Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kış manzaraları çekmek için yola çıkmıştım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam’dan ileriye gidemedim. Nedenini.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kış manzaraları çekmek için yola çıkmıştım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam’dan ileriye gidemedim. Nedenini."— Sunum transkripti:

1 Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kış manzaraları çekmek için yola çıkmıştım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam’dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz… Bir kasabanın, basit bir oyun parkı gibi görünüyor değil mi? DEĞİL… Parkın adı : Şehit Fatih Duru Parkı, yer Kızılcahamam… Bu parkın içinde bir de ŞEHİTLER AĞACI var, eşi benzeri dünyada yok…

2 Bilmem daha önce adını duymuş muydunuz : Dr. Derviş Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraş… Hikayesi de şöyle (Google’dan alıntıdır): Dr. Derviş Özer’in, şehitler anıtı yapmasının öyküsü son derece ilginç, Dr.Özer bu öyküyü şöyle anlatıyor. “10 yıl önce kızım henüz 3 yaşındayken, tatil dönüşü bir mola yerinde yalınayak iki adamla karşılaştım. Kızımı bu adamlardan uzaklaştırmaya çalışırken, onların traktörle köylerine şehit cenazesi taşıyan iki köylü olduğunu öğrendim çok üzüldüm ve kendimden çok utandım onlar çocuklarını bizim için şehit verdiler ben ise kendi kızımı onlardan koruyordum, "bundan çok utandım. ve şehit ağacını yapmaya o zaman karar verdim”.

3

4

5

6

7 29 Ekim 2009 da tamamlanıp açılışı yapılan Şehitler Ağacının geri kalan öyküsünü Yılmaz Özdil’in kaleminden okumak isterseniz : •“Bi şey yapmalıyım” der. “Bu çocukları ölümsüzleştirmeliyim.” •“Şehit Ağacı” projesi hazırlar. •Terör şehitlerini künyelere yazacak, künyeleri ağaca takacak, çocukların birer yaprak gibi ebediyen salınmasını sağlayacaktır o ağacın dallarında... Hayata geçirmek için aradığı fırsatı, ancak 2003'te bulur. Resim Heykel Müzesi'nin açtığı yarışmaya katılmaya karar verir.İstanbul'a gelir, künyeleri almak için Tahtakale'ye gider. Sorar soruşturur. Herkes aynı adresi verir. Ermeni bi usta... Dükkana girer, anlatır. O güne kadar hiç düşünmediği detaya dikkat çeker Ermeni usta, “Paslanmaması lazım” der, “Evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı.” •Olmalı ama, en pahalısıdır o bahsettiği künyeler, tanesi 1 lira 25 kuruş... “Ticari iş değil bu, takma kafana” der Ermeni usta, “Vatan işi” der... 5'te 1 fiyatına, kâr falan almadan, hatta zarar ederek, 25 kuruştan verir. 3 bin künye... “Haftaya gönderirim” der. Tam gününde gönderir. Sonra, kısmet olmaz, araya başka işler karışır, hazırlandığı yarışmaya katılamaz heykeltıraş... Künyeleri paket halinde evinin deposuna kaldırır. Taa ki, amacına ulaşacağı 2009'a kadar.

8

9

10

11

12

13 •Ankara Kızılcahamam Belediyesi, Şehit Fatih Duru Parkı yapmaktadır. Başvurur... Belediye “Başımızın üstünde yerin var” der... Kurumuş bir sedir ağacı, gövde olur. Ancak, bi sorun vardır. Şehit sayısı 6 bini geçmiş, eldeki künye sayısı ise sadece 3 bindir. •Parkın açılışına yetişme kaygısıyla, İstanbul'a gelemez, Ermeni ustanın ismini ve telefonunu da kaydetmemiştir, internete girer, eksik künyeleri tamamlamak için askeri malzeme satan tüccarlarla temasa geçer. “Paslanmaz istiyorum” der. “Abi merak etme, künyenin kralı bu” garantisi verirler. Zaman dar... Ermeni ustanın 25 kuruştan sattığı künyeleri, 1'er liradan alır. •Tek tek isimleri yazar, takar sedir ağacının dallarına, Cumhuriyet Bayramı'nda açılışı yapılır. Medya ilk gün hücum eder, Türkiye ağlayarak seyreder, sonra unutulur gider. Ve, kış... •Sadece tebrik yağmaz tabii. Yağmur da yağar. •Şehit Ağacı'nın 3 bin yaprağı ışıl ışıl parlıyor hâlâ; gerisi paslandı... •“Vatan işi bu, evlatlarımız ebediyete kadar ışıl ışıl olmalı” sözü kulağında çın çın çınlayan heykeltıraş, ağlayarak, tek tek değiştirmek zorunda kaldı, Türk tüccardan aldığı künyeleri. •Bize de, bu satırları yazmak kaldı. Yüreğimizdeki isyanla... YILMAZ ÖZDİL

14

15

16 Dalın bu ucundaki künyeler sonunda beni de ağlattılar : Bu soğuk kış günüde ısınmak için birbirlerine sarılmış gibiydiler…

17

18

19 Arka plandaki konaktan yayılan SARI ZEYBEK, rüzgarda SARI ZEYBEK makamıyla salınan künyelerin şırıltısı…

20 Parkın ortasında bir de ŞEHİTLER ÇEŞMESİ var…

21 Çeşmenin her bir cephesinde Kızılcahamam’ın şehitlerinden isimler…

22 Bilmem anlatabildim mi, ayaklarım buradan ötesine, gezip tozmaya gitmedi…

23 Her bir künyeyi tek tek resimlemek isterdim. Ama önemli olan şehitlerimizin unutulmamaları. Yalnızca 29 Ekimlerde değil, yolumuz oradan geçerken bir ziyareti ve bir fatihayı esirgemeyelim… Onlar, bu vatan için en değerli şeylerini verdiler… Ruhları şad olsun… Feridun ÖZHAN


"Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kış manzaraları çekmek için yola çıkmıştım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam’dan ileriye gidemedim. Nedenini." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları