Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ENFORMETRİ ÇALIŞMALARI VE 2008, 2009,2010,2011 YILLARINDA OCAK AYLARINDA HÜRRİYET GAZETESİNİN WEB SÜRÜMÜNDE ELE ALINAN KONULARIN AĞIRLIK DÜZEYİ Yasin YEL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ENFORMETRİ ÇALIŞMALARI VE 2008, 2009,2010,2011 YILLARINDA OCAK AYLARINDA HÜRRİYET GAZETESİNİN WEB SÜRÜMÜNDE ELE ALINAN KONULARIN AĞIRLIK DÜZEYİ Yasin YEL."— Sunum transkripti:

1 ENFORMETRİ ÇALIŞMALARI VE 2008, 2009,2010,2011 YILLARINDA OCAK AYLARINDA HÜRRİYET GAZETESİNİN WEB SÜRÜMÜNDE ELE ALINAN KONULARIN AĞIRLIK DÜZEYİ Yasin YEL Özlem ERVEN Merve KESKİN Gülcan BONCUKCU

2 1. Enformasyon İlim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte bir kaynaktan çıkan bilgi başkaları tarafından zaman kaybedilmeden kullanılmak istenmesi, haberleşme ve ona konu olan enformasyonun önemini arttırmıştır. Bu kadar önemli bir araç haline gelen enformasyon nedir sorusunun en basit cevabı, enformasyon istenen veya aranan bilgidir. Enformasyonun iki önemli özelliği vardır. Birincisi, bilginin varlığı ve onun aranması veya istenmesidir. İkincisi ise enformasyonun problem çözücü olmasıdır (İskeçeli, 1971, s.93). Burada önemli olan enformasyonun soruna çözüm getirmesidir. Enformasyonun sorununa çözüm getirilebilmesi için öncelikle bilginin istenmesi ve aranması gerekmektedir.

3 2. Enformetri Enformetri, kütüphanecilik ve enformasyon teorisi, matematik ve istatistiğin bileşimidir. Bir bileşim olmasına rağmen bu üç bilim dalının her birinden bütünüyle farklıdır (Gökkurt, 1991, s.215 ). Çeşitli sayısal tekniklerin kütüphanecilik, dokümantasyon ve enformasyon biliminin kurumsal çalışmalarına uyarladığı bilim dalıdır. Enformetri bibliyometri ve bilimetrinin bir türevi olarak doğmuştur yılında yoğun olarak üzerinde tartışılmaya başlanan bir disiplindir. Terim kütüphanecilik, dokümantasyon ve enformasyon biliminde sayısal tekniklerin kullanım bütünlüğü düşünülerek ilk defa 1980 yılında Prof. Otto Nacke tarafından ortaya atılmıştır (Gökkurt, 1994, s.55) yılında Bangalero’da düzenlenen Üçüncü Enformetri Konferansında enformetri, jenerik terim olarak anılmış genelde enformasyon sürecinin ‘ Özelde dokümanların, belirli özelliklerini analiz etmek ve incelemek için çeşitli ölçümlerin kullanılması ve geliştirilmesi’ olarak tanımlanmıştır ( Gökkurt, 1997, ss.82-83).

4 1991 yılında tamamladığı Enformetri: Bir Tanıtım Denemesi başlıklı makalesinde Gökkurt, konunun önemini şu sözcüklerle dile getirmiştir: Bu genel yaklaşım ışığında enformetri, kütüphane ve enformasyon sistemlerine ilişkin istatistiklerden bütünüyle farklı olduğu için bu tür istatistikler, kütüphanelerin işlevlerinin nitelenmesine yönelik verileri düzenler, kaydeder, grafik çizimler yapar, büyüklükler arasında kimi ilişkileri bulmaya çalışır. Ama çeşitli değişkenlerin yorumlarına açıklık getirmez, ilişki parametrelerin ölçümünü yapamaz. Enformetri, istatistik yöntemlerini kütüphanecilik ve enformasyon biliminin kuram ve sorunlarına uyarlandıktan sonra kullanılabilir. Kütüphanecilik ve enformasyon kuramına matematiksel bir yaklaşımda bulunabilir. Enformetri matematiksel kesin davranış kalıplarından sapmalar oluşturan rassal etkileri hesaba katarak enformetrik parametrede denilen enformasyon ilişkilerinin katsayılarına uygun sayısal değerleri tahmin eder (s.215)

5 Enformetri, üretilmiş ve biriktirilmiş bilginin taşıyıcısı olan bütün biçimleriyle bilgiyi talep eden kullanıcılar arasında oluşan ilişkilerin sayısal çözümlemesi olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda enformetriyi kütüphanecilik, dokümantasyon ve enformasyon biliminde matematik ve istatistiğin uyarlanmış tekniklerinin kullanıldığı bilimsel alan olarak görebiliriz. İstatistik bir bilim dalı olarak enformetrinin iki temel yapısından birini oluşturur. Enformetrik analiz ve yasaların anlaşılabilmesi ve gündelik yaşama uygulanabilmesi için istatistik kavram ve tekniklere genel bir giriş yapmak zorunludur (Gökkurt, 1992, s.18).

6 3. Metrik Çalışmalar ‘Bibliyometri’, ‘enformetri’, ‘bilimetri’ ve ‘librametri’ terimleri sırasıyla bibliyografya, enformasyon, bilim ve kütüphane biliminin ‘metri ( metrics) ‘ terimiyle birleşmeleri sonucu ortaya çıkan kavramlardır. Literatürde zaman zaman bu kavramlardan biri diğeri yerine kullanılabilmektedir. Kütüphane ve enformasyon biliminin uygulama ve yaklaşımından kaynaklanan farklılıkları nedeniyle her biri kendine özgü bazı nitelikler taşımaktadır. Bu nedenle çalışmada ‘ bilginin dört metrisi ’ üzerinde ayrı ayrı durulması uygun görülmektedir (Gökkurt, 1994, s.54).

7 3.1.Bibliyometri Sayısal tekniklerin bilim konularıyla ilgili kitap ve diğer bilgi kaynakları üzerinde uygulanmasıyla ilgili bilim dalıdır ( Gökkurt, 1994, s.54). Bibliyometri ilk defa 1969 yılında kullanılmıştır. Terminolojiyi 1969 yılında girmesine rağmen konu ile uygulamalar 1980 li yıllarda başlamıştır. Bu çalışmaların bibliyometri teriminden önce ‘ istatistiki bibliyografya’ başlığı altında yer aldığı yada çoğunlukla belirli bir terim ile ifade edilmediği görülmektedir (Gökkurt, 1994, s.54). Bibliyometri, yayınların ya da belgelerin yazar, konu, yayın bilgisi, atıf yapılan kaynaklar vb. gibi belirli özelliklerinin niceliksel olarak analizi ile ilgilenir. Elde edilen bibliyometrik verilere dayanarak çeşitli disiplinlerde bilimsel iletişim sürecinin nasıl gerçekleştiği araştırılabilir (Al ve Tonta, 2004, s.19).

8 3.2.Bilimetri (Scientometrics) Bilimlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin sayısal teknikler kullanılarak ortaya konulduğu bilim dalıdır (Gökkurt, 1994, s. 56) yılında Leydesdorff yapmış olduğu araştırma da bilimetri bilim dallarının çözümlenmesiyle ilgilenir ve bibliyometriden yararlandığını vurgulamıştır. Bilimetri ile ilgili göstergelerin araştırmaların değerlendirilmesinde kullanılması 1960 ve 1970’li yıllarda ABD’ de başlamıştır. Daha sonraları birçok Avrupa ülkesinde de benzer çalışmalar yapılmıştır (Al, 2008, s.25’de aktarıldığı gibi) yılında Wolfram yaptığı araştırmada bilim politikası oluşturma ve geliştirmeye yönelik araştırmalarda bilimetrik çalışmalardan yararlanılmakta olduğunu ifade etmektedir. Çünkü bilimetri araştırmalarının niceliksel çözümlemelerinden edinilen verilerle somut önerilerde bulunmak mümkündür. Gelişmiş ülkelerde bilim politikaları geliştirilirken bilimetrik araştırmalardan elde edilen bulgular dikkate alınmaktadır (Al, 2008, s.25).

9 3.3.Librametri (Librametrics) Derme, personel, kullanıcı gibi kütüphane öğeleri ve çeşitli kütüphane işlemlerinin sayısal analizidir (Gökkurt, 1994, s.57) yılında Sengupta tarafından yapılan araştırmada Librametrics terimi ilk defa 1948 yılında Ranganathan tarafından kullanıldığı vurgulanmıştır. Bu terim kütüphanecilik alanında sorunları gidermek için çıkarılmış olan bir yöntemdir. Bu yönteme örnek verecek olursak, kütüphaneden bir yılda alınan ödünç materyal sayısı bu analizle saptanabilir. Bu alan kütüphanenin 5 temel unsurundan 3 tanesine uygulanmasıyla birlikte ayrıca kütüphanenin hizmet birimlerine de yoğunlaşmaktadır (Gökkurt, 1994, s.57’de aktarıldığı gibi)

10 3.4.Webometri Almind ve Ingwersen 1997 yılında, webometri en basit ifadeyle enformetrik yöntemlerin World Wide Web’e uygulanmasıdır şeklinde tanımlamıştır (Al, 2008, s. 25’ de aktarıldığı gibi). Björneborn 2004 yılında, webometri web bilgi kaynakları yapıları ve teknolojilerinin oluşturulması ile kullanımının bibliyometrik ve enformetrik yaklaşımlarla nicel olarak çalışılmasını sağlamaktadır. Webometri araştırmalarının başlıca dört alanda gerçekleştirildiğini söylemektedir. Web sayfalarının içerik analizi, Web bağlantılarının analizi, Web kullanım analizleri (örneğin log dosyalarının incelenmesi sonucu kullanıcıların arama ve tarama davranışlarına ilişkin bilgi edinilmesi), Web teknolojisinin analizidir (örneğin arama motorlarının performansının incelenmesine yönelik çalışmalar) (Al, 2008, ss ’da aktarıldığı gibi). Björneborn 2005 yılında, sadece bilgibilim alanı değil, iletişim, istatistik ve bilgisayar bilimleri gibi pek çok farklı alanın webometrik araştırmalarla ilgilendiğini ifade etmektedir (Al, 2008, s. 26’ da aktarıldığı gibi).

11 3.5.Sibermetri Björneborn ve Ingwersen 2004 yılında, webometriye yakın bir kavram olarak gösterilen sibermetri enformetrik yaklaşımların bütün Internet ortamına uyarlanmasıyla ilgilidir. Bu nedenle web dışında tartışma gruplarının faaliyetleri, elektronik posta üzerinden gerçekleştirilen iletişim gibi konular webometriyi de içine alan sibermetrinin çalışma alanlarıdır, şeklinde ifade etmektedir (Al, 2008, s.26’ da aktarıldığı gibi). 4. Enformetri İstatistik İlişkisi İstatistik, bir çok bilim dalıyla etlileşim içinde olan disiplinler arası bir etkinliktir. İstatistik, enformetrinin iki temel yapısın oluşturmaktadır. Enformetrik analiz ve yasaların anlaşılabilmesi ve gündelik yaşama uygulanabilmesi için istastistik kavram ve tekniklerinden söz edilmelidir (Gökkurt, 1992, s.18).

12 5. Atıf analizi (Citation analizi) Alıntının yapıldığı çalışma ile alıntıyı yapan çalışma arasındaki ilişki dilimizde atıf kelimesi olarak tanımlanmaktadır ( Gökkurt, 1997, s. 17) yılın’ da Smith hazırladığı bir çalışmada, literatürde atıf yapmanın temel işlevinin atıf yapan ile atıf yapılan belge arasında bir bağ kurmak olduğu belirtilmektedir şeklinde tanımlamaktadır (Al, 2008, s.19’ da aktarıldığı gibi) yılında tamamladığı Enformetri: Bir Tanıtım Denemesi başlıklı makalesinde Gökkurt, atıf analinizi şöyle tanımlamıştır: Bilimsel bir çalışma, alanında üretilen diğer çalışmların dışında kalmaz. İlgili olduğu konudaki yazın dünyasında yerini alır. Böylece daha sonra yürütülecek çalışmalara temel oluşturabilecektir. Ya da yazarlar, farklı amaçlarla bu çalışmadan yararlanacaklardır. Çalışmanın, herhangi bir kaynağın referans listesinde yer alması, yazarın başvurduğu bu çalışma ile ya da aktarma yaptığı bölüm veya çalışmanın tamamı ile kaynak arasında bir ilişki kurduğunu göstermektedir. Referans listeleri ve dipnotlar, ilişkinin göstergesidir. İşte enformetri, sözkonusu ilişkilerin incelenmesiyle ilgilenir ki, buna ‘ Cıtatıon Analizi’ denilmektedir (s.239).

13 6.Enformetrik Yasalar Enformetrik, yasalar ve modeller, bilgi uzayındaki ampirik çalışmalar ile bulunmuş ve çeşitli düzeyde ölçeklendirmelerle genel eğilimlere ilişkin özel olaylarda test edilmişlerdir (Gökkurt, 1997, s. 77). 6.1.Bradford Yasası S.C. Bradford tarafından 1934 yılında bu yasa, ‘ Bilimsel süreli yayınlar üzerinde belirli bir konuda yayımlanan yazıların dağılımı yasası şöyle ifade edilebilir: Eğer bilimsel süreli yayınlar belli bir konuda yayımlanan makalelerin azalan verimliliklerine göre sıralanacak olursa, bu konuya ayrılmış süreli yayınlar bir çekirdek bölge oluşturur. Bu çekirdek bölgede toplam makale sayısı çekirdek bölgenin makale sayısına eşit birkaç süreli yayın bölgesine bölünebilir. Bu durumda, çekirdek bölgedeki süreli yayın sayısı ve onu izleyen bölgedeki süreli yayın sayısı 1; n; n 2 olarak artacaktır’ şeklinde ifade edilmiştir (Gökkurt, 1997, s. 78’de aktarıldığı gibi). 6.2.Lotka Yasası Lotka yasası, yazıları ile belli bir literatüre katkıları bulunan yazarların, söz konusu katkıyı kaç yazı ile sağladıklarını belirleme olanağı sunmaktadır. Bu da gelecekte yazarlar tarafından o literatüre ne kadar yazı yazılabileceğinin niceliksel olarak tahmin edilebilmesi imkanını pratikte sağlamış olur (Yılmaz, 2002, s. 62).

14 6.3.Zipf Yasası 1981 yılında hazırladığı Empirical and Theoretical Base’s of Zipf Law başlıklı yazısında Ronald Zipf yasasını şöyle tanımlamıştır: Bibliyometrik olarak en fazla üstünde durulmasına rağmen köken olarak sayısal dil bilimden kaynaklanan bir yasadır. Bu yasanın geniş bir uygulama alanı vardır. Zipf yasasının sözel formu: ‘ Doğal dilde yazılmış herhangi bir metin ya da metin parçasında kullanılan bir kelime ve kelime grupları toplamı belirli bir küme olmak üzere metin içinde kullanılan kelimeler, kullanım sıklık sayılarına göre azalan düzeyde sıralanacak olursa, her bir kelimenin sıra sayısı (2., 3.,.. n., ) ile kullanımsıklık sayısı çarpımı sabit olup bu metin için aynı olacaktır’ ( Gökkurt, 1997, s.82’de aktardığı gibi). 7. Enformetrik Modeller 7.1.Leimkuhler Modeli Leimkuhler Modeli, Bradford’un sözel formulasyonu üzerinde kurulan bir modeldir. F.F. Leimkuhler ‘’ Bradford Dağılımı ‘’ başlıklı makalesinde yasanın yeni bir biçimde ortaya konmasını savunmuş, sözel formülasyonu logaritmik bir fonksiyon olarak ispatlamıştır (Gökkurt, 1997, s. 89’da aktarıldığı gibi).

15 7.2.Brookes Modeli Bradford’un grafik formülasyonu, B. C. Brookes tarafından ‘ Bradford Yasası ve Bilim Bibliyografyası ’ başlıklı makalesinde ilk kez yorumlanmış ve bir fonksiyon olarak ortaya konmuştur. Fonksiyon logaritmik bir fonksiyon olup frekans-sıralama türünde dağılımı gösterir (Gökkurt, 1997, s. 91’de aktarıldığı gibi) Price Modeli ve ‟ Başarı Başarıyı Besler ’’ İlkesi, 1963 yılında hazırladığı Little Science Big Science, adlı eserinde Price, price modelini söyle açıklamıştır: Price modeli, istatistiksel açıdan ‟ Birikimli Avantaj Dağılımı ’’ olarak bilinmektedir. Derek de Solla Price, bilgi kuramı ve bilim felsefesine ilişkin görüşlerini ‟ Little Science, Big Science ’’ 1963 yılında hazırlamış olduğu eserinde bu ilkeyi ortaya koymuştur. Price’nin enformetrik açıdan en önemli çalışması 1976 yılında yazmış olduğu ünlü makalesi ‟ Bibliyometrik ve Diğer Birikimli Avantaj Süreçlerinin Genel Teorisi ’’ dir. Model bilgi üretim sürecinde bilgi kaynakları ve bilgi varlıklarının üretim-büyüme-kullanım olasılıklarının formülasyonu üzerine kurulmıştur. Formülasyon ‟ BAŞARI BAŞARIYI BESLER ’’ ilkesinin matematiksel olarak ortaya konuluşu ve atıf verisine uyarlanmasıdır (Gökkurt, 1997, ss.92-93).

16 /80 (Yirmiye Seksen) Kuralı Bilgi üretim sürecinin temsil ettiği herhangi bir somut küme ya da işlemler bütünü (Örneğin bir konuda yazılmış makaleler bibliyografyası) ele alındığında kaynakları ile varlıkları arasındaki ilişkilerin özel bir türü gözlenebilir. Bilgi kaynakları ürettikleri/sahip oldukları/taşıdıkları bilgi varlıklarına göre azalan verimlilik düzeninde sıralandıklarında en önemli kaynakların %20’si, tüm bilgi varlıklarının %80’ni içerir. Bilgi üretim sürecinin üzerinde varlık ve kaynak ilişkisinin bu özel düzenleniş biçimine 20’ye 80 kuralı denir (Gökkurt, 1997, s. 94). 7.5.Rescher Kuralı Rescher Kuralı, bilgi üretim sürecinin çok özel bir ilişki türü olan bilgi kaynaklarının büyümesi üzerinde yapılan bir incelemeyle ortaya konulmuştur. Bu kuralın amacı, yayın sayısındaki büyümenin, bilginin kalite ve kalitesine bağlı olarak gelişmesi üzerinde etkisini ya da ilişkisini incelemektir ( Gökkurt, 1997, s. 95).

17 III. BÖLÜM: BULGULAR VE DEĞERLENDİRMELER Bu araştırmada Hürriyet Gazetesi’nin 2008, 2009, 2010, 2011 ocak aylarının konu ağırlık düzeyleri incelenmiştir. Değerlendirme sonuçları SPPS 16.0 paket programı yüklenerek incelenmiştir. Değerlendirme ölçütleri sonuç ve bulgular aşağıda verilmiştir. III. 1. Hürriyet Gazetesi’ nin Ocak Aylarının Konu Dağılımının Değerlendirilmesi III Ocak Aylarının Siyaset Konu Dağılımı Hürriyet Gazetesi’ nin web sayfasına girildiğinde, arşivden yıl ve ay sınırlaması yapılarak açılan web sayfası üzerinden siyaset ile ilgili olan haberlere ulaşılabilmektedir. Kullanıcıların web sayfasından yararlanılarak aradığı haber ve erişmek istediği konuya sayfadan kolayca ulaşımı sağlanır. Tablo 1’ de ocak aylarının siyasetle ilgili haberlerine yönelik verileri yer almaktadır.

18

19 III.1.2. Ocak Aylarının Magazin Konu Dağılımı Hürriyet gazetesi’ nin web sayfasında magazinle ile ilgili genel bir başlık bulunmaktadır. Bu başlık altında, ilgilenen kullanıcılar istedikleri tüm magazin haberlerine yıl, ay, gün sınırlaması yaparak ulaşabilmektedir. Araştırma 2008, 2009, 2010, 2011 yıllarının ocak ayı sınırlaması yapılarak incelenmiştir. Tablo 2’de ocak aylarının magazinle ilgili haberlerine yönelik veriler yer almaktadır.

20

21 III Ocak Aylarının Teknoloji Konu Dağılımı Teknoloji, günümüz ihtiyaçlarına ayak uydurmak için sürekli gelişim gösteren bir alandır. Hürriyet Gazetesi’nin web sayfasında teknoloji adı altında bir başlık bulunmaktadır. İlgili olanlar bu başlık altında erişmek istediği habere ulaşabilmektedirler. Tablo 3’ de ocak aylarının teknoloji ile ilgili haberlerine yönelik veriler yer almaktadır.

22

23 III.1.4 Ocak Aylarının Kültür- Sanat Konu Dağılımı Yeni çıkan yayınlar, vizyona giren filmler, festivaller, çeşitli sergiler gibi kültürel etkinliklerin yer aldığı haberleri kapsamaktadır. Gazetenin web sayfasına ulaşıldığında kullanıcıların kültür-sanatla ilgili yukarıda sayılan etkinliklerden haberdar olması mümkündür. Hürriyet gazetesinde son 4 yıl ocak ayında çıkan haberlerle aşağıda ki tabloda incelenecektir. Tablo 4’ de ocak aylarının kültür-sanat ile ilgili verileri yer almaktadır.

24

25 III Ocak Aylarının Ekonomi Konu Dağılımı Ertek’in aktardığı ‘ insanların sınırsız isteklerinin sınırlı kaynaklarla en iyi nasıl ilişki kurulacağını inceleyen ekonomi gereksinimlerden dolayı sürekli ilgi duyulan bir alandır ( Ertek, 2009, s.1). bu gereksinimden dolayı hürriyet gazetesi web sayfasında ekonomi adı altında bir başlık bulunmaktadır. Tablo 5’de ocak aylarının ekonomi ile ilgili haberlerine yönelik veriler yer almaktadır.

26

27 III.1.6. Ocak Aylarının Dünya Konu Dağılımı Türkiye’nin diğer ülkelerle arasındaki ilişkilerini, farklı ülkelerde Türkiye ile ilgili yaşanan olayların gelişmelerin yanı sıra diğer ülkelerin birbirleriyle arasındaki haberleri de kapsamaktadır. Tablo 6’da ocak aylarının dünya ile ilgili haberlerine yönelik veriler yer almaktadır.

28

29 III.1.7.Ocak Ayının 3. Sayfa Haberlerinin Konu Dağılımı Aile içi geçimsizlik, şiddet, kaza, intihar, cinayet, hırsızlık, gasp, doğal afetler gibi başlıklar 3. Sayfa haberlerine konu olmaktadır. Okuyucular Hürriyet Gazetesi’nin web sayfasından 3.sayfa haberlerine girerek içerdiği konulara ulaşılabilmektedir. Tablo 7’de Ocak aylarının 3. Sayfa haberleriyle ilgili haberlere yönelik veriler yer almaktadır.

30

31 III.1.8.Ocak Ayının Spor Konu Dağılımı Spor, ülkeyi uluslar arası düzeyde tanıtıma yardımcı olur. Her bölgenin coğrafi özelliklerine göre spor alanları farklılık gösterir. Spor, yapıldığı bölgenin ekonomisine katkı sağladığı için önem ifade etmektedir. Tablo 8’de ocak aylarının spor ile ilgili haberlerine yönelik veriler yer almaktadır.

32

33 III Habercilerin Cinsiyet Dağılımı Tablo 9’da Ocak aylarındaki habercilerin cinsiyetlerini gösteren frekans tablosu verilmiştir.

34

35

36

37 Tablodaki veriler bakıldığında Ege Bölgesi’nde en çok haber bay 13(%65) tarafından yapılmıştır. Ege 13(%65), Marmara 8(%50), Karadeniz 5(%56), Doğu Anadolu 8(%50), Türkiye 6(%75) verilerinden de anlaşılabileceği gibi en fazla haber baylar tarafından yapılmıştır. İç Anadolu Bölgesi’nde ise bu oranların birbirine eşit olduğu görülmektedir. Bayanların 4(%50), baylardan 2(%50) daha çok haber yaptığı tek ülke ise Almanya’dır. Bütün bölgelerde habercilerin daha çok bay olmasına rağmen Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde bu oran daha da artmıştır. Bu durum Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki siyasi karmaşıklıktan dolayı habercilerin bayan olmasını engellemektedir.

38 III Cinsiyet - Haber Kaynağı Habercilerin cinsiyeti ile haber kaynağının karşılaştırılması ile oluşturulan tablo aşağıda gösterilmiştir. Bu tabloda haberin kaynağının yerli, yabancı, karma olup olmadığı ve haberlerin bay mı bayan mı tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Tablo 13’de cinsiyetle haber kaynağının verileri yer almaktadır.

39

40 IV. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER IV.1 SONUÇLAR Araştırmada Hürriyet Gazetesi’nin 2008, 2009, 2010, 2011 yıllarının Ocak ayı konu dağılımının enformetrik analizi yapılmıştır. Siyaset, Ekonomi, Magazin, Spor, 3.sayfa haberleri, Dünya, Teknoloji, Kültür-Sanat konu başlıkları oluşturularak inceleme sınırlandırılmıştır. Dolaysız gözlem tekniğinden yoğun gözlem tekniği uygulanarak oluşturulmuştur. Gazete incelemesi sonucunda elde edilen bulgular şu şekilde sıralanmıştır:  ″ Siyasetle ilgili haberler genellikle yıllara göre farklılıklar göstermektedir″ varsayımı yapılan inceleme sonucu doğrulanmıştır. Ocak ayına yönelik Türkiye’de siyasi olaylar yapılan faaliyetler sonucu değişiklik göstermektedir.  ″Magazin ile ilgili haber oranı her yıl artmaktadır″ hipotezi yapılan çalışma sonucunda doğrulanmıştır. Magazinsel olayların haberleri günümüze yaklaştıkça artış göstermektedir. Buna bağlı olarak insanların magazin haberlerine daha fazla ilgi gösterdikleri anlaşılmaktadır.

41  ″Güney Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde haberler baylar tarafından oluşturulmaktadır″ varsayımı yapılan incelemeler sonucunda doğrulanmıştır. Doğu bölgesinde yaşanan terör olayları bayan habercilerin işini yapmalarını engellemiş olabilir.  ″Ekonomi ile ilgili haberler yıllara göre büyük farklılıklar göstermektedir″ varsayımı yanlışlanmıştır. Araştırma sonucunda Ekonomi ile ilgili haberler yıllar arasında ciddi bir değişim olmadığı ortaya çıkmıştır.  ″Marmara Bölgesi’nde haberler bayanlar tarafından yapılmaktadır″ varsayımı yapılan inceleme sonucunda yanlışlanmıştır. Çıkan sonuca göre Marmara Bölgesi’nde haberlerin baylar tarafından, İç Anadolu ‘da ise bayanların oluşturduğu görülmüştür.  ″Spor ile ilgili haberlerin ağırlığı yıllara göre farklılıklar göstermemektedir″ varsayımı kısmen doğrulanmıştır. Bu oranın sadece 2008 yılında değiştiği görülürken, diğer yıllarda büyük farklılıklar görülmemektedir.

42  ″Üçüncü sayfa haberleri toplumu yakından ilgilendiren konuları içerdiği için yıllar arasında pek fazla farlılıklar görülmemektedir″ varsayımı doğrulanmıştır. Hemen hemen her gün bu konu başlığında haberler çıkmaktadır.  ″Habercilerin büyük bir kısmını baylara oranla baylar oluşturmaktadır″ varsayımı doğrulanmıştır. Hürriyet Gazetesi’ndeki habercilerin büyük bir kısmını baylar oluşturmaktadır.  ″Yerli haberler baylar tarafından yapılırken yabancı haberleri bayanlar yapmaktadır″ varsayımı doğrulanmıştır. Yabancı ülkelerde bayanların daha rahat olması ve siyasi karışıklıkların olmaması bayan habercilerin sayısının artmasına neden olmuş olabilir.  Yapılan inceleme sonucunda Teknoloji haberleri düzenli bir şekilde çıkmamaktadır. Çünkü bu alan uzun uğraşlar gerektiren çalışmaları içerir.  Yapılan inceleme sonucunda kültür-sanat haberleri 4 yılın Ocak ayında düzenli bir şekilde çıktığı gözlenmiştir. Bu tür haberlerin çıkış tarihleri daha önceden belirlenerek oluşturulduğu sonucu çıkarılabilir.

43 IV. 2 ÖNERİLER Yapılan çalışma sonucunda önerilerimiz şu şekilde sıralanabilir:  Bilgi çağında enformetrik çalışmaları içeren ve bu alanla ilgilenenlere kolaylık sağlayacak materyaller verilmelidir.  Enformetrik çalışmaların hangi alanlara ne gibi yararlar sağlayabileceği üzerinde durulmalıdır.  Gazetelerin web sayfalarındaki konu dağılımlarına yönelik enformetrik çalışmalar yapılmalıdır.  Enformetrik çalışmaların yapılabilmesi için enformetrinin ilgili olduğu alanlar, modeller, yasalar ve uygulama alanları üzerinde önemle durulmalıdır.  Türkiye’de enformetrik çalışmalara önem verilmeli ve bu alanda eksikliği giderecek araştırmalar yapılmalıdır.

44 TEŞEKKÜR EDERİZ


"ENFORMETRİ ÇALIŞMALARI VE 2008, 2009,2010,2011 YILLARINDA OCAK AYLARINDA HÜRRİYET GAZETESİNİN WEB SÜRÜMÜNDE ELE ALINAN KONULARIN AĞIRLIK DÜZEYİ Yasin YEL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları