Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sesli İzleyin Sesli İzleyin ~ Bir İbret Tablosu ~

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sesli İzleyin Sesli İzleyin ~ Bir İbret Tablosu ~"— Sunum transkripti:

1

2 Sesli İzleyin Sesli İzleyin ~ Bir İbret Tablosu ~

3 İstanbul devamlı İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir. bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Kanuni zamanında, Mimar Sinan'ın günlerinde Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur. Sinan'la bulunmuştur. İstanbul'un o günkü İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'ı huzuruna çağırır, Sinan'ı huzuruna çağırır,

4 Der ki: Der ki: "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?" Mimarbaşı der ki: "Sultanım siz müsaade buyurun, karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?" Mimarbaşı der ki: "Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut suları İstanbul'a dışarıda mevcut suları İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm." bir cevap veririm."

5 Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece'den başlayarak kıyıları dolaşır, Beşiktaş'a kadar istanbul'un kıyılarında, dereleri, akan suları tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir, nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak nereden nereye kemer yapılarak İstanbul'a getirilebilir, diye, İstanbul'a getirilebilir, diye, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni'nin huzuruna çıkar.

6 Sultan sorar: "Mimarbaşı, İstanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı: "Belki sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var." "Nedir o mimarbaşı?" "Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul'a su gelebilir.“ Kanuni'nin cevabı şu olur: "Mimarbaşı sen İstanbul'a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."

7 Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki suları Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki suları Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul'a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler İstanbul'a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır. yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar. O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar. O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar.

8 Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki: Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki: "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır." Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. evine su alamayacaktır." Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a iletilir. O da özel olarak Sinan'a iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin." Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin." Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan'ın evine özel olarak yol yapılarak su akıtılır. Sinan'ın evine özel olarak yol yapılarak su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.

9 Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye Camiini yaptıktan sonra yaşlanır. Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye Camiini yaptıktan sonra yaşlanır. Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüşler. Kanuni vefat etmiş, Kanuni vefat etmiş, yerine başka padişahlar geçmiştir. yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşında!.. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmış. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmış. Ve artık yeni bir nesil yetişmiştir. Ve artık yeni bir nesil yetişmiştir.

10 Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, der. "Buyurun" der. Gelen meçhul ihsan, Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar. der. Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der. Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana gider. diye bastonuna dayana gider.

11 Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Sinan'a şöyle derler: Sinan'a şöyle derler: "Sinan Ağa, hakkında şikayet var. "Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su almasın, hiç kimse evine özel olarak su almasın, diye padişah fermanı olduğu halde, diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış." "Evet," der, sizin evinizde özel su varmış." "Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul'a yaptığım, müsaade etmişti. İstanbul'a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım." su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım."

12 "O zaman şu müsaadenizi, "O zaman şu müsaadenizi, fermam görelim de ses çıkarmayalım. fermam görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin." Sinan'ın cevabı şu: sizinki devam etsin." Sinan'ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."

13 Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mı? Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık tanınmasın." Divanda uzun münakaşalar olur, Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık tanınmasın." Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: son olarak verilen karar şudur: "Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de "Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, evine su bağlanamayacağına göre, Sinan'a verilen su kesilmeli, Sinan'a verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır." bir cezaya mucip olmamalıdır."

14 Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil. Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın veya Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın veya özel bir mükafat verilsin diye değil. özel bir mükafat verilsin diye değil. Sinan 100 yaşına girerken hastalanır, yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder.

15 Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara "Biz hizmetimizi dünyada verdiği cevap enteresandır: "Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz." müteessir değiliz."

16 Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır. Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır. Dünyada, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünyada, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değildir. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değildir. Şartlar değişir, bugün sırtımız Şartlar değişir, bugün sırtımız çok sağlam yerde olur, çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. Ama yarın bir de bakarız ki, Ama yarın bir de bakarız ki, dayanacak kimse kalmamış, dayanacak kimse kalmamış, onların hepsi göçüp gitmiştir... onların hepsi göçüp gitmiştir...

17 Hani derler ya: Hani derler ya: "Duvara dayanma yıkılır, "Duvara dayanma yıkılır, insana güvenme ölür.“ insana güvenme ölür.“ Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir. O‘na dayanmalı, O’na güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de O’nun rızası için yapmalıyız. O‘na dayanmalı, O’na güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de O’nun rızası için yapmalıyız.

18 Derleyen : Serhan Horasan Resim Seçici ve Slayta Uyarlayan: Osman Sarı - Son - - Son "Hey gidi yalan dünya heyy !.. "Hey gidi yalan dünya heyy !.. Ruhun şad olsun !.. İstanbul'u suya kavuşturan KOCA SİNAN susuz evde vefat ediyor." Ruhun şad olsun !.. İnsan bu tecelli karşısında hayıflanmaktan kurtulamıyor!


"Sesli İzleyin Sesli İzleyin ~ Bir İbret Tablosu ~" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları