KÂİNAT ve İNSAN Hazırlayan Hüsnü Çeşmeci.

Slides:



Advertisements
Benzer bir sunumlar
MİKROKOSMOSTAN MAKROKOSMOSA SEYAHAT
Advertisements

GÜNEŞ SİSTEMİ ve GEZEGENLERİ
ATOMUN YAPISI Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir.Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sahiptir. Atomda bulunan yükler;
MADDENİN TANECİKLİ YAPISI
Öğretmen Ziya Kılıçözlü İlköğretim Okulu
SEMA TUNA.
Hayran Olunuz !.
Elektronların Dağılımı ve Kimyasal Özellikleri
MELEKLERE İMAN A) MELEKLERİN TARİFİ
Edited By:Mucahit Hayır
1-ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ
2.Element ve BileŞikler Okul bahçemizi çevreleyen demir parmaklıklar, mutfakta kullandığımız bakır cezve ve alüminyum tencereler sırasıyla çok sayıda demir,
5. BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ
MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ
A-GÜNEŞ SİSTEMİ GEZEGENLERİ
ATOMUN YAPISI Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sahiptir. Atomda bulunan yükler;
MADDE TANIMI Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan bütün varlıklar maddedir. Çevremizde gördüğümüz hava, su, toprak, masa her şey maddedir. MADDENİN SINIFLANDIRILMASI.
ELEMENT VE BILESIKLER a) Elementler :
Elementler ve Sembolleri
Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sahiptir.
MİKROKOSMOSTAN MAKROKOSMOSA SEYAHAT
Madde Ve Enerji.
GEZEGENLER VE UYDULARI
MADDENİN TANECİKLİ YAPISI
Atom ve Yapısı.
ATOMUN YAPISI.
Maddenin Tanecikli Yapısı
MADDENİN TANECİKLİ YAPISI
(Kâinatın Sahibi ve İnsan)
10’un Gücü Yolculuk Atomdan Evrene ..
ELEMETLER VE ÖZELLİKLERİ SEDEF ÇİÇEK.
Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi 9. Sınıf 1. Ünite
Duygu ALTUN Aycan ERİKLİ
SAF MADDELER: ELEMENTLER VE BİLEŞİKLER
DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ
Yıldız Kümeleri, Galaksiler ve Samanyolu
ATOMUN YAPISI.
ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ
YERYÜZÜNDE YAŞAM.
ELEMENT VE SEMBOLLERİ.
Yıldızlar.
Maddenin yapısı ve özellikleri
Çevreyi Korumak.
ATOM.
Maddenin Yapısı ve Özellikleri
ELEMENT VE SEMBOLLERİ SAF MADDE: Kendisinden başka madde bulundurmayan maddelere denir. ELEMENT: İçerisinde tek cins atom bulunduran maddelere denir. Yani.
İslam’da Bilginin Kaynakları
Ocak Kendi ağırlığının onlarca misli yükü kaldırabilen bir karınca, diğer böceklerde olmayan bu özelliğinin ne işe yaradığını bilmeden, çalışır.
KÂİNAT ve İNSAN - 1 (Kâinat Nedir?) Hazırlayan Hüsnü Çeşmeci Ocak 2010.
Dünya, Güneş ve Ay.
Evren ve Yapıtaşları Tuncay Özdemir
MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ
ÜNİTE : 5 DÜNYA, GÜNEŞ VE AY.
Madde Ve Enerji
ATOMUN YAPISI.
Evrenin yapIsI ve geçmişe bakIş
GÜNEŞ SİSTEMİ Sunuindir.blogspot.com.
GÜNEŞ SİSTEMİ.
GÜNEŞ SİSTEMİ Sunuindir.blogspot.com.
Güneş Sistemi Güneş sistemi, güneşin çekim kuvvetinin etkisiyle; gezegenler, gezegenlerin uyduları, kuyruklu yıldızlar ve meteorların yine güneş etrafında.
GÜNEŞ SISTEMI VE ÖTESI GÖK CİSİMLERİ. Var olan her şeyi içinde bulunduran sonsuz boşluğa uzay denir. Uzay boşluğunda bulunan tüm doğal cisimlerin ortak.
GÜNEŞ SİSTEMİ VE GEZEGENLER
YAKUPHAN GÜLTEKİN 9/C EVRENİ TANIYALIM Evrenin yapısı ve geçmişe bakış  Her bilim dalında olduğu gibi astronominin de kendine özgü terim ve kavramları.
GÜNEŞ SİSTEMİ İnsanlar çok eski çağlardan beri gökyüzünü merak etmişler. Gökyüzünde birbirinden farklı gök cisimlerinin olduğunu fark etmişler. Yıldızlar,
Gök Cisimleri Soru-Cevap.
GÜNEŞ, DÜNYA ve AY.
7. SINIF 1. ÜNİTE Melek ve Ahiret İnancı.
PROJE 2 GÜNEŞ SİSTEMİ İPEK KİBAR YASEMİN ÖZDEM. İŞARETLERİN ANLAMLARI Konu ile ilgili ana sayfaya Konu ile ilgili ana sayfaya bağlanır. bağlanır. Gezegenlerin.
AYIN YAPISI ve ÖZELLİKLERİ
YILDIZ NEDİR ? NASIL OLUŞUR? NASIL ÖLÜR?. Yıldız kendi ürettiği enerjiyi kullanarak ışıyan ve bu sayede yüksek sıcaklık ve basınçta kalarak kütle çekimi.
Sunum transkripti:

KÂİNAT ve İNSAN Hazırlayan Hüsnü Çeşmeci

Kâinat – İnsan İlişkisi: ● Günlük hayatın telaşı içinde “nerede yaşıyoruz?” sorusu akla gelmez. Bir şekilde bu soruya muhatap olduğumuzda, aklımıza hemen yakın çevre gelir. Yani; ev, sokak, içinde yaşanılan şehir. Daha geniş düşünürsek; Türkiye Coğrafyası… ● Her insan, mekanın çevresiyle sınırlı olmadığını, kâinat denilen büyük bir mekanın, dünya denilen küçük bir parçasında “niçin ve nasıl yaşadığını” öğrenmek zorundadır. ● Kâinat, (insan için) yaratılmıştır. Yani, “başlangıcı vardır”; (görevini tamamladığında) kıyametle birlikte yok olacağından; “sonu vardır”. İnsan da yaratılmıştır. Yani, “başlangıcı vardır”; (beden ölmesine rağmen) ruh ölmeyeceği için, “sonu yoktur”. ● İnsanın kâinattaki (dünyadaki) bu hayatı geçicidir ve (ebedi ahiret hayatına kıyasla) çok çok çok… kısadır. İnsan, dünya hayatında tercihlerini yaparken bu gerçeği unutmamalıdır. NİÇİN BU KONU SEÇİLDİ? NOT: Kâinatı ve insanı tanıyabilmek için elimizde iki kaynak vardır. Bunlar; Kur’an ve insan aklının ulaştığı maddeye ait bilgiler. Biz bu konuyu hazırlarken ikisine de başvurduk.

● Kendini ve kâinatı tanımaya çalışan insan, canlı - cansız tüm varlıkların yapısını ve birbirleriyle ilişkilerini sürekli araştırmaktadır. Bunun için de aklını ve vücudunun üstün özelliklerini kullanarak alet yapmakta ve onları kullanarak bilgisini daha da artırmaktadır. ● İnsan, bugün ulaştığı teknolojiyle; bir yandan teleskoplar, uydular yaparak “makro sistemleri” araştırırken; diğer yandan mikroskopları yaparak gözle görülmeyen “mikro sistemleri” araştırmaktadır.

KÂİNAT KÂİNAT İNSANLIĞIN MUHTEŞEM BARINAĞI

KÂİNAT KÂİNAT TANIM Allah’ın yarattığı ve yaratmakta olduğu; ● Şimdiye kadar var olmuş ● Halen var olmakta olan ● Gelecekte var olacak olan Canlı - cansız, görülen - görülemeyen her şey… Çeşidi, özellikleri, sayısı ve görevi tam bilinmeyen tüm canlı ve cansızların toplamı… Makro ve mikro sistemleri içinde toplayan yapı.

Kâinattaki MAKRO SİSTEMLER 1. BÖLÜM Uzay Galaksiler Güneş Sistemi

MAKRO SİSTEMLERİN ÜLKESİ, "UZAY"... Uzay: İçinde galaksiler, nebulalar (bulutsu yapılar), kara delikler, yıldızlar, kuyruklu yıldızlar, gezegenler, uydular, astroidler, meteorlar ve bilmediğimiz nice gök cisimlerinin yer aldığı; boyutları sonsuz kabul edilen yapı… “O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.” ( Kur’an 2/117 )

GALAKSİLER ● Uzayda; milyarlarca yıldızın kümelendiği sistemler vardır. Bunlara “Galaksi”(Gök Kümeleri) denir. ● Bizim güneşimizin içinde bulunduğu galaksinin adı “Samanyolu”dur. Bu galaksi, spiral kolları olan disk biçimindedir ve içinde yaklaşık (değişik yaşlarda) 200 milyar yıldız vardır. ● Her galaksi kendi merkezi etrafında döner. (Örnek: Samanyolu kendi turunu 250 milyon yılda tamamlar.) ● Galaksiler büyüklüklerine göre “dev galaksi” veya “cüce galaksi” ismini alır. ● Uzayda, her birinin içinde milyarlarca yıldız bulunan on milyardan fazla galaksi olduğu tahmin edilmektedir.

Astronomi Bilimi (bu yüzyılda) Diyor ki Uzayda hiçbir şey yokken, bir patlama oldu… Oluşan gök cisimleri hızla uzaya yayıldı… Her yıldız (patlama noktasına yakın olan daha yavaş, uzak olan daha hızlı olmak üzere) hareket halindedir... "Göğü kudretimizle biz kurduk ve biz onu genişletmekteyiz." ( Kur'an 51/47 ) Hız farklılığından dolayı galaksiler (yıldızlar) birbirinden hızla uzaklaşmaktadır… Bir başka deyişle; uzay genişlemektedir. Bu hareketlilik 14 milyar yıldır devam etmektedir… Bilimin bugün söylediğini Kur’an 1400 yıl önce insanlığa haber vermiştir.

(Galaksiler uzayda gruplar halinde bulunurlar) Büyük Patlama GRAFİK ANLATIMLA UZAYIN AÇILIMI Her grubun içindeki galaksiler birbirinden ve her galaksinin içindeki yıldızlar da birbirinden uzaklaşıyor. Yani; uzay açılıyor (üç boyutta büyüyor). (Galaksiler uzayda gruplar halinde bulunurlar) Samanyolu’nun da içinde bulunduğu 17 kadar galaksinin oluşturduğu grup. Her galaksi grubu ( ve içindekiler ) çizgisel hareket halindedir. Örnek: Samanyolu 600 km/s hızla sürüklenmektedir. Herkül Grubu: En büyük galaksi grubu olup, içinde 10.000’den fazla galaksi olduğu tahmin ediliyor. Büyük Patlama

GÜNEŞ SİSTEMİ ● Samanyolu Galaksisi içindeki 200 milyar yıldızdan biri olan bizim yıldızımız (Güneş) ile onun etrafında dönen gezegenler ve Güneş odaklı kuyruklu yıldızların tümüne “Güneş Sistemi” denir. Samanyolu Galaksisi’nin bütününün fotoğrafı, galaksi dışına çıkılamadığından çekilememektedir. Bu resim bizim galaksimize benzediği için kullanılmıştır. Bugünkü teknoloji (teleskop, uydu) ile Güneşin üzerindeki patlamaları görüyor ve onun alev alev yanışını gözlemleyebiliyoruz. “Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.” ( Kur’an 78/13 ) ● Güneşin kendisi nükleer bir enerji kaynağı olup, yüzey sıcaklığı 5500 0C’dir. Güneş, bizim ısı ve ışık kaynağımızdır. ● Gezegenlerin, Güneşe olan uzaklıkları farklı olduğundan her gezegenin, Güneş etrafında dolanma süresi (kendi yılları) başka başkadır. Örnek olarak; Jüpiter’in Güneş etrafında bir dolanım süresi (Jüpiter yılı) dünya zamanıyla 12 yıl’dır.

DÜNYA “O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. ” ( Kur’an 21/33 ) ● Üzerinde yaşadığımız Dünya, Güneş Sistemi’nin bir parçası olup, üçüncü gezegendir. Dünya bizi taşıyan bir uzay gemisidir. ● Dünya, kendi ekseni etrafında dönerken, aynı anda, odağında Güneş bulunan bir elips yörünge üzerinde, 107. 000 km/saat (ortalama) hızla hareket ederek, 365 günde “bir tur” tamamlar. ● Buna “dünya yılı” denir. Dünya atmosferi (diğer işlevleri yanında) uzaydan gelen gök taşlarına, Güneşten gelen zararlı radyasyon ve fazla ışına karşı, canlıları koruyan bir kalkandır. “Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık…” ( Kur’an 21/32 ) ● Dünya, insanın yaşamasına uygun olarak yaratılmıştır… Güneş, demiri bile kaynatıp gaz haline dönüştürecek kadar sıcak enerji kaynağıdır... Ona az yakın olsak yanarız, az uzak olsak donarız… Allah, kâinatı bir denge üzerine kurmuştur.

Kâinat sadece taş - toprak ateş ve radyasyon değildir… İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ DÜNYA Kâinat sadece taş - toprak ateş ve radyasyon değildir… NİCE GÜZELLİKLERLE DOLUDUR.

UZAYDA GÖREMEDİĞİMİZ O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ... İnsan gözünün görme kapasitesi sınırlıdır. Bu sebeple; çıplak gözle gökyüzüne baktığınızda az sayıda yıldız görürsünüz. Gökyüzüne küçük bir teleskop ile baktığınızda; net görebildiğiniz yıldız sayısı o kadar artacak ki şaşırırsınız. Birde rasathanelerdeki teleskopları deneyin. Çıplak gözle nokta olarak bile görülmeyen Galaksileri net bir şekilde görürsünüz. Atmosferin net görmeyi engelleyen etkisinden kurtulup (uzaya çıkıp) baksanız… Veya; Hubble Uydu Teleskopu ile çekilmiş uzay resimlerini inceleseniz, nefesiniz kesilir. UZAY, GÖREMEDİĞİMİZ "VARLARIN" ÜLKESİDİR…

UZAY, GÖRDÜĞÜMÜZ "YOKLARIN" ÜLKESİDİR… ÖTE YANDAN UZAY, GÖRDÜĞÜMÜZ "YOKLARIN" ÜLKESİDİR… ● Gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan bazıları gerçekte yerlerinde yok, çok önce öldüler. Onlar, milyonlarca yıl önce ölürken gönderdikleri son ışıkları, bize bugün ulaştığı için onları var görüyoruz. ● Bugün oluşan yıldızları ise; milyonlarca yıl sonra dünyaya ilk ışıkları ulaştığında, o günün insanları görecek. Şayet, kıyamet kopmamışsa. KÂİNATI TANIMADAN KENDİMİZİ TANIMLAYAMAYIZ… ÖLEN YILDIZLARIN VAR GÖRÜLDÜĞÜ, YENİ OLUŞAN YILDIZLARIN GÖRÜLMEDİĞİ, 14 MİLYAR YAŞINDAKİ BİR KÂİNATTA, ORTALAMA 70 DÜNYA YILI YAŞIYORUZ...

ONDA HİÇBİR DÜZENSİZLİK ÜSTLERİNDEKİ GÖĞE BAKMAZLAR MI? ONU NASIL BİNA ETTİK, NASIL DONATTIK! ONDA HİÇBİR DÜZENSİZLİK VE EKSİKLİK YOKTUR. ( Kur'an 50/6 )

MAKRO SİSTEMLERİ ÖLÇMEK 2. BÖLÜM MAKRO SİSTEMLERİ ÖLÇMEK

● Samanyolu’nun çapı 100.000 Işık Yılı (bir milyon trilyon km)… Uzayın bilinen boyutu o kadar büyük ki “gök cisimlerinin birbirine uzaklığı" ancak IŞIK YILI ile ölçülebilir. ● Işık, saniyede 300.000 km yol alır. (Yer küresinin çevresi 40.000 km olup, ışık bir saniyede dünya çevresini 8 kere dolaşır.) Işık Yılı: Işığın, dünya zamanı ile bir yılda aldığı yoldur. (365 x 24 x 60 x 60 x 300.000 km = 9.460.000.000.000 km) ● Bize güneşten sonraki en yakın yıldız (Samanyolu içindeki) “Alfa Centauri” olup, bize 40 trilyon km (4 Işık Yılı) uzaklıktadır. Not: Bir insan hiç durmadan saniyede 1 km. uzunluğunda adım atabilse, bu insanın en yakın yıldıza varabilmesi için 1.270.000 yıl yaşaması gerekir. ● Samanyolu’nun çapı 100.000 Işık Yılı (bir milyon trilyon km)… ● Güneş, Samanyolu merkezli yörüngesinde 250 km/s hızla hareket eder ve bir turunu 200 milyon yılda tamamlar. (En dışta olan yıldızlar turlarını 250 milyon yılda tamamlar). Bu da galaksimizin ne kadar büyük olduğunu gösterir. ● Bize yakın olan Andromeda Galaksisi, bizden 2.9 milyon ışık yılı uzaklıktadır. (Yer - Güneş arasının 180 milyar misli)

Bize en yakını bu uzaklıkta…Ya diğerleri? Ankara- İstanbul 450 km SAYILARDAN BAZILARINI RESİMLEYELİM DÜNYA AY 384.000 km ( 860 kere Ankara - İstanbul arası ) 1 saniye GÜNEŞ 150.000.000 km ( 300.000 kere Ankara - İstanbul arası ) Bizim galaksimize en yakın galaksi ANDROMEDA 8 dakika 27.000.000.000.000.000.000 km 2.9 milyon ışık yılı Bize en yakını bu uzaklıkta…Ya diğerleri?

İNSAN ÖMRÜ BOYUNCA SAYI SAYSA, SADECE SAMANYOLU İÇİNDEKİ YILDIZLARI SAYMAYA BİLE ÖMRÜ YETMEZ. ● Bir insan doğar doğmaz ve hiç durmaksızın sayı saymaya başlasa; 80 yıllık bir ömür sonunda, sadece 2,5 milyar sayısına gelir. Not: 2,5 milyar sayısı teorik bir hesaplamadır. Büyük sayılar bir saniye içinde söylenemediğinden, insan 80 yılda daha az sayıya ulaşır. ● Halbuki sadece bizim galaksimiz Samanyolu içinde (biliminin ifadesiyle) 200 milyar yıldız vardır. Yaratılmışlardan sadece biri olan yıldızları bile saymaya ömrü yetmeyen insan, Allah’ın yarattığı nimetlerin tümünü nasıl sayabilir ki? 1 2 3 324 94 3.567 267.967 587.908.890 1.983.954.786 “O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız...”( Kur’an 14/34 )

Uzaydaki maddi yapıların büyüklükleri, mesafeleri ve hareketlerindeki düzen; Yüce Allah’ın sonsuz gücünün eseri olup, insanın aczini göstermesi açısından da önemlidir… ... YA UZAYIN DIŞI? “Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.” ( Kur’an 65/12 ) 578936520 4593x106x897 7095632x98 785340086725

Kâinattaki MİKRO SİSTEMLER 3. BÖLÜM Cansız Mikrolar Canlı Mikrolar

CANSIZ MİKROLAR Dünyadaki her tür canlı (insan, hayvan, bitki,…) ve her çeşit cansız madde (katı, sıvı, gaz,…) ile uzaydaki tüm gök cisimleri; ATOM dediğimiz cansız “mikro sistemler” den meydana gelmiştir.

ELEMENT NEDİR? ● İki veya daha fazla elementin kimyasal bağlar ile oluşturdukları saf yeni maddelere “BİLEŞİKLER” denir. Bugüne kadar, yaklaşık 17 milyon bileşik madde bilinmektedir. (Örnek: Hidrojen ve oksijen atomları 2’ye 1 oranında birleşerek H2O (su) veya 2’ye 2 oranında birleşerek H2O2 (hidrojen peroksit) meydana getirirler gibi…) ● Element veya bileşikler kendilerine ait özelliklere sahip maddelerdir. Örnek: Su bir bileşiktir. Su saf yapıda her zaman 1/9 hidrojen ve 8/9 oksijendir. Bunun dışında bir yapıda bulunamaz. ● Bileşikler kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı özellikler gösterirler. Örnek: H2O (su) molekülleri, kendini oluşturan hidrojen ve oksijen elementlerinin özelliklerinden tamamen farklıdır. (Hidrojen yanıcı gaz, oksijen yakıcı gaz, su ise söndürücü bir sıvıdır.) ● Kimyasal işlemler ile kendinden farklı iki veya daha fazla sayıda maddeye ayrılamayan saf maddelere “ELEMENT” denir. Örnek: Bakır, altın ve oksijen birer elementtir. ● Bilinen element sayısı 109’dur ve bunların 89 adedi doğada vardır. Diğerleri, mevcutlardan faydalanarak laboratuarda elde edilmiştir. Element sayısına yenileri eklenmektedir. ● Elementlerin özelliklerini taşıyan en küçük birimlere “ATOM” denir. ● Özdeş veya farklı atomların, iki veya daha fazlasının kimyasal yollar ile bir araya gelip yeni oluşturduğu birime “MOLEKÜL” denir. Örnek: O2 (oksijen molekülü), O3 (ozon molekülü), H2O (su molekülü) gibi.

Her şeyin yapı taşı olan atomun kendisi nedir? Atom, bir çekirdek ve bu çekirdeğin uzağındaki yörüngelerde dönen elektronlardan meydana gelir. MUCİZE MİNİKLER Çekirdek, atomun merkezinde bulunur ve belirli sayılarda proton ve nötrondan oluşur (onlarda ‘daha alt’ parçacıklardan meydana gelir). Farklı atomların proton sayıları da farklıdır. Elementleri birbirlerinden farklı kılan şey de budur. Her elementin atomunun çekirdeğindeki proton sayısı sabittir; değiştirilebilse, yeni bir element meydana gelir. Atomu oluşturan çekirdeğin hacmi, atomun hacminin 10 milyarda biridir, buna rağmen, atomun bütün kütlesi atomun çekirdeğinde birikmiştir (Çekirdek nükleer bir güçtür) … Elektron, çekirdeğin çevresinde saniyede 1.000 km hızla durmadan ve hiç çarpışmadan dönen parçacıklardır. Bir atomda, protonlarla eşit sayıda elektron bulunur ve kütlesi protonun kütlesi yanında yok sayılabilir. (Bir atomu dünya kadar büyütebilsek, elektron sadece elma büyüklüğünde kalır.) ATOMLAR HER ATOM MUCİZEVİ BİR YAPIDIR VE "SÜNNETULLAH"A TABİDİR.

(canlı – cansız) HER ŞEY ELEMENTLERİN ÇEŞİTLİ BİÇİMLERDE MOLEKÜL ● Moleküller, maddenin kimyasal özelliklerini belirten en küçük birimlerdir. Bu küçük yapılar iki veya daha çok atomdan, bazıları da binlerce atom grubundan oluşur. ● Birçok madde aynı atomları içermesine rağmen farklı görünür ve farklı özellikler taşır. Bunun da nedeni, atomların molekülleri oluşturmak için aralarında kurdukları farklı kimyasal bağlardır. ● Çevremizde gördüğümüz madde çeşitliliği, moleküllerin çeşitli biçimlerde bir araya gelmeleriyle oluşmuştur. KAİNATTAKİ (canlı – cansız) HER ŞEY ELEMENTLERİN ÇEŞİTLİ BİÇİMLERDE BİRLEŞMESİYLE OLUŞAN MOLEKÜLLERDEN MEYDANA GELMİŞTİR. ATOMU BİREYE BENZETİRSEK, MOLEKÜLLER AİLEYE BENZER.

ÖRNEK 1 2 Moleküllere Ait İki Örnek: M o l e k ü l l e r Dişilik Hormonu C18H24O2 Erkeklik Hormonu C19H28O2 “Erkeklik Hormonu” veya “Dişilik Hormonu” dediğimiz moleküllerin her ikisi de aynı elementlerden; C (Karbon), H (Hidrojen), O (Oksijen)’den oluşur. Elementler aynı olmasına rağmen, moleküllerin özelliklerinin farklı olması (birinin erkeklik, diğerinin dişilik özelliği taşıması), atom sayılarının farklı olmasındandır. 2 Yukarıdaki üçlü de hidrojeni alıp yerine sodyum (Na) elementini koyalım. (C, Na, O) elementleri için bir örnek: NaCO3 (Sodyum Karbonat) … Al sana “çamaşır sodası”. Binlerce örnek sıralanabilir...

İnsan, atomlar topluluğudur. İnsanı parçalarsak bir alt grup sistemlere (örnek olarak; iskelet sistemine) ulaşırız. İskelet sistemini parçalarsak; organlara ve oradan da dokularına ulaşırız. Dokuları parçalarsak hücrelere, onu da parçalarsak moleküllere ulaşırız. ATOM VE İNSAN Molekülleri parçalarsak elementlere (atomlara) ulaşırız. İnsan, atomlar topluluğudur. Kemik; atom dediğimiz “miniklerin” bir araya gelmesiyle oluşmuş bir yapıdır… SONUÇ

Bir atomda, çekirdekle elektronlar arası boştur Bir atomda, çekirdekle elektronlar arası boştur. Bir başka ifade ile; bir atomun çok büyük bölümü boşluktur. Bu boşluğu daha iyi anlatabilmek için bir örnekleme yapalım: Bir atomu büyük bir “futbol sahası” kadar büyütebilsek; çekirdek “fındık”, elektronlar ise “toz tanesi” kadar olurdu. Bir gökdeleni oluşturan atomların her birinin içindeki boşluğu gidermek mümkün olsaydı, geriye bir avuç dolusu atom çekirdeği kalırdı.. ÖRNEK Bir insanı oluşturan tüm atomların boşlukları giderilebilseydi; insan boyu milimetrenin birkaç binde biri (bakteri boyu) kadar olurdu. Yani; o insanı göre-mezdik ÖRNEK İnsanın bedeni; atomlar üzerine inşa edilmiş, içi boş bir yapıdır.

Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla CANLI MİKROLAR Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. ( Kur’an 67/1 ) İnsan; mikroskop’un icadı ile yeryüzünde gözle görülmeyen canlıların da var olduğunu öğrendi. Bugün adına mantar, bakteri, virüs,… dediğimiz bu canlıların genel adı “mikroorganizma”dır. Bunlar yeni bir şekil alabilir, bölünerek çoğalabilir ve dakikalar içinde milyarlara ulaşabilir. Bir kısmı hayvansal, diğer bir kısmı da bitkisel karakter gösteren bu canlıların karada, suda, havada veya başka bir canlı hücresi içinde yaşayan türleri vardır. Bazıları hastalık yapar, bazıları da biyolojik süreçlerde fayda sağlar. UZUN SÖZE NE HACET. RESİMLER, AKIL SAHİPLERİNE HER ŞEYİ ANLATMIYOR MU?

MİKRO SİSTEMLERİ ÖLÇMEK 4. BÖLÜM MİKRO SİSTEMLERİ ÖLÇMEK

● Bir milimetreyi (mm) hepimiz biliriz; yani, santimetrenin onda biri uzunluk. Bu uzunluğu 1.000 eşit parçaya böldüğümüzü düşünelim, elde ettiğimiz uzunluğun adı bir “mikron”dur. Bir mikronu çıplak gözle göremeyiz. Mikro sistemlerin boyutu o kadar küçük ki onları tanımlayabilmek için "mikron ölçü birimi" bile yetersiz kalır. ● Bakteriler son derece küçük canlılar olup boyları genellikle 2-10 mikron’dur. Bunların 10.000 tanesi yan yana dizilse yaklaşık 2 cm uzunluk eder. ● Virüsler, bakterilerden de küçük canlılardır. Boyları milimikron (milimetrenin milyonda biri) ile ölçülür. ● Mikroorganizmaların boyutlarına örnek vermeye devam edelim: 1 gram toprakta 1 - 10 milyar arasında bakteri bulunur. ● İnsan vücudunun kendi hücresi yaklaşık 10 katrilyon iken, vücutta bulanan bakteri sayısı yaklaşık 100 katrilyon’dur.

Yukarda bahsettiğimiz mikroorganizmalar gerçekten çok küçük varlıklardır. Atomlar ise; onlara göre inanılmaz oranda daha küçüktür. ● Yarım milyon atom yan yana dizilse bir kıl kalınlığı etmez. ● Atomun küçüklüğünden bahsettik; ya, çekirdeğinin küçüklüğü? Örnekleyelim: Atomu bir küre şeklinde kabul edelim ve bu kürenin içindeki boşluğu atom çekirdekleri ile doldurmaya çalışalım. Bize 1.000.000.000.000.000 adet çekirdek gerekecektir. ● Atom çekirdeğinde bulunan protonlardan sadece birinin kütlesi yaklaşık 1,67.10-24 gramdır. Yani; bir protonun kabaca ağırlığı: Bir gramı, bir milyar kere katrilyona bölerek bulacağız… AMAN ALLAH’IM BU NASIL BİR KÜÇÜKLÜK? Hayal dahi edemediğimiz küçükler (mikrolar) biraraya gelerek; hayal dahi edemeyeceğimiz büyükleri (makroları) meydana getiriyor…

İNSAN, ÖMRÜ BOYUNCA SAYI SAYSA; SADECE, BİR TUZ TANESİ İTİRAF EDELİM İNSAN, ÖMRÜ BOYUNCA SAYI SAYSA; SADECE, BİR TUZ TANESİ İÇİNDEKİ ATOMLARI SAYMAYA BİLE ÖMRÜ YETMEZ. 1 3 2 94 324 3.567 267.967 587.908.890 19.983.954.786 “O, İstediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız." ( Kur'an 14/34 )

Atom insana göre “mikro yapı”dır. MAKRO VE MİKRO SİSTEMLER İÇ İÇE Galaksi hayal dahi edilemeyecek büyüklüğüne rağmen, kâinata göre bir “mikro yapı”dır. İnsan atoma göre bir “makro yapı” iken dünyaya göre bir “mikro yapı”dır. Dünya kendisini oluşturan atoma göre “makro yapı” iken, içinde bulunduğu galaksiye göre “mikro yapı”dır. Atom insana göre “mikro yapı”dır. Her biri diğerine, hepsi birbirine bağlı muhteşem bir sistem.

KÂİNATIN YAPIMCISI (SAHİBİ) KİMDİR? 5. BÖLÜM

CAN SIKINTILARINI GİDERMEK İÇİN DE AŞAĞIDAKİ KARARLARI ALDILAR ● Kâinattaki her şeyin “yapı taşının” elementler olduğunu söylemiştik. Bir diğer ifade ile; atom ve onu oluşturan protonlar, nötronlar, elektronlar,… ● Bunlar (proton, nötron, elektron) kâinatın ilkleri ise; kendileri nasıl meydana geldiler? Bir yaratıcısı yok mu? Var sayalım ki bunlar tesadüfen oluştular, tesadüfen bir araya geldiler ve… KÂİNATIN YAPIMCISI ATOMLAR OLABİLİR Mİ? CAN SIKINTILARINI GİDERMEK İÇİN DE AŞAĞIDAKİ KARARLARI ALDILAR “Haydi birleşerek atomu oluşturalım, oradan molekülü ve maddeyi, oradan gök cisimleri oluşturalım. Birbirimize çarpmamak için de hesapladığımız yörüngelerimizde belli bir hızla hareket edelim. Çeşit olsun diye de bazılarımız insan, bazılarımız hayvan, bazılarımız bitki şeklini alsın…” HAYIR Akıl sahibi biri buna “doğru” diyebilir mi?

İnsan haddini bilmeli ve açık- gizli ilahlık taslamamalıdır. İnsan, yaratıcı (yoktan var eden) olmayıp, yaratılandan üretendir. İNSAN, ÖNCEDEN YARATILMIŞ MADDELERİ ŞEKİLLENDİREREK EŞYA YAPABİLİR; ZAHİREN SAHİBİ DE OLUR. ÖRNEK: Ahşap Masa İnsan doğada bulunan ağaç gövdesini işleyerek kereste haline getirir ve uygun boyutlarda keser; mevcut demiri işleyerek çivi haline getirir; daha sonra çivilerle ahşap parçaları birleştirip masanın tablasını, çekmecelerini ve bacaklarını oluşturur… Üretici olarak masanın sahibi odur. Onu kullanır veya bir bedel karşılığı başkasına verebilir. İNSAN EŞYANIN YAPIMCISIDIR İnsan haddini bilmeli ve açık- gizli ilahlık taslamamalıdır. Ölümlü olan insan (vücudu dahil) hiçbir şeyin gerçek sahibi değildir. O, sadece takdir edilen bir zaman aralığında kâinatın kullanıcısıdır… İnsan, sahibi olmadığı halde kâinatı bedel ödemeden kullanan tek canlıdır.

● Yıldızların birbirlerine çok uzak olduklarını, gruplar (Galaksiler) oluşturduklarını ve her gök cisminin dışının boşluk olduğunu biliyoruz. Makro sistemdeki bu yapılanma, mikro sistemdeki atomlara ve moleküllere ne kadar da benziyor. ● Gezegenlerin güneş etrafındaki hareketleri, atomlardaki elektronlarının çekirdek etrafındaki hareketine benzemiyor mu? Tek elden çıktıkları ne kadar da belli… ● Kâinatın sırları çözüldükçe, insanın hayranlığı daha da artmaktadır. Edinilen her yeni bilgi, kâinatta tesadüflere yer olmadığını ispatlıyor. (Bir örnek: İnsanın tek bir DNA molekülünde, tam bir milyon ansiklopedi sayfasını dolduracak miktarda bilgi bulunur. Bunu hangi tesadüfler sağlayabilir?) ● Özetle; kâinat (makro ve mikro sistemleriyle) bir plan dahilinde oluşturulmuş ve plana uygun işletilmektedir. BU NE BENZERLİK? KÂİNATI YAPIP İŞLETEN BİR "GÜÇ" OLMALIDIR. ... VE BU GÜÇ "TEK" OLMAK ZORUNDADIR.

● Bir atomun içindeki elektronlar saniyede 1 ● Bir atomun içindeki elektronlar saniyede 1.000 km hızla hareket etmelerine rağmen birbirleriyle çarpışmıyorlar. ● Aynı galaksi içinde hareket halinde olan milyarlarca yıldız birbirleriyle çarpışmıyorlar. ● Kâinatta milyar kere milyar kere milyar adedince yıldız olmasına ve hareket halinde olmalarına rağmen, çarpışmıyorlar. ● Güneş, dünya ile arasındaki mesafeyi biraz değiştirse; insanlar ya pişecek; ya da donacak. Ama güneş mesafeyi koruyor. ● Atmosferi oluşturan gaz molekülleri hareket halinde olmalarına rağmen, yerin çekim kuvveti sebebiyle dünyayı terk edemezler. Yer çekim kuvveti “biraz mola verse”; gaz molekülleri dünyayı terk ederek uzaya kaçacağından yer atmosfersiz kalır. Bu durum; tüm insanların 3 dakika içinde havasızlıktan ölmesi demektir. BÜTÜN KÂİNAT (ATOMDAN GALAKSİYE KADAR) BİR GÜCÜN KONTROLU ALTINDA ÇALIŞIYOR. Daha binlerce örnek vermek mümkün...

KÂİNATI YARATAN VE YÖNETEN GÜÇ; YÜCE ALLAH’TIR. Kâinattaki sayısız deliller; yaratıcı olarak Allah’ın varlığını ve birliğini, yaratıcı / yönetici olarak sonsuz gücünü gösteriyor. Yüce Allah, kâinatta öyle bir sistem kurmuş ki 14 milyar yıldır bozulmadan çalışıyor. Çünkü; O, çalışmasını istiyor. Ne zamana kadar? Takdir O'nun. Birilerinin inkâr etmesi, bu gerçeği değiştirmez.

KÂİNATIN SAHİBİ YÜCE ALLAH, VAHİY YOLUYLA İNSANA SESLENİYOR. Kur'an 20/6 “Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O'nundur." "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz..." Kur'an 35/41 “Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir." Kur'an 42/29

EZELİ VE EBEDİ OLAN SADECE YÜCE ALLAH'TIR. İçinde DOĞUMUN ve ÖLÜMÜN olduğu boyutsuz ESER KÂİNAT - O'da yaratılmıştır. - O'nun da bir ömrü vardır. - O'da ölecektir. EZELİ VE EBEDİ OLAN SADECE YÜCE ALLAH'TIR.

KÂİNATTAKİ ÖZEL CANLI (İNSAN) 6. BÖLÜM

Kuş şeklinde yaratılsaydık halimiz ne olurdu? Göklerde uçmak hoşumuza gidebilirdi. Ancak yerde ne yapacaktık? Kuş vücudu üretim yapmaya değil, avlanmaya uygundur. Ve leş yemeye devam edecek olduktan sonra akıl ne işe yarar ki? İnsanı bitki ve hayvandan farklı kılan elementler değil, Yüce Allah’ın iradesidir. Dünyanın bilinen en büyük cüsseli yaratığı Dinozor şeklinde yaratılsaydık halimiz ne olurdu? En basitinden ayağımıza batan dikeni çıkaracak “cımbızı” üretecek ve kullanacak el yapısı yoksa; koca cüsse ne işe yarar ki? Halimize şükretmek için ne kadar çok sebep var.

İNSANA DÜŞEN BU ŞEREFİ HAK ETMEKTİR. ● İNSAN, makro yapı uzaydan, mikro yapı atoma kadar ne varsa hepsini tanıyabilecek, bunları kullanabilecek kapasitede YARATILMIŞTIR. İnsanın yapısı (bedeni) diğer canlılardan daha üstündür. ● İnsan üstünlüğünü esas ruh yapısı ile kazanır. İnsan, Yaradan'ını (Allah’ı) tanır (iman eder), O’nun istediklerini yerine getirir (ibadet eder) ve O’nun kurallarına uyarsa (doğayı doğru kullanırsa) “eşrefi mahluk” (yaratılmışların en şereflisi) olur. ● İnsanın maddi boyutunun kâinat içindeki yeri “toz zerresi” kadar bile değilken; bu şerefin insana verilmesi Yüce Allah’ın bir takdiridir. "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." ( Kur’an 95/4 ) İNSANA DÜŞEN BU ŞEREFİ HAK ETMEKTİR.

- - - İNSAN... İnsan, düşünebilen ve seçebilen bir canlıdır. + + İnsana verilen özelliklerden biri olan akıl; insana, “düşünebilme” ve “seçebilme” kabiliyeti kazandırır. Yani insan; iyi - kötü, doğru - yanlış, faydalı - zararlı olanı ayırt edebilir ve istediğini seçebilir. İnsan, düşünebilen ve seçebilen bir canlıdır. İNSAN... - - + + ● İnsan “doğanın kendine lazım olacak kısmının sırrını çözerek” ve “doğayı doğru kullanarak” hayatını sürdürmekle yükümlüdür. ● İnsan çözebildiği her sırrı, vücudunu kullanarak faydalı - zararlı eyleme dönüştürebilir. - İnsan, beyninde ürettiklerini bedeniyle uygulamaya geçirebilen bir canlıdır. +

Radyasyonu keşfeden insan... ÖRNEK Radyasyonu keşfeden insan... Radyasyonun bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini keşfeden insan; onu tıpta kullanarak, insana faydalı olur. Radyasyonun bomba yapımında kullanılabileceğini keşfeden insan; onu silah olarak kullanarak, aynı anda binlerce insanı öldürebilir.

İnsanı "özel yapan" nedir ki, vahiy ona gönderildi? İnsan özel olduğunun farkında mı?

Canlı denilince akla; insan, hayvan ve bitki gelir. ● Bir bitki genetik yapısının gereğini yerine getirir. O, meyve verir, havayı temizler, yağmuru dengeler, kereste olur, yakacak olur, mikroorganizmayı besler, vs… ● Bir bitki tüm bunları niçin yaptığını bilmez; GÖREVİ budur. Yapmam diyemez; YETKİSİ yoktur. İnsanın kirlettiği doğada ürün veremezse; SORUMLULUĞU yoktur. BESLENME ZİNCİRİ ● Bitkiler, hayvanlara ve insanlara gıda temin ederken, hayvanlar da diğer hayvanlara ve insanlara gıda olur. Sonuçta, ölen canlılar mikroorganizmaların gıdasıdır. ● Mikroskobik canlılar, çürütme özellikleri ile ölmüş hücreleri parçalayarak bitki köklerinin alabileceği hale getirir. Bu dönüşüm bitkiler için bir gıda temini olması yanında, doğanın “kendi çöpünü” temizlemesidir. ● Bu döngü, “sünnetullah”tır (*) ve kıyamete kadar devam edecektir. ----------------- (*) “KÜRESEL ISINMA” konusu içinde daha geniş bilgi verilmiştir.. İNSAN NİÇİN ÖZELDİR? ● Bir hayvan genetik yapısının ve içgüdüsünün gereğini yerine getirir. Genelde bir diğer canlının besin kaynağıdır. Onlar, ekolojik dengeyi sağlar, mikroorganizmayı besler. ● Bir arı niçin bal yaptığını bilmez; GÖREVİ budur. Bir inek irade koyarak süt yapmam diyemez; YETKİSİ yoktur. Yılan ısırırsa; SORUMLULUĞU yoktur. 1 Doğadaki hiçbir şey sebepsiz yaratılmamıştır. Herşey (doğrudan veya dolaylı) insana hizmet eder.

EVET... İNSAN "EŞREFİ MAHLUK" ADAYI OLDUĞUNDAN, ÖZELDİR. Canlıları Tasniflersek Aşağıdaki Tablo Ortaya Çıkar CANLILAR GÖREVİ YETKİSİ SORUMLULUĞU BİTKİ var yok yok HAYVAN var yok yok İNSAN var var var İNSAN NİÇİN ÖZELDİR? Not: “Yetki, tercih edebilme veya bir işi yapma niyetini ortaya koyabilme özelliğinin olması” anlamında kullanılmıştır. ● İnsan, niçin var olduğunu sorgulayabilecek; kâinatın bir sahibinin olduğunu (Allah’ın varlığını) “hür iradesiyle” kabullenebilecek kapasitede bir canlıdır. ● İnsan, yetki kullanabilecek kapasitede bir canlıdır. ● İnsan, sorumluluğun ne olduğunu bilebilecek (mükafat ve cezayı idrak edebilecek) kapasitede bir canlıdır. 2 EVET... İNSAN "EŞREFİ MAHLUK" ADAYI OLDUĞUNDAN, ÖZELDİR.

Ya İnsan? Yüce Allah, İnsandan başka hiçbir canlıya "yetki" vermemiş ve "sorumluluk" yüklememiştir. Bu sebeple; bitki veya hayvan olarak yaratılan canlıların "davranışlarının" hukuki karşılığı yoktur. Ya İnsan? ● Allah, akıl ve iradeyi yalnızca insana vermiştir. İnsan, bu özelliğiyle iyi olanı da seçebilir, kötü olanı da… İnsanın bu seçme özgürlüğüne “cüz’î irade” (kişinin bireysel isteği veya bir işi yapma niyeti) denir. ● Bazı insanlar, hiçbir kural tanımadan (sorumluluk taşımadan) yaşamak isteyebilir. Bu istekleri onları “sorumluluktan” kurtarmaz. ● Her yaratılan bir kurala göre hareket eder. İnsan için de kurallar vardır. O, sınırları belirlenmiş bir hayatı “imtihan için” yaşayacaktır(*). SINIRLARI KİM BELİRLEYECEK? (*) Daha geniş bilgi için “İNSAN ÖLÜR MÜ?” konusuna bakılabilir.

İNSANIN GÖREVİ İNSANIN YETKİSİ İNSANIN SORUMLULUĞU ALLAH'IN İNSANDAN İSTEDİKLERİ İNSANIN GÖREVİ İnsan MÜMİN olmalıdır. Yani; Allah’a, Peygamber’ine ve O’nun haber verdiği şeylere gönülden inanıp, kabul ve tasdîk etmelidir. İNSANIN YETKİSİ İnsan-Yaratıcı, İnsan-İnsan, İnsan-Doğa, ilişkilerinde kendisine verilen “seçme hakkını” doğru kullanmalıdır. İNSANIN SORUMLULUĞU İnsan, tercihlerinin bu dünyada ve ahirette karşılığını (mükafat veya ceza olarak) alacağını bilmelidir. SINIR BELİRLEME YETKİSİ: SADECE YÜCE ALLAH'A AİTTİR. ÇÜNKÜ: O YARATMIŞTIR. SAHİP: O'DUR. Özetle; Yüce Allah, insandan "kulluk" yapmasını istemektedir.

KULLUK KULLUK NEDİR? İNSAN KULLUK İÇİN YARATILMIŞTIR. ● Kâinatı ve içindeki sayısız varlıkları yaratan Yüce Allah’ın, insanı da “özel bir canlı” olarak yarattığını söylemiştik. ● Yüce Allah, insana muhteşem özellikleri olan beyin ve beden vermenin yanında, mikro’dan makro’ya kadar tüm yarattıklarını da onun hizmetine sunmuştur. Karşılığında tek bir isteği vardır; “kendisine gönüllü kulluk yapılması”. ● Yaratıcı olarak insanı insandan daha iyi bilen Yüce Allah, insan için neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu en iyi bilendir. Yüce Allah, vahiy yoluyla Kur’an’ı göndererek insanlara “yol haritası” çizmiş ve Peygamberini de rehber yapmıştır… İnsan, bu yolda kalarak “kulluk yapmalıdır”. KULLUK NEDİR? Allah’a eş koşmadan O’na iman etmek, O'nun yap dediklerini yapmak ve yapma dediklerini yapmamaktır. KULLUK

Vahyin bize verdiği mesajı yorumlarsak Kölelik, “iradesiz itaat” Kulluk, “gönüllü bağlılık” olarak tanımlanırsa Kulluk, kölelik değildir. Bize; “Sana irade verilmedi; sen bir kölesin… İstesen de istemesen de iman edeceksin” denilmiyor. Aksine; “Sana akıl, idrak, seçme hürriyeti,.. verildi; doğru yol gösterildi; iman et, kul ol, her iki hayatını da kurtar” deniliyor. Vahyin bize verdiği mesajı yorumlarsak İman etmemiş olanlara da; “İman etmen istendi, etmedin. Bu tercihinin sonuçlarının neler olacağı sana bildirilmişken sen yine de bu yolu seçtin. Rızkın iptal edilmeden, ömrünü istediğin gibi yaşamana izin verilecek. Ama, ahirette bunun hesabını vereceksin ” deniliyor. Yüce Allah bizi; “köle" olarak değil, "kulu" olarak görmek istiyor.

Allah'ın nimetlerini kullanıp, O'na şükretmemek; O'na isyandır. ● Ateist (Allah’ın varlığını kabul etmeyen) insan; bu tercihi ile “Allah’a kul olmamayı” seçmiştir. Yani, isyandadır. ● Hem Allah’ın nimetlerinden faydalanacaksın, hem de isyanda olacaksın. Bu “iki yüzlülük” değil mi? Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah’ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz. ( Kur’an 2/28 ) İNSAN KENDİ KENDİNE YETEMEZ “YARATICIYI KABUL ETMEDİĞİNE GÖRE, O’NUN NİMETLERİNİ DE KABUL ETMİYORUM” DİYEBİLİR MUSUN? "EVET" Mİ DEDİN? Yüce Allah, seni dev bir cam fanus içine koyup; “Havayı sen yaratmadığına göre fanusun havasını boşaltıyorum. Yaşamak istiyorsan kendi havanı kendin yap” dese. Havasız ortamdaki halin ne olurdu?.. Sadece 3 dakika daha yaşardın… Allah'ın nimetlerini kullanıp, O'na şükretmemek; O'na isyandır.

ŞÜKÜR NEDİR? ALLAH'A İNANIYORUM DEMEK YETERLİ DEĞİLDİR. Bu inancın eylemle (ibadetle) gösterilmesi gerekir. ŞÜKÜR NEDİR? Mümin, Yüce Allah’ın yap dediklerini yapar, yapma dediklerini yapmaz. Bu davranış biçimi aynı zamanda bir ibadettir. Mümin - Yaratıcı ilişkisi Mümin, diğer insanlarla Yüce Allah’ın çizdiği sınırlar içinde doğru ilişkiler kurar. Bu tutum; “kul hakkına saygı” olup, aynı zamanda bir ibadettir. Mümin - İnsan ilişkisi Mümin, doğanın sahibi değil; geçici kullanıcısıdır. Onu israf edemez, kirletemez. Doğayı doğru kullanmak, aynı zamanda bir ibadettir. Mümin - Doğa ilişkisi VAHYİN İSTEDİĞİ EYLEMLERİ (İBADETLERİ) YAPMAK, ALLAH'A ŞÜKÜRDÜR.

SON SÖZLER İnsana verilen; akıl, vicdan gibi özellikler onu “doğru olana” yönlendirirken; nefis, vehim, şehvet gibi özellikler de onu "yanlış olana" yönlendirir. İnsanın iç dünyasındaki bu zıtların çatışmasında hangisi ağırlık kazanırsa, insan o yönde hareket eder.

HAC İMAN CİHAD ORUÇ İLİM KARŞILIĞI "CENNET" OLAN HAYATI İSTEMEK... NAMAZ ZEKAT CİHAD KURBAN Her işinde "Rabbim razı olsun, yeter!" diye düşünen bir Müslüman, Allah'ın yasaklarından uzaklaşırken, "yap" dediklerine de yaklaşır. ORUÇ HAC SADAKA Yani; Allah’ın rızasını kazanmak isteyen bir kul olur. EVLİLİK İLİM DÜRÜSTLÜK CİDDİYET Allah’ın hoşnut olduğu bir Müslüman’ın ahiretteki yeri “CENNET” tir. DEVAMLILIK vs. vs. vs.

KARŞILIĞI “CEHENNEM" OLAN HAYATI YAŞAMAK... ATEİSLİK KARŞILIĞI “CEHENNEM" OLAN HAYATI YAŞAMAK... İNKAR Ahiret hayatını kabul etmeyen veya unutan kimselerde zaman içinde “kibir” oluşur. ALKOL KUMAR Aklı putlaştıran bu tipler, zamanla “kendi hukukunu ve ahlak anlayışını" oluşturur. Bu aşamadan itibaren onları tümüyle nefisleri ve şeytan yönetmeye başlar. ZİNA RÜŞVET YALANCILIK Şeytanın yönettiği akıl, kişiyi hak ve hakikatten saptırır. Sapkınlık "her an ve her konuda günah işlemeyi" kişi için meşrulaştırır. Bu gayrimeşruluk, günahı alışkanlık haline getirir. HIRSIZLIK FAİZCİLİK HASET Alışkanlık haline getirilmiş "günahlar" sahibini adım adım inkara sürükler. vs. vs. vs. Allah’ın hoşnut olmadığı bir insanın ahiretteki yeri “CEHENNEM” dir.

KENDİ NİYET VE DAVRANIŞLARINI KENDİSİ VE TOPLUM İÇİN SORULAR - CEVAPLAR Hepimizi yaratan Yüce Allah, imtihan edildiğimiz bu dünya hayatından (sıramız gelince) bizi çekip alacaktır. Yani, hepimiz öleceğiz. Bunun aksini savunan olabilir mi? SORU HAYIR Kazanabileceğimiz cennet hayatının “ebedi nimetleri” yanında, bu dünyada yapacağımız ibadetlerin nefsimize vereceği “geçici sıkıntıların” hesabı mı olur? SORU HAYIR Bizi “cehennem azabına” götürecek davranışlarımızın bu dünyada bize vereceği mutluluk nedir ki? Nefsin istediği “dünya zevkleri” için “ebedi azabı” talep etmeye değer mi? SORU HAYIR HERKES, KENDİ NİYET VE DAVRANIŞLARINI KENDİSİ VE TOPLUM İÇİN YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ.

Kâinatta Her Şey Allah’ı zikreder. BİTİRİRKEN HERŞEY İNSAN İÇİN; İNSAN ALLAH'A İBADET İÇİN; YARATILDI. "O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır." ( Kur'an 67/2 ) ● Müslüman, dünyada başıboş bırakılmadığını, her saniyesinin gözlendiğini ve kayıt altına alındığını ve hızlı bir şekilde ölüme yaklaştığını bilen insandır. ● Müslüman, imtihan dünyasındaki hayatının (ortalama 70 yıllık ömrünün), ahiretteki ebedi hayatın yanında “salise” bile olmadığını bilen insandır. Kâinatta Her Şey Allah’ı zikreder.

“BOĞAZIMA KADAR BATTIM Kâinat denge içindedir. İnsan huzurlu yaşamak istiyorsa hayatında denge kurmak zorundadır. İnsan dengesini ancak Yüce Allah'ın emirlerine teslim olmakla bulur. “BOĞAZIMA KADAR BATTIM BENDEN ADAM OLMAZ” DEMEYELİM. Allah’tan ümit kesmek küfürdür. “ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE KÂRDIR” DİYEREK TÖVBE EDELİM VE HAYATIMIZIN KALAN KISMI İÇİN YENİ BİR BEYAZ SAYFA AÇALIM. Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir. (Hadis-i Şerif) TALEP EDEN VE GEREĞİNİ YAPAN HERKES İÇİN CENNETTE YER VARDIR.

Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Herşeyin görevini doğru yaptığı dünyada İnsanın da görevini doğru yapması beklentisiyle Sağlık ve mutluluklar dilerim. Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Hüsnü Çeşmeci