmadan düşünceyi zihinimiz de canlandıramayız ve insanlarla iletişim kuramayız. Dili kullanma biçimi, insan kimliğinin ve düşünce biçiminin dışavurumudur.  İnsanın duyu organlarıyla aldığı mesajlar sinir sistemi için bir dil teşkil etmekte ve bundan dolayı da deneyimler; sözcük, kelime ve sesle anlamlandırılmaktadır.

53 53  Programming (Programlama);  Programlama, İstediğimiz ve belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için iletişim ve sinir sistemimizi organize etmektir. Bütün davranışlar bir tür yapı ve kalıp içerisinde oluşmaktadır. Sahip olduğumuz duygu, düşünce ve davranışlar bu programlara göre anlam kazanmaktadır.  Programlama, davranışlarımızla ilgili bir süreçtir ve değiştirmek istediğimiz davranışlarımızı yeniden programlayabilir, geliştirebilir ve zenginleştirebiliriz. Kısaca kendimizi başarıya ve mutluluğa götürecek biçimde programlayabiliriz.

54 54

55 55  Zihnin bedeni nasıl etkilediği ya da duygu ve düşüncelerin hedefe yönlendirildiğinde neler yapılabileceğini aşağıda ki örnekle özetleyebiliriz.  Hayal edin; söğüt ağacı yaprağına alerjiniz var. Dokunduğunuz anda cildiniz kabarıyor, kızarıyor, deli gibi kaşınmaya başlıyor.  Bunun üzerine doktora gidiyorsunuz ve doktor size bir alerji testi yapıyor. Önce gözlerinizi sıkıca bağlıyor. Ardından sağ kolunuza söğüt yaprağı sol kolunuza ise dut yaprağı süreceğini söylüyor. Ve testi uyguluyor.  Tabii sağ kolunuz hemen kaşınıp yanmaya başlıyor. Sol kolunuzda ise her şey normal.  Ama gözlerinizi açtığınızda doktor sürprizi açıklıyor: “Aslında kaşınan kolunuza dut yaprağı sürmüştük, alerjik olduğunuz söğüt yapraklarını ise sol kolunuza sürdük!”  Buradan da anlaşılacağı gibi, beyin gücümüzü nasıl yorumlarsak ve nasıl telaffuz edersek hedefe yönelik aksiyonlarımız ve projelerimiz o denli hızlı ve pozitif yönde gelişim göstermektedir.

56 56

57 57  İçinde bulunduğumuz 21.yüzyıl içinde ülkenin ve dünya ekonomisinin gidişi, politik hayatın belirsizlikleri, çarpık kentleşme ve yetersiz altyapı imkânları, teknolojik değişikliklerin değişime uğrattığı yaşam tarzı, alışkanlıklar ve kuşaklararası çatışma, zor, rekabetçi, aşırı çalışmaya dayalı endüstriyel yaşamı gibi nedenler, çağımızın hastalığı olarak görülen stresin insanları tehdit eden bir büyük tehlike olarak belirmesine yol açmaktadır.  İnsanın stresli bir durum karşısında kan basıncının yükseldiği, kalp atışlarının hızlandığını, kas geriliminin arttığını ve solunumunun düzensizleştiği biliniyor. Sebep ise hormonlar ve vücut kimyasalları.  Bu maddeler insanda baş ağrılarından kalp krizine kadar her türlü fiziksel hastalığı tetikleyebilecek kadar güçlüdür.  Negatif duygu ve düşüncelerin sağlığa olumsuz etkileri ortada. Peki pozitif duygu ve düşünceler de olumlu yönde etkili oluyor mu? Bilim adamları “evet” diyor; “Zihin gücü hastalıkların tedavisinde kullanılabilir!”

58 58  İş Stresinin Neden ve Sonuçları ;  Çevresel Nedenler ;  Fiziki, teknik, genel ortam  Bireysel Nedenler ;  Geçimsizlik, aile, ölüm, boşanma, parasızlık, iş tecrübesi, kişilik, yaş, cinsiyet, toplumsal ekonomik statü  Örgütsel Nedenler ;  Görev, rol, yapı, katılma, liderlik, kurallar

59 59

60 60  İş Stresinin Neden ve Sonuçları ;  Fizyolojik Sonuçlar ;  Baş ağrısı, kalp, tansiyon  Psikolojik Sonuçlar ;  Uyku bozukluğu, depresyon, tatminsizlik  Davranışsal Sonuçlar ;  Dalgınlık, kaza, alkol  Örgütsel Sonuçlar ;  Devamsızlık, performansta azalma

61 61  İşle ilgili stresi önlemeye ve azaltmaya yönelik yöntemler bireysel ve örgütsel olarak iki başlık altında toplanabilir.  BİREYSEL YÖNTEMLER  Bireysel olarak stresten uzaklaşmak için birçok insan farklı yöntemler kullanmaktadır. İş hayatında veya iş dışında gerilimi azaltıcı bazı tedbirleri almak, kişisel sağlık, verimlilik ve başarı için önemli bir zorunluluktur.  Stresli bir durumla başa çıkmaya çalışırken kişinin kendisine olumsuz şeyler yerine, olumlu ve mantıklı şeyler söylemesinin yararlı etkisi olur. Olaylar karşısında gösterilen olumsuz tutumlar, kişinin kendine söylediği olumsuz sözler, o olay sırasında hissedilen gerginliği artırmaktadır. Bunun için;  Gevşeme Teknikleri,  Zaman Yönetimi,  Etkili İletişim,

62 62

63 63  İşle ilgili stresi önlemeye ve azaltmaya yönelik yöntemler bireysel ve örgütsel olarak iki başlık altında toplanabilir.  ÖRGÜTSEL YÖNTEMLER Bunun için;  Sosyal Destek,  Duygusal İklimi Kontrol,  Stres Yönetimi Eğitimi,

64 64  Stresten uzaklaşmak için yapabileceklerimiz özetle şunlardır; 1)Olumlu alışkanlıklar edininiz, 2)Ayrıntılarla uğraşmayınız, 3)Günlük, haftalık, aylık yapılacak işleri sıraya koyarken önce zor ve sevimsiz işlere öncelik vererek onları bitirmeye çalışınız, 4)Aşırı mükemmeliyetçilikten kaçınınız, 5)Yorucu ve zor işleri sabah saatlerine bırakınız, 6)İşinize konsantre olunuz, 7)Dinlenmek için de kendinize zaman ayırınız, 8)Bütün gününüzü işle doldurmayınız, 9)Televizyonun esiri olmayınız. Program seçiniz, 10)Kendinize ve ailenize de zaman ayırınız, 11)Yıllık tatile çıkınız, 12)Her gün yarım saat önce uykudan kalkmayı deneyiniz, 13)Planlamaya önem veriniz.

65 65

66 66  Zihinde canlandırma, zihinde olayları yaşıyormuş gibi prova etmektir. Zihinde canlandırma yaparken, herhangi bir deneyimi yaşıyormuş gibi beş temel duyu organımızı kullanırız.  Deneyimi görür, işitir, dokunur, hisseder, koklar ve tadarız. Bu duyguların belli bir uyum içinde, gerçekmiş gibi yapılanması iç referanslarımızı oluşturur.  Herhangi bir sporcuyu izledikten sonra hayran olup hareketlerini taklit ettiğiniz olur mu? Onun gibi yürüyor, vücudunuzu onun gibi kullanıyor, ses tonunu bile taklit ediyorsunuz. Raketi onun gibi açıyor, serbest atış yaparken topu onun gibi yere vurup potaya atıyorsunuz. Onun gibi şut atıyor, top sürüyor, servis atıyor, pas veriyorsunuz. Bunları zihninizde mükemmel yapıyor ve zihninizde hayranlık duyduğunuz sporcuyla özdeşleşiyorsunuz.  Zihnimiz de aynı sistemle çalışır. Hiç oynamadığınız bir rakiple zihninizde oynayabilir, kendinizi çeşitli duyumlar ve değişik şekillerde hayal ederek bir iç deneyim kazanabilirsiniz. Zihin, çeşitli resimler oluşturarak, hiç yaşanmamış bir deneyimi yaşamış gibi algılar.  Zihinde canlandırma çalışmasının önceliği, resimlerle düşünmedir.

67 67  İnsan hayatında fark yaratan üç önemli kriter;  Yetkinlik,  Hedef,  Motivasyon,  Bu üç kavramı hayatın içinde şu örnekle bütünleştirebiliriz.  Futbolcuların çok iyi antrenmanla ve yatırımla, disipline edilmiş bir çalışma düzeni ile iyi bir futbolcunun gerektirdiği YETKİNLİKLERE sahip olması çok mümkün.  Sahaya çıktıklarında iyi bir ekip, harika bir futbol, hedefe kilitlenmiş futbolcular ve HEDEFE ulaşmaya odaklanmış oyuncular takımı bulabilirsiniz.  Bunların içinde sıra dışı bir performans sergileyen birkaç futbolcu ortaya çıkabilir. Olağanüstü performans, etkileyici ve şaşırtıcı olabilir. Bu kişilerin diğerlerine göre ortaya koyduğu fark nedir?  Yetenek kesinlikle…, çok istemek daha çok istemek evet…. hedefe kilitlenmek evet…..  Ancak en önemli sözcük ise MOTİVASYON olacaktır.

68 68  5 ( Kafa dik pozisyonda, sırt düz durumda, gözler karşıya bakıyor)  4 ( Çene eğik, gözler yukarıya doğru bakıyor )  3 (Gözler kapalı, bedensel gevşeme; dil, çene, omuz, kalça )  2 ( Gözler kapalı, zihinsel gevşeme )  1 ( Temel seviye alfa; kendi kendini hipnoz etme )

69 69

70 70 Teşekkür ederim... Teşekkür ederim... Hakan DURAN NOVAGENİX


"1 Hakan DURAN 26/27 Mart 2014 İŞ YERİNDE YÜKSEK MOTİVASYON EĞİTİMİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları