Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

CEVAT PARLATICI.  Finans Nedir? Kişi ya da kurumların faydalanabileceği para, fon ya da sermaye anlamına gelmektedir. Finansman Nedir? Para ya da sermayenin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "CEVAT PARLATICI.  Finans Nedir? Kişi ya da kurumların faydalanabileceği para, fon ya da sermaye anlamına gelmektedir. Finansman Nedir? Para ya da sermayenin."— Sunum transkripti:

1 CEVAT PARLATICI

2  Finans Nedir? Kişi ya da kurumların faydalanabileceği para, fon ya da sermaye anlamına gelmektedir. Finansman Nedir? Para ya da sermayenin sağlanmasını ifade etmektedir.  Finansal Yönetim Nedir? Hem gereksinim duyulan fonların sağlanmasını hem de bu fonların uygun varlıklara yatırılmasının yönetimini ifade eder.  Finans Yöneticisi Nedir? İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından doğrudan sorumlu olan kişilerdir.

3  A) Yatırım Kararları Kısa ve uzun dönemli ne tür yatırımlar yapılacaktır?  B) Finansman Kararları Para ihtiyacı nasıl, nereden ve ne zaman karşılanacaktır?  C) Kâr Payı (Dividant) Dağıtım Kararları İşletmenin kârı nasıl dağıtılacaktır?

4 A) Yatırım Kararları  Dönen varlık ve Duran varlık yatırımlarıyla ilgili kararlardır.  Yatırım kararları ( kısa ve uzun vadeli varlık bileşimi) risk ve getiri göz önüne alınarak verilir.  Risk ve getiri doğru orantılıdır.  Vade; kısa, orta ve uzun vade olarak ele alınmaktadır. En fazla bir yıla kadar olan vade kısa; 1- 3 yıla kadar olan vade orta; 3 yıldan daha uzun vade ise uzun vade olarak kabul edilmektedir.

5  B) Finansman Kararları İşletmelerin fon ihtiyacının ve bu fonların nasıl sağlanacağının belirlenmesi ile ilgili kararlardır. İşletmeler sermaye ihtiyaçlarını borç ve öz kaynaklar olmak üzere iki kaynaktan karşılayabilirler. Finansman kararları varlıkların ne kadarının borçla ne kadarının öz kaynakla finanse edileceğine karar verilmesini içerir.

6  B) Finansman Kararları Finansman kararları kaynağın sağlanabilme durumu, risk ve maliyet dikkate alınarak verilir. Finansman kaynağının vadesi kısaldıkça riski artar, maliyeti düşer. Finansman kaynağının vade uzadıkça risk düşer, maliyeti artar. Riskten kaçınan işletmelerin genelde uzun vadeli borçlanmalara ağırlık verir.

7 B) Kar Payı (Dividant) Dağıtım Kararları Elde edilen kârın ne kadarının işletmede bırakılacağı, ne kadarının ortaklara dağıtılacağı ile ilgili kararlardır. Kâr payı dağıtım politikası, işletmenin fon ihtiyacı, ilave fonların maliyeti, likidite durumu, nakit akışlarının düzenliliği, benzer firmaların kar dağıtım politikaları ve hissedarların beklentileri gibi faktörlerin dikkate alınmasıyla verilir.

8  FİNANS YÖNETİCİSİ  İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından doğrudan sorumlu olan kişilerdir.

9  BİREYSEL İŞLETMELER (FERDİ TEŞEBBÜSLER): Tüzel kişiliği bulunmayan ve üçüncü kişilere karşı kişinin tüm mal varlığı ile sorumlu olduğu bir girişim türüdür.  ADİ ORTAKLIKLAR (ADİ ŞİRKETLER): Adi ortaklıklar, iki ya da daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına tâbi olmaksızın, yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları ortaklık türüdür. Bu tür ortaklıkların en önemli avantajı düşük maliyetlerle ve kolayca kurulabilmesidir.  KOLLEKTİF ORTAKLIKLAR: Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir.

10  ADİ KOMANDİT ORTAKLIKLAR: Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirkettir. Sorumluluğu sınırlı olmayan ortaklara komandite, sorumluluğu sınırlı olanlara komanditer denir. Komandite ortakların gerçek kişi olmaları gerekir. Tüzel kişiler ancak komanditer ortak olabilirler.  SERMAYESİ PAYLARA BÖLÜNMÜŞ KOMANDİT ORTAKLIKLAR: Sermayesi paylara bölünen ve ortaklarından bir veya birkaçı şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket ortağı, diğerleri bir anonim şirket pay sahibi gibi sorumlu olan şirkettir.

11  LİMİTED ŞİRKETLER: Bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur.  Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle yükümlüdürler.  Limited şirket, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilir.  Bir kişiyle kurulabilir, ortak sayısı elliyi aşamamaktadır.  Aranan asgari sermaye 10.000 Türk Lirasıdır.  Sigortacılık da yapabilirler.  Esas sözleşmede hüküm konulması kaydıyla, intifa (ortaklık haklarına sahip olmaksızın kârdan pay alma hakkına sahip) senetleri çıkarılabilmektedir.

12  ANONİM ŞİRKETLER: Sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. Kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir. Kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının izni ile kurulur; şirketin merkezinin bulunduğu yer, ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. En az 50.000 TL sermaye olmalıdır.

13  ANONİM ŞİRKETLER: Ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. En kolay büyüme olanağına sahip ortaklık türüdür. Hem sermaye artırımı hem de borçlanma olanağı diğer şirketlere kıyasla kolaydır. Bu şirketlere ortak olmak ya da ortaklıktan ayrılmak, özellikle hisse senetleri borsada işlem gören şirketler için çok kolaydır. Anonim şirketler halka açık ya da halka kapalı anonim şirket özelliğinde olabilir. Halka açık olan şirketler TTK’nın yanında Sermaye Piyasası Kanunu’na(SPK) tabi olmakta ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun(SPK) denetimine girmektedir.

14  1930 öncesi: Çalışmalar finanslama ya da bilançonun pasif tarafında yer alan borçlanmalar ve öz sermaye üzerinde yoğunlaşmıştır.  1929 ekonomik kriz: Fiyatlarda düşmeler, kredilerde sıkıntılar tasfiye ve iflaslara neden olmuştur.  1940 ve 1950’li yıllar: Finansal yönetimde nicel yöntemlere yer verilmiştir. İlk defa, finansal yönetimde, fonların kullanımı, diğer bir ifade ile bilançonun aktif tarafıyla da ilgilenilmiştir. Ayrıca, sermaye bütçelemesi problemlerinde önemli bir teknik olan iskonto edilmiş nakit akışları tekniği kullanılmıştır.

15  1950’lerden itibaren: Normatif yaklaşım yerini pozitif yaklaşıma bırakmıştır. Pozitif yaklaşımın temel özellikleri dışsal gözlem yerine işletme içi gözlemlere dayalı olması, analitik yöntemlerin kullanılması, başarı ve riskin birlikte ele alınmasıdır. Modern finans teorisi işletmelerin davranış biçimlerinin piyasa değerini nasıl etkilediğinin analitik yöntemlerle araştırılmasına dayanır.  1960’lı yıllar: Sabit varlıklarla, alacaklar, stoklar ve nakit gibi dönen varlıkların dağılımında optimizasyon ve istatistiksel tekniklerin kullanıldığı matematiksel modeller uygulanmaya başlanmıştır.

16  1970’li yıllar: İşletme değerini ve hissedarların (ortakların) servetini maksimum kılmada riskle düzeltilmiş modellerin geliştirilmiş olmasıdır.  1980’li yıllardaki gelişmeler: Finansal kararlarda bilgisayarlı uygulamalara gittikçe artan önemin verilmesi yönündedir. İlk dikkati çeken eğilim sermayenin dolaşım hızının olağanüstü artmasıdır.

17 Risk-Getiri dengesi sağlanmalıdır. Para zaman değerine sahiptir. Kâr değil, nakit önemlidir. Nakit akışlarındaki artış dikkate alınmalıdır. Rekabetin yoğun olduğu piyasalarda kârlı projeler bulmak zordur. Sermaye piyasalarının yapısı önemlidir.

18 Temsil maliyeti sorunu göz ardı edilmemelidir. Finansal kararlarda vergilerin etkisi dikkate alınmalıdır. Tüm riskler eşit değildir. Etik davranış doğru şeyleri yapmak anlamındadır. Etik olmayan davranışları finansın her alanında görmek mümkündür.

19  Finansal Varlıklar: Alacak ya da ortaklık hakkı veren, maddi olmayan varlıklardır. Finansal sistemde fon arz edenlerle fon talep edenler bu varlıklar yardımıyla birbirlerine fon aktarırlar.

20  Sermaye Piyasası Kanunu’na Göre Menkul Kıymetler: Ortaklık veya alacaklılık hakkı sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları SPK tarafından belirlenen kıymetli evrak olarak tanımlanmaktadır.  Dolayısıyla menkul kıymetler yukarıda belirtilen nitelikleri taşıyan finansal varlıklardır. Menkul kıymetler finansal varlıklardır; ancak tüm finansal varlıklar menkul kıymet özelliği göstermeyebilir.

21 1.Getiri: Nakit girişleri ile hesaplanır. Gelecekte elde edilecek nakit akışıdır. 2.Riskin tahmin edilebilirliği: Risk, finansal varlığın türüne, vadesine, çıkaran kurumun mali özelliklerine göre değişecektir. Yatırımcı açısından hisse senedine yatırım yapmanın riski tahvile göre yüksektir. Devletin çıkardığı tahviller ile özel firmaların çıkardığı tahviller aynı risk düzeyinde değildir. Riske bağlı olarak finansal varlıkların fiyatı da değişecektir.

22 3.Vade: Vadesi uzadıkça bu finansal varlıktan elde edilecek nakit akışlarının elde edilme olasılığı azalabilecek, dolayısıyla riski artacaktır. Hisse senetlerinde vade sonsuz olduğu için yatırımcısı açısından risk en yüksektir. 4.Paraya çevrilebilirlik: Bazı finansal varlıklar kolaylıkla ve değerinden önemli bir sapma olmaksızın paraya dönüştürülebilirken bazılarının bu özelliği düşüktür. Hazine bonoları ise en likit finansal varlıklardan biridir

23 5.Bölünebilirlik özelliği: Finansal varlıkların en az hangi miktarlarda paraya dönüştürülebileceği ile ilgili bir özelliktir. Ne kadar küçük değerlerle çıkarılırsa o kadar çok tasarruf sahiplerine ulaşılacaktır. NOT: Hem borç hem de öz sermaye özelliği taşıyan finansal varlıklara melez finansal varlık denir.

24  Bunlar; Brokerlar: Bir komisyon karşılığında fon arz edenlerle talep edenleri karşılaştıran kurumlardır. Brokerlar kendi nam ve hesabına işlem yapmazlar. Dealerlar: Başkaları ve kendi nam ve hesabına işlem yapan aracı kurumlardır. Bu kurumlara pazar yapıcı kurumlar da denir. Piyasada fiyatlar ucuz iken alış, fiyatlar yüksek olduğunda satış yaparak piyasanın etkin çalışmasında önemli rol oynarlar. Banka gibi kurumlar dealer olarak işlev görmektedirler.

25 Dolaylı Finansman: Finansal varlıkların, aracılar vasıtasıyla el değiştirmesidir. Aracı kurumlar fon aktarımında riski üstlenerek aracılık faaliyetlerini yerine getirirler. Ülkemizde SPK’ya göre Aracı Kurum: Menkul kıymetlerin başkasının nam ve hesabına veya başkasının hesabına, kendi namına yahut kendisi nam ve hesabına aracılık amacıyla alım ve satımı ile uğraşan ve menkul kıymetleri halka arz edilebilen bir anonim ortaklıktır. Aracı kurumlar finansal piyasalarda hem birincil hem de ikincil piyasada aracılık yapmak üzere faaliyetlerine izin verilen kurumlardır.


"CEVAT PARLATICI.  Finans Nedir? Kişi ya da kurumların faydalanabileceği para, fon ya da sermaye anlamına gelmektedir. Finansman Nedir? Para ya da sermayenin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları