Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

“Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede (camiye) nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.” (N.Topçu) “Nurettin Topçu, ‘Bütün hayatı boyunca öğretmen olmanın.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "“Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede (camiye) nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.” (N.Topçu) “Nurettin Topçu, ‘Bütün hayatı boyunca öğretmen olmanın."— Sunum transkripti:

1 “Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede (camiye) nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.” (N.Topçu) “Nurettin Topçu, ‘Bütün hayatı boyunca öğretmen olmanın zevkini hiçbir şeyle değiştirmemiştir.’ (Prof.dr.Orhan Okay)

2 N.Topçu’nun bazı Eserleri:

3

4 “Âlemin gözleri aya çevrilmişken biz ruhumuza dönelim. Kendinden geçip de kendini bütün bütün kaybeden insanlığın kendine dönüş devri yaklaşıyor. Varlığından çıkarak tekniğe, maddeye ve makineye sığınan insanlığın, bu hoyrat ve zalim unsurlardan amansız silleyi yedikten sonra ‘Allah'a doğru kaçacağı’ gün uzak görülmüyor.” (Nurettin TOPÇU)

5 * “Türkiye’nin Maarif Davası” Nurettin Topçu’nun eğitim-öğretimle ilgili çeşitli dergilerde yazdığı yazılardan ve yaptığı konuşmalardan oluşuyor. İlk baskısı 1960’ da yapılan bu kitap 3 bölümden ve 20 yazıdan oluşuyor. Kitapta bizim maarif davamız ve zaman zaman da eğitim sistemindeki eksiklikler dile getiriliyor ve ciddi eleştiriler yapılıyor.

6 * Eğitimin ilk basamağı ilköğretim, önce okul sevgisinin ve kalp terbiyesinin kazandırılacağı yerdir. İkinci basamak akıl terbiyesinin ve okul bilincinin kazandırıldığı yer olan ortaöğretimdir. Son basamak da yüksek öğretimdir. Yüksek öğretimin temelini de ihtisaslar oluşturur.

7 * Öğrenciye önce okul sevgisi, sonra ders öğretimi verilmelidir. * Merhamet yerine korku verilen çocuktan ileride iyi biri olması beklenemez. Ancak merhamet ve sevgi ile ileride irade terbiyesi tam bir nesil ortaya çıkacaktır.

8 “Bizi Hakk’a götüren bir yol, aydınlığa açılan bir kapı lazım. Bu kapı mektebin kapısıdır. Bugünkü mektep insanın ruhunu yüceltmek için değil, makineye esir olarak midesinin saltanatını yaşatmak için açılmış bir kapıdır.” (s.45)

9 “Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlakî değeri olduğunu tanıtsın; hâyâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin.” (s.46)

10 “Çocuğa her şeyi öğreten mektep, onu ne kadar düşüncesiz yapabiliyor!” Daha ilkokulda bütün eşyanın bilgisini sunan, ortaöğretimde cihan tarihini, cihanın coğrafyası ile birlikte genç dimağlara aktarmak isteyen bugünkü mektep pek bedbahttır. Ruhlara istikamet verebilmekten uzaktır. Mektebin perişan ettiği şuurları, hayat insafsız pençesine geçirerek nice lüzumsuz ve katil bilgilerle doldurmakta, onlara bir çile devri yaşatmaktadır.(s.54)

11 * “Bir şair şu sözleri söylemişti: ‘Kızlarını okutmayan millet oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir; hüsranına ağlasın!’ Ne doğru. Fakat biz asıl kızlarımızı okuttuktan sonra oğullarımızı ruh öksüzlüğüne mahkum ettik. Asıl mesele okutmanın ne demek olduğu meselesidir.” (s.67)

12 “Gerçek muallim nakilci ve tüccar değildir. “Gençlere fikir ve fazilet aşkını yaşatan gerçek muallim, ruhlar sanatkârıdır.” “Âdemoğlunu, beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir.” (s.69)

13 “Muallime değer verildiği, muallimin hürmet gördüğü ülkede insanlar mesut ve faziletlidir. Muallimin alçaltıldığı, mesleğinin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır ve şüphe yok ki bedbahttır. ‘babam beni gökten yere indirdi. Hocam beni yerden göğe yükseltti’ diyen İskender, muallimi anlamıştır.” (s.69)

14 “Bir memlekette ticaret ve alışveriş tarzı bozuksa, bundan muallim mesuldür. Siyaset, millî tarihin çizdiği yoldan ayrılmış, milletinin tarihi karakterini kaybetmişse, bundan mesul olan yine muallimdir. Muallimlik, sevgi işidir, ruh sevgisidir.” (s.73)

15 “Descartes ‘Hür olmayan düşünce düşünce değildir’ diyor. Bu söze inanarak diyebiliriz ki, hür olmayan muallim muallim değildir. Mahkûm edilmiş fikir ve irfandır. Fikir ve kültürün mahkûmiyeti en az vatan toprağının esaret altında kalması kadar acıklıdır.” (s. 72)

16 “Bugünün genci idealsizdir; hayallerden kaçar. Realitenin sahibi olmak azmindedir. Zira onu yetiştirenler geçmiş zamanın idealist nesillerini, hasta, hulyaperest diye damgaladılar.”(s.75)

17 “Gencimizin inançları, ıstırabı yoktur; pozitivisttir, tecrübeye dayanır… Istırabın zehir olduğu nesillere öğretilmiştir. Hepsi de Amerikan terbiyesinden nasiplidirler. Gülmek, eğlenmek için yaşamaktadırlar. Çoğunun dış yüzleri, diplomatların objektifteki bakışlarına benzer.”(s.75)

18 “Muallimi bu karakterleriyle tanımayıp onun millet ruhunun yapıcısı olduğuna inanmayan bir zihniyet, muallimi basit bir memur kadrosu haline koyar ve her tarafından çiçeklenecek kültür ağacını kökünden baltalar.” (s.78)

19 “Medresede sonsuz ‘dedi’lerin paslı zincirini tesbih gibi çektiren zihniyet ortadan kalkmadan, sadece şekil değiştirerek mektebe aktarma edildi. Batı dünyasında ortaya konan her türlü fikirler, tercüme ve nakil yoliyle, tekrarlanıp ezberlenmek üzere mektebe devredildi. Bir asırdır mektepte bu ders yükünün ağırlığını çekmekteyiz. Zekalarımızın beli büküldü. ” (s.90)

20 “Ders kâbus haline gelmiştir; neşve ile doldurucu bir ziyafet ve şenlik değil; diploma arzusu ve istikbal endişesiyle çekilmesi mukadder bir dert, taşınacak bir yük, dolacak bir çile…” (s.91)

21 “İlim hayata teslim olmuştur.” “…Amerikan felsefesi pragmatizm (faydacılık), her şeyden önce maarifte muvaffak olmuş bir musibettir.” “Mektep, mabed olmaktan çıkmıştır.”(s.93) “Muallimler okumuyor, çalışmıyor, kendisiyle uğraşmıyor. Hatta derslerle meşguliyeti yüzünden, çok kere o, okumaktan hoşlanmayan adam olarak yaşıyor.”

22 “Terbiyede ilk işimiz çocuğa, hürmet denemesi yaptırmak olmalıdır. Önce tarihin ve ecdadın ruhlarından olaylara akseden büyüklükler anlatılmalı, ibadet böylece onlara öğretilmelidir. Zira hürmet, ibadetin temelidir, ruhudur. Hürmetsiz gençlik mitinglerde yumruk yarışması yapar. Bunlardan yarın zalimler ve katiller çıkacaktır. Sokak, yarınki hayat bahçemizin fidanlığıdır.” (s.119)

23 “Matematik, zihnin soyut kuvvetlerini işletip meydana çıkaran derstir. Bu bakımdan önemi pek büyüktür.Fakat formüllerle teoremler ezberletmek yolu bu dersin önemini sıfıra indirmiş, faydalı olmaktan çok zararlı yapmıştır. Matematikte ezberlenecek hemen hiçbir şey yoktur.Bu şekilde yapan muallim sıfırcılığı ile şöhret kazanmış zavallı bir mürebbidir... Matematiğin muamma haline geldiği, talebeye aman dedirttiği yerde matematik öğretmesini bilen yok demektir. Mekteplerimizdeki matematik hastalığının sebebi de budur.” (s.134)

24 “Din eğitimi her şeyden önce bir kalp eğitimidir.” (s.169) “Menfaat yaşamak ister, ahlâk yaşatmak ister; bir arada asla barınamazlar.” (s.189)

25 “Muallim tüccar değildir. Maaş ve ücretinin azlığı, çokluğu davası içinde mesleğe kıymet veren insan bu mukaddes vazifeyi yapıyor sayılamaz. Bu iş, mektepçiliği ticaret edinen, muallimliği esnaflık haline koyan kültürsüz fukaranın işi değildir. Bu, para değil, ruh işidir.”(.65)

26 Nurettin Topçu, öğrencinin içindeki iyilik duygusunu ortaya çıkarmak, bir enerji oluşturmak için, hem ilkokulda hem de lisede derse müzik ile başlanması gerektiğini düşünür. Ahlak terbiyesi de musiki ile başlamalıdır ona göre.

27 “… Üniversitede yeterli imkânları olmadığını ileri süren öğretim kadrosu, özel okullarda saati liraya ders okuturken yüksek fiyatlara eşya satan bir Mahmutpaşa esnafı kadar da utanç duymuyor.” (s. 148)

28 ” … Hakkiyle okuyanlarla okuma dışındaki mesleklere kabiliyeti olanları da birbirinden ayırmalıyız. Her türlü çalışma tarzı, her meslek ahlaki ve insanidir, hepsine ihtiyaç vardır.” ( s. 184)

29 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER! İYİLİKLER İÇİNDE OLUN! SAĞOLUN!


"“Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede (camiye) nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.” (N.Topçu) “Nurettin Topçu, ‘Bütün hayatı boyunca öğretmen olmanın." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları