Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Dolaşım Sistemi ve Egzersiz. Dolaşım Sistemi  Dolaşım Sistemi vucudumuzda kanın taşınmasından sorumludur.; kalp kan damarları ve kandan oluşmaktadır.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Dolaşım Sistemi ve Egzersiz. Dolaşım Sistemi  Dolaşım Sistemi vucudumuzda kanın taşınmasından sorumludur.; kalp kan damarları ve kandan oluşmaktadır."— Sunum transkripti:

1 Dolaşım Sistemi ve Egzersiz

2 Dolaşım Sistemi  Dolaşım Sistemi vucudumuzda kanın taşınmasından sorumludur.; kalp kan damarları ve kandan oluşmaktadır. Bu sistem kardiovasküler sistem olarak da tanımlanır.  Kalbin görevi kanı kan damarlarına pompalamaktır. Kan damarları kanı vücudumuzun her hücresine ulaştırır. Kan yoluyla oksijen ve besin maddeleri hücrelere taşınırlen CO2 ve artık ürünler de boşaltım organlarına taşınır. Ayrıca kan yoluyla hormonlar salındıkları bezlerden kullanıldıkları hedef dokulara taşınırlar.. Kanın di ğ er görevleri ise hücrelerin belli bir düzeyde sıvı dengesini korumak, vucudun ısı düzenlemesine yardımcı olmaktır.

3

4  Egzersiz esnasında homeostasisi sürdürmek için en büyük etken kasların artan O 2 ihtiyacıdır.  A ğ ır egzersiz sırasında bu ihtiyaç dinlenik duruma göre kat artar.  Egzersiz boyunca kasın artan O 2 ihtiyacını karşılamak için iki büyük ayarlama yapılır.  Kardiak devir  Kanın pasif organlardan aktif iskelet kaslarına da ğ ılımı (redistiribisyonu)

5 Kalbin Anatomisi ve Fizyolojisi  Kalp bu sistem içerisinde motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada vuruş arasında de ğ işen bir hızla günde 9000 litre kanı vücuda pompalar. Günde yaklaşık 100 bin, yılda 40 milyon, tüm insan hayatı boyunca yaklaşık 2,5 milyar kere, hiç durmadan yaklaşık 8 ton kanı vücuda pompalar. Normal bir insanda ortalama a ğ ırlı ğ ı gramdır.  Kalp memelilerde 4 odacıklı ve 4 kapakçıklıdır. Odacıklar sa ğ odacıklar ve sol odacıklar olarak 2 ana bölümden oluşur.  Sa ğ bölüm, kanın vücuttan döndü ğ ü odacık olan sa ğ kulakçık (atrium) sonra triküsbit kapak adı verilen 3 yaprakçıklı bir kapakçık ile ana odacık olan sa ğ karıncıktan (ventrikül) oluşur.kulakçıktriküsbityaprakçıklıkarıncıktan  Kan vücutta oksijeni ve besin ö ğ eleri kullanıldıktan sonra vena cava adı verilen 2 adet ana toplardamar ile sa ğ kulakçı ğ a gelir. Baş ve üst ekstremitelerden gelen kan vena cava superior ve gövde ve alt ekstremitelerden gelen kan vena cava inferior dan olmak üzere sa ğ atriuma gelir.toplardamar  Sa ğ kulakçıktan kan yerçekimi ve kulakçık kasılması ile aradaki kapak olan triküsbit kapaktan (3 yaprakçıklı kapak) geçerek sa ğ karıncı ğ a (ventrikül) girer. triküsbit

6

7

8  Sa ğ ventrikül kasıldı ğ ında tricüspid kapak kapanır ve kanın atriuma geri dönmesi engellnir. Aynı zamanda pulmoner kapakçık açılır.  Sa ğ karıncık ile pulmoner atardamar arasındaki kapa ğ a da pulmoner kapakçık adı verilir. Sa ğ karıncık kanı pulmoner atardamar adını verdi ğ imiz bir damar yoluyla akci ğ erlere pompalar.karıncıkpulmoner atardamarkarıncıkpulmoner atardamarakci ğ erlere  Sol atriuma kan pulmoner venler aracılı ğ ıyla akci ğ erlerden oksijenden zenginleştirilmiş olarak gelir.akci ğ erlerdenoksijenden  Sol kulakçı ğ a gelen bu kan yerçekiminin de etkisi ile ve biraz da sol kulakçı ğ ın kasılması yardımı ile sonradaki kapak olan mitral kapakçık adı verilen 2 yaprakçıklı bir kapaktan sol karıncı ğ a (ventrikül) akar.kulakçı ğ ayerçekimininmitral kapakçık  Sol karıncık ile aort atardamarı arasında aort kapakçı ğ ı denilen 3 yaprakçıklı bir kapak bulunmaktadır. Sol karıncıktan temiz kan güçlü kasların kasılması etkisi ile aort atardamarı denilen ana atardamar vasıtasıyla vücuda sunulur.karıncıkaort atardamarıaort kapakçı ğ ı yaprakçıklıkarıncıktanaort atardamarı  Elimizi gö ğ sümüzün sol tarafına götürdü ğ ümüzde kalbimizden gelen sesin nedeni kulakçık ile karıncık arasındaki kapakçıkların açılıp kapanmasıdır. E ğ er bir kapakçık da arıza var ise kan geri akar bu da üfürüm olarak adlandırılır.

9 Diastolik evreSistolik evre Kan damarları;kalp ve vücut hücreleri arasında kan taşıyan kapalı bir tüp sistemidir. Kan damarları arter (atar damar), ven (toplar damar), arteriol, kılcal damar ve venül olmak üzere beş çeşittir.

10 Kalbin mikroskobik yapısı  Kalp kası iskelet kasına çok benzer. Çizgilidir, miyofibriller, aktin ve myosin protein filamentleri içerir. Kayan filamentler teorisine göre kasıldı ğ ı bilinir.  Ancak öte yandan çizgili kaslardan farklılıklar gösterir.

11  Kalp 3 tabakadan oluşmaktadır. Yani kalp duvarlarını 3 farklı yapı çevirir. Bunlar içten dışa do ğ ru “Endokardium”, “Myokard” ve “Perikardium”dur.  Endokard bir sıra epitel hücreleriden oluşur. Kasılma yetenekleri azdır ve İ mpuls(Sinir hücreleri tarafından taşınan elektriksel uyartı) iletmek için özelleşmişlerdir.  Myokard ise özel yapılı çizgili kas dokusundan oluşur. Kalp kasılmasını sa ğ layan kalp kası hücreleridir. Myocard kan deste ğ ini sa ğ ve sol koroner arterler sayesinde alır. Bu damarlar aortun dallarındandır ve kalbi sarmalar.  Koroner venler arteri izleyen ve kanı koroner sinüs adı verilen daha büyük bir vene çeker ve sa ğ atriuma boşalır.

12  Miyokard bazı noktalarda farklıdır.  Tüm kas hücreleri aynı anda bir birim gibi kasılır. Ancak atriumlar ve ventriküllerin arasında var olan bir konektif doku atriumların ventriküllerden ayrı kasılmasını sa ğ lar.  Myokard iskelet kasındaki çeşitlili ğ in aksine slowtwitch kas fibrillerinden oluşmuştur.  İ skelet kası gibi kayan flamentler teorisine göre kasılır.  Perikard ise kalbi dıştan sarar ve ba ğ dokudan oluşur. Arası sıvı dolu 2 tabakadan oluşur ve sıvı sayesinde kalbin çalışması kolaylaştırılır.

13

14 Kalp Kasının Kasılması  Kalp kasının kasılması SA dü ğ ümünden çıkan bir sinir uyarısının kalp kasında yayılması sonucu oluşan bir sistol(kasılma) ve bunu takip eden diastolü(gevşeme) kapsamaktadır.  Kalpte kasılma ve gevşeme olmak üzere 2 çeşit hareket görülür. Kulakçık kasılırken kan karıncı ğ a, karıncık kasılırken atardamarlara pompalanır.  Kulakçık ve karıncıkların çalışması birbirine zıttır. Kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer, karıncıklar gevşerken kulakçıklar gevşer.

15  Kulakçık ve karıncıkların ikisinin de gevşemede oldu ğ u faz kalp siklusunun(döngüsünün) başlangıcıdır. Bu sırada büyük ve küçük kan dolaşımından gelen kan kulakçıklara dolmaktadır ve buradan kapakçıkları geçerek karıncıklar dolmaktadır. Kulakçı ğ a gelen kanın %70’i bu şekilde pasif olarak karıncı ğ a dolar.

16  SA dü ğ ümünden çıkan sinir uyarısı ile birlikte kulakçıklar kasılır ve kulakçıklarda kanın geri kalan kısmı da(%30) karıncı ğ a geçer. Uyarı karıncıklara ulaşınca mitral ve trikuspid kapaklar kapanır. Kanın kulakçık-karıncık arasındaki geçişi engellenir.  Bu sırada birinci kalp sesi oluşur.

17  Kasılmanın devamında Aort ve Pulmoner Arterin Semilunar kapakları açılarak kanın pompalanması sa ğ lanır. Karıncıkların kasılmasını gevşemesi takip ederek karıncık basıncı, düşerek atardamara pompalanan kanın az bir kısmı karıncı ğ a geri dönerken semilunar kapakları kapatır ve ikinci kalp sesini oluşturur. Böylece bir siklus sona erer. Kanın karıncıklara dolması ile ikinci bir siklus başlar.

18

19 Kalbin Uyarı ve ileti Sistemi  Kalp kendisini uyaran tüm sinirleri kesilse dahi kasılmaya devam eden bir organdır.  Kalp dokusu, uyarıları kalbin her tarafına yayan bir ileti sistemine sahiptir ve “pacemaker”(Önder odak, adım attırıcı) adı verilen bir takım yapılardan oluşmuştur. Kalp de sırasıyla uyarı iletmeye yarayan yapılar;  SA Dü ğ ümü(Sınortrial),  AV Dü ğ ümü(Antrioventriküler),  His demeti,  His demetinin sa ğ -sol dalı,  Purkinje sistemi veya lifleridir.

20 Kalbin Uyarı ve İ leti Sistemi

21  SA dü ğ ümü dakikada 70-80, AV dü ğ ümü 40-60, his demeti ve purkinje lifleri ise daha düşük hızlarda kendili ğ inden uyarı oluşturma yetene ğ ine sahiptirler.  Kalp kası uyarılması için sinirsel uyarıya ihtiyaç olmayan ve kendi uyarılarını kendi oluşturabilen özelli ğ e sahiptir.  Kalp kasının kasılmasını başlatan ve kasılma-gevşeme hızını tayin eden SA dü ğ ümüdür. Kalp kasılması için SA dü ğ ümünden çıkan sinir uyarısı öncelikle kulakçıkları uyarır, sonra 0.1 sn’lik bir gecikme ile AV dü ğ ümüne geçerek, sinir uyarısının his demeti ve purkinje liflerine ulaşımı sa ğ lanarak karıncıkların uyarılması ve kasılması sa ğ lanılır.

22  AV dü ğ ümü normal şartlarda uyarı çıkarmamakla birlikte, anormal durumlarda SA dü ğ ümünün uyarı çıkarmaması gibi bir durumda uyarı oluşturabilmektedir.  Böylece kulakçık kasılması ile karıncıklara, karıncık kasılması ile de kan damarlara pompalanmakta, AV dü ğ ümüne uyarının 0.1 sn gecikme ile geçişi de kulakçıkların, karıncıklardan önce kasılmasını ve kanın karıncıklara geçişini sa ğ lamaktadır.

23 Kalbin Sinirsel Kontrolü  Kalp otomatik olarak çalışır ancak, çalışması otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir.  Otonom sinir sistemi Sempatik ve Parasempatik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır:

24 Sempatik Sinir Sistemi  1-sinüs dü ğ ümünün ileti hızını artırır,  2-kalbin bütün bölümlerinde ileti hızını ve uyarılabilirlik durumunu artırır,  3-hem atrium hem de ventrikül kasının kasılma kuvvetini artırır.  4-Sonuçta sempatik uyarılma ile kalbin pompalama hızı ve gücü artar

25 Parasempatik Sinir Sitemi  Asetilkolin SA nodunun ritmini ve uyarıların ventriküllere geçişini yavaşlatır.  Sonuçta parasempatik uyarılma ile kalp hızını yavaşlatır.  Sempatik ve Parasempatik sinirler SA dü ğ ümünü etkilerler.  AV dü ğ ümü normal şartlarda uyarı çıkarmaz, SA dü ğ ümü herhangi bir nedenle devre dışı kalırsa, AV dü ğ ümü devreye girer, kalp frekansla çalışır.  Kalp enerjisinin ço ğ unu aerobik yol ile sa ğ lar. Glikoz, ya ğ asitleri ve kasta oluşan laktik asidi enerji kayna ğ ı olarak kullanır.

26 Dolaşım Sisteminin Organizasyonu  İ nsan dolaşım sistemi kapalı bir kutudur. Bu kutunun içinde kan tüm dokulara ulaşır. Kan dolaşımı kassal bir pompa hareketi gerektiren bu hareket sistemi boyunca kanın hareketi için basınç yaratır.  Kan kalpten dokulara arterler aracılı ğ ıyla hareket eder ve kalbe venler aracılı ğ ıyla gelir.  Sistem kapalı olarak düşünülür çünkü daha küçük damarlarla arterler ve venler birbirini izler.

27  Kapiller en küçük sayısız kan damarlarıdır ve dokular arası O2-CO2 ve besin maddelerinin de ğ işimi gerçekleşir- kapiller yatak  Kan kapiller yataktan venül olarak adlandırılan küçük venöz damarlara geçer.  Venüller kalbe geri döndükçe çapları artar ve ven haline gelir.  Majör venler direk olarak kalbe boşalır.  Üst ve alt vücuttan gelen venöz kan karışımı kalbin sa ğ tarafına gelir  Vena cava superior  Vena cava inferior

28 Dolaşım sisteminin egzersiz fizyolojisi ve fiziksel aktivite ile ilişkisi kalp debisi ve kan akışını da ğ ılımıdır.

29 Egzersize Dolaşımsal Uyumlar  Aerobik yolla enerji üretiminde besin maddelerinin ATP resentezini sa ğ lamak üzere yanması için ortamda yeterli miktarda oksijen bulunması gerekmektedir. Organizmada oksijen akci ğ erler yoluyla kana geçmekte ve dolaşım sistemiyle ilgili dokulara (egzersizde kaslara) iletilmektedir. Artan iş yüküyle birlikte harekete katılan kas gruplarının sayısı da artaca ğ ından oksijene gereksinim artacak dolayısıyla dolaşım sisteminde yeni düzenlemeler (uyumlar) gerekecektir.

30 Kan akımı  Canlı organizma da yaşam fonksiyonlarının sürdürülebilmesi için belirli bir kan akımının sa ğ lanması gerekmektedir. Bu fonksiyon 1) kalbin bir dakikada çevreye (perifere) pompaladı ğ ı kan miktarı (kalp debisi) ve 2) Bunun dokulara uygun şekilde da ğ ılımı ile (distribüsyon) ile mümkün olmaktadır.

31 Kalp Debisi  Atım Hacmi (Stroke volüm) kalbin bir kasılma sırasında perifere gönderdi ğ i kan miktarını ifade etmektedir ve yaklaşık cm³ kadardır. Sa ğ lıklı bir kişinin sinoatrial dü ğ ümünden bir dakikada çıkan uyaran sayısı ortalama 75 kadardır (60-90). Bu nabız (kalp Atım hızı–KAH) olarak izlenebilmektedir. Böylece bir dakikada perifere gönderilen kan miktarı atım hacmiyle nabzın ilişkisine dayalı olarak hesaplanabilmekte ve kalp debisi (Q) olarak adlandırılmaktadır. Kalp debisi dinlenik durumda yak. 5 L kadardır. Maksimal bir egzersizde 35 L ye kadar çıkabilir.

32  Kalp debisi= Atım hacmi x KAH  Örn. Q (l/dk)= 70 ml x 70 atım/dk = 4900 ml/dk = 4,9 L/dk  Atım hacmi bayanlarda daha az ml. Antrenmanlılarda ise daha yüksek de ğ erdedir ( ml). Egzersiz esnasında ise atım hacmi daha yüksek de ğ erlere çıkabilmektedir ( ml). Bazı bireysel de ğ erlere göre 200 ml. çıktı ğ ı gözlenmiştir.

33 Starling yasası  Kalp debisi sa ğ kalbe geri dönen venöz kan miktarına, yani venöz dönüşe ba ğ lıdır. Egzersiz esnasında kaslardan geri dönen venöz kan sa ğ ventrikülü oluşturan kalp kasının gerilmesine yol açmakta ve daha büyük bir kasılma (kontraksiyon) gücü do ğ urmaktadır. Böylece sistol ile birlikte perifere daha fazla miktarda kan pompalanabilmektedir. Bu sol kalp için de geçerlidir. Venöz dönüşle kalp debisi arasındaki ilişki Starling yasası olarak bilinmektedir.

34 KAH ve Düzenlenmesi  Kalbin dakikadaki atım sayısı, nabız, vuru  Medulla Oblangata’daki kardiyak merkezden kaynaklanan sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinin etkisi altında olan KAH dolaşım fonksiyonunun izlenmesinde önemli bir göstergedir.  Örn: Antrenmansız bir kimsede dinlenik durumda KAH 75 atım/dk iken aynı şahıs antrenmanlı duruma geldi ğ inde atım hacmi artaca ğ ından ve vücuda pompalanacak olan kan miktarı de ğ işmeyece ğ inden (5 L kadar) KAH daha düşük olması yeterli olacaktır.

35 Dinlenik ve Maksimal Egzersiz Durumunda Kan Akışının (Q) Düzenlenmesi DinlenikEgzersiz OrganYüzde (%)L/dkYüzde (%)L/dk Kemikler50,30,50,15 Beyin150,941,2 Kalp50,341,2 Böbrek251,520,6 Karaci ğ er 251,530,9 Kas150,98525,5 Cilt50,30,50,15 Di ğ er 50,31 TOPLAM1006,010030

36  Kanın redistribüsyonu iki mekanizmaya ba ğ lıdır. Arteriollerin böbrek, karaci ğ er ve cilt gibi vücudun aktif olmayan parçalarına da ğ ılımını refleks daralmayla azaltması (vazokonstrüksiyon); ve iskelet kaslarına giden arteriollerin genişlemesi (vazodilatasyon) üretilen LA, CO2 gibi vazodilatör metabolitlerce oluşan süreç. Bu iki kontrol sistemi dinlenik durumda ve egzersiz esnasında kan akışının tüm organlara en verimli düzeyde kan deste ğ i vermesini sa ğ lar.

37  Dinlenik Q = Atım Hacmi x KAH  Antrenmansız 4,9 L= 70 ml x70 atım/dk  Antrenmanlı 4,9 L= 100 ml x 49 atım/dk  Dinlenik durumda oldu ğ u gibi antrenmanlı bireylerde verili bir egzersiz şiddetinde de KAH daha düşük olmaktadır.

38  Örn: Antrenmanlar öncesinde 150 Watt şiddetindeki bir egzersiz esnasında kaslara gönderilecek kan miktarı 20 L. ise ve bunu 200 atım ile 100 ml. atım hacmi ile gerçekleştirilebiliyorsa antrenmanlardan sonra aynı iş yükünde kan gereksinimi pratikte de ğ işmeyece ğ inden atım hacmi yükselmiş KAH düşmüş olacaktır.  150 watt yükQ= Atım Hacmi x KAH  Antrenmansız20 L= 100 ml x200 atım/dk  Antrenmanlı20 L= 111 ml x180 atım/dk

39  Egzersizin başlamasıyla birlikte, sempatik nöronlar yoluyla yoluyla böbrek üstü bezinden (adrenal medulla) norepinefrin adı verilen hormonun salınımı gerçekleşmekte ve sinoatrial dü ğ üm uyarılmaktadır. Böylece KAH artmaktadır. AORT ve Carotid arter üzerindeki basınç algılayıcıları (baroreseptörler) ise kanın basıncı de ğ işikliklerini kardiyak merkeze iletirler. Vagus Siniri (parasempatik sinir) yardımıyla sinoatrial dü ğ üme mesaj gönderilir ve KAH yavaşlamış olur. Bu olay negatif geri bildirim (negatif feedback) örne ğ i olup homeostatisin korunmasında önemli rol oynar.

40 Kalbin Hipertrofisi  Yapılan düzenli antrenmanlar sonucu kalp kaslarında hipertrofi meydana getirildi ğ i yolunda birçok bulgular mevcuttur.  Egzersizin kalp üzerinde yarattı ğ ı etkiler yapılan antrenman çeşidine göre farklılık göstermektedir.  Yapılan güç ve hız antrenmanları sonucu kalp kaslarında hipertrofi görülürken, dayanıklılık antrenmanları sonucunda ise sol karıncık hacminde büyüme görülmektedir.

41 Egzersizin Dolaşım Sistemi Üzerine Etkileri  Antrenmanın vücutta en etkili oldu ğ u organ kalptir. Yüklenmelerin kalbi etkilemesi ile ilgili olarak genelde “karıncıkların büyümesinden” ( Ventriküler Hipertrofi) bahsedilir.  HERSCHEN, normale göre daha büyük olan ve daha önceleri patolojik bir durum şeklinde “Öküz Kalbi- Corius Bobinus” adı ile tanımlanmış bu kalbe “ SPORCU KALB İ ” adını vermiştir.  Antrene olmayan normal kişilerde kalbin a ğ ırlı ğ ı gram olmasına karşılık sporcularda bu a ğ ırlık 500 gram civarında bulunmaktadır (Hollmann).  Normal kalpte 5-7 mm olan sol karıncık duvar çeperi 7-15 mm arasında bir kalınlı ğ a sahiptir

42  Kalbin dakikada pompaladı ğ ı maksimal kan hacmi artar  Antrenmanla nabızda daha az artma meydana gelir  Zamanla sinuzal bradikardi(dinlenik durumdayken nabzın normalin altında olması) meydana gelir, nabız 60’ın altına iner.  Dayanıklılık sporcularında dinlenme kalp frekansı atım/dk’ya kadar düşmektedir. Mukavemet kayakçılarda bu de ğ erler 28 atım/dk’ya kadar ölçülmüştür(Hollmann-Hettinger).  Yüklenme sonrası nabzın normale dönüşü antrenmansızlara göre süratli olur.  Antrenman esnasında kanın aktif(kaslar)- inaktif(iç organlar) organlara da ğ ılımı daha mükemmeldir

43  Kaslarda kanlanma, kapillarizasyon(kılcal damarlanma) artar.  Spor yapmayan erkek ve kadınlarda her kas fibrili çevresinde ortalama 3 veya 4 kılcal damar bulunmasına karşılık bu sayı sporcularda 5 ile 7 arasında de ğ işmektedir.Bu da dayanıklılık sporlarında daha fazla oksijen tedariki sa ğ lar.  Kan hacmi ve hemoglobin miktarı artar. Dolayısıyla oksijen taşıma kapasitesi artar.

44 Sporcu Kalbi  Herşeyden önce kalbin aslında bir kas oldu ğ unu bir kenara yazalım.  Çalışan her kas gibi, kalp de büyür. Bunun yanında kalbin takatı da artar. Tıp dünyasında bu durum „sporcu kalbi“ diye adlandırılır.  70kg a ğ ırlı ğ ında „normal“ bir erke ğ in kalbi cm3’ tür.  Haftada sadece 3 saat antrenman sonucunda bu hacim 800’e çıkabilir.

45  Normal bir kalp 5 litre kanı kalp-damar sistemine pompalamak için dinlenme durumunda yaklaşık 55 saniyeye ihtiyaç duyar.  Düzenli egzersiz neticesinde zorlanan kalp ise gelişir, ve büyür. Kalbin büyüyen kısmı karıncık ya da sol ventriküldür. Bu sayede pompalama için toplayabilece ğ i kan miktarı artar, bununla beraber nabız sayısı bir defada daha fazla kan pompalayabildi ğ i için düşer. Örne ğ in; normal bir kalple karşılaştırıldı ğ ında iyi durumda bir amatör bisiklet sporcusunun kalbi 55 saniye içinde yaklaşık 25 litre, yani 5 kat daha fazla kan pompalayabilir.

46  Peki sporcu kalbi hiç mi „teklemiyor?“  Sporcu kalbine yapılabilecek en kötü şey, bıçakla keser gibi sporu bırakmaktır. Sporu bıraktıktan sonra koroner yetmezlik özellikle profesyonellerde olan bir hadise.  Antrenmanlar spor kariyerin bittikten sonra bıçakla keser gibi bırakılırsa kalp çok hızlı bir şekilde küçülüyor ve pörsümüş bir şekil alıyor; Bu da ekonomik çalışmamasına ve kısmen ritm bozuklu ğ una (çarpıntı, düzenli atmıyor, sekiyor) yolaçıyor.  Avusturya’da bu konuda üç grubu kapsayan bir araştırma yapılmış. Birinci grup eski profesyonel sporcular, ama sporu bırakmamışlar profesyonel kariyerleri bittikten sonra. Ikinci grup yine eski profesyonel sporcular, ama sporu tamamen bırakmışlar. Üçüncü grup hayatları boyunca sporla alakası olmayanlar. Araştırmanın sonucu: En büyük kalp yetmezli ğ i ve kalp krizi sonucu ölüm riski sporu bırakan profesyonel sporcularda. Hiç spor yapmayanlarda bile bu risk daha düşük çıkmış.


"Dolaşım Sistemi ve Egzersiz. Dolaşım Sistemi  Dolaşım Sistemi vucudumuzda kanın taşınmasından sorumludur.; kalp kan damarları ve kandan oluşmaktadır." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları