Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İnsanı anlamak ne zordur…. Kaygı nedir? Tanımını yapmak zordur Üzüntü, sıkıntı, korku, başarısızlık duygusu, acizlik, sonucu bilememe ve yargılama gibi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İnsanı anlamak ne zordur…. Kaygı nedir? Tanımını yapmak zordur Üzüntü, sıkıntı, korku, başarısızlık duygusu, acizlik, sonucu bilememe ve yargılama gibi."— Sunum transkripti:

1 İnsanı anlamak ne zordur…

2 Kaygı nedir? Tanımını yapmak zordur Üzüntü, sıkıntı, korku, başarısızlık duygusu, acizlik, sonucu bilememe ve yargılama gibi heyecanların birini veya çoğunu içerir Belirli bir ortamda kendisini güven altında ve huzurlu hisseden bireyde korku yada kaygı olmaz Kaygı duygusunun ortaya çıkmasına yol açan ortamlar:  Desteğin çekilmesi  Olumsuz bir sonucu beklemek  İç çelişki: inandığımız ve önem verdiğimiz bir fikir ile yaptığımız davranış arasında bir çelişki ortaya çıktığında  Belirsizlik Kaygı belirtileri: nefes darlığı, terleme, gerginlik, aniden sinirlenme, mide ağrısı, aşırı tepkide bulunma, titreme, sürekli yorgunluk, sürekli baş ağrısı, bel ağrısı, boyun kaslarının gergin olması vb.

3 Kaygı ile bilinçli başaçıkma yolları Kaygıya yol açan nedenleri bulma  Kaygının farkına varın ve kaygılı olduğunuzu kabul edin  İçinde bulunduğunuz durumdan bir süre uzaklaşın ve durumunuzu gözden geçirin  Kendinizi en rahat hissedeceğiniz ortamı hayal edin  Kaygının temelinde yatan nedenlerin sizin benlik kavramınızı nasıl etkilediğini anlayın  Kaygınızın ortadan kalkması için uygulayacağınız kısa süreli ve uzun süreli çözüm yolları saptayın  Kısa süreli çözüm yollarını hemen uygulamaya koy ve uzun süreli çözümler için gerekli adımları atmaya hazırlan  Kaygı için harcadığınız zaman ve enerjinin size hiç bir faydası olmadığını unutmayın

4 Bilinçsiz başaçıkma yolları: savunma mekanizmaları Savunma mekanizmalarının ortak özellikleri:  Sm kullanan birey, davranışının gerçek işlevinin farkında değildir  Sm etkisi altında gerçeği biraz farklı algılarız  Sm kaygımızı azaltmada gerçekten etkindir ve yaşamımızda ortaya çıkan zor durumları kendimizi yıpratmadan atlatmamıza yardımcı olur  Sm herkes tarafından kullanılır ve normal bir davranış biçimidir

5 Savunma Mekanizmaları Mantığa bürüme: yapılan davranışı hafifletici mazeretler bulma Karşıt tepki geliştirme: gerçek duygularınızın tam aksini yaptığınız zaman. Örn. Ablanızın eşi öldü sizin yanınıza taşındı Bastırma: bizde kaygı uyandıracak düşünceleri bastırmak Yansıtma: bireyin kendisinde bulunan kusurları başkalarında görme davranışı (kendisinde bulunan olumsuz yönleri “zorunlu ve gerekli” imiş gibi gösterir

6 Özdeşleşme: kendinde bulunan özellikleri özenilir bulmadığı zaman, kendisi olmaktan çıkıp istediği özelliklere sahip başka biriymiş gibi kendini algılaması ve davranması Yer değiştirme: kaygı uyandıran sorun gücümüzün yetmediği bir kimse, yada denetimimiz altında olmayan bir olaysa, kaygımızı veya kızgınlığımızı gücümüzün yettiği bir kimseye yöneltiriz Yüceltme: toplumsal yönden kabul edilmeyen saldırgan veya cinsel eğilimleri toplumun kabul edeceği alanlarda ifade etme

7 Soyut kavramlara bürüme: kaygı uyandıran duygusal bir durumu soyut kavramaların ışığında görme ve gerçekle ilişkimizi kesme eğilimi Hayal dünyasına kaçma: kaygı uyandıran bir durum karşısında hayal dünyasına kaçıp orada daha hoş bir durum içinde kendimizi düşünmek Telafi: kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksikliğimizi, kuvvetli olduğumuz başka bir alandaki başarı ile örtme çabası

8 İnkar: birey daha önce yapmış olduğu bir davranışı kabul etmeyip inkar eder

9 Engellenme Amacına ulaşamamış, önlenmiş güdülerin ortaya çıkardığı heyecan hali Engellenme duygusunun kaynağı, kaygıda olduğu gibi, ya çevrede yada engellenme duygusu yaşayan kişidedir  Yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak kabul etmek… Engellenme duygusuyla ilgili hoşgörü düzeyimizi arttırmak Beklenti düzeyimizi alçaltmak -saldırganlık davranışı engellenme duygusuna yapılan tipik bir davranıştır Yer değiştirmiş saldırganlık: engellenme sonucu ortaya çıkan kızgınlık bazen ifade edilemez. Kızgınlığımızı esas kaynağına değil de, kızgınlığımızla gerçekte hiç ilgisi olmayan zayıf ve aciz kimselere yöneltmeye yer değiştirmiş saldırganlık denilir

10 Rogers’ın Benlik Kuramı Her insan doğuştan mutluluğu arar, potansiyellerini gerçekleştirmek için çabalar Bir kimsenin benlik bilinci onu kendisiyle ilgili düşüncelerini, algılarını, ve kanaatlerini içerir; kendisini nasıl gördüğünü özetler Benlik bilinci her zaman gerçeği yansıtmayabilir Olumlu bir benlik bilinci geliştirebilmek için koşulsuz sevgi içinde yetişmemiz gerekir  koşulsuz sevgi: birey ne yaparsa yapsın onun sevgi ve saygıya layık olduğunu kabul eden anlayışın ürünüdür  Davranış hatalı ve kötü olabilir biz değil Yapılan davranış ve benlik bilinci arasında bir farklılık varsa o zaman kaygı ortaya çıkar

11 Bilişsel (Zihinsel) Öğrenme İnsanlar edilgen(pasif) bir yaratık değildir; algılayan, uyarıcıları işleyen, anlamlandıran aktif bir sistemdir Bilişsel oluşumlar: algılama, bellek, ve düşünme gibi zihinsel bilgi işlem süreçleri Köhler’in deneyi (1925) Koşullanma türü öğrenme ve bilişsel süreçler yoluyla öğrenme, iki farklı öğrenme şeklini ifade eder

12 Davranışçı teorilere göre davranış sorunu olan çocuğa yardım etmenin en etkili yolu o çocuğa yeni davranışlar öğretmektir; uygun davrandığında teşvik edilmeli, ödüllendirilmeli, uygun davranmadığı zaman teşvik ve ödül geri çekilmeli yada çocuk cezalandırılmalı. Direk olarak çocuğun davranışını değiştirmenin dolaylı bir faydası da çocuğun algısını değiştirmek belki olabilir..bu sayede çocuğun kendine güveni artabilir. Bilişsel teoristler davranışsal ve duygusal problemleri olan çocuklara yeni yetenekler öğretilmeli demektedirler. Çocuğun uygun olmayan davranışlarını değiştirmek için, çocuğun algılamasını değiştirmek gerekir. Kanaat ve inançları değiştirerek, farklı düşünme ve algılamayı öğreterek, çocuğun davranışını değiştirebiliriz.

13 Sistem teorisine göre çocuğun davranışsal ve duygusal sorunları etkileşimlerinin bir sonucudur; çocuk ve çevresindeki kişilerle olan bağlantı. Çocuğun sorunlu davranışlarını değiştirmeye yönelik tedbirler yetişkinlerin cevap vermelerini, etkileşimlerini, ve sorunla ilgili iletişimlerinin yolunu değiştirmeyi içerir. Çocuğa yardım etmek için, bir aracı etkileşimlerin yapısını ve örgüsünü değiştirir; genellikle aileler, öğretmen, ve yönetici ile.... bu aracı çocuğa direk olarak bir şey öğretmez..diğer yaklaşımlardan en büyük farkı budur

14 Örnek olay: Okulda Sinem kendisiyle dalga geçen çocuğa vurur Davranışçı yaklaşım Davranışın olduğu zamandaki olayları analiz Öncesi: çocuk Sinemle dalga geçer Davranış: Sinem çocuğa vurur Sonuç: Sinem oturma cezası alır Değişiklikler Dalga geçen çocuğun Sinem ile oynamasına izin verilmez Sinem’in diğerleriyle işbirliğinde olduğu zamnnlar takip edilir Sinem’e her vurmadan tamamladığı oyun zamanı için puan kartları verilir, daha sonra belli bir puana ulaşınca bilgisayarda oynaması karşılığında puanlar kullanılır

15 Bilişsel yaklaşım Güçlük: öteki çocuklar benimle dalga geçiyor İnanış: Bu çocukların benden nefret ettikleri anlamına gelir Sonuç: Bu benim duygularımı inciltti, sonuç olarak bende onlara vurdum Algısı değiştirilir  Dalga geçmeleri benden nefret ettikleri anlamına gelmez; başka bir çok çocuklada dalga geçiyorlar  Biraz üzgün hissediyorum, ama beni artık kızdıramazlar

16 Sistem teorisine göre Sinem’in annesi ve okul arasındaki sorun...belki annesi Sinem ile öteki çocukların ailelerine ve okula karşı uyarmakta, karşı konuşmalar yapmakta. Sinem’in annesi kızını kurban olarak görmekte ve kızını dalga geçen çocuklara karşı ve bunarı engelleyemeyen öğretmene kızmakta...okulla iletişimi kesmekte olabilir Anne Sinem’e seninle dalga geçenlere karşı kendini savun demiş olabilir  Aile ve öğretmen arasında ortak bir çizgi bulunur: vurmak dalga geçmeye yol açıyor; dalga geçmek vurmaya yol açıyor  Okul ve ev arasında ki bağ kuvvetlendirilir..bu tür sorunlu olaylar için ortak anlayış geliştirilir..böylece Sinem’in yaşamındaki yetişkinler ortak çalışır hale gelir..kötü bir davranışa aynen karşılık verme düşüncesi desteklenmekten vaz geçilir


"İnsanı anlamak ne zordur…. Kaygı nedir? Tanımını yapmak zordur Üzüntü, sıkıntı, korku, başarısızlık duygusu, acizlik, sonucu bilememe ve yargılama gibi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları