Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KPSS KONU ANLATIMI Web: Mail:

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KPSS KONU ANLATIMI Web: Mail:"— Sunum transkripti:

1 KPSS KONU ANLATIMI Web: Mail:

2 3. ÜNİTE 3. ÜNİTE ÖĞRENME KURAMLARI BÖLÜM:1 DAVRANIŞÇI KURAMLAR

3 3 Ö Ğ RENME KURAMLARI DAVRANIŞÇI KURAMLAR BİLİŞSEL KURAMLAR BİLİŞSEL AĞIRLIKLI DAVRANIŞÇILAR DİĞER KURAMLAR

4 4 ÖĞRENME KURAMLARI I. DAVRANIŞÇI ÖĞRENME KURAMLARIII. BİLİŞSEL ÖĞRENME KURAMLARI 1. Tepkisel (Klasik) Koşullanma (Pavlov) 1. Gestalt Kuramları 2. Bağlaşımcı (Bağ) Kuram (Thorndike) a) Sezgisel Öğrenme (Köhler) 3. Edimsel (Operant) Koşullanma (Skinner) b) Yaratıcı Öğrenme (Wertheimer) 4. Bitişiklik Kuramları (Watson, Guthrie) 2. Bilgiyi İşleme Kuramı (Piaget, Gagne) 5. Sistematik Davranış Kuramı (Hull) 3. Keşif Yoluyla Öğrenme (Bruner) III. BİLİŞSEL AĞIRLIKLI DAVRANIŞÇI KURAMLAR 1. İşaret-Gestalt (Amaçlı Davranışçılık) (Tolman) 2. Sosyal Öğrenme Kuramı (Bandura) IV. DİĞER KURAMLAR 1. Yaşam Alanı Kuramı (Kurt Lewin) 2. Dizisel Kuram 3. Hümanistik Kuram (Rogers, Maslow) 4. Yapılandırmacı Kuram (Piaget, Vygotsky, Bruner) 5. Beyin Temelli Kuram

5 II- BAĞLAŞIMCI (BAĞ, ÇAĞRIŞIM) KURAMI

6 KPSS’de bu bölümden bazen 1 soru gelmektedir. Bu bölümdeki sorular genellikle bilgi veya örnek verilerek sorulan yarı bilgi sorusu şeklindedir.

7 2. BAĞLAŞIMCILIK KURAMI (BAĞ, ÇAĞRIĞIM KURAMI) 2.1. Thorndike Kuramında Temel İlkeler Bağlaşımcılık: Bağlaşım, uyarıcı ve tepki arasında kurulan sinirsel bir bağ işlemine denir Seçme ve bağlama (Deneme-yanılma öğrenmesi): Thorndike, öğrenmeyi bir problem çözme olarak görmüştür. Organizma bir problemle karşılaştığında problemi düşünüp, zihinden çözüm aramaz. Bunun yerine pek çok deneme- yanılma davranışlarıyla çözüm üretir.

8 Öğrenmenin düşünme, akıl yürütme gibi herhangi bir bilinçli bir mekanizma sonucu değil doğrudan oluştuğunu savunmaktadır. Organizma bir problem durumuyla karşılaştığı zaman amaca ulaşmak için pek çok davranış yapar. Ancak bunlardan bazıları amacına ulaşmasına yardım eder bazıları ise onu amacına götürmez. Kendisini amaca ulaştıran tepkileri seçer, amaca götürmeyen, başarısız tepkileri ise eler. Başarıya götüren, haz ile sonuçlanan tepkiler kalıcı hale gelir. Yani, uyarıcı ile tepki arasındaki sinirsel bağ, amaca ulaştıran tepkilerle kurulur. Amaca ulaştırmayanlar ise elenir.

9 Aşağıdaki durumlardan hangisinde bireyin sınama-yanılma yoluyla öğrenme stratejisini benimsemesi en uygun olacaktır? A)Elinde bulunan bir deste anahtardan hangisinin kilidi açacak doğru anahtar olduğunu öğrenmek isteyen bir birey B)Köpeklerden aşırı derecede korkan çocuğunun bu korkusunu yenmesine nasıl yardımcı olabileceğine karar veremeyen bir baba C)Yatağının altında uzanamayacağı bir yere kaçan topunu nasıl alabileceğini düşünen bir çocuk D)Kutudan çıkan kabloları, uçlarına bakarak uygun yerlere takıp yeni aldığı bilgisayarını kurmak isteyen bir genç E)Oğluna yemekten önce ellerini yıkama alışkanlığı kazandırmak için nasıl bir yol izlemesi gerektiğini düşünen bir anne

10 Elinde bulunan bir deste anahtardan hangisinin, babasının ofisine ait olduğunu bilmeyen bir çocuğun doğru anahtarı bulmak için kullanabileceği en uygun öğrenme stratejisi aşağıdakilerden hangisidir? A) İçgörü kazanma B) Kademeli yaklaşma C) Gizil öğrenme D) Sınama-yanılma E) Bağsal öğrenme

11 Altı yaşındaki bir çocuk, bozulan oyuncağını parçaları gelişigüzel söküp takarken onarıyor. Burada çocuğun yaptığı şey, parçaları, aralarındaki ilişkileri dikkate alarak birleştirmek değil; çeşitli durumları, doğrusunu buluncaya kadar birçok kez tekrarlamaktır. Çocuğun oyuncağı bu şekilde onarması, aşağıdakilerden hangisine bir örnektir? A) Örtük (gizil) öğrenme B) Deneme-yanılmayla öğrenme C) Kavrama yoluyla öğrenme D) Gözleyerek öğrenme E) Öğrenmeyi öğrenme

12 Kendisine hediye olarak verilen yap-boz oyuncağın birbirine uyan parçalarını aralarındaki ilişkileri inceleyerek değil de değişik parçaları değişik biçimlerde rastgele bir araya getirerek bulan 6 yaşındaki Faruk aşağıdaki öğrenme türlerinden hangisini sergilemektedir? A)Örtük (gizil) öğrenme B)Dolaylı öğrenme C)Kavrayarak öğrenme D)Gözleyerek öğrenme E)Sınama-yanılma yoluyla öğrenme

13 Yeni taşındığı semtten iş yerine giden en kestirme yolun hangisi olduğunu öğrenmek isteyen bir kişi amacına ulaşmak için her gün işine farklı bir yol izleyerek gittikten sonra en kestirme yolun hangisini olduğunu öğrenir. Bu örnekteki kişi nasıl bir öğrenme gerçekleştirmiştir? A)Gözlem yoluyla B)Gestalt C)Dolaylı D)Sınama-yanılma yoluyla E)Parçalara bölerek

14 Küçük adımlar: Öğrenme birdenbire içgörüsel bir şekilde değil, yavaş yavaş gerçekleşir. Yani öğrenme, büyük sıçramalarla değil, küçük sistemli adımlarla meydana gelir. Türk eğitim sisteminde öğretmenin, öğrencilerine anlatacağı dersi önceden planlaması gerekmektedir. Günlük planlarda anlatılacak konular parçalara bölünmeli ve basitten karmaşığa doğru aşamalı bir şekilde sıralanmalıdır. Bu yaklaşım Thorndike’ın kuramındaki hangi öğrenme kuralına uygundur? A) Tekrar yasası B) Tümdengelim ilkesi C) Tepki genellemesi D) Hazır bulunuşluk yasası E) Küçük adımlar ilkesi

15 2.2. Thorndike’ın Üç Temel Kanunu Hazırbulunuşluk yasası: Thorndike’a göre organizmanın hazırbulunuşluk derecesi ve durumu, öğrenmenin etkililiğini ve niteliğini etkiler. Bu durum üç farklı süreç ile açıklanır:  Organizma bir davranışı yapmaya istekli ve hazır ise bununla birlikte davranış yapılmış ise bu organizmaya mutluluk, haz ve doyum verir.  Organizma bir davranışı yapmaya istekli ve hazır ise fakat davranışı yapmasına izin verilmezse organizma elem ve kızgınlık duyar.  Organizma davranışı yapmaya istekli ve hazır değilse fakat davranışı yapmaya zorlanıyorsa organizma kızgınlık duyar.

16 Bir ilköğretim okuluna bu yıl atanan Stajyer Öğretmen Mehmet Bey, müdür tarafından 2A şubesinin sınıf öğretmeni olarak görevlendirilir. Mehmet Öğretmen, öğrencilerin ileriki yıllarda girecekleri önemli sınavları düşünerek sadece öğretim programındaki konuların yeterli olmayacağına inanmaktadır. Bu nedenle öğrencilerinden her hafta en az 50 sayfalık bir hikâye kitabı okumalarını ve bu kitabın özetini çıkarmalarını istemektedir. Öğretmenin bu davranışı, Thorndike’ın öğrenme ve eğitimle ilgili görüşlerinden hangisine uygun değildir? A) Tekrar yasası B) Etki yasası C) Tepki analojisi D) Ait olma yasası E) Hazırbulunuşluk

17 Tekrar yasası: 1930 öncesi; uyarıcı-tepki arasındaki bağ kullanıldıkça (tekrarla) güçlenir (kullanma yasası). Tekrar devam etmediğinde ya da sinirsel bağ kullanılmadığında uyarıcı-tepki arasındaki bağ zayıflar ve unutulur (kullanılmama yasası). Kısacası, tekrar yasasına göre yaparak öğrenir, yapmayarak unuturuz sonrası; yeniden oluşturduğu tekrar yasasına göre; sadece tekrar etme bağı güçlendirmediği gibi, kullanmama da bağın gücünü azaltmaz. Bununla birlikte tekrar etme, bağın gücünde az bir gelişme sağlayabilir, kullanmama da biraz unutmaya yol açabilir. Ayrıca ödül veya dönüt-düzeltme yapılmadan gerçekleştirilen tekrarların uyarıcı-tepki bağının güçlenmesinde çok etkisi olmaz. Tekrarlar dönüt-düzeltmelerle birlikte etkili olur.

18 Etki yasası: 1930 öncesi etki yasasına göre; tepkinin doğurduğu sonuç, uyarıcı-tepki arasındaki bağın güçlenmesine ya da zayıflamasına neden olmaktadır. Bir uyarıcıya karşı yapılan bir tepki tatmin edici, haz verici bir sonuç yaratırsa, uyarıcı-tepki bağı güçlenir, tepki tatmin yaratıcı bir sonuç yaratmazsa, uyarıcı-tepki bağı zayıflar sonrası etki yasasına göre; “Bir uyarıcıya karşı yapılan bir tepki tatmin edici, haz verici bir sonuç yaratırsa, uyarıcı-tepki bağı güçlenir” görüşünü değiştirmemiştir. Fakat “tepki tatmin yaratıcı bir sonuç yaratmazsa, uyarıcı-tepki bağı zayıflar” görüşünü değiştirerek “tepki tatmin yaratıcı bir sonuç yaratmazsa (cezalandırılırsa) uyarıcı-tepki bağının gücüne hiçbir etkisi olmaz.” görüşünü kabul etmiştir. Yani pekiştirilen tepkinin gücü artmakta, cezalandırılan tepkinin gücü ise azalmamaktadır.

19 sonrası etki yasasında; pekiştirecin davranışı güçlendirme etkisinin, cezanın zayıflatma etkisinden daha fazla olduğu görüşünü savunmuştur. Ödül cezadan daha etkilidir. Çünkü ceza davranışı söndürmez, sadece bastırır. Pekiştirmeyle davranış biçimlendirilebilirken, cezayla istenmeyen davranış ortadan kaldırılamaz.

20 Okula yeni başlayan öğrencilerine çalışma alışkanlığı kazandırmak isteyen bir sınıf öğretmeni verdiği ödevleri yapan öğrencileri çikolatayla ödüllendirmekte, yapmayanları ise teneffüste dışarı çıkarmayarak cezalandırmaktadır. Öğretmenin öğrencilerine ders çalışma alışkanlığı kazandırmak için izlediği yol Thorndike’ın hangi ilkesiyle uyuşmamaktadır? A) Tekrar yasası B) Etki yasası C) Tepki analojisi D) Hazırbulunuşluk yasası E) Öğrenmede küçük adımlar ilkesi

21 ’dan Önceki İ kincil İ lkeler Tepki çeşitlili ğ i (Çoklu tepkiler): Ö ğ renmenin olabilmesi için, organizmanın çoklu tepkiler gösterebilmesi gerekir. Organizma bir problem durumuyla karşılaştı ğ ında, bir tepkide bulunur, o çözüm getirmezse bir başkasını dener. Bu durum, çözüme ulaştıran tepki bulununcaya kadar devam eder. Uygun tepki bulununca, istenilen etki do ğ muş olur ve ö ğ renme gerçekleşir. Çözüme ulaşıncaya kadar çok çeşitli tepki gösterme, deneme- yanılma yoluyla ö ğ renmenin bir gere ğ idir.

22 Öğelerin kuvveti (Dikkat çekici uyarıcılar): Organizma birçok uyarıcı ile karşılaştığında o uyarıcılar içerisinde en farklı olan, en çok dikkat çeken veya baskın olan uyarıcıları seçerek onlara tepkide bulunur. Diğer gereksiz, önemsiz ayrıntıları eler. Yani davranışı yönlendiren, çevredeki uyarıcıların tümü değil, ancak dikkati çeken bazı uyarıcılardır Öğrenici özellikleri: Çevredeki uyarıcılara karşı yapılan tepkiyi hem dışsal uyarıcılar hem de öğrenicinin (insanın) özellikleri belirler. İnsan özellikleri iki çerçevede ele alınır. İlki kalıtım gibi değişmez, sürekli olan koşuldur. Diğeri de, ilgiler tutumlar, ön öğrenmeler gibi değişime açık, geçici olan koşullardır. Öğrenmedeki bireysel farklılıklar, insanlardaki bu temel farklılıklardan kaynaklanır.

23 Tepki analojisi (Benzetme yoluyla tepkide bulunma): Yeni bir durumla karşılaşan organizma, bu duruma benzer diğer durumlarda yaptığı tepkileri aynen tekrarlamasına denir. Birey ilk defa karşılaştığı uyarıcıya nasıl tepki vereceğini bilemez. Bu durumda, daha önce tepki verdiği benzeri durumlarda verdiği tepkilerden, deneyimlerden yararlanır. Karşılaşılan iki durum arasındaki benzerlik arttıkça, tepkideki benzerlik de artacaktır. Thorndike buna “transferde benzer ögeler teorisi” olarak da tanımlar. İki durum arasındaki ortak ögelerin sayısı arttıkça, transfer miktarı da artmaktadır. Mesela; anahtarını bir tel yardımıyla düştüğü yerden kurtaran biri, kalemini düşürdüğünde de bu tepkiyi verir.

24 Çağrışımsal Geçiş: Bir uyarıcıya verilen tepkinin, ortama yeni uyarıcıların eklenmesiyle ve eski uyarıcıların derece derece çıkarılmasıyla, tamamen yeni uyarıcılara da gösterilmesidir. Geçiş sırasında ilk uyarıcı yavaş yavaş ortamdan çıkarılır; ilk uyarıcıya gösterilen tepki, eklenmiş ikinci uyarıcıya da gösterilir. Thorndike bu ilkeyi kediye “ayakta dur” emrini öğretirken kullanmıştır. Önce kediye bir parça balığı yukardan göstermiş, daha sonra kediye ”ayağa kalk” demiştir. Yeterli sayıda deneme yaptıktan sonra yavaş yavaş balığı ortamdan çekmiş; sadece “ayağa kalk” komutunu verdiğinde kedi de ayağa kalkmıştır.

25 25 Çağrışımsal geçiş ilkesi, özellikle reklamcılık sektöründe sıkça kullanılmaktadır. Saygı duyulan kişilik, anne, güzel kadın, yakışıklı erkek, sevilen kadın gibi olumlu duygular meydana getiren uyarıcı objelerle, sigara, otomobil, deodorant, deterjan gibi kendi ürünleri eşleştirilmektedir. Bu iki uyarıcı sıkça birlikte verildikten sonra, ilk uyarıcının oluşturduğu olumlu duyguları, daha sonra reklamcının ürününde tek başına oluşturduğu gözlenir.

26 ’dan sonra Thorndike Ö ğ renme Kuramı Etkinin (Pekiştirecin) yayılması: Bazen bir pekiştireç sadece verilmesine neden olan istendik davranışı değil, aynı zamanda pekiştirilen davranışı çağrıştıran veya pekiştirilen davranışla bitişik davranışları da etkilemesine etkinin yayılması denir. Yani pekiştireç bir davranışı pekiştirirken, o davranışla birlikte bulunan, ilgili olan diğer davranışları (yanlış davranışları) da dolaylı olarak pekiştirmektedir. Mesela; öğrencilerinin hızlı yazmalarını isteyen bir öğretmen, öğrencileri hızlı yazdıkça öğrencilerinin bu davranışını pekiştirmiştir. Fakat bir süre sonra, öğrencilerinin hızlı yazı yazmalarını pekiştirirken kötü veya yanlış yazmalarını da pekiştirmiştir.

27 Ait Olma: Thorndike ait olma kavramını iki şekilde kullanmaktadır. İlki, iki uyarıcı arasında çağrışımsal bir ilişkinin oluşması için bu öğelerin sadece bitişik olması yeterli değil, aynı zamanda bu iki öğenin birbiriyle anlamlı bakımından birbirine ait olması gerekir. Birbirine ait değilse çağrışımsal bir ilişki kurulamaz. Önemli olan bitişik olmak değil, ilişkili olmaktır. Mesela; Okul-öğrenci, çiçek-gül, hayvan-kedi, gezegen-dünya Ait olma kavramının ikinci kullanımı ise; tepkinin meydana getirdiği etki, organizmanın ihtiyaçları ile ilişkili ise, öğrenme daha etkilidir. Yani etkili bir öğrenme için tepkinin oluşturduğu etki organizmanın ihtiyacını karşılamalıdır.

28 Çağrışımsal Zıtlık: Thorndike, ait olma ilkesinin, Gestaltçıların “organizma, belirli uyarıcı-tepki bağlarını değil genel ilkeleri öğrenir” ilkesini doğruladığına ilişkin görüşlere “zıtlık ilkesi” ile karşı çıkmaktadır. Çağrışımsal zıtlık ilkesi daha çok öğrenmenin yönüyle ilgilidir. Belirli bir yönde öğrenilen konu, tersten tekrarlanmaya çalışıldığında zıtlık ilkesi devreye girer ve zorlanırız. Yani ona göre, uyarıcı-tepki bağı daha önce oluşturuldukları yönde daha kolay çağrışım yaptırır. Mesela; çarpım tablosunu düzden öğrenen bir kişinin tersten söylerken zorlanması, alfabeyi düzden öğrenen bir kişinin tersten okurken zorlanması.


"KPSS KONU ANLATIMI Web: Mail:" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları